Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/3764 E. 2018/7773 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nakliyat emtia sigortası↗ mutlak ticari dava↗ güveni kötüye kullanma↗ ticari dava niteliği↗ hukuki yarar↗ görevsizlik kararı↗ sigorta poliçesi↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ... ....'ın, sigortalı dava dışı şirkete ait emtianın davalı şirketçe temin edilen, davalı ...'ın ruhsat sahibi olduğu araç ile nakliyesi sırasında alıcıya ulaştırılmaması nedeniyle açılan ceza davasında güveni kötüye kullanma suçundan yargılanıp ceza aldığı, davacının, davalı ... ....'ın söz konusu eylemi nedeniyle sigortalıya 15/06/2005 tarihinde 20.297,52 TL ödediği, bu anlamda hukuki yararının bulunduğu, davalıların iddialarını ispatlayamadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne, 20.297,52 TL'nin 15.06.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı .... Ltd.Şti vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı ...’nın 4/1-a. maddesiyle, ...'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava niteliğinde olduğu hüküm altına alınmış, aynı Yasa'nın 5/1. maddesinde ise asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık niteliği itibariyle mutlak ticari davadır. 6102 sayılı ...'nın 5/4 maddesi gereğince de, asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmemekte, asliye hukuk mahkemesince davaya devam edilmesi icap etmektedir. Ancak yargılama sırasında HSYK'nın 23/07/2015 tarih 1157 sayılı kararı ile ... Adliyesi'nde 07/09/2015 tarihi itibariyle asliye ticaret mahkemesi faaliyete geçmiş olup, uyuşmazlıkta artık asliye ticaret mahkemesi görevli bulunduğundan, mahkemece dosyanın asliye ticaret mahkemesine re'sen devredilmesine (aktarılmasına) karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle işin esasına girilip hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı .... Met. Tuz Paz. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7335 E. 2017/5170 K.
Ortak:ticari dava niteliği · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda6102 sayılı ...’nın 4/1-a. maddesiyle, ...'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava niteliğinde olduğu hüküm altına alınmış, aynı Yasa'nın 5/1. maddesinde ise asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
6102 sayılı ...'nın 5/4 maddesi gereğince de, asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması «görevsizlik» kararı verilmesini gerektirmemekte, asliye hukuk mahkemesince davaya devam edilmesi icap etmektedir.
Adliyesi'nde 07/09/2015 tarihi itibariyle asliye ticaret mahkemesi faaliyete geçmiş olup, uyuşmazlıkta artık asliye ticaret mahkemesi «görevli» bulunduğundan, mahkemece dosyanın asliye ticaret mahkemesine re'sen devredilmesine (aktarılmasına) karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle işin esasına girilip hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDava tarihinde ...'da müstakil ticaret mahkemesinin bulunmaması nedeniyle, 6102 sayılı Yasa'nın 5/4 maddesi gereğince «ticari nitelikteki» uyuşmazlığa davanın açıldığı yer asliye hukuk mahkemesi ticaret mahkemesi sıfatıyla bakmakla «görevlidir».
Bu halde bir «görevsizlik» kararı söz konusu olmadığı için, davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar «verilmesine yer olmadığı» gibi, iki hafta içinde «görevli» mahkemeye başvurulmasına ilişkin HMK'nın 20. maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu değildir.
Mülga 6762 sayılı TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ve 6102 sayılı TTK'nın 4/1-f maddesi uyarınca, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava sayılacağından ticaret mahkemeleri «görevlidir».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız şart · ticari kredi · dava şartı yokluğu · genel kredi sözleşmesi · komisyon · usulden reddi · kredi sözleşmesi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava, «kredi sözleşmesi» uyarınca banka tarafından yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olduğu, davacının, davalı bankadan 12/09/2013 tarihinde 88.000,00 TL, 11/08/2011 tarihinde 80.000,00 TL, 25/06/2008 tarihinde 60.000,00 TL, 22/06/2007 tarihinde 60.000,00 TL, 19/07/2006 tarihinde 53.400,00 TL zirai kredi kullandığını ve bu kullanımlar sırasında 4.174,00 TL kredi tahsis ve değerlendirme «komisyonu» adı altında kesintiler yapıldığı, 6098 sayılı Borçlar Kanunun 21, 25 ve 26. maddeleri uyarınca, sözleşmede tarafların yapılacak kesintilere ilişkin kararlaştırılacak miktar ve oranlarını, asgari ve azami hadlerinin açıkça belirlemesi gerektiği, yapılan bu sözleşmelerde davacı ile davalı arasında bu hususların açıkça belirtilmediği, bu durumun davacı aleyhine «haksız şart» niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile yapılan kesintilerin davacıya iadesine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı bankadan «genel kredi sözleşmesi» kapsamında «ticari kredi» kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Bu halde bir «görevsizlik» kararı söz konusu olmadığı için, davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar «verilmesine yer olmadığı» gibi, iki hafta içinde «görevli» mahkemeye başvurulmasına ilişkin HMK'nın 20. maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu değildir.
1- Dava, «kredi sözleşmesi» uyarınca banka tarafından yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1170 E. 2019/443 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9217 E. 2016/7676 K.
Ortak:mutlak ticari dava · ticari dava niteliği · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda6102 sayılı ...’nın 4/1-a. maddesiyle, ...'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava niteliğinde olduğu hüküm altına alınmış, aynı Yasa'nın 5/1. maddesinde ise asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık niteliği itibariyle «mutlak ticari» davadır.
6102 sayılı ...'nın 5/4 maddesi gereğince de, asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması «görevsizlik» kararı verilmesini gerektirmemekte, asliye hukuk mahkemesince davaya devam edilmesi icap etmektedir.
Benzer bu karardaDava tarihinde, ...'da müstakil ticaret mahkemesinin bulunmaması nedeniyle, 6102 sayılı Yasa'nın 5/4 maddesi gereğince «ticari nitelikteki» uyuşmazlığa bakmaya davanın açıldığı asliye hukuk mahkemesi «görevlidir».
Bu halde bir «görevsizlik» kararı söz konusu olmadığı için iki hafta içinde «görevli» mahkemeye başvurulmasına ilişkin HMK 20 maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu değildir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın sahte veya «tahrif» edilmiş «çek» nedeniyle uğranılan zararının tazmini davası olduğu, dava konusunun TTK'da düzenlendiğinden «mutlak ticari» dava olduğu ve Yasa'nın 4 ve 5. maddeleri gereği asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği, ...'nın 23.07.2015 tarih 1157 sayılı kararı ile ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın gönderilmesi · tahrifat · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · keşideci · çek · kesin hüküm
Benzer bu karardaAdliyesi'nde 03.08.2015 tarihi itibariyle asliye ticaret mahkemesi kurulduğu, bu nedenle mahkemenin «görevsiz» hale geldiğine dair hüküm kurulduğu, kararın taraflarca temyiz edilmeksizin 18/12/2015 tarihinde kesinleşmesine rağmen, kesinleşme tarihinden itibaren iki haftalık yasal sürede «dosyanın gönderilmesinin» talep olunmadığı gerekçesiyle, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu durumda yerel mahkemece 12/11/2015 günlü «kesin» nitelikteki devir kararı üzerine dosyanın asliye ticaret mahkemesine re'sen gönderilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu 12/11/2015 günlü kararın «görevsizlik» kararı olarak nitelendirilmesi suretiyle yasal iki haftalık süre içerisinde gönderme talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde 18/04/2016 günlü ek kararla «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın sahte veya «tahrif» edilmiş «çek» nedeniyle uğranılan zararının tazmini davası olduğu, dava konusunun TTK'da düzenlendiğinden «mutlak ticari» dava olduğu ve Yasa'nın 4 ve 5. maddeleri gereği asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği, ...'nın 23.07.2015 tarih 1157 sayılı kararı ile ...
Somut uyuşmazlıkta, sahte olduğu iddia edilen «çek» nedeniyle, «keşideci» ve banka aleyhinde 18/08/2014 tarihinde ...
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1438 E. 2023/957 K.
Ortak:güveni kötüye kullanma · hukuki yarar · görevli mahkeme · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… e ait emtianın davalı şirketçe temin edilen, davalı ...'ın ruhsat sahibi olduğu araç ile nakliyesi sırasında alıcıya ulaştırılmaması nedeniyle açılan ceza davasında «güveni kötüye kullanma» suçundan yargılanıp ceza aldığı, davacının, davalı ... ....'ın söz konusu eylemi nedeniyle sigortalıya 15/06/2005 tarihinde 20.297,52 TL ödediği, bu anlamda «hukuki yararının» bulunduğu, davalıların iddialarını ispatlayamadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne, 20.297,52 TL'nin 15.06.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle daval …
6102 sayılı ...’nın 4/1-a. maddesiyle, ...'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava niteliğinde olduğu hüküm altına alınmış, aynı Yasa'nın 5/1. maddesinde ise asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Adliyesi'nde 07/09/2015 tarihi itibariyle asliye ticaret mahkemesi faaliyete geçmiş olup, uyuşmazlıkta artık asliye ticaret mahkemesi «görevli» bulunduğundan, mahkemece dosyanın asliye ticaret mahkemesine re'sen devredilmesine (aktarılmasına) karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle işin esasına girilip hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · husumet
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunup bulunmadığı, davalının tazminattan sorumlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/3764 E. , 2018/7773 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/04/2016 tarih ve 2005/536-2016/136 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı .... Metal Tuz Parlama ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili tarafından teminat altına alınan galvaniz trapez emtiasının, sigortalı dava dışı .... ve Saç San. A.Ş'den dava dışı .... Malz. İnş. San. Tic. A.Ş'ye taşınırken şoför davalı ... .... ve araç sahibi davalı ...'ın kötü niyeti sonucu alıcıya ulaştırılmadığını, emtiadan ve davalı ... ....'tan haber alınamadığını, emtianın kayıp olduğunu, davalı şirketin taşıma işini üstlendiğini, 22.03.2005 tarihli sözleşme ile dava konusu emtiayı davalı ... ....'a teslim ettiğini, davalı şirketin de oluşan zarardan sorumlu olduğunu, emtia bedelinin sigortalıya 15.06.2005 tarihinde ödendiğini ileri sürerek 20.297,52 TL'nin 15.06.2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili; müvekkili ile sigortalı dava dışı şirket arasında herhangi bir yazılı veya sözlü taşıma sözleşmesi yapılmadığını, sözlü taşıma anlaşmasının alıcı dava dışı .... Malz. İnş. San. Tic. A.Ş. ile yapıldığını, bu nedenle davacının halef sıfatıyla dava açamayacağını, taraf sıfatının bulunmadığını, müvekkilinin oluşan zarardan sorumlu olmadığını, diğer davalılar hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ...; davalı ... ....'ın şoförü olduğunu, sahibi olduğu aracının izni ve bilgisi dışında alınarak emtianın çalındığını, bu hususla alakalı açılan emniyeti suistimale ilişkin davanın devam ettiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ... ....'ın, sigortalı dava dışı şirkete ait emtianın davalı şirketçe temin edilen, davalı ...'ın ruhsat sahibi olduğu araç ile nakliyesi sırasında alıcıya ulaştırılmaması nedeniyle açılan ceza davasında güveni kötüye kullanma suçundan yargılanıp ceza aldığı, davacının, davalı ... ....'ın söz konusu eylemi nedeniyle sigortalıya 15/06/2005 tarihinde 20.297,52 TL ödediği, bu anlamda hukuki yararının bulunduğu, davalıların iddialarını ispatlayamadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne, 20.297,52 TL'nin 15.06.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı .... Ltd.Şti vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı ...’nın 4/1-a. maddesiyle, ...'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava niteliğinde olduğu hüküm altına alınmış, aynı Yasa'nın 5/1. maddesinde ise asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık niteliği itibariyle mutlak ticari davadır. 6102 sayılı ...'nın 5/4 maddesi gereğince de, asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmemekte, asliye hukuk mahkemesince davaya devam edilmesi icap etmektedir. Ancak yargılama sırasında HSYK'nın 23/07/2015 tarih 1157 sayılı kararı ile ...
Adliyesi'nde 07/09/2015 tarihi itibariyle asliye ticaret mahkemesi faaliyete geçmiş olup, uyuşmazlıkta artık asliye ticaret mahkemesi görevli bulunduğundan, mahkemece dosyanın asliye ticaret mahkemesine re'sen devredilmesine (aktarılmasına) karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle işin esasına girilip hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı .... Met. Tuz Paz. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı .... Met. Tuz Paz. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/464831500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz