6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/3577 E. 2013/3187 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hükümsüzlüğün tespiti takipsizlik kararı delil tespiti gerçek zarar tescilsiz tasarım infaz kamu düzeni içtihadı birleştirme kararı ayırt edicilik ilan haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi teslim

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 42 · HUMK — HUMK 382

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

11. Hukuk Dairesi         2012/3577 E.  ,  2013/3187 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen ....2009 tarih ve 2003/1097-2009/276 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardan beri abiye bayan elbiseleri üretimi ve ticareti ile uğraştığını, müvekkili adına ... nezdinde tescilli olan ....08.2002 tarih ve 2002/02167 tescil sayılı, 18 ve ... numaralı özgün tasarımların davalı tarafından taklit edilerek piyasa sürüldüğünü, bu durumun haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, bu hususun delil tespiti dosyasıyla mahkemece tespit edildiğini ileri sürerek, 554 sayılı KHK çerçevesinde davalının müvekkiline ait 2202/02167 sayılı tasarımlarından ... haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin men'ini, taklit ürünlerin ve tanıtım vasıtalarının imhasını, haksız rekabete ilişkin sonuçların ortadan kaldırılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ....000.00 TL maddi ve 5.000.00 TL manevi tazminatın ....08.2002 tarihinden itibaren en yüksek ticari faiziyle tahsilini, davalının haksız rekabete konu işlemlerden elde etmiş olduğu kazancın işlem tarihlerinden itibaren ticari faiziyle müvekkiline devrini ve hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.

Davalı ve karşı davacı vekili, davalının tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, karşı davasında ise, davacı-karşı davalı adına tescilli 2002/02167 ve 2002/00717 sayılı 18, ... ve 41 numaralı tasarımların yenilik ve ayırt edicilik özelliği bulunmadığını, müvekkilinin firmasında tespiti yapılan ürünlerin müvekkilince başka bir firmadan Polin etiketi altında satın alındığını ileri sürerek, hükümsüzlüklerinin tespitini ve iptalini talep ve dava etmiş, ancak daha sonra davasını takipsiz bırakmıştır.

Mahkemece; iddia, savunma, 2003/233 D.iş Esas sayılı dosyada alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacının 2002/02167 tescil sayılı, 18 ve .... numaralı tasarımlarını aynen taklit ederek piyasaya sunduğu, 554 sayılı KHK'ya göre, başkasının tasarımını izinsiz taklit etmenin, hak sahibinin tasarım tescilinden ... haklarına tecavüz oluşturacağı, davalının ürünü başkasından satın almış olmasının, sorumluluğunu kaldırmayacağı, tazminat hesabına yönelik alınan bilirkişi raporunda sadece yed-i emine teslim edilen ürün sayısına göre tazminat hesabı yapıldığından davacının gerçek zararını

yansıtmadığı, bu nedenle BK'nın 42. maddesi de dikkate alınarak 1.000.00 TL maddi ve ....000.00 TL manevi tazminatın takdirinin uygun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının davacının tescilli tasarımlarına tecavüzü ile haksız rekabetinin tespiti ve önlenmesine, anılan tasarımların kullanılmasının önlenmesine, 1.000.00 TL maddi ve 5.000.00 TL manevi tazminatın 18.09.2003 tarihinden itibaren en yüksek ticari faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. HUMK’nın 382 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Bu kurallar yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta denilebilir ki, dava içinden davalar doğar, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun ....04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 sayılı Kararı’nda da, kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağına içtihat edilmiştir. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, ayrıca gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluktur.

Somut olayda mahkemenin gerekçesinde, davacı lehine "....000.00 TL" manevi tazminatın takdir edildiği belirtilmişse de, hüküm kısmında "5.000.00 TL" manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilerek, kısa kararda yer verilmeyen tazminat miktarına gerekçeli kararda yer verilmek suretiyle iki karar arasında çelişki yaratılması doğru görülmemiş, kararın bu gerekçeyle bozulması gerekmiştir.

...- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7949 E. 2013/12781 K.

    Ortak: · Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5234 E. 2013/8353 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17722 E. 2014/19402 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Marka hakkına tecavüzün men'i | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1659 E. 2013/3138 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/288 E. 2013/912 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Faydalı Model Hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13413 E. 2012/4129 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10718 E. 2010/1705 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6092 E. 2012/13282 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/3577 E.  ,  2013/3187 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ... 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen ....2009 tarih ve 2003/1097-2009/276 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardan beri abiye bayan elbiseleri üretimi ve ticareti ile uğraştığını, müvekkili adına ... nezdinde tescilli olan ....08.2002 tarih ve 2002/02167 tescil sayılı, 18 ve ... numaralı özgün tasarımların davalı tarafından taklit edilerek piyasa sürüldüğünü, bu durumun haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, bu hususun delil tespiti dosyasıyla mahkemece tespit edildiğini ileri sürerek, 554 sayılı KHK çerçevesinde davalının müvekkiline ait 2202/02167 sayılı tasarımlarından ... haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin men'ini, taklit ürünlerin ve tanıtım vasıtalarının imhasını, haksız rekabete ilişkin sonuçların ortadan kaldırılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ....000.00 TL maddi ve 5.000.00 TL manevi tazminatın ....08.2002 tarihinden itibaren en yüksek ticari faiziyle tahsilini, davalının haksız rekabete konu işlemlerden elde etmiş olduğu kazancın işlem tarihlerinden itibaren ticari faiziyle müvekkiline devrini ve hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.

Davalı ve karşı davacı vekili, davalının tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, karşı davasında ise, davacı-karşı davalı adına tescilli 2002/02167 ve 2002/00717 sayılı 18, ... ve 41 numaralı tasarımların yenilik ve ayırt edicilik özelliği bulunmadığını, müvekkilinin firmasında tespiti yapılan ürünlerin müvekkilince başka bir firmadan Polin etiketi altında satın alındığını ileri sürerek, hükümsüzlüklerinin tespitini ve iptalini talep ve dava etmiş, ancak daha sonra davasını takipsiz bırakmıştır.

Mahkemece; iddia, savunma, 2003/233 D.iş Esas sayılı dosyada alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacının 2002/02167 tescil sayılı, 18 ve .... numaralı tasarımlarını aynen taklit ederek piyasaya sunduğu, 554 sayılı KHK'ya göre, başkasının tasarımını izinsiz taklit etmenin, hak sahibinin tasarım tescilinden ... haklarına tecavüz oluşturacağı, davalının ürünü başkasından satın almış olmasının, sorumluluğunu kaldırmayacağı, tazminat hesabına yönelik alınan bilirkişi raporunda sadece yed-i emine teslim edilen ürün sayısına göre tazminat hesabı yapıldığından davacının gerçek zararını

yansıtmadığı, bu nedenle BK'nın 42. maddesi de dikkate alınarak 1.000.00 TL maddi ve ....000.00 TL manevi tazminatın takdirinin uygun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının davacının tescilli tasarımlarına tecavüzü ile haksız rekabetinin tespiti ve önlenmesine, anılan tasarımların kullanılmasının önlenmesine, 1.000.00 TL maddi ve 5.000.00 TL manevi tazminatın 18.09.2003 tarihinden itibaren en yüksek ticari faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. HUMK’nın 382 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Bu kurallar yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta denilebilir ki, dava içinden davalar doğar, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun ....04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 sayılı Kararı’nda da, kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağına içtihat edilmiştir. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, ayrıca gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluktur.

Somut olayda mahkemenin gerekçesinde, davacı lehine "....000.00 TL" manevi tazminatın takdir edildiği belirtilmişse de, hüküm kısmında "5.000.00 TL" manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilerek, kısa kararda yer verilmeyen tazminat miktarına gerekçeli kararda yer verilmek suretiyle iki karar arasında çelişki yaratılması doğru görülmemiş, kararın bu gerekçeyle bozulması gerekmiştir.

...- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/487464100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.