Çekişmesiz yargı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5870 E. 2017/5396 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekişmesiz yargı↗ mutlak ticari dava↗ ön inceleme aşaması↗ tanık beyanı↗ rücuen tahsil↗ ticari dava niteliği↗ sözleşmeden doğan dava↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ tazminat davası↗ görevsizlik kararı↗ tacir↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamına göre; sübut bulan davanın kısmen kabulü ile 24.959,98 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava Avukatlık Mesleki Sigorta Sözleşmesi kapsamında oluşan tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklandığı üzere davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, asliye ticaret mahkemelerinin görevi 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” mutlak ticari dava olarak sayılmıştır. Öte yandan, somut ihtilafa konu tazminat davası, 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen sigorta sözleşmelerinden doğan riziko tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu 6102 sayılı Kanun'un 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi asliye ticaret mahkemesine ait olduğu halde yerel mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın resen bozulmasını gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15677 E. 2016/213 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · mutlak ticari dava · ticari dava niteliği · sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · riziko · tazminat davası · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaÖte yandan, somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu 6102 sayılı Kanun'un 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi asliye ticaret mahkemesine ait olduğu halde yerel mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın resen bozulmasını gerektirmiştir.
… 02 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir»” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” «mutlak ticari» dava olarak sayılmıştır.
Benzer bu karardaÖte yandan, somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı sigorta şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
… 02 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir»” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” «mutlak ticari» dava olarak sayılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu olayda tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle; mahkemenin «görevsizliğine», davanın görev nedeniyle dava «şartı yokluğundan» HMK 114/1-c, 115/2 ye göre «usulden reddine», HMK 20 md.ye göre kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haflalık süre içinde başvuru halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Anadolu Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu olayda tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle; mahkemenin «görevsizliğine», davanın görev nedeniyle dava «şartı yokluğundan» HMK 114/1-c, 115/2 ye göre «usulden reddine», HMK 20 md.ye göre kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haflalık süre içinde başvuru halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Anadolu Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Öte yandan, somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı sigorta şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/59 E. 2016/1671 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · mutlak ticari dava · ticari dava niteliği · sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · riziko · tazminat davası · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaÖte yandan, somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu 6102 sayılı Kanun'un 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi asliye ticaret mahkemesine ait olduğu halde yerel mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın resen bozulmasını gerektirmiştir.
… 02 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir»” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” «mutlak ticari» dava olarak sayılmıştır.
Benzer bu karardaÖte yandan, somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu 6102 sayılı Kanun'un 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
… 02 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir»” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” «mutlak ticari» dava olarak sayılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 6502 sayılı Yasa'nın 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanun'un 3/1-L bendine göre, «tüketici işleminin» mal veya hizmet yazılarında kamu tüzel kişileri de «dahil» olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb. sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olduğu belirtildiğinden dava konusu olayda Tüketici Mahkemesinin «görevli» ve yetkili olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin «görevsizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tüketici işlemi · usulden reddi · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 6502 sayılı Yasa'nın 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanun'un 3/1-L bendine göre, «tüketici işleminin» mal veya hizmet yazılarında kamu tüzel kişileri de «dahil» olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb. sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olduğu belirtildiğinden dava konusu olayda Tüketici Mahkemesinin «görevli» ve yetkili olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin «görevsizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Öte yandan, somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu 6102 sayılı Kanun'un 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15407 E. 2016/179 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · mutlak ticari dava · ticari dava niteliği · sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · riziko · tazminat davası · tacir · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… 02 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir»” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” «mutlak ticari» dava olarak sayılmıştır.
Öte yandan, somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu 6102 sayılı Kanun'un 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi asliye ticaret mahkemesine ait olduğu halde yerel mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın resen bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… 02 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir»” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” «mutlak ticari» dava olarak sayılmıştır.
Öte yandan, somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu 6102 sayılı Kanun'un 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece, davaya konu talebin doktorun kötü tıbbi muamelesinden kaynaklanan zarara ilişkin olduğu, davacılar ile sigorta şirketi arasında 6502 sayılı Tüketici Kanunu'nun 3. maddesi anlamında tüketici ilişkisi bulunduğu, anılan Kanun'un 73/1 maddesi uyarınca somut uyuşmazlığa bakma görevinin Tüketici Mahkemesi'ne ait olduğu gerekçesiyle görev yönünden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Öte yandan, somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu 6102 sayılı Kanun'un 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Tıbbi kötü uygulamaya ilişkin sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13640 E. 2016/9304 K.
Ortak:mutlak ticari dava · sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · riziko · tazminat davası · görevsizlik kararı · tacir · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaÖte yandan, somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu 6102 sayılı Kanun'un 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi asliye ticaret mahkemesine ait olduğu halde yerel mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın resen bozulmasını gerektirmiştir.
… 02 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir»” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” «mutlak ticari» dava olarak sayılmıştır.
Benzer bu karardaSomut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi asliye ticaret mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
… a kapsamına göre; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanunun 3/1-L bendine göre “...sigorta...” işinin bir «tüketici işlemi» olduğu belirtilerek dava konusu olayda tüketici mahkemesinin «görevli» ve yetkili olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», davanın görev nedeniyle dava «şartı yokluğundan» HMK 114/1-c, 115/2’ ye göre «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece «sigorta sözleşmesinden» kaynaklı ilişkinin «tüketici işlemi» olduğu ve 6502 sayılı Kanun gereği Tüketici Mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tüketici işlemi · dava şartı yokluğu · usulden reddi
Benzer bu kararda… a kapsamına göre; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanunun 3/1-L bendine göre “...sigorta...” işinin bir «tüketici işlemi» olduğu belirtilerek dava konusu olayda tüketici mahkemesinin «görevli» ve yetkili olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», davanın görev nedeniyle dava «şartı yokluğundan» HMK 114/1-c, 115/2’ ye göre «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece «sigorta sözleşmesinden» kaynaklı ilişkinin «tüketici işlemi» olduğu ve 6502 sayılı Kanun gereği Tüketici Mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi asliye ticaret mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/541 E. 2016/1621 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · mutlak ticari dava · ticari dava niteliği · sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · riziko · tazminat davası · tacir · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… 02 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir»” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” «mutlak ticari» dava olarak sayılmıştır.
Öte yandan, somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu 6102 sayılı Kanun'un 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi asliye ticaret mahkemesine ait olduğu halde yerel mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın resen bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… 02 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir»” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” «mutlak ticari» dava olarak sayılmıştır.
Somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, tüketici ile yapılan «sigorta sözleşmelerinin» tüketici «tanımına» «dahil» olduğu, 6502 sayılı Yasa'nın 83/2 maddesine göre taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, davanın ticari bir yönünün bulunmadığı, doktor ile hasta arasındaki uyuşmazlıkların «vekalet sözleşmesine» ilişkin hukuksal düzenlemelere göre çözülmesi gerektiği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesi dikkate alındığında, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan davalara bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet sözleşmesi · tüketici işlemi · tanıma · usulden reddi · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, tüketici ile yapılan «sigorta sözleşmelerinin» tüketici «tanımına» «dahil» olduğu, 6502 sayılı Yasa'nın 83/2 maddesine göre taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, davanın ticari bir yönünün bulunmadığı, doktor ile hasta arasındaki uyuşmazlıkların «vekalet sözleşmesine» ilişkin hukuksal düzenlemelere göre çözülmesi gerektiği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesi dikkate alındığında, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan davalara bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
-
Tıbbi kötü uygulamaya ilişkin sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4948 E. 2016/5303 K.
Ortak:mutlak ticari dava · sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · riziko · tacir · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… 02 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir»” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” «mutlak ticari» dava olarak sayılmıştır.
Öte yandan, somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu 6102 sayılı Kanun'un 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi asliye ticaret mahkemesine ait olduğu halde yerel mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın resen bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAçılan dava, 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanun'un 3/1-L bendine göre «tüketici işleminin» mal veya hizmet yazılarında kamu tüzel kişileri de «dahil» olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb. sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olduğu, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinden» kaynaklı ilişkinin tüketici işlemi olduğu gerekçesiyle mahkemenin görev nedeniyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dava dosyasının «görevli» ve yetkili .....
Mahkemece «sigorta sözleşmesinden» kaynaklı ilişkinin «tüketici işlemi» olduğu ve 6502 sayılı Kanun gereği Tüketici Mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tüketici işlemi · dava şartı yokluğu · usulden reddi · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanun'un 3/1-L bendine göre «tüketici işleminin» mal veya hizmet yazılarında kamu tüzel kişileri de «dahil» olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb. sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olduğu, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinden» kaynaklı ilişkinin tüketici işlemi olduğu gerekçesiyle mahkemenin görev nedeniyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dava dosyasının «görevli» ve yetkili .....
Mahkemece «sigorta sözleşmesinden» kaynaklı ilişkinin «tüketici işlemi» olduğu ve 6502 sayılı Kanun gereği Tüketici Mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Açılan dava, 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5870 E. , 2017/5396 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/12/2015 tarih ve 2014/94-2015/1886 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 21,242 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ...'in vekili olarak ...l'e açtığı şufa davasında hisse satışını yapan hissedarlardan sadece ...l'un hissesi hakkında şufa talebinde bulunarak hata yaptığını, bu yüzden diğer hissedarların hisselerinin davacının müvekkili adına tescil ettirilmediğini, 2 senelik zamanaşımı süresi geçtiği için şufa hakkını kullanamadığından müvekkilinin başka bir avukatı vekil tayin ederek açtığı dava sonucu mesleki hatası nedeniyle kendisinden talep edilen 27.308,58 TL'sini avukata ödediğini, davalı ... A.Ş. tarafından 26/04/2011 tarihinden itibaren Avukatlık Mesleki Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, 24/12/2013 tarihli dilekçe ile yaptığı başvurunun 16/01/2014 tarihli cevabi yazı ile;
"önceden yapılmış veya hali hazırdaki bir talep veya talebe neden olabilecek herhangi bir durumun poliçenin başlangıç tarihinden itibaren sigortalı tarafından makul olarak bilindiği hallerin teminat dışında kaldığı ve rizikonun sigorta başlangıç tarihinde kendisi tarafından bilindiği gerekçe gösterilerek reddedildiğini, ileri sürerek 27.308,58 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu rizikoyu doğuran mesleki hatanın (diğer paydaşların paylarının satışları ile ilgili şufa davasının zamanaşımı geçirilmiş olmasıyla) davacı avukatın tazmin sorumluluğunu doğuracağı hususunun bilinen, makul olarak bilinmesi gereken bir riziko olduğundan teminat dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamına göre; sübut bulan davanın kısmen kabulü ile 24.959,98 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava Avukatlık Mesleki Sigorta Sözleşmesi kapsamında oluşan tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklandığı üzere davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, asliye ticaret mahkemelerinin görevi 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” mutlak ticari dava olarak sayılmıştır. Öte yandan, somut ihtilafa konu tazminat davası, 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd.
maddelerinde düzenlenen sigorta sözleşmelerinden doğan riziko tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu 6102 sayılı Kanun'un 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi asliye ticaret mahkemesine ait olduğu halde yerel mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın resen bozulmasını gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın görev yönünden re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/377087900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz