6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tıbbi kötü uygulamaya ilişkin sigorta tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13640 E. 2016/9304 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Sigorta

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tıbbi kötü uygulama zorunlu mali sorumluluk sigortası mutlak ticari dava mali sorumluluk sigortası tüketici işlemi sorumluluk sigortası sözleşmeden doğan dava sigorta sözleşmesi riziko dava şartı yokluğu tazminat davası usulden reddi görevsizlik kararı tacir sigorta poliçesi görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 4TTK 1401 · HMK — HMK 114

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanunun 3/1-L bendine göre “...sigorta...” işinin bir tüketici işlemi olduğu belirtilerek dava konusu olayda tüketici mahkemesinin görevli ve yetkili olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, davanın görev nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 114/1-c, 115/2’ ye göre usulden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece sigorta sözleşmesinden kaynaklı ilişkinin tüketici işlemi olduğu ve 6502 sayılı Kanun gereği Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 4/1(a) maddesinde, “Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” mutlak ticari dava olarak sayılmıştır. Somut ihtilafa konu tazminat davası, 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen sigorta sözleşmelerinden doğan riziko tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi asliye ticaret mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tıbbi kötü uygulamaya ilişkin sigorta tazminatı 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4948 E. 2016/5303 K.

    Ortak: · dava şartı · görev/görevsizlik · Tıbbi kötü uygulamaya ilişkin sigorta tazminatı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çekişmesiz yargı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15407 E. 2016/179 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Bankacılık sözleşmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/59 E. 2016/1671 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Çekişmesiz yargı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15677 E. 2016/213 K.

    Ortak: · dava şartı · görev/görevsizlik

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çekişmesiz yargı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/541 E. 2016/1621 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çekişmesiz yargı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5870 E. 2017/5396 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/13640 E.  ,  2016/9304 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada...

4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/02/2016 tarih ve 2016/202-2016/160 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin eşi müteveffa...’un 05/10/2009 tarihinde yediği mantar sonrası kusma ve ishal sebebiyle fenalaşarak hastaneye kaldırıldığını, 09/10/2009 tarihinde hayatını kaybettiğini, Dr. ... tarafından yanlış teşhis konulması sebebiyle bu sonucun meydana geldiğini ileri sürerek Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile 10.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze ve defin giderlerinin tespiti ile temerrüt tarihi olan 05/11/2015 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçelerinde diğer poliçelerden farklı olarak rizikonun hasar tarihinde değil, sigorta sözleşmesinin konusuna ilişkin hasar ile ilgili sigortalıya tazminat talebinde bulunulduğunda gerçekleşmiş olduğunu, bu sebeple söz konusu rizikonun teminat kapsamında olmadığını, ayrıca düzenlenen poliçenin başlangıç tarihinin 30/07/2010 olduğunu söz konusu olayın ise 06/10/2009 tarihinde gerçekleştiğini dolayısıyla müvekkil nezdindeki sigorta akdi başlamadan önce zararın meydana gelmiş olduğunu yine ...'nca düzenlenen Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.1 maddesinde; sigorta sözleşmesinin konusuna ilişkin olarak sigortalının kendisine tazminat talebinde bulunulduğunu öğrendiği ya da zarar görenin doğrudan doğruya sigortacıya başvurduğu anda rizikonun gerçekleşmiş sayılacağının belirtildiği hüküm karşısında dava dilekçesinin müvekkile 4/3/2016 tarihinde yani poliçe vadesinin sona ermesinden sonra tebliğ edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanunun 3/1-L bendine göre “...sigorta...” işinin bir tüketici işlemi olduğu belirtilerek dava konusu olayda tüketici mahkemesinin görevli ve yetkili olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, davanın görev nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 114/1-c, 115/2’ ye göre usulden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece sigorta sözleşmesinden kaynaklı ilişkinin tüketici işlemi olduğu ve 6502 sayılı Kanun gereği Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 4/1(a) maddesinde, “Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” mutlak ticari dava olarak sayılmıştır. Somut ihtilafa konu tazminat davası, 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen sigorta sözleşmelerinden doğan riziko tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473.

maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi asliye ticaret mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/12/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞIOY

6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/k maddesinde Tüketicinin “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi”yi ifade ettiği, Yasa'nın 3/1 maddesinde Tüketici İşleminin “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere hertürlü sözleşme ve hukuki işlemi “olarak tanımladığı, Yasa'nın 73/1 maddesinde “ Tüketici İşlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli” olduğu, Yasa'nın 83/2 maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği”nin düzenlendiği görülmektedir.

6502 sayılı Yasa'nın 3. maddesi kapsamında davacının murisinin tüketici olduğu, davadışı sigortalı doktorun murise verdiği, tıbbi hizmetin vekalet akdi kapsamında tüketici işlemi niteliğinde bulunduğu, murisden davacıya intikal eden hak kapsamında davacı ile davadış sigortalı doktor arasında aynı nitelikteki uyuşmazlığın Yasa'nın 73/1 maddesi kapsamında Tüketici Mahkemesinin görev alanında olduğu açıktır.

Somut uyuşmazlıkta davalı ... şirketinin, Tıbbi Kötü Uygulamaya ilişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında, davadışı sigortalı doktorun üzerine düşen hukuki sorumluluğu üstlenmiş bulunmasına, davalı ... şirketinin davadışı sigortalısının akdi halefi olmasına göre tüketici olan davacının tüketici işleminden dolayı zorunlu sigortacı aleyhine açtıkları eldeki davanın da Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.

Nitekim 22.03.1944 tarih 1939/37 Esas 1944/9 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı da uyuşmazlıkta Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu hususunu doğrulamaktadır.

Kaldı ki, 6102 sayılı TTK 6. Kitabında yer alan Sigorta Hukuku ile ilgili hükümlerden doğan uyuşmazlıklar Yasa'nın 4/a maddesi gereğince ticari davalardan madut iken, daha sonra 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Yasa'nın 3. maddesi kapsamındaki sigorta ile ilgili uyuşmazlıklar yönünden de artık Tüketici Mahkemeleri görevli kılınmış olup, davalı ... şirketinin sorumluluğunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş olması 6502 sayılı Yasa'nın 83/2 maddesi hükmüne göre uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülmesine engel teşkil etmemektedir.

Davacının tüketici niteliğine, sigortadan yararlanmalarının tüketici işlemi kapsamında bulunmasına ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın sigorta poliçesinden kaynaklanmasına göre vekalet ilişkisinde olduğu gibi sigorta ilişkisi yönünden de uyuşmazlıkta Tüketici Mahkemesi görevlidir.

Yerel Mahkeme kararı açıklanan ilkelere uygun bulunduğundan kararın onanması yerine yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/273497000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.