Banka sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/3902 E. 2016/1698 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
banka sorumluluğu↗ akdi faiz↗ vade↗ fer'i müdahil↗ ıslah↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın ıslah edilmiş hali ile kabulüne, 19.147,90 TL'nin 22.12.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı Banka'dan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Banka vekili ile fer'i müdahil ...vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil ...vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava off shore hesaba aktarılan paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacıların 12.10.1999 tarihinde 18.000,00 TL yatırarak hesap açtırdığı, vade sonlarında oluşan akdi faizin anaparaya eklenmesine devam olunduğu, hesaptan 16.11.1999 tarihinde 398,08 TL, 22.12.1999 tarihinde ise 475,75 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. Dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, davacılar TL cinsi mevduatlarının davalıya devir edilen banka yönetici ve çalışanlarının telkin ve talimatları ile iradeleri sakatlanarak off-shore hesabına aktarıldığı iddiasındadır. O halde, davanın yasal dayanağını somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK'nın 321. maddeleri oluşturmaktadır. Davalı Banka'nın davacılara karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkinden değil haksız fiilden kaynaklanmasına göre, davacılar ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren ana paranın avans faizi ile birlikte tahsilini isteyebilecektir. Bu itibarla, mahkemece anılan hususlar gözetilerek ana paraya avans faizi uygulanıp davacılara ödenen miktarların hesaplanacak faizden düşülmesi ve böylece davalı Banka'nın sorumlu olduğu miktar belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeyip hükmedilen bedel içerisinde faizin de bulunduğu nazara alınmaksızın faize faiz uygulanmasına da mahal verecek şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2449 E. 2017/359 K.
Ortak:akdi faiz · vade · ıslah · avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın «ıslah» edilmiş hali ile kabulüne, 19.147,90 TL'nin 22.12.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalı Banka'dan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Davacıların 12.10.1999 tarihinde 18.000,00 TL yatırarak hesap açtırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesine devam olunduğu, hesaptan 16.11.1999 tarihinde 398,08 TL, 22.12.1999 tarihinde ise 475,75 TL ödeme yapıldığı görülmüştür.
Davalı Banka'nın davacılara karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkinden değil haksız fiilden kaynaklanmasına göre, davacılar ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren ana paranın «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebilecektir.
Benzer bu karardaDavacılardan ...'in 19.11.1999 tarihinde 7.350,00 TL, 25.11.1999 tarihinde 1.000 TL ve 25.11.1999 tarihinde 17.018 TL olmak üzere üç adet, ...'nun ise 25.11.1999 tarihinde 10.000 TL yatırarak hesap açtırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesine devam olunduğu, davacılardan ...'in hesabından toplam 488,84 TL olmak üzere ödeme yapıldığı görülmüştür.
Mahkemece tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davanın «ıslah» edilmiş haliyle kabulü ile, davacılardan ... için 155.750,14 TL, diğer davacı ... için 62.297,88 TL olmak üzere toplam 218.048,02 TL üzerinden davacıların Yurtbank …
Davalı bankanın davacılara karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden değil haksız fiilden kaynaklanmasına göre, davacılar ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren ana paranın «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · feri müdahil · ihbar · hukuki yarar · husumet · e-defter
Benzer bu kararda1- İhbar olunan ... vekilinin temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, «ihbar olunan» ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı, mahkemece verilen kararda da anılanın ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterildiği ve aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediği anlaşıldığından, ihbar olunan ...'ın süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı gibi, ihbar olunanın hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da olmadığından, ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı davalı banka, «feri müdahil» ... ve «ihbar olunan» ... vekilleri temyiz etmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka ve «feri müdahil» ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6617 E. 2015/11360 K.
Ortak:akdi faiz · vade · avans faizi
İncelediğiniz karardaDavacıların 12.10.1999 tarihinde 18.000,00 TL yatırarak hesap açtırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesine devam olunduğu, hesaptan 16.11.1999 tarihinde 398,08 TL, 22.12.1999 tarihinde ise 475,75 TL ödeme yapıldığı görülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın «ıslah» edilmiş hali ile kabulüne, 19.147,90 TL'nin 22.12.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalı Banka'dan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Davalı Banka'nın davacılara karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkinden değil haksız fiilden kaynaklanmasına göre, davacılar ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren ana paranın «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebilecektir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece anılan hususlar gözetilerek ana paranın 7.065,00 TL alınıp, «avans faizi» uygulanıp davacılar murisine ödenen faiz olduğu anlaşılan 119,00 TL'nin de hesaplanacak faizden düşülmesi gerekirken; «vade» sonunda oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesi suretiyle oluşan toplam tutara hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Davacılar vekili tarafından «ibraz» edilen hesap cüzdanı örneği incelendiğinde, davacıların murisi olan .........'nun 08.09.1999 tarihinde 7.065,00 TL yatırarak hesap açtırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesi suretiyle hesabın 17.11.1999 tarihinde 8.219,724 TL'ye ulaştığı, aynı tarihte bu miktardan 119,00 TL'nin murise ödendiği, geriye 8.100,724 TL k …
Davalı bankanın davacıya karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkinden değil haksız fiilden kaynaklanmasına göre, davacı ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren ana paranın «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · dolandırıcılık · ibraz
Benzer bu karardaŞti.hesabına aktarılmış gibi gösterildiği, ....bank A.Ş.'nin bir kısım yöneticilerinin ....bank A.Ş. aracılığıyla Off Shore hesabı açtıran kişileri bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları», bu şekilde davacının iradesinin fesada uğratıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile; 8.100,00TL'nin 17/11/1999 tarihinden, itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ve «feri müdahil» TMSF vekili temyiz etmiştir.
Davacılar vekili tarafından «ibraz» edilen hesap cüzdanı örneği incelendiğinde, davacıların murisi olan .........'nun 08.09.1999 tarihinde 7.065,00 TL yatırarak hesap açtırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesi suretiyle hesabın 17.11.1999 tarihinde 8.219,724 TL'ye ulaştığı, aynı tarihte bu miktardan 119,00 TL'nin murise ödendiği, geriye 8.100,724 TL k …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18615 E. 2015/3466 K.
Ortak:akdi faiz · vade · avans faizi
İncelediğiniz karardaDavacıların 12.10.1999 tarihinde 18.000,00 TL yatırarak hesap açtırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesine devam olunduğu, hesaptan 16.11.1999 tarihinde 398,08 TL, 22.12.1999 tarihinde ise 475,75 TL ödeme yapıldığı görülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın «ıslah» edilmiş hali ile kabulüne, 19.147,90 TL'nin 22.12.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalı Banka'dan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Davalı Banka'nın davacılara karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkinden değil haksız fiilden kaynaklanmasına göre, davacılar ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren ana paranın «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebilecektir.
Benzer bu karardaDavacı tarafından «ibraz» edilen hesap cüzdanı örneği incelendiğinde davacının 13.09.1999 tarihinde 12.000,00 TL , 18.10.1999 tarihinde 1.011,89 TL yatırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesi ve hesaptan çekilen 250,00 TL'nin düşülmek suretiyle hesabın 27.12.1999 tarihinde 16.050,89 TL'ye ulaştığı görülmüştür.
Bu itibarla mahkemece, ana para miktarlarına... hesabına yatırıldığı tarihlerden itibaren faiz işletilmesi ve dava tarihine kadar hesaptan çekilen tutarın işlemiş faizden düşülmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken, anılan hususlar gözetilmeyip «vade» sonunda oluşan «akdi faiz» anaparaya eklenerek oluşan toplam tutara hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bankası'na gönderildiği tarihten itibaren ana paranın «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:organik bağ · feri müdahil · ibraz · e-defter · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaA.Ş'nin İstanbul-Sultanhamam Şubesi'ne yatırdığı, ancak bankaya daha sonra BDDK tarafından el konulduğu ve bankanın en «son» davalıya devredildiği, ...
A.Ş’nin yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer ... hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı, banka ile ...arasında «organik bağ» olduğu, bu bağın mudiler aleyhine örgütlü, planlı ve kasıtlı olarak kötüye kullandığı, davacının bankanın mudisi olarak bu şekilde zarara uğratıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafından «ibraz» edilen hesap cüzdanı örneği incelendiğinde davacının 13.09.1999 tarihinde 12.000,00 TL , 18.10.1999 tarihinde 1.011,89 TL yatırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesi ve hesaptan çekilen 250,00 TL'nin düşülmek suretiyle hesabın 27.12.1999 tarihinde 16.050,89 TL'ye ulaştığı görülmüştür.
… rın davalı banka yararına bozulması isteminde bulunmuş olup, fer'i müdahil ... vekilinin söz konusu dilekçesi temyiz istemi mahiyetinde ise de, davalı banka yanında «feri müdahil» olarak davaya katılan ...'ın HUMK'nın 433/2. maddesi uyarınca ancak karşı taraf sıfatına sahip davacı tarafın temyizine karşı katılma yoluyla temyiz hakkı bulunduğ …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12995 E. 2014/19633 K.
Ortak:akdi faiz · vade · avans faizi
İncelediğiniz karardaDavacıların 12.10.1999 tarihinde 18.000,00 TL yatırarak hesap açtırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesine devam olunduğu, hesaptan 16.11.1999 tarihinde 398,08 TL, 22.12.1999 tarihinde ise 475,75 TL ödeme yapıldığı görülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın «ıslah» edilmiş hali ile kabulüne, 19.147,90 TL'nin 22.12.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalı Banka'dan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Davalı Banka'nın davacılara karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkinden değil haksız fiilden kaynaklanmasına göre, davacılar ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren ana paranın «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebilecektir.
Benzer bu karardaDavacı tarafından «ibraz» edilen hesap cüzdanı örneği incelendiğinde davacının 11.08.1999 tarihinde 5.380.00 TL yatırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesi suretiyle hesabın 20.10.1999 tarihinde 6.292,75 TL'ye ulaştığı görülmüştür.
Bu itibarla mahkemece, anılan hususlar gözetilmeyip «vade» sonunda oluşan «akdi faiz» anaparaya eklenerek oluşan toplam tutara hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Davalı bankanın davacıya karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre davacı ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren ana paranın «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi · harç · cy/cy kaydı · zamanaşımı · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… zma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının Yurt Off Shore hesabına yatan TL mevduatındaki parasının 20.10.1999 tarihi itibariyle 6.292,75 TL'sinin en «son» 24.11.1999 tarihine kadar temdit edildiği, 10.11.1999 tarihinde ise 1.500 USD vadeli döviz tevdiat hesabının iki kez 35'er günden işleyen faizi ile birlikte 19.01.2000 tarihinde 1.535,44 USD olduğu, aynı gün nakit ödeme «kaydı» bulunmasına rağmen davalı banka tarafından tediye fişi sunulamadığından davalı bankanın sorumluluğunun devam ettiği gerekçesiyle 6.292,00 TL'nin 20.10.1999 tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte, 1.500 USD'nin fiilen tahsil tarihindeki kur üzerinden paraya çevrilerek 10.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4. maddesi gereğince işle …
Ayrıca davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Yurt Ticaret ve Kredi Bankası’nın TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» ..Bank A.Ş'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ..
… 5 ve 6762 sayılı TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına ve davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin işlemeye başlamasının gerekmesine göre, davalı banka vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen d …
Davacı tarafından «ibraz» edilen hesap cüzdanı örneği incelendiğinde davacının 11.08.1999 tarihinde 5.380.00 TL yatırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesi suretiyle hesabın 20.10.1999 tarihinde 6.292,75 TL'ye ulaştığı görülmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14283 E. 2018/5079 K.
Ortak:vade · avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın «ıslah» edilmiş hali ile kabulüne, 19.147,90 TL'nin 22.12.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalı Banka'dan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Davacıların 12.10.1999 tarihinde 18.000,00 TL yatırarak hesap açtırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesine devam olunduğu, hesaptan 16.11.1999 tarihinde 398,08 TL, 22.12.1999 tarihinde ise 475,75 TL ödeme yapıldığı görülmüştür.
Davalı Banka'nın davacılara karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkinden değil haksız fiilden kaynaklanmasına göre, davacılar ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren ana paranın «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebilecektir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından 5.600,00 TL yatırılarak ... hesabı açıldığı, ...'nin külli halefi olan davalının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.600,00 TL'nin 16.....1999 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar reeskont, 01.01.2000 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, dosya kapsamından, davacının dava konusu ... «mevduat hesabına» ilk olarak 5.600,00 TL’yi 30.09.1999 tarihinde 35 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde ...'ye ... tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 556,30 TL faizden para çektiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · mevduat hesabı · havale
Benzer bu karardaOysa, dosya kapsamından, davacının dava konusu ... «mevduat hesabına» ilk olarak 5.600,00 TL’yi 30.09.1999 tarihinde 35 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde ...'ye ... tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 556,30 TL faizden para çektiği anlaşılmaktadır.
… davacıya ödenen meblağlar düşülerek davalı bankanın sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi ve belirlenen miktara faiz başlangıcı yönünden davalı yararına oluşan usulü «müktesep hak» dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacının yatırdığı ana para ve toplam çektiği faiz miktarı olan 556,30 TL dikkate alınmadan yazılı şek …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/3902 E. , 2016/1698 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/11/2014 tarih ve 2014/40-2014/432 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı Banka vekili ile fer'i müdahil ...vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/02/2016 günü hazır bulunan davacılar vekili Av...., fer'i müdahil ...vekili Av. ... ve davalı...Bank A.Ş. vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacıların mevduatlarını ...A.Ş. ...Şubesi'ne vadeli olarak yatırdıklarını, henüz paranın vadesi gelmeden 22.12.1999 tarihinde ... tarafından banka yönetimine el konulması sonucu paralarının ... Ltd. adlı paravan banka hesabına aktarılmış olduğu ve sigorta güvencesinde olmadığı gerekçesi ile ödenmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davacılar tarafından davalı Bankaya yatırılan mevduat alacağının şimdilik 1.000.-TL'sının davalı bankadan hükmen tahsiline, alacaklarına paranın bankaya yattığı tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş; ıslah dilekçesiyle, talebini 19.147,90 TL 'ye yükseltmiştir.
Davalı banka vekili, hisse devir tarihinden önceki işlemlerden kaynaklanabilecek her türlü borcun ...tarafından üstlenilmesi sebebiyle, bankanın sorumlu olmadığını savunmuştur.
Fer'i müdahil ...vekili, davada zaman aşımı süresinin sona erdiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini savunarak, davanın husumet yönünden, zaman aşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddini, aksi halde esas yönünden reddini istemiştir.
Fer'i müdahil ... vekili, ...'ye devrolunan bankaların off-shore hesapları nedeniyle zarara uğrayan mudilerin açmış olduğu davalarda ...'nin borcu üstlendiğini, bu nedenle uyuşmazlığın asıl muhatabının ...olduğunu ve davanın ...'ye karşı açılması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın ıslah edilmiş hali ile kabulüne, 19.147,90 TL'nin 22.12.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı Banka'dan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Banka vekili ile fer'i müdahil ...vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil ...vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava off shore hesaba aktarılan paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacıların 12.10.1999 tarihinde 18.000,00 TL yatırarak hesap açtırdığı, vade sonlarında oluşan akdi faizin anaparaya eklenmesine devam olunduğu, hesaptan 16.11.1999 tarihinde 398,08 TL, 22.12.1999 tarihinde ise 475,75 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. Dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, davacılar TL cinsi mevduatlarının davalıya devir edilen banka yönetici ve çalışanlarının telkin ve talimatları ile iradeleri sakatlanarak off-shore hesabına aktarıldığı iddiasındadır. O halde, davanın yasal dayanağını somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK'nın 321. maddeleri oluşturmaktadır. Davalı Banka'nın davacılara karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkinden değil haksız fiilden kaynaklanmasına göre, davacılar ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren ana paranın avans faizi ile birlikte tahsilini isteyebilecektir.
Bu itibarla, mahkemece anılan hususlar gözetilerek ana paraya avans faizi uygulanıp davacılara ödenen miktarların hesaplanacak faizden düşülmesi ve böylece davalı Banka'nın sorumlu olduğu miktar belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeyip hükmedilen bedel içerisinde faizin de bulunduğu nazara alınmaksızın faize faiz uygulanmasına da mahal verecek şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ile fer'i müdahil ...vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentlerde yazılı nedenlerle davalı vekili ile fer'i müdahil ...vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı ve fer'i müdahil ...yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalı Banka'ya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Banka'ya iadesine, 18/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
14/03/2016 N.K.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/216629200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz