Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1551 E. 2019/1179 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cezai şart↗ kötü niyet tazminatı↗ kötü niyet↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, davalının icra dosyasındaki itirazının 44.250,00 TL asıl alacakla ilgili olarak iptaline, takibin bu miktar üzerinden aynı şartlarla devamına, yasal şartlar oluştuğundan davacı lehine 44.250,00 TL asıl alacağın %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalı vekilinin cezai şart ile ilgili yapmış olduğu 5.000,00 TL'lik takibe ilişkin itiraz yönünden bu miktara ilişkin takibin iptaline, şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, taşıma tarihi itibariyle uygulanması gereken 6102 sayılı ...’nun 890/.... fıkrası hükmü gereğince dosya kapsamında yer alan belgelere göre davacının ikametgahının ... ... Adliyesi yargı çevresinde bulunmasına ve taraflar arasındaki 2009 tarihli sözleşmenin .... maddesi hükmünce davacı tarafça sözleşme süresinin aynı esas ve şartlarla uzatıldığının usulüne uygun şekilde bildirilmemiş olmasına göre, davacı vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1387 E. 2010/6824 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin yetki kuralı · kesin yetki · yetki itirazı · ihtiyati tedbir · haksız fiil · yetki · yetkisizlik kararı · kesin hüküm
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava FSEK’nun 80. maddesi uyarınca açılmış olup, uyuşmalıkla ilgili olarak bir «kesin yetki kuralı» mevcut değildir.
Bu itibarla mahkemece, televizyon yayının mahkemenin kaza sınırları içinde de yapıldığı, «haksız fiilin» meydana geldiği yer mahkemesinin de yetkili olduğu nazara alınarak davalı tarafın «yetki itirazının» reddi ile uyuşmalığın esasına girilerek neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… ın ikametgahı mahkemesinde açılması gerektiği, dava FSEK’nundan kaynaklandığı için yasanın davacıya kendi ikametgahı mahkemesinde dava açabileceği gibi (FSEK’nun 66/«son») davalının ikametgahı mahkemesinde de dava açma imkanı tanıdığı, davacının ve davalının dava dilekçesindeki adreslerinin İstanbul Adliyesi yargı çevresinde bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin «yetki itirazının» kabulü ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, dosyanın karar kesinleştiğinde yasal süresi içerisinde ve talep halinde yetkili ve «görevli» İstanbul Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine, davacı vekilinin «ihtiyati tedbir» talebinin yetkili ve görevli İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından değerlendirilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13195 E. 2016/9471 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel yetki kuralı · genel yetki · ihtisas mahkemesi · dava şartı yokluğu · oy yasağı · muvafakat · usulden reddi · yetki
Benzer bu karardaAdliyesi Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılması gerektiği, HMK hükümleri gereğince «genel yetki kuralının» uygulanması halinde davalının ikametgahı olan ....
Adliyesi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine ve dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
86.madde uyarınca; eser mahiyetinde olmasalar bile resim ve portreleri tasvir edilenlerin «muvafakatı» olmadan fotoğrafları umuma arz edilemez.
Yine aynı maddenin 3.fıkrasına göre; bu «yasağa» aykırı hareket edenler hakkında BK 49.maddesi ve «son» fıkrasına göre de TMK’nın 24.maddesi uygulanır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/97 E. 2016/5908 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel yetkili mahkeme · yerleşim yeri · dava şartı yokluğu · usulden reddi · yetkisizlik kararı · teslim · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK 6. maddesi uyarınca «genel yetkili» ve «görevli» davalı borçlu «yerleşim yeri» ....
İcra Daireleri ve Mahkemeleri yetkili olduğu gerekçesiyle, itirazın iptaline konu geçerli bir takip bulunmadığından dava «şartı yokluğu» sebebiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece davalının «yerleşim yeri» mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
İİK 50 maddesi uyarınca icra dairelerinin yetkileri konusunda da aynı kural uygulanacağından icra dairelerinin «yetkisiz» olduğundan bahisle davanın dava «şartı yokluğu» sebebiyle reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1551 E. , 2019/1179 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01/07/2015 gün ve 2014/492 - 2015/498 sayılı kararı bozan Daire'nin .../01/2017 gün ve 2016/4675 - 2017/381 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü
Davacı vekili, davacının dava dışı... Tütün Mamulleri A.Ş’nin taşıma işlerini üstlendiğini, davalı ile müvekkili şirket arasında alt taşıma işlerine ilişkin “taşıma hizmetleri sözleşmesi” akdedildiğini, ilgili sözleşme uyarınca ....03.2013 tarihinde ...’dan ...’ya nakledilmek üzere teslim edilen 120 koli sigaranın araç sürücüsü tarafından çalındığının öğrenildiğini, olayla ilgili olarak başlatılan soruşturma neticesinde çalınan malların bir kısmının bulunduğunu, ancak toplam 37.281,00 TL bedelli ürünün bulunamadığını, ilgili ürünlerin alıcısına teslim edilmemesi sebebiyle dava dışı şirket tarafından davacı şirkete 37.281,00 TL bedelli fatura gönderildiğini ve bu fatura/zarar bedelinin davacı tarafından ödendiğini, bu nedenle davalının davacı şirketin uğradığı zararı karşılamakla yükümlü olduğunu, ayrıca taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 8.1 maddesi uyarınca davalının geç teslim edilen ve teslim edilemeyen mallar için 5.000,00 TL ifaya ekli cezai şartı ödemekle yükümlü olduğunu, davacının davalıya keşide ettiği ihtarname ekinde çalınan mal bedellerine ve cezai şart talebine ilişkin fatura gönderildiğini, davalının fatura bedelini ödememesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek;
davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, davalının icra dosyasındaki itirazının 44.250,00 TL asıl alacakla ilgili olarak iptaline, takibin bu miktar üzerinden aynı şartlarla devamına, yasal şartlar oluştuğundan davacı lehine 44.250,00 TL asıl alacağın %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalı vekilinin cezai şart ile ilgili yapmış olduğu 5.000,00 TL'lik takibe ilişkin itiraz yönünden bu miktara ilişkin takibin iptaline, şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, taşıma tarihi itibariyle uygulanması gereken 6102 sayılı ...’nun 890/.... fıkrası hükmü gereğince dosya kapsamında yer alan belgelere göre davacının ikametgahının ... ... Adliyesi yargı çevresinde bulunmasına ve taraflar arasındaki 2009 tarihli sözleşmenin .... maddesi hükmünce davacı tarafça sözleşme süresinin aynı esas ve şartlarla uzatıldığının usulüne uygun şekilde bildirilmemiş olmasına göre, davacı vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme istemlerinin HUMK.nun 442. maddesi uyarınca REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 27,... TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/.... maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 14/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/480837900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz