Deniz Ticaret
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6807 E. 2017/4618 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi kira sözleşmesi↗ yabancılık teminatı↗ geçerli icra takibi↗ gemi alacaklısı hakkı↗ mahrum kalınan kâr↗ kanuni rehin hakkı↗ rehin hakkı↗ ön inceleme aşaması↗ husumet itirazı↗ donatan↗ icra hukuk mahkemesi↗ itirazın iptali davası↗ ilamsız icra takibi↗ kâr mahrumiyeti↗ kira sözleşmesi↗ rehin↗ şikayet↗ kesin süre↗ icra takibine itiraz↗ pasif husumet↗ iptal davası↗ dosya masrafı↗ kusur↗ ibraz↗ teminat↗ kesin hüküm↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; bilirkişi kurulunca geminin kiracıya bildirilen teknik özellikleri ile örtüşmediğinin tespit edildiği, Odessa limanındaki koşullar çerçevesinde kiracı davacıya atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığı, zaman çarteri sözleşmesinin 17. maddesinde geminin kira dışı olduğu dönemde kullanılan yakıtların donatana ait olduğunun belirtildiğini, geminin yük almak için gittiği ilk limanda arızalanarak kira dışı kaldığı tarafların kabulünde olduğundan davalı borçlunun her halükarda arıza tarihinden sonraki yakıt bedellerinden tek başına sorumlu olacağı, geminin meydana gelen arıza sonucu kiracının gemiden beklediği menfaati elde edememesi nedeniyle mahrum kalınan 83.430,00 USD'den davalının sorumlu olacağı, alacak kalemlerinin TTK.nın 1235/7- 8 maddeleri uyarınca gemi alacaklısı hakkı verdiği ve 1236. madde hükmü uyarınca işbu alacağın gemi ve teferruatı üzerinde kanuni rehin hakkı bahşettiği, kanuni rehin hakkının 1241. madde gereğince anaparayı, faizi ve masrafları da temin ettiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalının 83.430,00 USD mahrum kalınan kâr bedeli, 98.550,00 USD peşin kira bedeli, 268.450,00 USD yakıt bedeli ve ferilerine ilişkin takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, Gemi Kira Sözleşmesinden kaynaklanan tazminatın tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekilince, davalının geminin donatanı olmadığı, dava konusu sözleşmenin ve hukuki ilişkinin de tarafı bulunmadığı savunularak husumet itirazında bulunulmuşsa da mahkemece davalının sıfatı belirlenmemiş ve pasif husumete ilişkin herhangi bir gerekçeye yer verilmemiştir. Dolayısıyla davalının savunması araştırılıp uyuşmazlıkta davalının durumu değerlendirilerek sonucuna göre davalıya husumet yöneltilip yöneltilemeceği belirlenmeksizin davanın esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
2- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48. maddesi uyarınca, Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nın 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir. Alacaklının yabancı şirket olması sebebiyle sadece dava açarken değil, icra takibine başlarken de yabancılık teminatı yatırması zorunlu olup, bu husus takip şartıdır. Somut olayda, icra müdürlüğüne yapılan itiraza rağmen icra müdürlüğünce yabancılık teminatı ile ilgili bir karar verilmemesi üzerine İskenderun İcra Hukuk Mahkemesinde bu hususa ilişkin şikayet başvurusunda bulunulduğu, yapılan yargılamada takip alacağının %10 unu karşılayacak miktarda yabancılık teminatını yatırmak üzere alacaklı vekiline kesin süre verildiği, bu sebeple şikayet neticesinin beklenmesinin talep edildiği belirtilerek icra hukuk mahkemesinin ilgili celse örneği ibraz edilmiştir. Dolayısıyla, takip şartı olan yabancılık teminatı hakkında devam eden yargılamanın sonucu icra takibini etkileyeceğinden, icra dosyası ve icra hukuk mahkemesinde görülen şikayete ilişkin dosyada yer alan bu yönündeki iddialar araştırılıp geçerli bir icra takibinin bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir. Bu suretle, itirazın iptali davası olan iş bu davada mesmu bir icra takibinin bulunması dava şartı olduğundan şikayet dosyasının sonucunun beklenerek icra takibinin akıbetinin belirlenmesi ve buna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde işin esası hakkında hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13901 E. 2015/10418 K.
Ortak:gemi kira sözleşmesi · yabancılık teminatı · gemi alacaklısı hakkı · mahrum kalınan kâr · kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · donatan · kâr mahrumiyeti · dava şartı
İncelediğiniz kararda… unca geminin kiracıya bildirilen teknik özellikleri ile örtüşmediğinin tespit edildiği, Odessa limanındaki koşullar çerçevesinde kiracı davacıya atfedilebilecek bir «kusurun» bulunmadığı, zaman çarteri sözleşmesinin 17. maddesinde geminin kira dışı olduğu dönemde kullanılan yakıtların «donatana» ait olduğunun belirtildiğini, geminin yük almak için gittiği ilk limanda arızalanarak kira dışı kaldığı tarafların kabulünde olduğundan davalı borçlunun her halükarda arıza tarihinden sonraki yakıt bedellerinden tek başına sorumlu olacağı, geminin meydana gelen arıza sonucu kiracının gemiden beklediği menfaati elde edememesi nedeniyle «mahrum kalınan» 83.430,00 USD'den davalının sorumlu olacağı, alacak kalemlerinin TTK.nın 1235/7- 8 maddeleri uyarınca «gemi alacaklısı hakkı» verdiği ve 1236. madde hükmü uyarınca işbu alacağın gemi ve teferruatı üzerinde «kanuni rehin hakkı» bahşettiği, kanuni rehin hakkının 1241. madde gereğince anaparayı, faizi ve «masrafları» da temin ettiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalının 83.430,00 USD mahrum kalınan kâr bedeli, 98.550,00 USD peşin kira bedeli, 268.450,00 USD yakıt bed …
Davalı vekilince, davalının geminin «donatanı» olmadığı, dava konusu sözleşmenin ve hukuki ilişkinin de tarafı bulunmadığı savunularak «husumet itirazında» bulunulmuşsa da mahkemece davalının sıfatı belirlenmemiş ve «pasif husumete» ilişkin herhangi bir gerekçeye yer verilmemiştir.
Alacaklının yabancı şirket olması sebebiyle sadece dava açarken değil, icra takibine başlarken de «yabancılık teminatı» yatırması zorunlu olup, bu husus takip şartıdır.
Benzer bu kararda1235/7- 8 hükmü uyarınca «gemi alacaklısı hakkı» verdiği ve 1236 hükmü uyarınca işbu alacağın gemi ve teferruatı üzerinde «kanuni rehin hakkı» bahşettiği, kanuni rehin hakkının 1241. madde gereğince anaparayı, faizi ve «masrafları» da temin ettiği gerekçesiyle 98.550,00 USD kira bedeli, 268.450,00 USD yakıt bedeli ve 83.430,00 USD «mahrum kalınan» gelir olmak üzere toplam 450.430,00 USD alacak ve ferileri için başlatılan takibe itirazın iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, talep edilen alacağın likit kabul edilemeyeceğinden «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Limanı'ndaki koşullar çerçevesinde kiracı davacıya atfedilebilecek bir «kusurun» bulunmadığının tespit edildiği, Zaman Çarteri Sözleşmesi'nin 17. maddesinde, geminin kira dışı olduğu dönemde kullanılan yakıtların «donatana» ait olduğu, geminin yük almak için gittiği ilk limanda arızalanarak kira dışı kaldığı tarafların kabulünde olup bu durumda davalı borçlu her halükarda arıza tarihinden sonraki yakıt bedellerinden tek başına sorumlu olduğu, meydana gelen arıza nedeniyle kiracının gemiden beklediği menfaati elde edememesi nedeniyle «mahrum kalınan» 83.430,00 USD'den de davalının sorumlu olacağı, dosya kapsamındaki tüm alacak kalemlerinin TTK. m.
Somut olayda da, dava, «gemi kira sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yabancı tüzel kişi olan davacıdan MÖHUK m.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat mektubu · ara karar · olumsuz oy · ihtiyati haciz · haciz · icra inkar tazminatı · taşıyan · inkar tazminatı
Benzer bu karardaBu itibarla, «teminat mektubu» uyarınca banka tarafından verilen teminatın sadece «ihtiyati haciz» kararının uygulanmasından kaynaklanacak zarar için verilmesi ve bu «ara» kararından sonra da farklı bir teminat mektubunun dosyaya sunulmamış olması karşısında, mahkemece, davacı tarafa usulüne uygun bir «yabancılık teminatı» yatırması için süre verilerek, dava şartının tamamlattırılması sonrasında bir karar vermesi gerekirken, teminat mektubunun azami sorumluluğu olan 68.550 USD'nin 10 …
48 uyarınca «yabancılık teminatı» alınmasına karar verilmiş ve 17/07/2013 tarihli «ara» karar ile de «ihtiyati haciz» talebine ilişkin olan aynı mahkemenin 2012/67 D.İş dosyasına yatırılan teminatın 10.000 SDR'ye azaltılmasına ve arta kalan kısmın yabancılık teminatı olarak mahsubuna karar verilmiştir.
Oysa dosyada bulunan «kesin» «teminat mektubu» fotokopisinin incelenmesinden, bu teminat mektubunun 2012/67 D.İş sayılı dosya ile ilgili olarak alınmış bulunan «ihtiyati haciz» kararından dolayı uğranılacak zararların karşılığı olarak verildiği anlaşılmaktadır.
C Gemisi'nin davacı tarafa 17/01/2012 tarihinde «teslim» edildiği ve gerçekleştireceği sefer için İstanbul'dan 20/01/2012 günü saat 12:20'de hareket ettiği, davacının 15 günlük kira bedelini peşin olarak ödediğinin tarafların kabulünde olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yakıt bedeli ve geminin zaman çarteri kapsamında «olumsuz» hava koşulları nedeniyle yükü «taşıyamaması» nedeniyle «kusurun» kime ait olduğu hususlarında toplandığı, bilirkişi kurulununca geminin kiracıya bildirilen teknik özellikleri ile örtüşmediğinin ve O.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7652 E. 2016/3437 K.
Ortak:kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · donatan · kira sözleşmesi · rehin
İncelediğiniz kararda… unca geminin kiracıya bildirilen teknik özellikleri ile örtüşmediğinin tespit edildiği, Odessa limanındaki koşullar çerçevesinde kiracı davacıya atfedilebilecek bir «kusurun» bulunmadığı, zaman çarteri sözleşmesinin 17. maddesinde geminin kira dışı olduğu dönemde kullanılan yakıtların «donatana» ait olduğunun belirtildiğini, geminin yük almak için gittiği ilk limanda arızalanarak kira dışı kaldığı tarafların kabulünde olduğundan davalı borçlunun her halükarda arıza tarihinden sonraki yakıt bedellerinden tek başına sorumlu olacağı, geminin meydana gelen arıza sonucu kiracının gemiden beklediği menfaati elde edememesi nedeniyle «mahrum kalınan» 83.430,00 USD'den davalının sorumlu olacağı, alacak kalemlerinin TTK.nın 1235/7- 8 maddeleri uyarınca «gemi alacaklısı hakkı» verdiği ve 1236. madde hükmü uyarınca işbu alacağın gemi ve teferruatı üzerinde «kanuni rehin hakkı» bahşettiği, kanuni rehin hakkının 1241. madde gereğince anaparayı, faizi ve «masrafları» da temin ettiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalının 83.430,00 USD mahrum kalınan kâr bedeli, 98.550,00 USD peşin kira bedeli, 268.450,00 USD yakıt bed …
Davalı vekilince, davalının geminin «donatanı» olmadığı, dava konusu sözleşmenin ve hukuki ilişkinin de tarafı bulunmadığı savunularak «husumet itirazında» bulunulmuşsa da mahkemece davalının sıfatı belirlenmemiş ve «pasif husumete» ilişkin herhangi bir gerekçeye yer verilmemiştir.
Benzer bu karardaİle .... arasındaki 01.06.2011 tarihli «alt kira sözleşmelerinin» tam metni getirtilerek, «donatan» ile gemiye yakıt siparişi verenin aynı kişi olup olmadığı, yakıtın donatan dışındaki 3. şahıslar tarafından alınıp alınmadığı belirlenerek, donatan ile yakıt alan aynı ise davalının hem yakıt hemde kanuni «rehin» hakkından kaynaklı davasının görülebileceği, eğer yakıt alan donatan dışında bir kişi ise donatanın sadece «kanuni rehin hakkı» uyarınca gemisiyle sorumlu bulunduğu nazara alınarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bo …
Dava, davalının «donatanı» olduğu gemiye yakıt tedarikinden kaynaklı alacağın tahsili ve gemi üzerine «kanuni rehin hakkı» tesisi istemine ilişkin olup, mahkemece gemiye bağlama limanı dışında yakıt tedarik edildiği, «teslim» belgesini kaptanın imzaladığı, yakıtın teslim edildiği geminin çarter sözleşmesi kapsamında kiralanmasının gemi malikinin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, 6762 …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu gemiye bağlama limanı dışında yakıt tedarik edildiği, «teslim» belgesini kaptanın imzaladığı, yakıtın teslim edildiği tarihte geminin çarter sözleşmesi kapsamında kiralanmasının gemi malikinin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, 6762 Sayılı TTK'nın 1235, 1236. maddeleri uyarınca davacının «kanuni rehin hakkına» sahip olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 129.859,38 USD'nın davalıdan tahsiline, gemi üzerine kanuni rehin hakkı tesisine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alt kira sözleşmesi · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu gemiye bağlama limanı dışında yakıt tedarik edildiği, «teslim» belgesini kaptanın imzaladığı, yakıtın teslim edildiği tarihte geminin çarter sözleşmesi kapsamında kiralanmasının gemi malikinin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, 6762 Sayılı TTK'nın 1235, 1236. maddeleri uyarınca davacının «kanuni rehin hakkına» sahip olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 129.859,38 USD'nın davalıdan tahsiline, gemi üzerine kanuni rehin hakkı tesisine karar verilmiştir.
Dava, davalının «donatanı» olduğu gemiye yakıt tedarikinden kaynaklı alacağın tahsili ve gemi üzerine «kanuni rehin hakkı» tesisi istemine ilişkin olup, mahkemece gemiye bağlama limanı dışında yakıt tedarik edildiği, «teslim» belgesini kaptanın imzaladığı, yakıtın teslim edildiği geminin çarter sözleşmesi kapsamında kiralanmasının gemi malikinin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, 6762 …
İle .... arasındaki 01.06.2011 tarihli «alt kira sözleşmelerinin» tam metni getirtilerek, «donatan» ile gemiye yakıt siparişi verenin aynı kişi olup olmadığı, yakıtın donatan dışındaki 3. şahıslar tarafından alınıp alınmadığı belirlenerek, donatan ile yakıt alan aynı ise davalının hem yakıt hemde kanuni «rehin» hakkından kaynaklı davasının görülebileceği, eğer yakıt alan donatan dışında bir kişi ise donatanın sadece «kanuni rehin hakkı» uyarınca gemisiyle sorumlu bulunduğu nazara alınarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bo …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2840 E. 2017/1693 K.
Ortak:gemi alacaklısı hakkı · kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · donatan · rehin · dosya masrafı · dava şartı
İncelediğiniz kararda… unca geminin kiracıya bildirilen teknik özellikleri ile örtüşmediğinin tespit edildiği, Odessa limanındaki koşullar çerçevesinde kiracı davacıya atfedilebilecek bir «kusurun» bulunmadığı, zaman çarteri sözleşmesinin 17. maddesinde geminin kira dışı olduğu dönemde kullanılan yakıtların «donatana» ait olduğunun belirtildiğini, geminin yük almak için gittiği ilk limanda arızalanarak kira dışı kaldığı tarafların kabulünde olduğundan davalı borçlunun her halükarda arıza tarihinden sonraki yakıt bedellerinden tek başına sorumlu olacağı, geminin meydana gelen arıza sonucu kiracının gemiden beklediği menfaati elde edememesi nedeniyle «mahrum kalınan» 83.430,00 USD'den davalının sorumlu olacağı, alacak kalemlerinin TTK.nın 1235/7- 8 maddeleri uyarınca «gemi alacaklısı hakkı» verdiği ve 1236. madde hükmü uyarınca işbu alacağın gemi ve teferruatı üzerinde «kanuni rehin hakkı» bahşettiği, kanuni rehin hakkının 1241. madde gereğince anaparayı, faizi ve «masrafları» da temin ettiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalının 83.430,00 USD mahrum kalınan kâr bedeli, 98.550,00 USD peşin kira bedeli, 268.450,00 USD yakıt bed …
Davalı vekilince, davalının geminin «donatanı» olmadığı, dava konusu sözleşmenin ve hukuki ilişkinin de tarafı bulunmadığı savunularak «husumet itirazında» bulunulmuşsa da mahkemece davalının sıfatı belirlenmemiş ve «pasif husumete» ilişkin herhangi bir gerekçeye yer verilmemiştir.
Benzer bu kararda… en USD'ye kamu bankalarınca verilen en yüksek yıllık faiz oranı tahakkuku ile fiili ödeme günündeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden karşılığı miktarınca «kanuni rehin hakkı» tesisine karar verildi.
Cumhuriyeti Bayraklı gemi üzerinde «kanuni rehin hakkının» tespiti ve tanınması istemine ilişkindir.
Davacı gemi kiracısının, yakıt tedarikçisine yakıt bedelini ödemiş olması davacıya «kanuni rehin hakkı» bahşetmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki yarar
Benzer bu karardaLtd. vekilinin kararı temyiz etmede «hukuki yararı» bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6409 E. 2011/17382 K.
Ortak:kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · rehin · teminat
İncelediğiniz kararda… unca geminin kiracıya bildirilen teknik özellikleri ile örtüşmediğinin tespit edildiği, Odessa limanındaki koşullar çerçevesinde kiracı davacıya atfedilebilecek bir «kusurun» bulunmadığı, zaman çarteri sözleşmesinin 17. maddesinde geminin kira dışı olduğu dönemde kullanılan yakıtların «donatana» ait olduğunun belirtildiğini, geminin yük almak için gittiği ilk limanda arızalanarak kira dışı kaldığı tarafların kabulünde olduğundan davalı borçlunun her halükarda arıza tarihinden sonraki yakıt bedellerinden tek başına sorumlu olacağı, geminin meydana gelen arıza sonucu kiracının gemiden beklediği menfaati elde edememesi nedeniyle «mahrum kalınan» 83.430,00 USD'den davalının sorumlu olacağı, alacak kalemlerinin TTK.nın 1235/7- 8 maddeleri uyarınca «gemi alacaklısı hakkı» verdiği ve 1236. madde hükmü uyarınca işbu alacağın gemi ve teferruatı üzerinde «kanuni rehin hakkı» bahşettiği, kanuni rehin hakkının 1241. madde gereğince anaparayı, faizi ve «masrafları» da temin ettiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalının 83.430,00 USD mahrum kalınan kâr bedeli, 98.550,00 USD peşin kira bedeli, 268.450,00 USD yakıt bed …
2- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48. maddesi uyarınca, Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği «teminatı» göstermek zorundadır.
Bu maddeye göre hakim tarafından verilen «kesin süre» içinde «teminat» gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nın 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının gemiye yakıt vermesi nedeni ile TTK'nun 1235/8. maddesi gereğince «gemi alacağı» hakkının doğduğu, gemi alacaklısının TTK'nun 1236. maddesi gereğince gemi ve teferruhatı üzerinde «kanuni rehin hakkının» bulunduğu, geminin normal satış yolu ile «feri müdahile» satıldığı, dava tarihi itibari ile halen «gemi siciline» kayıtlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, TTK'nun 1235 ve 1236. maddelerine dayalı «kanuni rehin hakkı» tanınması istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece, davacı tarafın talebi üzerine 13.06.2005 tarihli «ihtiyati tedbir» kararı ile geminin sökülmesinin önlenmesine karar verilmiş, daha sonra geminin yeni sahibi olan fer'i müdahilin istemi üzerine verilen tedbir kararı kaldırılarak tedbir kararı sunulan «teminat mektubu» üzerine kaydırılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi alacağı · gemi sicili · teminat mektubu · feri müdahil · ihtiyati tedbir · infaz · terkin
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının gemiye yakıt vermesi nedeni ile TTK'nun 1235/8. maddesi gereğince «gemi alacağı» hakkının doğduğu, gemi alacaklısının TTK'nun 1236. maddesi gereğince gemi ve teferruhatı üzerinde «kanuni rehin hakkının» bulunduğu, geminin normal satış yolu ile «feri müdahile» satıldığı, dava tarihi itibari ile halen «gemi siciline» kayıtlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu bağlamda, geminin gemi sicilinden 09.06.2005 tarihinde «terkin» edildiği, sökülerek de varlığının fiiilen ortadan kaldırıldığı nazara alındığında mahkemece fer'i müdahil tarafından dosyaya sunulan «teminat mektubundan» hüküm kısmında hiç bahsedilmeksizin «infazda» kuşkuya ve duraksamaya yol açacak biçimde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Oysa, mahkemece, davacı tarafın talebi üzerine 13.06.2005 tarihli «ihtiyati tedbir» kararı ile geminin sökülmesinin önlenmesine karar verilmiş, daha sonra geminin yeni sahibi olan fer'i müdahilin istemi üzerine verilen tedbir kararı kaldırılarak tedbir kararı sunulan «teminat mektubu» üzerine kaydırılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8856 E. 2013/12556 K.
Ortak:gemi alacaklısı hakkı · kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · donatan · rehin · ibraz · teminat
İncelediğiniz kararda… unca geminin kiracıya bildirilen teknik özellikleri ile örtüşmediğinin tespit edildiği, Odessa limanındaki koşullar çerçevesinde kiracı davacıya atfedilebilecek bir «kusurun» bulunmadığı, zaman çarteri sözleşmesinin 17. maddesinde geminin kira dışı olduğu dönemde kullanılan yakıtların «donatana» ait olduğunun belirtildiğini, geminin yük almak için gittiği ilk limanda arızalanarak kira dışı kaldığı tarafların kabulünde olduğundan davalı borçlunun her halükarda arıza tarihinden sonraki yakıt bedellerinden tek başına sorumlu olacağı, geminin meydana gelen arıza sonucu kiracının gemiden beklediği menfaati elde edememesi nedeniyle «mahrum kalınan» 83.430,00 USD'den davalının sorumlu olacağı, alacak kalemlerinin TTK.nın 1235/7- 8 maddeleri uyarınca «gemi alacaklısı hakkı» verdiği ve 1236. madde hükmü uyarınca işbu alacağın gemi ve teferruatı üzerinde «kanuni rehin hakkı» bahşettiği, kanuni rehin hakkının 1241. madde gereğince anaparayı, faizi ve «masrafları» da temin ettiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalının 83.430,00 USD mahrum kalınan kâr bedeli, 98.550,00 USD peşin kira bedeli, 268.450,00 USD yakıt bed …
Somut olayda, icra müdürlüğüne yapılan itiraza rağmen icra müdürlüğünce «yabancılık teminatı» ile ilgili bir karar verilmemesi üzerine İskenderun İcra Hukuk Mahkemesinde bu hususa ilişkin «şikayet» başvurusunda bulunulduğu, yapılan yargılamada takip alacağının %10 unu karşılayacak miktarda yabancılık teminatını yatırmak üzere alacaklı vekiline «kesin süre» verildiği, bu sebeple şikayet neticesinin beklenmesinin talep edildiği belirtilerek «icra hukuk» mahkemesinin ilgili celse örneği «ibraz» edilmiştir.
Davalı vekilince, davalının geminin «donatanı» olmadığı, dava konusu sözleşmenin ve hukuki ilişkinin de tarafı bulunmadığı savunularak «husumet itirazında» bulunulmuşsa da mahkemece davalının sıfatı belirlenmemiş ve «pasif husumete» ilişkin herhangi bir gerekçeye yer verilmemiştir.
Benzer bu karardaDava, davalı gemiye verilen yakıt bedelinin tahsili ile gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesisine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile «yetkisizlik» nedeni ile dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/133-134 sayılı dosyasında ...'ye gelen geminin haczine ve «teminat mektubu» «ibraz» edildiğinde haczin teminat üzerine kaydırılmasına karar verilmiş ve gemi «donatanına» «izafeten» gemi kaptan vekilinin «ihtiyati hacze itirazı» da reddedilmiş ve süresi içinde işbu dava açılmıştır.
Bununla beraber, bir limanda bulunan bu eşyalar üzerinde «rehin» tesisi ve icrai fiiller ... kuralına, yani bulundukları yer hukukuna tabidir (Devletler Hususi Hukuku, Ergin-Nomer, 17. bası, sayfa 303) Gemi alacaklısı hakkı veren alacak ve buna bağlı «kanuni rehin hakkı» gemiye yönelik bir hak olması «sebebi» ile TTK'nın 1235. maddesindeki hallerin gerçekleşmesi halinde kendiliğinden doğar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutad mesken · yerleşim yeri · izafeten dava · ihtiyati hacze itiraz · teminat mektubu · yetki · yetkisizlik kararı · dava sebebi
Benzer bu karardaLtd.'nin ...'de «mutad meskeni» gösterilmediği, MÖHUK 40. maddesi gereğince "... mahkemelerinin milletlerarası «yetkisini», iç hukukun yer itibariyle «yetki» kuralları tayin eder" hükmü nazara alındığında, ... isimli gemi «donatanı» ...
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/133-134 sayılı dosyasında ...'ye gelen geminin haczine ve «teminat mektubu» «ibraz» edildiğinde haczin teminat üzerine kaydırılmasına karar verilmiş ve gemi «donatanına» «izafeten» gemi kaptan vekilinin «ihtiyati hacze itirazı» da reddedilmiş ve süresi içinde işbu dava açılmıştır.
Olduğu, HMK'nın 9. maddesinde "...'de «yerleşim yeri» bulunmayanlar hakkında genel yetliki mahkeme, davalının ...'deki «mutad meskeninin» bulunduğu yer mahkemesidir" denilmiş ise de, ...
Mahkemeleri «yetkisiz» olduğu, gemi «donatanının» ikametgahı olan ...Mahkemeleri yetkili olduğu, gerekçesi ile mahkemelerinin yetkisizliğine, dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine, karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10389 E. 2014/15691 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile 15.430 TL'nin 14.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen ve değişecek oranlarda avans («temerrüt) faizi» ile davalı ...
Bank A.Ş'den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ise reddine dair verilen kararın davalı vekili ile «feri müdahil» vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 17.03.2014 günlü ilamında açıklanan nedenlerle bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7477 E. 2016/1579 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borç üstlenimi · müdahale talebi · başvurma harcı · ihbar olunan · feri müdahil · yargılama giderleri · ihbar · temerrüt faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının bankaya yatırdığı mevduatının 14/12/1999 tarihinde ... hesabına «havale» edilmiş gibi gösterilerek davalı TMSF'nin devralıp «borçlarını üstlendiği» davalı banka tarafından kendi merkez hesaplarında tutularak bünyesinde kalan 15.430,00 TL miktarlı mevduatın davacıya geri ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.430,00 TL'nin 14/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen ve değişecek oranlarda avans («temerrüt) faizi» ile davalı ...
Kararı, davalı vekili, fer'i müdahil ...vekili ve «ihbar olunan» ... vekili temyiz etmiştir.
A.Ş. vekili temyize cevap dilekçesi başlığıyla sunduğu dilekçede hükmün bozulmasını talep etmiş ise de; «ihbar olunan» sıfatını «taşıyan» ...
3- Ancak, davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu belirtilmesine rağmen, «yargılama giderleri» içerisine «dahil» edilerek «başvuru harcının» da davalı tarafa yüklenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6807 E. , 2017/4618 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/04/2016 tarih ve 2016/181-2016/310 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19/09/2017 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. ... ile Av. ... ve davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının Flıppa C isimli gemiyi 16/01/2012 tarihli zaman esaslı kira sözleşmesi ile 3 ay + 3 ay + 3 ay + 3 ay opsiyonlu olarak kiraladığını, günlük kiranın 6.500,00 USD olduğunu, sözleşmenin imzalanması ile birlikte 15 günlük kira bedelinin peşin olarak ödendiğini, geminin 17/01/2012 tarihinde müvekkilinin kirasına geçtiğini ve bu tarihte seyrüsefer için gerekli olan 268.450,00 USD miktarlı yakıtı gemiye aldığını, 17/01/2012 tarihinde geminin müvekkilinin taşımasını üstlendiği yükü almak için Odessa Limanı'na doğru yola çıktığını ancak Odessa'da sözleşmeyi ifa edemediğini, üstlendiği taşımaları ve seferleri yapamadığını, yapılamayan seferlerden dolayı asgari 90.000,00 USD zararın doğduğunu, ayrıca sonradan tespit edildiği üzere geminin sözleşmedeki nitelikleri taşımadığını ve tonajının bildirilenden düşük olduğunu ve bu hali ile kira sözleşmesine aykırı olduğunu, 98.550,00 USD kira bedeli, 268.450,00 USD yakıt bedeli ve 90.000,00 USD yapılamayan seferlerden doğan zarar olmak üzere 457.000,00 USD'nin tahsili için girişilen icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek icra takibine yapılan itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yabancılık teminatı yatırması gerektiğini, ihtiyati haczi tamamlayan işlemlerin süresinde yapılmadığını, dava dilekçesinin usulüne uygun olmadığını, aktif/pasif husumete ilişkin itirazlarının olduğunu, esasa yönelik olarak da, davacının gemiye tedarik ettiği yakıtın bedelini ödemek zorunda olduğunu, navlun sözleşmesine göre 15 günlük kirayı peşin ödeme yükümlülüğünün bulunduğunu, davacının Odessa Limanını yükleme limanı olarak tayin etmesinin sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, çünkü Odessa Limanı’nın o tarihlerde aşırı buzlanma nedeniyle kapalı olduğunu, davacının güvenli bir liman tayin etmemesi ve buzlanma olan bir bölgeye gemiyi yollaması nedeniyle geminin arızasından sorumlu olduğunu, gemideki hasar nedeniyle donatan tarafından müşterek avarya ilan edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; bilirkişi kurulunca geminin kiracıya bildirilen teknik özellikleri ile örtüşmediğinin tespit edildiği, Odessa limanındaki koşullar çerçevesinde kiracı davacıya atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığı, zaman çarteri sözleşmesinin 17. maddesinde geminin kira dışı olduğu dönemde kullanılan yakıtların donatana ait olduğunun belirtildiğini, geminin yük almak için gittiği ilk limanda arızalanarak kira dışı kaldığı tarafların kabulünde olduğundan davalı borçlunun her halükarda arıza tarihinden sonraki yakıt bedellerinden tek başına sorumlu olacağı, geminin meydana gelen arıza sonucu kiracının gemiden beklediği menfaati elde edememesi nedeniyle mahrum kalınan 83.430,00 USD'den davalının sorumlu olacağı, alacak kalemlerinin TTK.nın 1235/7- 8 maddeleri uyarınca gemi alacaklısı hakkı verdiği ve 1236.
madde hükmü uyarınca işbu alacağın gemi ve teferruatı üzerinde kanuni rehin hakkı bahşettiği, kanuni rehin hakkının 1241. madde gereğince anaparayı, faizi ve masrafları da temin ettiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalının 83.430,00 USD mahrum kalınan kâr bedeli, 98.550,00 USD peşin kira bedeli, 268.450,00 USD yakıt bedeli ve ferilerine ilişkin takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, Gemi Kira Sözleşmesinden kaynaklanan tazminatın tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekilince, davalının geminin donatanı olmadığı, dava konusu sözleşmenin ve hukuki ilişkinin de tarafı bulunmadığı savunularak husumet itirazında bulunulmuşsa da mahkemece davalının sıfatı belirlenmemiş ve pasif husumete ilişkin herhangi bir gerekçeye yer verilmemiştir. Dolayısıyla davalının savunması araştırılıp uyuşmazlıkta davalının durumu değerlendirilerek sonucuna göre davalıya husumet yöneltilip yöneltilemeceği belirlenmeksizin davanın esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
2- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48. maddesi uyarınca, Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nın 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir. Alacaklının yabancı şirket olması sebebiyle sadece dava açarken değil, icra takibine başlarken de yabancılık teminatı yatırması zorunlu olup, bu husus takip şartıdır. Somut olayda, icra müdürlüğüne yapılan itiraza rağmen icra müdürlüğünce yabancılık teminatı ile ilgili bir karar verilmemesi üzerine İskenderun İcra Hukuk Mahkemesinde bu hususa ilişkin şikayet başvurusunda bulunulduğu, yapılan yargılamada takip alacağının %10 unu karşılayacak miktarda yabancılık teminatını yatırmak üzere alacaklı vekiline kesin süre verildiği, bu sebeple şikayet neticesinin beklenmesinin talep edildiği belirtilerek icra hukuk mahkemesinin ilgili celse örneği ibraz edilmiştir.
Dolayısıyla, takip şartı olan yabancılık teminatı hakkında devam eden yargılamanın sonucu icra takibini etkileyeceğinden, icra dosyası ve icra hukuk mahkemesinde görülen şikayete ilişkin dosyada yer alan bu yönündeki iddialar araştırılıp geçerli bir icra takibinin bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir. Bu suretle, itirazın iptali davası olan iş bu davada mesmu bir icra takibinin bulunması dava şartı olduğundan şikayet dosyasının sonucunun beklenerek icra takibinin akıbetinin belirlenmesi ve buna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde işin esası hakkında hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/372571700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz