Rehinli alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15764 E. 2017/3176 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rehinli alacak↗ alt taşıyan↗ kanuni temsilci↗ mal sigortası↗ taşıyan sıfatı↗ hmk 115/3↗ halefiyet↗ aktif husumet ehliyeti↗ sigorta ettiren↗ acente↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ komisyon↗ taraf ehliyeti↗ taşıyan↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ teminat↗ temsil↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve bozma ilamına göre, üst taşıyan, diğer davalının ise alt taşıyan sıfatını haiz olduğu emtianın araçtan boşaltılması sırasında aracın manevra yapmak zorunda kalması nedeniyle emtiaların düşmesi sonucu hasarın meydana geldiği ve boşaltma sırasında taşımayı gerçekleştiren aracın manevra yapması halinde emtianın hasara uğrayacağının düşünülmesi ve önleyici tedbirleri alması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 21.040.00 TL'nin 04.05.2010 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, Dairemizin 20.04.2015 tarih ve 2015/268-5472 sayılı kararıyla, hükmün faiz başlangıcı yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
./..
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Mal sigortalarında, 6762 sayılı TTK’nın 1269.maddesi uyarınca, malların her hangi bir rizikoya karşı sigortalatılabilmesi için, poliçede sigortalı olarak gösterilecek kişinin; para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malın maliki veya malikin adi veya rehinli alacaklısı veya malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan acenta, kiracı, komisyoncu ya da malın muhafazasında hakikaten menfaatli olan diğer kimselerden birinin olması yahut bunların kanuni temsilcilerinden birinin olması gerekir.
Somut olayda, davacı sigorta şirketinin dayanmış olduğu hem sigorta ettirenin ve hem de sigortalının dava dışı olduğu, oysa dosya içerisinde bulunan emtia faturasına göre, malların simli firmadan dava dışı tarafından satın alındığı ve bedelinin ödendiği, keza bu firma tarafından aşımasıyla malların gönderildiği ve malların da taşıma sonunda bu firmaya teslim edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece iki ayrı heyetten alınan bilirkişi raporlarında da, dava dışı davaya konu emtia üzerinde korunmaya değer bir menfaatinin bulunmaması nedeniyle bu firma lehine sigorta poliçesinin düzenlenemeyeceği ve bu poliçeye dayalı olarak yapılan ödeme nedeniyle bir hak sahibi olamayacağı, diğer bir anlatımla davacı sigorta şirketinin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, yargılama sırasında, sigorta poliçesinin tarafı ve sıfatı bulunmayaödeme talimatının da sonuç doğurmayacağı ifade edilmiştir.
HMK 114.maddesi uyarınca, aktif husumet ehliyeti dava şartı olup, HMK 115.maddesi uyarınca, dava şartı noksanlığını taraflar her zaman ileri sürebilecekleri gibi, mahkemelerin de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının mevcut olup olmadığını araştırması gerekir.
Somut olayda, mahkemece, davaya konu sigorta poliçesinde sigortalı görünen konusu malların muhafazasının teminat altına alınmasında hukuken korunmaya değer bir menfaatinin bulunup bulunmadığı ve buradan hareketle sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, davacı sigorta şirketinin bu poliçeye dayalı olarak yapmış olduğu ödemeye istinaden halefiyet kuralına dayanıp dayanmayacağı ve aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı tartışılmaksızın, sigorta poliçesinin tarafı ve sigortalısı olmayan .Ş’nin davacı sigorta şirketine gönderdiği 03.10.2005 tarihli ödeme talimat yazısının sonuç doğurucu nitelikte olup olmadığı davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve davacı vekilinin karar düzeltme isteminin tüm sonuçlarıyla kaldırılarak hükmün anılan gerekçeyle davalı lehine bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/268 E. 2015/5472 K.
Ortak:alt taşıyan · taşıyan sıfatı · taşıyan · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve bozma ilamına göre, üst «taşıyan», diğer davalının ise «alt taşıyan sıfatını» haiz olduğu emtianın araçtan boşaltılması sırasında aracın manevra yapmak zorunda kalması nedeniyle emtiaların düşmesi sonucu «hasarın» meydana geldiği ve boşaltma sırasında taşımayı gerçekleştiren aracın manevra yapması halinde emtianın hasara uğrayacağının düşünülmesi ve önleyici tedbirleri almas …
Benzer bu karardaA.Ş.'nin üst «taşıyan», diğer davalının ise «alt taşıyan sıfatını» haiz olduğu emtianın araçtan boşaltılması sırasında aracın manevra yapmak zorunda kalması nedeniyle emtiaların düşmesi sonucu «hasarın» meydana geldiği ve boşaltma sırasında taşımayı gerçekleştiren aracın manevra yapması halinde emtianın hasara uğrayacağının düşünülmesi ve önleyici tedbirleri almas …
Şti'nce «hasar» tazminatının bu şirkete ödenmesine «muvafakat» ettiğinden, davacının dava açma hakkının olduğu, davalılardan ...Hizm.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muvafakat
Benzer bu karardaŞti'nce «hasar» tazminatının bu şirkete ödenmesine «muvafakat» ettiğinden, davacının dava açma hakkının olduğu, davalılardan ...Hizm.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2760 E. 2013/2697 K.
Ortak:rehinli alacak · kanuni temsilci · sigorta ettiren · acente · sigorta sözleşmesi · riziko · komisyon · sigorta poliçesi · dava şartı
İncelediğiniz kararda1- Mal sigortalarında, 6762 sayılı TTK’nın 1269.maddesi uyarınca, malların her hangi bir «rizikoya» karşı sigortalatılabilmesi için, poliçede sigortalı olarak gösterilecek kişinin; para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malın maliki veya malikin adi veya «rehinli alacaklısı» veya malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ya da malın muhafazasında hakikaten menfaatli olan diğer kimselerden birinin olması yahut bunların «kanuni temsilcilerinden» birinin olması gerekir.
Somut olayda, mahkemece, davaya konu «sigorta poliçesinde» sigortalı görünen konusu malların muhafazasının «teminat» altına alınmasında hukuken korunmaya değer bir menfaatinin bulunup bulunmadığı ve buradan hareketle «sigorta sözleşmesinin» geçerli olup olmadığı, davacı sigorta şirketinin bu poliçeye dayalı olarak yapmış olduğu ödemeye istinaden «halefiyet» kuralına dayanıp dayanmayacağı ve «aktif husumet ehliyetinin» bulunup bulunmadığı tartışılmaksızın, sigorta poliçesinin tarafı ve sigortalısı olmayan .Ş’nin davacı sigorta şirketine gönderdiği 03.10.2005 tarihli ödeme talimat …
Somut olayda, davacı sigorta şirketinin dayanmış olduğu hem «sigorta ettirenin» ve hem de sigortalının dava dışı olduğu, oysa dosya içerisinde bulunan emtia faturasına göre, malların simli firmadan dava dışı tarafından satın alındığı ve bedelinin ödendiği, keza bu firma tarafından aşımasıyla malların gönderildiği ve malların da taşıma sonunda bu firmaya «teslim» edildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMal «sigortalarında menfaat» sahibi kavramını düzenleyen eski ...'nın 1269. maddesine göre, “Bir malı muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya «rehinli alacaklısı», malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların «kanuni temsilcileri» bu menfaati «sigorta ettirebilirler».” Dosyada mevcut poliçede sigortalı ve sigorta ettiren olarak ... görünmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı/sigortalı ... ile davalı şirketin «sigorta poliçesi» düzenlendiği, tapu «kaydının» incelenmesinden «hasarın» meydana geldiği belirtilen yerin dava dışı Latife Akçay adına 20/08/2009 tarihinde samanlık ve fındık bahçesi olarak tescil edildiği, ...'ya göre bir kimsenin başkasına ait bir menfaati sigorta ettirmesinin mümkün olduğu, ancak bu durumda sigortacıya karşı «prim» ödemekle yükümlü olan kişi «sigorta ettiren» iken «rizikonunu» meydana gelmesi halinde «sigortacıdan tazminat» talep edebilecek kişi ancak menfaati sigorta ettirmiş olan sigortalı olacağı gerekçesi ile davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigortalanabilir menfaat · sigorta tazminatı · ek prim · husumet yokluğu · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı/sigortalı ... ile davalı şirketin «sigorta poliçesi» düzenlendiği, tapu «kaydının» incelenmesinden «hasarın» meydana geldiği belirtilen yerin dava dışı Latife Akçay adına 20/08/2009 tarihinde samanlık ve fındık bahçesi olarak tescil edildiği, ...'ya göre bir kimsenin başkasına ait bir menfaati sigorta ettirmesinin mümkün olduğu, ancak bu durumda sigortacıya karşı «prim» ödemekle yükümlü olan kişi «sigorta ettiren» iken «rizikonunu» meydana gelmesi halinde «sigortacıdan tazminat» talep edebilecek kişi ancak menfaati sigorta ettirmiş olan sigortalı olacağı gerekçesi ile davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Mal «sigortalarında menfaat» sahibi kavramını düzenleyen eski ...'nın 1269. maddesine göre, “Bir malı muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya «rehinli alacaklısı», malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların «kanuni temsilcileri» bu menfaati «sigorta ettirebilirler».” Dosyada mevcut poliçede sigortalı ve sigorta ettiren olarak ... görünmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7005 E. 2011/291 K.
Ortak:rehinli alacak · kanuni temsilci · sigorta ettiren · acente · sigorta sözleşmesi · riziko · komisyon · taraf ehliyeti
İncelediğiniz kararda1- Mal sigortalarında, 6762 sayılı TTK’nın 1269.maddesi uyarınca, malların her hangi bir «rizikoya» karşı sigortalatılabilmesi için, poliçede sigortalı olarak gösterilecek kişinin; para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malın maliki veya malikin adi veya «rehinli alacaklısı» veya malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ya da malın muhafazasında hakikaten menfaatli olan diğer kimselerden birinin olması yahut bunların «kanuni temsilcilerinden» birinin olması gerekir.
Somut olayda, mahkemece, davaya konu «sigorta poliçesinde» sigortalı görünen konusu malların muhafazasının «teminat» altına alınmasında hukuken korunmaya değer bir menfaatinin bulunup bulunmadığı ve buradan hareketle «sigorta sözleşmesinin» geçerli olup olmadığı, davacı sigorta şirketinin bu poliçeye dayalı olarak yapmış olduğu ödemeye istinaden «halefiyet» kuralına dayanıp dayanmayacağı ve «aktif husumet ehliyetinin» bulunup bulunmadığı tartışılmaksızın, sigorta poliçesinin tarafı ve sigortalısı olmayan .Ş’nin davacı sigorta şirketine gönderdiği 03.10.2005 tarihli ödeme talimat …
Somut olayda, davacı sigorta şirketinin dayanmış olduğu hem «sigorta ettirenin» ve hem de sigortalının dava dışı olduğu, oysa dosya içerisinde bulunan emtia faturasına göre, malların simli firmadan dava dışı tarafından satın alındığı ve bedelinin ödendiği, keza bu firma tarafından aşımasıyla malların gönderildiği ve malların da taşıma sonunda bu firmaya «teslim» edildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMal «sigortalarında menfaat» sahibi kavramını düzenleyen TTK'nun 1269. maddesine göre, bir malı muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya «rehinli alacaklısı», malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların «kanuni temsilcileri» bu menfaati «sigorta ettirebilirler».
Somut olayda, davaya konu «sigorta sözleşmesi» TTK'nun 1270. maddesi uyarınca başkası nam ve hesabına yapılmamış ve «dain mürtehin» de gösterilmemiş, kiraya veren dava dışı Finansal Kiralama Şirketi sigortalı, kiracı davacı ise «sigorta ettiren» olarak gösterilmiştir.
1-Dava, «makine kırılması sigorta sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigortalanabilir menfaat · açık muvafakat · dain-i mürtehin · makine kırılması sigortası · finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · sigorta tazminatı · hırsızlık
Benzer bu karardaDavaya konu sigortalı makine davacı tarafından «finansal kiralama sözleşmesi» ile dava dışı finansal kiralama şirketinden kiralanmıştır.
Sigorta ettiren ancak sigortalı olan ve lehine sigorta edilenin «açık muvafakatini» almak veya kendi menfaati de zedelendiği taktirde «sigortadan tazminat» isteme hakkına sahip olur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı makinenin bulunduğu fabrikada meydana gelen «hırsızlık» nedeniyle makineye ait kablo ve bir kısım ekipmanların çalınması nedeniyle toplam 13.727,49 YTL değerinde «hasar» oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, «makine kırılması sigorta sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2006/9653 E. 2007/12603 K.
Ortak:rehinli alacak · kanuni temsilci · sigorta ettiren · acente · riziko · komisyon · taraf ehliyeti · sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda1- Mal sigortalarında, 6762 sayılı TTK’nın 1269.maddesi uyarınca, malların her hangi bir «rizikoya» karşı sigortalatılabilmesi için, poliçede sigortalı olarak gösterilecek kişinin; para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malın maliki veya malikin adi veya «rehinli alacaklısı» veya malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ya da malın muhafazasında hakikaten menfaatli olan diğer kimselerden birinin olması yahut bunların «kanuni temsilcilerinden» birinin olması gerekir.
… emece iki ayrı heyetten alınan bilirkişi raporlarında da, dava dışı davaya konu emtia üzerinde korunmaya değer bir menfaatinin bulunmaması nedeniyle bu firma lehine «sigorta poliçesinin» düzenlenemeyeceği ve bu poliçeye dayalı olarak yapılan ödeme nedeniyle bir hak sahibi olamayacağı, diğer bir anlatımla davacı sigorta şirketinin «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, yargılama sırasında, sigorta poliçesinin tarafı ve sıfatı bulunmayaödeme talimatının da sonuç doğurmayacağı ifade edilmiştir.
Somut olayda, mahkemece, davaya konu «sigorta poliçesinde» sigortalı görünen konusu malların muhafazasının «teminat» altına alınmasında hukuken korunmaya değer bir menfaatinin bulunup bulunmadığı ve buradan hareketle «sigorta sözleşmesinin» geçerli olup olmadığı, davacı sigorta şirketinin bu poliçeye dayalı olarak yapmış olduğu ödemeye istinaden «halefiyet» kuralına dayanıp dayanmayacağı ve «aktif husumet ehliyetinin» bulunup bulunmadığı tartışılmaksızın, sigorta poliçesinin tarafı ve sigortalısı olmayan .Ş’nin davacı sigorta şirketine gönderdiği 03.10.2005 tarihli ödeme talimat …
Benzer bu karardaMal «sigortalarında menfaat» sahibi kavramını düzenleyen TTK'nın 1269. maddesine göre, bir malı muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya «rehinli alacaklısı», malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların «kanuni temsilcileri» bu menfaati «sigorta ettirebilirler».
1- Dava, inşaat ali risk «sigorta poliçesine» dayalı alacak isteğine ilişkindir.
Davacının aktif dava «ehliyetine» sahip olup olmadığı yargılamanın her aşamasında davalı tarafça ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de re'sen dikkate alınması zorunludur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigortalanabilir menfaat · dain-i mürtehin · hak ediş · sigorta tazminatı · eksik inceleme
Benzer bu kararda… ma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, hak edişleri ödenen imalat kalemlerinin kabulünün yapıldığına veya işveren DSİ tarafından «teslim» alındığına dair bir belgenin olmadığı, «hasara» konu bölümlerin «hak edişlerinin» ödenmesinin bu bölümlerin teslim alınıp kullanıma açıldığı anlamına gelmediği, hak edişlerin avans mahiyetinde ödemeler olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü …
Mal «sigortalarında menfaat» sahibi kavramını düzenleyen TTK'nın 1269. maddesine göre, bir malı muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya «rehinli alacaklısı», malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların «kanuni temsilcileri» bu menfaati «sigorta ettirebilirler».
Somut olayda, poliçe, TTK'nın 1270. maddesi uyarınca başkası nam ve hesabına da yapılmamış, «dain mürtehin» gösterilmemiş, işveren DSİ, sigortalı, müteahhit davacı ise «sigorta ettiren» olarak gösterilmiştir.
Bu durumda sigortalı durumda olan dava dışı DSİ Genel Müdürlügü'nün, «sigortadan tazminat» talep etme hakkına sahip olduğu kuşkusuzdur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8859 E. 2013/22537 K.
Ortak:rehinli alacak · kanuni temsilci · sigorta ettiren · acente · sigorta sözleşmesi · riziko · komisyon · sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda1- Mal sigortalarında, 6762 sayılı TTK’nın 1269.maddesi uyarınca, malların her hangi bir «rizikoya» karşı sigortalatılabilmesi için, poliçede sigortalı olarak gösterilecek kişinin; para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malın maliki veya malikin adi veya «rehinli alacaklısı» veya malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ya da malın muhafazasında hakikaten menfaatli olan diğer kimselerden birinin olması yahut bunların «kanuni temsilcilerinden» birinin olması gerekir.
Somut olayda, mahkemece, davaya konu «sigorta poliçesinde» sigortalı görünen konusu malların muhafazasının «teminat» altına alınmasında hukuken korunmaya değer bir menfaatinin bulunup bulunmadığı ve buradan hareketle «sigorta sözleşmesinin» geçerli olup olmadığı, davacı sigorta şirketinin bu poliçeye dayalı olarak yapmış olduğu ödemeye istinaden «halefiyet» kuralına dayanıp dayanmayacağı ve «aktif husumet ehliyetinin» bulunup bulunmadığı tartışılmaksızın, sigorta poliçesinin tarafı ve sigortalısı olmayan .Ş’nin davacı sigorta şirketine gönderdiği 03.10.2005 tarihli ödeme talimat …
Somut olayda, davacı sigorta şirketinin dayanmış olduğu hem «sigorta ettirenin» ve hem de sigortalının dava dışı olduğu, oysa dosya içerisinde bulunan emtia faturasına göre, malların simli firmadan dava dışı tarafından satın alındığı ve bedelinin ödendiği, keza bu firma tarafından aşımasıyla malların gönderildiği ve malların da taşıma sonunda bu firmaya «teslim» edildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda1269. maddesine göre, “Bir malı muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya «rehinli alacaklısı», malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların «kanuni temsilcileri» bu menfaati «sigorta ettirebilirler».” Dosyada mevcut poliçede sigortalı ve sigorta ettiren olarak davacı görünmekte ise de, sigortalı «deponun» maliki ve işleteninin davacının ortağı bulunduğu Ekin Ata Lojistik AŞ. olduğu anlaşılmaktadır.
2- Dava, «işyeri sigorta sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davanın dayanağını teşkil eden poliçede sigortalı ve «sigorta ettiren» olarak davacı ... adı geçmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigortalanabilir menfaat · işyeri sigortası · muafiyet · depo kararı · temerrüt faizi · vekalet ücreti · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından «teminat» altına alınan «depoda» bulunan ayçekirdeği emtiasının meydana gelen sel sonucu ıslanarak hasarlandığı ve artan nem nedeniyle kızışarak emtianın yandığı, «hasarın» poliçe teminatı içinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.204.150,57 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «işyeri sigorta sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mal «sigortalarında menfaat» sahibi kavramını düzenleyen 6762 sayılı T.T.K.
1269. maddesine göre, “Bir malı muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya «rehinli alacaklısı», malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların «kanuni temsilcileri» bu menfaati «sigorta ettirebilirler».” Dosyada mevcut poliçede sigortalı ve sigorta ettiren olarak davacı görünmekte ise de, sigortalı «deponun» maliki ve işleteninin davacının ortağı bulunduğu Ekin Ata Lojistik AŞ. olduğu anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15170 E. 2013/19387 K.
Ortak:rehinli alacak · kanuni temsilci · sigorta ettiren · acente · sigorta sözleşmesi · riziko · temsil · teslim
İncelediğiniz kararda1- Mal sigortalarında, 6762 sayılı TTK’nın 1269.maddesi uyarınca, malların her hangi bir «rizikoya» karşı sigortalatılabilmesi için, poliçede sigortalı olarak gösterilecek kişinin; para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malın maliki veya malikin adi veya «rehinli alacaklısı» veya malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ya da malın muhafazasında hakikaten menfaatli olan diğer kimselerden birinin olması yahut bunların «kanuni temsilcilerinden» birinin olması gerekir.
Somut olayda, davacı sigorta şirketinin dayanmış olduğu hem «sigorta ettirenin» ve hem de sigortalının dava dışı olduğu, oysa dosya içerisinde bulunan emtia faturasına göre, malların simli firmadan dava dışı tarafından satın alındığı ve bedelinin ödendiği, keza bu firma tarafından aşımasıyla malların gönderildiği ve malların da taşıma sonunda bu firmaya «teslim» edildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece, davaya konu «sigorta poliçesinde» sigortalı görünen konusu malların muhafazasının «teminat» altına alınmasında hukuken korunmaya değer bir menfaatinin bulunup bulunmadığı ve buradan hareketle «sigorta sözleşmesinin» geçerli olup olmadığı, davacı sigorta şirketinin bu poliçeye dayalı olarak yapmış olduğu ödemeye istinaden «halefiyet» kuralına dayanıp dayanmayacağı ve «aktif husumet ehliyetinin» bulunup bulunmadığı tartışılmaksızın, sigorta poliçesinin tarafı ve sigortalısı olmayan .Ş’nin davacı sigorta şirketine gönderdiği 03.10.2005 tarihli ödeme talimat …
Benzer bu karardaMal «sigortalarında menfaat» sahibi kavramını düzenleyen 6762 sayılı TTK'nun 1269. maddesine göre "Bir malı muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya «rehinli alacaklısı», malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, komsiyoncu ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların «kanuni temsilcileri» bu menfaati «sigorta ettirebilirler»." Dosyada mevcut poliçede sigortalı ve sigorta ettiren olarak D-Yapı İnş.
A.Ş'ne anahtar «teslimi» olarak vermiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigortalanabilir menfaat
Benzer bu karardaMal «sigortalarında menfaat» sahibi kavramını düzenleyen 6762 sayılı TTK'nun 1269. maddesine göre "Bir malı muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya «rehinli alacaklısı», malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, komsiyoncu ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların «kanuni temsilcileri» bu menfaati «sigorta ettirebilirler»." Dosyada mevcut poliçede sigortalı ve sigorta ettiren olarak D-Yapı İnş.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/15764 E. , 2017/3176 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 10/03/2014 gün ve 2013/162-2014/54 sayılı kararı düzeltilerek onayan Daire’nin 20/04/2015 gün ve 2015/268-2015/5472 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dış düzenlendiğini, sigortalı emtianın nakledilmesi için davalılarla anlaşıldığını, ancak bir kısım emtiaların tahliye işlemi sırasında hasarlandığını, bu nedenle müvekkilince sigortalıya 04.10.2005 tarihinde 21.040.00 TL'nin ödendiğini ileri sürerek, şimdilik 21.040.00 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı diğer davalı ilk taşıyıcı olduğunu, müvekkilinin ise ara taşıyıcı olup onun da taşıma işini dava dış yaptırdığını, bu nedenle davanın bu şirkete ihbar edilmesi gerektiğini, müvekkiline husumetin yöneltilemeyeceğini, sigorta poliçesinde dair-mürtehin olarak gözüktüğünden, aktif husumetin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ekili, taşımanın fiilen kendileri tarafından gerçekleştirildiğini, gümrük ithalat işlemlerinin tamamlanmasından sonra emtianın antrepoya alınıp alıcı firmaya teslim edildiğini, ara nakliye esnasında oluşan hasardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, bu nedenle müvekkiline husumetin yöneltilemeyeceğini, müvekkili şirket ile diğer davalı arasında bir ilişkinin bulunmayıp alıcı tarafından görevlendirilen nakliye şirketi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve bozma ilamına göre, üst taşıyan, diğer davalının ise alt taşıyan sıfatını haiz olduğu emtianın araçtan boşaltılması sırasında aracın manevra yapmak zorunda kalması nedeniyle emtiaların düşmesi sonucu hasarın meydana geldiği ve boşaltma sırasında taşımayı gerçekleştiren aracın manevra yapması halinde emtianın hasara uğrayacağının düşünülmesi ve önleyici tedbirleri alması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 21.040.00 TL'nin 04.05.2010 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, Dairemizin 20.04.2015 tarih ve 2015/268-5472 sayılı kararıyla, hükmün faiz başlangıcı yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
./..
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Mal sigortalarında, 6762 sayılı TTK’nın 1269.maddesi uyarınca, malların her hangi bir rizikoya karşı sigortalatılabilmesi için, poliçede sigortalı olarak gösterilecek kişinin; para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malın maliki veya malikin adi veya rehinli alacaklısı veya malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan acenta, kiracı, komisyoncu ya da malın muhafazasında hakikaten menfaatli olan diğer kimselerden birinin olması yahut bunların kanuni temsilcilerinden birinin olması gerekir.
Somut olayda, davacı sigorta şirketinin dayanmış olduğu hem sigorta ettirenin ve hem de sigortalının dava dışı olduğu, oysa dosya içerisinde bulunan emtia faturasına göre, malların simli firmadan dava dışı tarafından satın alındığı ve bedelinin ödendiği, keza bu firma tarafından aşımasıyla malların gönderildiği ve malların da taşıma sonunda bu firmaya teslim edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece iki ayrı heyetten alınan bilirkişi raporlarında da, dava dışı davaya konu emtia üzerinde korunmaya değer bir menfaatinin bulunmaması nedeniyle bu firma lehine sigorta poliçesinin düzenlenemeyeceği ve bu poliçeye dayalı olarak yapılan ödeme nedeniyle bir hak sahibi olamayacağı, diğer bir anlatımla davacı sigorta şirketinin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, yargılama sırasında, sigorta poliçesinin tarafı ve sıfatı bulunmayaödeme talimatının da sonuç doğurmayacağı ifade edilmiştir.
HMK 114.maddesi uyarınca, aktif husumet ehliyeti dava şartı olup, HMK 115.maddesi uyarınca, dava şartı noksanlığını taraflar her zaman ileri sürebilecekleri gibi, mahkemelerin de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının mevcut olup olmadığını araştırması gerekir.
Somut olayda, mahkemece, davaya konu sigorta poliçesinde sigortalı görünen konusu malların muhafazasının teminat altına alınmasında hukuken korunmaya değer bir menfaatinin bulunup bulunmadığı ve buradan hareketle sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, davacı sigorta şirketinin bu poliçeye dayalı olarak yapmış olduğu ödemeye istinaden halefiyet kuralına dayanıp dayanmayacağı ve aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı tartışılmaksızın, sigorta poliçesinin tarafı ve sigortalısı olmayan .Ş’nin davacı sigorta şirketine gönderdiği 03.10.2005 tarihli ödeme talimat yazısının sonuç doğurucu nitelikte olup olmadığı davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve davacı vekilinin karar düzeltme isteminin tüm sonuçlarıyla kaldırılarak hükmün anılan gerekçeyle davalı lehine bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Davalı yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanmasına ilişkin Dairemizin 20.04.2015 tarih ve 2015/268-5472 sayılı ilamının, yukarıda (1) no’lu bentteki gerekçelerle tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılarak, mahkeme hükmünün davalı taraf yararı BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalı adesine, 30.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/359891300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz