6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Gemi alacağı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6409 E. 2011/17382 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi alacağı gemi sicili tedbirin kaldırılması kanuni rehin hakkı rehin hakkı teminat mektubu feri müdahil rehin ihtiyati tedbir infaz fer'i müdahil terkin teminat

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK — TTK 1235TTK 1236

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının gemiye yakıt vermesi nedeni ile TTK'nun 1235/8. maddesi gereğince gemi alacağı hakkının doğduğu, gemi alacaklısının TTK'nun 1236. maddesi gereğince gemi ve teferruhatı üzerinde kanuni rehin hakkının bulunduğu, geminin normal satış yolu ile feri müdahile satıldığı, dava tarihi itibari ile halen gemi siciline kayıtlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri ile fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, TTK'nun 1235 ve 1236. maddelerine dayalı kanuni rehin hakkı tanınması istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Oysa, mahkemece, davacı tarafın talebi üzerine 13.06.2005 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile geminin sökülmesinin önlenmesine karar verilmiş, daha sonra geminin yeni sahibi olan fer'i müdahilin istemi üzerine verilen tedbir kararı kaldırılarak tedbir kararı sunulan teminat mektubu üzerine kaydırılmıştır. Bu bağlamda, geminin gemi sicilinden 09.06.2005 tarihinde terkin edildiği, sökülerek de varlığının fiiilen ortadan kaldırıldığı nazara alındığında mahkemece fer'i müdahil tarafından dosyaya sunulan teminat mektubundan hüküm kısmında hiç bahsedilmeksizin infazda kuşkuya ve duraksamaya yol açacak biçimde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Öte yandan, davaya konu alacak 37.016 USD olarak belirlenmesine rağmen mahkemece, denetlenebilir gerekçeside gösterilmeden 32.016,20 USD olarak kabul edilmesi de doğru bulunmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5669 E. 2015/12295 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Gemi alacağı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7735 E. 2014/14846 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Mutad mesken

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8856 E. 2013/12556 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/6409 E.  ,  2011/17382 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.05.2009 tarih ve 2005/404 - 2009/228 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin, davalının donatanı, armatörü ve kiracısı olduğu dönem içerisinde M/V Dentaş Gemisine 02/12/2004 tarihinde Ravenna Limanında 27.999 MT miktarda yakıt verdiğini, aynı tarihli 15.936,20 USD tutarında fatura tanzim ettiğini, yine 14/12/2004 tarihinde Limassol Limanı'nda 98.000 MT miktarında yakıt verdiğini ve aynı gün 21.080 USD miktarlı faturayı tanzim ettiğini, davalı tarafın almış olduğu yakıt bedellerini ödemediğini, bu güne kadar da ödeme vaadi ile oyalandığını, davacının vermiş olduğu yakıt ile ilgili olarak alacağın TTK'nun 1235 ve 1236. maddeleri gereğince gemi üzerinde kanuni rehin hakkını sağladığını ileri sürerek,verilen yakıttan dolayı oluşan 37.016,20 USD tutarındaki alacakları için kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının gemiye yakıt vermesi nedeni ile TTK'nun 1235/8. maddesi gereğince gemi alacağı hakkının doğduğu, gemi alacaklısının TTK'nun 1236. maddesi gereğince gemi ve teferruhatı üzerinde kanuni rehin hakkının bulunduğu, geminin normal satış yolu ile feri müdahile satıldığı, dava tarihi itibari ile halen gemi siciline kayıtlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri ile fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, TTK'nun 1235 ve 1236. maddelerine dayalı kanuni rehin hakkı tanınması istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Oysa, mahkemece, davacı tarafın talebi üzerine 13.06.2005 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile geminin sökülmesinin önlenmesine karar verilmiş, daha sonra geminin yeni sahibi olan fer'i müdahilin istemi üzerine verilen tedbir kararı kaldırılarak tedbir kararı sunulan teminat mektubu üzerine kaydırılmıştır. Bu bağlamda, geminin gemi sicilinden 09.06.2005 tarihinde terkin edildiği, sökülerek de varlığının fiiilen ortadan kaldırıldığı nazara alındığında mahkemece fer'i müdahil tarafından dosyaya sunulan teminat mektubundan hüküm kısmında hiç bahsedilmeksizin infazda kuşkuya ve duraksamaya yol açacak biçimde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Öte yandan, davaya konu alacak 37.016 USD olarak belirlenmesine rağmen mahkemece, denetlenebilir gerekçeside gösterilmeden 32.016,20 USD olarak kabul edilmesi de doğru bulunmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ile fer'i müdahil vekilinin tüm itirazlarının reddine, (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.318,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Dentaş Deniz Taş.A.Ş.'den alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 2.319,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden fer'i müdahilden alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 21.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045473500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.