Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/13901 E. 2015/10418 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi kira sözleşmesi↗ yabancılık teminatı↗ gemi alacaklısı hakkı↗ mahrum kalınan kâr↗ kanuni rehin hakkı↗ sdr↗ rehin hakkı↗ donatan↗ kâr mahrumiyeti↗ teminat mektubu↗ kira sözleşmesi↗ rehin↗ möhuk 47↗ ara karar↗ kesin süre↗ olumsuz oy↗ ihtiyati haciz↗ haciz↗ icra inkar tazminatı↗ taşıyan↗ inkar tazminatı↗ dosya masrafı↗ kusur↗ teminat↗ teslim↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu M/V F. C Gemisi'nin davacı tarafa 17/01/2012 tarihinde teslim edildiği ve gerçekleştireceği sefer için İstanbul'dan 20/01/2012 günü saat 12:20'de hareket ettiği, davacının 15 günlük kira bedelini peşin olarak ödediğinin tarafların kabulünde olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yakıt bedeli ve geminin zaman çarteri kapsamında olumsuz hava koşulları nedeniyle yükü taşıyamaması nedeniyle kusurun kime ait olduğu hususlarında toplandığı, bilirkişi kurulununca geminin kiracıya bildirilen teknik özellikleri ile örtüşmediğinin ve O. Limanı'ndaki koşullar çerçevesinde kiracı davacıya atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığının tespit edildiği, Zaman Çarteri Sözleşmesi'nin 17. maddesinde, geminin kira dışı olduğu dönemde kullanılan yakıtların donatana ait olduğu, geminin yük almak için gittiği ilk limanda arızalanarak kira dışı kaldığı tarafların kabulünde olup bu durumda davalı borçlu her halükarda arıza tarihinden sonraki yakıt bedellerinden tek başına sorumlu olduğu, meydana gelen arıza nedeniyle kiracının gemiden beklediği menfaati elde edememesi nedeniyle mahrum kalınan 83.430,00 USD'den de davalının sorumlu olacağı, dosya kapsamındaki tüm alacak kalemlerinin TTK. m. 1235/7- 8 hükmü uyarınca gemi alacaklısı hakkı verdiği ve 1236 hükmü uyarınca işbu alacağın gemi ve teferruatı üzerinde kanuni rehin hakkı bahşettiği, kanuni rehin hakkının 1241. madde gereğince anaparayı, faizi ve masrafları da temin ettiği gerekçesiyle 98.550,00 USD kira bedeli, 268.450,00 USD yakıt bedeli ve 83.430,00 USD mahrum kalınan gelir olmak üzere toplam 450.430,00 USD alacak ve ferileri için başlatılan takibe itirazın iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, talep edilen alacağın likit kabul edilemeyeceğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48. maddesi uyarınca, Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nın 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir.
Somut olayda da, dava, gemi kira sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yabancı tüzel kişi olan davacıdan MÖHUK m. 48 uyarınca yabancılık teminatı alınmasına karar verilmiş ve 17/07/2013 tarihli ara karar ile de ihtiyati haciz talebine ilişkin olan aynı mahkemenin 2012/67 D.İş dosyasına yatırılan teminatın 10.000 SDR'ye azaltılmasına ve arta kalan kısmın yabancılık teminatı olarak mahsubuna karar verilmiştir.
Oysa dosyada bulunan kesin teminat mektubu fotokopisinin incelenmesinden, bu teminat mektubunun 2012/67 D.İş sayılı dosya ile ilgili olarak alınmış bulunan ihtiyati haciz kararından dolayı uğranılacak zararların karşılığı olarak verildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, teminat mektubu uyarınca banka tarafından verilen teminatın sadece ihtiyati haciz kararının uygulanmasından kaynaklanacak zarar için verilmesi ve bu ara kararından sonra da farklı bir teminat mektubunun dosyaya sunulmamış olması karşısında, mahkemece, davacı tarafa usulüne uygun bir yabancılık teminatı yatırması için süre verilerek, dava şartının tamamlattırılması sonrasında bir karar vermesi gerekirken, teminat mektubunun azami sorumluluğu olan 68.550 USD'nin 10.000 SDR'ye azaltılmasına, arta kalan kısmın yabancılık teminatı olarak mahsubuna karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6807 E. 2017/4618 K.
Ortak:gemi kira sözleşmesi · yabancılık teminatı · gemi alacaklısı hakkı · mahrum kalınan kâr · kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · donatan · kâr mahrumiyeti · dava şartı
İncelediğiniz kararda1235/7- 8 hükmü uyarınca «gemi alacaklısı hakkı» verdiği ve 1236 hükmü uyarınca işbu alacağın gemi ve teferruatı üzerinde «kanuni rehin hakkı» bahşettiği, kanuni rehin hakkının 1241. madde gereğince anaparayı, faizi ve «masrafları» da temin ettiği gerekçesiyle 98.550,00 USD kira bedeli, 268.450,00 USD yakıt bedeli ve 83.430,00 USD «mahrum kalınan» gelir olmak üzere toplam 450.430,00 USD alacak ve ferileri için başlatılan takibe itirazın iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, talep edilen alacağın likit kabul edilemeyeceğinden «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Limanı'ndaki koşullar çerçevesinde kiracı davacıya atfedilebilecek bir «kusurun» bulunmadığının tespit edildiği, Zaman Çarteri Sözleşmesi'nin 17. maddesinde, geminin kira dışı olduğu dönemde kullanılan yakıtların «donatana» ait olduğu, geminin yük almak için gittiği ilk limanda arızalanarak kira dışı kaldığı tarafların kabulünde olup bu durumda davalı borçlu her halükarda arıza tarihinden sonraki yakıt bedellerinden tek başına sorumlu olduğu, meydana gelen arıza nedeniyle kiracının gemiden beklediği menfaati elde edememesi nedeniyle «mahrum kalınan» 83.430,00 USD'den de davalının sorumlu olacağı, dosya kapsamındaki tüm alacak kalemlerinin TTK. m.
Somut olayda da, dava, «gemi kira sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yabancı tüzel kişi olan davacıdan MÖHUK m.
Benzer bu kararda… unca geminin kiracıya bildirilen teknik özellikleri ile örtüşmediğinin tespit edildiği, Odessa limanındaki koşullar çerçevesinde kiracı davacıya atfedilebilecek bir «kusurun» bulunmadığı, zaman çarteri sözleşmesinin 17. maddesinde geminin kira dışı olduğu dönemde kullanılan yakıtların «donatana» ait olduğunun belirtildiğini, geminin yük almak için gittiği ilk limanda arızalanarak kira dışı kaldığı tarafların kabulünde olduğundan davalı borçlunun her halükarda arıza tarihinden sonraki yakıt bedellerinden tek başına sorumlu olacağı, geminin meydana gelen arıza sonucu kiracının gemiden beklediği menfaati elde edememesi nedeniyle «mahrum kalınan» 83.430,00 USD'den davalının sorumlu olacağı, alacak kalemlerinin TTK.nın 1235/7- 8 maddeleri uyarınca «gemi alacaklısı hakkı» verdiği ve 1236. madde hükmü uyarınca işbu alacağın gemi ve teferruatı üzerinde «kanuni rehin hakkı» bahşettiği, kanuni rehin hakkının 1241. madde gereğince anaparayı, faizi ve «masrafları» da temin ettiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalının 83.430,00 USD mahrum kalınan kâr bedeli, 98.550,00 USD peşin kira bedeli, 268.450,00 USD yakıt bed …
Davalı vekilince, davalının geminin «donatanı» olmadığı, dava konusu sözleşmenin ve hukuki ilişkinin de tarafı bulunmadığı savunularak «husumet itirazında» bulunulmuşsa da mahkemece davalının sıfatı belirlenmemiş ve «pasif husumete» ilişkin herhangi bir gerekçeye yer verilmemiştir.
Alacaklının yabancı şirket olması sebebiyle sadece dava açarken değil, icra takibine başlarken de «yabancılık teminatı» yatırması zorunlu olup, bu husus takip şartıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · icra hukuk mahkemesi · itirazın iptali davası · ilamsız icra takibi · şikayet · pasif husumet · iptal davası · ibraz
Benzer bu karardaSomut olayda, icra müdürlüğüne yapılan itiraza rağmen icra müdürlüğünce «yabancılık teminatı» ile ilgili bir karar verilmemesi üzerine İskenderun İcra Hukuk Mahkemesinde bu hususa ilişkin «şikayet» başvurusunda bulunulduğu, yapılan yargılamada takip alacağının %10 unu karşılayacak miktarda yabancılık teminatını yatırmak üzere alacaklı vekiline «kesin süre» verildiği, bu sebeple şikayet neticesinin beklenmesinin talep edildiği belirtilerek «icra hukuk» mahkemesinin ilgili celse örneği «ibraz» edilmiştir.
Bu suretle, «itirazın iptali davası» olan iş bu davada mesmu bir icra takibinin bulunması dava şartı olduğundan «şikayet» dosyasının sonucunun beklenerek icra takibinin akıbetinin belirlenmesi ve buna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde işin esası hakkında hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Davalı vekilince, davalının geminin «donatanı» olmadığı, dava konusu sözleşmenin ve hukuki ilişkinin de tarafı bulunmadığı savunularak «husumet itirazında» bulunulmuşsa da mahkemece davalının sıfatı belirlenmemiş ve «pasif husumete» ilişkin herhangi bir gerekçeye yer verilmemiştir.
Dolayısıyla, takip şartı olan «yabancılık teminatı» hakkında devam eden yargılamanın sonucu icra takibini etkileyeceğinden, icra dosyası ve «icra hukuk» mahkemesinde görülen «şikayete» ilişkin dosyada yer alan bu yönündeki iddialar araştırılıp geçerli bir icra takibinin bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7652 E. 2016/3437 K.
Ortak:kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · donatan · kira sözleşmesi · rehin · teslim
İncelediğiniz kararda1235/7- 8 hükmü uyarınca «gemi alacaklısı hakkı» verdiği ve 1236 hükmü uyarınca işbu alacağın gemi ve teferruatı üzerinde «kanuni rehin hakkı» bahşettiği, kanuni rehin hakkının 1241. madde gereğince anaparayı, faizi ve «masrafları» da temin ettiği gerekçesiyle 98.550,00 USD kira bedeli, 268.450,00 USD yakıt bedeli ve 83.430,00 USD «mahrum kalınan» gelir olmak üzere toplam 450.430,00 USD alacak ve ferileri için başlatılan takibe itirazın iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, talep edilen alacağın likit kabul edilemeyeceğinden «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
C Gemisi'nin davacı tarafa 17/01/2012 tarihinde «teslim» edildiği ve gerçekleştireceği sefer için İstanbul'dan 20/01/2012 günü saat 12:20'de hareket ettiği, davacının 15 günlük kira bedelini peşin olarak ödediğinin tarafların kabulünde olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yakıt bedeli ve geminin zaman çarteri kapsamında «olumsuz» hava koşulları nedeniyle yükü «taşıyamaması» nedeniyle «kusurun» kime ait olduğu hususlarında toplandığı, bilirkişi kurulununca geminin kiracıya bildirilen teknik özellikleri ile örtüşmediğinin ve O.
Limanı'ndaki koşullar çerçevesinde kiracı davacıya atfedilebilecek bir «kusurun» bulunmadığının tespit edildiği, Zaman Çarteri Sözleşmesi'nin 17. maddesinde, geminin kira dışı olduğu dönemde kullanılan yakıtların «donatana» ait olduğu, geminin yük almak için gittiği ilk limanda arızalanarak kira dışı kaldığı tarafların kabulünde olup bu durumda davalı borçlu her halükarda arıza tarihinden sonraki yakıt bedellerinden tek başına sorumlu olduğu, meydana gelen arıza nedeniyle kiracının gemiden beklediği menfaati elde edememesi nedeniyle «mahrum kalınan» 83.430,00 USD'den de davalının sorumlu olacağı, dosya kapsamındaki tüm alacak kalemlerinin TTK. m.
Benzer bu karardaDava, davalının «donatanı» olduğu gemiye yakıt tedarikinden kaynaklı alacağın tahsili ve gemi üzerine «kanuni rehin hakkı» tesisi istemine ilişkin olup, mahkemece gemiye bağlama limanı dışında yakıt tedarik edildiği, «teslim» belgesini kaptanın imzaladığı, yakıtın teslim edildiği geminin çarter sözleşmesi kapsamında kiralanmasının gemi malikinin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, 6762 …
İle .... arasındaki 01.06.2011 tarihli «alt kira sözleşmelerinin» tam metni getirtilerek, «donatan» ile gemiye yakıt siparişi verenin aynı kişi olup olmadığı, yakıtın donatan dışındaki 3. şahıslar tarafından alınıp alınmadığı belirlenerek, donatan ile yakıt alan aynı ise davalının hem yakıt hemde kanuni «rehin» hakkından kaynaklı davasının görülebileceği, eğer yakıt alan donatan dışında bir kişi ise donatanın sadece «kanuni rehin hakkı» uyarınca gemisiyle sorumlu bulunduğu nazara alınarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bo …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu gemiye bağlama limanı dışında yakıt tedarik edildiği, «teslim» belgesini kaptanın imzaladığı, yakıtın teslim edildiği tarihte geminin çarter sözleşmesi kapsamında kiralanmasının gemi malikinin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, 6762 Sayılı TTK'nın 1235, 1236. maddeleri uyarınca davacının «kanuni rehin hakkına» sahip olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 129.859,38 USD'nın davalıdan tahsiline, gemi üzerine kanuni rehin hakkı tesisine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alt kira sözleşmesi
Benzer bu karardaİle .... arasındaki 01.06.2011 tarihli «alt kira sözleşmelerinin» tam metni getirtilerek, «donatan» ile gemiye yakıt siparişi verenin aynı kişi olup olmadığı, yakıtın donatan dışındaki 3. şahıslar tarafından alınıp alınmadığı belirlenerek, donatan ile yakıt alan aynı ise davalının hem yakıt hemde kanuni «rehin» hakkından kaynaklı davasının görülebileceği, eğer yakıt alan donatan dışında bir kişi ise donatanın sadece «kanuni rehin hakkı» uyarınca gemisiyle sorumlu bulunduğu nazara alınarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bo …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10389 E. 2014/15691 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile 15.430 TL'nin 14.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen ve değişecek oranlarda avans («temerrüt) faizi» ile davalı ...
Bank A.Ş'den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ise reddine dair verilen kararın davalı vekili ile «feri müdahil» vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 17.03.2014 günlü ilamında açıklanan nedenlerle bozulmuştur.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7477 E. 2016/1579 K.
Ortak:taşıyan · dava şartı
İncelediğiniz karardaC Gemisi'nin davacı tarafa 17/01/2012 tarihinde «teslim» edildiği ve gerçekleştireceği sefer için İstanbul'dan 20/01/2012 günü saat 12:20'de hareket ettiği, davacının 15 günlük kira bedelini peşin olarak ödediğinin tarafların kabulünde olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yakıt bedeli ve geminin zaman çarteri kapsamında «olumsuz» hava koşulları nedeniyle yükü «taşıyamaması» nedeniyle «kusurun» kime ait olduğu hususlarında toplandığı, bilirkişi kurulununca geminin kiracıya bildirilen teknik özellikleri ile örtüşmediğinin ve O.
Benzer bu karardaA.Ş. vekili temyize cevap dilekçesi başlığıyla sunduğu dilekçede hükmün bozulmasını talep etmiş ise de; «ihbar olunan» sıfatını «taşıyan» ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borç üstlenimi · müdahale talebi · başvurma harcı · ihbar olunan · feri müdahil · yargılama giderleri · ihbar · temerrüt faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının bankaya yatırdığı mevduatının 14/12/1999 tarihinde ... hesabına «havale» edilmiş gibi gösterilerek davalı TMSF'nin devralıp «borçlarını üstlendiği» davalı banka tarafından kendi merkez hesaplarında tutularak bünyesinde kalan 15.430,00 TL miktarlı mevduatın davacıya geri ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.430,00 TL'nin 14/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen ve değişecek oranlarda avans («temerrüt) faizi» ile davalı ...
Kararı, davalı vekili, fer'i müdahil ...vekili ve «ihbar olunan» ... vekili temyiz etmiştir.
A.Ş. vekili temyize cevap dilekçesi başlığıyla sunduğu dilekçede hükmün bozulmasını talep etmiş ise de; «ihbar olunan» sıfatını «taşıyan» ...
3- Ancak, davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu belirtilmesine rağmen, «yargılama giderleri» içerisine «dahil» edilerek «başvuru harcının» da davalı tarafa yüklenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2020 E. 2019/1185 K.
Ortak:gemi kira sözleşmesi · donatan · kira sözleşmesi · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · dosya masrafı · teslim
İncelediğiniz kararda1235/7- 8 hükmü uyarınca «gemi alacaklısı hakkı» verdiği ve 1236 hükmü uyarınca işbu alacağın gemi ve teferruatı üzerinde «kanuni rehin hakkı» bahşettiği, kanuni rehin hakkının 1241. madde gereğince anaparayı, faizi ve «masrafları» da temin ettiği gerekçesiyle 98.550,00 USD kira bedeli, 268.450,00 USD yakıt bedeli ve 83.430,00 USD «mahrum kalınan» gelir olmak üzere toplam 450.430,00 USD alacak ve ferileri için başlatılan takibe itirazın iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, talep edilen alacağın likit kabul edilemeyeceğinden «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda da, dava, «gemi kira sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yabancı tüzel kişi olan davacıdan MÖHUK m.
C Gemisi'nin davacı tarafa 17/01/2012 tarihinde «teslim» edildiği ve gerçekleştireceği sefer için İstanbul'dan 20/01/2012 günü saat 12:20'de hareket ettiği, davacının 15 günlük kira bedelini peşin olarak ödediğinin tarafların kabulünde olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yakıt bedeli ve geminin zaman çarteri kapsamında «olumsuz» hava koşulları nedeniyle yükü «taşıyamaması» nedeniyle «kusurun» kime ait olduğu hususlarında toplandığı, bilirkişi kurulununca geminin kiracıya bildirilen teknik özellikleri ile örtüşmediğinin ve O.
Benzer bu karardaDavacı vekilince davaya dayanak «gemi kira sözleşmeleri», «temlikname», gemi «teslim» belgeleri, geminin «donatana» iade belgeleri, yakıt tanklarında teslim edilen yakıtın faturaları, liman «masraflarının» ödeneceğine dair davalı şirket «temsilcisince» imzalanmış belgelerin fotokopilerinin «ibrazı» üzerine davalı vekilince, davacı tarafça dayanılan belgelerin asıllarının ya da usulünce onaylanmış örneklerinin dosyaya sunulması gerektiği, aksi halde fotokopi b …
Street, 2nd Floor, 3025 Limassol, ... adının bulunması karşısında geri «teslim» belgelerinin geçerli olduğu, davacının dosya kapsamına göre 144.720,33 TL yakıt alacağı, 49.343,57 USD liman «masraflarından» doğan alacak olmak üzere «194».063,90 USD «asıl alacak», 36.386,98 USD takip tarihine kadar «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 230.450,86 USD alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile takibe itirazın iptali ile takibin aynen devamına, davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından asıl alacak miktarı olan 194.063,90 USD'nin %40 oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… n doğan alacaklar ve bu alacaklarla sınırlı olmamak kaydıyla tüm alacak ve hakları ve tali haklar ve dava açma ve talep hakları ile birlikte tüm haklarını davacının «temlik» aldığı, işbu davanın dayanağı... kapsamında kiralanan tüm gemilerin davalıya süresi içerisinde usulünce «teslim» edildiği, davalı tarafın geri teslim belgelerinin «geçersizliğine» dair iddiaları, gerek kiracılar adına alt köşede ... ... ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil niteliği · temlik sözleşmesi · i̇i̇k 194 · bilirkişi raporuna itiraz · işlemiş faiz · temlik · geçersizlik · asıl alacak
Benzer bu karardaStreet, 2nd Floor, 3025 Limassol, ... adının bulunması karşısında geri «teslim» belgelerinin geçerli olduğu, davacının dosya kapsamına göre 144.720,33 TL yakıt alacağı, 49.343,57 USD liman «masraflarından» doğan alacak olmak üzere «194».063,90 USD «asıl alacak», 36.386,98 USD takip tarihine kadar «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 230.450,86 USD alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile takibe itirazın iptali ile takibin aynen devamına, davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından asıl alacak miktarı olan 194.063,90 USD'nin %40 oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ltd. arasında akdedilen «temlik sözleşmesi» ile dava dışı ... ... ...
… n doğan alacaklar ve bu alacaklarla sınırlı olmamak kaydıyla tüm alacak ve hakları ve tali haklar ve dava açma ve talep hakları ile birlikte tüm haklarını davacının «temlik» aldığı, işbu davanın dayanağı... kapsamında kiralanan tüm gemilerin davalıya süresi içerisinde usulünce «teslim» edildiği, davalı tarafın geri teslim belgelerinin «geçersizliğine» dair iddiaları, gerek kiracılar adına alt köşede ... ... ...
… kemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun 6. sayfasında da dava dosyasına sunulan belgelerin fotokopi olduğu, davalının bu bakımdan itirazı bulunduğu, belgelerin «delil niteliğinde» olup olmadığının takdirinin mahkemede olduğu, bilirkişi heyetinin değerlendirmelerinin dosyaya sunulan bilgi ve belgelerle sınırlı olduğu belirtildikten sonra, raporun sonunda “... davalı tarafça geri «teslim» belgelerinin «geçersizliği» ileri sürülmüş ise de gerek belgelerin üst kısmında ....08.2007 tarihli çarter partiye atıfta bulunulması gerekse kiracılar adına alt köşede ... ... ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/13901 E. , 2015/10418 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSKENDERUN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 25/02/2014
NUMARASI 2012/116-2014/185
Taraflar arasında görülen davada İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/02/2014 tarih ve 2012/116-2014/185 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13/10/2015 günü hazır bulunan davalı vekili Av. B.. M.. ile davacı vekili Av.B. Ç. ve Av. A. D. Ç. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekilinin F. C isimli gemiyi 16/01/2012 tarihli zaman esaslı kira sözleşmesi ile 3 ay + 3 ay + 3 ay + 3 ay opsiyonlu olarak kiralamış olduğunu, günlük kiranın 6.500 USD olduğunu, sözleşmenin imzalanması ile birlikte 15 günlük kira bedelinin peşin olarak ödendiğini, geminin 17/01/2012 tarihinde müvekkilinin kirasına geçtiğini ve bu tarihte seyrüsefer için gerekli olan 268.450 USD miktarlı yakıtı gemiye aldığını, 17/01/2012 tarihinde geminin müvekkilinin taşımasını üstlendiği yükü almak için O. Limanı'na doğru yola çıktığını ancak Odessa'da sözleşmeyi ifa etmediğini, taşınmasını üstlendiği taşımaları ve seferleri yapamadığı, yapılamayan seferlerden dolayı asgari 90.000 USD zarar doğduğunu, ayrıca sonradan tespit edildiği üzere geminin sözleşmedeki nitelikleri taşımadığını ve tonajının bildirilenden düşük olduğunu ve bu hali ile kira sözleşmesine aykırı olduğunu ileri sürerek 98.550,00 USD kira bedeli, 268.450,00 USD yakıt bedeli ve 90.000,00 USD yapılamayan seferlerden doğan zarar olmak üzere 457.000,00 USD'nin tahsili için aldığı ihtiyati haciz kararına istinaden icra takibi başlattıklarını, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yabancılık teminatı yatırması gerektiğini, ihtiyati haczi tamamlayan işlemlerin süresinde yapılmadığını, dava dilekçesinin usulüne uygun olmadığını, aktif/pasif husumete ilişkin itirazlarının olduğunu, esasa yönelik olarak da, davacının gemiye tedarik ettiği yakıtın bedelini ödemek zorunda olduğunu, navlun sözleşmesine göre 15 günlük kirayı peşin ödeme yükümlülüğünün bulunduğunu, davacının O. Limanını yükleme limanı olarak tayin etmesinin sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, çünkü O. Limanını'n o tarihlerde aşırı buzlanma nedeniyle kapalı olduğunu, davacının güvenli bir liman tayin etmemesi ve buzlanma olan bir bölgeye gemiyi yollaması nedeniyle geminin arızasından sorumlu olduğunu, gemideki hasar nedeniyle donatan tarafından müşterek avarya ilan edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu M/V F. C Gemisi'nin davacı tarafa 17/01/2012 tarihinde teslim edildiği ve gerçekleştireceği sefer için İstanbul'dan 20/01/2012 günü saat 12:20'de hareket ettiği, davacının 15 günlük kira bedelini peşin olarak ödediğinin tarafların kabulünde olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yakıt bedeli ve geminin zaman çarteri kapsamında olumsuz hava koşulları nedeniyle yükü taşıyamaması nedeniyle kusurun kime ait olduğu hususlarında toplandığı, bilirkişi kurulununca geminin kiracıya bildirilen teknik özellikleri ile örtüşmediğinin ve O. Limanı'ndaki koşullar çerçevesinde kiracı davacıya atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığının tespit edildiği, Zaman Çarteri Sözleşmesi'nin 17.
maddesinde, geminin kira dışı olduğu dönemde kullanılan yakıtların donatana ait olduğu, geminin yük almak için gittiği ilk limanda arızalanarak kira dışı kaldığı tarafların kabulünde olup bu durumda davalı borçlu her halükarda arıza tarihinden sonraki yakıt bedellerinden tek başına sorumlu olduğu, meydana gelen arıza nedeniyle kiracının gemiden beklediği menfaati elde edememesi nedeniyle mahrum kalınan 83.430,00 USD'den de davalının sorumlu olacağı, dosya kapsamındaki tüm alacak kalemlerinin TTK. m. 1235/7- 8 hükmü uyarınca gemi alacaklısı hakkı verdiği ve 1236 hükmü uyarınca işbu alacağın gemi ve teferruatı üzerinde kanuni rehin hakkı bahşettiği, kanuni rehin hakkının 1241. madde gereğince anaparayı, faizi ve masrafları da temin ettiği gerekçesiyle 98.550,00 USD kira bedeli, 268.450,00 USD yakıt bedeli ve 83.430,00 USD mahrum kalınan gelir olmak üzere toplam 450.430,00 USD alacak ve ferileri için başlatılan takibe itirazın iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, talep edilen alacağın likit kabul edilemeyeceğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48. maddesi uyarınca, Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nın 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir.
Somut olayda da, dava, gemi kira sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yabancı tüzel kişi olan davacıdan MÖHUK m. 48 uyarınca yabancılık teminatı alınmasına karar verilmiş ve 17/07/2013 tarihli ara karar ile de ihtiyati haciz talebine ilişkin olan aynı mahkemenin 2012/67 D.İş dosyasına yatırılan teminatın 10.000 SDR'ye azaltılmasına ve arta kalan kısmın yabancılık teminatı olarak mahsubuna karar verilmiştir.
Oysa dosyada bulunan kesin teminat mektubu fotokopisinin incelenmesinden, bu teminat mektubunun 2012/67 D.İş sayılı dosya ile ilgili olarak alınmış bulunan ihtiyati haciz kararından dolayı uğranılacak zararların karşılığı olarak verildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, teminat mektubu uyarınca banka tarafından verilen teminatın sadece ihtiyati haciz kararının uygulanmasından kaynaklanacak zarar için verilmesi ve bu ara kararından sonra da farklı bir teminat mektubunun dosyaya sunulmamış olması karşısında, mahkemece, davacı tarafa usulüne uygun bir yabancılık teminatı yatırması için süre verilerek, dava şartının tamamlattırılması sonrasında bir karar vermesi gerekirken, teminat mektubunun azami sorumluluğu olan 68.550 USD'nin 10.000 SDR'ye azaltılmasına, arta kalan kısmın yabancılık teminatı olarak mahsubuna karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak mümeyyiz davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/127174900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz