Kayıt kabul davası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/3737 E. 2014/6601 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kayıt kabul davası↗ iflas idaresi↗ borcun üstlenilmesi↗ müteselsil sorumluluk↗ zamanaşımı def'i↗ tmsf↗ def'i↗ anonim şirket↗ tebligat↗ iflas↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ cy/cy kaydı↗ avans faizi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ zamanaşımı↗ temsil↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama neticesinde; davalı ...’in eyleminin aynı zamanda TTK'nın 336/5 maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasden ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK'nın 321/son meddesinde de, temsile veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden anonim şirketin sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu görülmekle davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 7.386.88 TL'nin 14.10.1999, 150 TL'nin ise 29.11.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılar ..., ... ... ve ... Bank A.Ş. adına borcu üstlenen TMSF'den müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ... Holding A.Ş. hakkındaki davanın reddine, Yurt Security Off Shorre bankacılık Ltd. Şti. hakkındaki dava daha önceden atiye terkedilip bu karar temyiz incelemesi ile kesinleştiğinden bunun hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... İflas İdare Memurları, davalı İng Bank A.Ş. ve borcu üstlenen TMSF vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalılar tarafından usulüne uygun zamanaşımı def'inde bulunulmuş olmadığının anlaşılmış olmasına göre, davalı ...Ş. ve borcu üstlenen TMSF vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece davalı ... hakkındaki davanın, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmiş ise de, davalı ...'in iflasına karar verildiği, TMSF'nin 07.01.2011 tarihli yazısından davacının İflas Masasına bir başvurusu olmadığından alacak kaydının yapılmadığı anlaşılmaktadır. İİK'nın 236. maddesi uyarınca, vaktinde deftere kaydettirilmeyen alacaklar iflasın kapanmasına kadar kabul olunur. Bu nedenle davalı ... İflas İdaresi'ne tebligat yapılarak, bu davalıya yönelik davaya belirtilen madde kapsamında, kayıt kabul davası olarak bakılması gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3739 E. 2014/10537 K.
Ortak:kayıt kabul davası · anonim şirket · iflas · avans faizi · karar verilmesine yer olmadığına · zamanaşımı · temsil · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… arif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasden ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK'nın 321/«son» meddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu görülmekle davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu, gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 7.386.88 TL'nin 14.10.1999, 150 TL'nin ise 29.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., ... ... ve ...
Şti. hakkındaki dava daha önceden atiye terkedilip bu karar temyiz incelemesi ile kesinleştiğinden bunun hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», karar verilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalılar tarafından usulüne uygun «zamanaşımı def»'inde bulunulmuş olmadığının anlaşılmış olmasına göre, davalı ...Ş. ve «borcu üstlenen» TMSF vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu kararda… rif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasden ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK' nın 321/«son» meddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.500,00 TL'nin 07/01/2000 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar A..
Bank hakkındaki dava atiye «terk» edildiğinden bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», TMSF hakkındaki red kararı kesinleştiğinden bu davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
Bank vekili, TMSF vekili ve Müflis A.. b.. «iflas» idare memurları temyiz etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dolandırıcılık · terkin
Benzer bu karardaY..’ün bankayı aracı kılmak suretiyle nitelikli «dolandırıcılık» suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, emsal dosyalarda alınan bilirkişi raporlarına göre, mahkumiyetlerine karar verilen banka yöneticisi davalılar ile davalı I..
Bank hakkındaki dava atiye «terk» edildiğinden bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», TMSF hakkındaki red kararı kesinleştiğinden bu davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1583 E. 2015/7266 K.
Ortak:borcun üstlenilmesi · müteselsil sorumluluk · anonim şirket · iflas · avans faizi · temsil · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… arif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasden ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK'nın 321/«son» meddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu görülmekle davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu, gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 7.386.88 TL'nin 14.10.1999, 150 TL'nin ise 29.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., ... ... ve ...
Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF'den müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ...
İflas İdare Memurları, davalı İng Bank A.Ş. ve «borcu üstlenen» TMSF vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
Benzer bu kararda… arif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK'nın 321/«son» maddesinde de «temsile» veya idareye salahiyetli .../... olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu görülmekle ... dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu kanaatiyle bu davalılar hakkında da istemin kabulüne karar vermek gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 1.840,00 TL ile 19.200,00 TL'nin 19.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., .... adına «borcu üstlenen» ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, ... hakkındaki dava daha önceden atiye «terk» edilip bu karar temyiz incelemesi ile kesinleşmiş olduğundan bunun hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... hakkındaki davanın ise reddine dair veril …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:terkin
Benzer bu kararda… arif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK'nın 321/«son» maddesinde de «temsile» veya idareye salahiyetli .../... olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu görülmekle ... dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu kanaatiyle bu davalılar hakkında da istemin kabulüne karar vermek gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 1.840,00 TL ile 19.200,00 TL'nin 19.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., .... adına «borcu üstlenen» ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, ... hakkındaki dava daha önceden atiye «terk» edilip bu karar temyiz incelemesi ile kesinleşmiş olduğundan bunun hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... hakkındaki davanın ise reddine dair veril …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5619 E. 2014/15526 K.
Ortak:kayıt kabul davası · borcun üstlenilmesi · tebligat · iflas · cy/cy kaydı · avans faizi · karar verilmesine yer olmadığına · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalılar tarafından usulüne uygun «zamanaşımı def»'inde bulunulmuş olmadığının anlaşılmış olmasına göre, davalı ...Ş. ve «borcu üstlenen» TMSF vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece davalı ... hakkındaki davanın, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmiş ise de, davalı ...'in «iflasına» karar verildiği, TMSF'nin 07.01.2011 tarihli yazısından davacının İflas Masasına bir başvurusu olmadığından alacak «kaydının» yapılmadığı anlaşılmaktadır.
İflas İdaresi'ne «tebligat» yapılarak, bu davalıya yönelik davaya belirtilen madde kapsamında, «kayıt kabul davası» olarak bakılması gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda2- Mahkemece davalı ... hakkındaki davanın, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmiş ise de, davalı ...'in «iflasına» karar verildiği, ...'nin 07.01.2011 tarihli yazısından davacının İflas Masasına bir başvurusu olmadığından alacak «kaydının» yapılmadığı anlaşılmaktadır.
İflas İdaresi'ne «tebligat» yapılarak, bu davalıya yönelik davaya belirtilen madde kapsamında, «kayıt kabul davası» olarak bakılması gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
A.Ş. bünyesinde kaldığı, davalı gerçek kişilerin bankayı aracı kılmak suretiyle nitelikli «dolandırıcılık» suçundan mahkum oldukları, davacının da bu şekilde iradesinin fesada uğratıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.315,00 TL’nin 01.10.1999 tarihinden, 18.684,84 TL’nin 21.12.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., ..., ... ve ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dolandırıcılık
Benzer bu karardaA.Ş. bünyesinde kaldığı, davalı gerçek kişilerin bankayı aracı kılmak suretiyle nitelikli «dolandırıcılık» suçundan mahkum oldukları, davacının da bu şekilde iradesinin fesada uğratıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.315,00 TL’nin 01.10.1999 tarihinden, 18.684,84 TL’nin 21.12.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., ..., ... ve ...
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1711 E. 2014/9465 K.
Ortak:kayıt kabul davası · borcun üstlenilmesi · müteselsil sorumluluk · anonim şirket · iflas · avans faizi · zamanaşımı · temsil · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… arif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasden ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK'nın 321/«son» meddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu görülmekle davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu, gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 7.386.88 TL'nin 14.10.1999, 150 TL'nin ise 29.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., ... ... ve ...
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalılar tarafından usulüne uygun «zamanaşımı def»'inde bulunulmuş olmadığının anlaşılmış olmasına göre, davalı ...Ş. ve «borcu üstlenen» TMSF vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF'den müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ...
Benzer bu kararda336/5 maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine ...'nın 321/«son» maddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağının hükme bağlandığı, davalı ...
Holding dışındaki davalıların meydana gelen zarardan «müteselsilen sorumlu» bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.400 TL'nin 22.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., ... ve ...
… K'nın 41, 55 ve ...'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, «borcu üstlenen» sıfatı ile kararı temyiz eden ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/3737 E. , 2014/6601 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07.06.2012 tarih ve 2011/575-2012/244 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi iflas idare memurları, davalı ... Bank A.Ş ve TMSF vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... Kocaeli Şubesi'nde uzun süre hesabı bulunduğunu, banka personelinin aldatması ve kasti yönlendirmesi ile parasının off-shore hesabına yatırdığını, müvekkili parasının hiçbir zaman off-shore hesabına gitmeyip, ... A.Ş'nin uhdesinde kaldığını, banka tarafından şubelere gönderilen yazılarda hedef gösterilerek paraların off-shore hesaba yönlendirilmesinin istenildiğini, banka personelinin mudileri istedikleri irade beyanında bulunmaya zorlamak için hatalı fikrin doğumuna veya teyidine ya da devamına kasten sebebiyet verdiklerini, mudilerin banka personelinin prim usulü hileli yönlendirmesiyle akdin icrasına neden olunduğu için akdin geçerli olmadığını ileri sürerek, 8.234,57 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Yurt Security Off Shore Ltd. dışındaki davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Davalı Yurt Security Off Shore Ltd’ye tebligat yapılamamıştır.
Mahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama neticesinde; davalı ...’in eyleminin aynı zamanda TTK'nın 336/5 maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasden ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK'nın 321/son meddesinde de, temsile veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden anonim şirketin sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu görülmekle davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 7.386.88 TL'nin 14.10.1999, 150 TL'nin ise 29.11.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılar ..., ...
... ve ... Bank A.Ş. adına borcu üstlenen TMSF'den müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ... Holding A.Ş. hakkındaki davanın reddine, Yurt Security Off Shorre bankacılık Ltd. Şti. hakkındaki dava daha önceden atiye terkedilip bu karar temyiz incelemesi ile kesinleştiğinden bunun hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... İflas İdare Memurları, davalı İng Bank A.Ş. ve borcu üstlenen TMSF vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalılar tarafından usulüne uygun zamanaşımı def'inde bulunulmuş olmadığının anlaşılmış olmasına göre, davalı ...Ş. ve borcu üstlenen TMSF vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece davalı ... hakkındaki davanın, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmiş ise de, davalı ...'in iflasına karar verildiği, TMSF'nin 07.01.2011 tarihli yazısından davacının İflas Masasına bir başvurusu olmadığından alacak kaydının yapılmadığı anlaşılmaktadır. İİK'nın 236. maddesi uyarınca, vaktinde deftere kaydettirilmeyen alacaklar iflasın kapanmasına kadar kabul olunur. Bu nedenle davalı ... İflas İdaresi'ne tebligat yapılarak, bu davalıya yönelik davaya belirtilen madde kapsamında, kayıt kabul davası olarak bakılması gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ...Ş. ve borcu üstlenen TMSF vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün davalı ...Ş. ve borcu üstlenen TMSF yönünden ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı ... İflas İdaresi yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden iflas idare memurlarına iadesine, 03.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/361052200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz