Dosyanın gönderilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/9217 E. 2016/7676 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dosyanın gönderilmesi↗ mutlak ticari dava↗ tahrifat↗ ticari dava niteliği↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ keşideci↗ görevsizlik kararı↗ çek↗ kesin hüküm↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın sahte veya tahrif edilmiş çek nedeniyle uğranılan zararının tazmini davası olduğu, dava konusunun TTK'da düzenlendiğinden mutlak ticari dava olduğu ve Yasa'nın 4 ve 5. maddeleri gereği asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği, ...'nın 23.07.2015 tarih 1157 sayılı kararı ile ... Adliyesi'nde 03.08.2015 tarihi itibariyle asliye ticaret mahkemesi kurulduğu, bu nedenle mahkemenin görevsiz hale geldiğine dair hüküm kurulduğu, kararın taraflarca temyiz edilmeksizin 18/12/2015 tarihinde kesinleşmesine rağmen, kesinleşme tarihinden itibaren iki haftalık yasal sürede dosyanın gönderilmesinin talep olunmadığı gerekçesiyle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çekin sahte olarak keşide edildiği iddiasına dayalı keşideci ve bankanın sorumluluğuna ilişkindir.
Çek, 6102 sayılı TTK 780-823 maddelerinde düzenlenmiş olup, Yasa'nın 4/a maddesi gereğince çekten kaynaklanan uyuşmazlıklar ticari dava niteliğinde, Yasa'nın 5/a maddesi gereğince uyuşmazlık asliye ticaret mahkemesinin görev alanında bulunmaktadır.
Yasa'nın 5/4 maddesi gereğince de, asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmemekte, asliye hukuk mahkemesince davaya devam edilmesi icap etmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, sahte olduğu iddia edilen çek nedeniyle, keşideci ve banka aleyhinde 18/08/2014 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açılmıştır.
Dava tarihinde, ...'da müstakil ticaret mahkemesinin bulunmaması nedeniyle, 6102 sayılı Yasa'nın 5/4 maddesi gereğince ticari nitelikteki uyuşmazlığa bakmaya davanın açıldığı asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
Ancak yargılama sırasında ...'nın 23/07/2015 tarih 1157 sayılı kararı ile ... Adliyesi'nde 03/08/2015 tarihi itibariyle asliye ticaret mahkemesi kurulmuş olup uyuşmazlıkta artık asliye ticaret mahkemesi görevli bulunduğundan, asliye hukuk mahkemesince dosyanın asliye ticaret mahkemesine re'sen devredilmesine (aktarılmasına) karar verilmesi gerekmektedir.
Bu halde bir görevsizlik kararı söz konusu olmadığı için iki hafta içinde görevli mahkemeye başvurulmasına ilişkin HMK 20 maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu değildir.
Yerel mahkemece, 12/11/2015 gün 2014/668 E. ve 2015/1046 K. Sayılı kararla görevsizlik kararı verilmiş ise de, bu karar Yargıtay HGK 04/10/2006 gün 8/597- 623 sayılı kararında vurgulandığı üzere teknik anlamda bir görevsizlik kararı değil, özel mahkemenin yargı çevresinde sonradan faaliyete geçmiş olmasından kaynaklanan, kendine özgü bir devir (aktarma) kararı niteliğinde ve kesindir.
Bu durumda yerel mahkemece 12/11/2015 günlü kesin nitelikteki devir kararı üzerine dosyanın asliye ticaret mahkemesine re'sen gönderilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu 12/11/2015 günlü kararın görevsizlik kararı olarak nitelendirilmesi suretiyle yasal iki haftalık süre içerisinde gönderme talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde 18/04/2016 günlü ek kararla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9527 E. 2016/7952 K.
Ortak:ticari dava niteliği · görevsizlik kararı · kesin hüküm · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihinde, ...'da müstakil ticaret mahkemesinin bulunmaması nedeniyle, 6102 sayılı Yasa'nın 5/4 maddesi gereğince «ticari nitelikteki» uyuşmazlığa bakmaya davanın açıldığı asliye hukuk mahkemesi «görevlidir».
Bu halde bir «görevsizlik» kararı söz konusu olmadığı için iki hafta içinde «görevli» mahkemeye başvurulmasına ilişkin HMK 20 maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu değildir.
Bu durumda yerel mahkemece 12/11/2015 günlü «kesin» nitelikteki devir kararı üzerine dosyanın asliye ticaret mahkemesine re'sen gönderilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu 12/11/2015 günlü kararın «görevsizlik» kararı olarak nitelendirilmesi suretiyle yasal iki haftalık süre içerisinde gönderme talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde 18/04/2016 günlü ek kararla «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda yerel mahkemece 16/10/2015 günlü «kesin» nitelikteki devir kararı üzerine dosyanın asliye ticaret mahkemesine re'sen gönderilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu kararın «görevsizlik» kararı olarak nitelendirilmesi suretiyle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddi» ve «görevli» mahkemeye başvurulmasına ilişkin HMK'nın 20 maddesi hükümlerinin uygulanması kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Dava tarihinde, ...'de müstakil ticaret mahkemesinin bulunmaması nedeniyle, 6102 sayılı Yasa'nın 5/4 maddesi gereğince «ticari nitelikteki» uyuşmazlığa bakmaya davanın açıldığı asliye hukuk mahkemesi «görevlidir».
Bu halde bir «görevsizlik» kararı söz konusu olmadığı için, davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar «verilmesine yer olmadığı» gibi, iki hafta içinde «görevli» mahkemeye başvurulmasına ilişkin HMK'nın 20 maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap alacağı · cari hesap · bayilik sözleşmesi · dava şartı yokluğu · usulden reddi · iflas · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaDava, «bayilik sözleşmesine» dayalı «cari hesap alacağına» ilişkin «iflas» istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Bu halde bir «görevsizlik» kararı söz konusu olmadığı için, davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar «verilmesine yer olmadığı» gibi, iki hafta içinde «görevli» mahkemeye başvurulmasına ilişkin HMK'nın 20 maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu değildir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevine ilişkin dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu durumda yerel mahkemece 16/10/2015 günlü «kesin» nitelikteki devir kararı üzerine dosyanın asliye ticaret mahkemesine re'sen gönderilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu kararın «görevsizlik» kararı olarak nitelendirilmesi suretiyle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddi» ve «görevli» mahkemeye başvurulmasına ilişkin HMK'nın 20 maddesi hükümlerinin uygulanması kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7335 E. 2017/5170 K.
Ortak:ticari dava niteliği · görevsizlik kararı · kesin hüküm · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihinde, ...'da müstakil ticaret mahkemesinin bulunmaması nedeniyle, 6102 sayılı Yasa'nın 5/4 maddesi gereğince «ticari nitelikteki» uyuşmazlığa bakmaya davanın açıldığı asliye hukuk mahkemesi «görevlidir».
Bu halde bir «görevsizlik» kararı söz konusu olmadığı için iki hafta içinde «görevli» mahkemeye başvurulmasına ilişkin HMK 20 maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu değildir.
Bu durumda yerel mahkemece 12/11/2015 günlü «kesin» nitelikteki devir kararı üzerine dosyanın asliye ticaret mahkemesine re'sen gönderilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu 12/11/2015 günlü kararın «görevsizlik» kararı olarak nitelendirilmesi suretiyle yasal iki haftalık süre içerisinde gönderme talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde 18/04/2016 günlü ek kararla «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava tarihinde ...'da müstakil ticaret mahkemesinin bulunmaması nedeniyle, 6102 sayılı Yasa'nın 5/4 maddesi gereğince «ticari nitelikteki» uyuşmazlığa davanın açıldığı yer asliye hukuk mahkemesi ticaret mahkemesi sıfatıyla bakmakla «görevlidir».
Bu halde bir «görevsizlik» kararı söz konusu olmadığı için, davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar «verilmesine yer olmadığı» gibi, iki hafta içinde «görevli» mahkemeye başvurulmasına ilişkin HMK'nın 20. maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu değildir.
Mülga 6762 sayılı TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ve 6102 sayılı TTK'nın 4/1-f maddesi uyarınca, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava sayılacağından ticaret mahkemeleri «görevlidir».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız şart · ticari kredi · dava şartı yokluğu · genel kredi sözleşmesi · komisyon · usulden reddi · kredi sözleşmesi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava, «kredi sözleşmesi» uyarınca banka tarafından yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olduğu, davacının, davalı bankadan 12/09/2013 tarihinde 88.000,00 TL, 11/08/2011 tarihinde 80.000,00 TL, 25/06/2008 tarihinde 60.000,00 TL, 22/06/2007 tarihinde 60.000,00 TL, 19/07/2006 tarihinde 53.400,00 TL zirai kredi kullandığını ve bu kullanımlar sırasında 4.174,00 TL kredi tahsis ve değerlendirme «komisyonu» adı altında kesintiler yapıldığı, 6098 sayılı Borçlar Kanunun 21, 25 ve 26. maddeleri uyarınca, sözleşmede tarafların yapılacak kesintilere ilişkin kararlaştırılacak miktar ve oranlarını, asgari ve azami hadlerinin açıkça belirlemesi gerektiği, yapılan bu sözleşmelerde davacı ile davalı arasında bu hususların açıkça belirtilmediği, bu durumun davacı aleyhine «haksız şart» niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile yapılan kesintilerin davacıya iadesine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı bankadan «genel kredi sözleşmesi» kapsamında «ticari kredi» kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Bu halde bir «görevsizlik» kararı söz konusu olmadığı için, davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar «verilmesine yer olmadığı» gibi, iki hafta içinde «görevli» mahkemeye başvurulmasına ilişkin HMK'nın 20. maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu değildir.
1- Dava, «kredi sözleşmesi» uyarınca banka tarafından yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3764 E. 2018/7773 K.
Ortak:mutlak ticari dava · ticari dava niteliği · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihinde, ...'da müstakil ticaret mahkemesinin bulunmaması nedeniyle, 6102 sayılı Yasa'nın 5/4 maddesi gereğince «ticari nitelikteki» uyuşmazlığa bakmaya davanın açıldığı asliye hukuk mahkemesi «görevlidir».
Bu halde bir «görevsizlik» kararı söz konusu olmadığı için iki hafta içinde «görevli» mahkemeye başvurulmasına ilişkin HMK 20 maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu değildir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın sahte veya «tahrif» edilmiş «çek» nedeniyle uğranılan zararının tazmini davası olduğu, dava konusunun TTK'da düzenlendiğinden «mutlak ticari» dava olduğu ve Yasa'nın 4 ve 5. maddeleri gereği asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği, ...'nın 23.07.2015 tarih 1157 sayılı kararı ile ...
Benzer bu kararda6102 sayılı ...’nın 4/1-a. maddesiyle, ...'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava niteliğinde olduğu hüküm altına alınmış, aynı Yasa'nın 5/1. maddesinde ise asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık niteliği itibariyle «mutlak ticari» davadır.
6102 sayılı ...'nın 5/4 maddesi gereğince de, asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması «görevsizlik» kararı verilmesini gerektirmemekte, asliye hukuk mahkemesince davaya devam edilmesi icap etmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat emtia sigortası · güveni kötüye kullanma · hukuki yarar · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda… e ait emtianın davalı şirketçe temin edilen, davalı ...'ın ruhsat sahibi olduğu araç ile nakliyesi sırasında alıcıya ulaştırılmaması nedeniyle açılan ceza davasında «güveni kötüye kullanma» suçundan yargılanıp ceza aldığı, davacının, davalı ... ....'ın söz konusu eylemi nedeniyle sigortalıya 15/06/2005 tarihinde 20.297,52 TL ödediği, bu anlamda «hukuki yararının» bulunduğu, davalıların iddialarını ispatlayamadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne, 20.297,52 TL'nin 15.06.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle daval …
1- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1551 E. 2019/1179 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cezai şart · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, davalının icra dosyasındaki itirazının 44.250,00 TL «asıl alacakla» ilgili olarak iptaline, takibin bu miktar üzerinden aynı şartlarla devamına, yasal şartlar oluştuğundan davacı lehine 44.250,00 TL asıl alacağın %20'si oranında hesaplanacak «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline, davalı vekilinin «cezai şart» ile ilgili yapmış olduğu 5.000,00 TL'lik takibe ilişkin itiraz yönünden bu miktara ilişkin takibin iptaline, şartları oluşmadığından davalının «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/9217 E. , 2016/7676 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2015 tarih ve 2014/668-2015/1046 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...'na mobilya sattığını, davalının karşılığında davalı bankaya ait çeki verdiğini, çekin sahteliği hususunun davalı bankadan sorguladığında yetkililerce çekte bir sorun olmadığının ve karşılığının bulunduğunun söylendiğini, müvekkilinin buna güvenerek mobilyayı diğer davalıya teslim ettiğini, alınan çekin sahte olduğunu ileri sürerek, davalı bankadan şimdilik 2.750,00 TL, davalı ...'ndan 23.600,00 TL'nin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş vekili ve davalı ... vasisi, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın sahte veya tahrif edilmiş çek nedeniyle uğranılan zararının tazmini davası olduğu, dava konusunun TTK'da düzenlendiğinden mutlak ticari dava olduğu ve Yasa'nın 4 ve 5. maddeleri gereği asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği, ...'nın 23.07.2015 tarih 1157 sayılı kararı ile ... Adliyesi'nde 03.08.2015 tarihi itibariyle asliye ticaret mahkemesi kurulduğu, bu nedenle mahkemenin görevsiz hale geldiğine dair hüküm kurulduğu, kararın taraflarca temyiz edilmeksizin 18/12/2015 tarihinde kesinleşmesine rağmen, kesinleşme tarihinden itibaren iki haftalık yasal sürede dosyanın gönderilmesinin talep olunmadığı gerekçesiyle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çekin sahte olarak keşide edildiği iddiasına dayalı keşideci ve bankanın sorumluluğuna ilişkindir.
Çek, 6102 sayılı TTK 780-823 maddelerinde düzenlenmiş olup, Yasa'nın 4/a maddesi gereğince çekten kaynaklanan uyuşmazlıklar ticari dava niteliğinde, Yasa'nın 5/a maddesi gereğince uyuşmazlık asliye ticaret mahkemesinin görev alanında bulunmaktadır.
Yasa'nın 5/4 maddesi gereğince de, asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmemekte, asliye hukuk mahkemesince davaya devam edilmesi icap etmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, sahte olduğu iddia edilen çek nedeniyle, keşideci ve banka aleyhinde 18/08/2014 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açılmıştır.
Dava tarihinde, ...'da müstakil ticaret mahkemesinin bulunmaması nedeniyle, 6102 sayılı Yasa'nın 5/4 maddesi gereğince ticari nitelikteki uyuşmazlığa bakmaya davanın açıldığı asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
Ancak yargılama sırasında ...'nın 23/07/2015 tarih 1157 sayılı kararı ile ... Adliyesi'nde 03/08/2015 tarihi itibariyle asliye ticaret mahkemesi kurulmuş olup uyuşmazlıkta artık asliye ticaret mahkemesi görevli bulunduğundan, asliye hukuk mahkemesince dosyanın asliye ticaret mahkemesine re'sen devredilmesine (aktarılmasına) karar verilmesi gerekmektedir.
Bu halde bir görevsizlik kararı söz konusu olmadığı için iki hafta içinde görevli mahkemeye başvurulmasına ilişkin HMK 20 maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu değildir.
Yerel mahkemece, 12/11/2015 gün 2014/668 E. ve 2015/1046 K. Sayılı kararla görevsizlik kararı verilmiş ise de, bu karar Yargıtay HGK 04/10/2006 gün 8/597- 623 sayılı kararında vurgulandığı üzere teknik anlamda bir görevsizlik kararı değil, özel mahkemenin yargı çevresinde sonradan faaliyete geçmiş olmasından kaynaklanan, kendine özgü bir devir (aktarma) kararı niteliğinde ve kesindir.
Bu durumda yerel mahkemece 12/11/2015 günlü kesin nitelikteki devir kararı üzerine dosyanın asliye ticaret mahkemesine re'sen gönderilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu 12/11/2015 günlü kararın görevsizlik kararı olarak nitelendirilmesi suretiyle yasal iki haftalık süre içerisinde gönderme talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde 18/04/2016 günlü ek kararla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile 18/04/2016 günlü ek kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/272839500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz