Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/1711 E. 2014/9465 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kayıt kabul davası↗ iflas idaresi↗ borcun üstlenilmesi↗ müteselsil sorumluluk↗ anonim şirket↗ iflas↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 22.11.1999 tarihinde bankadaki hesabından 2.400 TL'yi ... hesabına aktardığı, ancak dosyada mevcut kesinleşmiş ceza mahkemesi kararından, ... ... Ltd. Şirketi'nin, davalı ... tarafından grup şirketlerine kredi sağlamak amacıyla kurulduğunun, anılan bankanın ortaklarının ve yöneticilerinin ... A.Ş ve ...grup şirketlerinde çalışan kişiler olduğunun, dolayısıyla şirket üzerinde ...’in tam bir hakimiyetinin bulunduğunun, şirket adına mevduat toplanması aşamasında ... A.Ş şubelerinin kullanıldığının, daha fazla faiz getireceği söylenerek müşterilerin bu hesaplara yönlendirildiğinin, ... şirketinin, bankanın merkez şubesinde açtırdığı hesaba bu paraların aktarıldığının, aslında off shore şirketinin sadece ... A.Ş merkez şubesindeki hesaptan ibaret olduğunun, tüm şubeler tarafından toplanan paraların bu hesaba nakledildiğinin ve grup şirketlere bu hesaptan kredi olarak kullandırıldığının anlaşıldığı, ceza yargılaması sonucunda mahkumiyetlerine karar verilen banka yöneticisi davalılar ile davalı ... Bank A.Ş tarafından davacı ve onun durumundaki diğer ... hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı, davalı ...’in eyleminin aynı zamanda ... 336/5 maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine ...'nın 321/son maddesinde de, temsile veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden anonim şirketin sorumlu olacağının hükme bağlandığı, davalı ... Holding dışındaki davalıların meydana gelen zarardan müteselsilen sorumlu bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.400 TL'nin 22.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... Bank adına borcu üstlenen ...'den müteselsilen tahsiline, davalılar ... Bankacılık Ltd. Şti., ..., ...,..., .... A.Ş. ..., ..., ... hakkındaki davalar daha önceden atiye terkedilip bu karar temyiz incelemesi ile kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... Holding hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, borcu üstlenen sıfatıyla ... vekili ile Müflis ... İflas İdaresi Memurları temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalıların sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve ...'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, borcu üstlenen sıfatı ile kararı temyiz eden ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı Müflis ... İflas İdaresi Memurları'nın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosya içeriğinden ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/120-2007/381 E.K. sayılı kararı ile davalı ...'in iflasına karar verildiği ve 14.01.2008 tarihinde iflas kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı Müflis ... İflas İdaresi'ne yönelik davaya kayıt kabul davası olarak bakılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, davalı Müflis ... İflas İdaresi Memurlarının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3739 E. 2014/10537 K.
Ortak:kayıt kabul davası · anonim şirket · iflas · avans faizi · zamanaşımı · temsil · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda336/5 maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine ...'nın 321/«son» maddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağının hükme bağlandığı, davalı ...
Holding dışındaki davalıların meydana gelen zarardan «müteselsilen sorumlu» bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.400 TL'nin 22.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., ... ve ...
… K'nın 41, 55 ve ...'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, «borcu üstlenen» sıfatı ile kararı temyiz eden ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu kararda… rif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasden ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK' nın 321/«son» meddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.500,00 TL'nin 07/01/2000 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar A..
Bank vekili, TMSF vekili ve Müflis A.. b.. «iflas» idare memurları temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalıların sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının o.. s.. bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı TMSF vekilinin ve davalı I..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dolandırıcılık · terkin · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaBank hakkındaki dava atiye «terk» edildiğinden bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», TMSF hakkındaki red kararı kesinleştiğinden bu davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
Y..’ün bankayı aracı kılmak suretiyle nitelikli «dolandırıcılık» suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, emsal dosyalarda alınan bilirkişi raporlarına göre, mahkumiyetlerine karar verilen banka yöneticisi davalılar ile davalı I..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10137 E. 2014/15137 K.
Ortak:kayıt kabul davası · iflas idaresi · borcun üstlenilmesi · müteselsil sorumluluk · anonim şirket · iflas · avans faizi · temsil
İncelediğiniz kararda336/5 maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine ...'nın 321/«son» maddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağının hükme bağlandığı, davalı ...
Holding dışındaki davalıların meydana gelen zarardan «müteselsilen sorumlu» bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.400 TL'nin 22.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., ... ve ...
Bank adına «borcu üstlenen» ...'den müteselsilen tahsiline, davalılar ...
Benzer bu kararda… arif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK'nun 321/«son» maddesinde de «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu görülmekle ... dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu kanaatiyle bu davalılar hakkında da istemin kabulüne karar vermek gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 1.840,00 TL ile 19.200,00 TL'nin 19.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., ..., ... ve ...
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.10.2007 tarihli kararı ile «iflasına» karar verildiği ve bu kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece, anılan davalı hakkında açılan davanın, «iflas idaresi» memurlarına «tebligat» yapılarak davada taraf teşkilinin sağlanması ve davalı ... yönünden davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılması gerekirken, bu husus yerine getirilmeden yargılamaya devam olunarak hakkında hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, Müflis ...
Bank adına «borcu üstlenen» ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, ... ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebligat · terkin
Benzer bu karardaŞti. hakkındaki dava daha önceden atiye «terk» edilip bu karar temyiz incelemesi ile kesinleşmiş olduğundan bunun hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.10.2007 tarihli kararı ile «iflasına» karar verildiği ve bu kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece, anılan davalı hakkında açılan davanın, «iflas idaresi» memurlarına «tebligat» yapılarak davada taraf teşkilinin sağlanması ve davalı ... yönünden davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılması gerekirken, bu husus yerine getirilmeden yargılamaya devam olunarak hakkında hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, Müflis ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4289 E. 2014/7570 K.
Ortak:kayıt kabul davası · iflas idaresi · borcun üstlenilmesi · müteselsil sorumluluk · anonim şirket · iflas · avans faizi · temsil
İncelediğiniz kararda336/5 maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine ...'nın 321/«son» maddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağının hükme bağlandığı, davalı ...
Holding dışındaki davalıların meydana gelen zarardan «müteselsilen sorumlu» bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.400 TL'nin 22.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., ... ve ...
Bank adına «borcu üstlenen» ...'den müteselsilen tahsiline, davalılar ...
Benzer bu karardaB..'in eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B..
H.. dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B..
B.«iflas idaresi» memurları temyiz etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · akdi faiz · vade · tebligat · harç · husumet
Benzer bu karardaH.. dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B..
A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 5.000,15 TL'nin 15.12.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalı I.
2-Ancak, mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı I.
B..'in «iflasına» karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, «ikinci alacaklılar toplantısının» ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3744 E. 2014/6237 K.
Ortak:kayıt kabul davası · borcun üstlenilmesi · anonim şirket · iflas · avans faizi · temsil · i̇i̇k 72/son · Alacak
İncelediğiniz kararda336/5 maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine ...'nın 321/«son» maddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağının hükme bağlandığı, davalı ...
Holding dışındaki davalıların meydana gelen zarardan «müteselsilen sorumlu» bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.400 TL'nin 22.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., ... ve ...
Bank adına «borcu üstlenen» ...'den müteselsilen tahsiline, davalılar ...
Benzer bu kararda… kez şubesindeki hesaptan ibaret olduğu, burada toplanan paraların grup şirketlerine kredi olarak aktarıldığı, davalı gerçek kişilerin bankayı aracı kılmak suretiyle «dolandırıcılık» suçundan cezalandırıldığı, müşterilerin iradelerinin fesada uğratıldığının tespit edildiği, ...'in eyleminin aynı zamanda 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine 321/«son» maddesinde de «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağının hükme bağlandığı, davalı banka ile yöneticilerinin davacının zararından sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 3.821,74 TL'nin 22.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., adına «borcu üstlenen» müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,. hakkındaki karar kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... hakkındaki dava …
Kararı, «borcu üstlenen» vekili ve ...
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, «borcu üstlenen» sıfatı ile kararı temyiz eden vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dolandırıcılık
Benzer bu kararda… kez şubesindeki hesaptan ibaret olduğu, burada toplanan paraların grup şirketlerine kredi olarak aktarıldığı, davalı gerçek kişilerin bankayı aracı kılmak suretiyle «dolandırıcılık» suçundan cezalandırıldığı, müşterilerin iradelerinin fesada uğratıldığının tespit edildiği, ...'in eyleminin aynı zamanda 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine 321/«son» maddesinde de «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağının hükme bağlandığı, davalı banka ile yöneticilerinin davacının zararından sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 3.821,74 TL'nin 22.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., adına «borcu üstlenen» müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,. hakkındaki karar kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... hakkındaki dava …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3902 E. 2014/7020 K.
Ortak:kayıt kabul davası · müteselsil sorumluluk · anonim şirket · iflas · avans faizi · temsil · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda336/5 maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine ...'nın 321/«son» maddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağının hükme bağlandığı, davalı ...
Holding dışındaki davalıların meydana gelen zarardan «müteselsilen sorumlu» bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.400 TL'nin 22.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., ... ve ...
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/120-2007/381 E.K. sayılı kararı ile davalı ...'in «iflasına» karar verildiği ve 14.01.2008 tarihinde iflas kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaB.in eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B.
Holding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de uygulamada faiz başlangıcının hesabın açıldığı tarih olması gerektiği, ancak off shore hesabına aktarılan anapara için davacının bildirdiği tarihten itibaren «avans faizine» hükmedildiği gerekçesiyle, davalı B.Holding A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 5.500 TL'nin 20.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte A.
A.Ş.'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» ING Bank A.Ş.'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ING Bank A.Ş.'ye devredilen Y.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · akdi faiz · feri müdahil · vade · tebligat · harç · husumet
Benzer bu karardaHolding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de uygulamada faiz başlangıcının hesabın açıldığı tarih olması gerektiği, ancak off shore hesabına aktarılan anapara için davacının bildirdiği tarihten itibaren «avans faizine» hükmedildiği gerekçesiyle, davalı B.Holding A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 5.500 TL'nin 20.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte A.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ING Bank vekili ve «feri müdahil» TMSF vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı ING Bank A.Ş.'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan Y.
A.B.in «iflasına» karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, «ikinci alacaklılar toplantısının» ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3901 E. 2014/7019 K.
Ortak:kayıt kabul davası · müteselsil sorumluluk · anonim şirket · iflas · avans faizi · temsil · i̇i̇k 72/son · Alacak
İncelediğiniz kararda336/5 maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine ...'nın 321/«son» maddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağının hükme bağlandığı, davalı ...
Holding dışındaki davalıların meydana gelen zarardan «müteselsilen sorumlu» bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.400 TL'nin 22.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., ... ve ...
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/120-2007/381 E.K. sayılı kararı ile davalı ...'in «iflasına» karar verildiği ve 14.01.2008 tarihinde iflas kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… nde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından Balkaner Holding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de uygulamada faiz başlangıcının hesabın açıldığı tarih olması gerektiği, ancak off shore hesabına aktarılan anapara için davacının bildirdiği tarihten itibaren «avans faizine» hükmedildiği gerekçesiyle, davalı B.Holding A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 2.340,39 TL'nin 05.02.2000 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte A.A.B., S.
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
A.Ş'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» ING Bank A.Ş'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ING Bank A.Ş'ye devredilen Yurtbank A.Ş'nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan ING Bank A.Ş'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan harçtan sorumlu tutulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · akdi faiz · vade · tebligat · harç · husumet
Benzer bu kararda… nde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından Balkaner Holding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de uygulamada faiz başlangıcının hesabın açıldığı tarih olması gerektiği, ancak off shore hesabına aktarılan anapara için davacının bildirdiği tarihten itibaren «avans faizine» hükmedildiği gerekçesiyle, davalı B.Holding A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 2.340,39 TL'nin 05.02.2000 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte A.A.B., S.
2-Ancak, mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı ING Bank A.Ş'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan Y.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.10.2007 tarih ve 2005/120-2007/381 E-K sayılı kararı ile davalılardan A.A.B.'in «iflasına» karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, «ikinci alacaklılar toplantısının» ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1583 E. 2015/7266 K.
Ortak:borcun üstlenilmesi · müteselsil sorumluluk · anonim şirket · iflas · avans faizi · temsil · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda336/5 maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine ...'nın 321/«son» maddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağının hükme bağlandığı, davalı ...
Holding dışındaki davalıların meydana gelen zarardan «müteselsilen sorumlu» bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.400 TL'nin 22.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., ... ve ...
Bank adına «borcu üstlenen» ...'den müteselsilen tahsiline, davalılar ...
Benzer bu kararda… arif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK'nın 321/«son» maddesinde de «temsile» veya idareye salahiyetli .../... olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu görülmekle ... dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu kanaatiyle bu davalılar hakkında da istemin kabulüne karar vermek gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 1.840,00 TL ile 19.200,00 TL'nin 19.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., .... adına «borcu üstlenen» ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, ... hakkındaki dava daha önceden atiye «terk» edilip bu karar temyiz incelemesi ile kesinleşmiş olduğundan bunun hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... hakkındaki davanın ise reddine dair veril …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:terkin
Benzer bu kararda… arif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK'nın 321/«son» maddesinde de «temsile» veya idareye salahiyetli .../... olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu görülmekle ... dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu kanaatiyle bu davalılar hakkında da istemin kabulüne karar vermek gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 1.840,00 TL ile 19.200,00 TL'nin 19.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., .... adına «borcu üstlenen» ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, ... hakkındaki dava daha önceden atiye «terk» edilip bu karar temyiz incelemesi ile kesinleşmiş olduğundan bunun hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... hakkındaki davanın ise reddine dair veril …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5608 E. 2014/8782 K.
Ortak:kayıt kabul davası · iflas idaresi · borcun üstlenilmesi · müteselsil sorumluluk · anonim şirket · iflas · avans faizi · temsil
İncelediğiniz kararda336/5 maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine ...'nın 321/«son» maddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağının hükme bağlandığı, davalı ...
Holding dışındaki davalıların meydana gelen zarardan «müteselsilen sorumlu» bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.400 TL'nin 22.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., ... ve ...
Bank adına «borcu üstlenen» ...'den müteselsilen tahsiline, davalılar ...
Benzer bu karardaB..'in eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B..
H.. dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B..
B.. «iflas idaresi» memurları temyiz etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · akdi faiz · vade · tebligat · harç · husumet
Benzer bu karardaH.. dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B..
A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 8.000 TL'nin 29.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı I..
2-Ancak, mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı I..
B..'in «iflasına» karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, «ikinci alacaklılar toplantısının» ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/1711 E. , 2014/9465 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.06.2012 tarih ve 2011/574-2012/243 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi borcu üstlenen ... vekili ile müflis ... İflas İdaresi Memurları tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... ... Şubesi'nde uzun süre hesabı bulunduğunu, banka personelinin aldatması ve yönlendirmesi ile parasını ... hesabına yatırdığını, müvekkilinin parasının hiçbir zaman ... hesabına gitmeyip, ... A.Ş'nin uhdesinde kaldığını, banka tarafından şubelere gönderilen yazılarda hedef gösterilerek paraların ... hesaba yönlendirilmesinin istenildiğini, banka personelinin mudileri istedikleri irade beyanında bulunmaya zorlamak için hatalı fikrin doğumuna veya teyidine ya da devamına kasten sebebiyet verdiklerini, mudilerin banka personelinin prim usulü hileli yönlendirmesiyle akdin icrasına neden olunduğu için akdin geçerli olmadığını ileri sürerek, 2.400,00 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin bankanın genel müdür yardımcısı olarak görev yaptığını, davacının parasını öncelikle ... şirketinden talep etmesi gerektiğini, davacının kendi iradesi ile parasını ... hesabına gönderdiğini, banka çalışanlarının yönlendirmesi iddiasının inandırıcı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın ... ticaret mahkemelerinde görülmesinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı banka vekili, davaya bakma yetkisinin ... ticaret mahkemelerine ait olduğunu, davanın haksız fiile dayandırılmış olması halinde zamanaşımına uğradığını, ... bankası ile müvekkilinin hükmi şahsiyetlerinin farklı olduğunu, bankanın müşteriyi yönlendirmesinin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalılar ..., ..., ...A.Ş, ... Holding A.Ş, ...,..., ... vekili davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 22.11.1999 tarihinde bankadaki hesabından 2.400 TL'yi ... hesabına aktardığı, ancak dosyada mevcut kesinleşmiş ceza mahkemesi kararından, ... ... Ltd. Şirketi'nin, davalı ... tarafından grup şirketlerine kredi sağlamak amacıyla kurulduğunun, anılan bankanın ortaklarının ve yöneticilerinin ... A.Ş ve ...grup şirketlerinde çalışan kişiler olduğunun, dolayısıyla şirket üzerinde ...’in tam bir hakimiyetinin bulunduğunun, şirket adına mevduat toplanması aşamasında ... A.Ş şubelerinin kullanıldığının, daha fazla faiz getireceği söylenerek müşterilerin bu hesaplara yönlendirildiğinin, ... şirketinin, bankanın merkez şubesinde açtırdığı hesaba bu paraların aktarıldığının, aslında off shore şirketinin sadece ...
A.Ş merkez şubesindeki hesaptan ibaret olduğunun, tüm şubeler tarafından toplanan paraların bu hesaba nakledildiğinin ve grup şirketlere bu hesaptan kredi olarak kullandırıldığının anlaşıldığı, ceza yargılaması sonucunda mahkumiyetlerine karar verilen banka yöneticisi davalılar ile davalı ... Bank A.Ş tarafından davacı ve onun durumundaki diğer ... hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı, davalı ...’in eyleminin aynı zamanda ... 336/5 maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine ...'nın 321/son maddesinde de, temsile veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden anonim şirketin sorumlu olacağının hükme bağlandığı, davalı ...
Holding dışındaki davalıların meydana gelen zarardan müteselsilen sorumlu bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.400 TL'nin 22.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... Bank adına borcu üstlenen ...'den müteselsilen tahsiline, davalılar ... Bankacılık Ltd. Şti., ..., ...,..., .... A.Ş. ..., ..., ... hakkındaki davalar daha önceden atiye terkedilip bu karar temyiz incelemesi ile kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... Holding hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, borcu üstlenen sıfatıyla ... vekili ile Müflis ... İflas İdaresi Memurları temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalıların sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve ...'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, borcu üstlenen sıfatı ile kararı temyiz eden ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı Müflis ... İflas İdaresi Memurları'nın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosya içeriğinden ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/120-2007/381 E.K. sayılı kararı ile davalı ...'in iflasına karar verildiği ve 14.01.2008 tarihinde iflas kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı Müflis ... İflas İdaresi'ne yönelik davaya kayıt kabul davası olarak bakılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, davalı Müflis ... İflas İdaresi Memurlarının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle borcu üstlenen sıfatı ile kararı temyiz eden ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile ... hakkında tesis edilen hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Müflis ... İflas İdaresi Memurlarının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Müflis ... İflas İdaresi Memurlarının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, borcu üstlenen ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden müflis ... İflas İdaresi Memurlarından alınmasına, 21.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/377009400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz