Zeyilname
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/11599 E. 2014/3575 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zeyilname↗ teminat kapsamı↗ riziko↗ ek prim↗ muacceliyet↗ zamanaşımı def'i↗ def'i↗ ıslah↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ hasar↗ zamanaşımı↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen 23.07.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre, ıslahın ek dava olmadığı, davaya karşı ileri sürülebilecek zamanaşımı def'inin ıslaha karşı ileri sürülemeyeceği, dava konusu kayısı ağaçlarının meyve bağlama dönemde gerçekleşen don nedeniyle hasara uğradığı, bu nedenle gerçekleşen rizikonun teminat kapsamında olduğu, davalı tarafça düzenlenen zeyilname ile poliçe teminat miktarı düşürülmek sureti ile prim iadesine karar verilmişse de, zeyilname tarihinin hasar sonrası tarih olan 31.12.2010 tarihi olması, hasarın oluştuğu tarihte dava konusu poliçelerin geçerli olması nedeniyle davalı tarafın davacı tarafa ödenen tazminat miktarında iade miktarının gözönünde bulundurulması gerektiğine ilişkin itirazının yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.836.00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, dava Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları Poliçesi'ne dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davacı tarafça 28.08.2012 tarihinde dava değerinin ıslah edilmesi üzerine, davalı vekilince süresi içinde zamanaşımı def’inde bulunulmuştur. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1268. maddesi ile ıslah tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1420. maddesi hükmü gereğince, sigorta mukavelesinden doğan bütün mütalebeler, iki yılda müruruzamana uğrar. Bu süre, sigorta bedelinin muaccel olduğu tarihten başlayacak olup, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın B.7. maddesi ile tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği kararlaştırılmış bulunmakla, somut olayda muacceliyet tarihi hasadın son günü olan 30.07.2010 tarihidir. Bu durumda, ıslahın yapıldığı 28.08.2012 tarihi itibariyle, ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımının dolduğu gözetilmeksizin yazılı olduğu şeklide karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10395 E. 2016/8700 K.
Ortak:zeyilname · riziko · ek prim · zamanaşımı def'i · muacceliyet · def'i · ıslah · sigorta poliçesi · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen 23.07.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre, «ıslahın» ek dava olmadığı, davaya karşı ileri sürülebilecek «zamanaşımı def»'inin ıslaha karşı ileri sürülemeyeceği, dava konusu kayısı ağaçlarının meyve bağlama dönemde gerçekleşen don nedeniyle «hasara» uğradığı, bu nedenle gerçekleşen «rizikonun» «teminat kapsamında» olduğu, davalı tarafça düzenlenen «zeyilname» ile poliçe teminat miktarı düşürülmek sureti ile «prim» iadesine karar verilmişse de, zeyilname tarihinin hasar sonrası tarih olan 31.12.2010 tarihi olması, hasarın oluştuğu tarihte dava konusu poliçelerin geçerli olması nedeniyle davalı tarafın davacı tarafa ödenen tazminat miktarında iade miktarının gözönünde bulundurulması gerektiğine ilişkin itirazının yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.836.00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, dava Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları Poliçesi'ne dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davacı tarafça 28.08.2012 tarihinde dava değerinin «ıslah» edilmesi üzerine, davalı vekilince süresi içinde «zamanaşımı def»’inde bulunulmuştur.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1268. maddesi ile «ıslah» tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1420. maddesi hükmü gereğince, sigorta mukavelesinden doğan bütün mütalebeler, iki yılda müruruzamana uğrar.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, dava dilekçesinde belirtilen «müddeabihin» «ıslah» yolu ile artırılması ek dava niteliğinde olmayıp dava dilekçesinin kısmi ıslahı niteliğinde olduğu, yasada ayrıca düzenlenmesi ve kendine özgü kurallarının olması nedeniyle ıslahın ek dava olarak nitelendirilemeyeceği, ancak davaya karşı ileri sürülebilecek «zamanaşımı definin» ıslaha karşı ileri sürülemeyeceği, ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunulamayacağı ve ilk davanın da süresinde açılmış olması gözetildiğinde davalı vekilinin ıslah edilen miktar açısından zamanaşımı itirazının yerinde görülmediği, poliçelerin incelenmesinde «zeyilname» ile «teminat» miktarının düşürülmek sureti ile «prim» iadesine karar verildiği ancak zeyilname tarihinin «hasar» sonrası tarih olan 31/.../2010 tarihi olduğu, hasarın oluştuğu tarihte zeyilname bulunmayıp taraflar arasında dava konusu poliçelerin geçerli olduğu, davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek zeyilname düzenlendiğinden anılan poliçelere göre davalının sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davalının «prim iadesi» itirazının yerinde görülmediği, dava konusu kayısı ağaçlarında meydana gelen hasarın meyve bağlama döneminde meydana geldiği, «muacceliyet» . tarihi hasadın «son» günü olup ıslahın yapıldığı tarihi itibariyle ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ....500,00 TL'nin dava tarih …
Davacı tarafça 07.08.2012 tarihli dilekçe ile dava değeri «ıslah» edilip ....08.2012 tarihinde «ıslah harcı» yatırılması üzerine, davalı vekilince süresi içinde «zamanaşımı def»’inde bulunulmuştur.
Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, “davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek «zeyilname» düzenlendiği” şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile davalı tarafın bu hususa ilişkin talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir. .
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah harcı · prim iadesi · müddeabih · zamanaşımı defi · temerrüt tarihi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, dava dilekçesinde belirtilen «müddeabihin» «ıslah» yolu ile artırılması ek dava niteliğinde olmayıp dava dilekçesinin kısmi ıslahı niteliğinde olduğu, yasada ayrıca düzenlenmesi ve kendine özgü kurallarının olması nedeniyle ıslahın ek dava olarak nitelendirilemeyeceği, ancak davaya karşı ileri sürülebilecek «zamanaşımı definin» ıslaha karşı ileri sürülemeyeceği, ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunulamayacağı ve ilk davanın da süresinde açılmış olması gözetildiğinde davalı vekilinin ıslah edilen miktar açısından zamanaşımı itirazının yerinde görülmediği, poliçelerin incelenmesinde «zeyilname» ile «teminat» miktarının düşürülmek sureti ile «prim» iadesine karar verildiği ancak zeyilname tarihinin «hasar» sonrası tarih olan 31/.../2010 tarihi olduğu, hasarın oluştuğu tarihte zeyilname bulunmayıp taraflar arasında dava konusu poliçelerin geçerli olduğu, davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek zeyilname düzenlendiğinden anılan poliçelere göre davalının sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davalının «prim iadesi» itirazının yerinde görülmediği, dava konusu kayısı ağaçlarında meydana gelen hasarın meyve bağlama döneminde meydana geldiği, «muacceliyet» . tarihi hasadın «son» günü olup ıslahın yapıldığı tarihi itibariyle ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ....500,00 TL'nin dava tarih …
Bu durumda mahkemece «ıslah» edilen kısım yönünden «temerrüt tarihinin» anılan genel şart hükmüne göre belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ıslah edilen kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Davacı tarafça 07.08.2012 tarihli dilekçe ile dava değeri «ıslah» edilip ....08.2012 tarihinde «ıslah harcı» yatırılması üzerine, davalı vekilince süresi içinde «zamanaşımı def»’inde bulunulmuştur.
Ayrıca mahkemece gerekçeli kararın .... sayfasında “...Dava dilekçesinde belirtilen dava konusunun («müddeabih») «ıslah» yolu ile artırılması ek dava niteliğinde olmayıp dava dilekçesinin kısmi ıslahı niteliğindedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16714 E. 2014/4770 K.
Ortak:zeyilname · ek prim · hasar · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen 23.07.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre, «ıslahın» ek dava olmadığı, davaya karşı ileri sürülebilecek «zamanaşımı def»'inin ıslaha karşı ileri sürülemeyeceği, dava konusu kayısı ağaçlarının meyve bağlama dönemde gerçekleşen don nedeniyle «hasara» uğradığı, bu nedenle gerçekleşen «rizikonun» «teminat kapsamında» olduğu, davalı tarafça düzenlenen «zeyilname» ile poliçe teminat miktarı düşürülmek sureti ile «prim» iadesine karar verilmişse de, zeyilname tarihinin hasar sonrası tarih olan 31.12.2010 tarihi olması, hasarın oluştuğu tarihte dava konusu poliçelerin geçerli olması nedeniyle davalı tarafın davacı tarafa ödenen tazminat miktarında iade miktarının gözönünde bulundurulması gerektiğine ilişkin itirazının yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.836.00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, dava Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları Poliçesi'ne dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davacı tarafça 28.08.2012 tarihinde dava değerinin «ıslah» edilmesi üzerine, davalı vekilince süresi içinde «zamanaşımı def»’inde bulunulmuştur.
Bu süre, sigorta bedelinin «muaccel» olduğu tarihten başlayacak olup, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın B.7. maddesi ile tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği kararlaştırılmış bulunmakla, somut olayda muacceliyet tarihi hasadın «son» günü olan 30.07.2010 tarihidir.
Benzer bu kararda… kapsamına göre, dava konusu don olayının sigortalanan kayısı ağaçlarının meyve bağlama döneminde gerçekleştiği ve oluşan zararın sigorta kapsamında olduğu, davanın «zamanaşımı» süresi içerisinde açıldığı gerekçesiyle açılan davanın kabulü ile 13.708 TL «hasar» bedelinin, «temerrüt tarihi» olan 30/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı taraf, «bilirkişi raporuna itiraz» ettiği 13/05/2013 «havale» tarihli dilekçesi ekinde «zeyilname» sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 2.338,17 TL «prim» tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması . gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · temerrüt tarihi · reeskont faizi · olumsuz oy · havale · temerrüt
Benzer bu kararda… kapsamına göre, dava konusu don olayının sigortalanan kayısı ağaçlarının meyve bağlama döneminde gerçekleştiği ve oluşan zararın sigorta kapsamında olduğu, davanın «zamanaşımı» süresi içerisinde açıldığı gerekçesiyle açılan davanın kabulü ile 13.708 TL «hasar» bedelinin, «temerrüt tarihi» olan 30/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı taraf, «bilirkişi raporuna itiraz» ettiği 13/05/2013 «havale» tarihli dilekçesi ekinde «zeyilname» sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 2.338,17 TL «prim» tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması . gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6303 E. 2014/12608 K.
Ortak:zeyilname · riziko · ek prim · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen 23.07.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre, «ıslahın» ek dava olmadığı, davaya karşı ileri sürülebilecek «zamanaşımı def»'inin ıslaha karşı ileri sürülemeyeceği, dava konusu kayısı ağaçlarının meyve bağlama dönemde gerçekleşen don nedeniyle «hasara» uğradığı, bu nedenle gerçekleşen «rizikonun» «teminat kapsamında» olduğu, davalı tarafça düzenlenen «zeyilname» ile poliçe teminat miktarı düşürülmek sureti ile «prim» iadesine karar verilmişse de, zeyilname tarihinin hasar sonrası tarih olan 31.12.2010 tarihi olması, hasarın oluştuğu tarihte dava konusu poliçelerin geçerli olması nedeniyle davalı tarafın davacı tarafa ödenen tazminat miktarında iade miktarının gözönünde bulundurulması gerektiğine ilişkin itirazının yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.836.00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca, davalı taraf 17.04.2012 tarihli dilekçesi ekinde «zeyilname» sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 5.381,74 TL «prim» tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen don «rizikosunun» meyve oluşum döneminde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 29.184,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın B.7. maddesinde “«hasar» dosyası tekamül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ö …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · temerrüt faizi · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaDavacı vekili tarafından poliçede öngörülen ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizine» hükmedilmesi talep edilmiş olup, mahkemece 18.05.2010 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen don «rizikosunun» meyve oluşum döneminde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 29.184,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ayrıca, davalı taraf 17.04.2012 tarihli dilekçesi ekinde «zeyilname» sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 5.381,74 TL «prim» tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1896 E. 2019/3815 K.
Ortak:zeyilname · riziko · ek prim · ıslah · sigorta poliçesi · yasal faiz · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen 23.07.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre, «ıslahın» ek dava olmadığı, davaya karşı ileri sürülebilecek «zamanaşımı def»'inin ıslaha karşı ileri sürülemeyeceği, dava konusu kayısı ağaçlarının meyve bağlama dönemde gerçekleşen don nedeniyle «hasara» uğradığı, bu nedenle gerçekleşen «rizikonun» «teminat kapsamında» olduğu, davalı tarafça düzenlenen «zeyilname» ile poliçe teminat miktarı düşürülmek sureti ile «prim» iadesine karar verilmişse de, zeyilname tarihinin hasar sonrası tarih olan 31.12.2010 tarihi olması, hasarın oluştuğu tarihte dava konusu poliçelerin geçerli olması nedeniyle davalı tarafın davacı tarafa ödenen tazminat miktarında iade miktarının gözönünde bulundurulması gerektiğine ilişkin itirazının yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.836.00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, dava Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları Poliçesi'ne dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davacı tarafça 28.08.2012 tarihinde dava değerinin «ıslah» edilmesi üzerine, davalı vekilince süresi içinde «zamanaşımı def»’inde bulunulmuştur.
Bu durumda, «ıslahın» yapıldığı 28.08.2012 tarihi itibariyle, ıslah edilen kısım yönünden «zamanaşımının» dolduğu gözetilmeksizin yazılı olduğu şeklide karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… öre; davacının taşınmazlarında bulunan kayısı ağaçlarında don sebebiyle zarar meydana geldiği, zararın 76.729,20 TL olarak tespit edildiği, davalı vekili tarafından «ıslah» edilen miktarlar yönünden alacağın «zamanaşımına» uğradığı yönünde itirazda bulunulmuşsa da dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1268. maddesi ile ıslah tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1420. maddesi hükmü ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesi bir arada değerlendirildiğinde iki yıllık zamanaşımının «son» hasat tarihinden önce başlamayacağı, son hasat tarihinin bir kısım poliçelerde 16.08.2010, 841688 nolu poliçede ise 15.08.2010 tarihi olduğu ve ıslah tarihi olan 07/08/2012 tarihi itibariyle ıslah edilen miktar yönünden zamanaşımının dolmadığı ve iptal zeyili kapsamında davacı adına 18.399,34 TL alacak kaydedildiği, dava dilekçesindeki bedel ile ıslah edilen bedelin toplamından davacı adına alacak kaydedilen tazminat miktarının mahsubu gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 58.329,86 TL'nın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen tutarın 7.500,00 TL'sine dava tarihi olan 08/06/2010 tarihinden, bakiye 50.829,86 TL'sine ise ıslah tarihi olan 07/08/2012 tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına karar verilmiştir.
Mahkemece verilen karar Dairemizin 03.11.2016 tarih 2015/10395 Esas 2016/8700 Karar sayılı ilamı ile “… Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek «zeyilname» düzenlendiği şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile davalı tarafın bu hususa ilişkin talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş…” gerekçesi ile bozulmuştur …
2- Dava, devlet destekli bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim iadesi
Benzer bu karardaMahkemece verilen karar Dairemizin 03.11.2016 tarih 2015/10395 Esas 2016/8700 Karar sayılı ilamı ile “… Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek «zeyilname» düzenlendiği şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile davalı tarafın bu hususa ilişkin talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş…” gerekçesi ile bozulmuştur …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4700 E. 2013/20606 K.
Ortak:zeyilname · teminat kapsamı · ek prim · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen 23.07.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre, «ıslahın» ek dava olmadığı, davaya karşı ileri sürülebilecek «zamanaşımı def»'inin ıslaha karşı ileri sürülemeyeceği, dava konusu kayısı ağaçlarının meyve bağlama dönemde gerçekleşen don nedeniyle «hasara» uğradığı, bu nedenle gerçekleşen «rizikonun» «teminat kapsamında» olduğu, davalı tarafça düzenlenen «zeyilname» ile poliçe teminat miktarı düşürülmek sureti ile «prim» iadesine karar verilmişse de, zeyilname tarihinin hasar sonrası tarih olan 31.12.2010 tarihi olması, hasarın oluştuğu tarihte dava konusu poliçelerin geçerli olması nedeniyle davalı tarafın davacı tarafa ödenen tazminat miktarında iade miktarının gözönünde bulundurulması gerektiğine ilişkin itirazının yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.836.00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen «hasarın» don olayından kaynaklandığı, hasarın, kayısı ağaçlarının çiçeklenme dönemini bitirip meyveye döndüğü dönemde meydana gelmesi nedeniyle «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» kaldığı, davalı taraf don olayı nedeni ile davacıya devlet tarafından destekleme ödemesi yapıldığından bu miktarın «mahsup» edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de ilgili mevzuat uyarınca söz konusu ödemenin yersiz olduğunun anlaşılması durumunda devlet tarafından tahsil edilmesi imkanı bulunduğundan bu savunmaya itibar edilmediği, davacın «ihtarının tebliğinden» itibaren 7 günlük süre geçtikten sonra 14.05.2010 tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 11.340 TL'nin 14.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ayrıca, davalı taraf 17.04.2012 tarihli dilekçesi ekinde «zeyilname» sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 1.680,74 TL «prim» tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Oysa, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın B.7. maddesinde “«hasar» dosyası tekamül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ö …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar tebliği · olumsuz oy · mahsup · temerrüt faizi · ihtar · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen «hasarın» don olayından kaynaklandığı, hasarın, kayısı ağaçlarının çiçeklenme dönemini bitirip meyveye döndüğü dönemde meydana gelmesi nedeniyle «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» kaldığı, davalı taraf don olayı nedeni ile davacıya devlet tarafından destekleme ödemesi yapıldığından bu miktarın «mahsup» edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de ilgili mevzuat uyarınca söz konusu ödemenin yersiz olduğunun anlaşılması durumunda devlet tarafından tahsil edilmesi imkanı bulunduğundan bu savunmaya itibar edilmediği, davacın «ihtarının tebliğinden» itibaren 7 günlük süre geçtikten sonra 14.05.2010 tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 11.340 TL'nin 14.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından poliçede öngörülen ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizine» hükmedilmesi talep edilmiş olup, mahkemece 14.05.2010 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmiştir.
Ayrıca, davalı taraf 17.04.2012 tarihli dilekçesi ekinde «zeyilname» sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 1.680,74 TL «prim» tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/11599 E. , 2014/3575 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KAĞIZMAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 26/02/2013
NUMARASI 2010/238-2013/73
Taraflar arasında görülen davada Kağızman Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.02.2013 tarih ve 2010/238-2013/73 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait kayısı ağaçlarının, Nisan ayında meydana gelen don olayı nedeni ile zarar gördüğünü, ancak davalı sigorta şirketince zararının ödenmediğini, müvekkilince mevcut zararının, yapılan tespit sonucu belirlendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 7.500,00 TL hasar bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 28.08.2012 tarihinde talebini 10.836.00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, yapılan ekspertiz incelemesi ile ürünler üzerinde çiçeklenme dönemi içinde yaşanan donun etkisi ile fizyolojik nedenli dökülmenin tespit edildiğini, poliçenin teminat kapsamının, fenolojik olarak meyve bağlama dönemini kapsadığını, tek taraflı olarak davacı tarafça yaptırılan tespitin kabul edilemeyeceğini, ıslah talebinin de zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen 23.07.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre, ıslahın ek dava olmadığı, davaya karşı ileri sürülebilecek zamanaşımı def'inin ıslaha karşı ileri sürülemeyeceği, dava konusu kayısı ağaçlarının meyve bağlama dönemde gerçekleşen don nedeniyle hasara uğradığı, bu nedenle gerçekleşen rizikonun teminat kapsamında olduğu, davalı tarafça düzenlenen zeyilname ile poliçe teminat miktarı düşürülmek sureti ile prim iadesine karar verilmişse de, zeyilname tarihinin hasar sonrası tarih olan 31.12.2010 tarihi olması, hasarın oluştuğu tarihte dava konusu poliçelerin geçerli olması nedeniyle davalı tarafın davacı tarafa ödenen tazminat miktarında iade miktarının gözönünde bulundurulması gerektiğine ilişkin itirazının yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.836.00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, dava Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları Poliçesi'ne dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davacı tarafça 28.08.2012 tarihinde dava değerinin ıslah edilmesi üzerine, davalı vekilince süresi içinde zamanaşımı def’inde bulunulmuştur. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1268. maddesi ile ıslah tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1420. maddesi hükmü gereğince, sigorta mukavelesinden doğan bütün mütalebeler, iki yılda müruruzamana uğrar. Bu süre, sigorta bedelinin muaccel olduğu tarihten başlayacak olup, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın B.7. maddesi ile tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği kararlaştırılmış bulunmakla, somut olayda muacceliyet tarihi hasadın son günü olan 30.07.2010 tarihidir.
Bu durumda, ıslahın yapıldığı 28.08.2012 tarihi itibariyle, ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımının dolduğu gözetilmeksizin yazılı olduğu şeklide karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101814500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz