Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6303 E. 2014/12608 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zeyilname↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ ek prim↗ olumsuz oy↗ temerrüt faizi↗ hasar↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen don rizikosunun meyve oluşum döneminde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 29.184,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından poliçede öngörülen ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizine hükmedilmesi talep edilmiş olup, mahkemece 18.05.2010 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiştir. Oysa, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın B.7. maddesinde “hasar dosyası tekamül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği” belirtilmiş olup mahkemece, faiz başlangıcının buna göre belirlenmesi gerekir iken hasat tarihi göz önüne alınmaksızın yazılı şekilde 18.05.2010 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, davalı taraf 17.04.2012 tarihli dilekçesi ekinde zeyilname sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 5.381,74 TL prim tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16714 E. 2014/4770 K.
Ortak:zeyilname · ek prim · olumsuz oy · hasar · temerrüt
İncelediğiniz karardaAyrıca, davalı taraf 17.04.2012 tarihli dilekçesi ekinde «zeyilname» sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 5.381,74 TL «prim» tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen don «rizikosunun» meyve oluşum döneminde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 29.184,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından poliçede öngörülen ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizine» hükmedilmesi talep edilmiş olup, mahkemece 18.05.2010 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmiştir.
Benzer bu karardaDavalı taraf, «bilirkişi raporuna itiraz» ettiği 13/05/2013 «havale» tarihli dilekçesi ekinde «zeyilname» sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 2.338,17 TL «prim» tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması . gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… kapsamına göre, dava konusu don olayının sigortalanan kayısı ağaçlarının meyve bağlama döneminde gerçekleştiği ve oluşan zararın sigorta kapsamında olduğu, davanın «zamanaşımı» süresi içerisinde açıldığı gerekçesiyle açılan davanın kabulü ile 13.708 TL «hasar» bedelinin, «temerrüt tarihi» olan 30/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · temerrüt tarihi · reeskont faizi · havale · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… kapsamına göre, dava konusu don olayının sigortalanan kayısı ağaçlarının meyve bağlama döneminde gerçekleştiği ve oluşan zararın sigorta kapsamında olduğu, davanın «zamanaşımı» süresi içerisinde açıldığı gerekçesiyle açılan davanın kabulü ile 13.708 TL «hasar» bedelinin, «temerrüt tarihi» olan 30/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı taraf, «bilirkişi raporuna itiraz» ettiği 13/05/2013 «havale» tarihli dilekçesi ekinde «zeyilname» sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 2.338,17 TL «prim» tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması . gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4700 E. 2013/20606 K.
Ortak:zeyilname · ek prim · olumsuz oy · temerrüt faizi · hasar · avans faizi · temerrüt · Tazminat
İncelediğiniz karardaDavacı vekili tarafından poliçede öngörülen ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizine» hükmedilmesi talep edilmiş olup, mahkemece 18.05.2010 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmiştir.
Ayrıca, davalı taraf 17.04.2012 tarihli dilekçesi ekinde «zeyilname» sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 5.381,74 TL «prim» tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen don «rizikosunun» meyve oluşum döneminde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 29.184,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen «hasarın» don olayından kaynaklandığı, hasarın, kayısı ağaçlarının çiçeklenme dönemini bitirip meyveye döndüğü dönemde meydana gelmesi nedeniyle «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» kaldığı, davalı taraf don olayı nedeni ile davacıya devlet tarafından destekleme ödemesi yapıldığından bu miktarın «mahsup» edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de ilgili mevzuat uyarınca söz konusu ödemenin yersiz olduğunun anlaşılması durumunda devlet tarafından tahsil edilmesi imkanı bulunduğundan bu savunmaya itibar edilmediği, davacın «ihtarının tebliğinden» itibaren 7 günlük süre geçtikten sonra 14.05.2010 tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 11.340 TL'nin 14.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından poliçede öngörülen ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizine» hükmedilmesi talep edilmiş olup, mahkemece 14.05.2010 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmiştir.
Ayrıca, davalı taraf 17.04.2012 tarihli dilekçesi ekinde «zeyilname» sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 1.680,74 TL «prim» tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar tebliği · teminat kapsamı · mahsup · ihtar · sigorta poliçesi · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen «hasarın» don olayından kaynaklandığı, hasarın, kayısı ağaçlarının çiçeklenme dönemini bitirip meyveye döndüğü dönemde meydana gelmesi nedeniyle «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» kaldığı, davalı taraf don olayı nedeni ile davacıya devlet tarafından destekleme ödemesi yapıldığından bu miktarın «mahsup» edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de ilgili mevzuat uyarınca söz konusu ödemenin yersiz olduğunun anlaşılması durumunda devlet tarafından tahsil edilmesi imkanı bulunduğundan bu savunmaya itibar edilmediği, davacın «ihtarının tebliğinden» itibaren 7 günlük süre geçtikten sonra 14.05.2010 tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 11.340 TL'nin 14.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Sigorta tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15848 E. 2014/6465 K.
Ortak:zeyilname · riziko · ek prim · hasar
İncelediğiniz karardaAyrıca, davalı taraf 17.04.2012 tarihli dilekçesi ekinde «zeyilname» sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 5.381,74 TL «prim» tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen don «rizikosunun» meyve oluşum döneminde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 29.184,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın B.7. maddesinde “«hasar» dosyası tekamül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ö …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen don «rizikosunun» meyve oluşum döneminde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 24.777,00 TL'nin «son» hasat tarihi olan 16.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının faizin tespit tarihinde …
Davalı savunmasında, sigortalı davacının poliçesinin zeyil edilmiş olduğu ve bu duruma bağlı olarak da sigortalıya «prim» iadesinin gerçekleştiği hususlarının göz önünde bulundurularak hesaplanan tazminattan sigortalının prim borcunun hesabı ile prim borcu tutarının tazminattan düşürülmesi isteminde bulunmuştur.
Genel Müdürlüğü'nce mahkemeye gönderilen müzekkere cevabında dava konusu «sigorta poliçelerinin» ve «zeyilnamelerinin» gönderildiği belirlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah harcı · belirsiz alacak davası · sigorta tazminatı · zamanaşımı def'i · def'i · alacak davası · ıslah · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaAncak mahkemece, davalı vekilinin «ıslaha» ilişkin itirazları ve «zamanaşımı def»'i, davacının talebinin «belirsiz alacak davası» olarak nitelendirilmesi gerektiği, bu nedenle, zamanaşımının ilk davanın açıldığı tarihte kesildiği gerekçesiyle reddedilmiş, ıslah edilen miktarı da kapsar şekilde hüküm kurulmuştur.
Davaya konu olay 18.03.2010 tarihinde meydana gelmiş olup, kayısı ağaçlarında meydana gelen «hasarın» ilk hasat tarihi olan 02.07.2010 tarihi itibariyle belirli veya belirlenebilir nitelikte olmasına göre, mahkemece dayanılan HMK’nın 107. maddesinde düzenlenen «belirsiz alacak davası» koşullarını taşımayan işbu davada «ıslah» ile artırılan miktara yönelik ileri sürülen «zamanaşımı def»’inin buna göre değerlendirilmesi gerekirken, zamanaşımı def’inin yazılı gerekçe ile reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
2-Davacı yan, 13.03.2013 tarihli bilirkişi raporu dosyaya sunulduktan sonra 25.04.2013 tarihinde «ıslah harcını» yatırmak suretiyle davasını kısmen ıslah etmiş, davalı vekili 08.05 2013 tarihli dilekçe ile ıslah edilen kısımla ilgili olarak «zamanaşımı def»'ini ileri sürerek yapılan ıslaha itiraz etmiştir.
Genel Müdürlüğü'nce mahkemeye gönderilen müzekkere cevabında dava konusu «sigorta poliçelerinin» ve «zeyilnamelerinin» gönderildiği belirlenmiştir.
3 benzer karar daha
-
Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8856 E. 2012/14573 K.
Ortak:riziko · temerrüt faizi · hasar · temerrüt · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen don «rizikosunun» meyve oluşum döneminde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 29.184,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından poliçede öngörülen ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizine» hükmedilmesi talep edilmiş olup, mahkemece 18.05.2010 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmiştir.
Oysa, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın B.7. maddesinde “«hasar» dosyası tekamül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ö …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen don «rizikosunun» meyve oluşum döneminde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 20.216,00 TL’nın «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davacı vekili tarafından olay tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi talep edilmiş, mahkemece alacağa 22.04.2010 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiştir.
Oysa, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın B.7. maddesinde “«hasar» dosyası tekamül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ö …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:afet
Benzer bu kararda… deniyle Zarar Gören Çiftçilere Telafi Edici Destek Ödemesi Yapılmasına İlişkin 13.05.2010 tarihli 2010/418 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 8/2. maddesine göre don «afeti» nedeniyle devlet tarafından yapılan destek ödemesinin don afetinin tarım sigortaları kanunu kapsamında kaldığının ve bu nedenle haksız yere ödeme yapılmış olduğunu …
-
Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8854 E. 2012/14571 K.
Ortak:riziko · temerrüt faizi · hasar · temerrüt · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen don «rizikosunun» meyve oluşum döneminde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 29.184,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından poliçede öngörülen ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizine» hükmedilmesi talep edilmiş olup, mahkemece 18.05.2010 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmiştir.
Oysa, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın B.7. maddesinde “«hasar» dosyası tekamül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ö …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen don «rizikosunun» meyve oluşum döneminde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 57.811,00 TL’nın «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davacı vekili tarafından olay tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi talep edilmiş, mahkemece kısmi alacağa ilişkin 23.04.2010 tarihinden, «ıslah» edilen miktara ilişkin ise ıslah tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiştir.
Oysa, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın B.7. maddesinde “«hasar» dosyası tekamül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ö …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:afet · ıslah
Benzer bu kararda… edeniyle Zarar Gören Çiftçilere Telafi Edici Destek Ödemesi Yapılmasına İlişkin 13.05.2010 tarihli 2010/418 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 8/2. maddesine göre don «afeti» nedeniyle devlet tarafından yapılan destek ödemesinin don afetinin tarım sigortaları kanunu kapsamında kaldığının ve bu nedenle haksız yere ödeme yapılmış olduğunu …
2- Dava, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davacı vekili tarafından olay tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi talep edilmiş, mahkemece kısmi alacağa ilişkin 23.04.2010 tarihinden, «ıslah» edilen miktara ilişkin ise ıslah tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18686 E. 2015/4783 K.
Ortak:riziko · temerrüt faizi · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen don «rizikosunun» meyve oluşum döneminde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 29.184,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından poliçede öngörülen ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizine» hükmedilmesi talep edilmiş olup, mahkemece 18.05.2010 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen don «rizikosunun» meyve oluşum döneminde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 29.184,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 01/07/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/6303 E. , 2014/12608 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ MALATYA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 30/11/2012
NUMARASI 2012/304-2012/444
Taraflar arasında görülen davada Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/11/2012 tarih ve 2012/304-2012/444 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01/07/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. Öz.A... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi .tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait kayısı bahçelerinin “don” rizikolarına karşı davalı tarafından sigorta örtüsüne alındığını, 2010 yılı Mart ayı içinde meydana gelen don olayı nedeniyle kayısı ağaçlarındaki meyvelerin zarar gördüğünü, talep edilmesine rağmen davalı tarafından hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 29.184,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiğini, don rizikosunun ise meyve dönemini kapsadığını, bu nedenle rizikonun sigorta teminatı dışında kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen don rizikosunun meyve oluşum döneminde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 29.184,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından poliçede öngörülen ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizine hükmedilmesi talep edilmiş olup, mahkemece 18.05.2010 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiştir. Oysa, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın B.7. maddesinde “hasar dosyası tekamül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği” belirtilmiş olup mahkemece, faiz başlangıcının buna göre belirlenmesi gerekir iken hasat tarihi göz önüne alınmaksızın yazılı şekilde 18.05.2010 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, davalı taraf 17.04.2012 tarihli dilekçesi ekinde zeyilname sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 5.381,74 TL prim tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101870900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz