6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tasfiyesi tamamlanan şirketin derdest dava nedeniyle sınırlı ihyası

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1104 E. 2025/1246 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

Tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen bir şirket hakkında derdest başka bir davanın taraf teşkilinin sağlanması amacıyla ihya talep edilmesinde, davacının hukuki yararı bulunması ve derdest dava ile bağlantı kurulması halinde, TTK 547 uyarınca şirketin yalnızca o dava dosyasının görülmesi ve verilecek kararın infazı ile sınırlı olarak sınırlı ihyasına karar verilebilir; tüzel kişiliği sona eren şirketin fuzulen davalı gösterilmesi ve bu hususta ayrıca hüküm kurulmaması sonuca etkili değildir; tasfiyenin eksiksiz yapılmasından sorumlu olan tasfiye memuru, derdest dava bilgisine rağmen tasfiyeyi sonlandırmışsa yargı giderinden sorumlu tutulabilir.

Ele alınan sorunlar

Şirketin TTK 547 uyarınca sınırlı ihyası ve hukuki yarar → ret

Gerekçe: Ticaret sicil kayıtlarına göre şirketin tasfiyesi sona ererek sicil kaydı terkin edilmiştir; ancak şirketin, başka bir mahkemede görülmekte olan davada davalı sıfatı bulunmaktadır. Bu davanın karara bağlanabilmesi için davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır. Davacı tarafından açılan dava adi ortaklığın tasfiyesi olarak açılmış ise de, ilgili BAM kararında, tarafların kurduğu şirkette davacının gayrı resmi ortak olduğu iddia edilerek kâr payı alacağının tespiti, tahsili ve şirketin tasfiyesinin talep edilmiş olması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde TTK hükümlerinin uygulanacağı, TTK 4. maddeye göre mutlak ticari dava, TTK 5. maddeye göre ticaret mahkemesinin görevli olduğu, adi ortaklığa ilişkin talep ile bu dava arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu belirtilerek ilk kararın kaldırılıp dosyanın iadesi ile yeniden esas alındığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, şirketin, yalnızca ilgili dava dosyasının görülmesi ve verilecek kararın infazı işlemleriyle sınırlı olarak sınırlı ihyasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Tasfiye memurunun ek tasfiyede menfaat çatışması ve atanmasına engel bulunmaması → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru, ek tasfiye memuru olarak atanmasının doğru olmadığını, asıl davada kendisinin taraf olduğunu ve menfaat çatışması bulunduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı şirket ortağı ile tasfiye memuru sıfatıyla davalı arasında menfaatleri arasında çıkar çatışması bulunmadığından, tasfiye memuru olarak atanmasına bir engel bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Tüzel kişiliği sona eren şirkete husumet yöneltilmesinin sonuca etkisi → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru, şirket hakkında açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine denilmiş ise de bu hususta bir hüküm verilmediğini, bunun ağır usul ihlali olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Tüzel kişiliği sona eren şirket fuzulen davalı olarak gösterilmiş ve nihai kararda bu hususta bir hüküm verilmediği gerekçeli kararda belirtilmiş ise de, hukuken varlığı mevcut olmayan şirket hakkında ayrıca bir hüküm kurulmamış olması sonuca etkili değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Eksik tasfiye nedeniyle yargı gideri ve vekâlet ücretinden tasfiye memurunun sorumluluğu → ret

Gerekçe: HMK 326/1 uyarınca yargı gideri, kanunda yazılı haller dışında davada haksız çıkan taraftan alınır. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumludur; şirket hakkında derdest bir dava görülmekte iken tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle davanın açılmasına neden olan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen bir şirketin, hakkında görülmekte olan derdest bir dava nedeniyle TTK 547 uyarınca yalnızca o dava dosyasının görülmesi ve infazı ile sınırlı olarak ihyasının mümkün olduğu ve tasfiyeyi eksik bırakan tasfiye memurunun bu nedenle yargı giderinden sorumlu tutulabileceği yönünden emsal değer taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Tüzel kişiliği sona eren şirkete husumet yöneltilememesi (pasif husumet yokluğu); ihya talebinde davacının hukuki yararı bulunması gerekliliği

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası ek tasfiye sınırlı ihya pasif husumet hukuki yarar mutlak ticari dava tasfiye memuru menfaat çatışması

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547TTK 4TTK 5 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 326-(1)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/1104

KARAR NO 2025/1246

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 28/05/2025

NUMARASI 2025/187 Esas 2025/417 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı tasfiye memuru ... tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili ile davalı tasfiye memuru ... arasında adi ortaklık kurulduğunu, davalı tasfiye memuru ...'nun, adi ortaklık ilişkisini ihlal ettiğini, protokole aykırı davrandığını, müvekkilinin protokolle hüküm altına alınan hisseleri üzerindeki tasarruf hakkını engellediğini ve davalı tasfiye memuru ...'nun, müvekkiline ait olduğu kararlaştırılan paylarını üçüncü şahıslara devrederek müvekkilini telafisi mümkün olmayan zararlara uğrattığını, müvekkilinin koyduğu sermayeyi ve bu sermaye ile elde edilen kar payını, yapılan projelerden elde edilen gayrimenkullerden müvekkilinin payına düşenleri ve müvekkilinin davalı şirketten bakiye alacaklarını ödemediğini, bu sebeplerle, ihyası istenen şirkete karşı, İstanbul Anadolu 1.

ATM'nin 2023/179 Esas sayısı ile adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine ilişkin dava açıldığını, dava henüz karara bağlanmadan şirket için tasfiye kararı alındığını ve tescil edildiğini, İstanbul Anadolu 1.ATM'nce verilen ara karar ile davalı şirkete ilişkin ihya davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini beyanla; ... AŞ'nin İstanbul Anadolu 1. ATM'nin 2023/179 esas sayısı ile görülmekte olan adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine ilişkin davada taraf teşkilinin sağlanması amacıyla, anılan dosya bakımından ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili; müvekkili kurumun, TTK'nın 32. ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34. maddesi hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebep olmadığını, yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.Davalı tasfiye memuru ...; davacı tarafın beyanlarının doğru olmadığını, esas davaya konu iddiaların dayanaksız olduğunu, davacı tarafın tamamen kötü niyetli olarak haksız ve dayanaksız şekilde dava açtığını, davacı tarafın esas itibariyle herhangi bir alacağı bulunmadığını, tasfiye ve terkin de tamamen doğal sürecinde yapıldığını, davayla ilgili olarak leh ve aleyhte sonuç alma gayesi olmadığını, sürecin resmi makamlarının onayıyla tamamen usul ve yasalara uygun yapıldığını, Şirketin süresiz ihyasının mümkün olmadığını, tasfiyenin usul ve yasalara uygun olduğundan herhangi bir yargılama giderinin de talep edilemeyeceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacı tarafça dava konusu şirket aleyhine İstanbul Anadolu 1. ATM'nin 2023/719 Esas sayılı dosyası ile 05/10/2023 tarihinde dava açıldığı, ancak 28/05/2024 tarihinde şirketin tasfiyesinin sona ererek ticaret sicilde terkin edildiği, İstanbul Anadolu 1. ATM'nin 2023/719 Esas sayılı dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infaz işlemleri ile sınırlı olmak üzere yeniden ihyasına karar verilmesi gerektiği, her ne kadar ihyası istenen şirkete de yöneltilmiş ise de, TTK'nın 547. maddesine göre açılan şirket ihyası davalarında husumetin sadece tasfiye memuru ile yasal hasım Ticaret Sicil Memurluğuna yöneltilmesi gerektiği, tüzel kişiliği ortadan kalkmış bulunan ihya istemine konu şirkete husumet yöneltilemeyeceği , her ne kadar bu hususun kısa karara yazılması Mahkemece sehven unutulmuşsa da;

şirkete karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerektiği belirtilerek sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ...'nin ticaret sicil kaydının, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/719 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere, bu dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olarak ihyasına, davalı ...'nun tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davalı tasfiye memuru ...; ek tasfiye memuru olarak atanmasının doğru olmadığını, asıl davada kendisinin taraf olduğunu menfaat çatışması olduğunu, davacının alaacğı değil alacak iddiası olduğunu, şirketin tasfiyesinin muhasebeci tarafından yapıldığını, kısa karar ile gerekçeli arasında çelişki olduğunu, şirket hakkında açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine denilmiş ise de bir karar verilmediğini, ağır usul ihlali yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir.TTK'nın 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının,YK üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.Ticaret Sicil kayıtlarında Tasfiye Halinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 16/12/2019 tarihinde tescil edilerek sicil kaydının terkin edildiği, şirketin İstanbul Anadolu 1.

ATM'nin 2023/719 esas sayılı dosyasında davalı sıfatı olduğu; davanın karara bağlanabilmesi için davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır. Davacı tarafından açılan davanın adi ortaklığın tasfiyesi olarak açılmış ise de; İstanbul BAM 3. HD nin 2022/2560 esas, 2023/2658 karar sayılı ilamı ile; gerçek kişi tarafların aralarında anlaşarak davalı A.Ş.'yi kurdukları, davacının, davalı A.Ş.'de gayrı resmi ortak olduğu iddia olunarak, davacının, davalı A,Ş,'den kar payı alacağının tespiti ile tahsilinin ayrıca davalı A.Ş.'nin tasfiyesinin talep edilmiş olmasına göre, davalı A.Ş.'nin tasfiyesi ve kar payı ödenmesine ilişkin uyuşmazlığın çözümünde TTK hükümleri uygulanacak olup TTK 4. Maddesine göre dava mutlak ticari dava ve TTK 5.

Maddeye göre de ticaret mahkemesi görevli olduğundan, adi ortaklığa ilişkin talep yönünden de her iki dava arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğundan mahkemece işin esasının incelenerek karar verilmesi gerekirken"denilerek kararın kaldırılmasına karar verilerek dosyanın İstanbul Anadolu 1. ATM'ne iade edildiği ve yeni esas aldığı anlaşılmaktadır. Davada; davalı şirket ortağı ve tasfiye memuru davalının menfaatleri arasında çıkar çatışması bulunmadığından tasfiye memuru olarak atanmasına bir engel bulunmamaktadır. Ayrıca, tüzel kişiliği sona eren şirket fuzulen davalı olarak gösterilmiş ve nihai kararda bir hüküm verilmediği gerekçeli kararda belirtilmiş ise de, hukuken varlığı mevcut olmayan şirket hakkında bir hüküm verilmemesi sonuca etkili bulunmamıştır.HMK'nın 326-(1) maddesi gereğince;

kanunda yazılı haller dışında, yargı gideri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir.Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumlu olup, şirket hakkında derdest bir dava görülmekte iken tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle davanın açılmasına neden olan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur.Açıklanan nedenlerle, şirketin sınırlı ihyasına, tasfiye memuru atanmasına, eksik tasfiye yapması nedeniyle davalı tasfiye memuru aleyhine yargı gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı tasfiye memuru ...'nun istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Davacı tarafından yapılan 510-TL istinaf yargı giderinin davalı tasfiye memuru ...'ndan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/09/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/3020 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.