Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13264 E. 2018/605 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel işlem şartı↗ i̇i̇k 167↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ istirdat↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında imzalanan sözleşmenin matbu olarak hazırlandığı, davalı tarafın bu sözleşmeyi müzakere etme imkanının bulunmadığı, davacının bu sözleşmeyi okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanı olmadığı ve bu haliyle sözleşmede masraf alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin genel işlem şartı olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne 3.167,47 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafından kullanılan zirai krediler nedeniyle davacıdan dosya masrafı adı altında tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki çok sayıda kredi sözleşmesinin 25.01.2006 ile 06.08.2010 tarihleri arasında akdedildiği anlaşılmış olup, mahkemece uyuşmazlıkta 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. maddesinde "Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse kural olarak o kanun hükümleri uygulanır.... " hükmü düzenlenmiştir. Açıklanan yasal düzenleme karşısında uyuşmazlıkta
mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri yerine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması ve yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Ayrıca sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle dava konusu edilen kesintilerin haksız olup olmadığının belirlenmesi amacıyla taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesinin getirtilerek, sözleşmede davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla masraf alınabileceğine ilişkin hüküm olup olmadığı, varsa miktar ve oran belirtilip belirtilmediği ile sair kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere o tarihdeki kredi türü ve miktarı bakımından uygulanan kredi kullandırım ücreti vb. adı altında kesilen masraf miktar yada oranları sorulup karşılaştırılarak, davalı tarafından tahsil edilen dosya masrafının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bu sebeple davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8754 E. 2017/5189 K.
Ortak:genel işlem şartı · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaAyrıca sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle dava konusu edilen kesintilerin haksız olup olmadığının belirlenmesi amacıyla taraflar arasında düzenlenen «kredi sözleşmesinin» getirtilerek, sözleşmede davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine ilişkin hüküm olup olmadığı, varsa miktar ve oran belirtilip belirtilmediği ile sair kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere o tarihdeki kredi türü ve miktarı bakımından uygulanan kredi kullandırım ücreti vb. adı altında kesilen masraf miktar yada oranları sorulup karşılaştırılarak, davalı tarafından tahsil edilen dosya masrafının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bu sebeple davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
… ulunmadığı, davacının bu sözleşmeyi okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanı olmadığı ve bu haliyle sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne 3.«167»,47 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davacı tarafından kullanılan zirai krediler nedeniyle davacıdan dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… dia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğünden önce yapılan sözleşme yönünden, sözleşmede dosya, «masraf»-«komisyon» oranlarına ilişkin açıklama yapılmadığı, asgari ve azami oranların belirlenmediği ve masrafın hangi hizmetin karşılığı olarak alındığının belgelendirilmemesi nedeniyle yapılan kesintinin davacıya iadesinin gerektiği, 6098 sayılı TBK'nun yürürlüğünden sonra yapılan sözleşme açısından ise, sözleşmenin matbu olarak hazırlandığı, davacının sözleşmeyi müzakere etme ve okuyup, kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanının bulunmadığı, bu haliyle sözleşmede masraf alınmasına ilişkin düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.092,07 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsi …
Ancak «kredi sözleşmelerinin» tümünün ekleri ile birlikte getirtilmek sureti ile taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmelerinde «masraf», «komisyon» vb. ad altında kesinti yapılabileceğine dair hüküm bulunup bulunmadığı, var ise miktar ya da oran belirtilip belirtilmediği, miktar ya da oran belirtilmiş ise, anı …
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmü uyarınca sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve TTK hükümleri ile ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, «masraf», «komisyon» vb. ad altında yapılan kesintilerin miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı bilirkişi mütalaasına dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon · ek tasfiye · dava sebebi · temerrüt
Benzer bu karardaAncak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmü uyarınca sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve TTK hükümleri ile ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, «masraf», «komisyon» vb. ad altında yapılan kesintilerin miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı bilirkişi mütalaasına dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… dia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğünden önce yapılan sözleşme yönünden, sözleşmede dosya, «masraf»-«komisyon» oranlarına ilişkin açıklama yapılmadığı, asgari ve azami oranların belirlenmediği ve masrafın hangi hizmetin karşılığı olarak alındığının belgelendirilmemesi nedeniyle yapılan kesintinin davacıya iadesinin gerektiği, 6098 sayılı TBK'nun yürürlüğünden sonra yapılan sözleşme açısından ise, sözleşmenin matbu olarak hazırlandığı, davacının sözleşmeyi müzakere etme ve okuyup, kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanının bulunmadığı, bu haliyle sözleşmede masraf alınmasına ilişkin düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.092,07 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsi …
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle «komisyon», «masraf» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Ancak «kredi sözleşmelerinin» tümünün ekleri ile birlikte getirtilmek sureti ile taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmelerinde «masraf», «komisyon» vb. ad altında kesinti yapılabileceğine dair hüküm bulunup bulunmadığı, var ise miktar ya da oran belirtilip belirtilmediği, miktar ya da oran belirtilmiş ise, anı …
-
Haksız tahsil edilen ücretin iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6173 E. 2016/8206 K.
Ortak:genel işlem şartı · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaAyrıca sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle dava konusu edilen kesintilerin haksız olup olmadığının belirlenmesi amacıyla taraflar arasında düzenlenen «kredi sözleşmesinin» getirtilerek, sözleşmede davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine ilişkin hüküm olup olmadığı, varsa miktar ve oran belirtilip belirtilmediği ile sair kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere o tarihdeki kredi türü ve miktarı bakımından uygulanan kredi kullandırım ücreti vb. adı altında kesilen masraf miktar yada oranları sorulup karşılaştırılarak, davalı tarafından tahsil edilen dosya masrafının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bu sebeple davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
… ulunmadığı, davacının bu sözleşmeyi okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanı olmadığı ve bu haliyle sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne 3.«167»,47 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davacı tarafından kullanılan zirai krediler nedeniyle davacıdan dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… ulunmadığı, davacının bu sözleşmeyi okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanı olmadığı ve bu haliyle sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.400,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, davalı taraftan kesintiye ilişkin tüm evraklar temin edildikten ve bu sözleşmeler uyarınca kredi kullanılıp, «masraf» ödemesi yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin bulunması durumunda bu ücret, bulunmaması halinde ise «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Bu «kredi sözleşmesi» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, bu sözleşmeler yönünden Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri nazara alınmayacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emsal banka uygulaması · genel işlem koşulu · komisyon
Benzer bu karardaDava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle «komisyon» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu «kredi sözleşmesi» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, bu sözleşmeler yönünden Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri nazara alınmayacaktır.
Bu durum karşısında, davalı taraftan kesintiye ilişkin tüm evraklar temin edildikten ve bu sözleşmeler uyarınca kredi kullanılıp, «masraf» ödemesi yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin bulunması durumunda bu ücret, bulunmaması halinde ise «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14489 E. 2017/775 K.
Ortak:istirdat · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaAyrıca sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle dava konusu edilen kesintilerin haksız olup olmadığının belirlenmesi amacıyla taraflar arasında düzenlenen «kredi sözleşmesinin» getirtilerek, sözleşmede davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine ilişkin hüküm olup olmadığı, varsa miktar ve oran belirtilip belirtilmediği ile sair kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere o tarihdeki kredi türü ve miktarı bakımından uygulanan kredi kullandırım ücreti vb. adı altında kesilen masraf miktar yada oranları sorulup karşılaştırılarak, davalı tarafından tahsil edilen dosya masrafının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bu sebeple davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Dava, davacı tarafından kullanılan zirai krediler nedeniyle davacıdan dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
… ulunmadığı, davacının bu sözleşmeyi okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanı olmadığı ve bu haliyle sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne 3.«167»,47 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca taraflar arasında düzenlenen sözleşmede davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine ilişkin hüküm olmakla birlikte miktar ve oran belirtilmediğinden, «kredi sözleşmesi» hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan kredi kullandırım ücreti vb. adı altında kesilen masraf miktar yada oranları sorulup karşılaştırılarak davalı tarafından tahsil edilen dosya masrafının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» sonucu davanın kabulüne karar verilmesi yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğundan kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi gere …
Dava, davacı tarafından kullanılan «ticari kredi» nedeniyle davacıdan dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki «ticari kredi sözleşmesi» 18.11.2008 tarihinde akdedilmiş olup, mahkemece uyuşmazlıkta 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · ticari kredi
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «ticari kredi sözleşmesi» 18.11.2008 tarihinde akdedilmiş olup, mahkemece uyuşmazlıkta 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, davacı tarafından kullanılan «ticari kredi» nedeniyle davacıdan dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5626 E. 2017/3659 K.
Ortak:kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaAyrıca sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle dava konusu edilen kesintilerin haksız olup olmadığının belirlenmesi amacıyla taraflar arasında düzenlenen «kredi sözleşmesinin» getirtilerek, sözleşmede davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine ilişkin hüküm olup olmadığı, varsa miktar ve oran belirtilip belirtilmediği ile sair kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere o tarihdeki kredi türü ve miktarı bakımından uygulanan kredi kullandırım ücreti vb. adı altında kesilen masraf miktar yada oranları sorulup karşılaştırılarak, davalı tarafından tahsil edilen dosya masrafının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bu sebeple davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
… ulunmadığı, davacının bu sözleşmeyi okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanı olmadığı ve bu haliyle sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne 3.«167»,47 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davacı tarafından kullanılan zirai krediler nedeniyle davacıdan dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaAncak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmelerinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, «komisyon» vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «genel kredi sözleşmesinin» 18. m. müşterinin bankanın serbestçe belirlediği ve ileride belirleyeceği faiz, «komisyon», fon gider vergisi uygulayacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 2005 yılında imzalandığı, 2006 ve 2008 yıllarında limit artırımı uygulandığı, TBK’nın 20 ve 25. m. düzenlemenin sözleşme tarihi ve 6101 s.
Yasa’nın 4. m. uyarınca yürürlük tarihi dikkate alınarak uygulanamayacağı, «masrafların» sözleşme kapsamında alındığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kredi sözleşmesi · komisyon · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «genel kredi sözleşmesinin» 18. m. müşterinin bankanın serbestçe belirlediği ve ileride belirleyeceği faiz, «komisyon», fon gider vergisi uygulayacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 2005 yılında imzalandığı, 2006 ve 2008 yıllarında limit artırımı uygulandığı, TBK’nın 20 ve 25. m. düzenlemenin sözleşme tarihi ve 6101 s.
Ancak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmelerinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, «komisyon» vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle «komisyon» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6174 E. 2016/8375 K.
Ortak:genel işlem şartı · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme · avans faizi · Alacak
İncelediğiniz kararda… ulunmadığı, davacının bu sözleşmeyi okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanı olmadığı ve bu haliyle sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne 3.«167»,47 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ayrıca sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle dava konusu edilen kesintilerin haksız olup olmadığının belirlenmesi amacıyla taraflar arasında düzenlenen «kredi sözleşmesinin» getirtilerek, sözleşmede davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine ilişkin hüküm olup olmadığı, varsa miktar ve oran belirtilip belirtilmediği ile sair kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere o tarihdeki kredi türü ve miktarı bakımından uygulanan kredi kullandırım ücreti vb. adı altında kesilen masraf miktar yada oranları sorulup karşılaştırılarak, davalı tarafından tahsil edilen dosya masrafının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bu sebeple davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Dava, davacı tarafından kullanılan zirai krediler nedeniyle davacıdan dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… ığı ve davacının bu sözleşmeleri okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanının olmadığı ve bu haliyle sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.380,00 TL'nin «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece söz konusu «kredi sözleşmeleri» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, davalı bankadan davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
2- Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan krediler nedeniyle «masraf» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde sözleşmelerde masraf alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emsal banka uygulaması · genel işlem koşulu · teamül · komisyon · uyuşmazlık konusu · ek tasfiye · temerrüt
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece söz konusu «kredi sözleşmeleri» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, davalı bankadan davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra bu filli ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir." hükmü düzenlenmiştir.
Ancak, taraflar arasında imzalanan 31.10.2007, 28.04.2010, 27.04.2011 ve 09.05.2012 tarihli «kredi sözleşmeleri» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri bu sözleşmede nazara alınmayacaktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4768 E. 2017/6862 K.
Ortak:genel işlem şartı · istirdat · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · Alacak
İncelediğiniz kararda… ulunmadığı, davacının bu sözleşmeyi okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanı olmadığı ve bu haliyle sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne 3.«167»,47 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davacı tarafından kullanılan zirai krediler nedeniyle davacıdan dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Ayrıca sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle dava konusu edilen kesintilerin haksız olup olmadığının belirlenmesi amacıyla taraflar arasında düzenlenen «kredi sözleşmesinin» getirtilerek, sözleşmede davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine ilişkin hüküm olup olmadığı, varsa miktar ve oran belirtilip belirtilmediği ile sair kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere o tarihdeki kredi türü ve miktarı bakımından uygulanan kredi kullandırım ücreti vb. adı altında kesilen masraf miktar yada oranları sorulup karşılaştırılarak, davalı tarafından tahsil edilen dosya masrafının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bu sebeple davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu kararda1-Dava, taraflar arasında akdedilen «esnaf» «kredi sözleşmesi» kapsamında davacıdan yapılan kesintilerin «istirdatı» istemine ilişkindir.
… esintilerin dava dışı kooperatif adına banka tarafından yapıldığını, yapılacak kesintiye dair sözleşme öncesi bilgi formunda oran belirtildiğini, davacı ile yapılan «kredi sözleşmesinde» «komisyon», vergi ve «masraf» alınacağının düzenlendiğini savunmuş ve buna dair davacı ile yaptığı 02.08.2013 tarihli kredi sözleşmesine, sözleşme öncesi bilgilendirme formuna ve davacı ile dav …
… sas alındığında kişinin bu sözleşmeyi okuyup çekilen kredi dışındaki borç altına girdiği hususları tespit edebilmesine olanak bulunmadığı nazara alındığında TBK’nin «genel işlem şartlarını» düzenleyen maddelerine aykırı olması nedeniyle «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.150,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:esnaf · komisyon · geçersizlik · taahhütname · yasal faiz
Benzer bu kararda… sas alındığında kişinin bu sözleşmeyi okuyup çekilen kredi dışındaki borç altına girdiği hususları tespit edebilmesine olanak bulunmadığı nazara alındığında TBK’nin «genel işlem şartlarını» düzenleyen maddelerine aykırı olması nedeniyle «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.150,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, taraflar arasında akdedilen «esnaf» «kredi sözleşmesi» kapsamında davacıdan yapılan kesintilerin «istirdatı» istemine ilişkindir.
… esintilerin dava dışı kooperatif adına banka tarafından yapıldığını, yapılacak kesintiye dair sözleşme öncesi bilgi formunda oran belirtildiğini, davacı ile yapılan «kredi sözleşmesinde» «komisyon», vergi ve «masraf» alınacağının düzenlendiğini savunmuş ve buna dair davacı ile yaptığı 02.08.2013 tarihli kredi sözleşmesine, sözleşme öncesi bilgilendirme formuna ve davacı ile dav …
Bu durumda, mahkemece anılan sözleşme ve ekleri ile «taahhütname» hükümleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken bu hususlar üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5621 E. 2017/3658 K.
Ortak:kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaAyrıca sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle dava konusu edilen kesintilerin haksız olup olmadığının belirlenmesi amacıyla taraflar arasında düzenlenen «kredi sözleşmesinin» getirtilerek, sözleşmede davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine ilişkin hüküm olup olmadığı, varsa miktar ve oran belirtilip belirtilmediği ile sair kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere o tarihdeki kredi türü ve miktarı bakımından uygulanan kredi kullandırım ücreti vb. adı altında kesilen masraf miktar yada oranları sorulup karşılaştırılarak, davalı tarafından tahsil edilen dosya masrafının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bu sebeple davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
… ulunmadığı, davacının bu sözleşmeyi okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanı olmadığı ve bu haliyle sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne 3.«167»,47 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davacı tarafından kullanılan zirai krediler nedeniyle davacıdan dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaAncak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmelerinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, dosya masrafı vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… ce iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ticari işlemler nedeniyle kredi çekildiği, davacının kredi dolayısıyla ödediği «komisyon» ve «masrafları» talep ettiği, her ne kadar tüketiciler bakımından «haksız şart» oluşturuyor ise de, «tacir sıfatını» «taşıyan» davacının çekmiş olduğu kredi bakımından Bankacılık Kanunu, TTK çerçevesinde davalının ücret isteme hakkı bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir …
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle dosya «masrafı» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız şart · tacir sıfatı · komisyon · taşıyan · tacir · dava sebebi
Benzer bu kararda… ce iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ticari işlemler nedeniyle kredi çekildiği, davacının kredi dolayısıyla ödediği «komisyon» ve «masrafları» talep ettiği, her ne kadar tüketiciler bakımından «haksız şart» oluşturuyor ise de, «tacir sıfatını» «taşıyan» davacının çekmiş olduğu kredi bakımından Bankacılık Kanunu, TTK çerçevesinde davalının ücret isteme hakkı bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir …
Ancak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmelerinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, dosya masrafı vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13264 E. , 2018/605 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/10/2015 tarih ve 2015/275-2015/531 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... Halkbank Bankasından bir çok kez zirai kredi kullandığını, dosya masrafı adı altında haksız olarak ücret tahsil edildiğini ileri sürerek hukuka uygun olmayan kesintilerden fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 01.10.2015 tarihli dilekçesi ile talebini ıslah ederek müddeabihi 3.167,47 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, açılan davanın usulsüz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında imzalanan sözleşmenin matbu olarak hazırlandığı, davalı tarafın bu sözleşmeyi müzakere etme imkanının bulunmadığı, davacının bu sözleşmeyi okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanı olmadığı ve bu haliyle sözleşmede masraf alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin genel işlem şartı olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne 3.167,47 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafından kullanılan zirai krediler nedeniyle davacıdan dosya masrafı adı altında tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki çok sayıda kredi sözleşmesinin 25.01.2006 ile 06.08.2010 tarihleri arasında akdedildiği anlaşılmış olup, mahkemece uyuşmazlıkta 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. maddesinde "Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse kural olarak o kanun hükümleri uygulanır.... " hükmü düzenlenmiştir. Açıklanan yasal düzenleme karşısında uyuşmazlıkta
mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri yerine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması ve yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Ayrıca sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle dava konusu edilen kesintilerin haksız olup olmadığının belirlenmesi amacıyla taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesinin getirtilerek, sözleşmede davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla masraf alınabileceğine ilişkin hüküm olup olmadığı, varsa miktar ve oran belirtilip belirtilmediği ile sair kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere o tarihdeki kredi türü ve miktarı bakımından uygulanan kredi kullandırım ücreti vb.
adı altında kesilen masraf miktar yada oranları sorulup karşılaştırılarak, davalı tarafından tahsil edilen dosya masrafının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bu sebeple davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/406082000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz