YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/12780 E. 2012/18641 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 297↗ infaz↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, başvurusu reddedilen tüm emtialar yönünden redde mesnet gösterilen bir kısım markaların iltibas oluşturacak derecede benzer olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 388 vd. ve hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren HMK'nun 297 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında gerekçeli kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi gereklidir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir. Zira, kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, aralarında çelişki bulunmaması, birbirlerine uygun olması esastır.
Somut olayda, mahkemece gerekçe bölümünde davanın kısmen kabulüne karar verildiği belirtilmiş iken, hüküm fıkrasında davanın reddine karar verilmiştir. Buna göre, kararda hüküm fıkrasının gerekçeye uygun yazılmadığı, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmış olduğu anlaşılmakla, bu yönden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/922 E. 2015/5474 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üye işyeri sözleşmesi · bozma sonrası karar · ticari faiz · tacir
Benzer bu karardaMahkemece «bozma sonrası» yapılan yargılamaya göre, davacının davalıdan 18/08/2014 tarihli işlem nedeniyle 9.000 TL ve 25/08/2004 tarihli 20.000 TL'lik işlem nedeniyle davalının uhdesinde kalan 7.279,52 TL alacaklı olduğu, tarafların «tacir» olması ve aralarında yapılan işlemin ticari iş niteliğinde olmasından dolayı «ticari faiz» işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, «üye işyeri sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tazmini istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7941 E. 2014/14872 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik · taraf ehliyeti · zamanaşımı
Benzer bu karardaAncak, gerekçeli kararda şirket için yapılan harcamaların şirket «tüzel kişiliğinin» hasım gösterilerek istenmesi gerektiği, şirket ortakları olan davalılardan istenmesinin yasal olmadığı belirtilerek hem pasif dava «ehliyeti» yönünden değerlendirme yapıldığı hem de «zamanaşımı» nedeniyle açılan davanın reddi gerektiği belirtilmiştir.
Tekstil A.Ş'nin ortakları olduğu, bu şirket için yapılan harcamaların şirket «tüzel kişiliği» hasım gösterilerek istenmesi gerekirken şirket ortağı olan davalılardan istenmesinin yasal olmadığı gibi, dava konusu olan 1996-2002 yıllarına ait alacaklar yönünden davanın «zamanaşımına» uğradığını gerekçesiyle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece kısa kararda davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemenin şirket için yapılan harcamaların şirket «tüzel kişiliğinin» hasım gösterilerek istenmesi gerektiği yönündeki gerekçesi karşısında gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki mevcuttur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10871 E. 2012/17465 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin tasfiyesi · ticaret sicili tescili · yargılama giderleri · tasfiye memuru · fesih · yargılama gideri · ticaret sicili · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesi bakımından gerekli şartlar gerçekleşmiş ise de, davalı şirket tarafından 01.12.2010 tarihinde «şirketin tasfiyesine» karar verildiği, «tasfiye memuru» olarak davalı borçlu ...’in seçildiği, kararın 06.11.2010 tarihinde «ticaret sicile tescil» ettirildiği, davacı tarafça tasfiye memurunun değiştirilmesi talep edilmiş ise de, tasfiye memurunun aleyhine takibat yapılan ortağa düşen tasfiye payını icra dairesine vermeye mecbur olduğu gerekçesi ile konusu kalmayan davada karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Somut olayda mahkemece gerekçe bölümünde davacının dava açmakta haklı olması sebebiyle mahkeme Masraflarından davalı tarafın sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerektiği belirtilmiş iken, hüküm fıkrasının 3 nolu bendinde yapılan «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Buna göre, kararda hüküm fıkrasının «yargılama giderleri» Yönünden gerekçeye uygun yazılmadığı, yargılama giderleri yönünden gerekçe ile hüküm Fıkrası arasında çelişki yaratılmış olduğu anlaşılmakla, bu yönden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6458 E. 2013/5959 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacak davası · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, davanın kabulüne, davalıların takibe yaptıkları itirazın iptali ile 20.000 TL alacağın takip tarihi olan ....07.2008 tarihinden itibaren %80 «temerrüt faizi» ve %5 BSMV uygulanmak suretiyle davalılardan tahsili için takibin devamına karar verilmiştir.
Bu itibarla somut uyuşmazlıkta dava «alacak davası» olarak açıldığı, mahkemece de gerekçe kısmında bu şekilde özetlendiği halde, hüküm fıkrasında itirazın iptaline karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın reesen bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13360 E. 2014/19684 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflas erteleme · usulden reddi · iflas
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nce görülen davalı şirketin «iflasının ertelenmesi» davasında, davalı şirket hakkında başlatılmış tüm icra takiplerinin durdurulmasına ve yeni takip yapılmamasına ilişkin tebdir kararı verildiği, davacının ise bu karardan sonra icra takibinde bulunduğu, bu durumda davalının itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, kararın gerekçe kısmında, davalı şirket hakkındaki «iflasın ertelenmesi» davasında, davalı aleyhine başlamış tüm icra takiplerinin durdurulması ve yeni takip başlatılmaması yönünde tedbir kararı verildiği, davaya konu icra takibinin ise …
Bu durumda mahkemece, davalının icra takibine yaptığı itirazın haklı bulunduğu yönündeki esasa yönelik gerekçesi karşısında hüküm fıkrasında davanın «usulden reddine» karar verilmiş olması gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişkiye yol açtığından, çelişki içermeyen ve gerekçe ile hüküm fıkrasının uyuştuğu yeni bir karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13822 E. 2012/18074 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu
Benzer bu karardaTemyize konu mahkeme kararının gerekçe kısmında özetlenen iddia, savunma, kanıtlar ve değerlendirilmesiyle igili olarak yapılan açıklamalar ile «davanın konusu» ve kararın hüküm fıkrası arasında irtibat bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/12780 E. , 2012/18641 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/05/2010 tarih ve 2008/309-2010/140 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2007/07582 sayılı ''TAT GOLD'' ibareli marka başvurusunun 556 sayılı KHK’nin 7/1-b maddesi kapsamında benzer markaların benzer mallar için tescil edilemeyeceği gerekçesiyle ve birtakım TAT ibareli markalar gerekçe gösterilerek TPE tarafından kısmen reddedildiğini, müvekkili markasının tanınmış marka olup, daha önce bir çok kez tescil edilmiş bulunan ''TAT'' markaları dolayısıyla müvekkilinin marka üzerinde kazanılmış hakkının bulunduğunu belirterek TPE YİDK’nun 2008-M-4060 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alınan karar ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, başvurusu reddedilen tüm emtialar yönünden redde mesnet gösterilen bir kısım markaların iltibas oluşturacak derecede benzer olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 388 vd. ve hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren HMK'nun 297 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında gerekçeli kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi gereklidir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir. Zira, kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, aralarında çelişki bulunmaması, birbirlerine uygun olması esastır.
Somut olayda, mahkemece gerekçe bölümünde davanın kısmen kabulüne karar verildiği belirtilmiş iken, hüküm fıkrasında davanın reddine karar verilmiştir. Buna göre, kararda hüküm fıkrasının gerekçeye uygun yazılmadığı, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmış olduğu anlaşılmakla, bu yönden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bendde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065517200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz