Çekişmesiz yargı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/541 E. 2016/1621 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekişmesiz yargı↗ vekalet sözleşmesi↗ mutlak ticari dava↗ tüketici işlemi↗ tanıma↗ ticari dava niteliği↗ sözleşmeden doğan dava↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ tazminat davası↗ usulden reddi↗ tacir↗ dahili dava↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüketici ile yapılan sigorta sözleşmelerinin tüketici tanımına dahil olduğu, 6502 sayılı Yasa'nın 83/2 maddesine göre taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, davanın ticari bir yönünün bulunmadığı, doktor ile hasta arasındaki uyuşmazlıkların vekalet sözleşmesine ilişkin hukuksal düzenlemelere göre çözülmesi gerektiği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesi dikkate alındığında, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan davalara bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Asliye ticaret Mahkemelerinin görevi, 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” mutlak ticari dava olarak sayılmıştır.
Somut ihtilafa konu tazminat davası, 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen sigorta sözleşmelerinden doğan riziko tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15407 E. 2016/179 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · mutlak ticari dava · ticari dava niteliği · sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · riziko · tazminat davası · usulden reddi · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaSomut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
… 02 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir»” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” «mutlak ticari» dava olarak sayılmıştır.
Mahkemece, tüketici ile yapılan «sigorta sözleşmelerinin» tüketici «tanımına» «dahil» olduğu, 6502 sayılı Yasa'nın 83/2 maddesine göre taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, davanın ticari bir yönünün bulunmadığı, doktor ile hasta arasındaki uyuşmazlıkların «vekalet sözleşmesine» ilişkin hukuksal düzenlemelere göre çözülmesi gerektiği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesi dikkate alındığında, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan davalara bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaÖte yandan, somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu 6102 sayılı Kanun'un 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
… 02 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir»” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” «mutlak ticari» dava olarak sayılmıştır.
Mahkemece, davaya konu talebin doktorun kötü tıbbi muamelesinden kaynaklanan zarara ilişkin olduğu, davacılar ile sigorta şirketi arasında 6502 sayılı Tüketici Kanunu'nun 3. maddesi anlamında tüketici ilişkisi bulunduğu, anılan Kanun'un 73/1 maddesi uyarınca somut uyuşmazlığa bakma görevinin Tüketici Mahkemesi'ne ait olduğu gerekçesiyle görev yönünden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/59 E. 2016/1671 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · mutlak ticari dava · tüketici işlemi · ticari dava niteliği · sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · riziko · tazminat davası · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaSomut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
… 02 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir»” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” «mutlak ticari» dava olarak sayılmıştır.
Mahkemece, tüketici ile yapılan «sigorta sözleşmelerinin» tüketici «tanımına» «dahil» olduğu, 6502 sayılı Yasa'nın 83/2 maddesine göre taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, davanın ticari bir yönünün bulunmadığı, doktor ile hasta arasındaki uyuşmazlıkların «vekalet sözleşmesine» ilişkin hukuksal düzenlemelere göre çözülmesi gerektiği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesi dikkate alındığında, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan davalara bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaÖte yandan, somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu 6102 sayılı Kanun'un 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
… 02 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir»” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” «mutlak ticari» dava olarak sayılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 6502 sayılı Yasa'nın 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanun'un 3/1-L bendine göre, «tüketici işleminin» mal veya hizmet yazılarında kamu tüzel kişileri de «dahil» olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb. sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olduğu belirtildiğinden dava konusu olayda Tüketici Mahkemesinin «görevli» ve yetkili olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin «görevsizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 6502 sayılı Yasa'nın 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanun'un 3/1-L bendine göre, «tüketici işleminin» mal veya hizmet yazılarında kamu tüzel kişileri de «dahil» olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb. sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olduğu belirtildiğinden dava konusu olayda Tüketici Mahkemesinin «görevli» ve yetkili olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin «görevsizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15677 E. 2016/213 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · mutlak ticari dava · ticari dava niteliği · sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · riziko · tazminat davası · usulden reddi · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaSomut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
… 02 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir»” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” «mutlak ticari» dava olarak sayılmıştır.
Mahkemece, tüketici ile yapılan «sigorta sözleşmelerinin» tüketici «tanımına» «dahil» olduğu, 6502 sayılı Yasa'nın 83/2 maddesine göre taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, davanın ticari bir yönünün bulunmadığı, doktor ile hasta arasındaki uyuşmazlıkların «vekalet sözleşmesine» ilişkin hukuksal düzenlemelere göre çözülmesi gerektiği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesi dikkate alındığında, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan davalara bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaÖte yandan, somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı sigorta şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
… 02 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir»” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” «mutlak ticari» dava olarak sayılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu olayda tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle; mahkemenin «görevsizliğine», davanın görev nedeniyle dava «şartı yokluğundan» HMK 114/1-c, 115/2 ye göre «usulden reddine», HMK 20 md.ye göre kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haflalık süre içinde başvuru halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Anadolu Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu olayda tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle; mahkemenin «görevsizliğine», davanın görev nedeniyle dava «şartı yokluğundan» HMK 114/1-c, 115/2 ye göre «usulden reddine», HMK 20 md.ye göre kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haflalık süre içinde başvuru halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Anadolu Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Tıbbi kötü uygulamaya ilişkin sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13640 E. 2016/9304 K.
Ortak:mutlak ticari dava · tüketici işlemi · sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · riziko · tazminat davası · usulden reddi · tacir · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaSomut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, tüketici ile yapılan «sigorta sözleşmelerinin» tüketici «tanımına» «dahil» olduğu, 6502 sayılı Yasa'nın 83/2 maddesine göre taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, davanın ticari bir yönünün bulunmadığı, doktor ile hasta arasındaki uyuşmazlıkların «vekalet sözleşmesine» ilişkin hukuksal düzenlemelere göre çözülmesi gerektiği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesi dikkate alındığında, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan davalara bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… 02 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir»” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” «mutlak ticari» dava olarak sayılmıştır.
Benzer bu karardaSomut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi asliye ticaret mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece «sigorta sözleşmesinden» kaynaklı ilişkinin «tüketici işlemi» olduğu ve 6502 sayılı Kanun gereği Tüketici Mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… a kapsamına göre; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanunun 3/1-L bendine göre “...sigorta...” işinin bir «tüketici işlemi» olduğu belirtilerek dava konusu olayda tüketici mahkemesinin «görevli» ve yetkili olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», davanın görev nedeniyle dava «şartı yokluğundan» HMK 114/1-c, 115/2’ ye göre «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · görevsizlik kararı
Benzer bu kararda… a kapsamına göre; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanunun 3/1-L bendine göre “...sigorta...” işinin bir «tüketici işlemi» olduğu belirtilerek dava konusu olayda tüketici mahkemesinin «görevli» ve yetkili olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», davanın görev nedeniyle dava «şartı yokluğundan» HMK 114/1-c, 115/2’ ye göre «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Tıbbi kötü uygulamaya ilişkin sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4948 E. 2016/5303 K.
Ortak:mutlak ticari dava · tüketici işlemi · sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · riziko · usulden reddi · tacir · dahili dava · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüketici ile yapılan «sigorta sözleşmelerinin» tüketici «tanımına» «dahil» olduğu, 6502 sayılı Yasa'nın 83/2 maddesine göre taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, davanın ticari bir yönünün bulunmadığı, doktor ile hasta arasındaki uyuşmazlıkların «vekalet sözleşmesine» ilişkin hukuksal düzenlemelere göre çözülmesi gerektiği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesi dikkate alındığında, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan davalara bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
… 02 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir»” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” «mutlak ticari» dava olarak sayılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanun'un 3/1-L bendine göre «tüketici işleminin» mal veya hizmet yazılarında kamu tüzel kişileri de «dahil» olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb. sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olduğu, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinden» kaynaklı ilişkinin tüketici işlemi olduğu gerekçesiyle mahkemenin görev nedeniyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dava dosyasının «görevli» ve yetkili .....
Açılan dava, 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece «sigorta sözleşmesinden» kaynaklı ilişkinin «tüketici işlemi» olduğu ve 6502 sayılı Kanun gereği Tüketici Mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanun'un 3/1-L bendine göre «tüketici işleminin» mal veya hizmet yazılarında kamu tüzel kişileri de «dahil» olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb. sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olduğu, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinden» kaynaklı ilişkinin tüketici işlemi olduğu gerekçesiyle mahkemenin görev nedeniyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dava dosyasının «görevli» ve yetkili .....
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5870 E. 2017/5396 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · mutlak ticari dava · ticari dava niteliği · sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · riziko · tazminat davası · tacir · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… 02 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir»” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” «mutlak ticari» dava olarak sayılmıştır.
Somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, tüketici ile yapılan «sigorta sözleşmelerinin» tüketici «tanımına» «dahil» olduğu, 6502 sayılı Yasa'nın 83/2 maddesine göre taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, davanın ticari bir yönünün bulunmadığı, doktor ile hasta arasındaki uyuşmazlıkların «vekalet sözleşmesine» ilişkin hukuksal düzenlemelere göre çözülmesi gerektiği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesi dikkate alındığında, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan davalara bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… 02 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir»” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” «mutlak ticari» dava olarak sayılmıştır.
Öte yandan, somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu 6102 sayılı Kanun'un 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi asliye ticaret mahkemesine ait olduğu halde yerel mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın resen bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tanık beyanı · rücuen tahsil · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu, «tanık beyanı» ve tüm dosya kapsamına göre; sübut bulan davanın kısmen kabulü ile 24.959,98 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava Avukatlık Mesleki Sigorta Sözleşmesi kapsamında oluşan tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklandığı üzere davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Öte yandan, somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu 6102 sayılı Kanun'un 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi asliye ticaret mahkemesine ait olduğu halde yerel mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın resen bozulmasını gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/541 E. , 2016/1621 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
.
Taraflar arasında görülen davada ...2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/10/2015 tarih ve 2015/75-2015/577 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ...'nın hamileliği boyunca... tarafından takip edildiğini, davalının doktorun zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğunu, doktorun genel olarak tıbbi kötü uygulaması sonucu down sendromunun hamilelikte teşhis edilemediğini ve müvekkillerinin çocuğu küçük Alp'in down sendromlu olarak doğduğunu ileri sürerek, toplam 130.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tüketici ile yapılan sigorta sözleşmelerinin tüketici tanımına dahil olduğu, 6502 sayılı Yasa'nın 83/2 maddesine göre taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, davanın ticari bir yönünün bulunmadığı, doktor ile hasta arasındaki uyuşmazlıkların vekalet sözleşmesine ilişkin hukuksal düzenlemelere göre çözülmesi gerektiği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesi dikkate alındığında, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan davalara bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Asliye ticaret Mahkemelerinin görevi, 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” mutlak ticari dava olarak sayılmıştır.
Somut ihtilafa konu tazminat davası, 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen sigorta sözleşmelerinden doğan riziko tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/02/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/k maddesinde Tüketicinin “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi”yi ifade ettiği, Yasanın 3/1 maddesinde Tüketici İşleminin “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere hertürlü sözleşme ve hukuki işlemi “olarak tanımladığı, Yasanın 73/1 maddesinde de “ Tüketici İşlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli” olduğunun düzenlendiği görülmektedir.
6502 sayılı Yasanın 3. maddesi kapsamında davacıların tüketici oldukları, davadış sigortalı doktorun davacılara verdiği, tıbbi hizmetin vekalet akdi kapsamında tüketici işlemi niteliğinde bulunduğu, davacılar ile davadış sigortalı doktor arasında aynı nitelikteki uyuşmazlığın Yasanın 73/1 maddesi kapsamında Tüketici Mahkemesinin görev alanında olduğu açıktır.
Somut uyuşmazlıkta davalı ... şirketinin, Tıbbi Kötü Uygulamaya ilişkin zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında, davadışı sigortalı doktorun üzerine düşen hukuki sorumluluğu üstlenmiş bulunmasına, davalı ... şirketinin davadışı sigortalısının akdi halefi olmasına göre tüketici olan davacıların tüketici işleminden dolayı zorunlu sigortacı aleyhine açtıkları eldeki davanın da Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.
Nitekim 22.03.1944 tarih 1939/37 Esas 1944/9 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı da uyuşmazlıkta Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu hususunu doğrulamaktadır.
Kaldı ki, 6102 sayılı TTK 6. Kitabında yer alan Sigorta Hukuku ile ilgili hükümlerden doğan uyuşmazlıklar Yasanın 4/a maddesi gereğince ticari davalardan madut iken, daha sonra 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve dava tarihinde yürürülkte bulunan 6502 sayılı Yasanın 3. maddesi kapsamındaki sigorta ile ilgili uyuşmazlıklar yönünden de artık Tüketici Mahkemeleri görevli kılınmıştır.
Davacıların tüketici niteliğine, sigortadan yararlanmalarının tüketici işlemi kapsamında bulunmasına ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın sigorta poliçesinden kaynaklanmasına göre vekalet ilişkisinde olduğu gibi sigorta ilişkisi yönünden de uyuşmazlıkta Tüketici Mahkemesi görevlidir.
Yerel Mahkeme kararı açıklanan ilkelere uygun bulunduğundan kararın onanması yerine yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/216837800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz