Sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/1896 E. 2019/3815 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
prim iadesi↗ zeyilname↗ riziko↗ ek prim↗ ıslah↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının taşınmazlarında bulunan kayısı ağaçlarında don sebebiyle zarar meydana geldiği, zararın 76.729,20 TL olarak tespit edildiği, davalı vekili tarafından ıslah edilen miktarlar yönünden alacağın zamanaşımına uğradığı yönünde itirazda bulunulmuşsa da dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1268. maddesi ile ıslah tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1420. maddesi hükmü ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesi bir arada değerlendirildiğinde iki yıllık zamanaşımının son hasat tarihinden önce başlamayacağı, son hasat tarihinin bir kısım poliçelerde 16.08.2010, 841688 nolu poliçede ise 15.08.2010 tarihi olduğu ve ıslah tarihi olan 07/08/2012 tarihi itibariyle ıslah edilen miktar yönünden zamanaşımının dolmadığı ve iptal zeyili kapsamında davacı adına 18.399,34 TL alacak kaydedildiği, dava dilekçesindeki bedel ile ıslah edilen bedelin toplamından davacı adına alacak kaydedilen tazminat miktarının mahsubu gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 58.329,86 TL'nın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen tutarın 7.500,00 TL'sine dava tarihi olan 08/06/2010 tarihinden, bakiye 50.829,86 TL'sine ise ıslah tarihi olan 07/08/2012 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, devlet destekli bitkisel ürün sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece verilen karar Dairemizin 03.11.2016 tarih 2015/10395 Esas 2016/8700 Karar sayılı ilamı ile “… Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, prim iadesi yapılmış ise iade edilen tutarın tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, davalı şirketçe rizikonun gerçekleştiği bilinerek zeyilname düzenlendiği şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile davalı tarafın bu hususa ilişkin talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş…” gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece, bozma uyarınca karar verilmiş ise de her ne kadar zeyilnamelerde 3.434,33 TL, 8.495,20 TL, 4.247,60 TL, 2.222,21 TL’nın davacının lehine alacak kaydedildiği ifade edilmişse de, davalı anılan meblağların davacıya ödendiğine dair herhangi bir ispat vasıtası sunmamıştır. Bu bakımdan iadesine karar verilen prim tutarının tazminattan indirilmesi yerinde olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15848 E. 2014/6465 K.
Ortak:zeyilname · riziko · ek prim · ıslah · sigorta poliçesi · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı var · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz kararda… öre; davacının taşınmazlarında bulunan kayısı ağaçlarında don sebebiyle zarar meydana geldiği, zararın 76.729,20 TL olarak tespit edildiği, davalı vekili tarafından «ıslah» edilen miktarlar yönünden alacağın «zamanaşımına» uğradığı yönünde itirazda bulunulmuşsa da dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1268. maddesi ile ıslah tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1420. maddesi hükmü ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesi bir arada değerlendirildiğinde iki yıllık zamanaşımının «son» hasat tarihinden önce başlamayacağı, son hasat tarihinin bir kısım poliçelerde 16.08.2010, 841688 nolu poliçede ise 15.08.2010 tarihi olduğu ve ıslah tarihi olan 07/08/2012 tarihi itibariyle ıslah edilen miktar yönünden zamanaşımının dolmadığı ve iptal zeyili kapsamında davacı adına 18.399,34 TL alacak kaydedildiği, dava dilekçesindeki bedel ile ıslah edilen bedelin toplamından davacı adına alacak kaydedilen tazminat miktarının mahsubu gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 58.329,86 TL'nın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen tutarın 7.500,00 TL'sine dava tarihi olan 08/06/2010 tarihinden, bakiye 50.829,86 TL'sine ise ıslah tarihi olan 07/08/2012 tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına karar verilmiştir.
Mahkemece verilen karar Dairemizin 03.11.2016 tarih 2015/10395 Esas 2016/8700 Karar sayılı ilamı ile “… Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek «zeyilname» düzenlendiği şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile davalı tarafın bu hususa ilişkin talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş…” gerekçesi ile bozulmuştur …
2- Dava, devlet destekli bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen don «rizikosunun» meyve oluşum döneminde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 24.777,00 TL'nin «son» hasat tarihi olan 16.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının faizin tespit tarihinde …
Genel Müdürlüğü'nce mahkemeye gönderilen müzekkere cevabında dava konusu «sigorta poliçelerinin» ve «zeyilnamelerinin» gönderildiği belirlenmiştir.
2-Davacı yan, 13.03.2013 tarihli bilirkişi raporu dosyaya sunulduktan sonra 25.04.2013 tarihinde «ıslah harcını» yatırmak suretiyle davasını kısmen ıslah etmiş, davalı vekili 08.05 2013 tarihli dilekçe ile ıslah edilen kısımla ilgili olarak «zamanaşımı def»'ini ileri sürerek yapılan ıslaha itiraz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah harcı · belirsiz alacak davası · sigorta tazminatı · zamanaşımı def'i · def'i · alacak davası · hasar · eksik inceleme
Benzer bu karardaDavaya konu olay 18.03.2010 tarihinde meydana gelmiş olup, kayısı ağaçlarında meydana gelen «hasarın» ilk hasat tarihi olan 02.07.2010 tarihi itibariyle belirli veya belirlenebilir nitelikte olmasına göre, mahkemece dayanılan HMK’nın 107. maddesinde düzenlenen «belirsiz alacak davası» koşullarını taşımayan işbu davada «ıslah» ile artırılan miktara yönelik ileri sürülen «zamanaşımı def»’inin buna göre değerlendirilmesi gerekirken, zamanaşımı def’inin yazılı gerekçe ile reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Ancak mahkemece, davalı vekilinin «ıslaha» ilişkin itirazları ve «zamanaşımı def»'i, davacının talebinin «belirsiz alacak davası» olarak nitelendirilmesi gerektiği, bu nedenle, zamanaşımının ilk davanın açıldığı tarihte kesildiği gerekçesiyle reddedilmiş, ıslah edilen miktarı da kapsar şekilde hüküm kurulmuştur.
2-Davacı yan, 13.03.2013 tarihli bilirkişi raporu dosyaya sunulduktan sonra 25.04.2013 tarihinde «ıslah harcını» yatırmak suretiyle davasını kısmen ıslah etmiş, davalı vekili 08.05 2013 tarihli dilekçe ile ıslah edilen kısımla ilgili olarak «zamanaşımı def»'ini ileri sürerek yapılan ıslaha itiraz etmiştir.
O halde davacıya ödenmesi gereken «sigorta tazminatından» mahsubu gereken «prim» borcunun tutarı konusunda bilirkişiden ek rapor alınması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, davacının ödemesi gereken prim tutarının ne olduğu, ne miktarının ödendiği ve kendisine ne miktar iade edildiği araştırılmadan «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6303 E. 2014/12608 K.
Ortak:zeyilname · riziko · ek prim
İncelediğiniz karardaMahkemece verilen karar Dairemizin 03.11.2016 tarih 2015/10395 Esas 2016/8700 Karar sayılı ilamı ile “… Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek «zeyilname» düzenlendiği şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile davalı tarafın bu hususa ilişkin talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş…” gerekçesi ile bozulmuştur …
Mahkemece, bozma uyarınca karar verilmiş ise de her ne kadar «zeyilnamelerde» 3.434,33 TL, 8.495,20 TL, 4.247,60 TL, 2.222,21 TL’nın davacının lehine alacak kaydedildiği ifade edilmişse de, davalı anılan meblağların davacıya ödendiğine dair herhangi bir ispat vasıtası sunmamıştır.
Bu bakımdan iadesine karar verilen «prim» tutarının tazminattan indirilmesi yerinde olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca, davalı taraf 17.04.2012 tarihli dilekçesi ekinde «zeyilname» sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 5.381,74 TL «prim» tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen don «rizikosunun» meyve oluşum döneminde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 29.184,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · temerrüt faizi · hasar · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaDavacı vekili tarafından poliçede öngörülen ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizine» hükmedilmesi talep edilmiş olup, mahkemece 18.05.2010 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen don «rizikosunun» meyve oluşum döneminde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 29.184,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın B.7. maddesinde “«hasar» dosyası tekamül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ö …
Ayrıca, davalı taraf 17.04.2012 tarihli dilekçesi ekinde «zeyilname» sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 5.381,74 TL «prim» tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10395 E. 2016/8700 K.
Ortak:prim iadesi · zeyilname · riziko · ek prim · ıslah · sigorta poliçesi · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı var · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece verilen karar Dairemizin 03.11.2016 tarih 2015/10395 Esas 2016/8700 Karar sayılı ilamı ile “… Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek «zeyilname» düzenlendiği şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile davalı tarafın bu hususa ilişkin talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş…” gerekçesi ile bozulmuştur …
… öre; davacının taşınmazlarında bulunan kayısı ağaçlarında don sebebiyle zarar meydana geldiği, zararın 76.729,20 TL olarak tespit edildiği, davalı vekili tarafından «ıslah» edilen miktarlar yönünden alacağın «zamanaşımına» uğradığı yönünde itirazda bulunulmuşsa da dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1268. maddesi ile ıslah tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1420. maddesi hükmü ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesi bir arada değerlendirildiğinde iki yıllık zamanaşımının «son» hasat tarihinden önce başlamayacağı, son hasat tarihinin bir kısım poliçelerde 16.08.2010, 841688 nolu poliçede ise 15.08.2010 tarihi olduğu ve ıslah tarihi olan 07/08/2012 tarihi itibariyle ıslah edilen miktar yönünden zamanaşımının dolmadığı ve iptal zeyili kapsamında davacı adına 18.399,34 TL alacak kaydedildiği, dava dilekçesindeki bedel ile ıslah edilen bedelin toplamından davacı adına alacak kaydedilen tazminat miktarının mahsubu gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 58.329,86 TL'nın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen tutarın 7.500,00 TL'sine dava tarihi olan 08/06/2010 tarihinden, bakiye 50.829,86 TL'sine ise ıslah tarihi olan 07/08/2012 tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına karar verilmiştir.
2- Dava, devlet destekli bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, dava dilekçesinde belirtilen «müddeabihin» «ıslah» yolu ile artırılması ek dava niteliğinde olmayıp dava dilekçesinin kısmi ıslahı niteliğinde olduğu, yasada ayrıca düzenlenmesi ve kendine özgü kurallarının olması nedeniyle ıslahın ek dava olarak nitelendirilemeyeceği, ancak davaya karşı ileri sürülebilecek «zamanaşımı definin» ıslaha karşı ileri sürülemeyeceği, ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunulamayacağı ve ilk davanın da süresinde açılmış olması gözetildiğinde davalı vekilinin ıslah edilen miktar açısından zamanaşımı itirazının yerinde görülmediği, poliçelerin incelenmesinde «zeyilname» ile «teminat» miktarının düşürülmek sureti ile «prim» iadesine karar verildiği ancak zeyilname tarihinin «hasar» sonrası tarih olan 31/.../2010 tarihi olduğu, hasarın oluştuğu tarihte zeyilname bulunmayıp taraflar arasında dava konusu poliçelerin geçerli olduğu, davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek zeyilname düzenlendiğinden anılan poliçelere göre davalının sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davalının «prim iadesi» itirazının yerinde görülmediği, dava konusu kayısı ağaçlarında meydana gelen hasarın meyve bağlama döneminde meydana geldiği, «muacceliyet» . tarihi hasadın «son» günü olup ıslahın yapıldığı tarihi itibariyle ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ....500,00 TL'nin dava tarih …
Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, “davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek «zeyilname» düzenlendiği” şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile davalı tarafın bu hususa ilişkin talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir. .
Bu süre, sigorta bedelinin «muaccel» olduğu tarihten başlayacak olup, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B..... maddesinde kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, mahkemece “muacceliyet tarihi hasadın «son» günü olduğundan ve «ıslahın» yapıldığı tarih itibariyle ıslah edilen kısım yönünden «zamanaşımının» dolduğu gerekçesiyle ıslah edilen kısım yönünden davanın reddine” karar verilmiş ise de somut olayda dava konusu poliçelerde ilk hasat tarihi 31.07.2010, son hasat …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah harcı · müddeabih · zamanaşımı defi · temerrüt tarihi · zamanaşımı def'i · muacceliyet · def'i · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, dava dilekçesinde belirtilen «müddeabihin» «ıslah» yolu ile artırılması ek dava niteliğinde olmayıp dava dilekçesinin kısmi ıslahı niteliğinde olduğu, yasada ayrıca düzenlenmesi ve kendine özgü kurallarının olması nedeniyle ıslahın ek dava olarak nitelendirilemeyeceği, ancak davaya karşı ileri sürülebilecek «zamanaşımı definin» ıslaha karşı ileri sürülemeyeceği, ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunulamayacağı ve ilk davanın da süresinde açılmış olması gözetildiğinde davalı vekilinin ıslah edilen miktar açısından zamanaşımı itirazının yerinde görülmediği, poliçelerin incelenmesinde «zeyilname» ile «teminat» miktarının düşürülmek sureti ile «prim» iadesine karar verildiği ancak zeyilname tarihinin «hasar» sonrası tarih olan 31/.../2010 tarihi olduğu, hasarın oluştuğu tarihte zeyilname bulunmayıp taraflar arasında dava konusu poliçelerin geçerli olduğu, davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek zeyilname düzenlendiğinden anılan poliçelere göre davalının sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davalının «prim iadesi» itirazının yerinde görülmediği, dava konusu kayısı ağaçlarında meydana gelen hasarın meyve bağlama döneminde meydana geldiği, «muacceliyet» . tarihi hasadın «son» günü olup ıslahın yapıldığı tarihi itibariyle ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ....500,00 TL'nin dava tarih …
Davacı tarafça 07.08.2012 tarihli dilekçe ile dava değeri «ıslah» edilip ....08.2012 tarihinde «ıslah harcı» yatırılması üzerine, davalı vekilince süresi içinde «zamanaşımı def»’inde bulunulmuştur.
Bu süre, sigorta bedelinin «muaccel» olduğu tarihten başlayacak olup, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B..... maddesinde kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, mahkemece “muacceliyet tarihi hasadın «son» günü olduğundan ve «ıslahın» yapıldığı tarih itibariyle ıslah edilen kısım yönünden «zamanaşımının» dolduğu gerekçesiyle ıslah edilen kısım yönünden davanın reddine” karar verilmiş ise de somut olayda dava konusu poliçelerde ilk hasat tarihi 31.07.2010, son hasat …
Bu durumda mahkemece «ıslah» edilen kısım yönünden «temerrüt tarihinin» anılan genel şart hükmüne göre belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ıslah edilen kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11599 E. 2014/3575 K.
Ortak:zeyilname · riziko · ek prim · ıslah · sigorta poliçesi · yasal faiz · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… öre; davacının taşınmazlarında bulunan kayısı ağaçlarında don sebebiyle zarar meydana geldiği, zararın 76.729,20 TL olarak tespit edildiği, davalı vekili tarafından «ıslah» edilen miktarlar yönünden alacağın «zamanaşımına» uğradığı yönünde itirazda bulunulmuşsa da dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1268. maddesi ile ıslah tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1420. maddesi hükmü ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesi bir arada değerlendirildiğinde iki yıllık zamanaşımının «son» hasat tarihinden önce başlamayacağı, son hasat tarihinin bir kısım poliçelerde 16.08.2010, 841688 nolu poliçede ise 15.08.2010 tarihi olduğu ve ıslah tarihi olan 07/08/2012 tarihi itibariyle ıslah edilen miktar yönünden zamanaşımının dolmadığı ve iptal zeyili kapsamında davacı adına 18.399,34 TL alacak kaydedildiği, dava dilekçesindeki bedel ile ıslah edilen bedelin toplamından davacı adına alacak kaydedilen tazminat miktarının mahsubu gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 58.329,86 TL'nın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen tutarın 7.500,00 TL'sine dava tarihi olan 08/06/2010 tarihinden, bakiye 50.829,86 TL'sine ise ıslah tarihi olan 07/08/2012 tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına karar verilmiştir.
Mahkemece verilen karar Dairemizin 03.11.2016 tarih 2015/10395 Esas 2016/8700 Karar sayılı ilamı ile “… Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek «zeyilname» düzenlendiği şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile davalı tarafın bu hususa ilişkin talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş…” gerekçesi ile bozulmuştur …
2- Dava, devlet destekli bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen 23.07.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre, «ıslahın» ek dava olmadığı, davaya karşı ileri sürülebilecek «zamanaşımı def»'inin ıslaha karşı ileri sürülemeyeceği, dava konusu kayısı ağaçlarının meyve bağlama dönemde gerçekleşen don nedeniyle «hasara» uğradığı, bu nedenle gerçekleşen «rizikonun» «teminat kapsamında» olduğu, davalı tarafça düzenlenen «zeyilname» ile poliçe teminat miktarı düşürülmek sureti ile «prim» iadesine karar verilmişse de, zeyilname tarihinin hasar sonrası tarih olan 31.12.2010 tarihi olması, hasarın oluştuğu tarihte dava konusu poliçelerin geçerli olması nedeniyle davalı tarafın davacı tarafa ödenen tazminat miktarında iade miktarının gözönünde bulundurulması gerektiğine ilişkin itirazının yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.836.00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, dava Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları Poliçesi'ne dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davacı tarafça 28.08.2012 tarihinde dava değerinin «ıslah» edilmesi üzerine, davalı vekilince süresi içinde «zamanaşımı def»’inde bulunulmuştur.
Bu durumda, «ıslahın» yapıldığı 28.08.2012 tarihi itibariyle, ıslah edilen kısım yönünden «zamanaşımının» dolduğu gözetilmeksizin yazılı olduğu şeklide karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat kapsamı · muacceliyet · zamanaşımı def'i · def'i · hasar · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen 23.07.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre, «ıslahın» ek dava olmadığı, davaya karşı ileri sürülebilecek «zamanaşımı def»'inin ıslaha karşı ileri sürülemeyeceği, dava konusu kayısı ağaçlarının meyve bağlama dönemde gerçekleşen don nedeniyle «hasara» uğradığı, bu nedenle gerçekleşen «rizikonun» «teminat kapsamında» olduğu, davalı tarafça düzenlenen «zeyilname» ile poliçe teminat miktarı düşürülmek sureti ile «prim» iadesine karar verilmişse de, zeyilname tarihinin hasar sonrası tarih olan 31.12.2010 tarihi olması, hasarın oluştuğu tarihte dava konusu poliçelerin geçerli olması nedeniyle davalı tarafın davacı tarafa ödenen tazminat miktarında iade miktarının gözönünde bulundurulması gerektiğine ilişkin itirazının yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.836.00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, dava Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları Poliçesi'ne dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davacı tarafça 28.08.2012 tarihinde dava değerinin «ıslah» edilmesi üzerine, davalı vekilince süresi içinde «zamanaşımı def»’inde bulunulmuştur.
Bu süre, sigorta bedelinin «muaccel» olduğu tarihten başlayacak olup, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın B.7. maddesi ile tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği kararlaştırılmış bulunmakla, somut olayda muacceliyet tarihi hasadın «son» günü olan 30.07.2010 tarihidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4700 E. 2013/20606 K.
Ortak:zeyilname · ek prim · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaMahkemece verilen karar Dairemizin 03.11.2016 tarih 2015/10395 Esas 2016/8700 Karar sayılı ilamı ile “… Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek «zeyilname» düzenlendiği şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile davalı tarafın bu hususa ilişkin talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş…” gerekçesi ile bozulmuştur …
2- Dava, devlet destekli bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma uyarınca karar verilmiş ise de her ne kadar «zeyilnamelerde» 3.434,33 TL, 8.495,20 TL, 4.247,60 TL, 2.222,21 TL’nın davacının lehine alacak kaydedildiği ifade edilmişse de, davalı anılan meblağların davacıya ödendiğine dair herhangi bir ispat vasıtası sunmamıştır.
Benzer bu karardaAyrıca, davalı taraf 17.04.2012 tarihli dilekçesi ekinde «zeyilname» sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 1.680,74 TL «prim» tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen «hasarın» don olayından kaynaklandığı, hasarın, kayısı ağaçlarının çiçeklenme dönemini bitirip meyveye döndüğü dönemde meydana gelmesi nedeniyle «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» kaldığı, davalı taraf don olayı nedeni ile davacıya devlet tarafından destekleme ödemesi yapıldığından bu miktarın «mahsup» edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de ilgili mevzuat uyarınca söz konusu ödemenin yersiz olduğunun anlaşılması durumunda devlet tarafından tahsil edilmesi imkanı bulunduğundan bu savunmaya itibar edilmediği, davacın «ihtarının tebliğinden» itibaren 7 günlük süre geçtikten sonra 14.05.2010 tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 11.340 TL'nin 14.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar tebliği · teminat kapsamı · olumsuz oy · mahsup · temerrüt faizi · ihtar · hasar · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen «hasarın» don olayından kaynaklandığı, hasarın, kayısı ağaçlarının çiçeklenme dönemini bitirip meyveye döndüğü dönemde meydana gelmesi nedeniyle «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» kaldığı, davalı taraf don olayı nedeni ile davacıya devlet tarafından destekleme ödemesi yapıldığından bu miktarın «mahsup» edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de ilgili mevzuat uyarınca söz konusu ödemenin yersiz olduğunun anlaşılması durumunda devlet tarafından tahsil edilmesi imkanı bulunduğundan bu savunmaya itibar edilmediği, davacın «ihtarının tebliğinden» itibaren 7 günlük süre geçtikten sonra 14.05.2010 tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 11.340 TL'nin 14.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından poliçede öngörülen ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizine» hükmedilmesi talep edilmiş olup, mahkemece 14.05.2010 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmiştir.
Oysa, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın B.7. maddesinde “«hasar» dosyası tekamül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ö …
Ayrıca, davalı taraf 17.04.2012 tarihli dilekçesi ekinde «zeyilname» sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 1.680,74 TL «prim» tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/1896 E. , 2019/3815 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Kağızman Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 14/11/2017 tarih ve 2017/92-2017/234 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 23.279 TL'nın altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra
dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı nezdinde bitkisel ürün sigorta poliçesi kapsamında sigortalı bulunan kayısı bahçelerinde 2010 yılı Nisan ayı sonlarında kayısıların meyve bağlama döneminde don hasarı meydana geldiğini, bu kapsamda yapılan ekspertiz çalışmasında hasar oranı "0" olarak belirtilmesine rağmen, mahkeme aracılığıyla yapılan tespitte bahçelerdeki hasarın tespit edildiğini ileri sürerek, şimdilik 7.500,00 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 07.08.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile 76.729,00 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, sigortalı ürünlerde teminat kapsamında bir don hasarına rastlanmadığını, çiçeklenme döneminde yaşanan don zararının teminat kapsamı dışında olduğunu, müvekkilinin yokluğunda ve tek taraflı olarak yapılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporunun delil olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının taşınmazlarında bulunan kayısı ağaçlarında don sebebiyle zarar meydana geldiği, zararın 76.729,20 TL olarak tespit edildiği, davalı vekili tarafından ıslah edilen miktarlar yönünden alacağın zamanaşımına uğradığı yönünde itirazda bulunulmuşsa da dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1268. maddesi ile ıslah tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1420. maddesi hükmü ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesi bir arada değerlendirildiğinde iki yıllık zamanaşımının son hasat tarihinden önce başlamayacağı, son hasat tarihinin bir kısım poliçelerde 16.08.2010, 841688 nolu poliçede ise 15.08.2010 tarihi olduğu ve ıslah tarihi olan 07/08/2012 tarihi itibariyle ıslah edilen miktar yönünden zamanaşımının dolmadığı ve iptal zeyili kapsamında davacı adına 18.399,34 TL alacak kaydedildiği, dava dilekçesindeki bedel ile ıslah edilen bedelin toplamından davacı adına alacak kaydedilen tazminat miktarının mahsubu gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 58.329,86 TL'nın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen tutarın 7.500,00 TL'sine dava tarihi olan 08/06/2010 tarihinden, bakiye 50.829,86 TL'sine ise ıslah tarihi olan 07/08/2012 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, devlet destekli bitkisel ürün sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece verilen karar Dairemizin 03.11.2016 tarih 2015/10395 Esas 2016/8700 Karar sayılı ilamı ile “… Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, prim iadesi yapılmış ise iade edilen tutarın tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, davalı şirketçe rizikonun gerçekleştiği bilinerek zeyilname düzenlendiği şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile davalı tarafın bu hususa ilişkin talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş…” gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece, bozma uyarınca karar verilmiş ise de her ne kadar zeyilnamelerde 3.434,33 TL, 8.495,20 TL, 4.247,60 TL, 2.222,21 TL’nın davacının lehine alacak kaydedildiği ifade edilmişse de, davalı anılan meblağların davacıya ödendiğine dair herhangi bir ispat vasıtası sunmamıştır.
Bu bakımdan iadesine karar verilen prim tutarının tazminattan indirilmesi yerinde olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 15/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/512874100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz