Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12875 E. 2018/4249 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
prim iadesi↗ hasar ihbarı↗ zeyilname↗ sigorta teminatı kapsamı↗ sigorta teminatı↗ teminat kapsamı↗ riziko↗ ek prim↗ reeskont faizi↗ ihbar↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davacı taşınmazlarındaki kayısı meyvesinin davalı tarafça don olayına karşı sigortalandığı, rizikonun ağacın meyve döneminde gerçekleştiği, bu durumun sigorta teminatı kapsamında kaldığı, yapılan zeyilnamenin tek taraflı yapıldığı, bu nedenle davacıyı bağlamayacağı, davacının uğradığı zararın 17.730,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 17.730,00 TL’nin hasat tarihi olan 10/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, bitkisel sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı vekili, davalı tarafından hasar ihbarı üzerine verim azalış zeyili düzenlediğini ve davacıya prim iadesi yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır. Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, prim iadesi yapılmış ise iade edilen tutarın da tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16714 E. 2014/4770 K.
Ortak:zeyilname · ek prim · reeskont faizi · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davacı taşınmazlarındaki kayısı meyvesinin davalı tarafça don olayına karşı sigortalandığı, «rizikonun» ağacın meyve döneminde gerçekleştiği, bu durumun «sigorta teminatı kapsamında» kaldığı, yapılan «zeyilnamenin» tek taraflı yapıldığı, bu nedenle davacıyı bağlamayacağı, davacının uğradığı zararın 17.730,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 17.730,00 TL’nin hasat tarihi olan 10/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekili, davalı tarafından «hasar ihbarı» üzerine verim azalış zeyili düzenlediğini ve davacıya «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır.
2- Dava, bitkisel «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… kapsamına göre, dava konusu don olayının sigortalanan kayısı ağaçlarının meyve bağlama döneminde gerçekleştiği ve oluşan zararın sigorta kapsamında olduğu, davanın «zamanaşımı» süresi içerisinde açıldığı gerekçesiyle açılan davanın kabulü ile 13.708 TL «hasar» bedelinin, «temerrüt tarihi» olan 30/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı taraf, «bilirkişi raporuna itiraz» ettiği 13/05/2013 «havale» tarihli dilekçesi ekinde «zeyilname» sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 2.338,17 TL «prim» tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması . gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · temerrüt tarihi · olumsuz oy · havale · temerrüt · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… kapsamına göre, dava konusu don olayının sigortalanan kayısı ağaçlarının meyve bağlama döneminde gerçekleştiği ve oluşan zararın sigorta kapsamında olduğu, davanın «zamanaşımı» süresi içerisinde açıldığı gerekçesiyle açılan davanın kabulü ile 13.708 TL «hasar» bedelinin, «temerrüt tarihi» olan 30/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı taraf, «bilirkişi raporuna itiraz» ettiği 13/05/2013 «havale» tarihli dilekçesi ekinde «zeyilname» sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 2.338,17 TL «prim» tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması . gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6303 E. 2014/12608 K.
Ortak:zeyilname · riziko · ek prim · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davacı taşınmazlarındaki kayısı meyvesinin davalı tarafça don olayına karşı sigortalandığı, «rizikonun» ağacın meyve döneminde gerçekleştiği, bu durumun «sigorta teminatı kapsamında» kaldığı, yapılan «zeyilnamenin» tek taraflı yapıldığı, bu nedenle davacıyı bağlamayacağı, davacının uğradığı zararın 17.730,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 17.730,00 TL’nin hasat tarihi olan 10/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekili, davalı tarafından «hasar ihbarı» üzerine verim azalış zeyili düzenlediğini ve davacıya «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın da tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca, davalı taraf 17.04.2012 tarihli dilekçesi ekinde «zeyilname» sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 5.381,74 TL «prim» tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen don «rizikosunun» meyve oluşum döneminde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 29.184,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın B.7. maddesinde “«hasar» dosyası tekamül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ö …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · temerrüt faizi · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaDavacı vekili tarafından poliçede öngörülen ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizine» hükmedilmesi talep edilmiş olup, mahkemece 18.05.2010 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen don «rizikosunun» meyve oluşum döneminde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 29.184,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ayrıca, davalı taraf 17.04.2012 tarihli dilekçesi ekinde «zeyilname» sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 5.381,74 TL «prim» tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16304 E. 2015/2149 K.
Ortak:zeyilname · teminat kapsamı · riziko · ek prim · hasar · teminat · Sigorta
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davacı taşınmazlarındaki kayısı meyvesinin davalı tarafça don olayına karşı sigortalandığı, «rizikonun» ağacın meyve döneminde gerçekleştiği, bu durumun «sigorta teminatı kapsamında» kaldığı, yapılan «zeyilnamenin» tek taraflı yapıldığı, bu nedenle davacıyı bağlamayacağı, davacının uğradığı zararın 17.730,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 17.730,00 TL’nin hasat tarihi olan 10/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekili, davalı tarafından «hasar ihbarı» üzerine verim azalış zeyili düzenlediğini ve davacıya «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın da tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «hasarın» ağaçların meyve döneminde meydana geldiği, bu nedenle poliçe «teminatı kapsamında» olduğu, zarar miktarının 33.750 TL olarak belirlendiği ancak davacının «ıslah» talebinin zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren «ticari faizi» ile tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, davalı vekili rapora itiraz dilekçesine dava konusu poliçelere ilişkin olduğu anlaşılan verim azalış «zeyilnamesi» ekleyerek, «riziko» sonrası verim değişikliği nedeniyle 7.165,52 TL tutarında «primin» davacıya iade edildiğini ve tazminatın hesabında bunun dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu «zeyilname» incelenmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz · mahsup · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «hasarın» ağaçların meyve döneminde meydana geldiği, bu nedenle poliçe «teminatı kapsamında» olduğu, zarar miktarının 33.750 TL olarak belirlendiği ancak davacının «ıslah» talebinin zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren «ticari faizi» ile tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozma ilamından sonra «ıslah» edilen kısmın mahkemece zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmişse de 04.02.1948 tarih ve 10-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca hükmün, Yargıtay’ca …
Bu durumda mahkemece, iade edildiği iddia edilen «primin» tazminattan «mahsup» edilip edilmeyeceği hususu değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10395 E. 2016/8700 K.
Ortak:prim iadesi · zeyilname · riziko · ek prim · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davacı taşınmazlarındaki kayısı meyvesinin davalı tarafça don olayına karşı sigortalandığı, «rizikonun» ağacın meyve döneminde gerçekleştiği, bu durumun «sigorta teminatı kapsamında» kaldığı, yapılan «zeyilnamenin» tek taraflı yapıldığı, bu nedenle davacıyı bağlamayacağı, davacının uğradığı zararın 17.730,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 17.730,00 TL’nin hasat tarihi olan 10/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekili, davalı tarafından «hasar ihbarı» üzerine verim azalış zeyili düzenlediğini ve davacıya «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın da tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, dava dilekçesinde belirtilen «müddeabihin» «ıslah» yolu ile artırılması ek dava niteliğinde olmayıp dava dilekçesinin kısmi ıslahı niteliğinde olduğu, yasada ayrıca düzenlenmesi ve kendine özgü kurallarının olması nedeniyle ıslahın ek dava olarak nitelendirilemeyeceği, ancak davaya karşı ileri sürülebilecek «zamanaşımı definin» ıslaha karşı ileri sürülemeyeceği, ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunulamayacağı ve ilk davanın da süresinde açılmış olması gözetildiğinde davalı vekilinin ıslah edilen miktar açısından zamanaşımı itirazının yerinde görülmediği, poliçelerin incelenmesinde «zeyilname» ile «teminat» miktarının düşürülmek sureti ile «prim» iadesine karar verildiği ancak zeyilname tarihinin «hasar» sonrası tarih olan 31/.../2010 tarihi olduğu, hasarın oluştuğu tarihte zeyilname bulunmayıp taraflar arasında dava konusu poliçelerin geçerli olduğu, davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek zeyilname düzenlendiğinden anılan poliçelere göre davalının sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davalının «prim iadesi» itirazının yerinde görülmediği, dava konusu kayısı ağaçlarında meydana gelen hasarın meyve bağlama döneminde meydana geldiği, «muacceliyet» . tarihi hasadın «son» günü olup ıslahın yapıldığı tarihi itibariyle ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ....500,00 TL'nin dava tarih …
Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, “davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek «zeyilname» düzenlendiği” şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile davalı tarafın bu hususa ilişkin talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir. .
Bu durumda, gerekçeli karar “«ıslah»” yönünden kendi içinde çeliştiğinden davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. ...- Ayrıca davalı vekili, verim azalış zeyili düzenlendiğini ve «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı taraf ise bu konuya ilişkin bir yanıt vermemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah harcı · müddeabih · zamanaşımı defi · temerrüt tarihi · zamanaşımı def'i · muacceliyet · def'i · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, dava dilekçesinde belirtilen «müddeabihin» «ıslah» yolu ile artırılması ek dava niteliğinde olmayıp dava dilekçesinin kısmi ıslahı niteliğinde olduğu, yasada ayrıca düzenlenmesi ve kendine özgü kurallarının olması nedeniyle ıslahın ek dava olarak nitelendirilemeyeceği, ancak davaya karşı ileri sürülebilecek «zamanaşımı definin» ıslaha karşı ileri sürülemeyeceği, ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunulamayacağı ve ilk davanın da süresinde açılmış olması gözetildiğinde davalı vekilinin ıslah edilen miktar açısından zamanaşımı itirazının yerinde görülmediği, poliçelerin incelenmesinde «zeyilname» ile «teminat» miktarının düşürülmek sureti ile «prim» iadesine karar verildiği ancak zeyilname tarihinin «hasar» sonrası tarih olan 31/.../2010 tarihi olduğu, hasarın oluştuğu tarihte zeyilname bulunmayıp taraflar arasında dava konusu poliçelerin geçerli olduğu, davalı şirketçe «rizikonun» gerçekleştiği bilinerek zeyilname düzenlendiğinden anılan poliçelere göre davalının sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davalının «prim iadesi» itirazının yerinde görülmediği, dava konusu kayısı ağaçlarında meydana gelen hasarın meyve bağlama döneminde meydana geldiği, «muacceliyet» . tarihi hasadın «son» günü olup ıslahın yapıldığı tarihi itibariyle ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ....500,00 TL'nin dava tarih …
Davacı tarafça 07.08.2012 tarihli dilekçe ile dava değeri «ıslah» edilip ....08.2012 tarihinde «ıslah harcı» yatırılması üzerine, davalı vekilince süresi içinde «zamanaşımı def»’inde bulunulmuştur.
Bu süre, sigorta bedelinin «muaccel» olduğu tarihten başlayacak olup, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B..... maddesinde kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, mahkemece “muacceliyet tarihi hasadın «son» günü olduğundan ve «ıslahın» yapıldığı tarih itibariyle ıslah edilen kısım yönünden «zamanaşımının» dolduğu gerekçesiyle ıslah edilen kısım yönünden davanın reddine” karar verilmiş ise de somut olayda dava konusu poliçelerde ilk hasat tarihi 31.07.2010, son hasat …
Bu durumda mahkemece «ıslah» edilen kısım yönünden «temerrüt tarihinin» anılan genel şart hükmüne göre belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ıslah edilen kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15848 E. 2014/6465 K.
Ortak:zeyilname · riziko · ek prim · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davacı taşınmazlarındaki kayısı meyvesinin davalı tarafça don olayına karşı sigortalandığı, «rizikonun» ağacın meyve döneminde gerçekleştiği, bu durumun «sigorta teminatı kapsamında» kaldığı, yapılan «zeyilnamenin» tek taraflı yapıldığı, bu nedenle davacıyı bağlamayacağı, davacının uğradığı zararın 17.730,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 17.730,00 TL’nin hasat tarihi olan 10/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekili, davalı tarafından «hasar ihbarı» üzerine verim azalış zeyili düzenlediğini ve davacıya «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır.
2- Dava, bitkisel «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaGenel Müdürlüğü'nce mahkemeye gönderilen müzekkere cevabında dava konusu «sigorta poliçelerinin» ve «zeyilnamelerinin» gönderildiği belirlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen don «rizikosunun» meyve oluşum döneminde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 24.777,00 TL'nin «son» hasat tarihi olan 16.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının faizin tespit tarihinde …
Davalı savunmasında, sigortalı davacının poliçesinin zeyil edilmiş olduğu ve bu duruma bağlı olarak da sigortalıya «prim» iadesinin gerçekleştiği hususlarının göz önünde bulundurularak hesaplanan tazminattan sigortalının prim borcunun hesabı ile prim borcu tutarının tazminattan düşürülmesi isteminde bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah harcı · belirsiz alacak davası · sigorta tazminatı · zamanaşımı def'i · def'i · alacak davası · ıslah · eksik inceleme
Benzer bu karardaAncak mahkemece, davalı vekilinin «ıslaha» ilişkin itirazları ve «zamanaşımı def»'i, davacının talebinin «belirsiz alacak davası» olarak nitelendirilmesi gerektiği, bu nedenle, zamanaşımının ilk davanın açıldığı tarihte kesildiği gerekçesiyle reddedilmiş, ıslah edilen miktarı da kapsar şekilde hüküm kurulmuştur.
Davaya konu olay 18.03.2010 tarihinde meydana gelmiş olup, kayısı ağaçlarında meydana gelen «hasarın» ilk hasat tarihi olan 02.07.2010 tarihi itibariyle belirli veya belirlenebilir nitelikte olmasına göre, mahkemece dayanılan HMK’nın 107. maddesinde düzenlenen «belirsiz alacak davası» koşullarını taşımayan işbu davada «ıslah» ile artırılan miktara yönelik ileri sürülen «zamanaşımı def»’inin buna göre değerlendirilmesi gerekirken, zamanaşımı def’inin yazılı gerekçe ile reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
2-Davacı yan, 13.03.2013 tarihli bilirkişi raporu dosyaya sunulduktan sonra 25.04.2013 tarihinde «ıslah harcını» yatırmak suretiyle davasını kısmen ıslah etmiş, davalı vekili 08.05 2013 tarihli dilekçe ile ıslah edilen kısımla ilgili olarak «zamanaşımı def»'ini ileri sürerek yapılan ıslaha itiraz etmiştir.
O halde davacıya ödenmesi gereken «sigorta tazminatından» mahsubu gereken «prim» borcunun tutarı konusunda bilirkişiden ek rapor alınması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, davacının ödemesi gereken prim tutarının ne olduğu, ne miktarının ödendiği ve kendisine ne miktar iade edildiği araştırılmadan «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12875 E. , 2018/4249 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18/05/2016 tarih ve 2015/24-2016/872 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... İli, Merkez İlçe, ... Köyü, 1125 ve 297 parselde kayıtlı bulunan yetişmiş kayısı bahçesini davalı şirkete sigorta ettirildiğini, taşınmaz üzerinde bulunan kayısı ağaçlarının 17-18-19 Mart 2010 tarihinde meydana gelen don olayından dolayı büyük zarara uğradığını, ...
1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/179 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdıklarını, ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla 4.000 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiğini, bu durumun sigorta poliçesi teminatı kapsamı dışında kaldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davacı taşınmazlarındaki kayısı meyvesinin davalı tarafça don olayına karşı sigortalandığı, rizikonun ağacın meyve döneminde gerçekleştiği, bu durumun sigorta teminatı kapsamında kaldığı, yapılan zeyilnamenin tek taraflı yapıldığı, bu nedenle davacıyı bağlamayacağı, davacının uğradığı zararın 17.730,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 17.730,00 TL’nin hasat tarihi olan 10/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, bitkisel sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı vekili, davalı tarafından hasar ihbarı üzerine verim azalış zeyili düzenlediğini ve davacıya prim iadesi yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır. Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, prim iadesi yapılmış ise iade edilen tutarın da tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/427709000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz