Rehinli alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2006/9653 E. 2007/12603 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rehinli alacak↗ sigortalanabilir menfaat↗ kanuni temsilci↗ mal sigortası↗ dain-i mürtehin↗ hak ediş↗ sigorta tazminatı↗ sigorta ettiren↗ acente↗ aktif dava ehliyeti↗ riziko↗ komisyon↗ taraf ehliyeti↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ temsil↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, hak edişleri ödenen imalat kalemlerinin kabulünün yapıldığına veya işveren DSİ tarafından teslim alındığına dair bir belgenin olmadığı, hasara konu bölümlerin hak edişlerinin ödenmesinin bu bölümlerin teslim alınıp kullanıma açıldığı anlamına gelmediği, hak edişlerin avans mahiyetinde ödemeler olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 36.168,66 YTL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-
Dava, inşaat ali risk sigorta poliçesine dayalı alacak isteğine ilişkindir.
Davacının aktif dava ehliyetine sahip olup olmadığı yargılamanın her aşamasında davalı tarafça ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de re'sen dikkate alınması zorunludur.
Davaya konu poliçede sigortalı olarak DSİ Genel Müdürlüğü gösterilmiş olup, sigorta ettiren ise davacı A... İnşaat ve Ticaret A.Ş.'dir. Zarar sigortalarında sigorta konusu, "mal" yani eşya olmayıp, eşya üzerindeki menfaattir. Bu menfaatin sigorta edilebilmesi için ayrıca para ile ifade edilen ekonomik bir değerinin olması gerekir. Mal sigortalarında menfaat sahibi kavramını düzenleyen TTK'nın 1269. maddesine göre, bir malı muayyen rizikolara karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya rehinli alacaklısı, malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan acenta, kiracı, komisyoncu ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların kanuni temsilcileri bu menfaati sigorta ettirebilirler. Aksi takdirde TTK'nın 1264/2. maddesi uyarınca sözleşme batıl olur.
Somut olayda, poliçe, TTK'nın 1270. maddesi uyarınca başkası nam ve hesabına da yapılmamış, dain mürtehin gösterilmemiş, işveren DSİ, sigortalı, müteahhit davacı ise sigorta ettiren olarak gösterilmiştir. Bu durumda sigortalı durumda olan dava dışı DSİ Genel Müdürlügü'nün, sigortadan tazminat talep etme hakkına sahip olduğu kuşkusuzdur.
O halde, davacının aktif dava ehliyetine sahip olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmak gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak işin esasına girilmesi doğru görülmemiştir.
2-
Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7005 E. 2011/291 K.
Ortak:rehinli alacak · sigortalanabilir menfaat · kanuni temsilci · dain-i mürtehin · sigorta tazminatı · sigorta ettiren · acente · riziko
İncelediğiniz karardaMal «sigortalarında menfaat» sahibi kavramını düzenleyen TTK'nın 1269. maddesine göre, bir malı muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya «rehinli alacaklısı», malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların «kanuni temsilcileri» bu menfaati «sigorta ettirebilirler».
Somut olayda, poliçe, TTK'nın 1270. maddesi uyarınca başkası nam ve hesabına da yapılmamış, «dain mürtehin» gösterilmemiş, işveren DSİ, sigortalı, müteahhit davacı ise «sigorta ettiren» olarak gösterilmiştir.
Davaya konu poliçede sigortalı olarak DSİ Genel Müdürlüğü gösterilmiş olup, «sigorta ettiren» ise davacı A...
Benzer bu karardaMal «sigortalarında menfaat» sahibi kavramını düzenleyen TTK'nun 1269. maddesine göre, bir malı muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya «rehinli alacaklısı», malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların «kanuni temsilcileri» bu menfaati «sigorta ettirebilirler».
Somut olayda, davaya konu «sigorta sözleşmesi» TTK'nun 1270. maddesi uyarınca başkası nam ve hesabına yapılmamış ve «dain mürtehin» de gösterilmemiş, kiraya veren dava dışı Finansal Kiralama Şirketi sigortalı, kiracı davacı ise «sigorta ettiren» olarak gösterilmiştir.
Bu durumda öncelikle dava dışı Finansal Kiralama Şirketinin, «sigortadan tazminat» talep etme hakkına sahip olduğu kuşkusuzdur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:açık muvafakat · makine kırılması sigortası · finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · hırsızlık · sigorta sözleşmesi · muvafakat · temlik
Benzer bu kararda1-Dava, «makine kırılması sigorta sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davaya konu sigortalı makine davacı tarafından «finansal kiralama sözleşmesi» ile dava dışı finansal kiralama şirketinden kiralanmıştır.
Sigorta ettiren ancak sigortalı olan ve lehine sigorta edilenin «açık muvafakatini» almak veya kendi menfaati de zedelendiği taktirde «sigortadan tazminat» isteme hakkına sahip olur.
Bu amaçla davacı vekiline, dava dışı «finansal kiralama» şirketinin davacı şirkete bu davaya yönelik olarak «temlik» işleminde bulunup, bulunmadığı açıklığa kavuşturulmak üzere süre verilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan, yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak işin esasına girilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4048 E. 2012/4467 K.
Ortak:sigorta tazminatı · sigorta ettiren · riziko · taraf ehliyeti · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaMal «sigortalarında menfaat» sahibi kavramını düzenleyen TTK'nın 1269. maddesine göre, bir malı muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya «rehinli alacaklısı», malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların «kanuni temsilcileri» bu menfaati «sigorta ettirebilirler».
1- Dava, inşaat ali risk «sigorta poliçesine» dayalı alacak isteğine ilişkindir.
Davacının aktif dava «ehliyetine» sahip olup olmadığı yargılamanın her aşamasında davalı tarafça ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de re'sen dikkate alınması zorunludur.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemize ait 09.10.2007 tarihli ilama dayanılarak, dava konusu «sigorta sözleşmesinde» davacının «sigorta ettiren», dava dışı DSİ Genel Müdürlüğü'nün sigortalı konumunda olup, «rizikonun» gerçekleşmesi halinde «sigortadan tazminat» isteme hakkının sigortalı DSİ Genel Müdürlüğü'ne ait bulunduğu, DSİ Genel Müdürlüğü'nün de işbu davaya «muvafakat» edilmediğini bildirdiği, dolayısıyla davacının aktif dava «ehliyetinin» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Zira TTK.’nun 1446/2. maddesinde, «sigorta ettirenin» poliçe elinde bulunmak koşuluyla, sigortalının «muvafakati» olmaksızın, ödenecek paraları almaya ve «sigorta tazminatını» talep etmeye hakkının bulunduğu belirtilmiştir.
Bu durumda her ne kadar Dairemiz bozması sonrasında ihale makamının «muvafakati» sağlanamamış ise de, poliçe elinde bulunmak koşuluyla «sigorta ettiren» davacının da aktif dava «ehliyetinin» olduğu kabul edilmelidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta sözleşmesi · muvafakat
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemize ait 09.10.2007 tarihli ilama dayanılarak, dava konusu «sigorta sözleşmesinde» davacının «sigorta ettiren», dava dışı DSİ Genel Müdürlüğü'nün sigortalı konumunda olup, «rizikonun» gerçekleşmesi halinde «sigortadan tazminat» isteme hakkının sigortalı DSİ Genel Müdürlüğü'ne ait bulunduğu, DSİ Genel Müdürlüğü'nün de işbu davaya «muvafakat» edilmediğini bildirdiği, dolayısıyla davacının aktif dava «ehliyetinin» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Ancak dava, inşaat «sigortası sözleşmesine» dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamında belirtildiği üzere davacının aktif dava «ehliyetine» sahip olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması için sigortalı DSİ Genel Müdürlüğü’nün davaya «muvafakatinin» olup olmadığı araştırılmış ise de, yapılan inceleme hüküm kurmak için yeterli değildir.
Zira TTK.’nun 1446/2. maddesinde, «sigorta ettirenin» poliçe elinde bulunmak koşuluyla, sigortalının «muvafakati» olmaksızın, ödenecek paraları almaya ve «sigorta tazminatını» talep etmeye hakkının bulunduğu belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8859 E. 2013/22537 K.
Ortak:rehinli alacak · sigortalanabilir menfaat · kanuni temsilci · sigorta ettiren · acente · riziko · komisyon · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaMal «sigortalarında menfaat» sahibi kavramını düzenleyen TTK'nın 1269. maddesine göre, bir malı muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya «rehinli alacaklısı», malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların «kanuni temsilcileri» bu menfaati «sigorta ettirebilirler».
1- Dava, inşaat ali risk «sigorta poliçesine» dayalı alacak isteğine ilişkindir.
Davaya konu poliçede sigortalı olarak DSİ Genel Müdürlüğü gösterilmiş olup, «sigorta ettiren» ise davacı A...
Benzer bu kararda1269. maddesine göre, “Bir malı muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya «rehinli alacaklısı», malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların «kanuni temsilcileri» bu menfaati «sigorta ettirebilirler».” Dosyada mevcut poliçede sigortalı ve sigorta ettiren olarak davacı görünmekte ise de, sigortalı «deponun» maliki ve işleteninin davacının ortağı bulunduğu Ekin Ata Lojistik AŞ. olduğu anlaşılmaktadır.
Davanın dayanağını teşkil eden poliçede sigortalı ve «sigorta ettiren» olarak davacı ... adı geçmektedir.
Mal «sigortalarında menfaat» sahibi kavramını düzenleyen 6762 sayılı T.T.K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işyeri sigortası · muafiyet · depo kararı · sigorta sözleşmesi · temerrüt faizi · vekalet ücreti · temerrüt · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından «teminat» altına alınan «depoda» bulunan ayçekirdeği emtiasının meydana gelen sel sonucu ıslanarak hasarlandığı ve artan nem nedeniyle kızışarak emtianın yandığı, «hasarın» poliçe teminatı içinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.204.150,57 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «işyeri sigorta sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
1269. maddesine göre, “Bir malı muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya «rehinli alacaklısı», malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların «kanuni temsilcileri» bu menfaati «sigorta ettirebilirler».” Dosyada mevcut poliçede sigortalı ve sigorta ettiren olarak davacı görünmekte ise de, sigortalı «deponun» maliki ve işleteninin davacının ortağı bulunduğu Ekin Ata Lojistik AŞ. olduğu anlaşılmaktadır.
Sigortalı davacının «hasar» gören «depo» ve içindeki emtia üzerinde yasanın kabul ettiği bir menfaatinin bulunup bulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılamadığı gibi, anılan Yasanın 1270. maddesi uyarınca akdin davacının ortağı olduğu şirket nam ve hesabına yapıldığı da anlaşılamamaktadır.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2760 E. 2013/2697 K.
Ortak:rehinli alacak · sigortalanabilir menfaat · kanuni temsilci · sigorta tazminatı · sigorta ettiren · acente · riziko · komisyon
İncelediğiniz karardaMal «sigortalarında menfaat» sahibi kavramını düzenleyen TTK'nın 1269. maddesine göre, bir malı muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya «rehinli alacaklısı», malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların «kanuni temsilcileri» bu menfaati «sigorta ettirebilirler».
Davaya konu poliçede sigortalı olarak DSİ Genel Müdürlüğü gösterilmiş olup, «sigorta ettiren» ise davacı A...
Somut olayda, poliçe, TTK'nın 1270. maddesi uyarınca başkası nam ve hesabına da yapılmamış, «dain mürtehin» gösterilmemiş, işveren DSİ, sigortalı, müteahhit davacı ise «sigorta ettiren» olarak gösterilmiştir.
Benzer bu karardaMal «sigortalarında menfaat» sahibi kavramını düzenleyen eski ...'nın 1269. maddesine göre, “Bir malı muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya «rehinli alacaklısı», malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan «acenta», kiracı, «komisyoncu» ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların «kanuni temsilcileri» bu menfaati «sigorta ettirebilirler».” Dosyada mevcut poliçede sigortalı ve sigorta ettiren olarak ... görünmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı/sigortalı ... ile davalı şirketin «sigorta poliçesi» düzenlendiği, tapu «kaydının» incelenmesinden «hasarın» meydana geldiği belirtilen yerin dava dışı Latife Akçay adına 20/08/2009 tarihinde samanlık ve fındık bahçesi olarak tescil edildiği, ...'ya göre bir kimsenin başkasına ait bir menfaati sigorta ettirmesinin mümkün olduğu, ancak bu durumda sigortacıya karşı «prim» ödemekle yükümlü olan kişi «sigorta ettiren» iken «rizikonunu» meydana gelmesi halinde «sigortacıdan tazminat» talep edebilecek kişi ancak menfaati sigorta ettirmiş olan sigortalı olacağı gerekçesi ile davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek prim · husumet yokluğu · cy/cy kaydı · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı/sigortalı ... ile davalı şirketin «sigorta poliçesi» düzenlendiği, tapu «kaydının» incelenmesinden «hasarın» meydana geldiği belirtilen yerin dava dışı Latife Akçay adına 20/08/2009 tarihinde samanlık ve fındık bahçesi olarak tescil edildiği, ...'ya göre bir kimsenin başkasına ait bir menfaati sigorta ettirmesinin mümkün olduğu, ancak bu durumda sigortacıya karşı «prim» ödemekle yükümlü olan kişi «sigorta ettiren» iken «rizikonunu» meydana gelmesi halinde «sigortacıdan tazminat» talep edebilecek kişi ancak menfaati sigorta ettirmiş olan sigortalı olacağı gerekçesi ile davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3389 E. 2021/2281 K.
Ortak:sigorta tazminatı · sigorta ettiren · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz kararda… ma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, hak edişleri ödenen imalat kalemlerinin kabulünün yapıldığına veya işveren DSİ tarafından «teslim» alındığına dair bir belgenin olmadığı, «hasara» konu bölümlerin «hak edişlerinin» ödenmesinin bu bölümlerin teslim alınıp kullanıma açıldığı anlamına gelmediği, hak edişlerin avans mahiyetinde ödemeler olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü …
1- Dava, inşaat ali risk «sigorta poliçesine» dayalı alacak isteğine ilişkindir.
Davaya konu poliçede sigortalı olarak DSİ Genel Müdürlüğü gösterilmiş olup, «sigorta ettiren» ise davacı A...
Benzer bu kararda2- Dava, «sigorta tazminatının» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, poliçe «lehdarı» DSİ Genel Müdürlüğünün «hasarın» ödenmesine «muvafakatının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Ancak işbu davaya konu «hasar» DSİ'nin cevabi yazılarında gösterdiği hasar olup da yüklenici bu hasarı eksiksiz giderdiği taktirde «sigorta tazminatını» davalı sigortacıdan talep hakkına sahip olduğunun kabulü gerekir.
Yüklenicinin «hasarı» gidermesine rağmen poliçedeki «lehdar» klozuna istinaden DSİ'nin «sigorta tazminatının» davacılara ödenmesi hususunda «muvafakat» vermemesi 4721 sayılı TMK'nın 2. maddesinde öngörülen dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet yokluğu · lehdar · depo kararı · aktif husumet · muvafakat · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu karardaŞti. ve/veya müteahhitler ve/veya taşeronların” gösterildiği, poliçedeki «lehdar» klozunda, “işbu poliçede lehdar işveren idare olup, «hasarlar» idarenin yazılı onayı ile müteahhite ödenecektir” hükmünün bulunduğu, lehdar işveren DSİ Genel Müdürlüğü'nün tazminatın davacılara ödenmesine «muvafakatinin» bulunmadığını mahkemeye bildirdiği gerekçesiyle «aktif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «sigorta tazminatının» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, poliçe «lehdarı» DSİ Genel Müdürlüğünün «hasarın» ödenmesine «muvafakatının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, verilen cevapların «muvafakat» hususunda yeterli olmadığı belirtilerek yazılan müzekkere ise 15.02.2019 tarihinde “Söz konusu «lehdar» klozuna istinaden muvafakatamız yoktur” şeklinde cevaplanmıştır.
Yüklenicinin «hasarı» gidermesine rağmen poliçedeki «lehdar» klozuna istinaden DSİ'nin «sigorta tazminatının» davacılara ödenmesi hususunda «muvafakat» vermemesi 4721 sayılı TMK'nın 2. maddesinde öngörülen dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6473 E. 2013/22016 K.
Ortak:dain-i mürtehin · sigorta tazminatı · sigorta ettiren · taraf ehliyeti · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaSomut olayda, poliçe, TTK'nın 1270. maddesi uyarınca başkası nam ve hesabına da yapılmamış, «dain mürtehin» gösterilmemiş, işveren DSİ, sigortalı, müteahhit davacı ise «sigorta ettiren» olarak gösterilmiştir.
1- Dava, inşaat ali risk «sigorta poliçesine» dayalı alacak isteğine ilişkindir.
Davacının aktif dava «ehliyetine» sahip olup olmadığı yargılamanın her aşamasında davalı tarafça ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de re'sen dikkate alınması zorunludur.
Benzer bu karardaDairemizin yerleşik uygulamasına göre, poliçe dain ve mürtehin lehine düzenlenmiş olsa dahi «sigorta ettirenin» tek başına doğrudan sigortaya karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte yargılama sırasında dava dışı dain ve mürtehinin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatı» olup olmadığının araştırılması, muvafakatı sağlandığı taktirde yargılamaya devam edilerek, davanın sonuçlandırılması, aksi taktirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
1- Dava, gelir güvencesi «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davaya dayanak yapılan poliçede, dava dışı Fortis Bank A.Ş. dain ve mürtehin olarak gösterilmiştir.
6762 sayılı TTK’nın 1269. maddesi hükmü uyarınca, malı «rehin» alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına «sigorta ettirebileceği» gibi, aynı Yasa’nın 1270. maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:açık muvafakat · rehin hakkı · icazet · aktif husumet ehliyeti · muvazaa · aktif husumet · rehin · husumet ehliyeti
Benzer bu karardaDairemizin yerleşik uygulamasına göre, poliçe dain ve mürtehin lehine düzenlenmiş olsa dahi «sigorta ettirenin» tek başına doğrudan sigortaya karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte yargılama sırasında dava dışı dain ve mürtehinin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatı» olup olmadığının araştırılması, muvafakatı sağlandığı taktirde yargılamaya devam edilerek, davanın sonuçlandırılması, aksi taktirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan «rehin hakkı» sahibi olduğuna göre, «sigortadan tazminat» talep etme hakkı da öncelikle ona aittir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı-sigortalının «muvazaalı» işlem yaptığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
6762 sayılı TTK’nın 1269. maddesi hükmü uyarınca, malı «rehin» alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına «sigorta ettirebileceği» gibi, aynı Yasa’nın 1270. maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2006/9653 E., 2007/12603 K.
11. Hukuk Dairesi 2006/9653 E., 2007/12603 K.
AKTİF DAVA EHLİYETİ
ALL RİSK SİGORTASI
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 1269 ]
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 1270 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada (Ankara Asliye Üçüncü Ticaret Mahkemesi)'nce verilen 27.04.2006 tarih ve 2005/43-2006/164 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "Batı İğdır Ovası Sulaması İnşaatı"nın davalı tarafından AH Risk Sigortası ile teminat altına alındığını, inşaatın devamı sırasında Araş nehir yatağı şeddinin bazı yerlerinde sel nedeniyle zarar meydana geldiğini, zararın poliçe kapsamında olmasına rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını ileri sürerek, şimdilik 100.000 YTL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçe özel şartı gereğince, kullanıma açılan kısımlar itibariyle inşaat teminatının sona ereceğini, hasar gören kısmın da hak edişlerinin ödenmiş ve kullanıma açılmış olması nedeniyle poliçe teminatı dışında kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, hak edişleri ödenen imalat kalemlerinin kabulünün yapıldığına veya işveren DSİ tarafından teslim alındığına dair bir belgenin olmadığı, hasara konu bölümlerin hak edişlerinin ödenmesinin bu bölümlerin teslim alınıp kullanıma açıldığı anlamına gelmediği, hak edişlerin avans mahiyetinde ödemeler olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 36.168,66 YTL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-
Dava, inşaat ali risk sigorta poliçesine dayalı alacak isteğine ilişkindir.
Davacının aktif dava ehliyetine sahip olup olmadığı yargılamanın her aşamasında davalı tarafça ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de re'sen dikkate alınması zorunludur.
Davaya konu poliçede sigortalı olarak DSİ Genel Müdürlüğü gösterilmiş olup, sigorta ettiren ise davacı A... İnşaat ve Ticaret A.Ş.'dir. Zarar sigortalarında sigorta konusu, "mal" yani eşya olmayıp, eşya üzerindeki menfaattir. Bu menfaatin sigorta edilebilmesi için ayrıca para ile ifade edilen ekonomik bir değerinin olması gerekir. Mal sigortalarında menfaat sahibi kavramını düzenleyen TTK'nın 1269. maddesine göre, bir malı muayyen rizikolara karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya rehinli alacaklısı, malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan acenta, kiracı, komisyoncu ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların kanuni temsilcileri bu menfaati sigorta ettirebilirler.
Aksi takdirde TTK'nın 1264/2. maddesi uyarınca sözleşme batıl olur.
Somut olayda, poliçe, TTK'nın 1270. maddesi uyarınca başkası nam ve hesabına da yapılmamış, dain mürtehin gösterilmemiş, işveren DSİ, sigortalı, müteahhit davacı ise sigorta ettiren olarak gösterilmiştir. Bu durumda sigortalı durumda olan dava dışı DSİ Genel Müdürlügü'nün, sigortadan tazminat talep etme hakkına sahip olduğu kuşkusuzdur.
O halde, davacının aktif dava ehliyetine sahip olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmak gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak işin esasına girilmesi doğru görülmemiştir.
2-
Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re'sen (BOZULMASINA), 2 numaralı bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/16680200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz