Tıbbi kötü uygulamaya ilişkin sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/4948 E. 2016/5303 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tıbbi kötü uygulama↗ bankacılık sözleşmesi↗ zorunlu mali sorumluluk sigortası↗ mutlak ticari dava↗ mali sorumluluk sigortası↗ tüketici işlemi↗ sorumluluk sigortası↗ sözleşmeden doğan dava↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ dava şartı yokluğu↗ usulden reddi↗ tacir↗ sigorta poliçesi↗ dahili dava↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanun'un 3/1-L bendine göre tüketici işleminin mal veya hizmet yazılarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb. sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olduğu, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinden kaynaklı ilişkinin tüketici işlemi olduğu gerekçesiyle mahkemenin görev nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dava dosyasının görevli ve yetkili ..... Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece sigorta sözleşmesinden kaynaklı ilişkinin tüketici işlemi olduğu ve 6502 sayılı Kanun gereği Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 4/1(a) maddesinde, “Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” mutlak ticari dava olarak sayılmıştır. Açılan dava, 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen sigorta sözleşmelerinden doğan riziko tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tıbbi kötü uygulamaya ilişkin sigorta tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13640 E. 2016/9304 K.
Ortak:mutlak ticari dava · tüketici işlemi · sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · riziko · dava şartı yokluğu · usulden reddi · tacir · dava şartı · görev/görevsizlik · Tıbbi kötü uygulamaya ilişkin sigorta tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanun'un 3/1-L bendine göre «tüketici işleminin» mal veya hizmet yazılarında kamu tüzel kişileri de «dahil» olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb. sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olduğu, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinden» kaynaklı ilişkinin tüketici işlemi olduğu gerekçesiyle mahkemenin görev nedeniyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dava dosyasının «görevli» ve yetkili .....
Açılan dava, 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece «sigorta sözleşmesinden» kaynaklı ilişkinin «tüketici işlemi» olduğu ve 6502 sayılı Kanun gereği Tüketici Mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSomut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi asliye ticaret mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
… a kapsamına göre; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanunun 3/1-L bendine göre “...sigorta...” işinin bir «tüketici işlemi» olduğu belirtilerek dava konusu olayda tüketici mahkemesinin «görevli» ve yetkili olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», davanın görev nedeniyle dava «şartı yokluğundan» HMK 114/1-c, 115/2’ ye göre «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece «sigorta sözleşmesinden» kaynaklı ilişkinin «tüketici işlemi» olduğu ve 6502 sayılı Kanun gereği Tüketici Mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tazminat davası · görevsizlik kararı
Benzer bu kararda… a kapsamına göre; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanunun 3/1-L bendine göre “...sigorta...” işinin bir «tüketici işlemi» olduğu belirtilerek dava konusu olayda tüketici mahkemesinin «görevli» ve yetkili olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», davanın görev nedeniyle dava «şartı yokluğundan» HMK 114/1-c, 115/2’ ye göre «usulden reddine» karar verilmiştir.
Somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi asliye ticaret mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/59 E. 2016/1671 K.
Ortak:mutlak ticari dava · tüketici işlemi · sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · riziko · usulden reddi · tacir · dahili dava · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanun'un 3/1-L bendine göre «tüketici işleminin» mal veya hizmet yazılarında kamu tüzel kişileri de «dahil» olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb. sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olduğu, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinden» kaynaklı ilişkinin tüketici işlemi olduğu gerekçesiyle mahkemenin görev nedeniyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dava dosyasının «görevli» ve yetkili .....
Açılan dava, 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece «sigorta sözleşmesinden» kaynaklı ilişkinin «tüketici işlemi» olduğu ve 6502 sayılı Kanun gereği Tüketici Mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaÖte yandan, somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu 6102 sayılı Kanun'un 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 6502 sayılı Yasa'nın 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanun'un 3/1-L bendine göre, «tüketici işleminin» mal veya hizmet yazılarında kamu tüzel kişileri de «dahil» olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb. sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olduğu belirtildiğinden dava konusu olayda Tüketici Mahkemesinin «görevli» ve yetkili olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin «görevsizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… 02 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir»” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” «mutlak ticari» dava olarak sayılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekişmesiz yargı · ticari dava niteliği · tazminat davası · görevsizlik kararı
Benzer bu kararda… 02 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir»” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” «mutlak ticari» dava olarak sayılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 6502 sayılı Yasa'nın 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanun'un 3/1-L bendine göre, «tüketici işleminin» mal veya hizmet yazılarında kamu tüzel kişileri de «dahil» olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb. sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olduğu belirtildiğinden dava konusu olayda Tüketici Mahkemesinin «görevli» ve yetkili olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin «görevsizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Öte yandan, somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu 6102 sayılı Kanun'un 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15407 E. 2016/179 K.
Ortak:mutlak ticari dava · sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · riziko · usulden reddi · tacir · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaAçılan dava, 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanun'un 3/1-L bendine göre «tüketici işleminin» mal veya hizmet yazılarında kamu tüzel kişileri de «dahil» olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb. sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olduğu, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinden» kaynaklı ilişkinin tüketici işlemi olduğu gerekçesiyle mahkemenin görev nedeniyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dava dosyasının «görevli» ve yetkili .....
Mahkemece «sigorta sözleşmesinden» kaynaklı ilişkinin «tüketici işlemi» olduğu ve 6502 sayılı Kanun gereği Tüketici Mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaÖte yandan, somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu 6102 sayılı Kanun'un 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
… 02 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir»” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” «mutlak ticari» dava olarak sayılmıştır.
Mahkemece, davaya konu talebin doktorun kötü tıbbi muamelesinden kaynaklanan zarara ilişkin olduğu, davacılar ile sigorta şirketi arasında 6502 sayılı Tüketici Kanunu'nun 3. maddesi anlamında tüketici ilişkisi bulunduğu, anılan Kanun'un 73/1 maddesi uyarınca somut uyuşmazlığa bakma görevinin Tüketici Mahkemesi'ne ait olduğu gerekçesiyle görev yönünden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:çekişmesiz yargı · ticari dava niteliği · tazminat davası
Benzer bu kararda… 02 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir»” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” «mutlak ticari» dava olarak sayılmıştır.
Öte yandan, somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu 6102 sayılı Kanun'un 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15677 E. 2016/213 K.
Ortak:mutlak ticari dava · sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · riziko · dava şartı yokluğu · usulden reddi · tacir · görevli mahkeme · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanun'un 3/1-L bendine göre «tüketici işleminin» mal veya hizmet yazılarında kamu tüzel kişileri de «dahil» olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb. sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olduğu, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinden» kaynaklı ilişkinin tüketici işlemi olduğu gerekçesiyle mahkemenin görev nedeniyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dava dosyasının «görevli» ve yetkili .....
Açılan dava, 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece «sigorta sözleşmesinden» kaynaklı ilişkinin «tüketici işlemi» olduğu ve 6502 sayılı Kanun gereği Tüketici Mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaÖte yandan, somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı sigorta şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu olayda tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle; mahkemenin «görevsizliğine», davanın görev nedeniyle dava «şartı yokluğundan» HMK 114/1-c, 115/2 ye göre «usulden reddine», HMK 20 md.ye göre kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haflalık süre içinde başvuru halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Anadolu Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
… 02 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir»” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” «mutlak ticari» dava olarak sayılmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:çekişmesiz yargı · ticari dava niteliği · tazminat davası · görevsizlik kararı
Benzer bu kararda… 02 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir»” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” «mutlak ticari» dava olarak sayılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu olayda tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle; mahkemenin «görevsizliğine», davanın görev nedeniyle dava «şartı yokluğundan» HMK 114/1-c, 115/2 ye göre «usulden reddine», HMK 20 md.ye göre kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haflalık süre içinde başvuru halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Anadolu Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Öte yandan, somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı sigorta şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/541 E. 2016/1621 K.
Ortak:mutlak ticari dava · tüketici işlemi · sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · riziko · usulden reddi · tacir · dahili dava · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanun'un 3/1-L bendine göre «tüketici işleminin» mal veya hizmet yazılarında kamu tüzel kişileri de «dahil» olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb. sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olduğu, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinden» kaynaklı ilişkinin tüketici işlemi olduğu gerekçesiyle mahkemenin görev nedeniyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dava dosyasının «görevli» ve yetkili .....
Açılan dava, 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece «sigorta sözleşmesinden» kaynaklı ilişkinin «tüketici işlemi» olduğu ve 6502 sayılı Kanun gereği Tüketici Mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüketici ile yapılan «sigorta sözleşmelerinin» tüketici «tanımına» «dahil» olduğu, 6502 sayılı Yasa'nın 83/2 maddesine göre taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, davanın ticari bir yönünün bulunmadığı, doktor ile hasta arasındaki uyuşmazlıkların «vekalet sözleşmesine» ilişkin hukuksal düzenlemelere göre çözülmesi gerektiği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesi dikkate alındığında, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan davalara bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
… 02 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir»” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” «mutlak ticari» dava olarak sayılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekişmesiz yargı · vekalet sözleşmesi · tanıma · ticari dava niteliği · tazminat davası
Benzer bu karardaMahkemece, tüketici ile yapılan «sigorta sözleşmelerinin» tüketici «tanımına» «dahil» olduğu, 6502 sayılı Yasa'nın 83/2 maddesine göre taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, davanın ticari bir yönünün bulunmadığı, doktor ile hasta arasındaki uyuşmazlıkların «vekalet sözleşmesine» ilişkin hukuksal düzenlemelere göre çözülmesi gerektiği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesi dikkate alındığında, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan davalara bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… 02 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir»” şeklinde düzenlenmiş olup, yine aynı Kanun'un 4/1(a) maddesinde, “Tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” «mutlak ticari» dava olarak sayılmıştır.
Somut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/4948 E. , 2016/5303 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 26/02/2016
NUMARASI 2016/236-2016/195
Taraflar arasında görülen davada......Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/02/2016 tarih ve 2016/236-2016/195 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; müvekkili N.... G....'in hamileliği sürecine ilişkin olarak davalı ........ Sigorta A,Ş. Kadın Doğum Uzmanı Dr. M.... K....'nın Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesini tanzim ederek tarifede belirlenen 450.000 TL'lik teminat limiti dahilinde maddi, manevi zarardan doğan sorumluluğu üstlendiğini, doktorun genel olarak tıbbi kötü uygulaması sonucu, down sendromunun hamilelikte teşhis edilmediği ve küçük Y... K...'nın down sendromlu olarak doğduğunu, hasta-hekim ilişkisi vekalet sözleşmesi kapsamında olup doktorun yüksek özen borcu altında olduğunu, Y.. G..'in işgöremezlik oranının yüzde (%)88 olarak tespit edildiğini ileri sürerek müvekkili küçük Y..
G.. için 10.000 TL iş göremezlik (bakıcı ücreti dahil maddi) tazminat ve 60.000 TL manevi tazminat, müvekkili anne N.. G.. için 30.000 TL manevi tazminat, müvekkili baba Y.. G.. için 30.000 TL manevi tazminat olmak üzere, toplam 130.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretiyle davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanun'un 3/1-L bendine göre tüketici işleminin mal veya hizmet yazılarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb. sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olduğu, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinden kaynaklı ilişkinin tüketici işlemi olduğu gerekçesiyle mahkemenin görev nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dava dosyasının görevli ve yetkili .....
Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece sigorta sözleşmesinden kaynaklı ilişkinin tüketici işlemi olduğu ve 6502 sayılı Kanun gereği Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 4/1(a) maddesinde, “Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” mutlak ticari dava olarak sayılmıştır. Açılan dava, 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen sigorta sözleşmelerinden doğan riziko tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473.
maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 11/05/2016 tarihinde oyçokluğla karar verildi.
KARŞI OY
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/k maddesinde Tüketicinin “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi”yi ifade ettiği, Yasa'nın 3/1 maddesinde Tüketici İşleminin “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere hertürlü sözleşme ve hukuki işlemi “olarak tanımladığı, Yasa'nın 73/1 maddesinde “ Tüketici İşlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli” olduğu, Yasa'nın 83/2 maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği”nin düzenlendiği görülmektedir.
6502 sayılı Yasa'nın 3. maddesi kapsamında davacıların tüketici oldukları, davadışı sigortalı doktorun davacılara verdiği, tıbbi hizmetin vekalet akdi kapsamında tüketici işlemi niteliğinde bulunduğu, davacılar ile davadış sigortalı doktor arasında aynı nitelikteki uyuşmazlığın Yasa'nın 73/1 maddesi kapsamında Tüketici Mahkemesinin görev alanında olduğu açıktır.
Somut uyuşmazlıkta davalı sigorta şirketinin, Tıbbi Kötü Uygulamaya ilişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında, davadışı sigortalı doktorun üzerine düşen hukuki sorumluluğu üstlenmiş bulunmasına, davalı sigorta şirketinin davadışı sigortalısının akdi halefi olmasına göre tüketici olan davacıların tüketici işleminden dolayı zorunlu sigortacı aleyhine açtıkları eldeki davanın da Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.
Nitekim 22.03.1944 tarih 1939/37 Esas 1944/9 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı da uyuşmazlıkta Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu hususunu doğrulamaktadır.
Kaldı ki, 6102 sayılı TTK 6. Kitabında yer alan Sigorta Hukuku ile ilgili hükümlerden doğan uyuşmazlıklar Yasa'nın 4/a maddesi gereğince ticari davalardan madut iken, daha sonra 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Yasa'nın 3. maddesi kapsamındaki sigorta ile ilgili uyuşmazlıklar yönünden de artık Tüketici Mahkemeleri görevli kılınmış olup, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş olması 6502 sayılı Yasa'nın 83/2 maddesi hükmüne göre uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülmesine engel teşkil etmemektedir.
Davacıların tüketici niteliğine, sigortadan yararlanmalarının tüketici işlemi kapsamında bulunmasına ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın sigorta poliçesinden kaynaklanmasına göre vekalet ilişkisinde olduğu gibi sigorta ilişkisi yönünden de uyuşmazlıkta Tüketici Mahkemesi görevlidir.
Yerel Mahkeme kararı açıklanan ilkelere uygun bulunduğundan kararın onanması yerine yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/216270900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz