Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8905 E. 2017/5716 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerçek zarar↗ feri müdahil↗ rücuen tazminat↗ infaz↗ kamu düzeni↗ sigorta poliçesi↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bilirkişinin düzenlemiş olduğu rapordan özetle, davacının talep edebileceği, gerçek zarar miktarının 15.864,84 TL olduğunu, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüyle 15.864,84 TL'nin 05/08/2013 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı ... Ulus. Taş. Ltd. Şti. yetkilisi temyiz etmiştir.
1-Dava, nakliye sigorta poliçesinden kaynaklı rücuen tazminat davasına ilişkin olup mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. HMK’nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu kurallar yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.
Somut olayda ... Nakliyat Ltd. Şti, ... Taş. Ltd. Şti. ve ...'ın davalı olarak gösterildiği, hüküm kurulurken de davalı ve davalılar aleyhine hüküm kurulduğu, ancak hangi davalının veya davalıların hangi hükümden sorumlu olduğunun anlaşılamadığı, hüküm fıkralarında bunun ayrıntılı olarak açıklanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı şirket ve feri müdahiller vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14325 E. 2018/7509 K.
Ortak:infaz · kamu düzeni · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Aksi hal yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, «kamu düzeni» ve barışı oluşturulamaz.
Benzer bu karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Aksi hal yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, «kamu düzeni» ve barışı oluşturulamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13170 E. 2016/4982 K.
Ortak:infaz · kamu düzeni
İncelediğiniz karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Aksi hal yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, «kamu düzeni» ve barışı oluşturulamaz.
Benzer bu karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Aksi hal yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, «kamu düzeni» ve barışı oluşturulamaz.
Ancak, yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde hükmün açık ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olması gerektiğinden yazılı şekilde bilirkişi raporuna atıf suretiyle ve «infazda tereddüte» yol açacak biçimde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle resen bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · depo kararı · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından taşınmak üzere davalıya «teslim» edilen eşyaların alıcısına teslim edilmediği, söz konusu eşyaların «depoda» bulunduğu, eşyaların hasarlı olmadıkları ve aynen iadelerinin mümkün olduğu, davacı tarafça ödenen taşıma ücretinin de iadesinin gerektiği gerekçesiyle bilirkişi t …
Ancak, yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde hükmün açık ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olması gerektiğinden yazılı şekilde bilirkişi raporuna atıf suretiyle ve «infazda tereddüte» yol açacak biçimde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle resen bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8389 E. 2017/7188 K.
Ortak:infaz · kamu düzeni
İncelediğiniz karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Aksi hal yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, «kamu düzeni» ve barışı oluşturulamaz.
Benzer bu kararda1- Dava, davalı şirkete verilen 25 adet «çek» için çek yaprağı bedellerinin «depo» edilmesi ile ödenen 1 adet çek bedelinin «istirdatı» istemine ilişkin olup, mahkeme kararında bilirkişi raporları özetlendikten sonra bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davanın kısmen kabulü ile 24 adet çek üzerinden talebin kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş ise de, hüküm açık ve anlaşılır olmayıp «infazda tereddüt» yaratacak mahiyettedir.
Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Aksi hal yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, «kamu düzeni» ve barışı oluşturulamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · depo kararı · istirdat · çek
Benzer bu kararda1- Dava, davalı şirkete verilen 25 adet «çek» için çek yaprağı bedellerinin «depo» edilmesi ile ödenen 1 adet çek bedelinin «istirdatı» istemine ilişkin olup, mahkeme kararında bilirkişi raporları özetlendikten sonra bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davanın kısmen kabulü ile 24 adet çek üzerinden talebin kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş ise de, hüküm açık ve anlaşılır olmayıp «infazda tereddüt» yaratacak mahiyettedir.
Somut olayda mahkemece; davacının dava devam ederken bir kısım «çek» bedellerinin daha ödenmiş olduğu, bu çekler yönünden de talebinin «istirdat» istemine dönüştüğü ileri sürülmüş olup, mahkemece davacının «depo» ve istirdat talebine konu çeklerin kaç adet olduğu, hangilerinin ödenmiş hangilerinin tedavülde olduğu konusunda tereddüte mahal vermeyecek şekilde açık, anlaşılır ve gerekçeli olarak hüküm tesisi gerekirken, davacının tüm talepleri karşılanmaksızın ve «infazda tereddüt» yaratacak şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tedavülde 24 adet «çek» yaprığının görüldüğü, bunlardan 10 adedinin müşteride olduğu, 14 adedinin ise karşılıksız olduğunun anlaşıldığı, bu çekler içinde bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutarın toplam 25.830,00 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın 24 adet çek üzerinden kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3359 E. 2011/5507 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9444 E. 2015/9527 K.
Ortak:infaz · kamu düzeni
İncelediğiniz karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Aksi hal yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, «kamu düzeni» ve barışı oluşturulamaz.
Benzer bu karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Aksi hal yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, «kamu düzeni» ve barışı oluşturulamaz.
… alan bu müphem hususlar açıklattırılıp, hangi resimlerin dava konusu yapıldığı tespit edildikten sonra ve gerektiğinde bu resimlerin davalı tarafından kullanımının «haksız rekabet» teşkil edip etmediğine dair uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle işin esasının incelenmesi, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü halinde ise sadece haksız rekabete sebebiyet veren resimler yönünden hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde ve «infazda tereddüt» yaratır biçimde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu kararda… e kotaloglarda yer alan davacı ürünlerine ait resimlerin davalının internet sitesi ve kataloglarında birebir kullanıldığı. bu suretle davacının marka ve ürünleriyle «iltibas» yaratılarak «haksız rekabette» bulunulduğu, davacının maddi zararının tam olarak ispat edilememesi nedeniyle TBK'nın 50/2. maddesi uyarınca «maddi tazminatın» tayini yoluna gidildiği, gerekçesiyle haksız rekabetin men'ine, davalıya ait katalogların toplatılarak imhasına, davalının internet sitesinde yer alan resim ve diğer dokümanların kullanımının engellenilmesine, 1.000,00 TL maddi, 2.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
… alan bu müphem hususlar açıklattırılıp, hangi resimlerin dava konusu yapıldığı tespit edildikten sonra ve gerektiğinde bu resimlerin davalı tarafından kullanımının «haksız rekabet» teşkil edip etmediğine dair uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle işin esasının incelenmesi, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü halinde ise sadece haksız rekabete sebebiyet veren resimler yönünden hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde ve «infazda tereddüt» yaratır biçimde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1-Dava; davalının, davacıya ait internet sitesi ve katologlarında yer alan, davacı tarafından üretim ve satışı yapılan ürünlere ilişkin resimlerin, davalıya ait internet sitesi ve katologlarda aynen kullanılması nedeniyle oluşan «haksız rekabetin» tespiti ve men'i, haksız rekabeten sonuçlarının ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup mahkemece yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak; davacı vekilince dava dilekçesinde, davalı tarafından hangi resimlerin aynen kullanıldıkları ve bu suretle «haksız rekabetin» oluştuğu hususunda bir beyanda bulunulmadığı gibi mahkemece davacı vekilinden bu hususta dava dilekçesinin açıklattırılması da istenilmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5234 E. 2013/8353 K.
Ortak:infaz · kamu düzeni · avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, bilirkişinin düzenlemiş olduğu rapordan özetle, davacının talep edebileceği, «gerçek zarar» miktarının 15.864,84 TL olduğunu, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüyle 15.864,84 TL'nin 05/08/2013 ödeme tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Aksi hal yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, «kamu düzeni» ve barışı oluşturulamaz.
Benzer bu karardaTL’nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Hatta denilebilir ki, dava içinden davalar doğar, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, «kamu düzeni» ve barışı oluşturulamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilat makbuzu · hisse senedi · ticari faiz · garantörlük · yönetim kurulu kararı
Benzer bu kararda… en sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkiline verilen yüksek faiz ve yatırılan paraların her an geri çekilebileceği «garantisi» üzerine, müvekkilinden ....07.1999 ile 01.01.2001 tarihleri arasında toplam 33.500.00 DM tahsil edilerek karşılığında davalı holding adına düzenlenmiş «tahsilat makbuzlarının» verildiğini ancak geri ödemelerin yapılmadığını, müvekkilinin zararından paranın tahsil edildiği tarihte «yönetim kurulu» başkanı olan davalı ...’in sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalılarca «hisse senedi» devri yapılamayacağının tespitini, yasalara aykırı şekilde kurulan taraflar arasındaki ilişkinin hükümsüzlüğünü ve ....500,00 DM (....128,27 €)= 32.982,...
TL’nin en yüksek «ticari faizi» ile birlikte müvekkiline iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Mobella Holding A.Ş. vekili, müvekkilinin banka gibi çalışan, faiz vermek amacıyla para toplayan bir kurum olmadığını, davacı vekilince sunulan «tahsilat makbuzlarının» üçüncü kişilerce her zaman düzenlenebileceğini, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete ortak olduğunun ispat edilmesinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin davalı şirketin en büyük hissedarı olup bir dönem bu şirketin «yönetim kurulu» başkanlığı yaptığını, müvekkilinin davalı şirketin hak ve borçlarından şahsi olarak sorumlu tutulamayacağını, öncelikle davacının davalı şirkete hissedar olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3577 E. 2013/3187 K.
Ortak:gerçek zarar · infaz · kamu düzeni
İncelediğiniz karardaMahkemece, bilirkişinin düzenlemiş olduğu rapordan özetle, davacının talep edebileceği, «gerçek zarar» miktarının 15.864,84 TL olduğunu, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüyle 15.864,84 TL'nin 05/08/2013 ödeme tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Aksi hal yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, «kamu düzeni» ve barışı oluşturulamaz.
Benzer bu kararda… uşturacağı, davalının ürünü başkasından satın almış olmasının, sorumluluğunu kaldırmayacağı, tazminat hesabına yönelik alınan bilirkişi raporunda sadece yed-i emine «teslim» edilen ürün sayısına göre tazminat hesabı yapıldığından davacının «gerçek zararını» yansıtmadığı, bu nedenle BK'nın 42. maddesi de dikkate alınarak 1.000.00 TL maddi ve ....000.00 TL manevi tazminatın takdirinin uygun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının davacının «tescilli tasarımlarına» tecavüzü ile «haksız rekabetinin» tespiti ve önlenmesine, anılan tasarımların kullanılmasının önlenmesine, 1.000.00 TL maddi ve 5.000.00 TL manevi tazminatın 18.09.2003 tarihinden itibaren en yükse …
Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Hatta denilebilir ki, dava içinden davalar doğar, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, «kamu düzeni» ve barışı oluşturulamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükümsüzlüğün tespiti · takipsizlik kararı · delil tespiti · tescilsiz tasarım · ayırt edicilik · ilan · haksız rekabet · teslim
Benzer bu kararda… tescilli olan ....08.2002 tarih ve 2002/02167 tescil sayılı, 18 ve ... numaralı özgün tasarımların davalı tarafından taklit edilerek piyasa sürüldüğünü, bu durumun «haksız rekabet» oluşturduğunu, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, bu hususun «delil tespiti» dosyasıyla mahkemece tespit edildiğini ileri sürerek, 554 sayılı KHK çerçevesinde davalının müvekkiline ait 2202/02167 sayılı tasarımlarından ... haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin men'ini, taklit ürünlerin ve tanıtım vasıtalarının imhasını, haksız rekabete ilişkin sonuçların ortadan kaldırılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ....000.00 TL maddi ve 5.000.00 TL manevi tazminatın ....08.2002 tarihinden itibaren en yüksek ticari faiziyle tahsilini, davalının haksız rekabete konu işlemlerden elde etmiş olduğu kazancın işlem tarihlerinden itibaren ticari faiziyle müvekkiline devrini ve hüküm özetinin «ilanını» talep ve dava etmiştir.
Davalı ve karşı davacı vekili, davalının tasarımlarının yenilik ve «ayırt edicilik» özelliklerinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, karşı davasında ise, davacı-karşı davalı adına tescilli 2002/02167 ve 2002/00717 sayılı 18, ... ve 41 numaralı tasarımların yenilik ve ayırt edicilik özelliği bulunmadığını, müvekkilinin firmasında tespiti yapılan ürünlerin müvekkilince başka bir firmadan Polin etiketi altında satın alındığını ileri sürerek, «hükümsüzlüklerinin tespitini» ve iptalini talep ve dava etmiş, ancak daha sonra davasını «takipsiz» bırakmıştır.
… uşturacağı, davalının ürünü başkasından satın almış olmasının, sorumluluğunu kaldırmayacağı, tazminat hesabına yönelik alınan bilirkişi raporunda sadece yed-i emine «teslim» edilen ürün sayısına göre tazminat hesabı yapıldığından davacının «gerçek zararını» yansıtmadığı, bu nedenle BK'nın 42. maddesi de dikkate alınarak 1.000.00 TL maddi ve ....000.00 TL manevi tazminatın takdirinin uygun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının davacının «tescilli tasarımlarına» tecavüzü ile «haksız rekabetinin» tespiti ve önlenmesine, anılan tasarımların kullanılmasının önlenmesine, 1.000.00 TL maddi ve 5.000.00 TL manevi tazminatın 18.09.2003 tarihinden itibaren en yükse …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8905 E. , 2017/5716 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/09/2015 tarih ve 2015/863-2015/469 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... Tic. Ltd. Şti. yetkilisi Sabri Babat tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... İşletmeleri A.Ş' ye ait olan kumaş emtiası, müvekkili şirket nezdinde Nakliyat Emtea Kati sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, sigorta konusu olan 40.043 m./542 rulo mamul kumaşın sevki için müvekkili şirket sigortalısı olan ... İşletmeleri A.Ş. ile davalılardan ... Taşımacılık İhrc. San. Tic. Ltd. Şti. arasında nakliyat sözleşmesi imzalanmış olup, davalı ... Nakliyat Ltd. Şti'nin sözleşmeye taşıtıcı firma sıfatı ile taraf olduğunu, sigorta konusu kumaş emtiası ...'tan ...'a sevk edilmek üzere .../... plakalı araca yüklendiğini, emtianın sevki sırasında 17.07.2013 tarihinde gerçekleşen hırsızlık vakıası sonucu davalı sürücü, 1.524 mt/23 rulo kumaş eksik şekilde kalan emtiaları sigortalı şirket alıcısı ...
San. ve Dış Tic. A.Ş'ye teslim edildiğini, nakliye sırasında çalınmak suretiyle kaybolduğu belirtilen emtia sebebiyle davacı ... şirketi tarafından sigortalısına toplam 15.864,84 TL hasar tazminatı ödendiğini, sigortalı şirket tarafından, davalı ... Ltd. Şti'ye nakliyesini gerçekleştirdikleri 542 mamul kumaşın 23 rulosunun kayıp olduğu veya çalındığı, 15.864,84 TL'lik zararına uğratıldıklarının noter kanalıyla 18/07/2013 tarihinde bildirildiğini, 15.864,84 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davalı ... Tic. Ltd. Şti'de şoför olarak çalıştığını, davacının iddia ettiği şekilde kusur ve dikkatsizliğinin söz konusu olmadığını, şirket tarafından verilen talimatları harfiyen yerine getirildiğini, durduğu yerin güvenlik açısından çok sayıda insanın mola verdiği bir yer olduğunu, müteselsil sorumlu olarak gösterilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ile arasında akdedilmiş herhangi bir sözleşmenin mevcut olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişinin düzenlemiş olduğu rapordan özetle, davacının talep edebileceği, gerçek zarar miktarının 15.864,84 TL olduğunu, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüyle 15.864,84 TL'nin 05/08/2013 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı ... Ulus. Taş. Ltd. Şti. yetkilisi temyiz etmiştir.
1-Dava, nakliye sigorta poliçesinden kaynaklı rücuen tazminat davasına ilişkin olup mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. HMK’nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu kurallar yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.
Somut olayda ... Nakliyat Ltd. Şti, ... Taş. Ltd. Şti. ve ...'ın davalı olarak gösterildiği, hüküm kurulurken de davalı ve davalılar aleyhine hüküm kurulduğu, ancak hangi davalının veya davalıların hangi hükümden sorumlu olduğunun anlaşılamadığı, hüküm fıkralarında bunun ayrıntılı olarak açıklanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı şirket ve feri müdahiller vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Taş. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/378071300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz