Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/7005 E. 2011/291 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rehinli alacak↗ sigortalanabilir menfaat↗ kanuni temsilci↗ mal sigortası↗ açık muvafakat↗ dain-i mürtehin↗ makine kırılması sigortası↗ finansal kiralama sözleşmesi↗ finansal kiralama↗ sigorta tazminatı↗ sigorta ettiren↗ hırsızlık↗ acente↗ aktif dava ehliyeti↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ muvafakat↗ komisyon↗ temlik↗ taraf ehliyeti↗ temerrüt faizi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı makinenin bulunduğu fabrikada meydana gelen hırsızlık nedeniyle makineye ait kablo ve bir kısım ekipmanların çalınması nedeniyle toplam 13.727,49 YTL değerinde hasar oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, makine kırılması sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacının aktif dava ehliyetine sahip olmadığı yargılamanın her aşamasında davalı tarafça ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de re’sen dikkate alınması zorunludur.
Davaya konu sigortalı makine davacı tarafından finansal kiralama sözleşmesi ile dava dışı finansal kiralama şirketinden kiralanmıştır. Zarar sigortalarında sigorta konusu, “mal” yani eşya olmayıp, eşya üzerindeki menfaattir. Bu menfaatin sigorta edilebilmesi için ayrıca para ile ifade edilen ekonomik bir değerinin olması gerekir. Mal sigortalarında menfaat sahibi kavramını düzenleyen TTK'nun 1269. maddesine göre, bir malı muayyen rizikolara karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya rehinli alacaklısı, malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan acenta, kiracı, komisyoncu ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların kanuni temsilcileri bu menfaati sigorta ettirebilirler. Aksi takdirde TTK’nun 1264/2. maddesi uyarınca sözleşme batıl olur.
Somut olayda, davaya konu sigorta sözleşmesi TTK'nun 1270. maddesi uyarınca başkası nam ve hesabına yapılmamış ve dain mürtehin de gösterilmemiş, kiraya veren dava dışı Finansal Kiralama Şirketi sigortalı, kiracı davacı ise sigorta ettiren olarak gösterilmiştir. Bu durumda öncelikle dava dışı Finansal Kiralama Şirketinin, sigortadan tazminat talep etme hakkına sahip olduğu kuşkusuzdur. Sigorta ettiren ancak sigortalı olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatini almak veya kendi menfaati de zedelendiği taktirde sigortadan tazminat isteme hakkına sahip olur.
Bu itibarla, davacının aktif dava ehliyetine sahip olup olmadığının öncelikle belirlenmesi gerekmektedir. Bu amaçla davacı vekiline, dava dışı finansal kiralama şirketinin davacı şirkete bu davaya yönelik olarak temlik işleminde bulunup, bulunmadığı açıklığa kavuşturulmak üzere süre verilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak işin esasına girilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2006/9653 E. 2007/12603 K.
Ortak:rehinli alacak · sigortalanabilir menfaat · kanuni temsilci · dain-i mürtehin · sigorta tazminatı · sigorta ettiren · acente · riziko
İncelediğiniz karardaMal «sigortalarında menfaat» sahibi kavramını düzenleyen TTK'nun 1269. maddesine göre, bir malı muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya «rehinli alacaklısı», malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların «kanuni temsilcileri» bu menfaati «sigorta ettirebilirler».
Somut olayda, davaya konu «sigorta sözleşmesi» TTK'nun 1270. maddesi uyarınca başkası nam ve hesabına yapılmamış ve «dain mürtehin» de gösterilmemiş, kiraya veren dava dışı Finansal Kiralama Şirketi sigortalı, kiracı davacı ise «sigorta ettiren» olarak gösterilmiştir.
Bu durumda öncelikle dava dışı Finansal Kiralama Şirketinin, «sigortadan tazminat» talep etme hakkına sahip olduğu kuşkusuzdur.
Benzer bu karardaMal «sigortalarında menfaat» sahibi kavramını düzenleyen TTK'nın 1269. maddesine göre, bir malı muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya «rehinli alacaklısı», malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların «kanuni temsilcileri» bu menfaati «sigorta ettirebilirler».
Somut olayda, poliçe, TTK'nın 1270. maddesi uyarınca başkası nam ve hesabına da yapılmamış, «dain mürtehin» gösterilmemiş, işveren DSİ, sigortalı, müteahhit davacı ise «sigorta ettiren» olarak gösterilmiştir.
Davaya konu poliçede sigortalı olarak DSİ Genel Müdürlüğü gösterilmiş olup, «sigorta ettiren» ise davacı A...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hak ediş · sigorta poliçesi · teslim
Benzer bu kararda… ma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, hak edişleri ödenen imalat kalemlerinin kabulünün yapıldığına veya işveren DSİ tarafından «teslim» alındığına dair bir belgenin olmadığı, «hasara» konu bölümlerin «hak edişlerinin» ödenmesinin bu bölümlerin teslim alınıp kullanıma açıldığı anlamına gelmediği, hak edişlerin avans mahiyetinde ödemeler olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü …
1- Dava, inşaat ali risk «sigorta poliçesine» dayalı alacak isteğine ilişkindir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11245 E. 2010/1979 K.
Ortak:açık muvafakat · finansal kiralama · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · riziko · muvafakat · taraf ehliyeti · hasar
İncelediğiniz karardaMal «sigortalarında menfaat» sahibi kavramını düzenleyen TTK'nun 1269. maddesine göre, bir malı muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya «rehinli alacaklısı», malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların «kanuni temsilcileri» bu menfaati «sigorta ettirebilirler».
Somut olayda, davaya konu «sigorta sözleşmesi» TTK'nun 1270. maddesi uyarınca başkası nam ve hesabına yapılmamış ve «dain mürtehin» de gösterilmemiş, kiraya veren dava dışı Finansal Kiralama Şirketi sigortalı, kiracı davacı ise «sigorta ettiren» olarak gösterilmiştir.
Sigorta ettiren ancak sigortalı olan ve lehine sigorta edilenin «açık muvafakatini» almak veya kendi menfaati de zedelendiği taktirde «sigortadan tazminat» isteme hakkına sahip olur.
Benzer bu karardaTTK.’nun 1269. maddesi uyarınca, bir malın muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan kimse, o mal üzerindeki menfaatini kendi adına «sigorta ettirebileceği» gibi, aynı Yasa’nın 1270. maddesi hükmü gereğince, bir başkasının hesabına ve onun lehine de sigorta ettirmesi mümkündür.
Sigorta ettiren, ancak sigortalı olan ve lehine sigorta edilenin «açık muvafakatini» almak ve o suretle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Bu durum karşısında mahkemece, dava dışı Yapı Kredi Finansal Kiralama AŞ.’nin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatinin» olup olmadığının araştırılması, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi takdirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus tamamlanmadan işin esasının incelenmesine girişilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı g …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · yasal faiz · teminat · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, «hasarın» elektrik arızasından kaynaklandığı ve poliçe «teminat» süresi içinde meydana geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının (6.704,14) YTL üzerinden iptaline, bu tutara takip tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak suretiyle takibin devamına, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, dava dışı Yapı Kredi Finansal Kiralama AŞ.’nin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatinin» olup olmadığının araştırılması, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi takdirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus tamamlanmadan işin esasının incelenmesine girişilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı g …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8859 E. 2013/22537 K.
Ortak:rehinli alacak · sigortalanabilir menfaat · kanuni temsilci · sigorta ettiren · acente · sigorta sözleşmesi · riziko · komisyon · Tazminat
İncelediğiniz karardaMal «sigortalarında menfaat» sahibi kavramını düzenleyen TTK'nun 1269. maddesine göre, bir malı muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya «rehinli alacaklısı», malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların «kanuni temsilcileri» bu menfaati «sigorta ettirebilirler».
Somut olayda, davaya konu «sigorta sözleşmesi» TTK'nun 1270. maddesi uyarınca başkası nam ve hesabına yapılmamış ve «dain mürtehin» de gösterilmemiş, kiraya veren dava dışı Finansal Kiralama Şirketi sigortalı, kiracı davacı ise «sigorta ettiren» olarak gösterilmiştir.
1-Dava, «makine kırılması sigorta sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda1269. maddesine göre, “Bir malı muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya «rehinli alacaklısı», malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların «kanuni temsilcileri» bu menfaati «sigorta ettirebilirler».” Dosyada mevcut poliçede sigortalı ve sigorta ettiren olarak davacı görünmekte ise de, sigortalı «deponun» maliki ve işleteninin davacının ortağı bulunduğu Ekin Ata Lojistik AŞ. olduğu anlaşılmaktadır.
2- Dava, «işyeri sigorta sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davanın dayanağını teşkil eden poliçede sigortalı ve «sigorta ettiren» olarak davacı ... adı geçmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işyeri sigortası · muafiyet · depo kararı · sigorta poliçesi · vekalet ücreti · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından «teminat» altına alınan «depoda» bulunan ayçekirdeği emtiasının meydana gelen sel sonucu ıslanarak hasarlandığı ve artan nem nedeniyle kızışarak emtianın yandığı, «hasarın» poliçe teminatı içinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.204.150,57 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3- Kabule göre, davanın dayanağı olan «sigorta poliçesine» konu işyerinin 4 tane depodan oluştuğu gözönüne alındığında, her bir «depoda» bulunan malların bedelinin ne olduğu belirlenmeden, dolayısı ile davalı vekilinin eksik sigortaya yönelik savunması değerlendirilmeden, yazılı şekilde karar verilmiş olması da doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
4- Yine kabule göre, «sigorta poliçesinde» “sel ve su baskını şeklinde «hasar» olmuş ise asgari «muafiyetin» sigorta bedelinin %2’si” olacağı yazılı olduğu, buna göre muafiyetin sigorta bedeline göre belirlenmesi gerektiği halde, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda muafiyetin hasar bedeli üzerinden hesaplanması doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
2- Dava, «işyeri sigorta sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2760 E. 2013/2697 K.
Ortak:rehinli alacak · sigortalanabilir menfaat · kanuni temsilci · sigorta tazminatı · sigorta ettiren · acente · sigorta sözleşmesi · riziko
İncelediğiniz karardaMal «sigortalarında menfaat» sahibi kavramını düzenleyen TTK'nun 1269. maddesine göre, bir malı muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya «rehinli alacaklısı», malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların «kanuni temsilcileri» bu menfaati «sigorta ettirebilirler».
Somut olayda, davaya konu «sigorta sözleşmesi» TTK'nun 1270. maddesi uyarınca başkası nam ve hesabına yapılmamış ve «dain mürtehin» de gösterilmemiş, kiraya veren dava dışı Finansal Kiralama Şirketi sigortalı, kiracı davacı ise «sigorta ettiren» olarak gösterilmiştir.
1-Dava, «makine kırılması sigorta sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMal «sigortalarında menfaat» sahibi kavramını düzenleyen eski ...'nın 1269. maddesine göre, “Bir malı muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya «rehinli alacaklısı», malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların «kanuni temsilcileri» bu menfaati «sigorta ettirebilirler».” Dosyada mevcut poliçede sigortalı ve sigorta ettiren olarak ... görünmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı/sigortalı ... ile davalı şirketin «sigorta poliçesi» düzenlendiği, tapu «kaydının» incelenmesinden «hasarın» meydana geldiği belirtilen yerin dava dışı Latife Akçay adına 20/08/2009 tarihinde samanlık ve fındık bahçesi olarak tescil edildiği, ...'ya göre bir kimsenin başkasına ait bir menfaati sigorta ettirmesinin mümkün olduğu, ancak bu durumda sigortacıya karşı «prim» ödemekle yükümlü olan kişi «sigorta ettiren» iken «rizikonunu» meydana gelmesi halinde «sigortacıdan tazminat» talep edebilecek kişi ancak menfaati sigorta ettirmiş olan sigortalı olacağı gerekçesi ile davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek prim · husumet yokluğu · sigorta poliçesi · cy/cy kaydı · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı/sigortalı ... ile davalı şirketin «sigorta poliçesi» düzenlendiği, tapu «kaydının» incelenmesinden «hasarın» meydana geldiği belirtilen yerin dava dışı Latife Akçay adına 20/08/2009 tarihinde samanlık ve fındık bahçesi olarak tescil edildiği, ...'ya göre bir kimsenin başkasına ait bir menfaati sigorta ettirmesinin mümkün olduğu, ancak bu durumda sigortacıya karşı «prim» ödemekle yükümlü olan kişi «sigorta ettiren» iken «rizikonunu» meydana gelmesi halinde «sigortacıdan tazminat» talep edebilecek kişi ancak menfaati sigorta ettirmiş olan sigortalı olacağı gerekçesi ile davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6711 E. 2010/12522 K.
Ortak:açık muvafakat · finansal kiralama · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · riziko · muvafakat · temlik · taraf ehliyeti
İncelediğiniz karardaMal «sigortalarında menfaat» sahibi kavramını düzenleyen TTK'nun 1269. maddesine göre, bir malı muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya «rehinli alacaklısı», malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların «kanuni temsilcileri» bu menfaati «sigorta ettirebilirler».
Somut olayda, davaya konu «sigorta sözleşmesi» TTK'nun 1270. maddesi uyarınca başkası nam ve hesabına yapılmamış ve «dain mürtehin» de gösterilmemiş, kiraya veren dava dışı Finansal Kiralama Şirketi sigortalı, kiracı davacı ise «sigorta ettiren» olarak gösterilmiştir.
Sigorta ettiren ancak sigortalı olan ve lehine sigorta edilenin «açık muvafakatini» almak veya kendi menfaati de zedelendiği taktirde «sigortadan tazminat» isteme hakkına sahip olur.
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, dava dışı Finans Finansal Kiralama A.Ş.’nin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatinin» olup olmadığının, davacı şirkete bu davaya yönelik olarak «temlik» işleminde bulunup bulunmadığının araştırılması, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi takdirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus tamamlanmadan işin esasının incelenmesine girişilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı g …
TTK’nun 1269. maddesi uyarınca, bir malın muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan kimse, o mal üzerindeki menfaatini kendi adına «sigorta ettirebileceği» gibi aynı Yasa’nın 1270. maddesi hükmü gereğince, bir başkasının hesabına ve onun lehine de sigorta ettirmesi mümkündür.
Sigorta ettiren, ancak sigortalı olan ve lehine sigorta edilenin «açık muvafakatini» almak ve o suretle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:intifa hakkı · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · sigorta poliçesi · husumet
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, dava dışı Finans Finansal Kiralama A.Ş.’nin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatinin» olup olmadığının, davacı şirkete bu davaya yönelik olarak «temlik» işleminde bulunup bulunmadığının araştırılması, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi takdirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus tamamlanmadan işin esasının incelenmesine girişilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı g …
… mece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı Finans Finansal Kiralama A.Ş mülkiyeti muhafaza etmiş olması sebebiyle malik sıfatıyla «sigorta ettiren» davacının ise «intifa hakkı» sahibi sıfatıyla TTK’nun 1269. maddesi gereğince haklarının bulunduğu, poliçede yer alan voltaj değişikliği nedenine bağlı hasarları önlemek amacıyla sigortalanan cihaz ve elektronik ekipmanlar ile şebeke cereyanı arasına entegre edilmiş ve gerekli voltaj düzenleyici cihaz ve alarm sistemlerinin bulundurulması durumunda elektriksel sebeplere bağlı hasarların tazmin edileceği, elektronik cihazın teknik kullanım kılavuzunda onay şartı olmadığı tespit edildiğinden tüketiciye böyle bir zorunluluk getirilemeyeceği, «hasarın» poliçe kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.797,34 YTL’nin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, elektronik cihaz «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6473 E. 2013/22016 K.
Ortak:açık muvafakat · dain-i mürtehin · sigorta tazminatı · sigorta ettiren · muvafakat · taraf ehliyeti
İncelediğiniz karardaSigorta ettiren ancak sigortalı olan ve lehine sigorta edilenin «açık muvafakatini» almak veya kendi menfaati de zedelendiği taktirde «sigortadan tazminat» isteme hakkına sahip olur.
Somut olayda, davaya konu «sigorta sözleşmesi» TTK'nun 1270. maddesi uyarınca başkası nam ve hesabına yapılmamış ve «dain mürtehin» de gösterilmemiş, kiraya veren dava dışı Finansal Kiralama Şirketi sigortalı, kiracı davacı ise «sigorta ettiren» olarak gösterilmiştir.
Davacının aktif dava «ehliyetine» sahip olmadığı yargılamanın her aşamasında davalı tarafça ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de re’sen dikkate alınması zorunludur.
Benzer bu karardaBu durumda, «sigorta ettiren» ancak malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta ettirilenin «açık muvafakatını» almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat isteme hakkına sahip olur.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, poliçe dain ve mürtehin lehine düzenlenmiş olsa dahi «sigorta ettirenin» tek başına doğrudan sigortaya karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte yargılama sırasında dava dışı dain ve mürtehinin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatı» olup olmadığının araştırılması, muvafakatı sağlandığı taktirde yargılamaya devam edilerek, davanın sonuçlandırılması, aksi taktirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
6762 sayılı TTK’nın 1269. maddesi hükmü uyarınca, malı «rehin» alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına «sigorta ettirebileceği» gibi, aynı Yasa’nın 1270. maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehin hakkı · icazet · aktif husumet ehliyeti · muvazaa · aktif husumet · rehin · husumet ehliyeti · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDairemizin yerleşik uygulamasına göre, poliçe dain ve mürtehin lehine düzenlenmiş olsa dahi «sigorta ettirenin» tek başına doğrudan sigortaya karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte yargılama sırasında dava dışı dain ve mürtehinin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatı» olup olmadığının araştırılması, muvafakatı sağlandığı taktirde yargılamaya devam edilerek, davanın sonuçlandırılması, aksi taktirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan «rehin hakkı» sahibi olduğuna göre, «sigortadan tazminat» talep etme hakkı da öncelikle ona aittir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı-sigortalının «muvazaalı» işlem yaptığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, gelir güvencesi «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davaya dayanak yapılan poliçede, dava dışı Fortis Bank A.Ş. dain ve mürtehin olarak gösterilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2933 E. 2013/19862 K.
Ortak:açık muvafakat · dain-i mürtehin · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · muvafakat · taraf ehliyeti · hasar
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davaya konu «sigorta sözleşmesi» TTK'nun 1270. maddesi uyarınca başkası nam ve hesabına yapılmamış ve «dain mürtehin» de gösterilmemiş, kiraya veren dava dışı Finansal Kiralama Şirketi sigortalı, kiracı davacı ise «sigorta ettiren» olarak gösterilmiştir.
Sigorta ettiren ancak sigortalı olan ve lehine sigorta edilenin «açık muvafakatini» almak veya kendi menfaati de zedelendiği taktirde «sigortadan tazminat» isteme hakkına sahip olur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı makinenin bulunduğu fabrikada meydana gelen «hırsızlık» nedeniyle makineye ait kablo ve bir kısım ekipmanların çalınması nedeniyle toplam 13.727,49 YTL değerinde «hasar» oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin «açık muvafakatini» almak ve o suretle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Yine aynı Yasa'nın 1446/2. maddesi uyarınca, «sigorta ettiren» sigortalının «muvafakati» olmaksızın, ödenecek paraları almaya ve sigortalının haklarını devretmeye, ancak poliçe elinde bulunduğu takdirde salahiyetlidir.
Bu durum karşısında mahkemece, dava dışı Fortisbank A.Ş.’nin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatinin» olup olmadığının araştırılması, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi takdirde davanın aktif dava «ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehin hakkı · işyeri sigortası · rehin · teminat kapsamı · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının işyerinde meydana gelen «hasarın» poliçe «teminatı kapsamında» kaldığını ispat edemediği, buna karşılık davalı ... şirketinin yangın neticesinde stiren monomer adındaki kimyasal madde tankında meydana gelen zararın teminat kapsamında bulunmadığını ispat ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Böyle bir halde, sigortalı durumda olan «rehin hakkı» sahibi olduğuna göre, sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir.
TTK'nın 1269'ncu maddesi uyarınca, malı «rehin» alan kimse, dain ve mürtehin sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına «sigorta ettirebileceği» gibi, aynı Yasa'nın 1270 nci maddesi hükmü gereğince, bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta da, dava konusu «işyeri sigorta sözleşmesinin» dain ve mürtehin sıfatıyla dava dışı Fortisbank A.Ş. lehine düzenlendiği ve poliçenin davacının elinde olmadığı anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1583 E. 2013/4910 K.
Ortak:açık muvafakat · dain-i mürtehin · sigorta tazminatı · sigorta ettiren · riziko · muvafakat · taraf ehliyeti
İncelediğiniz karardaSigorta ettiren ancak sigortalı olan ve lehine sigorta edilenin «açık muvafakatini» almak veya kendi menfaati de zedelendiği taktirde «sigortadan tazminat» isteme hakkına sahip olur.
Mal «sigortalarında menfaat» sahibi kavramını düzenleyen TTK'nun 1269. maddesine göre, bir malı muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya «rehinli alacaklısı», malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların «kanuni temsilcileri» bu menfaati «sigorta ettirebilirler».
Somut olayda, davaya konu «sigorta sözleşmesi» TTK'nun 1270. maddesi uyarınca başkası nam ve hesabına yapılmamış ve «dain mürtehin» de gösterilmemiş, kiraya veren dava dışı Finansal Kiralama Şirketi sigortalı, kiracı davacı ise «sigorta ettiren» olarak gösterilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, «sigorta ettiren» ancak malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta ettirilenin «açık muvafakatını» almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat isteme hakkına sahip olur.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, poliçe dain ve mürtehin lehine düzenlenmiş olsa dahi «sigorta ettirenin» tek başına doğrudan sigortaya karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte yargılama sırasında dava dışı dain ve mürtehinin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatı» olup olmadığının araştırılması, muvafakatı sağlandığı taktirde yargılamaya devam edilerek, davanın sonuçlandırılması, aksi taktirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sigortalı konutun «riziko» gerçekleşmeden önceki değerinin 53.000,00 TL, sigorta bedelinin 52.900,00 TL olduğu, aşkın sigortanın bulunmadığı, sigortacının «sigorta ettirenin» «gerçek zararını» tazmin etmesi gerektiği, davacının gerçek zararının 52.900,00 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 30.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans f …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehin hakkı · icazet · halefiyet · aktif husumet ehliyeti · gerçek zarar · aktif husumet · rehin · husumet ehliyeti
Benzer bu karardaDairemizin yerleşik uygulamasına göre, poliçe dain ve mürtehin lehine düzenlenmiş olsa dahi «sigorta ettirenin» tek başına doğrudan sigortaya karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte yargılama sırasında dava dışı dain ve mürtehinin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatı» olup olmadığının araştırılması, muvafakatı sağlandığı taktirde yargılamaya devam edilerek, davanın sonuçlandırılması, aksi taktirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan «rehin hakkı» sahibi olduğuna göre, «sigortadan tazminat» talep etme hakkı da öncelikle ona aittir.
Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, mahkemece, «halefiyet» ilişkisine dayalı olarak açılan iş bu davada, dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı bankadan açılan davaya «muvafakat» veya «icazetleri» olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmek ve bu usuli işlem tamamlandığı takdirde işin esasına girilmek gerekirken, davacının aktif taraf sıfatına («husumete») ilişkin olan ve re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu eksiklik giderilmeden, doğrudan işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sigortalı konutun «riziko» gerçekleşmeden önceki değerinin 53.000,00 TL, sigorta bedelinin 52.900,00 TL olduğu, aşkın sigortanın bulunmadığı, sigortacının «sigorta ettirenin» «gerçek zararını» tazmin etmesi gerektiği, davacının gerçek zararının 52.900,00 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 30.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans f …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/7005 E. , 2011/291 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Oğuzeli Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.02.2009 tarih ve 2007/102 - 2009/8 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Finansal Kiralama Sözleşmesi ile kiracısı olduğu makinenin davalı şirket tarafından Leasing All Risk kapsamında sigorta teminatı altına alındığını, meydana gelen hırsızlık sonucu oluşan hasar bedelinin davalı tarafından müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek, 50.000 YTL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı makinenin bulunduğu fabrikada meydana gelen hırsızlık nedeniyle makineye ait kablo ve bir kısım ekipmanların çalınması nedeniyle toplam 13.727,49 YTL değerinde hasar oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, makine kırılması sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacının aktif dava ehliyetine sahip olmadığı yargılamanın her aşamasında davalı tarafça ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de re’sen dikkate alınması zorunludur.
Davaya konu sigortalı makine davacı tarafından finansal kiralama sözleşmesi ile dava dışı finansal kiralama şirketinden kiralanmıştır. Zarar sigortalarında sigorta konusu, “mal” yani eşya olmayıp, eşya üzerindeki menfaattir. Bu menfaatin sigorta edilebilmesi için ayrıca para ile ifade edilen ekonomik bir değerinin olması gerekir. Mal sigortalarında menfaat sahibi kavramını düzenleyen TTK'nun 1269. maddesine göre, bir malı muayyen rizikolara karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya rehinli alacaklısı, malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan acenta, kiracı, komisyoncu ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların kanuni temsilcileri bu menfaati sigorta ettirebilirler.
Aksi takdirde TTK’nun 1264/2. maddesi uyarınca sözleşme batıl olur.
Somut olayda, davaya konu sigorta sözleşmesi TTK'nun 1270. maddesi uyarınca başkası nam ve hesabına yapılmamış ve dain mürtehin de gösterilmemiş, kiraya veren dava dışı Finansal Kiralama Şirketi sigortalı, kiracı davacı ise sigorta ettiren olarak gösterilmiştir. Bu durumda öncelikle dava dışı Finansal Kiralama Şirketinin, sigortadan tazminat talep etme hakkına sahip olduğu kuşkusuzdur. Sigorta ettiren ancak sigortalı olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatini almak veya kendi menfaati de zedelendiği taktirde sigortadan tazminat isteme hakkına sahip olur.
Bu itibarla, davacının aktif dava ehliyetine sahip olup olmadığının öncelikle belirlenmesi gerekmektedir. Bu amaçla davacı vekiline, dava dışı finansal kiralama şirketinin davacı şirkete bu davaya yönelik olarak temlik işleminde bulunup, bulunmadığı açıklığa kavuşturulmak üzere süre verilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak işin esasına girilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re’sen BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009658900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz