İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/3274 E. 2017/5420 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 105/2↗ kabul edilebilir yanılgı↗ sıfat yokluğu↗ hmk 115/3↗ organik bağ↗ konişmento↗ izafeten dava↗ konşimento↗ donatan↗ rücuen tahsil↗ acente↗ pasif husumet yokluğu↗ acentelik↗ eş rızası↗ dava şartı yokluğu↗ taşıma sözleşmesi↗ infaz↗ dürüstlük kuralı↗ pasif husumet↗ uyuşmazlık konusu↗ husumet yokluğu↗ taraf ehliyeti↗ taşıyıcı↗ usulden reddi↗ yargılama gideri↗ taşıyan↗ hasar↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, konşimentoda taşıyanın ... olduğu, davalı ... Nak. A.Ş.'nin ise, gerek konşimentoda ve gerekse taşıma sözleşmesiyle herhangi bir bağlantısının bulunmadığı, bu davalının davalı olarak gösterilmesinde organik bağ bulunduğu iddiası dışında herhangi bir gerekçe bulunmadığı, diğer davalı yönünden ise, gerek takip talebinde ve gerekse de dava dilekçesinde davanın doğrudan “... Taşımacılık A.Ş. ve ... Denizcilik ve Taşımacılık A.Ş.” olarak yer aldığı, hem takip talebinde hem de dava dilekçesinde "taşıyıcıya izafeten" ibaresinin yer aldığı, ancak davalı olarak gerek takip talebinde ve gerekse dava dilekçesinde yer alması gereken ve konşimentoda asıl taşıyan olarak yer alan ...’nın dilekçe ve takip talebinde yer almadığı oysa, HMK’nın 119/1-b gereğince gerek dava dilekçesinde ve gerekse takip talebinde taşıyanın dava dilekçesinde ve takip talebinde yer alması gerektiği, davacının talebindeki bu yöndeki bir eksikliğin dava şartı eksikliği olduğu, icra takibine dayalı açılmış olan itirazın iptali davasında husumetin doğru olarak yöneltilmesi
ve taraf teşkilinin sağlanması gerektiği zira, itirazın iptali davalarında verilecek olan kararla davanın kabulü halinde takibin devam etmesi durumunda takibin aleyhinde icra edilecek olan tarafın belli olması halinde uygulanabileceği oysa somut olayda, aleyhine karar verilen taşıyanın somut olayda belli olmadığı, taşıyanın taraf olarak belirtilmemiş olduğu takipte bu donatana izafeten ... Taşımacılık A.Ş.’nin acente sıfatıyla davaya cevap vermesinin ancak taşıyanın isminin açıkça belli edilmesine bağlı olduğu, zira acente adı belirli olan müvekkili adına TTK’nın 119/1-2 ve TTK’nın 105/1-2 uyarınca dava açabileceği gibi, aynı sıfatla kendisine karşı da dava açılabileceği, aksi halde verilen kararın infazının da mümkün olamayacağı, ayrıca davalı olarak asaleten dava açılmış olan ... A.Ş.’nin ise, ismi takipte yer almayan ve dava dilekçesinde bildirilmeyen taşıyanı temsilen onun adına (izafeten) dava açılması gerektiği, doğrudan doğruya acenteye karşı dava açılması durumunda davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle, davacının taşıyıcıya izafeten ... Taşımacılık A.Ş. aleyhine açtığı davada, icra takibinde ve davada dava dilekçesinde taşıyanı belli etmediğinden HMK’nın 114/1-d gereğince taraf ehliyetine sahip olmadığı belirlendiğinden, ayrıca, ... Taşımacılık A.Ş. aleyhine doğrudan asaleten dava açılamayacağından bu davalı yönünden HMK’nın 115/2 fıkrası gereği giderilemeyecek dava şartı yokluğundan usulden reddine, diğer davalı ... Denizcilik ve Nakliyat A.Ş.'nin ise, somut olayda herhangi bir taşıyan ve acente sıfatının bulunmadığı ve davacının sigortalısı ile herhangi bir sözleşme yapmadığı belirlenmekle bu davalı yönünden pasif sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı ... Denizcilik A.Ş.’ne yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin, davalı ... Taşımacılık A.Ş.’ne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dava, uluslararası deniz yolu ile taşımadan kaynaklanan hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesinde “Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder. '' hükmü düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu icra takibinde ve dava dilekçesinde işbu davanın davalısına asaleten husumet yöneltilmeyip, her iki halde de taşıyıcıya izafeten acente sıfatı ile husumet yöneltilmiştir. İcra takibine ve dava dosyasına konişmento sunulmuş olup, dava ve takip konusu konişmentoda taşıyıcının ... olduğu görüldüğü gibi, işbu davalı tarafından verilen cevap dilekçesinde de taşıyıcı ...'nin acentesi olduğunun kabul edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, mahkemece davalı asilin ... şirketi, davalı ... Taşımacılık A.Ş.’nin de işbu şirketin acentesi olduğu kabul edilerek karar verildiğinde, kararın infazının ve icra takibinin asil ... şirketi hakkında yapılacağında tereddüt bulunmamaktadır. Bu itibarla, HMK’nın 124/4 maddesi gereğince taşıyıcının adının belirtilmemesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayalı olduğu gözetilmek suretiyle davaya ... şirketine izafeten ... Taşımacılık A.Ş. aleyhine devam edilerek işin esasının incelenmesi gerekirken, işbu davalı yönünden de davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/19011 E. 2015/13156 K.
Ortak:izafeten dava · acente · eş rızası · taşıma sözleşmesi · dürüstlük kuralı · taşıyan · temsil · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaA.Ş.’nin ise, ismi takipte yer almayan ve dava dilekçesinde bildirilmeyen «taşıyanı» «temsilen» onun adına («izafeten») dava açılması gerektiği, doğrudan doğruya «acenteye» karşı dava açılması durumunda davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle, davacının «taşıyıcıya» izafeten ...
Denizcilik ve Taşımacılık A.Ş.” olarak yer aldığı, hem takip talebinde hem de dava dilekçesinde "«taşıyıcıya» «izafeten»" ibaresinin yer aldığı, ancak davalı olarak gerek takip talebinde ve gerekse dava dilekçesinde yer alması gereken ve «konşimentoda» asıl «taşıyan» olarak yer alan ...’nın dilekçe ve takip talebinde yer almadığı oysa, HMK’nın 119/1-b gereğince gerek dava dilekçesinde ve gerekse takip talebinde taşıyanın dava dilekçesinde ve takip talebinde yer alması gerektiği, davacının talebindeki bu yöndeki bir eksikliğin dava şartı eksikliği olduğu, icra takibine dayalı açılmış olan itirazın iptali davasında «husumetin» doğru olarak yöneltilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması gerektiği zira, itirazın iptali davalarında verilecek olan kararla davanın kabulü halinde takibin devam etmesi durumunda takibin aleyhinde icra edilecek olan tarafın belli olması halinde uygulanabileceği oysa somut olayda, aleyhine karar verilen taşıyanın somut olayda belli olmadığı, taşıyanın taraf olarak belirtilmemiş olduğu takipte bu «donatana» izafeten ...
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu icra takibinde ve dava dilekçesinde işbu davanın davalısına asaleten «husumet» yöneltilmeyip, her iki halde de «taşıyıcıya» «izafeten» «acente» sıfatı ile husumet yöneltilmiştir.
Benzer bu karardaDenizcilik A.Ş.'ye «acente» sıfatıyla «taşıyanı» «temsilen» dava açıldığına dair herhangi bir ibarenin bulunmadığı, yargılama sırasında taraf değişikliği sonucunu doğurabilecek şekilde hukuki işlem yapılamayacağı gerekçesiyle davalı yanın «husumet itirazının» kabulü ile davalı acente aleyhine açılan işbu alacak davasının husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Ancak, HMK'nın 124/3. maddesinde «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hakim tarafından kabul edilebileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı
Benzer bu karardaDenizcilik A.Ş.'ye «acente» sıfatıyla «taşıyanı» «temsilen» dava açıldığına dair herhangi bir ibarenin bulunmadığı, yargılama sırasında taraf değişikliği sonucunu doğurabilecek şekilde hukuki işlem yapılamayacağı gerekçesiyle davalı yanın «husumet itirazının» kabulü ile davalı acente aleyhine açılan işbu alacak davasının husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7066 E. 2022/1499 K.
Ortak:konişmento · izafeten dava · konşimento · acente · acentelik · taşıma sözleşmesi · usulden reddi · taşıyan
İncelediğiniz karardaDenizcilik ve Taşımacılık A.Ş.” olarak yer aldığı, hem takip talebinde hem de dava dilekçesinde "«taşıyıcıya» «izafeten»" ibaresinin yer aldığı, ancak davalı olarak gerek takip talebinde ve gerekse dava dilekçesinde yer alması gereken ve «konşimentoda» asıl «taşıyan» olarak yer alan ...’nın dilekçe ve takip talebinde yer almadığı oysa, HMK’nın 119/1-b gereğince gerek dava dilekçesinde ve gerekse takip talebinde taşıyanın dava dilekçesinde ve takip talebinde yer alması gerektiği, davacının talebindeki bu yöndeki bir eksikliğin dava şartı eksikliği olduğu, icra takibine dayalı açılmış olan itirazın iptali davasında «husumetin» doğru olarak yöneltilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması gerektiği zira, itirazın iptali davalarında verilecek olan kararla davanın kabulü halinde takibin devam etmesi durumunda takibin aleyhinde icra edilecek olan tarafın belli olması halinde uygulanabileceği oysa somut olayda, aleyhine karar verilen taşıyanın somut olayda belli olmadığı, taşıyanın taraf olarak belirtilmemiş olduğu takipte bu «donatana» izafeten ...
A.Ş.’nin ise, ismi takipte yer almayan ve dava dilekçesinde bildirilmeyen «taşıyanı» «temsilen» onun adına («izafeten») dava açılması gerektiği, doğrudan doğruya «acenteye» karşı dava açılması durumunda davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle, davacının «taşıyıcıya» izafeten ...
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «konşimentoda» «taşıyanın» ... olduğu, davalı ...
Benzer bu karardaSomut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı şirketin Türkiye'deki «acentesi» Maersk Denizcilik A.Ş aracılığıyla yapılan «taşıma sözleşmesine» ilişkin olup, «konişmentonun» da «acente» tarafından düzenlendiği dikkate alındığında, dava «yerleşim yeri» yurt dışında olan davalıya karşı açılmış olsa dahi Türkiye'deki acentenin aracılık ettiği taşıma sözleşmesine istinaden düzenlenen konişmentoya konulan yabancı mahkemeye işaret eden «yetki şartı», Türk mahkemelerinin «münhasır» «yetkisini» ortadan kaldırır nitelikte olması nedeniyle «geçersiz» olduğundan mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamanın sonunda, «yabancılık unsuru» «taşıyan» uyuşmazlıklarda öncelikle mahkemenin milletlerarası «yetkisinin» bulunup bulunmadığının araştırılmasının gerektiği, MÖHUK 47. madde uyarınca tarafların arasında düzenlenen «konşimentonun» 26. maddesinde uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı ve bu hükmün davacıyı da bağladığı gerekçesiyle, davalının «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 105/2 maddesi uyarınca, yabancı tacirlerin Türkiye'deki «acentelerinin» aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklar yönünden «acente», müvekkiline «izafeten» onun nam ve hesabına dava açabileceği gibi, müvekkiline izafeten acente aleyhine de dava açılabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:milletlerarası yetki itirazı · milletlerarası yetki · yabancılık unsuru · yetki şartı · yetki sözleşmesi · nakliyat emtia sigortası · yerleşim yeri · yetki itirazı
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamanın sonunda, «yabancılık unsuru» «taşıyan» uyuşmazlıklarda öncelikle mahkemenin milletlerarası «yetkisinin» bulunup bulunmadığının araştırılmasının gerektiği, MÖHUK 47. madde uyarınca tarafların arasında düzenlenen «konşimentonun» 26. maddesinde uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı ve bu hükmün davacıyı da bağladığı gerekçesiyle, davalının «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Davaya konu taşıma işleminde «yabancılık unsuru» mevcut olmakla taraflar arasında düzenlenen «konişmentolardaki» «yetki şartının» MÖHUK ve TTK kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı şirketin Türkiye'deki «acentesi» Maersk Denizcilik A.Ş aracılığıyla yapılan «taşıma sözleşmesine» ilişkin olup, «konişmentonun» da «acente» tarafından düzenlendiği dikkate alındığında, dava «yerleşim yeri» yurt dışında olan davalıya karşı açılmış olsa dahi Türkiye'deki acentenin aracılık ettiği taşıma sözleşmesine istinaden düzenlenen konişmentoya konulan yabancı mahkemeye işaret eden «yetki şartı», Türk mahkemelerinin «münhasır» «yetkisini» ortadan kaldırır nitelikte olması nedeniyle «geçersiz» olduğundan mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12252 E. 2015/9432 K.
Ortak:izafeten dava · donatan · acente · acentelik · yargılama gideri · temsil · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaA.Ş.’nin ise, ismi takipte yer almayan ve dava dilekçesinde bildirilmeyen «taşıyanı» «temsilen» onun adına («izafeten») dava açılması gerektiği, doğrudan doğruya «acenteye» karşı dava açılması durumunda davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle, davacının «taşıyıcıya» izafeten ...
Denizcilik ve Taşımacılık A.Ş.” olarak yer aldığı, hem takip talebinde hem de dava dilekçesinde "«taşıyıcıya» «izafeten»" ibaresinin yer aldığı, ancak davalı olarak gerek takip talebinde ve gerekse dava dilekçesinde yer alması gereken ve «konşimentoda» asıl «taşıyan» olarak yer alan ...’nın dilekçe ve takip talebinde yer almadığı oysa, HMK’nın 119/1-b gereğince gerek dava dilekçesinde ve gerekse takip talebinde taşıyanın dava dilekçesinde ve takip talebinde yer alması gerektiği, davacının talebindeki bu yöndeki bir eksikliğin dava şartı eksikliği olduğu, icra takibine dayalı açılmış olan itirazın iptali davasında «husumetin» doğru olarak yöneltilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması gerektiği zira, itirazın iptali davalarında verilecek olan kararla davanın kabulü halinde takibin devam etmesi durumunda takibin aleyhinde icra edilecek olan tarafın belli olması halinde uygulanabileceği oysa somut olayda, aleyhine karar verilen taşıyanın somut olayda belli olmadığı, taşıyanın taraf olarak belirtilmemiş olduğu takipte bu «donatana» izafeten ...
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu icra takibinde ve dava dilekçesinde işbu davanın davalısına asaleten «husumet» yöneltilmeyip, her iki halde de «taşıyıcıya» «izafeten» «acente» sıfatı ile husumet yöneltilmiştir.
Benzer bu kararda… ilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya «donatana» «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y.
Bu durumda, «donatanın» «acentesi» olarak B.'a «husumet» yöneltilerek dava açılmasına rağmen, daha sonra «temsilde» yanılma nedeniyle davanın donatanın doğru acentesine yöneltilmesi ve yanılgının giderilmesi mümkün bulunmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı B. arasında «sulh protokolü» imzalanmış olmasından dolayı davalı B. hakkındaki davada sulh nedeniyle HMK'nun 315.maddesi gereğince esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması sebebiyle donatana izafeten Y..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sulh protokolü · dava dilekçesinin tebliği · maktu vekalet ücreti · icra takibine itiraz · olumsuz oy · protokol · tebligat · fatura
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı B. arasında «sulh protokolü» imzalanmış olmasından dolayı davalı B. hakkındaki davada sulh nedeniyle HMK'nun 315.maddesi gereğince esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması sebebiyle donatana izafeten Y..
Diğer yandan, «sulh protokolü» davacı ile B. arasında akdedilmiş olup protokolde B.'ın «donatanın» «acentesi» olarak «izafeten» hareket ettiğine dair bir ibare bulunmamaktadır.
… ilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya «donatana» «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y.
A.. vekil ile «temsil» olunduğundan lehine taktir olunan «maktu vekalet ücretinin» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12247 E. 2015/9433 K.
Ortak:izafeten dava · donatan · acente · acentelik · yargılama gideri · temsil · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaA.Ş.’nin ise, ismi takipte yer almayan ve dava dilekçesinde bildirilmeyen «taşıyanı» «temsilen» onun adına («izafeten») dava açılması gerektiği, doğrudan doğruya «acenteye» karşı dava açılması durumunda davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle, davacının «taşıyıcıya» izafeten ...
Denizcilik ve Taşımacılık A.Ş.” olarak yer aldığı, hem takip talebinde hem de dava dilekçesinde "«taşıyıcıya» «izafeten»" ibaresinin yer aldığı, ancak davalı olarak gerek takip talebinde ve gerekse dava dilekçesinde yer alması gereken ve «konşimentoda» asıl «taşıyan» olarak yer alan ...’nın dilekçe ve takip talebinde yer almadığı oysa, HMK’nın 119/1-b gereğince gerek dava dilekçesinde ve gerekse takip talebinde taşıyanın dava dilekçesinde ve takip talebinde yer alması gerektiği, davacının talebindeki bu yöndeki bir eksikliğin dava şartı eksikliği olduğu, icra takibine dayalı açılmış olan itirazın iptali davasında «husumetin» doğru olarak yöneltilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması gerektiği zira, itirazın iptali davalarında verilecek olan kararla davanın kabulü halinde takibin devam etmesi durumunda takibin aleyhinde icra edilecek olan tarafın belli olması halinde uygulanabileceği oysa somut olayda, aleyhine karar verilen taşıyanın somut olayda belli olmadığı, taşıyanın taraf olarak belirtilmemiş olduğu takipte bu «donatana» izafeten ...
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu icra takibinde ve dava dilekçesinde işbu davanın davalısına asaleten «husumet» yöneltilmeyip, her iki halde de «taşıyıcıya» «izafeten» «acente» sıfatı ile husumet yöneltilmiştir.
Benzer bu kararda… ilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya «donatana» «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y.
Bu durumda, «donatanın» «acentesi» olarak B.'a «husumet» yöneltilerek dava açılmasına rağmen, daha sonra «temsilde» yanılma nedeniyle davanın donatanın doğru acentesine yöneltilmesi ve yanılgının giderilmesi mümkün bulunmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı B. arasında «sulh protokolü» imzalanmış olmasından dolayı davalı B. hakkındaki davada sulh nedeniyle HMK'nun 315.maddesi gereğince esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması sebebiyle donatana izafeten Y..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sulh protokolü · dava dilekçesinin tebliği · maktu vekalet ücreti · icra takibine itiraz · olumsuz oy · protokol · tebligat · fatura
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı B. arasında «sulh protokolü» imzalanmış olmasından dolayı davalı B. hakkındaki davada sulh nedeniyle HMK'nun 315.maddesi gereğince esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması sebebiyle donatana izafeten Y..
Diğer yandan, «sulh protokolü» davacı ile B. arasında akdedilmiş olup protokolde B.'ın «donatanın» «acentesi» olarak «izafeten» hareket ettiğine dair bir ibare bulunmamaktadır.
… ilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya «donatana» «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y.
Acenteliği A.Ş vekili ile «temsil» olunduğundan lehine taktir olunan «maktu vekalet ücretinin» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12244 E. 2015/9449 K.
Ortak:izafeten dava · donatan · acente · acentelik · yargılama gideri · temsil · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaA.Ş.’nin ise, ismi takipte yer almayan ve dava dilekçesinde bildirilmeyen «taşıyanı» «temsilen» onun adına («izafeten») dava açılması gerektiği, doğrudan doğruya «acenteye» karşı dava açılması durumunda davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle, davacının «taşıyıcıya» izafeten ...
Denizcilik ve Taşımacılık A.Ş.” olarak yer aldığı, hem takip talebinde hem de dava dilekçesinde "«taşıyıcıya» «izafeten»" ibaresinin yer aldığı, ancak davalı olarak gerek takip talebinde ve gerekse dava dilekçesinde yer alması gereken ve «konşimentoda» asıl «taşıyan» olarak yer alan ...’nın dilekçe ve takip talebinde yer almadığı oysa, HMK’nın 119/1-b gereğince gerek dava dilekçesinde ve gerekse takip talebinde taşıyanın dava dilekçesinde ve takip talebinde yer alması gerektiği, davacının talebindeki bu yöndeki bir eksikliğin dava şartı eksikliği olduğu, icra takibine dayalı açılmış olan itirazın iptali davasında «husumetin» doğru olarak yöneltilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması gerektiği zira, itirazın iptali davalarında verilecek olan kararla davanın kabulü halinde takibin devam etmesi durumunda takibin aleyhinde icra edilecek olan tarafın belli olması halinde uygulanabileceği oysa somut olayda, aleyhine karar verilen taşıyanın somut olayda belli olmadığı, taşıyanın taraf olarak belirtilmemiş olduğu takipte bu «donatana» izafeten ...
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu icra takibinde ve dava dilekçesinde işbu davanın davalısına asaleten «husumet» yöneltilmeyip, her iki halde de «taşıyıcıya» «izafeten» «acente» sıfatı ile husumet yöneltilmiştir.
Benzer bu kararda… ilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya «donatana» «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y..
Bu durumda, «donatanın» «acentesi» olarak B.'a «husumet» yöneltilerek dava açılmasına rağmen, daha sonra «temsilde» yanılma nedeniyle davanın donatanın doğru acentesine yöneltilmesi ve yanılgının giderilmesi mümkün bulunmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, taraflar arasındaki «sulh protokolü» ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların sulh olmalarının davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğu gerekçesiyle davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması gerekçesiyle de donatana izafeten Y..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sulh protokolü · dava dilekçesinin tebliği · icra takibine itiraz · olumsuz oy · protokol · tebligat · fatura · sulh
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, taraflar arasındaki «sulh protokolü» ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların sulh olmalarının davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğu gerekçesiyle davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması gerekçesiyle de donatana izafeten Y..
Diğer yandan, «sulh protokolü» davacı ile B. arasında akdedilmiş olup protokolde B.ın «donatanın» «acentesi» olarak «izafeten» hareket ettiğine dair bir ibare bulunmamaktadır.
2- Dava, davacı tarafından C. bayraklı gemiye verilen kılavuzluk hizmeti nedeniyle düzenlenen ve ödenmeyen «fatura» bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalı B. yönünden tarafların «sulha» varmış olmaları nedeniyle esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», Y..
… ilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya «donatana» «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/3274 E. , 2017/5420 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2015 tarih ve 2015/1208-2015/1087 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı ... Kiralama A.Ş.'ne ait emtianın sigortalı tarafından leasing sözleşmesi ile dava dışı ... Ltd. Şti.'ne kiralandığını, 25/06/2013 tarihinde malın ... Limanı’na getirilerek teslim edilmek istendiğini, emtianın tahliyesi öncesinde gemi ambarında hasarlı olduğunun tespit edildiğini ve tutanak tutulduğunu, hasar bedelini ödeyen müvekkilinin sigortalının haklarına halef olduğunu, davalıların hasarın meydana gelmesinde sorumluluğu bulunduğundan hasar bedelinin tahsili için aleyhlerine takip başlatıldığını ancak, haksız itirazları ile takibi durdurduklarını ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını ve % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, husumet itirazında bulunmuş, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, konşimentoda taşıyanın ... olduğu, davalı ... Nak. A.Ş.'nin ise, gerek konşimentoda ve gerekse taşıma sözleşmesiyle herhangi bir bağlantısının bulunmadığı, bu davalının davalı olarak gösterilmesinde organik bağ bulunduğu iddiası dışında herhangi bir gerekçe bulunmadığı, diğer davalı yönünden ise, gerek takip talebinde ve gerekse de dava dilekçesinde davanın doğrudan “... Taşımacılık A.Ş. ve ... Denizcilik ve Taşımacılık A.Ş.” olarak yer aldığı, hem takip talebinde hem de dava dilekçesinde "taşıyıcıya izafeten" ibaresinin yer aldığı, ancak davalı olarak gerek takip talebinde ve gerekse dava dilekçesinde yer alması gereken ve konşimentoda asıl taşıyan olarak yer alan ...’nın dilekçe ve takip talebinde yer almadığı oysa, HMK’nın 119/1-b gereğince gerek dava dilekçesinde ve gerekse takip talebinde taşıyanın dava dilekçesinde ve takip talebinde yer alması gerektiği, davacının talebindeki bu yöndeki bir eksikliğin dava şartı eksikliği olduğu, icra takibine dayalı açılmış olan itirazın iptali davasında husumetin doğru olarak yöneltilmesi
ve taraf teşkilinin sağlanması gerektiği zira, itirazın iptali davalarında verilecek olan kararla davanın kabulü halinde takibin devam etmesi durumunda takibin aleyhinde icra edilecek olan tarafın belli olması halinde uygulanabileceği oysa somut olayda, aleyhine karar verilen taşıyanın somut olayda belli olmadığı, taşıyanın taraf olarak belirtilmemiş olduğu takipte bu donatana izafeten ... Taşımacılık A.Ş.’nin acente sıfatıyla davaya cevap vermesinin ancak taşıyanın isminin açıkça belli edilmesine bağlı olduğu, zira acente adı belirli olan müvekkili adına TTK’nın 119/1-2 ve TTK’nın 105/1-2 uyarınca dava açabileceği gibi, aynı sıfatla kendisine karşı da dava açılabileceği, aksi halde verilen kararın infazının da mümkün olamayacağı, ayrıca davalı olarak asaleten dava açılmış olan ...
A.Ş.’nin ise, ismi takipte yer almayan ve dava dilekçesinde bildirilmeyen taşıyanı temsilen onun adına (izafeten) dava açılması gerektiği, doğrudan doğruya acenteye karşı dava açılması durumunda davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle, davacının taşıyıcıya izafeten ... Taşımacılık A.Ş. aleyhine açtığı davada, icra takibinde ve davada dava dilekçesinde taşıyanı belli etmediğinden HMK’nın 114/1-d gereğince taraf ehliyetine sahip olmadığı belirlendiğinden, ayrıca, ... Taşımacılık A.Ş. aleyhine doğrudan asaleten dava açılamayacağından bu davalı yönünden HMK’nın 115/2 fıkrası gereği giderilemeyecek dava şartı yokluğundan usulden reddine, diğer davalı ... Denizcilik ve Nakliyat A.Ş.'nin ise, somut olayda herhangi bir taşıyan ve acente sıfatının bulunmadığı ve davacının sigortalısı ile herhangi bir sözleşme yapmadığı belirlenmekle bu davalı yönünden pasif sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı ... Denizcilik A.Ş.’ne yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin, davalı ... Taşımacılık A.Ş.’ne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dava, uluslararası deniz yolu ile taşımadan kaynaklanan hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesinde “Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder. '' hükmü düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu icra takibinde ve dava dilekçesinde işbu davanın davalısına asaleten husumet yöneltilmeyip, her iki halde de taşıyıcıya izafeten acente sıfatı ile husumet yöneltilmiştir. İcra takibine ve dava dosyasına konişmento sunulmuş olup, dava ve takip konusu konişmentoda taşıyıcının ... olduğu görüldüğü gibi, işbu davalı tarafından verilen cevap dilekçesinde de taşıyıcı ...'nin acentesi olduğunun kabul edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, mahkemece davalı asilin ... şirketi, davalı ... Taşımacılık A.Ş.’nin de işbu şirketin acentesi olduğu kabul edilerek karar verildiğinde, kararın infazının ve icra takibinin asil ... şirketi hakkında yapılacağında tereddüt bulunmamaktadır.
Bu itibarla, HMK’nın 124/4 maddesi gereğince taşıyıcının adının belirtilmemesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayalı olduğu gözetilmek suretiyle davaya ... şirketine izafeten ... Taşımacılık A.Ş. aleyhine devam edilerek işin esasının incelenmesi gerekirken, işbu davalı yönünden de davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin davalı ... Denizcilik A.Ş’ne yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin davalı ... Taşımacılık A.Ş’ne yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 17/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/380152500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz