Akdi faiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/6617 E. 2015/11360 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akdi faiz↗ feri müdahil↗ dolandırıcılık↗ tmsf↗ vade↗ fer'i müdahil↗ avans faizi↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 17/11/1999 tarihi itibariyle davalı ....bank A.Ş. 'nin Bursa Şubesi'nde bulunan 8.100,00 TL'sinin .... Security Off Shore Bank Ltd. Şti.hesabına aktarılmış gibi gösterildiği, ....bank A.Ş.'nin bir kısım yöneticilerinin ....bank A.Ş. aracılığıyla Off Shore hesabı açtıran kişileri bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları, bu şekilde davacının iradesinin fesada uğratıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile; 8.100,00TL'nin 17/11/1999 tarihinden, itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ve feri müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ve fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava off shore hesaba aktarılan paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacılar vekili tarafından ibraz edilen hesap cüzdanı örneği incelendiğinde, davacıların murisi olan .........'nun 08.09.1999 tarihinde 7.065,00 TL yatırarak hesap açtırdığı, vade sonlarında oluşan akdi faizin anaparaya eklenmesi suretiyle hesabın 17.11.1999 tarihinde 8.219,724 TL'ye ulaştığı, aynı tarihte bu miktardan 119,00 TL'nin murise ödendiği, geriye 8.100,724 TL kaldığı ve akti faizin ana paraya eklenmesine devam olunduğu görülmüştür. Dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, davacı TL cinsi mevduatının davalıya devir edilen banka yönetici ve çalışanlarının telkin ve talimatları ile iradeleri sakatlanarak off-shore hesabına aktarıldığı iddiasındadır. O halde, davanın yasal dayanağını somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK'nın 321. maddeleri oluşturmaktadır. Davalı bankanın davacıya karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkinden değil haksız fiilden kaynaklanmasına göre, davacı ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren ana paranın avans faizi ile birlikte tahsilini isteyebilecektir. Bu itibarla, mahkemece anılan hususlar gözetilerek ana paranın 7.065,00 TL alınıp, avans faizi uygulanıp davacılar murisine ödenen faiz olduğu anlaşılan 119,00 TL'nin de hesaplanacak faizden düşülmesi gerekirken; vade sonunda oluşan akdi faizin anaparaya eklenmesi suretiyle oluşan toplam tutara hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3902 E. 2016/1698 K.
Ortak:akdi faiz · vade · avans faizi
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece anılan hususlar gözetilerek ana paranın 7.065,00 TL alınıp, «avans faizi» uygulanıp davacılar murisine ödenen faiz olduğu anlaşılan 119,00 TL'nin de hesaplanacak faizden düşülmesi gerekirken; «vade» sonunda oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesi suretiyle oluşan toplam tutara hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Davacılar vekili tarafından «ibraz» edilen hesap cüzdanı örneği incelendiğinde, davacıların murisi olan .........'nun 08.09.1999 tarihinde 7.065,00 TL yatırarak hesap açtırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesi suretiyle hesabın 17.11.1999 tarihinde 8.219,724 TL'ye ulaştığı, aynı tarihte bu miktardan 119,00 TL'nin murise ödendiği, geriye 8.100,724 TL k …
Davalı bankanın davacıya karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkinden değil haksız fiilden kaynaklanmasına göre, davacı ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren ana paranın «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebilecektir.
Benzer bu karardaDavacıların 12.10.1999 tarihinde 18.000,00 TL yatırarak hesap açtırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesine devam olunduğu, hesaptan 16.11.1999 tarihinde 398,08 TL, 22.12.1999 tarihinde ise 475,75 TL ödeme yapıldığı görülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın «ıslah» edilmiş hali ile kabulüne, 19.147,90 TL'nin 22.12.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalı Banka'dan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Davalı Banka'nın davacılara karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkinden değil haksız fiilden kaynaklanmasına göre, davacılar ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren ana paranın «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın «ıslah» edilmiş hali ile kabulüne, 19.147,90 TL'nin 22.12.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalı Banka'dan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3575 E. 2019/3569 K.
Ortak:feri müdahil · avans faizi
İncelediğiniz karardaKararı, davalı banka vekili ve «feri müdahil» TMSF vekili temyiz etmiştir.
Davalı bankanın davacıya karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkinden değil haksız fiilden kaynaklanmasına göre, davacı ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren ana paranın «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebilecektir.
Bu itibarla, mahkemece anılan hususlar gözetilerek ana paranın 7.065,00 TL alınıp, «avans faizi» uygulanıp davacılar murisine ödenen faiz olduğu anlaşılan 119,00 TL'nin de hesaplanacak faizden düşülmesi gerekirken; «vade» sonunda oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesi suretiyle oluşan toplam tutara hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… e ulaşan hesaptan 119,00 TL faiz ödemesinin murise yapıldığı, davalının sorumluluğunun mülga 818 sayılı BK'nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK'nın 321 maddeleri gereğince «haksız fiil sorumluluğu» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.065,00 TL ana paraya işleyen 1.083,95 TL avans faizinden davacı murise ödenen 119,00 TL düşüldükten sonra kalan 964,95 TL nin anaparaya eklenmesi sonucu oluşan 8.029,25 TL nin 17/11/1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine , fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve «feri müdahiller» vekilleri temyiz etmiştir.
… ns faizinden davacı murisine ödenen 119,00 TL düşüldükten sonra kalan 964,95 TL nin anaparaya eklenmesi sonucu oluşan 8.029,25 TL’nin 17/11/1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine” yönünde verilen hüküm ile 6098 Sayılı TBK'nin 121/«son» maddesinde belirtilen ve kısaca “faize faiz işletilmesi «yasağı»” şeklinde ifade edilebilecek «emredici» nitelikteki düzenlemeye aykırı olarak karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulması gerekmekte ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama ya …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız fiil sorumluluğu · emredici hüküm · oy yasağı · haksız fiil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ns faizinden davacı murisine ödenen 119,00 TL düşüldükten sonra kalan 964,95 TL nin anaparaya eklenmesi sonucu oluşan 8.029,25 TL’nin 17/11/1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine” yönünde verilen hüküm ile 6098 Sayılı TBK'nin 121/«son» maddesinde belirtilen ve kısaca “faize faiz işletilmesi «yasağı»” şeklinde ifade edilebilecek «emredici» nitelikteki düzenlemeye aykırı olarak karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulması gerekmekte ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama ya …
… e ulaşan hesaptan 119,00 TL faiz ödemesinin murise yapıldığı, davalının sorumluluğunun mülga 818 sayılı BK'nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK'nın 321 maddeleri gereğince «haksız fiil sorumluluğu» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.065,00 TL ana paraya işleyen 1.083,95 TL avans faizinden davacı murise ödenen 119,00 TL düşüldükten sonra kalan 964,95 TL nin anaparaya eklenmesi sonucu oluşan 8.029,25 TL nin 17/11/1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine , fazla istemin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2449 E. 2017/359 K.
Ortak:akdi faiz · feri müdahil · vade · avans faizi
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece anılan hususlar gözetilerek ana paranın 7.065,00 TL alınıp, «avans faizi» uygulanıp davacılar murisine ödenen faiz olduğu anlaşılan 119,00 TL'nin de hesaplanacak faizden düşülmesi gerekirken; «vade» sonunda oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesi suretiyle oluşan toplam tutara hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Davacılar vekili tarafından «ibraz» edilen hesap cüzdanı örneği incelendiğinde, davacıların murisi olan .........'nun 08.09.1999 tarihinde 7.065,00 TL yatırarak hesap açtırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesi suretiyle hesabın 17.11.1999 tarihinde 8.219,724 TL'ye ulaştığı, aynı tarihte bu miktardan 119,00 TL'nin murise ödendiği, geriye 8.100,724 TL k …
Kararı, davalı banka vekili ve «feri müdahil» TMSF vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaDavacılardan ...'in 19.11.1999 tarihinde 7.350,00 TL, 25.11.1999 tarihinde 1.000 TL ve 25.11.1999 tarihinde 17.018 TL olmak üzere üç adet, ...'nun ise 25.11.1999 tarihinde 10.000 TL yatırarak hesap açtırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesine devam olunduğu, davacılardan ...'in hesabından toplam 488,84 TL olmak üzere ödeme yapıldığı görülmüştür.
Kararı davalı banka, «feri müdahil» ... ve «ihbar olunan» ... vekilleri temyiz etmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka ve «feri müdahil» ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · ihbar · hukuki yarar · ıslah · husumet · e-defter
Benzer bu kararda1- İhbar olunan ... vekilinin temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, «ihbar olunan» ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı, mahkemece verilen kararda da anılanın ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterildiği ve aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediği anlaşıldığından, ihbar olunan ...'ın süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı gibi, ihbar olunanın hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da olmadığından, ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı davalı banka, «feri müdahil» ... ve «ihbar olunan» ... vekilleri temyiz etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davanın «ıslah» edilmiş haliyle kabulü ile, davacılardan ... için 155.750,14 TL, diğer davacı ... için 62.297,88 TL olmak üzere toplam 218.048,02 TL üzerinden davacıların Yurtbank …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18615 E. 2015/3466 K.
Ortak:akdi faiz · feri müdahil · vade · avans faizi · ibraz
İncelediğiniz karardaDavacılar vekili tarafından «ibraz» edilen hesap cüzdanı örneği incelendiğinde, davacıların murisi olan .........'nun 08.09.1999 tarihinde 7.065,00 TL yatırarak hesap açtırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesi suretiyle hesabın 17.11.1999 tarihinde 8.219,724 TL'ye ulaştığı, aynı tarihte bu miktardan 119,00 TL'nin murise ödendiği, geriye 8.100,724 TL k …
Bu itibarla, mahkemece anılan hususlar gözetilerek ana paranın 7.065,00 TL alınıp, «avans faizi» uygulanıp davacılar murisine ödenen faiz olduğu anlaşılan 119,00 TL'nin de hesaplanacak faizden düşülmesi gerekirken; «vade» sonunda oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesi suretiyle oluşan toplam tutara hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ve «feri müdahil» TMSF vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaDavacı tarafından «ibraz» edilen hesap cüzdanı örneği incelendiğinde davacının 13.09.1999 tarihinde 12.000,00 TL , 18.10.1999 tarihinde 1.011,89 TL yatırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesi ve hesaptan çekilen 250,00 TL'nin düşülmek suretiyle hesabın 27.12.1999 tarihinde 16.050,89 TL'ye ulaştığı görülmüştür.
Bu itibarla mahkemece, ana para miktarlarına... hesabına yatırıldığı tarihlerden itibaren faiz işletilmesi ve dava tarihine kadar hesaptan çekilen tutarın işlemiş faizden düşülmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken, anılan hususlar gözetilmeyip «vade» sonunda oluşan «akdi faiz» anaparaya eklenerek oluşan toplam tutara hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bankası'na gönderildiği tarihten itibaren ana paranın «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:organik bağ · e-defter · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaA.Ş'nin İstanbul-Sultanhamam Şubesi'ne yatırdığı, ancak bankaya daha sonra BDDK tarafından el konulduğu ve bankanın en «son» davalıya devredildiği, ...
A.Ş’nin yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer ... hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı, banka ile ...arasında «organik bağ» olduğu, bu bağın mudiler aleyhine örgütlü, planlı ve kasıtlı olarak kötüye kullandığı, davacının bankanın mudisi olarak bu şekilde zarara uğratıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkeme ilamı, hükmü temyiz eden fer'i müdahil ... vekiline 10/10/2014 günü tebliğ edilmiş ve hüküm anılan fer'i müdahil ... vekili tarafından HUMK'nın 432/1. maddesinde yazılı 15 günlük süre geçirildikten sonra 10/11/2014 tarihinde temyiz edilmiştir.Ayrıca fer'i müdahil ...'ın dilekçesi temyiz «defterine» kaydedilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/6617 E. , 2015/11360 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 14/10/2014
NUMARASI 2013/285-2014/221
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/10/2014 tarih ve 2013/285-2014/221 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka ve fer'i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava konusu meblağ 19.292 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin murisinin, TMSF'ye devirden önce .....bank A.Ş.'nin Bursa Şubesi'ne 17/11/1999 tarihinde 8.100,00-TL parasını vadeli olarak yatırdığını, 21.12.1999 tarihinde ....bank A.Ş yönetimine BDDK tarafından el konularak bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılarak yönetimin TMSF'ye devredildiğini, yapılan araştırmada müvekkillerinin murisinin bankaya yatırmış olduğu mevduatın davalı ....bank A.Ş yönetimi tarafından KKTC' de kurulan dava dışı ...... Security Off Shore Bank Ltd. adlı paravan banka hesabına aktarıldığını, bu şekilde toplanan paranın .....bank A.Ş yönetimi tarafından grup şirketlere usulsüz kredi vermek suretiyle, tüketildiğinin tespit edildiğini ileri sürerek, müvekiline ait 8.100,00 TL'nin bankaya yatırıldığı 17/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile Off Shore Bank Ltd’nin ayrı tüzel kişilikler olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili bankanın davacının talebi doğrultusunda sadece havale talimatı gerçekleştirdiğini, hesap cüzdanına karşı çıkmadığını, istemin zamanaşımına uğradığını, diğer iddiaların da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil TMSF vekili, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının parasının talebi doğrultusunda havale edildiğini, bu nedenle davalı bankanın sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil O.. K.. vekili, davalı bankanın sorumluluğunu bankaların devrolunması nedeniyle TMSF'nin üstlenmiş olduğunu savunarak, davalı banka aleyhine açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 17/11/1999 tarihi itibariyle davalı ....bank A.Ş. 'nin Bursa Şubesi'nde bulunan 8.100,00 TL'sinin .... Security Off Shore Bank Ltd. Şti.hesabına aktarılmış gibi gösterildiği, ....bank A.Ş.'nin bir kısım yöneticilerinin ....bank A.Ş. aracılığıyla Off Shore hesabı açtıran kişileri bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları, bu şekilde davacının iradesinin fesada uğratıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile;
8. 100,00TL'nin 17/11/1999 tarihinden, itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ve feri müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ve fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava off shore hesaba aktarılan paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacılar vekili tarafından ibraz edilen hesap cüzdanı örneği incelendiğinde, davacıların murisi olan .........'nun 08.09.1999 tarihinde 7.065,00 TL yatırarak hesap açtırdığı, vade sonlarında oluşan akdi faizin anaparaya eklenmesi suretiyle hesabın 17.11.1999 tarihinde 8.219,724 TL'ye ulaştığı, aynı tarihte bu miktardan 119,00 TL'nin murise ödendiği, geriye 8.100,724 TL kaldığı ve akti faizin ana paraya eklenmesine devam olunduğu görülmüştür. Dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, davacı TL cinsi mevduatının davalıya devir edilen banka yönetici ve çalışanlarının telkin ve talimatları ile iradeleri sakatlanarak off-shore hesabına aktarıldığı iddiasındadır.
O halde, davanın yasal dayanağını somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK'nın 321. maddeleri oluşturmaktadır. Davalı bankanın davacıya karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkinden değil haksız fiilden kaynaklanmasına göre, davacı ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren ana paranın avans faizi ile birlikte tahsilini isteyebilecektir. Bu itibarla, mahkemece anılan hususlar gözetilerek ana paranın 7.065,00 TL alınıp, avans faizi uygulanıp davacılar murisine ödenen faiz olduğu anlaşılan 119,00 TL'nin de hesaplanacak faizden düşülmesi gerekirken; vade sonunda oluşan akdi faizin anaparaya eklenmesi suretiyle oluşan toplam tutara hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekili ile feri müdahil TMSF vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı banka ve fer'i müdahil TMSF yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 02/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/124589900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz