Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/185 E. 2017/1675 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyana izafeten dava↗ taşıyanın sorumluluğu↗ bilirkişi ücreti↗ hmk 150↗ izafeten dava↗ konşimento↗ takipsizlik kararı↗ hmk 307↗ acente↗ navlun↗ davadan feragat↗ ziya↗ davanın açılmamış sayılması↗ münhasırlık↗ ara karar↗ acentelik↗ kesin süre↗ açılmamış sayılma↗ feragat↗ bilirkişi incelemesi↗ taşıyan↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ kesin hüküm↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça 04/12/2013 tarihli oturumda davalılardan ... Logistic Ltd. yönünden davanın HMK’nın 150. m. gereğince takipsiz bırakıldığı, diğer davalı ... Nakliyat Ltd. yönünden ise, davacıya bilirkişi ücretini yatırmak üzere kesin süre verildiği, davacı tarafça taraflar arasında daha önce görülen mahkemenin 2006/188 E. sayılı dosyasında bilirkişi raporu alındığını belirterek anılan dosya ve rapora delil olarak dayandığı, bilirkişi raporunda da, konşimentoda LCL kaydı olduğu, bundan yükleten tarafından yükün taşıyanın konteyner navlun istasyonuna konteyner içi yükleme için getirildiğinin anlaşılması gerektiği, bu durumda konteyner istifinden de taşıyanın sorumlu olduğu sonucunun çıkacağı, taşıyanın TTK’nın 1061 m. gereği teslim anına dek geçen sürede malın ziya ve hasarından sorumlu olacağı, bu halde Succes Ltd.'nin taşıyan olarak sorumlu olduğu ancak, taşıyanın acentesi olduğu tespit edilen davalı ... Ltd.'nin asaleten sorumlu olmasının mümkün olmadığı zira, TTK’nın 119. m. gereği acente aleyhine doğrudan değil ancak taşıyana izafeten dava açılabileceği, ... Logistic Ltd.'nin taşıyan olarak sorumlu olduğunun belirtildiği, davacının bilirkişi incelemesi hususunda kesin süreli işlemi posta havalesiyle yaparak sürenin geçmesinden sonra intikale sebep olduğu, davalı ... Ltd. yönünden kesin sürede işlem yapılmadığından HMK’nın 94. m. gereği yeniden rapora gerek olmadığı ve ilk dosyada yer alınan rapor uyarınca husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı ... Internatıonal Logistic Ltd. Şti. yönünden davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalı yönünden ise, reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Yargıtay İBK’nun 11/04/1940 gün ve 70 sayılı kararının gerekçesi ve aynı gerekçeye dayalı olarak verilen HGK’nun 21/11/1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararında vurgulandığı üzere, mahkemeler kanunda gösterilen istisnalar dışında kendi hükümlerini kendileri kaldıramazlar ve/veya önceki hükmü ortadan kaldıran mahiyette bir karar veremezler. İlk derece mahkemelerinin kararlarını bozup kaldırma yetkisi, Yargıtay Kanunu’nun 1. maddesi ile HMK'nın geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmaya devam olunan HUMK 428. maddesi uyarınca münhasıran Yargıtay'a aittir. Yerel mahkeme duruşmaya son verip karar vermekle davadan elini çekmiştir. Artık mahkemece, karardan sonraki dönemde, dava tekrar ele alınıp esasa etkili karar verilemez. Mahkemece belirtilen doğrultuda inceleme yapılıp karar verilmesine olanak veren bir yasa hükmü bulunmamaktadır. Buna cevaz veren bir mevzuat hükmü görünümündeki HMK Yönetmeliği’nin 57. maddesi, ancak yasayla düzenlenebilecek bir hususa ilişkin olduğu gibi yasal dayanağı da bulunmadığından bu gibi hallerde uygulanabilecek bir hüküm niteliğinde değildir. Bu gibi hallerde, Yargıtay'ca verilecek bozma ilamından sonra dosyanın ele alınıp feragat sebebiyle gerekli kararın verilmesi mümkündür. Yerleşmiş Yargıtay uygulaması bu yöndedir. Bütün bu açıklamalar ışığında, mahkemece yukarda tarih ve numarası verilen karar ile davalı ... International Logistic Ltd. Şti. yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilip davadan el çekildikten sonra davacı vekilince verilen dilekçeye istinaden ek karar ile işbu davalı yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olması yerinde olmamış, mahkemece verilen 11/01/2017 tarihli ek kararın re'sen bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup davadan feragat hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davacı vekilinin karar henüz kesinleşmeden önce davalılardan Suces Int. Logistic Ltd. Şti. bakımından hakkın özünden vazgeçme niteliğindeki davadan feragate ilişkin beyanı, HMK’nun 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olup davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen anılan davalı hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına dair yerel mahkeme kararının re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Dava, taşımadan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı tarafından aynı olaya ilişkin olarak daha önce kendi adına asaleten ve ... Logistic Ltd. Şti.'ne izafeten ... Nakliyat ve Ticaret Ltd. Şti. ile ... Uluslararası Taşımacılık ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'ne husumet yöneltilerek açılan ve 02/11/2007 tarih, 2006/188 E-2007/270 K. sayılı karar ile açılmamış sayılmasına karar verilen dosyada alınan bilirkişi raporu yetersiz görülerek yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması yönünde ara karar oluşturulmasına rağmen, verilen kesin süre gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle daha önce itibar edilmeyen önceki rapora dayalı olarak hüküm tesisi doğru değil ise de, davalı ... Nakliyat ve Ticaret Ltd. Şti.'nin konşimento ve dosya kapsamı itibariyle acente olduğunun anlaşılması karşısında işbu davalı aleyhine 6762 sayılı TTK'nın 119. m. gereğince doğrudan değil ancak izafeten dava açılabileceğinden ve davanın belirtilen bu gerekçe ile reddi gerektiğinden, davalı ... Nakliyat ve Ticaret Ltd. Şti. hakkında verilen ve sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK 437/7. maddesi gereğince açıklanan bu gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3274 E. 2017/5420 K.
Ortak:izafeten dava · konşimento · acente · acentelik · taşıyan · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaNakliyat Ltd. yönünden ise, davacıya «bilirkişi ücretini» yatırmak üzere «kesin süre» verildiği, davacı tarafça taraflar arasında daha önce görülen mahkemenin 2006/188 E. sayılı dosyasında bilirkişi raporu alındığını belirterek anılan dosya ve rapora delil olarak dayandığı, bilirkişi raporunda da, «konşimentoda» LCL «kaydı» olduğu, bundan yükleten tarafından yükün «taşıyanın» konteyner «navlun» istasyonuna konteyner içi yükleme için getirildiğinin anlaşılması gerektiği, bu durumda konteyner istifinden de «taşıyanın sorumlu» olduğu sonucunun çıkacağı, taşıyanın TTK’nın 1061 m. gereği «teslim» anına dek geçen sürede malın «ziya» ve hasarından sorumlu olacağı, bu halde Succes Ltd.'nin taşıyan olarak sorumlu olduğu ancak, taşıyanın «acentesi» olduğu tespit edilen davalı ...
Ltd.'nin asaleten sorumlu olmasının mümkün olmadığı zira, TTK’nın 119. m. gereği «acente» aleyhine doğrudan değil ancak «taşıyana izafeten» dava açılabileceği, ...
Şti.'nin «konşimento» ve dosya kapsamı itibariyle «acente» olduğunun anlaşılması karşısında işbu davalı aleyhine 6762 sayılı TTK'nın 119. m. gereğince doğrudan değil ancak «izafeten» dava açılabileceğinden ve davanın belirtilen bu gerekçe ile reddi gerektiğinden, davalı ...
Benzer bu karardaDenizcilik ve Taşımacılık A.Ş.” olarak yer aldığı, hem takip talebinde hem de dava dilekçesinde "«taşıyıcıya» «izafeten»" ibaresinin yer aldığı, ancak davalı olarak gerek takip talebinde ve gerekse dava dilekçesinde yer alması gereken ve «konşimentoda» asıl «taşıyan» olarak yer alan ...’nın dilekçe ve takip talebinde yer almadığı oysa, HMK’nın 119/1-b gereğince gerek dava dilekçesinde ve gerekse takip talebinde taşıyanın dava dilekçesinde ve takip talebinde yer alması gerektiği, davacının talebindeki bu yöndeki bir eksikliğin dava şartı eksikliği olduğu, icra takibine dayalı açılmış olan itirazın iptali davasında «husumetin» doğru olarak yöneltilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması gerektiği zira, itirazın iptali davalarında verilecek olan kararla davanın kabulü halinde takibin devam etmesi durumunda takibin aleyhinde icra edilecek olan tarafın belli olması halinde uygulanabileceği oysa somut olayda, aleyhine karar verilen taşıyanın somut olayda belli olmadığı, taşıyanın taraf olarak belirtilmemiş olduğu takipte bu «donatana» izafeten ...
A.Ş.’nin ise, ismi takipte yer almayan ve dava dilekçesinde bildirilmeyen «taşıyanı» «temsilen» onun adına («izafeten») dava açılması gerektiği, doğrudan doğruya «acenteye» karşı dava açılması durumunda davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle, davacının «taşıyıcıya» izafeten ...
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu icra takibinde ve dava dilekçesinde işbu davanın davalısına asaleten «husumet» yöneltilmeyip, her iki halde de «taşıyıcıya» «izafeten» «acente» sıfatı ile husumet yöneltilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sıfat yokluğu · organik bağ · konişmento · donatan · rücuen tahsil · pasif husumet yokluğu · eş rızası · dava şartı yokluğu
Benzer bu karardaA.Ş.'nin ise, gerek «konşimentoda» ve gerekse «taşıma sözleşmesiyle» herhangi bir bağlantısının bulunmadığı, bu davalının davalı olarak gösterilmesinde «organik bağ» bulunduğu iddiası dışında herhangi bir gerekçe bulunmadığı, diğer davalı yönünden ise, gerek takip talebinde ve gerekse de dava dilekçesinde davanın doğrudan “...
Denizcilik ve Taşımacılık A.Ş.” olarak yer aldığı, hem takip talebinde hem de dava dilekçesinde "«taşıyıcıya» «izafeten»" ibaresinin yer aldığı, ancak davalı olarak gerek takip talebinde ve gerekse dava dilekçesinde yer alması gereken ve «konşimentoda» asıl «taşıyan» olarak yer alan ...’nın dilekçe ve takip talebinde yer almadığı oysa, HMK’nın 119/1-b gereğince gerek dava dilekçesinde ve gerekse takip talebinde taşıyanın dava dilekçesinde ve takip talebinde yer alması gerektiği, davacının talebindeki bu yöndeki bir eksikliğin dava şartı eksikliği olduğu, icra takibine dayalı açılmış olan itirazın iptali davasında «husumetin» doğru olarak yöneltilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması gerektiği zira, itirazın iptali davalarında verilecek olan kararla davanın kabulü halinde takibin devam etmesi durumunda takibin aleyhinde icra edilecek olan tarafın belli olması halinde uygulanabileceği oysa somut olayda, aleyhine karar verilen taşıyanın somut olayda belli olmadığı, taşıyanın taraf olarak belirtilmemiş olduğu takipte bu «donatana» izafeten ...
A.Ş.’nin ise, ismi takipte yer almayan ve dava dilekçesinde bildirilmeyen «taşıyanı» «temsilen» onun adına («izafeten») dava açılması gerektiği, doğrudan doğruya «acenteye» karşı dava açılması durumunda davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle, davacının «taşıyıcıya» izafeten ...
Taşımacılık A.Ş. aleyhine doğrudan asaleten dava açılamayacağından bu davalı yönünden HMK’nın 115/2 fıkrası gereği giderilemeyecek dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine», diğer davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6763 E. 2010/12723 K.
Ortak:izafeten dava · acente · taşıyan · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaLtd.'nin asaleten sorumlu olmasının mümkün olmadığı zira, TTK’nın 119. m. gereği «acente» aleyhine doğrudan değil ancak «taşıyana izafeten» dava açılabileceği, ...
Şti.'nin «konşimento» ve dosya kapsamı itibariyle «acente» olduğunun anlaşılması karşısında işbu davalı aleyhine 6762 sayılı TTK'nın 119. m. gereğince doğrudan değil ancak «izafeten» dava açılabileceğinden ve davanın belirtilen bu gerekçe ile reddi gerektiğinden, davalı ...
Nakliyat Ltd. yönünden ise, davacıya «bilirkişi ücretini» yatırmak üzere «kesin süre» verildiği, davacı tarafça taraflar arasında daha önce görülen mahkemenin 2006/188 E. sayılı dosyasında bilirkişi raporu alındığını belirterek anılan dosya ve rapora delil olarak dayandığı, bilirkişi raporunda da, «konşimentoda» LCL «kaydı» olduğu, bundan yükleten tarafından yükün «taşıyanın» konteyner «navlun» istasyonuna konteyner içi yükleme için getirildiğinin anlaşılması gerektiği, bu durumda konteyner istifinden de «taşıyanın sorumlu» olduğu sonucunun çıkacağı, taşıyanın TTK’nın 1061 m. gereği «teslim» anına dek geçen sürede malın «ziya» ve hasarından sorumlu olacağı, bu halde Succes Ltd.'nin taşıyan olarak sorumlu olduğu ancak, taşıyanın «acentesi» olduğu tespit edilen davalı ...
Benzer bu karardaŞti.’ye açıldığı, ancak yapılan yargılama sonucu Hamann&Hellmann Int.Nak.Ltd.Şti.’nin Davaya konu taşımada «acente» olmayıp, «alt taşıyan» olduğu belirlenmiştir.Dosya kapsamından “Hamann&Hellmann” unvanını taşıyan ayrı bir gerçek veya tüzel kişinin mevcut olmadığı, davaya konu taşımaya ilişkin faturanın “Hamann&Hellmann” başlığı altında “Hamann&Hellmann International Nakliyat Limited Şirketi” tarafından düzenlendiği anlaşılmış olup, “Hamann&Hellmann” ibaresinin tamamen anılan şirketi «temsil» ettiği, bu unvanda başka bir gerçek veya «tüzel kişilik» olmadığı, bu durumda “Hamann&Hellmann’a «izafeten»” ibaresinin sadece faturadaki yazılıma verilen yanlış anlamdan kaynaklanan maddi bir hataya dayalı olduğu, Hamann&Hellmann Int.Nak.Ltd.Şti.’nin uyuşmazlığa ilişkin taşımada «alt taşıyıcı» olmasına göre de davanın doğrudan bu şirkete karşı açıldığının kabulü ile yargılamaya devam olunarak uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Şti.'nin «alt taşıyan» olup, «acente» sıfatıyla hareket ettiğine dair bir delilin bulunmadığı, davanın anılan şirkete acente sıfatıyla yöneltilmiş olduğu, davada «ıslah» yoluyla dahi taraf değiştirilemeyeceği, taşıyan sıfatıyla davanın açılmamış olduğu gerekçesiyle davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Davanın Hamann&Hellmann’a «izafeten» Hamann& Hellmann Int.Nak.Ltd.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:alt taşıyan · alt taşıyıcı · tüzel kişilik · husumet yokluğu · taşıyıcı · ıslah · sigorta poliçesi · temsil
Benzer bu karardaŞti.’ye açıldığı, ancak yapılan yargılama sonucu Hamann&Hellmann Int.Nak.Ltd.Şti.’nin Davaya konu taşımada «acente» olmayıp, «alt taşıyan» olduğu belirlenmiştir.Dosya kapsamından “Hamann&Hellmann” unvanını taşıyan ayrı bir gerçek veya tüzel kişinin mevcut olmadığı, davaya konu taşımaya ilişkin faturanın “Hamann&Hellmann” başlığı altında “Hamann&Hellmann International Nakliyat Limited Şirketi” tarafından düzenlendiği anlaşılmış olup, “Hamann&Hellmann” ibaresinin tamamen anılan şirketi «temsil» ettiği, bu unvanda başka bir gerçek veya «tüzel kişilik» olmadığı, bu durumda “Hamann&Hellmann’a «izafeten»” ibaresinin sadece faturadaki yazılıma verilen yanlış anlamdan kaynaklanan maddi bir hataya dayalı olduğu, Hamann&Hellmann Int.Nak.Ltd.Şti.’nin uyuşmazlığa ilişkin taşımada «alt taşıyıcı» olmasına göre de davanın doğrudan bu şirkete karşı açıldığının kabulü ile yargılamaya devam olunarak uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Şti.'nin «alt taşıyan» olup, «acente» sıfatıyla hareket ettiğine dair bir delilin bulunmadığı, davanın anılan şirkete acente sıfatıyla yöneltilmiş olduğu, davada «ıslah» yoluyla dahi taraf değiştirilemeyeceği, taşıyan sıfatıyla davanın açılmamış olduğu gerekçesiyle davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşımaya ilişkin CMR senedinde davalının «taşıyıcı» olarak adının geçmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın temyiz edilmesi sonucu Dairemizce bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu taşımada Hamann Hellman Int.Nak.Ltd.
Dava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı olarak sigortalıya yapılan ödemenin rücuan tahsiline ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8863 E. 2016/7509 K.
Ortak:davadan feragat · münhasırlık · feragat · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda2- Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Şti. bakımından hakkın özünden vazgeçme niteliğindeki «davadan feragate» ilişkin beyanı, HMK’nun 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olup davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen anılan davalı hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına» dair yerel mahkeme kararının re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Nakliyat Ltd. yönünden ise, davacıya «bilirkişi ücretini» yatırmak üzere «kesin süre» verildiği, davacı tarafça taraflar arasında daha önce görülen mahkemenin 2006/188 E. sayılı dosyasında bilirkişi raporu alındığını belirterek anılan dosya ve rapora delil olarak dayandığı, bilirkişi raporunda da, «konşimentoda» LCL «kaydı» olduğu, bundan yükleten tarafından yükün «taşıyanın» konteyner «navlun» istasyonuna konteyner içi yükleme için getirildiğinin anlaşılması gerektiği, bu durumda konteyner istifinden de «taşıyanın sorumlu» olduğu sonucunun çıkacağı, taşıyanın TTK’nın 1061 m. gereği «teslim» anına dek geçen sürede malın «ziya» ve hasarından sorumlu olacağı, bu halde Succes Ltd.'nin taşıyan olarak sorumlu olduğu ancak, taşıyanın «acentesi» olduğu tespit edilen davalı ...
Benzer bu kararda2- Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
… incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmiş olup dava dosyası yerel mahkemece Dairemize gönderilmiş ise de, mümeyyiz taraf vekillerinin 16/08/2016 «havale» tarihli dilekçeleri ile asıl ve karşı «davadan feragat» ettiklerini bildirmeleri üzerine yerel mahkemece verilen 07.09.2016 tarihli ek karar ile asıl ve karşı davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek keyfiyetin …
Taraf vekillerinin temyiz karar henüz kesinleşmeden önce iki ayrı dilekçe ile «davadan feragate» ilişkin beyanlarının, HMK’nun 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olması halinde asıl ve karşı davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:havale
Benzer bu kararda… incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmiş olup dava dosyası yerel mahkemece Dairemize gönderilmiş ise de, mümeyyiz taraf vekillerinin 16/08/2016 «havale» tarihli dilekçeleri ile asıl ve karşı «davadan feragat» ettiklerini bildirmeleri üzerine yerel mahkemece verilen 07.09.2016 tarihli ek karar ile asıl ve karşı davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek keyfiyetin …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2513 E. 2014/9454 K.
Ortak:izafeten dava · acente · acentelik · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaLtd.'nin asaleten sorumlu olmasının mümkün olmadığı zira, TTK’nın 119. m. gereği «acente» aleyhine doğrudan değil ancak «taşıyana izafeten» dava açılabileceği, ...
Şti.'nin «konşimento» ve dosya kapsamı itibariyle «acente» olduğunun anlaşılması karşısında işbu davalı aleyhine 6762 sayılı TTK'nın 119. m. gereğince doğrudan değil ancak «izafeten» dava açılabileceğinden ve davanın belirtilen bu gerekçe ile reddi gerektiğinden, davalı ...
Nakliyat Ltd. yönünden ise, davacıya «bilirkişi ücretini» yatırmak üzere «kesin süre» verildiği, davacı tarafça taraflar arasında daha önce görülen mahkemenin 2006/188 E. sayılı dosyasında bilirkişi raporu alındığını belirterek anılan dosya ve rapora delil olarak dayandığı, bilirkişi raporunda da, «konşimentoda» LCL «kaydı» olduğu, bundan yükleten tarafından yükün «taşıyanın» konteyner «navlun» istasyonuna konteyner içi yükleme için getirildiğinin anlaşılması gerektiği, bu durumda konteyner istifinden de «taşıyanın sorumlu» olduğu sonucunun çıkacağı, taşıyanın TTK’nın 1061 m. gereği «teslim» anına dek geçen sürede malın «ziya» ve hasarından sorumlu olacağı, bu halde Succes Ltd.'nin taşıyan olarak sorumlu olduğu ancak, taşıyanın «acentesi» olduğu tespit edilen davalı ...
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 6762 sayılı TTK'nın 119/2. maddesi uyarınca davanın «acenteye» karşı «izafeten» açılmadığı, davalının pasif dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Dava, deniz taşımasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalı «acenteye» karşı 6762 sayılı TTK'nın 119/2. maddesi uyarınca taşımacıya «izafeten» dava açılmadığı gerekçesiyle davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Oysa, «acenteye» karşı kural olarak doğrudan dava açılamaz ise de, acentenin şahsi kusuruna dayanılması durumunda istisnai olarak «acente» aleyhine de dava açılması mümkündür.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 6762 sayılı TTK'nın 119/2. maddesi uyarınca davanın «acenteye» karşı «izafeten» açılmadığı, davalının pasif dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14652 E. 2017/88 K.
Ortak:davadan feragat · münhasırlık · feragat · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda2- Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Şti. bakımından hakkın özünden vazgeçme niteliğindeki «davadan feragate» ilişkin beyanı, HMK’nun 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olup davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen anılan davalı hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına» dair yerel mahkeme kararının re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Nakliyat Ltd. yönünden ise, davacıya «bilirkişi ücretini» yatırmak üzere «kesin süre» verildiği, davacı tarafça taraflar arasında daha önce görülen mahkemenin 2006/188 E. sayılı dosyasında bilirkişi raporu alındığını belirterek anılan dosya ve rapora delil olarak dayandığı, bilirkişi raporunda da, «konşimentoda» LCL «kaydı» olduğu, bundan yükleten tarafından yükün «taşıyanın» konteyner «navlun» istasyonuna konteyner içi yükleme için getirildiğinin anlaşılması gerektiği, bu durumda konteyner istifinden de «taşıyanın sorumlu» olduğu sonucunun çıkacağı, taşıyanın TTK’nın 1061 m. gereği «teslim» anına dek geçen sürede malın «ziya» ve hasarından sorumlu olacağı, bu halde Succes Ltd.'nin taşıyan olarak sorumlu olduğu ancak, taşıyanın «acentesi» olduğu tespit edilen davalı ...
Benzer bu kararda2- Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki «genel kurul kararının iptaline» ilişkin davada mahkemece verilen tarih ve numarası yukarıda yazılı davanın esastan reddine dair kararın temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından 31.8.2016 tarihli dilekçe ile istenilmiş ise de, mümeyyiz davacı vekilinin bilahara sunduğu 17.10.2016 tarihli dilekçe ile «davadan feragat» ettiğini bildirmesi üzerine mahkemece verilen 5.12.2016 tarihli karar ile bu kerre davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olup, bu haliyle Dairemize gönd …
Davacı vekilinin karar henüz kesinleşmeden önce «davadan feragate» ilişkin beyanı, HMK’nun 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olup davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali · vekalet ücreti
Benzer bu kararda"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki «genel kurul kararının iptaline» ilişkin davada mahkemece verilen tarih ve numarası yukarıda yazılı davanın esastan reddine dair kararın temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından 31.8.2016 tarihli dilekçe ile istenilmiş ise de, mümeyyiz davacı vekilinin bilahara sunduğu 17.10.2016 tarihli dilekçe ile «davadan feragat» ettiğini bildirmesi üzerine mahkemece verilen 5.12.2016 tarihli karar ile bu kerre davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olup, bu haliyle Dairemize gönd …
Bütün bu açıklamalar ışığında, mahkemece yukarda tarih ve numarası verilen karar ile reddine karar verilip davadan el çekildikten sonra taraf vekillerince verilen dilekçelere istinaden ek karar ile davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalı yana «vekalet ücreti» tayin ve takdirine yer olmadığına karar verilmiş olması yerinde olmamış, mahkemece verilen 05.12.2016 tarihli ek kararın bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/185 E. , 2017/1675 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/06/2014 tarih ve 2008/185-2014/224 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... Co. Ltd. Şti.’den 14.000 USD bedelle, 50 ml. catheter barrel kalıbı satın aldığını, emtianın satıcı firma tarafından ... Limanı’nda acentesi olduğu davalı ... Nak. ve Tic. Ltd. Şti.’ne, diğer davalı ... Ltd.’ne müvekkili adına taşıma yapması için teslim edildiğini, anılan firma tarafından düzenlenen 26/02/2006 tarihli konşimentoya göre emtianın aynı tarihte gemiye yüklendiğini ve 27/03/2006 tarihine ... Gümrük Sorumluluk Sahasına konteynerden çıktığına dair davalı ... Ltd. Şti. tarafından müvekkiline gemi varış ihbarnamesi gönderildiğini, bunun üzerine de 300,00 USD tutarlı navlun ücreti ödenerek gümrük işlemlerine başlandığını, yine dava dışı ... Uluslararası Nak.
şirketinin de söz konusu mallarla ilgili 27/03/2006 tarihli konşimentoyu düzenleyerek gönderdiğini, nitekim ... Gümrük Müdürlüğü’ne verilen gümrük özet beyanında beyan sahibinin anılan şirketin yetkilisi olduğunu, buna rağmen ilgili şirketlerce emtianın kaybolduğu bildirilerek gümrük işlemlerinin iptal edildiğini ve dolayısıyla teslimat yapılmadığını, emtianın kaybından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 14.300 USD’nin ticari faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Nakliyat Ltd. Şti. vekili, husumet itirazında bulunmuş, müvekkilinin taşıyan olmadığını, bir an için acente sıfatı nazara alınsa dahi acente aleyhine doğrudan dava açılamayacağını, taşıyan olmamakla birlikte davacının iddia ettiği zarar ile müvekkili eylem ve işlemleri arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığını, dava konusu olayda birden fazla taşıma ilişkisi bulunduğunu, somut olayda ihbar külfetinin de yerine getirilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davacı tarafça diğer davalı hakkındaki davadan vazgeçildiği ve davanın bu davalı yönünden takip edilmeyeceği bildirilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça 04/12/2013 tarihli oturumda davalılardan ... Logistic Ltd. yönünden davanın HMK’nın 150. m. gereğince takipsiz bırakıldığı, diğer davalı ... Nakliyat Ltd. yönünden ise, davacıya bilirkişi ücretini yatırmak üzere kesin süre verildiği, davacı tarafça taraflar arasında daha önce görülen mahkemenin 2006/188 E. sayılı dosyasında bilirkişi raporu alındığını belirterek anılan dosya ve rapora delil olarak dayandığı, bilirkişi raporunda da, konşimentoda LCL kaydı olduğu, bundan yükleten tarafından yükün taşıyanın konteyner navlun istasyonuna konteyner içi yükleme için getirildiğinin anlaşılması gerektiği, bu durumda konteyner istifinden de taşıyanın sorumlu olduğu sonucunun çıkacağı, taşıyanın TTK’nın 1061 m.
gereği teslim anına dek geçen sürede malın ziya ve hasarından sorumlu olacağı, bu halde Succes Ltd.'nin taşıyan olarak sorumlu olduğu ancak, taşıyanın acentesi olduğu tespit edilen davalı ... Ltd.'nin asaleten sorumlu olmasının mümkün olmadığı zira, TTK’nın 119. m. gereği acente aleyhine doğrudan değil ancak taşıyana izafeten dava açılabileceği, ... Logistic Ltd.'nin taşıyan olarak sorumlu olduğunun belirtildiği, davacının bilirkişi incelemesi hususunda kesin süreli işlemi posta havalesiyle yaparak sürenin geçmesinden sonra intikale sebep olduğu, davalı ... Ltd. yönünden kesin sürede işlem yapılmadığından HMK’nın 94. m. gereği yeniden rapora gerek olmadığı ve ilk dosyada yer alınan rapor uyarınca husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı ...
Internatıonal Logistic Ltd. Şti. yönünden davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalı yönünden ise, reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Yargıtay İBK’nun 11/04/1940 gün ve 70 sayılı kararının gerekçesi ve aynı gerekçeye dayalı olarak verilen HGK’nun 21/11/1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararında vurgulandığı üzere, mahkemeler kanunda gösterilen istisnalar dışında kendi hükümlerini kendileri kaldıramazlar ve/veya önceki hükmü ortadan kaldıran mahiyette bir karar veremezler. İlk derece mahkemelerinin kararlarını bozup kaldırma yetkisi, Yargıtay Kanunu’nun 1. maddesi ile HMK'nın geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmaya devam olunan HUMK 428. maddesi uyarınca münhasıran Yargıtay'a aittir. Yerel mahkeme duruşmaya son verip karar vermekle davadan elini çekmiştir. Artık mahkemece, karardan sonraki dönemde, dava tekrar ele alınıp esasa etkili karar verilemez.
Mahkemece belirtilen doğrultuda inceleme yapılıp karar verilmesine olanak veren bir yasa hükmü bulunmamaktadır. Buna cevaz veren bir mevzuat hükmü görünümündeki HMK Yönetmeliği’nin 57. maddesi, ancak yasayla düzenlenebilecek bir hususa ilişkin olduğu gibi yasal dayanağı da bulunmadığından bu gibi hallerde uygulanabilecek bir hüküm niteliğinde değildir. Bu gibi hallerde, Yargıtay'ca verilecek bozma ilamından sonra dosyanın ele alınıp feragat sebebiyle gerekli kararın verilmesi mümkündür. Yerleşmiş Yargıtay uygulaması bu yöndedir. Bütün bu açıklamalar ışığında, mahkemece yukarda tarih ve numarası verilen karar ile davalı ... International Logistic Ltd. Şti. yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilip davadan el çekildikten sonra davacı vekilince verilen dilekçeye istinaden ek karar ile işbu davalı yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olması yerinde olmamış, mahkemece verilen 11/01/2017 tarihli ek kararın re'sen bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup davadan feragat hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davacı vekilinin karar henüz kesinleşmeden önce davalılardan Suces Int. Logistic Ltd. Şti. bakımından hakkın özünden vazgeçme niteliğindeki davadan feragate ilişkin beyanı, HMK’nun 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olup davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen anılan davalı hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına dair yerel mahkeme kararının re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Dava, taşımadan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı tarafından aynı olaya ilişkin olarak daha önce kendi adına asaleten ve ... Logistic Ltd. Şti.'ne izafeten ... Nakliyat ve Ticaret Ltd. Şti. ile ... Uluslararası Taşımacılık ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'ne husumet yöneltilerek açılan ve 02/11/2007 tarih, 2006/188 E-2007/270 K. sayılı karar ile açılmamış sayılmasına karar verilen dosyada alınan bilirkişi raporu yetersiz görülerek yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması yönünde ara karar oluşturulmasına rağmen, verilen kesin süre gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle daha önce itibar edilmeyen önceki rapora dayalı olarak hüküm tesisi doğru değil ise de, davalı ...
Nakliyat ve Ticaret Ltd. Şti.'nin konşimento ve dosya kapsamı itibariyle acente olduğunun anlaşılması karşısında işbu davalı aleyhine 6762 sayılı TTK'nın 119. m. gereğince doğrudan değil ancak izafeten dava açılabileceğinden ve davanın belirtilen bu gerekçe ile reddi gerektiğinden, davalı ... Nakliyat ve Ticaret Ltd. Şti. hakkında verilen ve sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK 437/7. maddesi gereğince açıklanan bu gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarida (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, yerel mahkemenin 11.1.2017 tarihli ek kararının re'sen BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, yerel mahkemenin davalılardan ... Logistic Ltd. Şti. hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına dair kararının re'sen BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin davalılardan ... Nakliyat ve Ticaret Ltd. Şti. yönünden tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan davalı yönünden sonucu itibariyle doğru olan yerel mahkeme kararının açıklanan değişik gerekçe ile ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/357091200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz