Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8863 E. 2016/7509 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 307↗ davadan feragat↗ münhasırlık↗ feragat↗ havale↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2016/8863 E. , 2016/7509 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı ...Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen yukarıda tarih ve numarası yazılı olan ve asıl davanın kısmen, karşı davanın ise tümüyle kabulüne dair hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmiş olup dava dosyası yerel mahkemece Dairemize gönderilmiş ise de, mümeyyiz taraf vekillerinin 16/08/2016 havale tarihli dilekçeleri ile asıl ve karşı davadan feragat ettiklerini bildirmeleri üzerine yerel mahkemece verilen 07.09.2016 tarihli ek karar ile asıl ve karşı davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek keyfiyetin 09.09.2016 tarihli yazı ile Dairemize bildirilerek dosyanın incelenmeksizin iadesinin istendiği gözlenmiş olmakla dosya re’sen ele alınıp incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
1- Yargıtay İBK’nun 11.04.1940 gün ve 70 sayılı kararının gerekçesi ve aynı gerekçeye dayalı olarak verilen HGK’nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararında vurgulandığı üzere, mahkemeler kanunda gösterilen istisnalar dışında kendi hükümlerini kendileri kaldıramazlar ve/veya önceki hükmü ortadan kaldıran mahiyette bir karar veremezler. İlk derece mahkemelerinin kararlarını bozup kaldırma yetkisi, Yargıtay Kanunu’nun 1. maddesi ile HMK'nın geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmaya devam olunan HUMK’nun 428. maddesi uyarınca münhasıran Yargıtay'a aittir. Yerel mahkeme duruşmaya son verip karar vermekle davadan elini çekmiştir. Artık mahkemece, karardan sonraki dönemde, dava tekrar ele alınıp esasa etkili karar verilemez. Mahkemece belirtilen doğrultuda inceleme yapılıp karar verilmesine olanak veren bir yasa hükmü bulunmamaktadır. Buna cevaz veren bir mevzuat hükmü görünümündeki HMK Yönetmeliği’nin 57. maddesi, ancak yasayla düzenlenebilecek bir hususa ilişkin olduğu gibi yasal dayanağı da bulunmadığından bu gibi hallerde uygulanabilecek bir hüküm niteliğinde değildir. Bu gibi hallerde, Yargıtayca verilecek bozma ilamından sonra dosyanın ele alınıp feragat sebebiyle gerekli kararın verilmesi mümkündür. Yerleşmiş Yargıtay uygulaması bu yöndedir. Bütün bu açıklamalar ışığında, mahkemece yukarda tarih ve numarası verilen karar ile asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilip davadan el çekildikten sonra taraf vekillerince verilen dilekçelere istinaden ek karar ile asıl ve karşı davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olması yerinde olmamış, mahkemece verilen ek kararın bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup davadan feragat hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Taraf vekillerinin temyiz karar henüz kesinleşmeden önce iki ayrı dilekçe ile davadan feragate ilişkin beyanlarının, HMK’nun 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olması halinde asıl ve karşı davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14652 E. 2017/88 K.
Ortak:davadan feragat · münhasırlık · feragat · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda2- Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
… incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmiş olup dava dosyası yerel mahkemece Dairemize gönderilmiş ise de, mümeyyiz taraf vekillerinin 16/08/2016 «havale» tarihli dilekçeleri ile asıl ve karşı «davadan feragat» ettiklerini bildirmeleri üzerine yerel mahkemece verilen 07.09.2016 tarihli ek karar ile asıl ve karşı davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek keyfiyetin …
Taraf vekillerinin temyiz karar henüz kesinleşmeden önce iki ayrı dilekçe ile «davadan feragate» ilişkin beyanlarının, HMK’nun 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olması halinde asıl ve karşı davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki «genel kurul kararının iptaline» ilişkin davada mahkemece verilen tarih ve numarası yukarıda yazılı davanın esastan reddine dair kararın temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından 31.8.2016 tarihli dilekçe ile istenilmiş ise de, mümeyyiz davacı vekilinin bilahara sunduğu 17.10.2016 tarihli dilekçe ile «davadan feragat» ettiğini bildirmesi üzerine mahkemece verilen 5.12.2016 tarihli karar ile bu kerre davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olup, bu haliyle Dairemize gönd …
Davacı vekilinin karar henüz kesinleşmeden önce «davadan feragate» ilişkin beyanı, HMK’nun 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olup davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali · vekalet ücreti
Benzer bu kararda"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki «genel kurul kararının iptaline» ilişkin davada mahkemece verilen tarih ve numarası yukarıda yazılı davanın esastan reddine dair kararın temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından 31.8.2016 tarihli dilekçe ile istenilmiş ise de, mümeyyiz davacı vekilinin bilahara sunduğu 17.10.2016 tarihli dilekçe ile «davadan feragat» ettiğini bildirmesi üzerine mahkemece verilen 5.12.2016 tarihli karar ile bu kerre davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olup, bu haliyle Dairemize gönd …
Bütün bu açıklamalar ışığında, mahkemece yukarda tarih ve numarası verilen karar ile reddine karar verilip davadan el çekildikten sonra taraf vekillerince verilen dilekçelere istinaden ek karar ile davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalı yana «vekalet ücreti» tayin ve takdirine yer olmadığına karar verilmiş olması yerinde olmamış, mahkemece verilen 05.12.2016 tarihli ek kararın bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5574 E. 2016/139 K.
Ortak:davadan feragat · münhasırlık · feragat · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda2- Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
… incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmiş olup dava dosyası yerel mahkemece Dairemize gönderilmiş ise de, mümeyyiz taraf vekillerinin 16/08/2016 «havale» tarihli dilekçeleri ile asıl ve karşı «davadan feragat» ettiklerini bildirmeleri üzerine yerel mahkemece verilen 07.09.2016 tarihli ek karar ile asıl ve karşı davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek keyfiyetin …
Taraf vekillerinin temyiz karar henüz kesinleşmeden önce iki ayrı dilekçe ile «davadan feragate» ilişkin beyanlarının, HMK’nun 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olması halinde asıl ve karşı davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava konusu uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat», hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Mahkemece, 17.10.2014 tarihli kararla dava reddedildikten sonra davacıların diğer vekili dosyaya 16.02.2015 tarihli «davadan feragat» dilekçesi sunmuş, bu dilekçe üzerine mahkemenin 17.02.2015 tarihli ek kararı ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1- Mahkemece verilen karar henüz kesinleşmeden davacılar vekilinin 16.02.2015 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» edilmesi üzerine dosya ele alınıp 17.02.2015 tarihli ek kararla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek · husumet yokluğu · teminat · husumet
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu yapılan «teminatsız» olarak şirket gayrimenkulünün «ipotek» edilmesinin, şirket yönünden risk yaratan bir işlem olduğu, ancak davacının doğmuş bir zararın varlığını iddia ve ispat etmediği gerekçesiyle davalı şirketler yönünden davanın «husumet yokluğundan», diğer davalılar yönünden ise esastan davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15611 E. 2013/13964 K.
Ortak:davadan feragat · münhasırlık · feragat · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda2- Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
… incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmiş olup dava dosyası yerel mahkemece Dairemize gönderilmiş ise de, mümeyyiz taraf vekillerinin 16/08/2016 «havale» tarihli dilekçeleri ile asıl ve karşı «davadan feragat» ettiklerini bildirmeleri üzerine yerel mahkemece verilen 07.09.2016 tarihli ek karar ile asıl ve karşı davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek keyfiyetin …
Taraf vekillerinin temyiz karar henüz kesinleşmeden önce iki ayrı dilekçe ile «davadan feragate» ilişkin beyanlarının, HMK’nun 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olması halinde asıl ve karşı davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin dilekçesinin, verildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan HUMK’nın 63. maddesine uygun şekilde vekaletnamesinde özel bir yetkisi bulunduğu da gözetildiği …
Şti.'ne yönelik davanın «tefrikine» karar verilmiş, bilahare karar kesinleşmeden, davacı vekilinin «feragat» dilekçesine «istinaden feragat nedeniyle davanın reddine» dair hüküm kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaftan feragat · feragat nedeniyle davanın reddi · tefrik · yetkisizlik kararı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaŞti.'ne yönelik davanın «tefrikine» karar verilmiş, bilahare karar kesinleşmeden, davacı vekilinin «feragat» dilekçesine «istinaden feragat nedeniyle davanın reddine» dair hüküm kurulmuştur.
1- Yukarıda yazılı özetten de anlaşılacağı üzere, mahkemece verilen «yetkisizlik» ve «tefrik» kararları henüz kesinleşmeden davacı vekilin 16.9.2010 tarihli dilekçesi ile her iki davalı hakkındaki davadan da «feragat» etmesi nedeniyle dosya mahkemece ele alınıp her iki davalı hakkında da «feragat nedeniyle davanın reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İş Finansal Kiralama A.Ş.'ye yönelik dava bakımından İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin yetkili olduğundan «yetkisizliğe», davalı...Denizcilik Nakliyat Sanayi ve Ticaret Ltd.
3- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin 6.2.2012 tarihli ek kararda «vekalet ücreti» tayin ve takdir edilmesine yönelik temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18224 E. 2013/3258 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda2- Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
… incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmiş olup dava dosyası yerel mahkemece Dairemize gönderilmiş ise de, mümeyyiz taraf vekillerinin 16/08/2016 «havale» tarihli dilekçeleri ile asıl ve karşı «davadan feragat» ettiklerini bildirmeleri üzerine yerel mahkemece verilen 07.09.2016 tarihli ek karar ile asıl ve karşı davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek keyfiyetin …
Taraf vekillerinin temyiz karar henüz kesinleşmeden önce iki ayrı dilekçe ile «davadan feragate» ilişkin beyanlarının, HMK’nun 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olması halinde asıl ve karşı davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının, vekaletnamesinde HMK’nun 74. maddesine uygun şekilde bu konuda özel bir yetkisi bulunduğu da gözetildiğinde, HMK’nun 307 vd. maddeleri uyarınca …
Mahkemece yukarda tarih ve numarası verilen karar ile dava reddedilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olup, bu aşamada davacı vekili Av....’ın, yerel mahkemenin 11.02.2013 tarihli yazısı ekinde gönderilen aynı tarihli dilekçesiyle davadan ve temyiz haklarından «feragat» ettiğini bildirdiği gözlenmiş olmakla, dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14838 E. 2013/3257 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda2- Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
… incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmiş olup dava dosyası yerel mahkemece Dairemize gönderilmiş ise de, mümeyyiz taraf vekillerinin 16/08/2016 «havale» tarihli dilekçeleri ile asıl ve karşı «davadan feragat» ettiklerini bildirmeleri üzerine yerel mahkemece verilen 07.09.2016 tarihli ek karar ile asıl ve karşı davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek keyfiyetin …
Taraf vekillerinin temyiz karar henüz kesinleşmeden önce iki ayrı dilekçe ile «davadan feragate» ilişkin beyanlarının, HMK’nun 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olması halinde asıl ve karşı davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının, vekaletnamesinde HMK’nun 74. maddesine uygun şekilde bu konuda özel bir yetkisi bulunduğu da gözetildiğinde, HMK’nun 307 vd. maddeleri uyarınca …
Mahkemece yukarda tarih ve numarası verilen karar ile dava hukuksal yarar eksikliğinden reddedilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olup, bu aşamada davacı vekili Av. ...’ın, yerel mahkemenin 11.02.2013 tarihli yazısı ekinde gönderilen aynı tarihli dilekçesiyle davadan ve temyiz haklarından «feragat» ettiğini bildirdiği gözlenmiş olmakla, dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16416 E. 2012/8985 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · havale · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmiş olup dava dosyası yerel mahkemece Dairemize gönderilmiş ise de, mümeyyiz taraf vekillerinin 16/08/2016 «havale» tarihli dilekçeleri ile asıl ve karşı «davadan feragat» ettiklerini bildirmeleri üzerine yerel mahkemece verilen 07.09.2016 tarihli ek karar ile asıl ve karşı davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek keyfiyetin …
2- Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Taraf vekillerinin temyiz karar henüz kesinleşmeden önce iki ayrı dilekçe ile «davadan feragate» ilişkin beyanlarının, HMK’nun 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olması halinde asıl ve karşı davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece yukarda tarih ve numarası verilen davanın kısmen kabulüne kararının taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olup, bu aşamada davacı vekilleri Av. ...'ın 20.04.2012 «havale» tarihli dilekçesiyle «davadan feragat» ettiğini bildirdiği gözlenmiş olmakla, dosya re'sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tararruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı vekilinin dosyaya ekli vekaletnamesinin incelemesinde HMK'nun 74. maddesinde uygun biçimde «davadan feragat» için özel olarak yetkilendirilmiş olduğu gözlenmiş, bu durumda davacı vekilinin davadan feragate ilişkin beyanının HMK'nun 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğuruc …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11681 E. 2014/18285 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · havale · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmiş olup dava dosyası yerel mahkemece Dairemize gönderilmiş ise de, mümeyyiz taraf vekillerinin 16/08/2016 «havale» tarihli dilekçeleri ile asıl ve karşı «davadan feragat» ettiklerini bildirmeleri üzerine yerel mahkemece verilen 07.09.2016 tarihli ek karar ile asıl ve karşı davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek keyfiyetin …
2- Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Taraf vekillerinin temyiz karar henüz kesinleşmeden önce iki ayrı dilekçe ile «davadan feragate» ilişkin beyanlarının, HMK’nun 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olması halinde asıl ve karşı davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece yukarıda tarih ve numarası verilen karar ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya Dairemize gönderilmiş olup, bu aşamada davacı vekilinin 17.10.2014 «havale» tarihli dilekçesi ile davadan ve temyiz isteminden «feragat» ettiğini bildirdiği gözlenmiş olmakla, dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Davadan «feragat» karar kesinleşinceye değin yapılabilir ve HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Bu durumda, davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış olmakla, Yargıtay İBK’nın 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi belgesi · zayi
Benzer bu karardaDava, TTK'nın 82. maddesi kapsamında «zayi belgesi» verilmesi istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16283 E. 2013/21393 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda2- Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
… incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmiş olup dava dosyası yerel mahkemece Dairemize gönderilmiş ise de, mümeyyiz taraf vekillerinin 16/08/2016 «havale» tarihli dilekçeleri ile asıl ve karşı «davadan feragat» ettiklerini bildirmeleri üzerine yerel mahkemece verilen 07.09.2016 tarihli ek karar ile asıl ve karşı davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek keyfiyetin …
Taraf vekillerinin temyiz karar henüz kesinleşmeden önce iki ayrı dilekçe ile «davadan feragate» ilişkin beyanlarının, HMK’nun 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olması halinde asıl ve karşı davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavadan «feragat» karar kesinleşinceye değin yapılabilir ve HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Mahkemece yukarıda tarih ve numarası verilen karar ile itirazın reddine karar verilmiş, karar «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlular vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya Dairemize gönderilmiş olup, bu aşamada ihtiyati hacze itiraz eden borçlu şahıs ve şirket «temsilcisi»'nin 11.10.2013 tarihli dilekçesi ile davadan ve temyiz isteminden «feragat» ettiğini bildirdiği gözlenmiş olmakla, dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
İhtiyati hacze itiraz eden borçlu tarafın «ihtiyati hacze itirazından feragat» ettiği anlaşılmakla öncelikli olarak buna ilişkin bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:itirazdan feragat · ihtiyati hacze itiraz · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi · temsil
Benzer bu karardaDava, banka «kredi sözleşmesi» kapsamında verilen «ihtiyati haciz» kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda tarih ve numarası verilen karar ile itirazın reddine karar verilmiş, karar «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlular vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya Dairemize gönderilmiş olup, bu aşamada ihtiyati hacze itiraz eden borçlu şahıs ve şirket «temsilcisi»'nin 11.10.2013 tarihli dilekçesi ile davadan ve temyiz isteminden «feragat» ettiğini bildirdiği gözlenmiş olmakla, dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
İhtiyati hacze itiraz eden borçlu tarafın «ihtiyati hacze itirazından feragat» ettiği anlaşılmakla öncelikli olarak buna ilişkin bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Bu durumda, «ihtiyati hacze itiraz» eden borçluların ihtiyati hacze «itirazdan feragate» ilişkin beyanının sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış olmakla, Yargıtay İBK’nın 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca ihtiyati hacze itirazdan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8863 E. , 2016/7509 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı ...Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen yukarıda tarih ve numarası yazılı olan ve asıl davanın kısmen, karşı davanın ise tümüyle kabulüne dair hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmiş olup dava dosyası yerel mahkemece Dairemize gönderilmiş ise de, mümeyyiz taraf vekillerinin 16/08/2016 havale tarihli dilekçeleri ile asıl ve karşı davadan feragat ettiklerini bildirmeleri üzerine yerel mahkemece verilen 07.09.2016 tarihli ek karar ile asıl ve karşı davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek keyfiyetin 09.09.2016 tarihli yazı ile Dairemize bildirilerek dosyanın incelenmeksizin iadesinin istendiği gözlenmiş olmakla dosya re’sen ele alınıp incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
1- Yargıtay İBK’nun 11.04.1940 gün ve 70 sayılı kararının gerekçesi ve aynı gerekçeye dayalı olarak verilen HGK’nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararında vurgulandığı üzere, mahkemeler kanunda gösterilen istisnalar dışında kendi hükümlerini kendileri kaldıramazlar ve/veya önceki hükmü ortadan kaldıran mahiyette bir karar veremezler. İlk derece mahkemelerinin kararlarını bozup kaldırma yetkisi, Yargıtay Kanunu’nun 1. maddesi ile HMK'nın geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmaya devam olunan HUMK’nun 428. maddesi uyarınca münhasıran Yargıtay'a aittir. Yerel mahkeme duruşmaya son verip karar vermekle davadan elini çekmiştir. Artık mahkemece, karardan sonraki dönemde, dava tekrar ele alınıp esasa etkili karar verilemez.
Mahkemece belirtilen doğrultuda inceleme yapılıp karar verilmesine olanak veren bir yasa hükmü bulunmamaktadır. Buna cevaz veren bir mevzuat hükmü görünümündeki HMK Yönetmeliği’nin 57. maddesi, ancak yasayla düzenlenebilecek bir hususa ilişkin olduğu gibi yasal dayanağı da bulunmadığından bu gibi hallerde uygulanabilecek bir hüküm niteliğinde değildir. Bu gibi hallerde, Yargıtayca verilecek bozma ilamından sonra dosyanın ele alınıp feragat sebebiyle gerekli kararın verilmesi mümkündür. Yerleşmiş Yargıtay uygulaması bu yöndedir. Bütün bu açıklamalar ışığında, mahkemece yukarda tarih ve numarası verilen karar ile asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilip davadan el çekildikten sonra taraf vekillerince verilen dilekçelere istinaden ek karar ile asıl ve karşı davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olması yerinde olmamış, mahkemece verilen ek kararın bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup davadan feragat hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Taraf vekillerinin temyiz karar henüz kesinleşmeden önce iki ayrı dilekçe ile davadan feragate ilişkin beyanlarının, HMK’nun 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olması halinde asıl ve karşı davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin 07.09.2016 tarihli ek kararının bozularak KALDIRILMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin 19.01.2016 tarihli kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/239605800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz