6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/7005 E. 2011/291 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rehinli alacak sigortalanabilir menfaat kanuni temsilci mal sigortası açık muvafakat dain-i mürtehin makine kırılması sigortası finansal kiralama sözleşmesi finansal kiralama sigorta tazminatı sigorta ettiren hırsızlık acente aktif dava ehliyeti sigorta sözleşmesi riziko muvafakat komisyon temlik taraf ehliyeti temerrüt faizi hasar eksik inceleme temerrüt temsil

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1264TTK 1269TTK 1270

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı makinenin bulunduğu fabrikada meydana gelen hırsızlık nedeniyle makineye ait kablo ve bir kısım ekipmanların çalınması nedeniyle toplam 13.727,49 YTL değerinde hasar oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, makine kırılması sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Davacının aktif dava ehliyetine sahip olmadığı yargılamanın her aşamasında davalı tarafça ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de re’sen dikkate alınması zorunludur.

Davaya konu sigortalı makine davacı tarafından finansal kiralama sözleşmesi ile dava dışı finansal kiralama şirketinden kiralanmıştır. Zarar sigortalarında sigorta konusu, “mal” yani eşya olmayıp, eşya üzerindeki menfaattir. Bu menfaatin sigorta edilebilmesi için ayrıca para ile ifade edilen ekonomik bir değerinin olması gerekir. Mal sigortalarında menfaat sahibi kavramını düzenleyen TTK'nun 1269. maddesine göre, bir malı muayyen rizikolara karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya rehinli alacaklısı, malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan acenta, kiracı, komisyoncu ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların kanuni temsilcileri bu menfaati sigorta ettirebilirler. Aksi takdirde TTK’nun 1264/2. maddesi uyarınca sözleşme batıl olur.

Somut olayda, davaya konu sigorta sözleşmesi TTK'nun 1270. maddesi uyarınca başkası nam ve hesabına yapılmamış ve dain mürtehin de gösterilmemiş, kiraya veren dava dışı Finansal Kiralama Şirketi sigortalı, kiracı davacı ise sigorta ettiren olarak gösterilmiştir. Bu durumda öncelikle dava dışı Finansal Kiralama Şirketinin, sigortadan tazminat talep etme hakkına sahip olduğu kuşkusuzdur. Sigorta ettiren ancak sigortalı olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatini almak veya kendi menfaati de zedelendiği taktirde sigortadan tazminat isteme hakkına sahip olur.

Bu itibarla, davacının aktif dava ehliyetine sahip olup olmadığının öncelikle belirlenmesi gerekmektedir. Bu amaçla davacı vekiline, dava dışı finansal kiralama şirketinin davacı şirkete bu davaya yönelik olarak temlik işleminde bulunup, bulunmadığı açıklığa kavuşturulmak üzere süre verilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak işin esasına girilmesi doğru görülmemiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Rehinli alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2006/9653 E. 2007/12603 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11245 E. 2010/1979 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8859 E. 2013/22537 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2760 E. 2013/2697 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta poliçesinden tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6711 E. 2010/12522 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6473 E. 2013/22016 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2933 E. 2013/19862 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1583 E. 2013/4910 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/7005 E.  ,  2011/291 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Oğuzeli Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.02.2009 tarih ve 2007/102 - 2009/8 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin Finansal Kiralama Sözleşmesi ile kiracısı olduğu makinenin davalı şirket tarafından Leasing All Risk kapsamında sigorta teminatı altına alındığını, meydana gelen hırsızlık sonucu oluşan hasar bedelinin davalı tarafından müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek, 50.000 YTL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı makinenin bulunduğu fabrikada meydana gelen hırsızlık nedeniyle makineye ait kablo ve bir kısım ekipmanların çalınması nedeniyle toplam 13.727,49 YTL değerinde hasar oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, makine kırılması sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Davacının aktif dava ehliyetine sahip olmadığı yargılamanın her aşamasında davalı tarafça ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de re’sen dikkate alınması zorunludur.

Davaya konu sigortalı makine davacı tarafından finansal kiralama sözleşmesi ile dava dışı finansal kiralama şirketinden kiralanmıştır. Zarar sigortalarında sigorta konusu, “mal” yani eşya olmayıp, eşya üzerindeki menfaattir. Bu menfaatin sigorta edilebilmesi için ayrıca para ile ifade edilen ekonomik bir değerinin olması gerekir. Mal sigortalarında menfaat sahibi kavramını düzenleyen TTK'nun 1269. maddesine göre, bir malı muayyen rizikolara karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya rehinli alacaklısı, malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan acenta, kiracı, komisyoncu ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların kanuni temsilcileri bu menfaati sigorta ettirebilirler.

Aksi takdirde TTK’nun 1264/2. maddesi uyarınca sözleşme batıl olur.

Somut olayda, davaya konu sigorta sözleşmesi TTK'nun 1270. maddesi uyarınca başkası nam ve hesabına yapılmamış ve dain mürtehin de gösterilmemiş, kiraya veren dava dışı Finansal Kiralama Şirketi sigortalı, kiracı davacı ise sigorta ettiren olarak gösterilmiştir. Bu durumda öncelikle dava dışı Finansal Kiralama Şirketinin, sigortadan tazminat talep etme hakkına sahip olduğu kuşkusuzdur. Sigorta ettiren ancak sigortalı olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatini almak veya kendi menfaati de zedelendiği taktirde sigortadan tazminat isteme hakkına sahip olur.

Bu itibarla, davacının aktif dava ehliyetine sahip olup olmadığının öncelikle belirlenmesi gerekmektedir. Bu amaçla davacı vekiline, dava dışı finansal kiralama şirketinin davacı şirkete bu davaya yönelik olarak temlik işleminde bulunup, bulunmadığı açıklığa kavuşturulmak üzere süre verilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak işin esasına girilmesi doğru görülmemiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re’sen BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009658900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.