YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/4349 E. 2013/579 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 297↗ hükümsüzlüğün tespiti↗ tespit davası↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ...'nin açtığı dava yönünden, TPE YİDK'nın 05.09.2007 tarih ve 2007-M-4901 sayılı kararının davaya konu marka başvuru tarihinde geçerli olan sınıflandırma tebliğine göre 29., 30., 35.08., 43.01. sınıflar için kısmen iptaline, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile bu davalı adına tescilli 2005/59161 sayılı markanın 29., 30., 35.08., 43.01., sınıflar yönünden kısmen hükümsüzlüğünün tespiti ile markalar sicilinden terkinine, davalı ... aleyhine açılan markanın hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkin davanın reddine, müdahil yönünden, TPE YİDK kararı iptali için açtığı davanın süre yönünde reddine, ... aleyhine açtığı markanın hükümsüzlüğü tespiti istemli davanın kabulü ile bu davalı adına tescilli 2005/49315 sayılı markanın hükümsüzlüğünün tespiti ile markalar sicilinden terkinine, ... Unlu Mamüller San A.Ş. aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile bu davalı adına tescilli 2005/59161 sayılı markanın 29., 32., 30., 35.08., 43.01. sınıflar yönünden kısmen hükümsüzlüğünün tespiti ile markalar sicilinden terkinine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalılar TPE ve şirketler vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir. Davacı vekili TPE YİDK'nın 11.07.2007 tarih ve 2007-M-3991 sayılı kararın iptaline, davalı şirketler başvurusunun tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğünün tespiti ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği gerekçede belirtilmiş ancak hüküm başka bir YİDK kararı hakkında kurulmuştur. Mahkemece bu şekilde kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmıştır. HUMK'nın 388/son (Yeni HMK m.297) fıkrası hükmü uyarınca, kararın hüküm sonucu kısmında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir. Kararın hüküm fırkası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, aralarında çelişki bulunmaması gerekmektedir. Mahkemece anılan yasa hükmüne aykırı olarak, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı şirketler vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17253 E. 2015/2034 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, Davalı şirket aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine; davalı ... aleyhine açılan dava yönünden ise kararın gerekçe kısmında “... / ....” ibaresinin her iki markanın da ayırt edici unsuru olduğu, baş …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6808 E. 2016/746 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın 556 sayılı KHK'nın 7/1 (b) maddesi uyarınca marka tescil başvurusunun mutlak red «sebebi» ile reddine dair ... kararının iptali istemine ilişkin olduğu, 35. sınıf emtialar yönünden davaya konu markanın tanımlayıcılığının da bulunmadığı, her iki marka ar …
Mahkemece, anılan Yasa hükmüne aykırı olarak, kararın gerekçesinde davanın kabulüne karar verildiği belirtildiği halde, hüküm kısmında davanın reddine karar verilmesi nedeniyle HMK 297. maddesine aykırı ve «infaza» elverişli olmayan hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16117 E. 2015/1482 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek · maddi tazminat · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 3167 sayılı Kanun'un 2. maddesi gereğince «çek» hesabı açtırmak isteyenin yasaklılık ve engel durumu bulunup bulunmadığının belirlenmesinde gerekli özeni göstermek zorunda olan davalı bankanın üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirirken gerekli basiret ve özeni göstermediği, adına düzenlenen karşılıksız çekler nedeniyle davacının sosyal çevresinde zor bir durumda kalıp incindiği, gerekçesiyle 1.000 TL «maddi tazminat» ile 15.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
1- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verildiği kararın hüküm kısmında belirtilmiş olup, gerekçe kısmında davacının «maddi tazminat» talebinin ispat edilemediğinden reddine karar verildiği belirtilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12780 E. 2012/18641 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, başvurusu reddedilen tüm emtialar yönünden redde mesnet gösterilen bir kısım markaların «iltibas» oluşturacak derecede benzer olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1199 E. 2018/6820 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz kabiliyeti · bozma sonrası karar · usuli kazanılmış hak · sicilden terkin · infaz · kazanılmış hak · hak düşürücü süre · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaGıda A.Ş. yararına «usulü kazanılmış hak» oluştuğu gerekçeleri ile hükmün «infaz kabiliyeti» olması açısından önceki ve sonraki kararda kesinleşen kısımlar yönünden tespit bulgusu yapılarak, davacı ...
Bu durumda bozma ilamı sonrasında mahkemece verilecek kararda temyiz dışı bırakılıp «usuli kazanılmış hak» doğan hususlar bakımından kararın bütünlüğü ve «infaz kabiliyeti» yönünden eski hükmün aynen tekrarlanması ve bozma gereklerinin de yerine getirilmesi suretiyle infazı kabil bir karar verilmesine dikkat edilmelidir.
… larak verilen 2013/51 Esas ve 2013/209 Karar sayılı karar Dairemizin 27.04.2015 tarihli kararı ile “mahkemece verilen ilk kararda ... ... kararının iptali davasının «hak düşürücü süre» yönünden reddine karar verilip bu husus, Dairemiz temyiz incelemesinden de geçmek suretiyle kesinleştiği halde, mahkemece, «bozma sonrası» tesis olunan işbu temyize konu hükümde, anılan müdahil yönünden ... ... kararının iptaline karar verilmiş olması” gerekçesi ile davalı ... yararına, “«uyuşmazlık konusu» "..." markasının kapsadığı 35/8 ve 43/1. sınıf hizmetler bakımından ... ... kararının iptaline ve marka hükümsüzlüğüne yönelik temyiz itirazları, Dairemizin 20/12/ …
Temyize konu mahkemece verilen kararda eski hükmün aynen tekrarlanması ve bozma gereklerinin de yerine getirilmesi suretiyle «infazı» kabil bir karar verilmesi gerekirken sadece «usuli kazanılmış hak» oluşan hususlar açısından yeniden karar «verilmesine yer olmadığı» yönünde karar verilmesi, yine bozma ilamında uyulan 3. nolu bent yönünden bozma kararı gereğince değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken bu konuda da ye …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3744 E. 2010/10507 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazmin · kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · rehin · sigorta sözleşmesi · infaz · olumsuz oy · taşıyan
Benzer bu kararda1-Dava, deniz taşıma «sigorta sözleşmesine» dayalı davacı tarafından sigortalısına ödenen «hasar» bedelinin davalı «taşıyandan» «rücuen tazmini» ve gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesisi istemlerine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalısına ödenen «hasar» bedelinin hasara davalının neden olduğunu iddia ederek tazmini ve gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesis edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin iki ayrı istemi olmasına rağmen bu istemlerden «kanuni rehin hakkı» tesisine ilişkin hüküm kurulduğu halde tazminata ilişkin hüküm kurulmamıştır.
Başka bir anlatımla, tesis edilen hükmün, «infazı» kabil, uygulanabilir olması gerekmektedir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10883 E. 2013/11165 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaHUMK'nın 388/«son» (Yeni HMK m.297) fıkrası hükmü uyarınca, kararın hüküm sonucu kısmında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir.
Benzer bu karardaHUMK'nın 388/«son» (Yeni HMK m.297) fıkrası hükmü uyarınca, kararın hüküm sonucu kısmında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · marka hakkına tecavüz · ayırt edicilik · ilan · haksız rekabet
Benzer bu kararda… FİYATINA PERAKENDE SATIŞ" ibareli markalarındaki toptan fiyatına perakende satış ibaresinin ticaret hayatında sıklıkla kullanılan bağımsız tescile konu olamayacak, «ayırt edicilik» vasfı bulunmayan bir ibare olması nedeniyle, davalının İndi markasını "İndirim Marketleri" ve "Toptan fiyatına satış" unsurları ile birlikte kullanmasının davacının markalarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturmayacağı, öte yandan davalının el «ilanlarının» da davacının ilanlarından önceki tarihli olduğu gerekçesiyle, tüm istemler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
… lgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı vekilinin «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesi ekinde sunduğu belgelerden davacının ...Aktuel ibaresini içeren el «ilanlarını» davalının İndi Güncel ibareli el ilanlarından daha önceki tarihte kullandığının anlaşılması karşısısında, mahkemenin, davalının el ilanlarının önceki tarihli olduğundan davalının eyleminin «haksız rekabet» olarak kabul edilemeyeceği biçimindeki gerekçesi doğru değil ise de, esasen davalının el ilanının davacı açısından haksız rekabete neden olacak nitelikte olmaması …
2-Ancak, dava, marka hükümsüzlüğü, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi istemine ilişkindir.Mahkeme kararının gerekçe bölümünde, "davacının Bayramınız kutlu olsun başlıklı «ilanının» benzer şekilde ve daha sonraki bir tarihte davalı tarafça kullanılması nedeniyle davalının eyleminin TTK.nun 57/5.nci maddesi anlamında haksız rekabet teşkil edebi …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/4349 E. , 2013/579 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/12/2010 tarih ve 2007/29-2010/545 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili ile davalı şirketler vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2005/09725 başvuru numarası ile “...+şekil” ibaresini 30. mal/hizmet sınıflarında marka olarak tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin başvuruya yaptığı itirazın TPE YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa “...+şekil” ibaresinin tescili halinde müvekkiline ait "..." ibareli markaları ile karışıklığa yol açacağını ileri sürerek, TPE YİDK’nın 11.07.2007 tarih ve 2007-M-3991 sayılı kararın iptaline, davalı şirket başvurusunun tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğünün tespiti ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, müdahil vekili de, davacı vekili ile aynı sebep ve talepleri ileri sürmüştür.
Davalı TPE vekili, davalı şirketin tescil ettirmek istediği “...+şekil” ibaresinin davacı adına tescilli " ...", "..." markaları ile benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirketler vekili, davacının itiraza dayanak gösterdiği markalar ile müvekkili marka başvurusunun iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ...'nin açtığı dava yönünden, TPE YİDK'nın 05.09.2007 tarih ve 2007-M-4901 sayılı kararının davaya konu marka başvuru tarihinde geçerli olan sınıflandırma tebliğine göre 29., 30., 35.08., 43.01. sınıflar için kısmen iptaline, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile bu davalı adına tescilli 2005/59161 sayılı markanın 29., 30., 35.08., 43.01., sınıflar yönünden kısmen hükümsüzlüğünün tespiti ile markalar sicilinden terkinine, davalı ... aleyhine açılan markanın hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkin davanın reddine, müdahil yönünden, TPE YİDK kararı iptali için açtığı davanın süre yönünde reddine, ... aleyhine açtığı markanın hükümsüzlüğü tespiti istemli davanın kabulü ile bu davalı adına tescilli 2005/49315 sayılı markanın hükümsüzlüğünün tespiti ile markalar sicilinden terkinine, ...
Unlu Mamüller San A.Ş. aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile bu davalı adına tescilli 2005/59161 sayılı markanın 29., 32., 30., 35.08., 43.01. sınıflar yönünden kısmen hükümsüzlüğünün tespiti ile markalar sicilinden terkinine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalılar TPE ve şirketler vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir. Davacı vekili TPE YİDK'nın 11.07.2007 tarih ve 2007-M-3991 sayılı kararın iptaline, davalı şirketler başvurusunun tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğünün tespiti ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği gerekçede belirtilmiş ancak hüküm başka bir YİDK kararı hakkında kurulmuştur. Mahkemece bu şekilde kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmıştır. HUMK'nın 388/son (Yeni HMK m.297) fıkrası hükmü uyarınca, kararın hüküm sonucu kısmında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir.
Kararın hüküm fırkası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, aralarında çelişki bulunmaması gerekmektedir. Mahkemece anılan yasa hükmüne aykırı olarak, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı şirketler vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı şirketler vekillerinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı şirketler vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 14/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/253109900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz