6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Taşıma sırasında hasar - taşıyıcının sorumluluktan kurtulamaması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1872 E. 2026/1116 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

rücu (taşıma temelli)

Gerekçe özeti

Taşıyıcının TTK 876 uyarınca sorumluluktan kurtulabilmesi için hasarın, en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği bir mücbir sebepten kaynaklandığını iddia ve ispat etmesi gerekir; fırtına/rüzgar gibi bir hava olayının somut olayda mücbir sebep düzeyinde olduğu ispatlanamaz ve aracın brandasının bu olay nedeniyle yırtılması, brandanın dayanaksız/yetersiz olduğunu gösteriyorsa, taşıyıcı TTK 877 uyarınca bu sebebi zarar görene karşı ileri süremez ve sorumluluktan kurtulamaz. Kısa mesafeli taşımada hava ve yol koşullarına göre önlem almak, ürünü koruyacak tedbirleri sağlamak taşıyıcının yükümlülüğüdür. Sigortacının sigortalısına yaptığı ödeme ex gratia (lütuf/... ödemesi) niteliğinde olsa dahi, sigortalının tüm dava ve talep haklarının sigortacıya temlik edilmiş olması halinde, sigortacı akdi halefiyet yoluyla rücu hakkını kullanabilir.

Ele alınan sorunlar

Taşıyıcının fırtına/mücbir sebep iddiasıyla sorumluluktan kurtulup kurtulamayacağı → ret

İddia: Davalı, güzergâhta çıkan fırtına nedeniyle aracın çatı brandasının varış noktasına az bir süre kala yırtıldığını, en yüksek özeni göstermesine rağmen bu doğa olayını önceden tahmin edip önleyemediğini, bu nedenle TTK 876, 877, 878 hükümleri uyarınca sorumluluktan kurtulması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 876 uyarınca ziya, hasar ve gecikme taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse taşıyıcı sorumluluktan kurtulur; bu özen ölçüsü basiretli ve tedbirli taşıyıcıdan beklenen makul özenin üzerindedir. TTK 877 uyarınca araçtaki arıza kavramına aracın sözleşmede aranan özelliklere sahip olmaması da girer. İlliyet bağını kesen mücbir sebep, sorumlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, borcun ihlaline mutlak olarak kaçınılmaz şekilde yol açan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olaydır. Somut olayda davalının suya dayanaksız baharat ürünlerini kapalı kasa kamyonetle taşımayı üstlendiği, çatı brandasının fırtına sebebiyle yırtıldığını savunduğu ancak taşıma zamanındaki yağış ve fırtınanın mücbir sebep düzeyinde olduğunun iddia ve ispat edilemediği, brandanın fırtınada yırtılmasının brandanın dayanaksız olduğunu gösterdiği, TTK 877 uyarınca bu sebebin zarar görene ileri sürülemeyeceği ve önlenemez sebeplerden olmadığı sonucuna varılmıştır. Hava ve yol durumuna göre gerekli önlemleri almak taşıyıcının yükümlülüğündedir; kısa mesafeli (dört saatlik) taşımada uygun yerde beklemek, taşınan emtianın korunmasını sağlayacak önlemleri almak, brandanın mukavemetini sağlamak taşıyıcının yükümlülüğündedir. Su geçiren kapalı kasa ile seyreden taşıyıcının kusursuz olmadığı, hasarın sebebinin yağmur nedeniyle ıslanma olduğu belirlendiğinden ambalaj yetersizliğinden hasarın oluştuğunun kabul edilemeyeceği, fiili taşıyıcının TTK 888/1,3 uyarınca taşıma sürecinde emtiada meydana gelen zarardan davacıya karşı sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ödemenin ex gratia (lütuf) ödemesi olması nedeniyle halefiyetin gerçekleşip gerçekleşmediği → ret

İddia: Davalı, davacının sigortalısına yaptığı ödemenin poliçe şartlarıyla çelişen bir ex gratia (lütuf/... ödemesi) niteliğinde olduğunu, bu nedenle sigortacının halefiyet hükümlerinden yararlanamayacağını, davacının dava dilekçesinde de temlik hükümlerine değil TTK 1472 (m. 1481) halefiyet hükümlerine dayandığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının delil listesinde bulunan temlikname ile davacı sigortalının tüm dava ve talep haklarını temlik almış olması nedeniyle, ödeme ex gratia (... ödemesi) niteliğinde olsa dahi, sigortalının talep haklarına bağlı olarak akdi halefiyet kazanıldığından, aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Alacak miktarı ve faiz hesabının doğruluğu → ret

Gerekçe: Bilirkişi raporuna göre net 6.000 kiloluk ürünün 12.01.2021 tarihli satış faturasındaki döviz kuru üzerinden KDV hariç karşılığı 220.083,44 TL olarak hesaplanmış, hasar yansıtma faturası KDV hariç 219.703,50 TL bedelle düzenlenmiş, uygun kullanılabilme özelliğini yitiren ürünler için takdiri %15 oranında sovtaj tenzili yapılarak kalan tutarın %80'ine tekabül eden 149.398,38 TL'nin, sigortalının halefi sıfatıyla davalı taşıyıcıdan rücuen talep edilebileceği belirlenmiştir. Davacının icra takibinde talep ettiği 149.398,38 TL asıl alacak ile 26.05.2021 ödeme tarihinden 26.10.2021 takip tarihine kadar (5 ay %16,75 oranda) işlemiş 2.331,03 TL faize hükmedilebileceğinden, davanın kabulüne ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra inkâr tazminatına hükmedilmesinin hukuka uygunluğu → tartışılmadı

Gerekçe: Davaya konu alacak tazminat kabilinden olduğu halde icra inkâr tazminatına hükmedilmesi yerinde değil ise de, karar bu yönüyle istinaf edilmediğinden kaldırma sebebi yapılmamıştır.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Kapalı kasa araçla yapılan taşımada branda yırtılması sonucu oluşan hasarda taşıyıcının fırtınayı mücbir sebep olarak ileri sürmesinin ispat yükü ve TTK 876-877 kapsamında değerlendirilmesi ile sigortacının ex gratia ödeme yapmış olsa dahi temlik yoluyla halefiyet kazanabileceği yönündeki tespitler bakımından bölgesel ve ikna edici emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali halefiyet ex gratia ödeme (... ödemesi) temlik mücbir sebep taşıyıcının sorumluluktan kurtulma sebepleri sovtaj icra inkâr tazminatı fiili taşıyıcı

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 876TTK 877TTK 878TTK 888/1,3TTK 1472 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 361/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/1872

KARAR NO 2026/1116

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/03/2023

NUMARASI 2021/818 Esas - 2023/288 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ 30/11/2021

İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/06/2026

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili ... şirketi tarafından 03.02.2020-2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere dava dışı sigortalı ..... AŞ adına, ... numaralı ... ... Poliçesi düzenlendiğini, sigortalı ile ... arasında akdedilen taşıma sözleşmesi ile sigortalının, ... şirketine ait birtakım gıda ürünlerini Gebze'den Manisa/...'ye taşınması işini taahhüt ettiğini ve sigortalı şirketin işbu taahhüdünü davalı ... ... ile akdettiği alt yüklenici sözleşmesiyle ve davalıya ait kamyonetle yerine getirdiğini, bu kapsamda 13.01.2021 tarihinde, davalı ... ...'e ait ... plakalı kapalı kasa kamyonla yapılan sevkiyat esnasında kamyonun çatı brandasının yırtılarak açılması sonucu taşınan emtiaların yağmur suyuna maruz kalıp hasara uğradığını, oluşan hasara ilişkin ekspertiz raporu alındığını ve müvekkili tarafından dava dışı hak sahibi ...

şirketine 149.398,80- TL hasar ödemesi yapıldığını, bu ödeme ile TTKnın1472 maddesi uyarınca müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğunu, hasarın davalı şirkete ait kamyonla taşındığı esnada meydana gelmesi sebebiyle davalının söz konusu hasarı gidermekle yükümlü olduğunu, sigortacı olarak davacının kiralık araçlara rücu hakkı saklı tutulduğuna dair özel bir şartın da yer aldığını, bu kapsamda müvekkilinin ödediği hasar bedelini davalıdan rücuen tahsil edebilmek için başlatığı icra takibine davalının itiraz ettiği belirterek İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptalini,alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; sigortacının ... sözleşmesinden doğan asli borcunun sözleşme ile teminat altına alınan riziko gerçekleştiğinde ... tazminatını ödemek olduğu halde somut olayda davacının sigortalısına poliçe şartları ile çelişen hasar için ... ödemesi yaptığını ve halefiyet hükümlerine dayandığını, dava dilekçesinde alacağın temliki hükümlerine dayanmadığını,yüklenici firma ile davacı ... şirketi arasında akdolunan .../0 poliçe numaralı yurt içi karayolu taşıma ... ... Poliçesinin "istisnalar" başlığının "e" bendinde yer alan kloza göre "Taşınan emtianın mutad evsafına göre, yetersiz veya uygun olmayan ambalajlama veya hazırlanmasının neden olduğu hasar ve masrafların teminat harici” tutulduğunu,eksper raporunda ise hatalı ambalaja ilişkin değerlendirme yapılmadığını, oysaki neme karşı hassas bir ürün olan baharatların karton ambalajlarda taşındığını ve ürünün dokdurukluğu gıda poşetlerinin ağzı herhangi bir şeyle kapatılmadan yalnızca dökülmesini engelleyecek şekilde istiflendiğini, davacı tarafın bariz olan bu durumu değerlendirmeksizin ya da yeni bir rapor almaksızın ödeme yapmasının ödemenin ...

ödemesi olduğunu desteklediğini, kaldı ki müvekkilinin üstendiği taşıma işinin tabi olduğu TTK'nın 876. Maddesinde yer alan düzenlemelere göre somut olayda taşıyıcının tazminat bağlamında kendisini sorumluluktan kurtaracak beyyinelerden istifade edebileceğini, zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceğini, somut olay yönünden de güzergâhta çıkan fırtına üzerine müvekkilinin aracındaki çatı brandasının varış noktasına az bir süre kala normalin üzerinde bir doğa olayı ile etrafta uçuşan keskin materyalin çarpması sonucu yırtıldığını ve müvekkil firma sürücüsünün derhal bölgedeki diğer nakliyecilerden su geçirmez branda alarak gönderilen ürünlerin üzerini örttüğünü, müvekkili taşıyan sıfatıyla eşyanın korunması için en yüksek düzeyde özeni göstermişse de kendisinin önceden tahmin edemeyeceği düzeyde bir doğa olayı ile karşı karşıya kaldığını, bu durumu müvekkilinin önlemesi mümkün olmadığı gibi TTKnın 882, 878 madde hükümlerinde yer alan düzenlemelere göre de eşyanın dış etkilerden korunmasını sağlayamayan ya da kendi özelliği dolayısıyla dışarıya herhangi bir olumsuz etkide bulunmasını engellemeyen yetersiz ambalajından kaynaklanan zararın tazmininden taşıyıcının sorumlu tutulamayacağını, taşınan baharatın tamamının ıslanmadığını, nitekim alıcı ...

şirketinin kalite standartları gereği taşınan baharatı üretimde kullanamayacağını ifade ettiğini, taşınan ürünün ne kadarında zayiat olup olmadığının tespit edilmediğini, zararın kişilerin kendi sübjektif değerlendirmesine göre tespit edilemeyeceğini, TTKnın 875/2 hükmü uyarınca; zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde bu olguların ne ölçüde etkili oluğunun dikkate alınması gerektiğini, davalının da kusurlu bulunması ihtimalinde gönderenin ambalaj ve etiketlemedeki eksikliklerini dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davada, dava dışı sigortalı ... ... ... AŞ akdi taşıyıcı, davalı fiili taşıyıcı ve davacı ... şirketinin ... sigortacısı olup, dava konusu taşımanın yurt içi (Gebze'den Manisa'ya) olması sebebiyle taraflar arasındaki uyuşmazlıkta TTK hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davalının yüke ve ambalajına herhangi bir çekince koymadan teslim alıp (aracın tescil bilgilerine göre yandaki temsili fotoğraftakine benzer) “... plakalı ...” kamyonla taşımayı üstlendiği dava konusu ürünleri “alıcısı emrine

teslim aldığı haliyle teslim edemediği”; araç brandasının komple yırtık, aracın üstünün açık ve emtia ıslanmış halde, araç sürücüsünün iştiraki sağlanarak (“13.01.2021 tarihli ... plakalı araç ile... Tic AŞ’den gelen ... kg tatlandırıcının aracın çatı brandasının yırtılması ile yağmurdan dolayı ıslanmış olarak teslim alınmıştır.” denilerek) “13.01.2021`tarihinde düzenlenen tutanakla çekinceli olarak teslim edebildiği”; 13/10/2022 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olması sebebiyle hükme esas alınması gerektiği; dava dosyasında; iddia edildiği gibi “güzergâhta çıkan fırtına nedeniyle davalının aracındaki çatı brandasının varış noktasına az bir süre kala normalin üzerinde bir doğa olayı ile etrafta uçuşan keskin materyalin çarpması sonucu yırtıldığını” gösteren herhangi bir tutanak bulunmadığı gibi araç sürücüsü ...`ün imzaladığı tutanakta da benzer türde bir açıklamaya (ya da ıslanmaya bağlı hasarın taşınan yükün ambalajının kifayetsiz olmasından kaynaklandığına dair bir beyana) yer verilmediği;

davalının emtianın özelliğine uygun olmayan araçla yaptığı taşımadan doğan zarardan ötürü TTK'nın 878.maddesinden yararlanma olanağı bulunmadığı gerekçesiyle, davalının itirazının iptaline, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili;

17. 03.2021 tarihli eksper raporunun 7'inci sayfasının son cümlesinde "sevkiyat güzergahında 12.01.2021 ve 13.01.2021 tarihlerinde meteoroloji tarafından kuvvetli rüzgar, fırtına ve yağmur uyarısı yapılmıştır."denildiğini, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün hava tahminleri yer almakta olup mahkeme bu delili toplama zahmetine de girmediğini, 13.01.2021 tarihindeki hava olayları herkesçe bilinen olaylardır (maruf ve meşhur vakıa). herkesçe bilinen vakıalar, özel bir uzmanlık gerektirmeden herkesin bilebileceğini, doğruluğundan şüphe edilmeyen, radyo, televizyon kitap veya gazete aracılığıyla kolaylıkla öğrenilebilen vakıalar olduğunu, bilirkişinin konunun uzmanı olmadığını, gıda mühendisi bilirkişinin kanaatinin somut olaya uygun düşmediğini, sigortacının ...

sözleşmesinden doğan asli borcu sözleşme ile teminat altına alınan riziko gerçekleştiğinde ... tazminatını ödemektir. Ancak ... şirketleri kimi zaman ... sözleşmesinin kapsamında yer almayan durumlarda da ödeme yapabilmektedir. ... ödemesi (ex gratia) olarak adlandırılan bu ödemelerde sigortacı hiçbir hukuki yükümlülüğü olmamasına karşın ... ettirenle arasındaki ekonomik ilişkiyi sürdürme gayesi ile ödeme yaptığından sigortacının halefiyeti gerçekleşmeyecektir (Balduğ, Emine Yağmur, Zarar Sigortalarında Sigortacının ... (...) Ödemesi Kavramı ve Sonuçları, Terazi Hukuk Dergisi, C. 16, S. 173, Y. 2021, s. 109). davacı taraf dava dilekçesi ve eklerinde böyle bir temlike dayanmamış, TTK m. 1472 (davaya konu poliçe ...

sigortasına ilişkin olduğundan dava dilekçesinde TTK m. 1481 kastedilmektedir) halefiyet hükümlerine dayandığını, neme karşı hassas bir ürün olan baharat karton ambalajlarda taşınmış ve ürünün doldurulduğu gıda poşetlerinin ağzı herhangi bir şeyle kapatılmadan yalnızca dökülmesini engelleyecek şekilde istiflendiğini, zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulacağını, müvekkili firmanın aracı, varış noktasına az bir süre kala normalin üzerinde bir doğa olayı ile karşılaşılması sonucu çatı brandası etrafta uçuşan keskin metaryelin çarpması sonucu yırtılmış ve müvekkili firma sürücüsü derhal bölgedeki diğer nakliyecilerden su geçirmez branda alarak gönderilen ürünlerin üzerini örttüğünü, müvekkili taşınan eşyanın korunması için en yüksek düzeyde özeni göstermişse de kendisinin önceden tahmin edemeyeceği düzeyde bir doğa olayı ile karşı karşıya kaldığını gönderen firma suya karşı hassas olan bir ürünü yine suya karşı hassas karton kolilerde ambalajlamış ve baharatın doldurulduğu plastik gıda poşetinin ağızları herhangi bir şekilde kapatılmadan karton kolilere istiflendiğini, müvekkili her ne kadar taşımayı kapalı kasa bir araçta gerçekleştirmiş olsa da gönderen firmanın suya karşı dayanıksız bir malzeme ile ürünü ambalajlaması, taşımacılıkta sık karşılaşabilecek bu gibi risklere karşı özensiz davrandığını gösterdiğini, ekspertiz raporunda da görüleceği üzere taşınan eşyanın ambalajı üzerinde nemden uzak tutulması gerektiğine ilişkin herhangi bir uyarı bulunmadığını, davaya konu taşınan baharatın tamamı ıslanmadığını, müvekkilinin de kusurlu bulunması ihtimalinde gönderenin ambalaj ve etiketlemedeki eksikliklerini dikkate alarak tazminatı hesaplatması hakkaniyete uygun düşeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, taşıma sırasında zarar gören emtia sebebiyle davacı ... şirketi tarafından dava dışı sigortalının üstlendiği işin iş sahibine yapılan ödemenin davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.

Davacı, üst taşıyıcı ......AŞ'nin yurt içi taşıma ... sigortacısıdır. Alınan bilirkişi raporlarında "..Somut olayda üst taşıyıcı olarak davalının dava dışı sigortalısı ve/veya fiili taşıyıcı konumunda olan davalının; yüke ve ambalajına herhangi bir çekince

koymadan teslim alıp (aracın tescil bilgilerine göre yandaki temsili fotoğraftakine benzer) “... plakalı ... – Kapalı Kasa” kamyonla taşımayı üstlendiği dava konusu ürünleri “alıcısı emrine teslim aldığı haliyle teslim edemediği”; araç brandasının komple yırtık, aracın üstünün açık ve emtia ıslanmış halde, araç sürücüsünün iştiraki sağlanmak suretiyle (“13.01.2021 tarihli ... plakalı araç ile... Tic. A.Ş.’den gelen ... kg tatlandırıcının aracın çatı brandasının yırtılması ile yağmurdan dolayı ıslanmış olarak teslim alınmıştır.” denmek suretiyle) “13.01.2021`de düzenlenen tutanakla çekinceli olarak teslim edebildiği” , “güzergâhta çıkan fırtına nedeniyle davalının aracındaki çatı brandasının varış noktasına az bir süre kala normalin üzerinde bir doğa olayı ile etrafta uçuşan keskin materyalin çarpması sonucu yırtıldığını” gösteren denetime elverişli herhangi bir tutanak bulunmadığı gibi araç sürücüsü ...`ün imzaladığı tutanakta da benzer türde bir açıklamaya (ya da ıslanmaya bağlı hasarın taşınan yükün ambalajının kifayetsiz olmasından kaynaklandığına dair bir beyana) yer verilmediği,sigortalı ürünlerin mutat ambalajının “kapalı kasa araçla icra edilen” sevkiyata uygun olmadığını, bu nedenle de “somut olaya bağlı zararın mesuliyet sigortası teminatından hariç tutulduğunu” ya da ürün ambalajının kapalı kasa aracın çatı brandasının zedelenmesi/uçması halinde sevk edilen ürünleri harici etkilerden, araca sirayet edebilecek yağmurdan da koruyacak şekilde yapılması gerektiğini, yapılmaması durumunda oluşan zarar ile gönderenin kısmen de olsa kusurlu eylemi arasında sebep sonuç ilişkisi söz konusu olacağından, gönderenin de müterafik kusuru nispetinde taşıyıcı ile birlikte oluşan zarardan sorumlu tutulabileceğini veya Davalının somut olayda tartışılan zararın tazmini bağlamında, üstlendiği taşıma işinin tabi olduğu kurallardan herhangi birine dayanarak “taşıdığı malın alıcısı, göndereni ve/veya kendisine taşıma işini veren üst taşıyıcı konumundaki davacının dava dışı sigortalısı (dolayısıyla onun üzerine düşebilecek mesuliyete ...

güvencesi sağlayan davacı) karşısında” kendisini mesuliyetten kurtarabilmesinin mümkün

görünmediği ,“brüt 6.391 kg. / net 6.000 kg.” yükün ... plakalı kapalı kasa kamyonla 12.01.2021 tarihli irsaliye eşliğinde Gebze`den Manisa`ya taşınmak üzere davalıya teslim edildiği tarihte ... üst sınırının 572.825,12-TL olduğu, araç branda ve/veya kapalı kasanın su geçirmezlik özelliğini kaybetmesi nedeni ile taşınan emtiaya gelecek zararların” %80`i sigortacı (yani davacı), %20`si ise sigortalı (yani dava dışı üst taşıyıcı ...) üzerinde kalmak kaydı ile dâhil edildiği, davacının sigortalısına ödediği tazminatın tamamını davanın dayandığı icra takibine “asıl alacak” olarak konu ettiği miktar üzerinden (bağımsız eksperin toplam 24.240-Euro bedelli dava konusu net 6.000 kiloluk ürünün 12.01.2021 tarihli satış faturasında 9,07935 €/₺.

olarak belirtilen döviz kuruyla KDV hariç karşılığının [24.240,-€ x 9,07935₺=] 220.083,44 TL. olduğunu; davacının sigortalısına yansıtılan hasar yansıtma faturasının ise KDV hariç 219.703,50-TL bedelle düzenlendiğini,uygun kullanılabilme özelliğini yitiren dava konusu ürünler için takdiri %15 oranında [219.703,50 x 0,15=] 32.955,52-TL'sı sovtaj tenzili yapmak suretiyle saptadığı [219.703,50-32.955,52=] 186.747,98-TL'nin %80`ine tekabül eden tutara göre) 149.398,38-TL'sı olarak davalı taşıyıcıdan, sigortalısının halefi sıfatıyla rücuen talep edebilmesinin mümkün olabileceği ,davacının hasar bedelini ödediği 26.05.2021 tarihinden itibaren faiz de işletilebileceği değerlendirilmiştir..." şeklinde kanaat bildirmişlerdir.

TTK nın 876 maddesi uyarınca ; ziya ,hasar ve gecikme taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeblerden meydana gelmişse ,taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.Taşıyıcının en üst düzeyde özen gösterip göstermediği değerlendirilirken, tarafların anlaştığı taşıma türü esas alınmalıdır. Aynı durum tarafların üzerinde anlaştıkları, taşıma aracı teçhizatları ve diğer taşımanın niteliği ve türüne dair anlaşmalar için de geçerlidir. Sözleşmenin yanında, taşıma şekli sonradan gönderenin talimatıyla da belirlenebilir. Taşıyıcı, işletmesine zarar vermediği veya diğer yükle ilgililer için zarar tehdidi ortaya koymadığı sürece gönderenin taşıma şekli konusundaki talimatına uymak zorundadır .Böyle bir talimat taşıyıcıya verildiği takdirde, artık taşıyıcı yeni bir şekle kavuşan taşıma şeklini dikkate alarak en yüksek özenin gerektirdiği tedbirleri almalıdır.

Bu itibarla, TTKnın 876’ maddenin aradığı objektif özen, basiretli ve tedbirli taşıyıcıdan beklenen makul özenin üzerindedir. TTKnın 877 maddesi uyarınca araçtaki arıza kavramına aracın sözleşmede aranan özelliklere sahip olmaması da girmektedir.

İlliyet bağını kesen nedenler arasında gösterilen mücbir sebep sorumlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, borcun ihlâline mutlak olarak kaçınılmaz bir şekilde yol açan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olaydır. Mücbir sebep çoğunlukla yıldırım düşmesi, kasırga, deprem, gibi bir doğa olayı olabileceği gibi bazen savaş, ihtilal, isyan gibi beşeri ya da sosyal bir olay, hatta ithal yasağı, kamulaştırma gibi hukuki bir olay da olabilir (Eren, Fikret: ... Hukuku Açısından Uygun İlliyet Bağı Teorisi, Ankara 1975, s.177; Tandoğan, s.464; Kurt, L. M.: Borçlunun Sorumlu Olmadığı Sonraki İmkansızlık, Ankara 2016, s.195)

Davalının suya dayanaksız baharat ürünlerini kapalı kasa kamyoneti ile taşımayı üstlendiği;çatı brandasının fırtına sebebiyle yırtıldığını savunduğu; ancak taşıma zamanında ki yağış ve fırtınanın mücbir sebeb düzeyinde olduğunun iddia ve ispat edilemediği , fırtınada çatı brandasının yırtılmasının dayanaksız olduğunu gösterdiği ,TTK nın 877 maddesine göre bu sebebi zarar görene ileri süremeyeceği ve önlenemez sebeplerden olmadığı, kapalı kasa kamyonet ile yapılan taşımanın araç brandasının yırtılması nedeniyle emtianın ıslandığı anlaşılmakla ; sorumluluktan kurtulma sebebinin mevcut olmadığı belirlenmiştir.Hava ve yol durumuna göre gerekli önlemleri almak taşıyıcının yükümlülüğündedir. Kısa mesafe (dört saat ) taşımada taşımada uygun yerde beklemek, taşınan emtianın korunmasını sağlayacak önlemleri almak,brandanın mukavemetinin sağlamak taşıyıcının yükümlülüğüdür.

Su geçiren kapalı kasa ile seyreden taşıyıcının kusursuz olduğu,hasarın sebebi yağmur nedeniyle ıslanma olduğu belirlendiğinden ambalaj yetersizliğindan hasarın oluştuğu kabul edilemyeceği, ürünlerin tamamı için imha tutanağı düzenlenmiş ise de %15 oranında bir sovtaj takdir edilerek sigortalıya %80 oranda ödeme yapıldığı, fiili taşıyıcının TTK nın 888/1,3 maddesi uyarınca taşıma sürecinde emtiada meydana gelen zarardan davacıya karşı sorumludur.

Davalı ödemenin ... ödemesi olduğunu halefiyetin gerçekleşmediğini savunmuş ise de davacının delil listesi içinde bulunan temlikname ile davacı sigortalının tüm dava ve talep haklarını temlik almış olup, ödeme ... ödemesi olsa dahi, sigortalının talep haklarına bağlı olarak akdi halefiyet kazandığından aksi yönde ki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Davacı icra takibinde 149.398,38-TL'si asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 151.729,83-TL nin asıl alacağa avans faizi işletilerek tahsilini talep etmiştir.

26. 05.2021 ödeme tarihinden itibaren takip tarihi olan 26.10.2021 tarihine kadar talep olunan 2.331,03-TL (5 ay %16,75 oranda) işlemiş faize hükmedilebileceğinden davanın kabulüne ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.Davaya konu alacak tazminat kabilinden olduğu halde icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde değil ise de karar bu yönüyle istinaf edilmediğinden kaldırma sebebi yapılmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; davalı sorumluluktan kurtuluş sebeplerinin varlığını kanıtlayamadığından davanın kabulüne ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiş,istinaf sebebleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 10.364,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.551,35-TL harcın mahsubu ile kalan 7.813,25-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 30-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 15/06/2026

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/381299 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.