Kayıt kabul davası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/3739 E. 2014/10537 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kayıt kabul davası↗ iflas idaresi↗ dolandırıcılık↗ tmsf↗ anonim şirket↗ iflas↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ terkin↗ avans faizi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ zamanaşımı↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunmax uyulan Dairemiz bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, Y.. A.Ş hakim hissedarı A.. A. B.., O. s. şirketi yöneticisi S.. E.., M... N.. Y..’ün bankayı aracı kılmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, emsal dosyalarda alınan bilirkişi raporlarına göre, mahkumiyetlerine karar verilen banka yöneticisi davalılar ile davalı I.. Bank A.Ş ( Y.. Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş. – O.. A.Ş ) tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları,davalı A.. A.. B..’in eyleminin aynı zamanda TTK 336/5 maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasden ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK' nın 321/son meddesinde de, temsile veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden anonim şirketin sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.500,00 TL'nin 07/01/2000 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılar A.. A.. B.. , M. N.. Y.. , S.. E.. ve İ... Bank'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, B.. Holding hakkındaki davanın reddine, Y.. […].S.. Bank hakkındaki dava atiye terk edildiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, TMSF hakkındaki red kararı kesinleştiğinden bu davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
Kararı, kararı davalılardan I.. Bank vekili, TMSF vekili ve […]. b.. iflas idare memurları temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalıların sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının o.. s.. bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı TMSF vekilinin ve davalı I.. Bank A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-[…].A.. B.. İflas İdaresi Memurları'nın temyiz itirazlarının incelenmesi bakımından; dosya içeriğinden Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/120 Esas, 2007/381 Karar sayılı kararı ile davalı A. A.. B...'in iflasına karar verildiği ve 14.01.2008 tarihinde iflas kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı A.. A.B.. İflas İdaresi'ne yönelik davaya kayıt kabul davası olarak bakılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, davalı müflis A.. A.. B.. İflas İdaresi Memurları vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1711 E. 2014/9465 K.
Ortak:kayıt kabul davası · anonim şirket · iflas · avans faizi · zamanaşımı · temsil · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… rif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasden ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK' nın 321/«son» meddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.500,00 TL'nin 07/01/2000 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar A..
Bank vekili, TMSF vekili ve Müflis A.. b.. «iflas» idare memurları temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalıların sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının o.. s.. bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı TMSF vekilinin ve davalı I..
Benzer bu kararda336/5 maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine ...'nın 321/«son» maddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağının hükme bağlandığı, davalı ...
Holding dışındaki davalıların meydana gelen zarardan «müteselsilen sorumlu» bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.400 TL'nin 22.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., ... ve ...
… K'nın 41, 55 ve ...'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, «borcu üstlenen» sıfatı ile kararı temyiz eden ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · müteselsil sorumluluk
Benzer bu karardaHolding dışındaki davalıların meydana gelen zarardan «müteselsilen sorumlu» bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.400 TL'nin 22.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., ... ve ...
Bank adına «borcu üstlenen» ...'den müteselsilen tahsiline, davalılar ...
Kararı, «borcu üstlenen» sıfatıyla ... vekili ile Müflis ...
… K'nın 41, 55 ve ...'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, «borcu üstlenen» sıfatı ile kararı temyiz eden ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10137 E. 2014/15137 K.
Ortak:kayıt kabul davası · iflas idaresi · anonim şirket · iflas · terkin · avans faizi · temsil · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… rif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasden ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK' nın 321/«son» meddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.500,00 TL'nin 07/01/2000 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar A..
Bank hakkındaki dava atiye «terk» edildiğinden bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», TMSF hakkındaki red kararı kesinleştiğinden bu davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
Bank vekili, TMSF vekili ve Müflis A.. b.. «iflas» idare memurları temyiz etmiştir.
Benzer bu kararda… arif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK'nun 321/«son» maddesinde de «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu görülmekle ... dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu kanaatiyle bu davalılar hakkında da istemin kabulüne karar vermek gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 1.840,00 TL ile 19.200,00 TL'nin 19.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., ..., ... ve ...
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.10.2007 tarihli kararı ile «iflasına» karar verildiği ve bu kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece, anılan davalı hakkında açılan davanın, «iflas idaresi» memurlarına «tebligat» yapılarak davada taraf teşkilinin sağlanması ve davalı ... yönünden davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılması gerekirken, bu husus yerine getirilmeden yargılamaya devam olunarak hakkında hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, Müflis ...
Şti. hakkındaki dava daha önceden atiye «terk» edilip bu karar temyiz incelemesi ile kesinleşmiş olduğundan bunun hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · müteselsil sorumluluk · tebligat
Benzer bu kararda… arif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK'nun 321/«son» maddesinde de «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu görülmekle ... dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu kanaatiyle bu davalılar hakkında da istemin kabulüne karar vermek gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 1.840,00 TL ile 19.200,00 TL'nin 19.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., ..., ... ve ...
Bank adına «borcu üstlenen» ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, ... ...
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, «borcu üstlenen» sıfatı ile kararı temyiz eden ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.10.2007 tarihli kararı ile «iflasına» karar verildiği ve bu kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece, anılan davalı hakkında açılan davanın, «iflas idaresi» memurlarına «tebligat» yapılarak davada taraf teşkilinin sağlanması ve davalı ... yönünden davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılması gerekirken, bu husus yerine getirilmeden yargılamaya devam olunarak hakkında hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, Müflis ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3744 E. 2014/6237 K.
Ortak:kayıt kabul davası · dolandırıcılık · anonim şirket · iflas · avans faizi · temsil · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… rif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasden ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK' nın 321/«son» meddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.500,00 TL'nin 07/01/2000 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar A..
Y..’ün bankayı aracı kılmak suretiyle nitelikli «dolandırıcılık» suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, emsal dosyalarda alınan bilirkişi raporlarına göre, mahkumiyetlerine karar verilen banka yöneticisi davalılar ile davalı I..
Bank vekili, TMSF vekili ve Müflis A.. b.. «iflas» idare memurları temyiz etmiştir.
Benzer bu kararda… kez şubesindeki hesaptan ibaret olduğu, burada toplanan paraların grup şirketlerine kredi olarak aktarıldığı, davalı gerçek kişilerin bankayı aracı kılmak suretiyle «dolandırıcılık» suçundan cezalandırıldığı, müşterilerin iradelerinin fesada uğratıldığının tespit edildiği, ...'in eyleminin aynı zamanda 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine 321/«son» maddesinde de «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağının hükme bağlandığı, davalı banka ile yöneticilerinin davacının zararından sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 3.821,74 TL'nin 22.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., adına «borcu üstlenen» müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,. hakkındaki karar kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... hakkındaki dava …
İflas İdaresi Memurları'nın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dosya içeriğinden sayılı kararı ile davalı ...'in «iflasına» karar verildiği ve 14.01.2008 tarihinde iflas kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır.
İflas İdaresi'ne yönelik davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi
Benzer bu kararda… kez şubesindeki hesaptan ibaret olduğu, burada toplanan paraların grup şirketlerine kredi olarak aktarıldığı, davalı gerçek kişilerin bankayı aracı kılmak suretiyle «dolandırıcılık» suçundan cezalandırıldığı, müşterilerin iradelerinin fesada uğratıldığının tespit edildiği, ...'in eyleminin aynı zamanda 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine 321/«son» maddesinde de «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağının hükme bağlandığı, davalı banka ile yöneticilerinin davacının zararından sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 3.821,74 TL'nin 22.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., adına «borcu üstlenen» müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,. hakkındaki karar kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... hakkındaki dava …
Kararı, «borcu üstlenen» vekili ve ...
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, «borcu üstlenen» sıfatı ile kararı temyiz eden vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1583 E. 2015/7266 K.
Ortak:anonim şirket · iflas · terkin · avans faizi · temsil · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… rif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasden ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK' nın 321/«son» meddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.500,00 TL'nin 07/01/2000 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar A..
Bank hakkındaki dava atiye «terk» edildiğinden bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», TMSF hakkındaki red kararı kesinleştiğinden bu davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
Bank vekili, TMSF vekili ve Müflis A.. b.. «iflas» idare memurları temyiz etmiştir.
Benzer bu kararda… arif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK'nın 321/«son» maddesinde de «temsile» veya idareye salahiyetli .../... olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu görülmekle ... dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu kanaatiyle bu davalılar hakkında da istemin kabulüne karar vermek gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 1.840,00 TL ile 19.200,00 TL'nin 19.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., .... adına «borcu üstlenen» ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, ... hakkındaki dava daha önceden atiye «terk» edilip bu karar temyiz incelemesi ile kesinleşmiş olduğundan bunun hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... hakkındaki davanın ise reddine dair veril …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · müteselsil sorumluluk
Benzer bu kararda… arif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK'nın 321/«son» maddesinde de «temsile» veya idareye salahiyetli .../... olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu görülmekle ... dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu kanaatiyle bu davalılar hakkında da istemin kabulüne karar vermek gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 1.840,00 TL ile 19.200,00 TL'nin 19.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., .... adına «borcu üstlenen» ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, ... hakkındaki dava daha önceden atiye «terk» edilip bu karar temyiz incelemesi ile kesinleşmiş olduğundan bunun hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... hakkındaki davanın ise reddine dair veril …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3737 E. 2014/6601 K.
Ortak:kayıt kabul davası · anonim şirket · iflas · avans faizi · karar verilmesine yer olmadığına · zamanaşımı · temsil · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… rif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasden ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK' nın 321/«son» meddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.500,00 TL'nin 07/01/2000 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar A..
Bank hakkındaki dava atiye «terk» edildiğinden bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», TMSF hakkındaki red kararı kesinleştiğinden bu davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
Bank vekili, TMSF vekili ve Müflis A.. b.. «iflas» idare memurları temyiz etmiştir.
Benzer bu kararda… arif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasden ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK'nın 321/«son» meddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu görülmekle davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu, gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 7.386.88 TL'nin 14.10.1999, 150 TL'nin ise 29.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., ... ... ve ...
Şti. hakkındaki dava daha önceden atiye terkedilip bu karar temyiz incelemesi ile kesinleştiğinden bunun hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», karar verilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalılar tarafından usulüne uygun «zamanaşımı def»'inde bulunulmuş olmadığının anlaşılmış olmasına göre, davalı ...Ş. ve «borcu üstlenen» TMSF vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · müteselsil sorumluluk · zamanaşımı def'i · def'i · tebligat · cy/cy kaydı · e-defter
Benzer bu kararda1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalılar tarafından usulüne uygun «zamanaşımı def»'inde bulunulmuş olmadığının anlaşılmış olmasına göre, davalı ...Ş. ve «borcu üstlenen» TMSF vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
… arif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasden ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK'nın 321/«son» meddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu görülmekle davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu, gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 7.386.88 TL'nin 14.10.1999, 150 TL'nin ise 29.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., ... ... ve ...
Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF'den müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ...
İflas İdare Memurları, davalı İng Bank A.Ş. ve «borcu üstlenen» TMSF vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5608 E. 2014/8782 K.
Ortak:kayıt kabul davası · iflas idaresi · anonim şirket · iflas · avans faizi · temsil · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… rif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasden ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK' nın 321/«son» meddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.500,00 TL'nin 07/01/2000 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar A..
Bank vekili, TMSF vekili ve Müflis A.. b.. «iflas» idare memurları temyiz etmiştir.
B...'in «iflasına» karar verildiği ve 14.01.2008 tarihinde iflas kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaB..'in eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B..
B.. «iflas idaresi» memurları temyiz etmiştir.
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · akdi faiz · borcun üstlenilmesi · müteselsil sorumluluk · vade · tebligat · harç · husumet
Benzer bu karardaH.. dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B..
A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 8.000 TL'nin 29.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı I..
Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF ve davalılar A..
Bank adına «borcu üstlenen» TMSF vekili ve müflis A..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6006 E. 2014/10613 K.
Ortak:kayıt kabul davası · iflas idaresi · anonim şirket · iflas · avans faizi · temsil · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… rif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasden ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK' nın 321/«son» meddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.500,00 TL'nin 07/01/2000 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar A..
Bank vekili, TMSF vekili ve Müflis A.. b.. «iflas» idare memurları temyiz etmiştir.
B...'in «iflasına» karar verildiği ve 14.01.2008 tarihinde iflas kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaB..'in eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B..
B.. «iflas idaresi» memurları temyiz etmiştir.
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · akdi faiz · borcun üstlenilmesi · müteselsil sorumluluk · vade · tebligat · harç · husumet
Benzer bu karardaH.. dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B..
A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulü ile 5.757,31 TL'nin 15.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı I..
Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF ve davalılar A..
Bank adına «borcu üstlenen» TMSF vekili ve müflis A..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3902 E. 2014/7020 K.
Ortak:kayıt kabul davası · anonim şirket · iflas · avans faizi · temsil · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… rif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasden ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK' nın 321/«son» meddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.500,00 TL'nin 07/01/2000 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar A..
Bank vekili, TMSF vekili ve Müflis A.. b.. «iflas» idare memurları temyiz etmiştir.
B...'in «iflasına» karar verildiği ve 14.01.2008 tarihinde iflas kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaB.in eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B.
Holding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de uygulamada faiz başlangıcının hesabın açıldığı tarih olması gerektiği, ancak off shore hesabına aktarılan anapara için davacının bildirdiği tarihten itibaren «avans faizine» hükmedildiği gerekçesiyle, davalı B.Holding A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 5.500 TL'nin 20.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte A.
A.Ş.'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» ING Bank A.Ş.'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ING Bank A.Ş.'ye devredilen Y.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · akdi faiz · feri müdahil · müteselsil sorumluluk · vade · tebligat · harç · husumet
Benzer bu karardaHolding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de uygulamada faiz başlangıcının hesabın açıldığı tarih olması gerektiği, ancak off shore hesabına aktarılan anapara için davacının bildirdiği tarihten itibaren «avans faizine» hükmedildiği gerekçesiyle, davalı B.Holding A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 5.500 TL'nin 20.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte A.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ING Bank vekili ve «feri müdahil» TMSF vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı ING Bank A.Ş.'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan Y.
A.B.in «iflasına» karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, «ikinci alacaklılar toplantısının» ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/3739 E. , 2014/10537 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KOCAELİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 16/07/2013
NUMARASI 2012/645-2013/637
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/07/2013 tarih ve 2012/645-2013/637 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan I.. Bank vekili TMSF vekili ve müflis A..B.. iflas idare memurları tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Y.. Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş'nin İzmit şubesinde 4.500 TL tutarındaki hesabının bulunduğunu, şube çalışanlarınca hesaptaki paranın off shore hesaplarına yönlendirildiğini, davalı Y..Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş'nin mudilerinin paralarını bu yöntemle devlet gözetiminden çıkararak kaçırdığını, davalılardan Ali Balkaner'in şahsi sorumluluğu bulunduğunu, diğer davalılar N.. Y.. ve S.. E..'in ise davalı Y...[…].. Bank Ltd. direktörü olduklarını, davalı TMSF'nin da sorumluluğunun bulunduğunu iddia ederek işlemiş faizi ile birlikte 4.858,150 TL'nın vade sonu olan tarihten itibaren işleyecek %83 faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı TMSF vekili, yetki ve görev itirazında bulunmuş ayrıca davanın tasarruf mevduatı niteliği bulunmayan off-shore hesabından kaynaklanan alacağın fonun kapsamı dışında kaldığını, müvekkiline husumetin yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
[…]..Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş. vekili, yetki itirazında bulunmuş ayrıca husumetin Y.. Security Off Sh.. Bank Ltd.'ye yöneltilmesi gerektiğini, müvekkiline husumetin yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
[…]. B.. ve diğerleri vekili, yetki itirazında bulunmuş ayrıca husumetin Y.. S.. […]. Bank Ltd.'e yöneltilmesi gerektiğini, müvekkiline husumetin yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunmax uyulan Dairemiz bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, Y.. A.Ş hakim hissedarı A.. A. B.., O. s. şirketi yöneticisi S.. E.., M... N.. Y..’ün bankayı aracı kılmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, emsal dosyalarda alınan bilirkişi raporlarına göre, mahkumiyetlerine karar verilen banka yöneticisi davalılar ile davalı I.. Bank A.Ş ( Y.. Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş. – O.. A.Ş ) tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları,davalı A..
A.. B..’in eyleminin aynı zamanda TTK 336/5 maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasden ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK' nın 321/son meddesinde de, temsile veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden anonim şirketin sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.500,00 TL'nin 07/01/2000 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılar A.. A.. B.. , M. N.. Y.. , S.. E.. ve İ... Bank'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, B.. Holding hakkındaki davanın reddine, Y.. […].S.. Bank hakkındaki dava atiye terk edildiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, TMSF hakkındaki red kararı kesinleştiğinden bu davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
Kararı, kararı davalılardan I.. Bank vekili, TMSF vekili ve […]. b.. iflas idare memurları temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalıların sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının o.. s.. bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı TMSF vekilinin ve davalı I.. Bank A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-[…].A.. B.. İflas İdaresi Memurları'nın temyiz itirazlarının incelenmesi bakımından; dosya içeriğinden Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/120 Esas, 2007/381 Karar sayılı kararı ile davalı A. A.. B...'in iflasına karar verildiği ve 14.01.2008 tarihinde iflas kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı A.. A.B.. İflas İdaresi'ne yönelik davaya kayıt kabul davası olarak bakılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, davalı müflis A.. A.. B.. İflas İdaresi Memurları vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı TMSF vekilinin ve davalı I..Bank A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı müflis A.. A.. B.. İflas İdaresi Memurları vekilinin Temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davalı müflis A.. A.. B.. İflas İdaresi
Memurları yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma sebep ve şekline göre, davalı müflis A..A.. B.. İflas İdaresi Memurları vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalı I.. Bank A.Ş.'ye ve müflis A..A.. B..'e iadesine, 04.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101836700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz