Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4768 E. 2017/6862 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel işlem şartı↗ esnaf↗ ön inceleme aşaması↗ kefalet↗ tbk 99↗ komisyon↗ istirdat↗ geçersizlik↗ kredi sözleşmesi↗ taahhütname↗ dosya masrafı↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin matbu olarak hazırlandığı, davacı tarafın müzakere etme imkanının olmadığı, sözleşmenin kapsamı da esas alındığında kişinin bu sözleşmeyi okuyup çekilen kredi dışındaki borç altına girdiği hususları tespit edebilmesine olanak bulunmadığı nazara alındığında TBK’nin genel işlem şartlarını düzenleyen maddelerine aykırı olması nedeniyle geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.150,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, taraflar arasında akdedilen esnaf kredi sözleşmesi kapsamında davacıdan yapılan kesintilerin istirdatı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı taraf kesinti yapılan kalemlerin büyük bir kısmının davacı ile dava dışı kooperatif arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklandığını, anılan kesintilerin dava dışı kooperatif adına banka tarafından yapıldığını, yapılacak kesintiye dair sözleşme öncesi bilgi formunda oran belirtildiğini, davacı ile yapılan kredi sözleşmesinde komisyon, vergi ve masraf alınacağının düzenlendiğini savunmuş ve buna dair davacı ile yaptığı 02.08.2013 tarihli kredi sözleşmesine, sözleşme öncesi bilgilendirme formuna ve davacı ile dava dışı kooperatif arasında düzenlenen Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Taahhütnamesi’ne ve kooperatif ana sözleşmesine delil olarak dayanmıştır. Bu durumda, mahkemece anılan sözleşme ve ekleri ile taahhütname hükümleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken bu hususlar üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız tahsil edilen ücretin iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6173 E. 2016/8206 K.
Ortak:genel işlem şartı · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı
İncelediğiniz kararda… esintilerin dava dışı kooperatif adına banka tarafından yapıldığını, yapılacak kesintiye dair sözleşme öncesi bilgi formunda oran belirtildiğini, davacı ile yapılan «kredi sözleşmesinde» «komisyon», vergi ve «masraf» alınacağının düzenlendiğini savunmuş ve buna dair davacı ile yaptığı 02.08.2013 tarihli kredi sözleşmesine, sözleşme öncesi bilgilendirme formuna ve davacı ile dav …
… sas alındığında kişinin bu sözleşmeyi okuyup çekilen kredi dışındaki borç altına girdiği hususları tespit edebilmesine olanak bulunmadığı nazara alındığında TBK’nin «genel işlem şartlarını» düzenleyen maddelerine aykırı olması nedeniyle «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.150,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, taraflar arasında akdedilen «esnaf» «kredi sözleşmesi» kapsamında davacıdan yapılan kesintilerin «istirdatı» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… ulunmadığı, davacının bu sözleşmeyi okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanı olmadığı ve bu haliyle sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.400,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle «komisyon» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu «kredi sözleşmesi» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, bu sözleşmeler yönünden Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri nazara alınmayacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emsal banka uygulaması · genel işlem koşulu · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durum karşısında, davalı taraftan kesintiye ilişkin tüm evraklar temin edildikten ve bu sözleşmeler uyarınca kredi kullanılıp, «masraf» ödemesi yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin bulunması durumunda bu ücret, bulunmaması halinde ise «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Bu «kredi sözleşmesi» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, bu sözleşmeler yönünden Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri nazara alınmayacaktır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4768 E. , 2017/6862 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/11/2015 tarih ve 2015/275-2015/530 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan birçok kez ticari/zirai kredi kullandığını, dosya masrafı adı altında haksız olarak ücret tahsil edildiğini, ilgili sözleşme hükümlerinin genel işlem şartlarına aykırı olduğunu ileri sürerek, kullanılan krediler nedeniyle davacıdan masraf adı altında haksız olarak kesilen miktarın tespiti ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi ana sözleşmesi gereğince, bloke semaye kesintisi, risk payı kesintisi, kooperatif vadesiz hesap komisyonu, bölge birliği ve merkez birliği kesintisinin davacı ile dava dışı kooperatif arasındaki mevzuattan kaynaklı kesintiler olduğunu, müvekkilinin sözleşme öncesi bilgi formunda oranları belirttiğini ve davacının da sözleşmeyi ve bilgi formunu imzaladığını; banka komisyonu kesintisi yönünden ise müvekkilinin tacir olup ücret alma hakkı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin matbu olarak hazırlandığı, davacı tarafın müzakere etme imkanının olmadığı, sözleşmenin kapsamı da esas alındığında kişinin bu sözleşmeyi okuyup çekilen kredi dışındaki borç altına girdiği hususları tespit edebilmesine olanak bulunmadığı nazara alındığında TBK’nin genel işlem şartlarını düzenleyen maddelerine aykırı olması nedeniyle geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.150,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, taraflar arasında akdedilen esnaf kredi sözleşmesi kapsamında davacıdan yapılan kesintilerin istirdatı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı taraf kesinti yapılan kalemlerin büyük bir kısmının davacı ile dava dışı kooperatif arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklandığını, anılan kesintilerin dava dışı kooperatif adına banka tarafından yapıldığını, yapılacak kesintiye dair sözleşme öncesi bilgi formunda oran belirtildiğini, davacı ile yapılan kredi sözleşmesinde komisyon, vergi ve masraf alınacağının düzenlendiğini savunmuş ve buna dair davacı ile yaptığı 02.08.2013 tarihli kredi sözleşmesine, sözleşme öncesi bilgilendirme formuna ve davacı ile dava dışı kooperatif arasında düzenlenen Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Taahhütnamesi’ne ve kooperatif ana sözleşmesine delil olarak dayanmıştır.
Bu durumda, mahkemece anılan sözleşme ve ekleri ile taahhütname hükümleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken bu hususlar üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/388348800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz