Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/9444 E. 2015/9527 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infazda tereddüt↗ infaz↗ tbk 99↗ kamu düzeni↗ maddi ve manevi tazminat↗ sulh↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; sunulan belgeler, Ankara 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/599 esas sayılı dosyası içeriğinden davacıya ait internet sitesi ve kotaloglarda yer alan davacı ürünlerine ait resimlerin davalının internet sitesi ve kataloglarında birebir kullanıldığı. bu suretle davacının marka ve ürünleriyle iltibas yaratılarak haksız rekabette bulunulduğu, davacının maddi zararının tam olarak ispat edilememesi nedeniyle TBK'nın 50/2. maddesi uyarınca maddi tazminatın tayini yoluna gidildiği, gerekçesiyle haksız rekabetin men'ine, davalıya ait katalogların toplatılarak imhasına, davalının internet sitesinde yer alan resim ve diğer dokümanların kullanımının engellenilmesine, 1.000,00 TL maddi, 2.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava; davalının, davacıya ait internet sitesi ve katologlarında yer alan, davacı tarafından üretim ve satışı yapılan ürünlere ilişkin resimlerin, davalıya ait internet sitesi ve katologlarda aynen kullanılması nedeniyle oluşan haksız rekabetin tespiti ve men'i, haksız rekabeten sonuçlarının ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup mahkemece yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. HMK’nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu kurallar yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.
Somut olayda mahkemece; davalının ürün katologlarının toplatılıp imhasına, davalıya ait internet sitesinde yer alan resim ve diğer dökümanların kullanımının engellenilmesine karar verilmiştir. Ancak; davacı vekilince dava dilekçesinde, davalı tarafından hangi resimlerin aynen kullanıldıkları ve bu suretle haksız rekabetin oluştuğu hususunda bir beyanda bulunulmadığı gibi mahkemece davacı vekilinden bu hususta dava dilekçesinin açıklattırılması da istenilmemiştir. O halde mahkemece; davacı vekiline, dava dilekçesinde yer alan bu müphem hususlar açıklattırılıp, hangi resimlerin dava konusu yapıldığı tespit edildikten sonra ve gerektiğinde bu resimlerin davalı tarafından kullanımının haksız rekabet teşkil edip etmediğine dair uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle işin esasının incelenmesi, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü halinde ise sadece haksız rekabete sebebiyet veren resimler yönünden hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde ve infazda tereddüt yaratır biçimde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14325 E. 2018/7509 K.
Ortak:infaz · kamu düzeni
İncelediğiniz karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Aksi hal yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, «kamu düzeni» ve barışı oluşturulamaz.
… alan bu müphem hususlar açıklattırılıp, hangi resimlerin dava konusu yapıldığı tespit edildikten sonra ve gerektiğinde bu resimlerin davalı tarafından kullanımının «haksız rekabet» teşkil edip etmediğine dair uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle işin esasının incelenmesi, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü halinde ise sadece haksız rekabete sebebiyet veren resimler yönünden hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde ve «infazda tereddüt» yaratır biçimde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Aksi hal yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, «kamu düzeni» ve barışı oluşturulamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13170 E. 2016/4982 K.
Ortak:infazda tereddüt · infaz · kamu düzeni
İncelediğiniz kararda… alan bu müphem hususlar açıklattırılıp, hangi resimlerin dava konusu yapıldığı tespit edildikten sonra ve gerektiğinde bu resimlerin davalı tarafından kullanımının «haksız rekabet» teşkil edip etmediğine dair uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle işin esasının incelenmesi, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü halinde ise sadece haksız rekabete sebebiyet veren resimler yönünden hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde ve «infazda tereddüt» yaratır biçimde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Aksi hal yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, «kamu düzeni» ve barışı oluşturulamaz.
Benzer bu karardaAncak, yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde hükmün açık ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olması gerektiğinden yazılı şekilde bilirkişi raporuna atıf suretiyle ve «infazda tereddüte» yol açacak biçimde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle resen bozulması gerekmiştir.
Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Aksi hal yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, «kamu düzeni» ve barışı oluşturulamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:depo kararı · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından taşınmak üzere davalıya «teslim» edilen eşyaların alıcısına teslim edilmediği, söz konusu eşyaların «depoda» bulunduğu, eşyaların hasarlı olmadıkları ve aynen iadelerinin mümkün olduğu, davacı tarafça ödenen taşıma ücretinin de iadesinin gerektiği gerekçesiyle bilirkişi t …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8905 E. 2017/5716 K.
Ortak:infaz · kamu düzeni
İncelediğiniz karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Aksi hal yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, «kamu düzeni» ve barışı oluşturulamaz.
… alan bu müphem hususlar açıklattırılıp, hangi resimlerin dava konusu yapıldığı tespit edildikten sonra ve gerektiğinde bu resimlerin davalı tarafından kullanımının «haksız rekabet» teşkil edip etmediğine dair uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle işin esasının incelenmesi, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü halinde ise sadece haksız rekabete sebebiyet veren resimler yönünden hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde ve «infazda tereddüt» yaratır biçimde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Aksi hal yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, «kamu düzeni» ve barışı oluşturulamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar · feri müdahil · rücuen tazminat · sigorta poliçesi · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişinin düzenlemiş olduğu rapordan özetle, davacının talep edebileceği, «gerçek zarar» miktarının 15.864,84 TL olduğunu, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüyle 15.864,84 TL'nin 05/08/2013 ödeme tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, nakliye «sigorta poliçesinden» kaynaklı «rücuen tazminat» davasına ilişkin olup mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı şirket ve «feri müdahiller» vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8389 E. 2017/7188 K.
Ortak:infazda tereddüt · infaz · kamu düzeni
İncelediğiniz kararda… alan bu müphem hususlar açıklattırılıp, hangi resimlerin dava konusu yapıldığı tespit edildikten sonra ve gerektiğinde bu resimlerin davalı tarafından kullanımının «haksız rekabet» teşkil edip etmediğine dair uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle işin esasının incelenmesi, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü halinde ise sadece haksız rekabete sebebiyet veren resimler yönünden hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde ve «infazda tereddüt» yaratır biçimde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Aksi hal yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, «kamu düzeni» ve barışı oluşturulamaz.
Benzer bu kararda1- Dava, davalı şirkete verilen 25 adet «çek» için çek yaprağı bedellerinin «depo» edilmesi ile ödenen 1 adet çek bedelinin «istirdatı» istemine ilişkin olup, mahkeme kararında bilirkişi raporları özetlendikten sonra bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davanın kısmen kabulü ile 24 adet çek üzerinden talebin kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş ise de, hüküm açık ve anlaşılır olmayıp «infazda tereddüt» yaratacak mahiyettedir.
Somut olayda mahkemece; davacının dava devam ederken bir kısım «çek» bedellerinin daha ödenmiş olduğu, bu çekler yönünden de talebinin «istirdat» istemine dönüştüğü ileri sürülmüş olup, mahkemece davacının «depo» ve istirdat talebine konu çeklerin kaç adet olduğu, hangilerinin ödenmiş hangilerinin tedavülde olduğu konusunda tereddüte mahal vermeyecek şekilde açık, anlaşılır ve gerekçeli olarak hüküm tesisi gerekirken, davacının tüm talepleri karşılanmaksızın ve «infazda tereddüt» yaratacak şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:depo kararı · istirdat · çek
Benzer bu kararda1- Dava, davalı şirkete verilen 25 adet «çek» için çek yaprağı bedellerinin «depo» edilmesi ile ödenen 1 adet çek bedelinin «istirdatı» istemine ilişkin olup, mahkeme kararında bilirkişi raporları özetlendikten sonra bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davanın kısmen kabulü ile 24 adet çek üzerinden talebin kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş ise de, hüküm açık ve anlaşılır olmayıp «infazda tereddüt» yaratacak mahiyettedir.
Somut olayda mahkemece; davacının dava devam ederken bir kısım «çek» bedellerinin daha ödenmiş olduğu, bu çekler yönünden de talebinin «istirdat» istemine dönüştüğü ileri sürülmüş olup, mahkemece davacının «depo» ve istirdat talebine konu çeklerin kaç adet olduğu, hangilerinin ödenmiş hangilerinin tedavülde olduğu konusunda tereddüte mahal vermeyecek şekilde açık, anlaşılır ve gerekçeli olarak hüküm tesisi gerekirken, davacının tüm talepleri karşılanmaksızın ve «infazda tereddüt» yaratacak şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tedavülde 24 adet «çek» yaprığının görüldüğü, bunlardan 10 adedinin müşteride olduğu, 14 adedinin ise karşılıksız olduğunun anlaşıldığı, bu çekler içinde bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutarın toplam 25.830,00 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın 24 adet çek üzerinden kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/212 E. 2014/6727 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · hakkaniyet · reeskont faizi · marka hakkına tecavüz · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu kararda… ” markasını birebir aynı şekilde internet üzerinden, katolog ve tanıtım malzemelerinde ve marka ile ürün satışı yapmak suretiyle kullandığı, bu kullanımın davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği, davacının talebi uyarınca yapılan hesaplama sonucunda davalının iki yıllık satış ve markayı kullanım durumu gözetilerek BK ve «hakkaniyet» hükümleri uyarınca 12.500,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 12.09.2011 tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dava açılmadan önce alınan ve mahkemece itibar edilen «delil tespitine» ilişkin bilirkişi raporunda, davacıya ait marka ile davalının tescilsiz olarak kullandığı markanın birebir aynı olmasa da karıştırılma ihtimalinin bulunduğu belirtilmiş ise de davacının delil olarak dayandığı ve mahkemece celb edilip incelenmeyen ceza dosyası ve bu dosyada alınıp temyiz dilekçesi ekinde «ibraz» edilen bilirkişi raporunda taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı bu nedenle markaya vaki tecavüzden bahsedilemeyeceği bildirilmiştir.
1- Dava, markaya tecavüzün tespit ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup mahkemece «delil tespiti» sırasında alınan bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Bu durumda mahkemece delil olarak dayanılan ceza dosyası getirtilip incelenerek içinde sektörden bir bilirkişinin bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporu alınmaksızın «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkemece verilen kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/9444 E. , 2015/9527 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/11/2014
NUMARASI 2014/911-2014/740
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/11/2014 tarih ve 2014/911-2014/740 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin kum ve taş ocaklarında kullanılan çelik örgü, elek eleme tesisleri ve elemanları konusunda faaliyet gösterdiğini, üretim ve satışını yaptığı ürünlerin reklam ve tanıtımını www.z..com.tr ibareli internet sitesi üzerinden yaptığını, yeni ticari hayatına başlayan ve müvekkiliyle aynı alanda faaliytte bulunan davalının ürünlerini tanıtım amacıyla kullandığı www.eltaselek.com ibareli internet sitesi ile kataloglarında müvekkiline ait internet sitesi ve kataloglarda yer alan resimleri aynen kullandığını, müvekkilin şikayeti üzerine haksız rekabet hükümleri uyarınca davalı şirket sorumlularının ceza aldığını, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek 5.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, haksız rekabetin men'i kapsamında davalı kataloglarının toplatılıp imhasına, davalıya ait internet sitesinde yer alan resim ve dokümanların kullanımının engellenilmesine hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 2.8.2011 tarihinde yapılan ilan ile faaliyete başladığını, dava konusu resimlerde yer alan ürünlerin aynı alanda faaliyet gösteren tüm firmaların kataloglarında bulunduğunu, müvekkilinin de bu ürünleri üretip sattığını, şirket yöneticileri hakkında verilen cezanın kesin nitelikte olması nedeniyle temyiz edilemediğini, bu nedenle sübuta yönelik kesin delil mahiyeti taşımadığını, davacının maddi ve manevi zararının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; sunulan belgeler, Ankara 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/599 esas sayılı dosyası içeriğinden davacıya ait internet sitesi ve kotaloglarda yer alan davacı ürünlerine ait resimlerin davalının internet sitesi ve kataloglarında birebir kullanıldığı. bu suretle davacının marka ve ürünleriyle iltibas yaratılarak haksız rekabette bulunulduğu, davacının maddi zararının tam olarak ispat edilememesi nedeniyle TBK'nın 50/2. maddesi uyarınca maddi tazminatın tayini yoluna gidildiği, gerekçesiyle haksız rekabetin men'ine, davalıya ait katalogların toplatılarak imhasına, davalının internet sitesinde yer alan resim ve diğer dokümanların kullanımının engellenilmesine, 1.000,00 TL maddi, 2.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava; davalının, davacıya ait internet sitesi ve katologlarında yer alan, davacı tarafından üretim ve satışı yapılan ürünlere ilişkin resimlerin, davalıya ait internet sitesi ve katologlarda aynen kullanılması nedeniyle oluşan haksız rekabetin tespiti ve men'i, haksız rekabeten sonuçlarının ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup mahkemece yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. HMK’nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu kurallar yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.
Somut olayda mahkemece; davalının ürün katologlarının toplatılıp imhasına, davalıya ait internet sitesinde yer alan resim ve diğer dökümanların kullanımının engellenilmesine karar verilmiştir. Ancak; davacı vekilince dava dilekçesinde, davalı tarafından hangi resimlerin aynen kullanıldıkları ve bu suretle haksız rekabetin oluştuğu hususunda bir beyanda bulunulmadığı gibi mahkemece davacı vekilinden bu hususta dava dilekçesinin açıklattırılması da istenilmemiştir. O halde mahkemece; davacı vekiline, dava dilekçesinde yer alan bu müphem hususlar açıklattırılıp, hangi resimlerin dava konusu yapıldığı tespit edildikten sonra ve gerektiğinde bu resimlerin davalı tarafından kullanımının haksız rekabet teşkil edip etmediğine dair uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle işin esasının incelenmesi, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü halinde ise sadece haksız rekabete sebebiyet veren resimler yönünden hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde ve infazda tereddüt yaratır biçimde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazları ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 28/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/130860100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz