Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/16304 E. 2015/2149 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zeyilname↗ teminat kapsamı↗ ticari faiz↗ riziko↗ ek prim↗ mahsup↗ içtihadı birleştirme kararı↗ ıslah↗ hasar↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu hasarın ağaçların meyve döneminde meydana geldiği, bu nedenle poliçe teminatı kapsamında olduğu, zarar miktarının 33.750 TL olarak belirlendiği ancak davacının ıslah talebinin zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozma ilamından sonra ıslah edilen kısmın mahkemece zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmişse de 04.02.1948 tarih ve 10-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca hükmün, Yargıtay’ca bozulmasından sonra ıslah yapılamayacağı dikkate alınıp, ıslah isteminin bu yönden reddine karar verilmesi gerektiği gibi mahkemece zaman aşımı başlangıcının Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları hükümlerine aykırı olarak dava tarihi olarak belirlenmesinin sonuca etkili olmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalı vekili rapora itiraz dilekçesine dava konusu poliçelere ilişkin olduğu anlaşılan verim azalış zeyilnamesi ekleyerek, riziko sonrası verim değişikliği nedeniyle 7.165,52 TL tutarında primin davacıya iade edildiğini ve tazminatın hesabında bunun dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu zeyilname incelenmemiştir. Bu durumda mahkemece, iade edildiği iddia edilen primin tazminattan mahsup edilip edilmeyeceği hususu değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6303 E. 2014/12608 K.
Ortak:zeyilname · riziko · ek prim · hasar
İncelediğiniz kararda2- Ancak, davalı vekili rapora itiraz dilekçesine dava konusu poliçelere ilişkin olduğu anlaşılan verim azalış «zeyilnamesi» ekleyerek, «riziko» sonrası verim değişikliği nedeniyle 7.165,52 TL tutarında «primin» davacıya iade edildiğini ve tazminatın hesabında bunun dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «hasarın» ağaçların meyve döneminde meydana geldiği, bu nedenle poliçe «teminatı kapsamında» olduğu, zarar miktarının 33.750 TL olarak belirlendiği ancak davacının «ıslah» talebinin zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren «ticari faizi» ile tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu «zeyilname» incelenmemiştir.
Benzer bu karardaAyrıca, davalı taraf 17.04.2012 tarihli dilekçesi ekinde «zeyilname» sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 5.381,74 TL «prim» tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen don «rizikosunun» meyve oluşum döneminde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 29.184,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın B.7. maddesinde “«hasar» dosyası tekamül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ö …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · temerrüt faizi · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaDavacı vekili tarafından poliçede öngörülen ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizine» hükmedilmesi talep edilmiş olup, mahkemece 18.05.2010 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen don «rizikosunun» meyve oluşum döneminde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 29.184,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ayrıca, davalı taraf 17.04.2012 tarihli dilekçesi ekinde «zeyilname» sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 5.381,74 TL «prim» tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12875 E. 2018/4249 K.
Ortak:zeyilname · teminat kapsamı · riziko · ek prim · hasar · teminat · Sigorta
İncelediğiniz karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «hasarın» ağaçların meyve döneminde meydana geldiği, bu nedenle poliçe «teminatı kapsamında» olduğu, zarar miktarının 33.750 TL olarak belirlendiği ancak davacının «ıslah» talebinin zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren «ticari faizi» ile tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, davalı vekili rapora itiraz dilekçesine dava konusu poliçelere ilişkin olduğu anlaşılan verim azalış «zeyilnamesi» ekleyerek, «riziko» sonrası verim değişikliği nedeniyle 7.165,52 TL tutarında «primin» davacıya iade edildiğini ve tazminatın hesabında bunun dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu «zeyilname» incelenmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davacı taşınmazlarındaki kayısı meyvesinin davalı tarafça don olayına karşı sigortalandığı, «rizikonun» ağacın meyve döneminde gerçekleştiği, bu durumun «sigorta teminatı kapsamında» kaldığı, yapılan «zeyilnamenin» tek taraflı yapıldığı, bu nedenle davacıyı bağlamayacağı, davacının uğradığı zararın 17.730,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 17.730,00 TL’nin hasat tarihi olan 10/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekili, davalı tarafından «hasar ihbarı» üzerine verim azalış zeyili düzenlediğini ve davacıya «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın da tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim iadesi · hasar ihbarı · sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı · reeskont faizi · ihbar · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davacı taşınmazlarındaki kayısı meyvesinin davalı tarafça don olayına karşı sigortalandığı, «rizikonun» ağacın meyve döneminde gerçekleştiği, bu durumun «sigorta teminatı kapsamında» kaldığı, yapılan «zeyilnamenin» tek taraflı yapıldığı, bu nedenle davacıyı bağlamayacağı, davacının uğradığı zararın 17.730,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 17.730,00 TL’nin hasat tarihi olan 10/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekili, davalı tarafından «hasar ihbarı» üzerine verim azalış zeyili düzenlediğini ve davacıya «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır.
2- Dava, bitkisel «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın da tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16714 E. 2014/4770 K.
Ortak:zeyilname · ek prim · hasar
İncelediğiniz kararda2- Ancak, davalı vekili rapora itiraz dilekçesine dava konusu poliçelere ilişkin olduğu anlaşılan verim azalış «zeyilnamesi» ekleyerek, «riziko» sonrası verim değişikliği nedeniyle 7.165,52 TL tutarında «primin» davacıya iade edildiğini ve tazminatın hesabında bunun dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «hasarın» ağaçların meyve döneminde meydana geldiği, bu nedenle poliçe «teminatı kapsamında» olduğu, zarar miktarının 33.750 TL olarak belirlendiği ancak davacının «ıslah» talebinin zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren «ticari faizi» ile tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu «zeyilname» incelenmemiştir.
Benzer bu karardaDavalı taraf, «bilirkişi raporuna itiraz» ettiği 13/05/2013 «havale» tarihli dilekçesi ekinde «zeyilname» sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 2.338,17 TL «prim» tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması . gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… kapsamına göre, dava konusu don olayının sigortalanan kayısı ağaçlarının meyve bağlama döneminde gerçekleştiği ve oluşan zararın sigorta kapsamında olduğu, davanın «zamanaşımı» süresi içerisinde açıldığı gerekçesiyle açılan davanın kabulü ile 13.708 TL «hasar» bedelinin, «temerrüt tarihi» olan 30/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · temerrüt tarihi · reeskont faizi · olumsuz oy · havale · temerrüt · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… kapsamına göre, dava konusu don olayının sigortalanan kayısı ağaçlarının meyve bağlama döneminde gerçekleştiği ve oluşan zararın sigorta kapsamında olduğu, davanın «zamanaşımı» süresi içerisinde açıldığı gerekçesiyle açılan davanın kabulü ile 13.708 TL «hasar» bedelinin, «temerrüt tarihi» olan 30/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı taraf, «bilirkişi raporuna itiraz» ettiği 13/05/2013 «havale» tarihli dilekçesi ekinde «zeyilname» sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 2.338,17 TL «prim» tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması . gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10395 E. 2016/8700 K.
Ortak:zeyilname · riziko · ek prim · ıslah · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «hasarın» ağaçların meyve döneminde meydana geldiği, bu nedenle poliçe «teminatı kapsamında» olduğu, zarar miktarının 33.750 TL olarak belirlendiği ancak davacının «ıslah» talebinin zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren «ticari faizi» ile tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, davalı vekili rapora itiraz dilekçesine dava konusu poliçelere ilişkin olduğu anlaşılan verim azalış «zeyilnamesi» ekleyerek, «riziko» sonrası verim değişikliği nedeniyle 7.165,52 TL tutarında «primin» davacıya iade edildiğini ve tazminatın hesabında bunun dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
… Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozma ilamından sonra «ıslah» edilen kısmın mahkemece zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmişse de 04.02.1948 tarih ve 10-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca hükmün, Yargıtay’ca …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, dava dilekçesinde belirtilen «müddeabihin» «ıslah» yolu ile artırılması ek dava niteliğinde olmayıp dava dilekçesinin kısmi ıslahı niteliğinde olduğu, yasada ayrıca düzenlenmesi ve kendine özgü kurallarının olması nedeniyle ıslahın ek dava olarak nitelendirilemeyeceği, ancak davaya karşı ileri sürülebilecek «zamanaşımı definin» ıslaha karşı ileri sürülemeyeceği, ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunulamayacağı ve ilk davanın da süresinde açılmış olması gözetildiğinde davalı vekilinin ıslah edilen miktar açısından zamanaşımı itirazının yerinde görülmediği, poliçelerin incelenmesinde «zeyilname» ile «teminat» miktarının düşürülmek sureti ile «prim» iadesine karar verildiği ancak zeyilname tarihinin «hasar» sonrası tarih olan 31/.../2010 tarihi olduğu, hasarın oluştuğu tarihte zeyilname bulunmayıp taraflar arasında dava konusu poliçelerin geçerli olduğu, davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek zeyilname düzenlendiğinden anılan poliçelere göre davalının sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davalının «prim iadesi» itirazının yerinde görülmediği, dava konusu kayısı ağaçlarında meydana gelen hasarın meyve bağlama döneminde meydana geldiği, «muacceliyet» . tarihi hasadın «son» günü olup ıslahın yapıldığı tarihi itibariyle ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ....500,00 TL'nin dava tarih …
Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, “davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek «zeyilname» düzenlendiği” şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile davalı tarafın bu hususa ilişkin talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir. .
Bu süre, sigorta bedelinin «muaccel» olduğu tarihten başlayacak olup, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B..... maddesinde kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, mahkemece “muacceliyet tarihi hasadın «son» günü olduğundan ve «ıslahın» yapıldığı tarih itibariyle ıslah edilen kısım yönünden «zamanaşımının» dolduğu gerekçesiyle ıslah edilen kısım yönünden davanın reddine” karar verilmiş ise de somut olayda dava konusu poliçelerde ilk hasat tarihi 31.07.2010, son hasat …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah harcı · prim iadesi · müddeabih · zamanaşımı defi · temerrüt tarihi · zamanaşımı def'i · muacceliyet · def'i
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, dava dilekçesinde belirtilen «müddeabihin» «ıslah» yolu ile artırılması ek dava niteliğinde olmayıp dava dilekçesinin kısmi ıslahı niteliğinde olduğu, yasada ayrıca düzenlenmesi ve kendine özgü kurallarının olması nedeniyle ıslahın ek dava olarak nitelendirilemeyeceği, ancak davaya karşı ileri sürülebilecek «zamanaşımı definin» ıslaha karşı ileri sürülemeyeceği, ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunulamayacağı ve ilk davanın da süresinde açılmış olması gözetildiğinde davalı vekilinin ıslah edilen miktar açısından zamanaşımı itirazının yerinde görülmediği, poliçelerin incelenmesinde «zeyilname» ile «teminat» miktarının düşürülmek sureti ile «prim» iadesine karar verildiği ancak zeyilname tarihinin «hasar» sonrası tarih olan 31/.../2010 tarihi olduğu, hasarın oluştuğu tarihte zeyilname bulunmayıp taraflar arasında dava konusu poliçelerin geçerli olduğu, davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek zeyilname düzenlendiğinden anılan poliçelere göre davalının sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davalının «prim iadesi» itirazının yerinde görülmediği, dava konusu kayısı ağaçlarında meydana gelen hasarın meyve bağlama döneminde meydana geldiği, «muacceliyet» . tarihi hasadın «son» günü olup ıslahın yapıldığı tarihi itibariyle ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ....500,00 TL'nin dava tarih …
Davacı tarafça 07.08.2012 tarihli dilekçe ile dava değeri «ıslah» edilip ....08.2012 tarihinde «ıslah harcı» yatırılması üzerine, davalı vekilince süresi içinde «zamanaşımı def»’inde bulunulmuştur.
Bu süre, sigorta bedelinin «muaccel» olduğu tarihten başlayacak olup, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B..... maddesinde kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, mahkemece “muacceliyet tarihi hasadın «son» günü olduğundan ve «ıslahın» yapıldığı tarih itibariyle ıslah edilen kısım yönünden «zamanaşımının» dolduğu gerekçesiyle ıslah edilen kısım yönünden davanın reddine” karar verilmiş ise de somut olayda dava konusu poliçelerde ilk hasat tarihi 31.07.2010, son hasat …
Bu durumda mahkemece «ıslah» edilen kısım yönünden «temerrüt tarihinin» anılan genel şart hükmüne göre belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ıslah edilen kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10958 E. 2018/4784 K.
Ortak:zeyilname · riziko
İncelediğiniz kararda2- Ancak, davalı vekili rapora itiraz dilekçesine dava konusu poliçelere ilişkin olduğu anlaşılan verim azalış «zeyilnamesi» ekleyerek, «riziko» sonrası verim değişikliği nedeniyle 7.165,52 TL tutarında «primin» davacıya iade edildiğini ve tazminatın hesabında bunun dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu «zeyilname» incelenmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «rizikonun» gerçekleştiği ve zarar miktarının 18.500,83 TL olduğu, ancak rizikonun gerçekleşmesiyle ödenecek bedelin «sigorta poliçesinde» 16.800,00 TL olduğu, davalı ... şirketince daha önce ödenen 14.280,00 TL’nin mahsubu ile bakiye miktarın davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.579,17 TL’nin 25/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı taraf, «sigorta poliçesinde» ağaç başına alınan verimin daha fazla olması gerektiğini, davalı tarafça sonradan düzenlenen «zeyilname» ile değiştirilmesinin doğru olmadığını, ödenen «sigorta tazminatının» az olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmıştır.
Bu durumda, mahkemece davacının iddiası değerlendirilerek «sigorta poliçesi» ve «zeyilname» uyarınca davacıya ödenen tazminatın yerinde olup olmadığının tespiti gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tazminatı · sigorta poliçesi · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «rizikonun» gerçekleştiği ve zarar miktarının 18.500,83 TL olduğu, ancak rizikonun gerçekleşmesiyle ödenecek bedelin «sigorta poliçesinde» 16.800,00 TL olduğu, davalı ... şirketince daha önce ödenen 14.280,00 TL’nin mahsubu ile bakiye miktarın davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.579,17 TL’nin 25/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı taraf, «sigorta poliçesinde» ağaç başına alınan verimin daha fazla olması gerektiğini, davalı tarafça sonradan düzenlenen «zeyilname» ile değiştirilmesinin doğru olmadığını, ödenen «sigorta tazminatının» az olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmıştır.
1-Dava, devlet destekli bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davacının iddiası değerlendirilerek «sigorta poliçesi» ve «zeyilname» uyarınca davacıya ödenen tazminatın yerinde olup olmadığının tespiti gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10953 E. 2014/17948 K.
Ortak:ek prim · mahsup · hasar
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, iade edildiği iddia edilen «primin» tazminattan «mahsup» edilip edilmeyeceği hususu değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «hasarın» ağaçların meyve döneminde meydana geldiği, bu nedenle poliçe «teminatı kapsamında» olduğu, zarar miktarının 33.750 TL olarak belirlendiği ancak davacının «ıslah» talebinin zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren «ticari faizi» ile tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, davalı vekili rapora itiraz dilekçesine dava konusu poliçelere ilişkin olduğu anlaşılan verim azalış «zeyilnamesi» ekleyerek, «riziko» sonrası verim değişikliği nedeniyle 7.165,52 TL tutarında «primin» davacıya iade edildiğini ve tazminatın hesabında bunun dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
Benzer bu karardaAncak, davalı vekili «hasar ihbarı» üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde fırtına hasarı değil fizyolojik verim «kaybı» tespit edilmesi üzerine verim azalış zeyili düzenlendiğini ve «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılmadığını iddia etmiştir.
Mahkemece, davalının beyan ettiği «prim iade» tutarı tazminattan «mahsup» edilmiş ise de; davacının, kendisine prim iadesi yapılmadığına yönelik beyanı karşısında mahkemece davalı Sigorta Şirketinden prim iadesi yapıldığına ilişkin deliller sorulmadan ve bu konuda hiçbir araştırma yapılmadan prim iadesi yapıldığının kabulü ile hesaplama yapılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, zararın «sigorta poliçesi» kapsamında kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 26.687,08 TL'nin («prim iadesi» düşüldükten sonra) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim iadesi · hasar ihbarı · kâr kaybı · ihbar · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaAncak, davalı vekili «hasar ihbarı» üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde fırtına hasarı değil fizyolojik verim «kaybı» tespit edilmesi üzerine verim azalış zeyili düzenlendiğini ve «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılmadığını iddia etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, zararın «sigorta poliçesi» kapsamında kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 26.687,08 TL'nin («prim iadesi» düşüldükten sonra) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının beyan ettiği «prim iade» tutarı tazminattan «mahsup» edilmiş ise de; davacının, kendisine prim iadesi yapılmadığına yönelik beyanı karşısında mahkemece davalı Sigorta Şirketinden prim iadesi yapıldığına ilişkin deliller sorulmadan ve bu konuda hiçbir araştırma yapılmadan prim iadesi yapıldığının kabulü ile hesaplama yapılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/16304 E. , 2015/2149 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22/04/2014 tarih ve 2013/494-2014/319 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının bahçesindeki kayısı ağaçlarının, don afetinden dolayı zarar gördüğünü, eksper raporu ile verim düşüklüğünün saptanmış olduğunu, davadan önce yaptırdıkları tespit sonucu, don nedeniyle kayısı ağaçlarındaki hasar oranının %90, zararın ise 23.060,16 TL olduğunun belirlendiğini, ancak davalı sigorta şirketince zararının ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin ticari faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talebini 33.957,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, don olayının kayısı ağaçlarının çiçeklenme dönemindeyken yaşandığını, oysa sigorta poliçesinin teminat kapsamının, meyve bağlama dönemine girmesinden sonra başladığını, Bakanlar Kurulu Kararı ile 01.01.2010 ile 30.04.2010 tarihleri arası yaşanan don afetleri nedeniyle zarar gören çiftçilere dekar başına 150.00 TL telafi amaçlı destek ödemesi yapılmasının kararlaştırıldığını, davacının da 9.600.00 TL destek aldığını, bu nedenle müvekkili şirketin hasardan sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, ıslaha karşı da zaman aşımı itirazında bulunmuştur.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu hasarın ağaçların meyve döneminde meydana geldiği, bu nedenle poliçe teminatı kapsamında olduğu, zarar miktarının 33.750 TL olarak belirlendiği ancak davacının ıslah talebinin zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozma ilamından sonra ıslah edilen kısmın mahkemece zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmişse de 04.02.1948 tarih ve 10-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca hükmün, Yargıtay’ca bozulmasından sonra ıslah yapılamayacağı dikkate alınıp, ıslah isteminin bu yönden reddine karar verilmesi gerektiği gibi mahkemece zaman aşımı başlangıcının Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları hükümlerine aykırı olarak dava tarihi olarak belirlenmesinin sonuca etkili olmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalı vekili rapora itiraz dilekçesine dava konusu poliçelere ilişkin olduğu anlaşılan verim azalış zeyilnamesi ekleyerek, riziko sonrası verim değişikliği nedeniyle 7.165,52 TL tutarında primin davacıya iade edildiğini ve tazminatın hesabında bunun dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu zeyilname incelenmemiştir. Bu durumda mahkemece, iade edildiği iddia edilen primin tazminattan mahsup edilip edilmeyeceği hususu değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 18/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/170722800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz