Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/7424 E. 2017/5864 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kimlik tespiti↗ ön inceleme aşaması↗ müterafik kusur↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ tefrik↗ zamanaşımı defi↗ tahsilde tekerrür↗ yenileme↗ alacak davası↗ işlemiş faiz↗ içtihadı birleştirme kararı↗ protokol↗ yasal faiz↗ kusur↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ zamanaşımı↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, yersiz tahsil edilen ölüm aylıklarının tahsili istemine ilişkin olduğu, davacı ile gerçek kişi olan davalı ... arasındaki uyuşmazlığın Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamında kalmasından dolayı bu taraflar arasındaki uyuşmazlığın iş mahkemelerinde çözülmesinin gerekmesi ve görevin dava şartlarından olması gözetilerek davalı ... yönünden davanın görülen davadan tefrikine karar verilmesi gerektiği, davacı kurumdan davalı banka aracılığıyla ölüm aylığı alan dava dışı ... 21/06/2003 tarihinde vefat ettiği, adı geçenin ölümünden sonra maaşlarının hesabına yatırılmaya devam ettiği, davalı ...'un 01/07/2003-01/12/2008 tarihleri arasında bu maaşları banka kartıyla çektiği, taraflar arasında imzalanan protokol hükümleri gereğince davalı bankanın ATM kartlarına bir yıllık geçerlilik süresi koyması ve güncellenme için kimlik tespiti yapması gerektiği, yine davalı banka her yılın Ekim ayında istenecek vukuatlı nüfus kayıt örneği ile asıl hak sahibinin sağ olup olmadığını denetlemekle yükümlü olduğu, davalı bankanın yazılı sözleşmeye rağmen üzerine düşen bu sorumlulukları yerine getirmediği kurum zararının oluşmasına sebebiyet verdiği, hakkında tefrik kararı verilen davalı ... 01/07/2003-01/12/2008 döneminde toplam 24.231,51 TL maaş, vergi iadesi ve ek ödemeyi hakkı olmadığı halde tahsil ettiği, tahsil edilen bu miktara dava tarihine kadar işlemiş olan yasal faizin ise 14.621,36 TL olduğu, davalı ... tarafından önceden yapılan 6.270,00 TL ödemenin Borçlar Kanunu'nun 84. Maddesi hükümleri gereğince işlemiş faizden mahsubu onucu davacının faiz alacağının 8.351,36 TL olduğunun belirlendiği, belirtilen asıl borç ile işlemiş faizden gerek davalı, gerekse tefrik kararı verilen diğer davalı ...'un birlikte sorumlu olduğu, davacı kurum ile davalı banka arasında imzalanan protokolün dava tarihi itibariyle yürürlükte olduğu protokole dayalı uyuşmazlıklar yönünden zamanaşımı süresi henüz işlemeye başlamadığı için davalı tarafın zamanaşımı definin yerinde görülmediği gerekçesiyle tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla tefrik kararı verilen ... yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ...Ş yönünden davanın kısmen kabulü ile 24.231,51 TL ana para ile 8.351,36 TL faizinin davalı ...den alınarak davacıya verilmesine, 24.231,51 TL'ye dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, karar tarihi olan 25/06/2016 tarihi itibariyle 2.190,00 TL'dir. Davacı vekili, dava dilekçesinde haksız olarak tahsil edilen ölüm aylıkları için 24.264,68 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işlemiş faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda 24.231,51 TL ve 8.351,36 TL işlemiş faizin tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda, mahkemece red edilen miktar yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, haksız olarak alınan ölüm aylıklarının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklandığı üzere davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, bankanın protokol hükümlerine aykırı hareket etmesi ve her yıl yenilenmesi gereken kartları yenilememesi davalı banka yönünden kusur teşkil eder ise de, davacının da emeklisinin sağ olup olmadığını denetlemekte ihmalinin olması ve maaş tahakkuk ettirmeye devam etmesinin müterafik kusur olarak değerlendirilerek buna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı banka lehine bozulmasını gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davalı banka vekilinin (2) numaralı bent dışındaki sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13796 E. 2013/20015 K.
Ortak:müterafik kusur · protokol · kusur
İncelediğiniz karardaAncak, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, bankanın «protokol» hükümlerine aykırı hareket etmesi ve her yıl «yenilenmesi» gereken kartları yenilememesi davalı banka yönünden «kusur» teşkil eder ise de, davacının da emeklisinin sağ olup olmadığını denetlemekte ihmalinin olması ve maaş tahakkuk ettirmeye devam etmesinin «müterafik kusur» olarak değerlendirilerek buna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı banka lehine bozulmasını gerektirmi …
… aaşlarının hesabına yatırılmaya devam ettiği, davalı ...'un 01/07/2003-01/12/2008 tarihleri arasında bu maaşları banka kartıyla çektiği, taraflar arasında imzalanan «protokol» hükümleri gereğince davalı bankanın ATM kartlarına bir yıllık geçerlilik süresi koyması ve güncellenme için «kimlik tespiti» yapması gerektiği, yine davalı banka her yılın Ekim ayında istenecek vukuatlı nüfus kayıt örneği ile asıl hak sahibinin sağ olup olmadığını denetlemekle yükümlü olduğu, davalı bankanın yazılı sözleşmeye rağmen üzerine düşen bu sorumlulukları yerine getirmediği kurum zararının oluşmasına sebebiyet verdiği, hakkında «tefrik» kararı verilen davalı ...
… gereğince işlemiş faizden mahsubu onucu davacının faiz alacağının 8.351,36 TL olduğunun belirlendiği, belirtilen asıl borç ile işlemiş faizden gerek davalı, gerekse «tefrik» kararı verilen diğer davalı ...'un birlikte sorumlu olduğu, davacı kurum ile davalı banka arasında imzalanan «protokolün» dava tarihi itibariyle yürürlükte olduğu protokole dayalı uyuşmazlıklar yönünden «zamanaşımı» süresi henüz işlemeye başlamadığı için davalı tarafın «zamanaşımı definin» yerinde görülmediği gerekçesiyle «tahsilde tekerrür olmaması» kaydıyla tefrik kararı verilen ... yönünden davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», davalı ...Ş yönünden davanın kısmen kabulü ile 24.231,51 TL ana para ile 8.351,36 TL faizinin davalı ...den alınarak davacıya verilmesine, 24.231,51 TL'ye dava tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaOysa, maaş tahakkuku yapıp banka hesabına aktaran davacı kurumunda, hak sahiplerinin sağ olup olmadığını öncelikle denetlemesi ve incelemesi gerektiğinden, dava konusu olayda davalı banka ile birlikte «müterafik kusuru» vardır.
Mahkemece, davalının «protokol» hükümlerine göre her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus «kaydını» almadığı, maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla, davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 03.06.2013 gün 2012/12999 E, 2013/11539 K sayılı onama ilamının kaldırılarak tarafların «kusur» oranları belirlenerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mirasçılık · uyuşmazlık konusu · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda2- Ancak; dava, davacı kurumdan yaşlılık aylığı alan dava dışı sigortalının ölümüne rağmen, davalı bankaca «mirasçılarına» ATM kartı ile maaş ödemesi yapılmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, dava dışı sigortalıya 28.08.2000-27.02.2007 tarihleri arasında ödeme yapıldığı, sigortalının 05.08.2000 tarihinde vefat ettiği taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece, davalının «protokol» hükümlerine göre her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus «kaydını» almadığı, maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12999 E. 2013/11539 K.
Ortak:protokol · yasal faiz · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… gereğince işlemiş faizden mahsubu onucu davacının faiz alacağının 8.351,36 TL olduğunun belirlendiği, belirtilen asıl borç ile işlemiş faizden gerek davalı, gerekse «tefrik» kararı verilen diğer davalı ...'un birlikte sorumlu olduğu, davacı kurum ile davalı banka arasında imzalanan «protokolün» dava tarihi itibariyle yürürlükte olduğu protokole dayalı uyuşmazlıklar yönünden «zamanaşımı» süresi henüz işlemeye başlamadığı için davalı tarafın «zamanaşımı definin» yerinde görülmediği gerekçesiyle «tahsilde tekerrür olmaması» kaydıyla tefrik kararı verilen ... yönünden davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», davalı ...Ş yönünden davanın kısmen kabulü ile 24.231,51 TL ana para ile 8.351,36 TL faizinin davalı ...den alınarak davacıya verilmesine, 24.231,51 TL'ye dava tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
… aaşlarının hesabına yatırılmaya devam ettiği, davalı ...'un 01/07/2003-01/12/2008 tarihleri arasında bu maaşları banka kartıyla çektiği, taraflar arasında imzalanan «protokol» hükümleri gereğince davalı bankanın ATM kartlarına bir yıllık geçerlilik süresi koyması ve güncellenme için «kimlik tespiti» yapması gerektiği, yine davalı banka her yılın Ekim ayında istenecek vukuatlı nüfus kayıt örneği ile asıl hak sahibinin sağ olup olmadığını denetlemekle yükümlü olduğu, davalı bankanın yazılı sözleşmeye rağmen üzerine düşen bu sorumlulukları yerine getirmediği kurum zararının oluşmasına sebebiyet verdiği, hakkında «tefrik» kararı verilen davalı ...
01/07/2003-01/12/2008 döneminde toplam 24.231,51 TL maaş, vergi iadesi ve ek ödemeyi hakkı olmadığı halde tahsil ettiği, tahsil edilen bu miktara dava tarihine kadar işlemiş olan «yasal faizin» ise 14.621,36 TL olduğu, davalı ... tarafından önceden yapılan 6.270,00 TL ödemenin Borçlar Kanunu'nun 84.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6650 E. 2013/6141 K.
Ortak:kimlik tespiti · müterafik kusur · protokol · kusur
İncelediğiniz karardaAncak, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, bankanın «protokol» hükümlerine aykırı hareket etmesi ve her yıl «yenilenmesi» gereken kartları yenilememesi davalı banka yönünden «kusur» teşkil eder ise de, davacının da emeklisinin sağ olup olmadığını denetlemekte ihmalinin olması ve maaş tahakkuk ettirmeye devam etmesinin «müterafik kusur» olarak değerlendirilerek buna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı banka lehine bozulmasını gerektirmi …
… aaşlarının hesabına yatırılmaya devam ettiği, davalı ...'un 01/07/2003-01/12/2008 tarihleri arasında bu maaşları banka kartıyla çektiği, taraflar arasında imzalanan «protokol» hükümleri gereğince davalı bankanın ATM kartlarına bir yıllık geçerlilik süresi koyması ve güncellenme için «kimlik tespiti» yapması gerektiği, yine davalı banka her yılın Ekim ayında istenecek vukuatlı nüfus kayıt örneği ile asıl hak sahibinin sağ olup olmadığını denetlemekle yükümlü olduğu, davalı bankanın yazılı sözleşmeye rağmen üzerine düşen bu sorumlulukları yerine getirmediği kurum zararının oluşmasına sebebiyet verdiği, hakkında «tefrik» kararı verilen davalı ...
… gereğince işlemiş faizden mahsubu onucu davacının faiz alacağının 8.351,36 TL olduğunun belirlendiği, belirtilen asıl borç ile işlemiş faizden gerek davalı, gerekse «tefrik» kararı verilen diğer davalı ...'un birlikte sorumlu olduğu, davacı kurum ile davalı banka arasında imzalanan «protokolün» dava tarihi itibariyle yürürlükte olduğu protokole dayalı uyuşmazlıklar yönünden «zamanaşımı» süresi henüz işlemeye başlamadığı için davalı tarafın «zamanaşımı definin» yerinde görülmediği gerekçesiyle «tahsilde tekerrür olmaması» kaydıyla tefrik kararı verilen ... yönünden davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», davalı ...Ş yönünden davanın kısmen kabulü ile 24.231,51 TL ana para ile 8.351,36 TL faizinin davalı ...den alınarak davacıya verilmesine, 24.231,51 TL'ye dava tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı Bankanın anılan her iki «protokolden» ... sorumluğunu yerine getirmediği ilke olarak kabul edilerek, davacı kurumun da emeklisinin sağ olup olmadığını denetlemedeki ihmalinin ve maaş tahakkuk ettirmesinin ancak «müterafik kusur» olarak değerlendirilebileceği nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bozma ilamına uyulduğu halde tüm kusurun davacı kurumda olduğuna ilişkin …
Oysa, taraflar arasında yapılan 22.11.1989 tarihli «protokolde» her ne kadar ATM kartı kullanılarak ödeme yapılması hususunda bir düzenleme yer almamış ise de anılan protokolün ödemeler başlıklı 4'üncü maddesinde “ödemelerin, bizzat emekli sigortalının kendisine veya onu «temsil» eden kayyum veya vekiline, bankanın cari usulüne göre «kimlik tespitinden» sonra yapılacağı”, “kayyum veya vekile yapılacak ödemelerde asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden yılda bir kez vukuatlı nüfus kayıt örneği istene …
Ancak, taraflar arasındaki «protokol» hükümleri uyarınca davalı bankanın da ödeme yaparken «kimlik tespiti» yaptığı, her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus kayıt örneğini istediği ve diğer yükümlülükleri yerine getirdiği iddia ve ispat olunmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet kuralı · haksız fiil sorumluluğu · internet bankacılığı · iyiniyet · sebepsiz zenginleşme · haksız fiil · dahili dava · temsil
Benzer bu kararda… na rağmen sigortalı kişi öldükten sonra uzun süre maaş hesabına maaş yatırılmaya devam edilip daha sonra ATM’lerden çekilen bu paraların davalıdan talep edilmesinin «iyiniyet kuralı» ile bağdaşmayacağı, «haksız fiil sorumlularına» ve «sebepsiz zenginleşenlere» karşı dava açılması gerektiği kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Öte yandan, taraflar arasında daha sonra imzalanan «protokolün» 16. maddesinde de sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve «internet bankacılığı» da «dahil» asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir.
Oysa, taraflar arasında yapılan 22.11.1989 tarihli «protokolde» her ne kadar ATM kartı kullanılarak ödeme yapılması hususunda bir düzenleme yer almamış ise de anılan protokolün ödemeler başlıklı 4'üncü maddesinde “ödemelerin, bizzat emekli sigortalının kendisine veya onu «temsil» eden kayyum veya vekiline, bankanın cari usulüne göre «kimlik tespitinden» sonra yapılacağı”, “kayyum veya vekile yapılacak ödemelerde asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden yılda bir kez vukuatlı nüfus kayıt örneği istene …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9188 E. 2012/17450 K.
Ortak:protokol · kusur
İncelediğiniz karardaAncak, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, bankanın «protokol» hükümlerine aykırı hareket etmesi ve her yıl «yenilenmesi» gereken kartları yenilememesi davalı banka yönünden «kusur» teşkil eder ise de, davacının da emeklisinin sağ olup olmadığını denetlemekte ihmalinin olması ve maaş tahakkuk ettirmeye devam etmesinin «müterafik kusur» olarak değerlendirilerek buna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı banka lehine bozulmasını gerektirmi …
… aaşlarının hesabına yatırılmaya devam ettiği, davalı ...'un 01/07/2003-01/12/2008 tarihleri arasında bu maaşları banka kartıyla çektiği, taraflar arasında imzalanan «protokol» hükümleri gereğince davalı bankanın ATM kartlarına bir yıllık geçerlilik süresi koyması ve güncellenme için «kimlik tespiti» yapması gerektiği, yine davalı banka her yılın Ekim ayında istenecek vukuatlı nüfus kayıt örneği ile asıl hak sahibinin sağ olup olmadığını denetlemekle yükümlü olduğu, davalı bankanın yazılı sözleşmeye rağmen üzerine düşen bu sorumlulukları yerine getirmediği kurum zararının oluşmasına sebebiyet verdiği, hakkında «tefrik» kararı verilen davalı ...
… gereğince işlemiş faizden mahsubu onucu davacının faiz alacağının 8.351,36 TL olduğunun belirlendiği, belirtilen asıl borç ile işlemiş faizden gerek davalı, gerekse «tefrik» kararı verilen diğer davalı ...'un birlikte sorumlu olduğu, davacı kurum ile davalı banka arasında imzalanan «protokolün» dava tarihi itibariyle yürürlükte olduğu protokole dayalı uyuşmazlıklar yönünden «zamanaşımı» süresi henüz işlemeye başlamadığı için davalı tarafın «zamanaşımı definin» yerinde görülmediği gerekçesiyle «tahsilde tekerrür olmaması» kaydıyla tefrik kararı verilen ... yönünden davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», davalı ...Ş yönünden davanın kısmen kabulü ile 24.231,51 TL ana para ile 8.351,36 TL faizinin davalı ...den alınarak davacıya verilmesine, 24.231,51 TL'ye dava tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; maaşların davalı bankadan ölenin vekili tarafından çekildiği, ATM'den çekilmediği, ölenin vekilinin bankaya muhtarlıktan aldığı sağ belgelerini «ibraz» ettiği, ölüm olayının nüfus idaresi veya SGK tarafından Banka'ya bildirilmediği, dolayısıyla davalı bankanın olayda bir «kusuru» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı SGK ile davalı Banka arasında «yapılan protokoller» uyarınca davalı banka tarafından davacı Kurumdan aylık alanlara maaşları ödenmektedir.
… gesi'' sunularak ödemelerin alındığı bilirkişi raporunda belirtilmiş ise de davalı bankanın vekaletname uyarınca yapılan ödemelerde 02/01/1973 ve 16/11/2000 tarihli «protokoller» ve T.C.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yapılandırma protokolü · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; maaşların davalı bankadan ölenin vekili tarafından çekildiği, ATM'den çekilmediği, ölenin vekilinin bankaya muhtarlıktan aldığı sağ belgelerini «ibraz» ettiği, ölüm olayının nüfus idaresi veya SGK tarafından Banka'ya bildirilmediği, dolayısıyla davalı bankanın olayda bir «kusuru» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı SGK ile davalı Banka arasında «yapılan protokoller» uyarınca davalı banka tarafından davacı Kurumdan aylık alanlara maaşları ödenmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10060 E. 2013/10259 K.
Ortak:kimlik tespiti · yenileme · protokol · kusur · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaAncak, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, bankanın «protokol» hükümlerine aykırı hareket etmesi ve her yıl «yenilenmesi» gereken kartları yenilememesi davalı banka yönünden «kusur» teşkil eder ise de, davacının da emeklisinin sağ olup olmadığını denetlemekte ihmalinin olması ve maaş tahakkuk ettirmeye devam etmesinin «müterafik kusur» olarak değerlendirilerek buna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı banka lehine bozulmasını gerektirmi …
… aaşlarının hesabına yatırılmaya devam ettiği, davalı ...'un 01/07/2003-01/12/2008 tarihleri arasında bu maaşları banka kartıyla çektiği, taraflar arasında imzalanan «protokol» hükümleri gereğince davalı bankanın ATM kartlarına bir yıllık geçerlilik süresi koyması ve güncellenme için «kimlik tespiti» yapması gerektiği, yine davalı banka her yılın Ekim ayında istenecek vukuatlı nüfus kayıt örneği ile asıl hak sahibinin sağ olup olmadığını denetlemekle yükümlü olduğu, davalı bankanın yazılı sözleşmeye rağmen üzerine düşen bu sorumlulukları yerine getirmediği kurum zararının oluşmasına sebebiyet verdiği, hakkında «tefrik» kararı verilen davalı ...
… gereğince işlemiş faizden mahsubu onucu davacının faiz alacağının 8.351,36 TL olduğunun belirlendiği, belirtilen asıl borç ile işlemiş faizden gerek davalı, gerekse «tefrik» kararı verilen diğer davalı ...'un birlikte sorumlu olduğu, davacı kurum ile davalı banka arasında imzalanan «protokolün» dava tarihi itibariyle yürürlükte olduğu protokole dayalı uyuşmazlıklar yönünden «zamanaşımı» süresi henüz işlemeye başlamadığı için davalı tarafın «zamanaşımı definin» yerinde görülmediği gerekçesiyle «tahsilde tekerrür olmaması» kaydıyla tefrik kararı verilen ... yönünden davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», davalı ...Ş yönünden davanın kısmen kabulü ile 24.231,51 TL ana para ile 8.351,36 TL faizinin davalı ...den alınarak davacıya verilmesine, 24.231,51 TL'ye dava tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavalı vekili; taraflar arasında imzalanan «protokol» uyarınca yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, dava konusu paranın müvekkilinin uhdesinde bulunmayıp sigortalının «mirasçıları» tarafından çekildiği için «husumetin» yanlış yöneltildiğini, davanın «zamanaşımına» uğradığını,müvekkilinin maaş ödemesi konusunda davacı ile aralarında «yapılan protokole» uygun hareket edildiğini, davacının sigortalısının ölümüne rağmen hesabına maaş gönderiminde bulunarak kusurlu davrandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; davalının taraflar arasında imzalanan «protokol» hükümlerine aykırı hareket ederek ATM kartlarını belli dönemlerde «yenilemeyip» kontrol etmediği ve hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus kayıtlarını istemeyerek kusurlu davrandığı, benzer bir dava olan Mahkemelerinin 2007/14 E.
Emsal olarak gösterilen Dairemiz kararında, aynı taraflar arasında görülen benzer uyuşmazlığın çözümünde taraflar arasında imzalanan 07/09/1998 tarihli «protokolün» 5. ve 9. maddelerine göre; davalı bankanın sadece veli, vasi, vekil veya kayyuma ödeme yapması halinde her yıl Mart ve Eylül aylarında hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus «kaydı» isteme yükümlülüğünün bulunduğu, ATM kartı aracılığıyla yapılan maaş ödemelerinde «kimlik tespitine» imkan bulunmadığı, hesap sahiplerinin sağ olup olmadığını denetleme görevinin davacı kurumun sorumluluğunda olduğu gözetilerek oluşan zarardan davalı bankanın soru …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yapılandırma protokolü · mirasçılık · bilirkişi incelemesi · cy/cy kaydı · husumet
Benzer bu karardaDavalı vekili; taraflar arasında imzalanan «protokol» uyarınca yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, dava konusu paranın müvekkilinin uhdesinde bulunmayıp sigortalının «mirasçıları» tarafından çekildiği için «husumetin» yanlış yöneltildiğini, davanın «zamanaşımına» uğradığını,müvekkilinin maaş ödemesi konusunda davacı ile aralarında «yapılan protokole» uygun hareket edildiğini, davacının sigortalısının ölümüne rağmen hesabına maaş gönderiminde bulunarak kusurlu davrandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… şı ...’nun 07/02/2000 tarihinde vefat etmesine rağmen sigortalının davalı bankada bulunan maaş hesabından ATM kartı ile 25/02/2000 ila 25/03/2003 tarihleri arasında «mirasçıları» tarafından maaşının çekildiğinin tespit edildiğini, davalı ile müvekkili arasında «yapılan protokol» uyarınca davalının kurumun uğradığı 5.159,27 TL zarardan sorumlu olduğunu belirterek bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2007/403 K sayılı dosyasının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği için yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasının gerekmediği, dava konusu ödemelerden davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, davacı kurumdan yaşlılık aylığı alan dava dışı sigortalının ölümüne rağmen davalı bankaca, sigortalının «mirasçılarına» ATM kartı ile maaş ödemesi yapılmaya devam edilmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/7424 E. , 2017/5864 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/06/2015 tarih ve 2013/350-2015/211 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı kurumdan vefat eden eşi dolayısıyla aylık almakta olan ...'un 21.06.2003 tarihinde vefat etmiş olmasına rağmen 01.07.2003-01.12.2008 tarihleri arasında banka hesabına yatan ölüm aylıklarının bankamatik kartı ile çekildiğini, olay nedeni ile davalı ...'un ...
6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/519 esas 26.03.2012 tarihli kararı ile cezalandırıldığını, bu aylıkların yersiz ödenmesi nedeni ile oluşan zarardan aylıkları çeken davalı ... ile aylıkları ödeyen davalı bankanın birlikte sorumlu olduklarını belirterek 24.264,68 TL alacağın aylık ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, yersiz tahsil edilen ölüm aylıklarının tahsili istemine ilişkin olduğu, davacı ile gerçek kişi olan davalı ... arasındaki uyuşmazlığın Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamında kalmasından dolayı bu taraflar arasındaki uyuşmazlığın iş mahkemelerinde çözülmesinin gerekmesi ve görevin dava şartlarından olması gözetilerek davalı ... yönünden davanın görülen davadan tefrikine karar verilmesi gerektiği, davacı kurumdan davalı banka aracılığıyla ölüm aylığı alan dava dışı ... 21/06/2003 tarihinde vefat ettiği, adı geçenin ölümünden sonra maaşlarının hesabına yatırılmaya devam ettiği, davalı ...'un 01/07/2003-01/12/2008 tarihleri arasında bu maaşları banka kartıyla çektiği, taraflar arasında imzalanan protokol hükümleri gereğince davalı bankanın ATM kartlarına bir yıllık geçerlilik süresi koyması ve güncellenme için kimlik tespiti yapması gerektiği, yine davalı banka her yılın Ekim ayında istenecek vukuatlı nüfus kayıt örneği ile asıl hak sahibinin sağ olup olmadığını denetlemekle yükümlü olduğu, davalı bankanın yazılı sözleşmeye rağmen üzerine düşen bu sorumlulukları yerine getirmediği kurum zararının oluşmasına sebebiyet verdiği, hakkında tefrik kararı verilen davalı ...
01/07/2003-01/12/2008 döneminde toplam 24.231,51 TL maaş, vergi iadesi ve ek ödemeyi hakkı olmadığı halde tahsil ettiği, tahsil edilen bu miktara dava tarihine kadar işlemiş olan yasal faizin ise 14.621,36 TL olduğu, davalı ... tarafından önceden yapılan 6.270,00 TL ödemenin Borçlar Kanunu'nun 84. Maddesi hükümleri gereğince işlemiş faizden mahsubu onucu davacının faiz alacağının 8.351,36 TL olduğunun belirlendiği, belirtilen asıl borç ile işlemiş faizden gerek davalı, gerekse tefrik kararı verilen diğer davalı ...'un birlikte sorumlu olduğu, davacı kurum ile davalı banka arasında imzalanan protokolün dava tarihi itibariyle yürürlükte olduğu protokole dayalı uyuşmazlıklar yönünden zamanaşımı süresi henüz işlemeye başlamadığı için davalı tarafın zamanaşımı definin yerinde görülmediği gerekçesiyle tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla tefrik kararı verilen ...
yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ...Ş yönünden davanın kısmen kabulü ile 24.231,51 TL ana para ile 8.351,36 TL faizinin davalı ...den alınarak davacıya verilmesine, 24.231,51 TL'ye dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, karar tarihi olan 25/06/2016 tarihi itibariyle 2.190,00 TL'dir. Davacı vekili, dava dilekçesinde haksız olarak tahsil edilen ölüm aylıkları için 24.264,68 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işlemiş faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda 24.231,51 TL ve 8.351,36 TL işlemiş faizin tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda, mahkemece red edilen miktar yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kalmaktadır.
Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, haksız olarak alınan ölüm aylıklarının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklandığı üzere davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, bankanın protokol hükümlerine aykırı hareket etmesi ve her yıl yenilenmesi gereken kartları yenilememesi davalı banka yönünden kusur teşkil eder ise de, davacının da emeklisinin sağ olup olmadığını denetlemekte ihmalinin olması ve maaş tahakkuk ettirmeye devam etmesinin müterafik kusur olarak değerlendirilerek buna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı banka lehine bozulmasını gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davalı banka vekilinin (2) numaralı bent dışındaki sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı banka lehine BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 30/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/378553600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz