İtrazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/9527 E. 2016/7952 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
görev dava şartı↗ cari hesap alacağı↗ ticari dava niteliği↗ cari hesap↗ bayilik sözleşmesi↗ dava şartı yokluğu↗ usulden reddi↗ görevsizlik kararı↗ iflas↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ kesin hüküm↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, İİK'nın 154. maddesine göre iflas davalarında görevin borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine ait olduğu, ...'nın 23.07.2015 gün ve 1157 sayılı kararı ile ... yargı çevresinde müstakil asliye ticaret mahkemesi kurulduğu ve 07.09.2015 tarihinde faaliyete geçmiş olmakla, davaya bakmak görevi ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevine ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, bayilik sözleşmesine dayalı cari hesap alacağına ilişkin iflas istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
İİK'nın 154/III. maddesi uyarınca iflas davası, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesinde açılır. Bu bakımdan İİK, iflas davalarında ticaret mahkemesini görevli mahkeme olarak göstermiştir. 6102 sayılı TTK'nın 5/4 maddesi gereğince de, asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmemekte, asliye hukuk mahkemesince davaya devam edilmesi icap etmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, davalılar aleyhinde iflas istemiyle 24/02/2014 tarihinde asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açılmıştır. Dava tarihinde, ...'de müstakil ticaret mahkemesinin bulunmaması nedeniyle, 6102 sayılı Yasa'nın 5/4 maddesi gereğince ticari nitelikteki uyuşmazlığa bakmaya davanın açıldığı asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Ancak yargılama sırasında ...'nın 23/07/2015 tarih 1157 sayılı kararı ile ... Adliyesi'nde 07/09/2015 tarihi itibariyle asliye ticaret mahkemesi faaliyete geçmiş olup, uyuşmazlıkta artık asliye ticaret mahkemesi görevli bulunduğundan, asliye hukuk mahkemesince dosyanın asliye ticaret mahkemesine re'sen devredilmesine (aktarılmasına) karar verilmesi gerekmektedir.
Bu halde bir görevsizlik kararı söz konusu olmadığı için, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesine yer olmadığı gibi, iki hafta içinde görevli mahkemeye başvurulmasına ilişkin HMK'nın 20 maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu değildir.
Yerel mahkemece, 16/10/2015 gün 2014/123 E. ve 2015/1078 K.sayılı ilamla görevsizlik kararı verilmiş ise de, bu karar Yargıtay HGK'nın 04/10/2006 gün 8/597- 623 sayılı kararında vurgulandığı üzere teknik anlamda bir görevsizlik kararı değil, özel mahkemenin yargı çevresinde sonradan faaliyete geçmiş olmasından kaynaklanan, kendine özgü bir devir (aktarma) kararı niteliğinde ve kesindir.
Bu durumda yerel mahkemece 16/10/2015 günlü kesin nitelikteki devir kararı üzerine dosyanın asliye ticaret mahkemesine re'sen gönderilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu kararın görevsizlik kararı olarak nitelendirilmesi suretiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi ve görevli mahkemeye başvurulmasına ilişkin HMK'nın 20 maddesi hükümlerinin uygulanması kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9217 E. 2016/7676 K.
Ortak:ticari dava niteliği · görevsizlik kararı · kesin hüküm · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu durumda yerel mahkemece 16/10/2015 günlü «kesin» nitelikteki devir kararı üzerine dosyanın asliye ticaret mahkemesine re'sen gönderilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu kararın «görevsizlik» kararı olarak nitelendirilmesi suretiyle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddi» ve «görevli» mahkemeye başvurulmasına ilişkin HMK'nın 20 maddesi hükümlerinin uygulanması kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Dava tarihinde, ...'de müstakil ticaret mahkemesinin bulunmaması nedeniyle, 6102 sayılı Yasa'nın 5/4 maddesi gereğince «ticari nitelikteki» uyuşmazlığa bakmaya davanın açıldığı asliye hukuk mahkemesi «görevlidir».
Bu halde bir «görevsizlik» kararı söz konusu olmadığı için, davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar «verilmesine yer olmadığı» gibi, iki hafta içinde «görevli» mahkemeye başvurulmasına ilişkin HMK'nın 20 maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu değildir.
Benzer bu karardaDava tarihinde, ...'da müstakil ticaret mahkemesinin bulunmaması nedeniyle, 6102 sayılı Yasa'nın 5/4 maddesi gereğince «ticari nitelikteki» uyuşmazlığa bakmaya davanın açıldığı asliye hukuk mahkemesi «görevlidir».
Bu halde bir «görevsizlik» kararı söz konusu olmadığı için iki hafta içinde «görevli» mahkemeye başvurulmasına ilişkin HMK 20 maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu değildir.
Bu durumda yerel mahkemece 12/11/2015 günlü «kesin» nitelikteki devir kararı üzerine dosyanın asliye ticaret mahkemesine re'sen gönderilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu 12/11/2015 günlü kararın «görevsizlik» kararı olarak nitelendirilmesi suretiyle yasal iki haftalık süre içerisinde gönderme talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde 18/04/2016 günlü ek kararla «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın gönderilmesi · mutlak ticari dava · tahrifat · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · keşideci · çek
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın sahte veya «tahrif» edilmiş «çek» nedeniyle uğranılan zararının tazmini davası olduğu, dava konusunun TTK'da düzenlendiğinden «mutlak ticari» dava olduğu ve Yasa'nın 4 ve 5. maddeleri gereği asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği, ...'nın 23.07.2015 tarih 1157 sayılı kararı ile ...
Adliyesi'nde 03.08.2015 tarihi itibariyle asliye ticaret mahkemesi kurulduğu, bu nedenle mahkemenin «görevsiz» hale geldiğine dair hüküm kurulduğu, kararın taraflarca temyiz edilmeksizin 18/12/2015 tarihinde kesinleşmesine rağmen, kesinleşme tarihinden itibaren iki haftalık yasal sürede «dosyanın gönderilmesinin» talep olunmadığı gerekçesiyle, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, sahte olduğu iddia edilen «çek» nedeniyle, «keşideci» ve banka aleyhinde 18/08/2014 tarihinde ...
Bu durumda yerel mahkemece 12/11/2015 günlü «kesin» nitelikteki devir kararı üzerine dosyanın asliye ticaret mahkemesine re'sen gönderilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu 12/11/2015 günlü kararın «görevsizlik» kararı olarak nitelendirilmesi suretiyle yasal iki haftalık süre içerisinde gönderme talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde 18/04/2016 günlü ek kararla «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7335 E. 2017/5170 K.
Ortak:ticari dava niteliği · dava şartı yokluğu · usulden reddi · görevsizlik kararı · karar verilmesine yer olmadığına · kesin hüküm · görevli mahkeme · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu halde bir «görevsizlik» kararı söz konusu olmadığı için, davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar «verilmesine yer olmadığı» gibi, iki hafta içinde «görevli» mahkemeye başvurulmasına ilişkin HMK'nın 20 maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu değildir.
Bu durumda yerel mahkemece 16/10/2015 günlü «kesin» nitelikteki devir kararı üzerine dosyanın asliye ticaret mahkemesine re'sen gönderilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu kararın «görevsizlik» kararı olarak nitelendirilmesi suretiyle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddi» ve «görevli» mahkemeye başvurulmasına ilişkin HMK'nın 20 maddesi hükümlerinin uygulanması kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevine ilişkin dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu halde bir «görevsizlik» kararı söz konusu olmadığı için, davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar «verilmesine yer olmadığı» gibi, iki hafta içinde «görevli» mahkemeye başvurulmasına ilişkin HMK'nın 20. maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu değildir.
Dava tarihinde ...'da müstakil ticaret mahkemesinin bulunmaması nedeniyle, 6102 sayılı Yasa'nın 5/4 maddesi gereğince «ticari nitelikteki» uyuşmazlığa davanın açıldığı yer asliye hukuk mahkemesi ticaret mahkemesi sıfatıyla bakmakla «görevlidir».
Mülga 6762 sayılı TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ve 6102 sayılı TTK'nın 4/1-f maddesi uyarınca, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava sayılacağından ticaret mahkemeleri «görevlidir».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız şart · ticari kredi · genel kredi sözleşmesi · komisyon · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava, «kredi sözleşmesi» uyarınca banka tarafından yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olduğu, davacının, davalı bankadan 12/09/2013 tarihinde 88.000,00 TL, 11/08/2011 tarihinde 80.000,00 TL, 25/06/2008 tarihinde 60.000,00 TL, 22/06/2007 tarihinde 60.000,00 TL, 19/07/2006 tarihinde 53.400,00 TL zirai kredi kullandığını ve bu kullanımlar sırasında 4.174,00 TL kredi tahsis ve değerlendirme «komisyonu» adı altında kesintiler yapıldığı, 6098 sayılı Borçlar Kanunun 21, 25 ve 26. maddeleri uyarınca, sözleşmede tarafların yapılacak kesintilere ilişkin kararlaştırılacak miktar ve oranlarını, asgari ve azami hadlerinin açıkça belirlemesi gerektiği, yapılan bu sözleşmelerde davacı ile davalı arasında bu hususların açıkça belirtilmediği, bu durumun davacı aleyhine «haksız şart» niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile yapılan kesintilerin davacıya iadesine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı bankadan «genel kredi sözleşmesi» kapsamında «ticari kredi» kullanıldığı anlaşılmaktadır.
1- Dava, «kredi sözleşmesi» uyarınca banka tarafından yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3764 E. 2018/7773 K.
Ortak:ticari dava niteliği · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihinde, ...'de müstakil ticaret mahkemesinin bulunmaması nedeniyle, 6102 sayılı Yasa'nın 5/4 maddesi gereğince «ticari nitelikteki» uyuşmazlığa bakmaya davanın açıldığı asliye hukuk mahkemesi «görevlidir».
Bu halde bir «görevsizlik» kararı söz konusu olmadığı için, davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar «verilmesine yer olmadığı» gibi, iki hafta içinde «görevli» mahkemeye başvurulmasına ilişkin HMK'nın 20 maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu değildir.
Bu durumda yerel mahkemece 16/10/2015 günlü «kesin» nitelikteki devir kararı üzerine dosyanın asliye ticaret mahkemesine re'sen gönderilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu kararın «görevsizlik» kararı olarak nitelendirilmesi suretiyle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddi» ve «görevli» mahkemeye başvurulmasına ilişkin HMK'nın 20 maddesi hükümlerinin uygulanması kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda6102 sayılı ...’nın 4/1-a. maddesiyle, ...'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava niteliğinde olduğu hüküm altına alınmış, aynı Yasa'nın 5/1. maddesinde ise asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
6102 sayılı ...'nın 5/4 maddesi gereğince de, asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması «görevsizlik» kararı verilmesini gerektirmemekte, asliye hukuk mahkemesince davaya devam edilmesi icap etmektedir.
Adliyesi'nde 07/09/2015 tarihi itibariyle asliye ticaret mahkemesi faaliyete geçmiş olup, uyuşmazlıkta artık asliye ticaret mahkemesi «görevli» bulunduğundan, mahkemece dosyanın asliye ticaret mahkemesine re'sen devredilmesine (aktarılmasına) karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle işin esasına girilip hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat emtia sigortası · mutlak ticari dava · güveni kötüye kullanma · hukuki yarar · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda… e ait emtianın davalı şirketçe temin edilen, davalı ...'ın ruhsat sahibi olduğu araç ile nakliyesi sırasında alıcıya ulaştırılmaması nedeniyle açılan ceza davasında «güveni kötüye kullanma» suçundan yargılanıp ceza aldığı, davacının, davalı ... ....'ın söz konusu eylemi nedeniyle sigortalıya 15/06/2005 tarihinde 20.297,52 TL ödediği, bu anlamda «hukuki yararının» bulunduğu, davalıların iddialarını ispatlayamadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne, 20.297,52 TL'nin 15.06.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle daval …
1- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Dava konusu uyuşmazlık niteliği itibariyle «mutlak ticari» davadır.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5899 E. 2013/7552 K.
Ortak:görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu halde bir «görevsizlik» kararı söz konusu olmadığı için, davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar «verilmesine yer olmadığı» gibi, iki hafta içinde «görevli» mahkemeye başvurulmasına ilişkin HMK'nın 20 maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu değildir.
Bu durumda yerel mahkemece 16/10/2015 günlü «kesin» nitelikteki devir kararı üzerine dosyanın asliye ticaret mahkemesine re'sen gönderilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu kararın «görevsizlik» kararı olarak nitelendirilmesi suretiyle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddi» ve «görevli» mahkemeye başvurulmasına ilişkin HMK'nın 20 maddesi hükümlerinin uygulanması kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Bu bakımdan İİK, «iflas» davalarında ticaret mahkemesini «görevli» mahkeme olarak göstermiştir.
Benzer bu karardaTüketici Mahkemesinin yargı çevresinde «görevli» Asliye Ticaret Mahkemesi kurulu bulunduğundan, mahkemece "«görevsizlik» kararı kesinleştiğinde talep halinde dosyanın ...
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın taşıma hukukundan kaynaklanması nedeni ile 6762 Sayılı ...'nın 4. maddesinin 1. bendi gereğince «mutlak ticari» dava sayılacağı, tüketici mahkemesinin «görevli» bulunmadığı gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde dosyanın görevli ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın taşıma hukukundan kaynaklanması nedeni ile 6762 Sayılı ...'nın 4. maddesinin 1. bendi gereğince «mutlak ticari» dava sayılacağı, tüketici mahkemesinin «görevli» bulunmadığı gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde dosyanın görevli ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12255 E. 2016/8822 K.
Ortak:usulden reddi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu halde bir «görevsizlik» kararı söz konusu olmadığı için, davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar «verilmesine yer olmadığı» gibi, iki hafta içinde «görevli» mahkemeye başvurulmasına ilişkin HMK'nın 20 maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu değildir.
Bu durumda yerel mahkemece 16/10/2015 günlü «kesin» nitelikteki devir kararı üzerine dosyanın asliye ticaret mahkemesine re'sen gönderilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu kararın «görevsizlik» kararı olarak nitelendirilmesi suretiyle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddi» ve «görevli» mahkemeye başvurulmasına ilişkin HMK'nın 20 maddesi hükümlerinin uygulanması kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevine ilişkin dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, ....'nın .../07/2015 tarih ve 1157 sayılı karar ve 30/07/2015 tarih ve 1186 sayılı kararları ile .....'de müstakilen ticaret mahkemesi kurulduğu, 07/09/2015 tarihinde faaliyete geçtiği gerekçesi ile HMK'nın 114/...-c ve 115/... maddesi gereğince davanın «usulden reddine», karar kesinleştiğinde ve süresinde başvurulduğunda dosyanın «görevli» ve yetkili .........
Bu davalar, açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan Kanun hükümlerine tabidir.'' hükmü gereğince, ........2011 dava tarihi itibariyle mahkemenin «görevli» olduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali
Benzer bu karardaDava, «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/9527 E. , 2016/7952 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/10/2015 tarih ve 2014/123-2015/1078 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ...
2. İcra Müdürlüğü'nün 2014/64, 2014/65 ve 2014/396 E. no'lu dosyaları ile müvekkilinin alacağına yönelik girişilen takibe davalıların haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, depo kararı verilmesini, depo kararına rağmen borç ödenmez ise davalı şirketlerin iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, İİK'nın 154. maddesine göre iflas davalarında görevin borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine ait olduğu, ...'nın 23.07.2015 gün ve 1157 sayılı kararı ile ... yargı çevresinde müstakil asliye ticaret mahkemesi kurulduğu ve 07.09.2015 tarihinde faaliyete geçmiş olmakla, davaya bakmak görevi ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevine ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, bayilik sözleşmesine dayalı cari hesap alacağına ilişkin iflas istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
İİK'nın 154/III. maddesi uyarınca iflas davası, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesinde açılır. Bu bakımdan İİK, iflas davalarında ticaret mahkemesini görevli mahkeme olarak göstermiştir. 6102 sayılı TTK'nın 5/4 maddesi gereğince de, asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmemekte, asliye hukuk mahkemesince davaya devam edilmesi icap etmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, davalılar aleyhinde iflas istemiyle 24/02/2014 tarihinde asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açılmıştır. Dava tarihinde, ...'de müstakil ticaret mahkemesinin bulunmaması nedeniyle, 6102 sayılı Yasa'nın 5/4 maddesi gereğince ticari nitelikteki uyuşmazlığa bakmaya davanın açıldığı asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Ancak yargılama sırasında ...'nın 23/07/2015 tarih 1157 sayılı kararı ile ... Adliyesi'nde 07/09/2015 tarihi itibariyle asliye ticaret mahkemesi faaliyete geçmiş olup, uyuşmazlıkta artık asliye ticaret mahkemesi görevli bulunduğundan, asliye hukuk mahkemesince dosyanın asliye ticaret mahkemesine re'sen devredilmesine (aktarılmasına) karar verilmesi gerekmektedir.
Bu halde bir görevsizlik kararı söz konusu olmadığı için, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesine yer olmadığı gibi, iki hafta içinde görevli mahkemeye başvurulmasına ilişkin HMK'nın 20 maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu değildir.
Yerel mahkemece, 16/10/2015 gün 2014/123 E. ve 2015/1078 K.sayılı ilamla görevsizlik kararı verilmiş ise de, bu karar Yargıtay HGK'nın 04/10/2006 gün 8/597- 623 sayılı kararında vurgulandığı üzere teknik anlamda bir görevsizlik kararı değil, özel mahkemenin yargı çevresinde sonradan faaliyete geçmiş olmasından kaynaklanan, kendine özgü bir devir (aktarma) kararı niteliğinde ve kesindir.
Bu durumda yerel mahkemece 16/10/2015 günlü kesin nitelikteki devir kararı üzerine dosyanın asliye ticaret mahkemesine re'sen gönderilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu kararın görevsizlik kararı olarak nitelendirilmesi suretiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi ve görevli mahkemeye başvurulmasına ilişkin HMK'nın 20 maddesi hükümlerinin uygulanması kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davalılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile 16/10/2015 gün 2014/123 E. ve 2015/1078 K. sayılı kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/273484100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz