Banka sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2449 E. 2017/359 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
banka sorumluluğu↗ akdi faiz↗ ihbar olunan↗ feri müdahil↗ vade↗ ihbar↗ hukuki yarar↗ ıslah↗ avans faizi↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davanın ıslah edilmiş haliyle kabulü ile, davacılardan ... için 155.750,14 TL, diğer davacı ... için 62.297,88 TL olmak üzere toplam 218.048,02 TL üzerinden davacıların Yurtbank'a açılan hesapları nedeniyle davalı bankadan davacı ... için 19/11/1999, davacı ... için 25/11/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi hükmü gereğince yürütülecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalı İng Bank'dan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı banka, feri müdahil ... ve ihbar olunan ... vekilleri temyiz etmiştir.
1- İhbar olunan ... vekilinin temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, ihbar olunan ...'a karşı husumet yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı, mahkemece verilen kararda da anılanın ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterildiği ve aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediği anlaşıldığından, ihbar olunan ...'ın süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı gibi, ihbar olunanın hükmü temyiz etmekte hukuki yararı da olmadığından, ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka ve feri müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Dava off shore hesaba aktarılan paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacılardan ...'in 19.11.1999 tarihinde 7.350,00 TL, 25.11.1999 tarihinde 1.000 TL ve 25.11.1999 tarihinde 17.018 TL olmak üzere üç adet, ...'nun ise 25.11.1999 tarihinde 10.000 TL yatırarak hesap açtırdığı, vade sonlarında oluşan akdi faizin anaparaya eklenmesine devam olunduğu, davacılardan ...'in hesabından toplam 488,84 TL olmak üzere ödeme yapıldığı görülmüştür. Dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, davacılar TL cinsi mevduatlarının davalıya devir edilen banka yönetici ve çalışanlarının telkin ve talimatları ile iradeleri sakatlanarak off-shore hesabına aktarıldığı iddiasındadır. O halde, davanın yasal dayanağını somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK'nın 321. maddeleri oluşturmaktadır. Davalı bankanın davacılara karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden değil haksız fiilden kaynaklanmasına göre, davacılar ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren ana paranın avans faizi ile birlikte tahsilini isteyebilecektir. Bu itibarla, mahkemece anılan hususlar gözetilerek ana paraya avans faizi uygulanıp davacılara ödenen miktarların hesaplanacak faizden düşülmesi ve böylece davalı Banka'nın sorumlu olduğu miktar belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeyip hükmedilen bedel içerisinde faizin de bulunduğu nazara alınmaksızın faize faiz uygulanmasına da mahal verecek şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3902 E. 2016/1698 K.
Ortak:akdi faiz · vade · ıslah · avans faizi
İncelediğiniz karardaDavacılardan ...'in 19.11.1999 tarihinde 7.350,00 TL, 25.11.1999 tarihinde 1.000 TL ve 25.11.1999 tarihinde 17.018 TL olmak üzere üç adet, ...'nun ise 25.11.1999 tarihinde 10.000 TL yatırarak hesap açtırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesine devam olunduğu, davacılardan ...'in hesabından toplam 488,84 TL olmak üzere ödeme yapıldığı görülmüştür.
Mahkemece tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davanın «ıslah» edilmiş haliyle kabulü ile, davacılardan ... için 155.750,14 TL, diğer davacı ... için 62.297,88 TL olmak üzere toplam 218.048,02 TL üzerinden davacıların Yurtbank …
Davalı bankanın davacılara karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden değil haksız fiilden kaynaklanmasına göre, davacılar ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren ana paranın «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebilecektir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın «ıslah» edilmiş hali ile kabulüne, 19.147,90 TL'nin 22.12.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalı Banka'dan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Davacıların 12.10.1999 tarihinde 18.000,00 TL yatırarak hesap açtırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesine devam olunduğu, hesaptan 16.11.1999 tarihinde 398,08 TL, 22.12.1999 tarihinde ise 475,75 TL ödeme yapıldığı görülmüştür.
Davalı Banka'nın davacılara karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkinden değil haksız fiilden kaynaklanmasına göre, davacılar ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren ana paranın «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1647 E. 2019/1181 K.
Ortak:ihbar olunan · feri müdahil · ihbar · ıslah
İncelediğiniz karardaKararı davalı banka, «feri müdahil» ... ve «ihbar olunan» ... vekilleri temyiz etmiştir.
1- İhbar olunan ... vekilinin temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, «ihbar olunan» ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı, mahkemece verilen kararda da anılanın ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterildiği ve aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediği anlaşıldığından, ihbar olunan ...'ın süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı gibi, ihbar olunanın hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da olmadığından, ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davanın «ıslah» edilmiş haliyle kabulü ile, davacılardan ... için 155.750,14 TL, diğer davacı ... için 62.297,88 TL olmak üzere toplam 218.048,02 TL üzerinden davacıların Yurtbank …
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davanın «ıslah» edilmiş haliyle kabulü ile, davacılardan ... için 155.750,14 TL, diğer davacı ... için 62.297,88 TL olmak üzere toplam 218.048,02 TL üzerinden davacıların ...'a açılan hesapları nedeniyle davalı bankadan davacı ... için .../11/1999, davacı ... için .../11/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın .../... maddesi hükmü gereğince yürütülecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine dair verilen kararın davalı banka vekili ve «feri müdahil» ... vekili ve «ihbar olunan» ... vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6617 E. 2015/11360 K.
Ortak:akdi faiz · feri müdahil · vade · avans faizi
İncelediğiniz karardaDavacılardan ...'in 19.11.1999 tarihinde 7.350,00 TL, 25.11.1999 tarihinde 1.000 TL ve 25.11.1999 tarihinde 17.018 TL olmak üzere üç adet, ...'nun ise 25.11.1999 tarihinde 10.000 TL yatırarak hesap açtırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesine devam olunduğu, davacılardan ...'in hesabından toplam 488,84 TL olmak üzere ödeme yapıldığı görülmüştür.
Kararı davalı banka, «feri müdahil» ... ve «ihbar olunan» ... vekilleri temyiz etmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka ve «feri müdahil» ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece anılan hususlar gözetilerek ana paranın 7.065,00 TL alınıp, «avans faizi» uygulanıp davacılar murisine ödenen faiz olduğu anlaşılan 119,00 TL'nin de hesaplanacak faizden düşülmesi gerekirken; «vade» sonunda oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesi suretiyle oluşan toplam tutara hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Davacılar vekili tarafından «ibraz» edilen hesap cüzdanı örneği incelendiğinde, davacıların murisi olan .........'nun 08.09.1999 tarihinde 7.065,00 TL yatırarak hesap açtırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesi suretiyle hesabın 17.11.1999 tarihinde 8.219,724 TL'ye ulaştığı, aynı tarihte bu miktardan 119,00 TL'nin murise ödendiği, geriye 8.100,724 TL k …
Kararı, davalı banka vekili ve «feri müdahil» TMSF vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dolandırıcılık · ibraz
Benzer bu karardaŞti.hesabına aktarılmış gibi gösterildiği, ....bank A.Ş.'nin bir kısım yöneticilerinin ....bank A.Ş. aracılığıyla Off Shore hesabı açtıran kişileri bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları», bu şekilde davacının iradesinin fesada uğratıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile; 8.100,00TL'nin 17/11/1999 tarihinden, itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
Davacılar vekili tarafından «ibraz» edilen hesap cüzdanı örneği incelendiğinde, davacıların murisi olan .........'nun 08.09.1999 tarihinde 7.065,00 TL yatırarak hesap açtırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesi suretiyle hesabın 17.11.1999 tarihinde 8.219,724 TL'ye ulaştığı, aynı tarihte bu miktardan 119,00 TL'nin murise ödendiği, geriye 8.100,724 TL k …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18615 E. 2015/3466 K.
Ortak:akdi faiz · feri müdahil · vade · avans faizi · e-defter
İncelediğiniz karardaDavacılardan ...'in 19.11.1999 tarihinde 7.350,00 TL, 25.11.1999 tarihinde 1.000 TL ve 25.11.1999 tarihinde 17.018 TL olmak üzere üç adet, ...'nun ise 25.11.1999 tarihinde 10.000 TL yatırarak hesap açtırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesine devam olunduğu, davacılardan ...'in hesabından toplam 488,84 TL olmak üzere ödeme yapıldığı görülmüştür.
Kararı davalı banka, «feri müdahil» ... ve «ihbar olunan» ... vekilleri temyiz etmiştir.
1- İhbar olunan ... vekilinin temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, «ihbar olunan» ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı, mahkemece verilen kararda da anılanın ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterildiği ve aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediği anlaşıldığından, ihbar olunan ...'ın süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı gibi, ihbar olunanın hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da olmadığından, ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavacı tarafından «ibraz» edilen hesap cüzdanı örneği incelendiğinde davacının 13.09.1999 tarihinde 12.000,00 TL , 18.10.1999 tarihinde 1.011,89 TL yatırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesi ve hesaptan çekilen 250,00 TL'nin düşülmek suretiyle hesabın 27.12.1999 tarihinde 16.050,89 TL'ye ulaştığı görülmüştür.
Bu itibarla mahkemece, ana para miktarlarına... hesabına yatırıldığı tarihlerden itibaren faiz işletilmesi ve dava tarihine kadar hesaptan çekilen tutarın işlemiş faizden düşülmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken, anılan hususlar gözetilmeyip «vade» sonunda oluşan «akdi faiz» anaparaya eklenerek oluşan toplam tutara hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bankası'na gönderildiği tarihten itibaren ana paranın «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:organik bağ · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaA.Ş'nin İstanbul-Sultanhamam Şubesi'ne yatırdığı, ancak bankaya daha sonra BDDK tarafından el konulduğu ve bankanın en «son» davalıya devredildiği, ...
A.Ş’nin yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer ... hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı, banka ile ...arasında «organik bağ» olduğu, bu bağın mudiler aleyhine örgütlü, planlı ve kasıtlı olarak kötüye kullandığı, davacının bankanın mudisi olarak bu şekilde zarara uğratıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafından «ibraz» edilen hesap cüzdanı örneği incelendiğinde davacının 13.09.1999 tarihinde 12.000,00 TL , 18.10.1999 tarihinde 1.011,89 TL yatırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesi ve hesaptan çekilen 250,00 TL'nin düşülmek suretiyle hesabın 27.12.1999 tarihinde 16.050,89 TL'ye ulaştığı görülmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6483 E. 2017/2891 K.
Ortak:ihbar olunan · ihbar · hukuki yarar · avans faizi · husumet · e-defter · dava şartı
İncelediğiniz kararda1- İhbar olunan ... vekilinin temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, «ihbar olunan» ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı, mahkemece verilen kararda da anılanın ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterildiği ve aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediği anlaşıldığından, ihbar olunan ...'ın süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı gibi, ihbar olunanın hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da olmadığından, ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı davalı banka, «feri müdahil» ... ve «ihbar olunan» ... vekilleri temyiz etmiştir.
Davalı bankanın davacılara karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden değil haksız fiilden kaynaklanmasına göre, davacılar ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren ana paranın «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebilecektir.
Benzer bu kararda1- İhbar olunan ... vekilinin 24/03/2016 tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca «ihbar olunan» ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı, mahkemece verilen kararda da anılanın ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterildiği ve aleyhlerine herhangi bir hüküm de tesis edilmediği anlaşıldığından, ihbar olunan ...'ın süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı gibi, ihbar olunanların hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da olmadığından, ihbar olunan ... vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
BANK A.Ş., ... davalı, ... «ihbar olunan» olarak gösterilmiş olmasına rağmen hüküm kısmının 1 ve 2 numaralı bendinde kısmen kabul edilen meblağın ''davalıdan tahsiline'' şeklinde hüküm kurulması, diğer bentlerde ''davalılar'' ibaresinin kullanılması, davalılar lehine hükmedilen «vekalet ücretinin» ''davalılar ... ve ...'ye verilmesine'' şeklinde hüküm kurulması ve yine davacı tarafından davalı ... hakkında davanın atiye bırakılması talep edilmiş olup gerekçeli kararda bu hususa ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadan davalı olarak gösterilmesi, «infazda tereddüt» yaratacak şekilde hüküm tesis edilmiş olup doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… eme tarihine kadar, davacılar ... - ... ve ...'ün davalı bankadan 17.723,60 TL anapara alacağına hesabın açılış tarihi 19/11/1999'den ödeme tarihine kadar işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · infaz · tüzel kişilik · vekalet ücreti
Benzer bu karardaBANK A.Ş., ... davalı, ... «ihbar olunan» olarak gösterilmiş olmasına rağmen hüküm kısmının 1 ve 2 numaralı bendinde kısmen kabul edilen meblağın ''davalıdan tahsiline'' şeklinde hüküm kurulması, diğer bentlerde ''davalılar'' ibaresinin kullanılması, davalılar lehine hükmedilen «vekalet ücretinin» ''davalılar ... ve ...'ye verilmesine'' şeklinde hüküm kurulması ve yine davacı tarafından davalı ... hakkında davanın atiye bırakılması talep edilmiş olup gerekçeli kararda bu hususa ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadan davalı olarak gösterilmesi, «infazda tereddüt» yaratacak şekilde hüküm tesis edilmiş olup doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
A.Ş. «tüzel kişiliğinin» ... ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2449 E. , 2017/359 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/05/2015 tarih ve 2014/1025-2015/373 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı banka, fer'i müdahil ... ve ihbar olunan ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17.01.2017 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı Ing Bank A.Ş. vekili Av. ... ve fer'i müdahil ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilleri tarafından Yurtbank A.Ş'ye para yatırıldığını, paranın banka çalışanlarının kasıtlı yönlendirmesiyle offshore hesabına havale edildiğini, banka yöneticileri hakkında ceza davası açıldığını ileri sürerek, şimdilik davacı ... için ana paradan 24.918 TL işlemiş faizden 105.082 TL, davacı ... için ana paradan 10.000 TL işlemiş faizden 40.000 TL olmak üzere toplam 180.000 TL'nin yatırılma tarihlerinden itibaren faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslahen davacı ... için 155.750,14 TL, davacı ... için 62.297,88 TL'nin faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı banka, feri müdahil ... ve ihbar olunan ... vekilleri davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davanın ıslah edilmiş haliyle kabulü ile, davacılardan ... için 155.750,14 TL, diğer davacı ... için 62.297,88 TL olmak üzere toplam 218.048,02 TL üzerinden davacıların Yurtbank'a açılan hesapları nedeniyle davalı bankadan davacı ... için 19/11/1999, davacı ... için 25/11/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi hükmü gereğince yürütülecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalı İng Bank'dan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı banka, feri müdahil ... ve ihbar olunan ... vekilleri temyiz etmiştir.
1- İhbar olunan ... vekilinin temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, ihbar olunan ...'a karşı husumet yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı, mahkemece verilen kararda da anılanın ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterildiği ve aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediği anlaşıldığından, ihbar olunan ...'ın süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı gibi, ihbar olunanın hükmü temyiz etmekte hukuki yararı da olmadığından, ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka ve feri müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Dava off shore hesaba aktarılan paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacılardan ...'in 19.11.1999 tarihinde 7.350,00 TL, 25.11.1999 tarihinde 1.000 TL ve 25.11.1999 tarihinde 17.018 TL olmak üzere üç adet, ...'nun ise 25.11.1999 tarihinde 10.000 TL yatırarak hesap açtırdığı, vade sonlarında oluşan akdi faizin anaparaya eklenmesine devam olunduğu, davacılardan ...'in hesabından toplam 488,84 TL olmak üzere ödeme yapıldığı görülmüştür. Dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, davacılar TL cinsi mevduatlarının davalıya devir edilen banka yönetici ve çalışanlarının telkin ve talimatları ile iradeleri sakatlanarak off-shore hesabına aktarıldığı iddiasındadır. O halde, davanın yasal dayanağını somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK'nın 321.
maddeleri oluşturmaktadır. Davalı bankanın davacılara karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden değil haksız fiilden kaynaklanmasına göre, davacılar ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren ana paranın avans faizi ile birlikte tahsilini isteyebilecektir. Bu itibarla, mahkemece anılan hususlar gözetilerek ana paraya avans faizi uygulanıp davacılara ödenen miktarların hesaplanacak faizden düşülmesi ve böylece davalı Banka'nın sorumlu olduğu miktar belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeyip hükmedilen bedel içerisinde faizin de bulunduğu nazara alınmaksızın faize faiz uygulanmasına da mahal verecek şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekili ile feri müdahil ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka ve fer'i müdahil ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı Ing Bank A.Ş. ile fer'i müdahil ...'ye verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 17.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/295889300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz