Sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/10395 E. 2016/8700 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ıslah harcı↗ prim iadesi↗ zeyilname↗ müddeabih↗ zamanaşımı defi↗ temerrüt tarihi↗ riziko↗ ek prim↗ zamanaşımı def'i↗ muacceliyet↗ def'i↗ ıslah↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, dava dilekçesinde belirtilen müddeabihin ıslah yolu ile artırılması ek dava niteliğinde olmayıp dava dilekçesinin kısmi ıslahı niteliğinde olduğu, yasada ayrıca düzenlenmesi ve kendine özgü kurallarının olması nedeniyle ıslahın ek dava olarak nitelendirilemeyeceği, ancak davaya karşı ileri sürülebilecek zamanaşımı definin ıslaha karşı ileri sürülemeyeceği, ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunulamayacağı ve ilk davanın da süresinde açılmış olması gözetildiğinde davalı vekilinin ıslah edilen miktar açısından zamanaşımı itirazının yerinde görülmediği, poliçelerin incelenmesinde zeyilname ile teminat miktarının düşürülmek sureti ile prim iadesine karar verildiği ancak zeyilname tarihinin hasar sonrası tarih olan 31/.../2010 tarihi olduğu, hasarın oluştuğu tarihte zeyilname bulunmayıp taraflar arasında dava konusu poliçelerin geçerli olduğu, davalı şirketçe rizikonun gerçekleştiği bilinerek zeyilname düzenlendiğinden anılan poliçelere göre davalının sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davalının prim iadesi itirazının yerinde görülmediği, dava konusu kayısı ağaçlarında meydana gelen hasarın meyve bağlama döneminde meydana geldiği, muacceliyet .
tarihi hasadın son günü olup ıslahın yapıldığı tarihi itibariyle ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ....500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
...-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (...) nolu bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...-Dava, devlet destekli bitkisel ürün sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı tarafça 07.08.2012 tarihli dilekçe ile dava değeri ıslah edilip ....08.2012 tarihinde ıslah harcı yatırılması üzerine, davalı vekilince süresi içinde zamanaşımı def’inde bulunulmuştur. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1268. maddesi ile ıslah tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1420. maddesi hükmü gereğince, sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebeler, iki yılda müruruzamana uğrar. Bu süre, sigorta bedelinin muaccel olduğu tarihten başlayacak olup, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B..... maddesinde kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, mahkemece “muacceliyet tarihi hasadın son günü olduğundan ve ıslahın yapıldığı tarih itibariyle ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle ıslah edilen kısım yönünden davanın reddine” karar verilmiş ise de somut olayda dava konusu poliçelerde ilk hasat tarihi 31.07.2010, son hasat tarihi ise bir kısım poliçelerde ....08.2010, 841688 nolu poliçede ise ....08.2010 tarihidir. Bu durumda mahkemece ıslah edilen kısım yönünden temerrüt tarihinin anılan genel şart hükmüne göre belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ıslah edilen kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca mahkemece gerekçeli kararın .... sayfasında “...Dava dilekçesinde belirtilen dava konusunun (müddeabih) ıslah yolu ile artırılması ek dava niteliğinde olmayıp dava dilekçesinin kısmi ıslahı niteliğindedir. Yasada ayrıca düzenlenmiş olması ve kendine özgü kurallarının olması nedeniyle ıslah ek dava olarak nitelendirilemez. Bu nedenle ancak davaya karşı ileri sürülebilecek zamanaşımı defi, ıslaha karşı ileri sürülemez. İzah edildiği üzere ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunulamayacağı ve ilk davanın da süresinde açılmış olması gözetildiğinde davalı vekilinin ıslah edilen miktar açısından zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir....” denilmesine rağmen gerekçeli kararın .... sayfasında “ ... muacceliyet tarihi hasadın son günü olduğundan ve ıslahın yapıldığı tarih itibariyle ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımı dolduğu anlaşıldığından, ıslah ile arttırılan kısmın zamanaşımına uğradığı kabul edilerek ıslah edilen kısmın reddine karar verilmesi gerekmiştir....” denilmiştir. Bu durumda, gerekçeli karar “ıslah” yönünden kendi içinde çeliştiğinden davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
...- Ayrıca davalı vekili, verim azalış zeyili düzenlendiğini ve prim iadesi yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı taraf ise bu konuya ilişkin bir yanıt vermemiştir. Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, prim iadesi yapılmış ise iade edilen tutarın tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, “davalı şirketçe rizikonun gerçekleştiği bilinerek zeyilname düzenlendiği” şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile davalı tarafın bu hususa ilişkin talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11599 E. 2014/3575 K.
Ortak:zeyilname · riziko · ek prim · muacceliyet · zamanaşımı def'i · def'i · ıslah · sigorta poliçesi · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, dava dilekçesinde belirtilen «müddeabihin» «ıslah» yolu ile artırılması ek dava niteliğinde olmayıp dava dilekçesinin kısmi ıslahı niteliğinde olduğu, yasada ayrıca düzenlenmesi ve kendine özgü kurallarının olması nedeniyle ıslahın ek dava olarak nitelendirilemeyeceği, ancak davaya karşı ileri sürülebilecek «zamanaşımı definin» ıslaha karşı ileri sürülemeyeceği, ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunulamayacağı ve ilk davanın da süresinde açılmış olması gözetildiğinde davalı vekilinin ıslah edilen miktar açısından zamanaşımı itirazının yerinde görülmediği, poliçelerin incelenmesinde «zeyilname» ile «teminat» miktarının düşürülmek sureti ile «prim» iadesine karar verildiği ancak zeyilname tarihinin «hasar» sonrası tarih olan 31/.../2010 tarihi olduğu, hasarın oluştuğu tarihte zeyilname bulunmayıp taraflar arasında dava konusu poliçelerin geçerli olduğu, davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek zeyilname düzenlendiğinden anılan poliçelere göre davalının sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davalının «prim iadesi» itirazının yerinde görülmediği, dava konusu kayısı ağaçlarında meydana gelen hasarın meyve bağlama döneminde meydana geldiği, «muacceliyet» . tarihi hasadın «son» günü olup ıslahın yapıldığı tarihi itibariyle ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ....500,00 TL'nin dava tarih …
Davacı tarafça 07.08.2012 tarihli dilekçe ile dava değeri «ıslah» edilip ....08.2012 tarihinde «ıslah harcı» yatırılması üzerine, davalı vekilince süresi içinde «zamanaşımı def»’inde bulunulmuştur.
Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, “davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek «zeyilname» düzenlendiği” şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile davalı tarafın bu hususa ilişkin talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir. .
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen 23.07.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre, «ıslahın» ek dava olmadığı, davaya karşı ileri sürülebilecek «zamanaşımı def»'inin ıslaha karşı ileri sürülemeyeceği, dava konusu kayısı ağaçlarının meyve bağlama dönemde gerçekleşen don nedeniyle «hasara» uğradığı, bu nedenle gerçekleşen «rizikonun» «teminat kapsamında» olduğu, davalı tarafça düzenlenen «zeyilname» ile poliçe teminat miktarı düşürülmek sureti ile «prim» iadesine karar verilmişse de, zeyilname tarihinin hasar sonrası tarih olan 31.12.2010 tarihi olması, hasarın oluştuğu tarihte dava konusu poliçelerin geçerli olması nedeniyle davalı tarafın davacı tarafa ödenen tazminat miktarında iade miktarının gözönünde bulundurulması gerektiğine ilişkin itirazının yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.836.00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, dava Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları Poliçesi'ne dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davacı tarafça 28.08.2012 tarihinde dava değerinin «ıslah» edilmesi üzerine, davalı vekilince süresi içinde «zamanaşımı def»’inde bulunulmuştur.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1268. maddesi ile «ıslah» tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1420. maddesi hükmü gereğince, sigorta mukavelesinden doğan bütün mütalebeler, iki yılda müruruzamana uğrar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat kapsamı · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen 23.07.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre, «ıslahın» ek dava olmadığı, davaya karşı ileri sürülebilecek «zamanaşımı def»'inin ıslaha karşı ileri sürülemeyeceği, dava konusu kayısı ağaçlarının meyve bağlama dönemde gerçekleşen don nedeniyle «hasara» uğradığı, bu nedenle gerçekleşen «rizikonun» «teminat kapsamında» olduğu, davalı tarafça düzenlenen «zeyilname» ile poliçe teminat miktarı düşürülmek sureti ile «prim» iadesine karar verilmişse de, zeyilname tarihinin hasar sonrası tarih olan 31.12.2010 tarihi olması, hasarın oluştuğu tarihte dava konusu poliçelerin geçerli olması nedeniyle davalı tarafın davacı tarafa ödenen tazminat miktarında iade miktarının gözönünde bulundurulması gerektiğine ilişkin itirazının yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.836.00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6303 E. 2014/12608 K.
Ortak:zeyilname · riziko · ek prim · hasar · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, dava dilekçesinde belirtilen «müddeabihin» «ıslah» yolu ile artırılması ek dava niteliğinde olmayıp dava dilekçesinin kısmi ıslahı niteliğinde olduğu, yasada ayrıca düzenlenmesi ve kendine özgü kurallarının olması nedeniyle ıslahın ek dava olarak nitelendirilemeyeceği, ancak davaya karşı ileri sürülebilecek «zamanaşımı definin» ıslaha karşı ileri sürülemeyeceği, ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunulamayacağı ve ilk davanın da süresinde açılmış olması gözetildiğinde davalı vekilinin ıslah edilen miktar açısından zamanaşımı itirazının yerinde görülmediği, poliçelerin incelenmesinde «zeyilname» ile «teminat» miktarının düşürülmek sureti ile «prim» iadesine karar verildiği ancak zeyilname tarihinin «hasar» sonrası tarih olan 31/.../2010 tarihi olduğu, hasarın oluştuğu tarihte zeyilname bulunmayıp taraflar arasında dava konusu poliçelerin geçerli olduğu, davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek zeyilname düzenlendiğinden anılan poliçelere göre davalının sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davalının «prim iadesi» itirazının yerinde görülmediği, dava konusu kayısı ağaçlarında meydana gelen hasarın meyve bağlama döneminde meydana geldiği, «muacceliyet» . tarihi hasadın «son» günü olup ıslahın yapıldığı tarihi itibariyle ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ....500,00 TL'nin dava tarih …
Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, “davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek «zeyilname» düzenlendiği” şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile davalı tarafın bu hususa ilişkin talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir. .
Bu süre, sigorta bedelinin «muaccel» olduğu tarihten başlayacak olup, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B..... maddesinde kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, mahkemece “muacceliyet tarihi hasadın «son» günü olduğundan ve «ıslahın» yapıldığı tarih itibariyle ıslah edilen kısım yönünden «zamanaşımının» dolduğu gerekçesiyle ıslah edilen kısım yönünden davanın reddine” karar verilmiş ise de somut olayda dava konusu poliçelerde ilk hasat tarihi 31.07.2010, son hasat …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen don «rizikosunun» meyve oluşum döneminde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 29.184,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ayrıca, davalı taraf 17.04.2012 tarihli dilekçesi ekinde «zeyilname» sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 5.381,74 TL «prim» tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Davacı vekili tarafından poliçede öngörülen ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizine» hükmedilmesi talep edilmiş olup, mahkemece 18.05.2010 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · temerrüt faizi · avans faizi
Benzer bu karardaDavacı vekili tarafından poliçede öngörülen ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizine» hükmedilmesi talep edilmiş olup, mahkemece 18.05.2010 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen don «rizikosunun» meyve oluşum döneminde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 29.184,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ayrıca, davalı taraf 17.04.2012 tarihli dilekçesi ekinde «zeyilname» sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 5.381,74 TL «prim» tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12875 E. 2018/4249 K.
Ortak:prim iadesi · zeyilname · riziko · ek prim · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, dava dilekçesinde belirtilen «müddeabihin» «ıslah» yolu ile artırılması ek dava niteliğinde olmayıp dava dilekçesinin kısmi ıslahı niteliğinde olduğu, yasada ayrıca düzenlenmesi ve kendine özgü kurallarının olması nedeniyle ıslahın ek dava olarak nitelendirilemeyeceği, ancak davaya karşı ileri sürülebilecek «zamanaşımı definin» ıslaha karşı ileri sürülemeyeceği, ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunulamayacağı ve ilk davanın da süresinde açılmış olması gözetildiğinde davalı vekilinin ıslah edilen miktar açısından zamanaşımı itirazının yerinde görülmediği, poliçelerin incelenmesinde «zeyilname» ile «teminat» miktarının düşürülmek sureti ile «prim» iadesine karar verildiği ancak zeyilname tarihinin «hasar» sonrası tarih olan 31/.../2010 tarihi olduğu, hasarın oluştuğu tarihte zeyilname bulunmayıp taraflar arasında dava konusu poliçelerin geçerli olduğu, davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek zeyilname düzenlendiğinden anılan poliçelere göre davalının sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davalının «prim iadesi» itirazının yerinde görülmediği, dava konusu kayısı ağaçlarında meydana gelen hasarın meyve bağlama döneminde meydana geldiği, «muacceliyet» . tarihi hasadın «son» günü olup ıslahın yapıldığı tarihi itibariyle ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ....500,00 TL'nin dava tarih …
Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, “davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek «zeyilname» düzenlendiği” şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile davalı tarafın bu hususa ilişkin talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir. .
Bu durumda, gerekçeli karar “«ıslah»” yönünden kendi içinde çeliştiğinden davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. ...- Ayrıca davalı vekili, verim azalış zeyili düzenlendiğini ve «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı taraf ise bu konuya ilişkin bir yanıt vermemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davacı taşınmazlarındaki kayısı meyvesinin davalı tarafça don olayına karşı sigortalandığı, «rizikonun» ağacın meyve döneminde gerçekleştiği, bu durumun «sigorta teminatı kapsamında» kaldığı, yapılan «zeyilnamenin» tek taraflı yapıldığı, bu nedenle davacıyı bağlamayacağı, davacının uğradığı zararın 17.730,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 17.730,00 TL’nin hasat tarihi olan 10/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekili, davalı tarafından «hasar ihbarı» üzerine verim azalış zeyili düzenlediğini ve davacıya «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın da tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar ihbarı · sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı · teminat kapsamı · reeskont faizi · ihbar
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davacı taşınmazlarındaki kayısı meyvesinin davalı tarafça don olayına karşı sigortalandığı, «rizikonun» ağacın meyve döneminde gerçekleştiği, bu durumun «sigorta teminatı kapsamında» kaldığı, yapılan «zeyilnamenin» tek taraflı yapıldığı, bu nedenle davacıyı bağlamayacağı, davacının uğradığı zararın 17.730,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 17.730,00 TL’nin hasat tarihi olan 10/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekili, davalı tarafından «hasar ihbarı» üzerine verim azalış zeyili düzenlediğini ve davacıya «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1896 E. 2019/3815 K.
Ortak:prim iadesi · zeyilname · riziko · ek prim · ıslah · sigorta poliçesi · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı var · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, dava dilekçesinde belirtilen «müddeabihin» «ıslah» yolu ile artırılması ek dava niteliğinde olmayıp dava dilekçesinin kısmi ıslahı niteliğinde olduğu, yasada ayrıca düzenlenmesi ve kendine özgü kurallarının olması nedeniyle ıslahın ek dava olarak nitelendirilemeyeceği, ancak davaya karşı ileri sürülebilecek «zamanaşımı definin» ıslaha karşı ileri sürülemeyeceği, ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunulamayacağı ve ilk davanın da süresinde açılmış olması gözetildiğinde davalı vekilinin ıslah edilen miktar açısından zamanaşımı itirazının yerinde görülmediği, poliçelerin incelenmesinde «zeyilname» ile «teminat» miktarının düşürülmek sureti ile «prim» iadesine karar verildiği ancak zeyilname tarihinin «hasar» sonrası tarih olan 31/.../2010 tarihi olduğu, hasarın oluştuğu tarihte zeyilname bulunmayıp taraflar arasında dava konusu poliçelerin geçerli olduğu, davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek zeyilname düzenlendiğinden anılan poliçelere göre davalının sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davalının «prim iadesi» itirazının yerinde görülmediği, dava konusu kayısı ağaçlarında meydana gelen hasarın meyve bağlama döneminde meydana geldiği, «muacceliyet» . tarihi hasadın «son» günü olup ıslahın yapıldığı tarihi itibariyle ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ....500,00 TL'nin dava tarih …
Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, “davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek «zeyilname» düzenlendiği” şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile davalı tarafın bu hususa ilişkin talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir. .
Bu süre, sigorta bedelinin «muaccel» olduğu tarihten başlayacak olup, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B..... maddesinde kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, mahkemece “muacceliyet tarihi hasadın «son» günü olduğundan ve «ıslahın» yapıldığı tarih itibariyle ıslah edilen kısım yönünden «zamanaşımının» dolduğu gerekçesiyle ıslah edilen kısım yönünden davanın reddine” karar verilmiş ise de somut olayda dava konusu poliçelerde ilk hasat tarihi 31.07.2010, son hasat …
Benzer bu karardaMahkemece verilen karar Dairemizin 03.11.2016 tarih 2015/10395 Esas 2016/8700 Karar sayılı ilamı ile “… Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek «zeyilname» düzenlendiği şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile davalı tarafın bu hususa ilişkin talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş…” gerekçesi ile bozulmuştur …
… öre; davacının taşınmazlarında bulunan kayısı ağaçlarında don sebebiyle zarar meydana geldiği, zararın 76.729,20 TL olarak tespit edildiği, davalı vekili tarafından «ıslah» edilen miktarlar yönünden alacağın «zamanaşımına» uğradığı yönünde itirazda bulunulmuşsa da dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1268. maddesi ile ıslah tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1420. maddesi hükmü ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesi bir arada değerlendirildiğinde iki yıllık zamanaşımının «son» hasat tarihinden önce başlamayacağı, son hasat tarihinin bir kısım poliçelerde 16.08.2010, 841688 nolu poliçede ise 15.08.2010 tarihi olduğu ve ıslah tarihi olan 07/08/2012 tarihi itibariyle ıslah edilen miktar yönünden zamanaşımının dolmadığı ve iptal zeyili kapsamında davacı adına 18.399,34 TL alacak kaydedildiği, dava dilekçesindeki bedel ile ıslah edilen bedelin toplamından davacı adına alacak kaydedilen tazminat miktarının mahsubu gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 58.329,86 TL'nın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen tutarın 7.500,00 TL'sine dava tarihi olan 08/06/2010 tarihinden, bakiye 50.829,86 TL'sine ise ıslah tarihi olan 07/08/2012 tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına karar verilmiştir.
2- Dava, devlet destekli bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu kararda… öre; davacının taşınmazlarında bulunan kayısı ağaçlarında don sebebiyle zarar meydana geldiği, zararın 76.729,20 TL olarak tespit edildiği, davalı vekili tarafından «ıslah» edilen miktarlar yönünden alacağın «zamanaşımına» uğradığı yönünde itirazda bulunulmuşsa da dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1268. maddesi ile ıslah tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1420. maddesi hükmü ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesi bir arada değerlendirildiğinde iki yıllık zamanaşımının «son» hasat tarihinden önce başlamayacağı, son hasat tarihinin bir kısım poliçelerde 16.08.2010, 841688 nolu poliçede ise 15.08.2010 tarihi olduğu ve ıslah tarihi olan 07/08/2012 tarihi itibariyle ıslah edilen miktar yönünden zamanaşımının dolmadığı ve iptal zeyili kapsamında davacı adına 18.399,34 TL alacak kaydedildiği, dava dilekçesindeki bedel ile ıslah edilen bedelin toplamından davacı adına alacak kaydedilen tazminat miktarının mahsubu gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 58.329,86 TL'nın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen tutarın 7.500,00 TL'sine dava tarihi olan 08/06/2010 tarihinden, bakiye 50.829,86 TL'sine ise ıslah tarihi olan 07/08/2012 tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına karar verilmiştir.
-
Devlet destekli bitkisel ürün sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16452 E. 2014/5469 K.
Ortak:zeyilname · temerrüt tarihi · sigorta poliçesi · hasar · temerrüt · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, dava dilekçesinde belirtilen «müddeabihin» «ıslah» yolu ile artırılması ek dava niteliğinde olmayıp dava dilekçesinin kısmi ıslahı niteliğinde olduğu, yasada ayrıca düzenlenmesi ve kendine özgü kurallarının olması nedeniyle ıslahın ek dava olarak nitelendirilemeyeceği, ancak davaya karşı ileri sürülebilecek «zamanaşımı definin» ıslaha karşı ileri sürülemeyeceği, ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunulamayacağı ve ilk davanın da süresinde açılmış olması gözetildiğinde davalı vekilinin ıslah edilen miktar açısından zamanaşımı itirazının yerinde görülmediği, poliçelerin incelenmesinde «zeyilname» ile «teminat» miktarının düşürülmek sureti ile «prim» iadesine karar verildiği ancak zeyilname tarihinin «hasar» sonrası tarih olan 31/.../2010 tarihi olduğu, hasarın oluştuğu tarihte zeyilname bulunmayıp taraflar arasında dava konusu poliçelerin geçerli olduğu, davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek zeyilname düzenlendiğinden anılan poliçelere göre davalının sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davalının «prim iadesi» itirazının yerinde görülmediği, dava konusu kayısı ağaçlarında meydana gelen hasarın meyve bağlama döneminde meydana geldiği, «muacceliyet» . tarihi hasadın «son» günü olup ıslahın yapıldığı tarihi itibariyle ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ....500,00 TL'nin dava tarih …
Bu süre, sigorta bedelinin «muaccel» olduğu tarihten başlayacak olup, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B..... maddesinde kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, mahkemece “muacceliyet tarihi hasadın «son» günü olduğundan ve «ıslahın» yapıldığı tarih itibariyle ıslah edilen kısım yönünden «zamanaşımının» dolduğu gerekçesiyle ıslah edilen kısım yönünden davanın reddine” karar verilmiş ise de somut olayda dava konusu poliçelerde ilk hasat tarihi 31.07.2010, son hasat …
Bu durumda mahkemece «ıslah» edilen kısım yönünden «temerrüt tarihinin» anılan genel şart hükmüne göre belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ıslah edilen kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… davacının oluşan zararının 32.861,04 TL olduğu tespit edilmiş ise de; 865789, 865741, 865647, 865696, 866009, 865990 ve 866019 numaralı poliçelerin iptal edilerek, «zeyilname» ile kayıt altına alındığı ve poliçe bedellerinin ise davacının hesabına alacak olarak kaydedildiği, davacı sigorta şirketi tarafından düzenlenen bu zeyilnamelerin iptal mahiyetinde olup, davacının beyanına istinaden düzenlendiği ve poliçe bedellerinin de iade edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; 3.342,72 TL «hasar» bedelinin (tazminatın), «temerrüt tarihi» olan 11/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte, davalı TARSİM A.Ş'den tahsili ile davacıya ödenmesine; bu hususta fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, devlet destekli bitkisel ürün «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davaya konu 865789, 865741, 865647, 865696, 866009, 865990 ve 866019 poliçelerin davacının beyanı ile iptale edildiği gerekçesiyle, bu poliçe ile ilgili istemin reddine karar verilmiştir.
Ancak her ne kadar davalı tarafça dosyaya «ibraz» edilen «zeyilnamede» “«sigorta ettirenin»/sigortalının beyanına istinaden bu poliçenin başlangıcından itibaren iptal edildiği” belirtilmişse de davacının iptale yönelik böyle bir beyanı olduğuna ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmadığı gibi davacı da bu konuda beyanı olmadığını açıkça ifade etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta ettiren · yasal faiz · ibraz
Benzer bu karardaAncak her ne kadar davalı tarafça dosyaya «ibraz» edilen «zeyilnamede» “«sigorta ettirenin»/sigortalının beyanına istinaden bu poliçenin başlangıcından itibaren iptal edildiği” belirtilmişse de davacının iptale yönelik böyle bir beyanı olduğuna ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmadığı gibi davacı da bu konuda beyanı olmadığını açıkça ifade etmiştir.
… davacının oluşan zararının 32.861,04 TL olduğu tespit edilmiş ise de; 865789, 865741, 865647, 865696, 866009, 865990 ve 866019 numaralı poliçelerin iptal edilerek, «zeyilname» ile kayıt altına alındığı ve poliçe bedellerinin ise davacının hesabına alacak olarak kaydedildiği, davacı sigorta şirketi tarafından düzenlenen bu zeyilnamelerin iptal mahiyetinde olup, davacının beyanına istinaden düzenlendiği ve poliçe bedellerinin de iade edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; 3.342,72 TL «hasar» bedelinin (tazminatın), «temerrüt tarihi» olan 11/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte, davalı TARSİM A.Ş'den tahsili ile davacıya ödenmesine; bu hususta fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16304 E. 2015/2149 K.
Ortak:zeyilname · riziko · ek prim · ıslah · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, dava dilekçesinde belirtilen «müddeabihin» «ıslah» yolu ile artırılması ek dava niteliğinde olmayıp dava dilekçesinin kısmi ıslahı niteliğinde olduğu, yasada ayrıca düzenlenmesi ve kendine özgü kurallarının olması nedeniyle ıslahın ek dava olarak nitelendirilemeyeceği, ancak davaya karşı ileri sürülebilecek «zamanaşımı definin» ıslaha karşı ileri sürülemeyeceği, ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunulamayacağı ve ilk davanın da süresinde açılmış olması gözetildiğinde davalı vekilinin ıslah edilen miktar açısından zamanaşımı itirazının yerinde görülmediği, poliçelerin incelenmesinde «zeyilname» ile «teminat» miktarının düşürülmek sureti ile «prim» iadesine karar verildiği ancak zeyilname tarihinin «hasar» sonrası tarih olan 31/.../2010 tarihi olduğu, hasarın oluştuğu tarihte zeyilname bulunmayıp taraflar arasında dava konusu poliçelerin geçerli olduğu, davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek zeyilname düzenlendiğinden anılan poliçelere göre davalının sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davalının «prim iadesi» itirazının yerinde görülmediği, dava konusu kayısı ağaçlarında meydana gelen hasarın meyve bağlama döneminde meydana geldiği, «muacceliyet» . tarihi hasadın «son» günü olup ıslahın yapıldığı tarihi itibariyle ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ....500,00 TL'nin dava tarih …
Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, “davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek «zeyilname» düzenlendiği” şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile davalı tarafın bu hususa ilişkin talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir. .
Bu süre, sigorta bedelinin «muaccel» olduğu tarihten başlayacak olup, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B..... maddesinde kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, mahkemece “muacceliyet tarihi hasadın «son» günü olduğundan ve «ıslahın» yapıldığı tarih itibariyle ıslah edilen kısım yönünden «zamanaşımının» dolduğu gerekçesiyle ıslah edilen kısım yönünden davanın reddine” karar verilmiş ise de somut olayda dava konusu poliçelerde ilk hasat tarihi 31.07.2010, son hasat …
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «hasarın» ağaçların meyve döneminde meydana geldiği, bu nedenle poliçe «teminatı kapsamında» olduğu, zarar miktarının 33.750 TL olarak belirlendiği ancak davacının «ıslah» talebinin zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren «ticari faizi» ile tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, davalı vekili rapora itiraz dilekçesine dava konusu poliçelere ilişkin olduğu anlaşılan verim azalış «zeyilnamesi» ekleyerek, «riziko» sonrası verim değişikliği nedeniyle 7.165,52 TL tutarında «primin» davacıya iade edildiğini ve tazminatın hesabında bunun dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
… Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozma ilamından sonra «ıslah» edilen kısmın mahkemece zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmişse de 04.02.1948 tarih ve 10-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca hükmün, Yargıtay’ca …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat kapsamı · ticari faiz · mahsup
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «hasarın» ağaçların meyve döneminde meydana geldiği, bu nedenle poliçe «teminatı kapsamında» olduğu, zarar miktarının 33.750 TL olarak belirlendiği ancak davacının «ıslah» talebinin zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren «ticari faizi» ile tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, iade edildiği iddia edilen «primin» tazminattan «mahsup» edilip edilmeyeceği hususu değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/10395 E. , 2016/8700 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
.
Taraflar arasında görülen davada ..... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27/01/2015 tarih ve 2014/269-2015/... sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01/.../2016 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı nezdinde bitkisel ürün sigorta poliçesi kapsamında sigortalı bulunan kayısı bahçelerinde 2010 yılı Nisan ayı sonlarında kayısıların meyve bağlama döneminde don hasarı meydana geldiğini, bu kapsamda yapılan ekspertiz çalışmasında hasar oranı "0" olarak belirtilmesine rağmen, mahkeme aracılığıyla yapılan tespitte bahçelerdeki hasarın tespit edildiğini ileri sürerek, şimdilik ....500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 07.08.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile 76.729,00 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, sigortalı ürünlerde teminat kapsamında bir don hasarına rastlanmadığını, çiçeklenme döneminde yaşanan don zararının teminat kapsamı dışında olduğunu, müvekkilinin yokluğunda ve tek taraflı olarak yapılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporunun delil olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, dava dilekçesinde belirtilen müddeabihin ıslah yolu ile artırılması ek dava niteliğinde olmayıp dava dilekçesinin kısmi ıslahı niteliğinde olduğu, yasada ayrıca düzenlenmesi ve kendine özgü kurallarının olması nedeniyle ıslahın ek dava olarak nitelendirilemeyeceği, ancak davaya karşı ileri sürülebilecek zamanaşımı definin ıslaha karşı ileri sürülemeyeceği, ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunulamayacağı ve ilk davanın da süresinde açılmış olması gözetildiğinde davalı vekilinin ıslah edilen miktar açısından zamanaşımı itirazının yerinde görülmediği, poliçelerin incelenmesinde zeyilname ile teminat miktarının düşürülmek sureti ile prim iadesine karar verildiği ancak zeyilname tarihinin hasar sonrası tarih olan 31/.../2010 tarihi olduğu, hasarın oluştuğu tarihte zeyilname bulunmayıp taraflar arasında dava konusu poliçelerin geçerli olduğu, davalı şirketçe rizikonun gerçekleştiği bilinerek zeyilname düzenlendiğinden anılan poliçelere göre davalının sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davalının prim iadesi itirazının yerinde görülmediği, dava konusu kayısı ağaçlarında meydana gelen hasarın meyve bağlama döneminde meydana geldiği, muacceliyet .
tarihi hasadın son günü olup ıslahın yapıldığı tarihi itibariyle ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ....500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
...-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (...) nolu bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...-Dava, devlet destekli bitkisel ürün sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı tarafça 07.08.2012 tarihli dilekçe ile dava değeri ıslah edilip ....08.2012 tarihinde ıslah harcı yatırılması üzerine, davalı vekilince süresi içinde zamanaşımı def’inde bulunulmuştur. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1268. maddesi ile ıslah tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1420. maddesi hükmü gereğince, sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebeler, iki yılda müruruzamana uğrar. Bu süre, sigorta bedelinin muaccel olduğu tarihten başlayacak olup, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.....
maddesinde kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, mahkemece “muacceliyet tarihi hasadın son günü olduğundan ve ıslahın yapıldığı tarih itibariyle ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle ıslah edilen kısım yönünden davanın reddine” karar verilmiş ise de somut olayda dava konusu poliçelerde ilk hasat tarihi 31.07.2010, son hasat tarihi ise bir kısım poliçelerde ....08.2010, 841688 nolu poliçede ise ....08.2010 tarihidir. Bu durumda mahkemece ıslah edilen kısım yönünden temerrüt tarihinin anılan genel şart hükmüne göre belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ıslah edilen kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca mahkemece gerekçeli kararın .... sayfasında “...Dava dilekçesinde belirtilen dava konusunun (müddeabih) ıslah yolu ile artırılması ek dava niteliğinde olmayıp dava dilekçesinin kısmi ıslahı niteliğindedir. Yasada ayrıca düzenlenmiş olması ve kendine özgü kurallarının olması nedeniyle ıslah ek dava olarak nitelendirilemez. Bu nedenle ancak davaya karşı ileri sürülebilecek zamanaşımı defi, ıslaha karşı ileri sürülemez. İzah edildiği üzere ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunulamayacağı ve ilk davanın da süresinde açılmış olması gözetildiğinde davalı vekilinin ıslah edilen miktar açısından zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir....” denilmesine rağmen gerekçeli kararın .... sayfasında “ ...
muacceliyet tarihi hasadın son günü olduğundan ve ıslahın yapıldığı tarih itibariyle ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımı dolduğu anlaşıldığından, ıslah ile arttırılan kısmın zamanaşımına uğradığı kabul edilerek ıslah edilen kısmın reddine karar verilmesi gerekmiştir....” denilmiştir. Bu durumda, gerekçeli karar “ıslah” yönünden kendi içinde çeliştiğinden davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
...- Ayrıca davalı vekili, verim azalış zeyili düzenlendiğini ve prim iadesi yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı taraf ise bu konuya ilişkin bir yanıt vermemiştir. Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, prim iadesi yapılmış ise iade edilen tutarın tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, “davalı şirketçe rizikonun gerçekleştiği bilinerek zeyilname düzenlendiği” şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile davalı tarafın bu hususa ilişkin talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
.
SONUÇ
Yukarıda (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, takdir olunan ....350,00 TL duruşma vekalet ücretinin herbir taraftan alınarak yekdiğerine verilmesine, 03/.../2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/277198000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz