İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/18977 E. 2013/610 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açığa imza↗ avalist↗ aval↗ i̇i̇k 257↗ ihtiyati haciz↗ keşideci↗ bono↗ haciz↗ iflas↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, alacaklının talebinin, İcra ve İflas Kanunu'nun 257. maddesinin l. fıkrasına uygun olduğu gerekçesiyle, aleyhine ihtiyati haciz istenilen .... yönünden kabulü ile, borçlu şirketin menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının, 27.000,00 TL borç tutarı ile sınırlı olmak kaydıyla ihtiyaten haczine, borçlu ...'in ise senet metninde avalist olarak isim, adres ve imzası bulunmadığı gerekçesiyle, borçlu ... yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen-alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihtiyati haciz talebine ilişkindir.
Mahkemece, ihtiyati haciz isteyen-alacaklı vekilinin talebinin borçlu .... yönünden kabulüne, borçlu ... yönünden ise, anılan borçlunun senet metninde avalist olarak isim, adres, ve imzası bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. İhtiyati haciz talebine konu bononun, borçlu şirket temsilcisi ... tarafından şirket kaşesi üzerine ve açığa imza atılmak suretiyle düzenlendiği anlaşılmaktadır. Mülga TTK'nun 690. maddesi göndermesiyle bonolar hakkında uygulanması gereken aynı kanunun 589. maddesi gereğince, şirket temsilcisinin şirket kaşesi dışında senet üzerine atmış olduğu ikinci imza, burada keşideci sıfatı söz konusu olmayacağından, aval olarak kabul edilir ve bu imza sahibi borçtan ovalist sıfatıyla sorumlu olur. Bu nedenle talebin, borçlu ... bakımından da kabulü gerekirken, reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın haciz tedbir isteyen yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9179 E. 2013/23145 K.
Ortak:açığa imza · avalist · aval · bono · temsil
İncelediğiniz karardaİhtiyati «haciz» talebine konu «bononun», borçlu şirket «temsilcisi» ... tarafından şirket kaşesi üzerine ve «açığa imza» atılmak suretiyle düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Mülga TTK'nun 690. maddesi göndermesiyle «bonolar» hakkında uygulanması gereken aynı kanunun 589. maddesi gereğince, şirket «temsilcisinin» şirket kaşesi dışında senet üzerine atmış olduğu ikinci imza, burada «keşideci» sıfatı söz konusu olmayacağından, «aval» olarak kabul edilir ve bu imza sahibi borçtan ovalist sıfatıyla sorumlu olur.
Mahkemece, alacaklının talebinin, İcra ve İflas Kanunu'nun «257». maddesinin l. fıkrasına uygun olduğu gerekçesiyle, aleyhine «ihtiyati haciz» istenilen .... yönünden kabulü ile, borçlu şirketin menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının, 27.000,00 TL borç tutarı ile sınırlı olmak kaydıyla ihtiyaten haczine, borçlu ...'in ise senet metninde «avalist» olarak isim, adres ve imzası bulunmadığı gerekçesiyle, borçlu ... yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak davaya konu «bononun», dava dışı borçlu şirket «temsilcisi» davacı tarafından şirket kaşesi üzerine ve «açığa imza» atılmak suretiyle düzenlendiği anlaşılmaktadır.
6762 Sayılı TTK'nın 690. maddesi göndermesiyle «bonolar» hakkında uygulanması gereken aynı Kanunun 590'ncı maddesi uyarınca davalının bonodan dolayı «şahsi sorumluluğu» söz konusu olduğu gibi şirket kaşesi dışında senet üzerine atmış olduğu ikinci imza, aynı Yasa'nın 612'nci maddesi uyarınca «aval» olarak kabul edilir ve bu imza sahibi borçtan «avalist» sıfatıyla da şahsen sorumlu olur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 8.000,00 TL bedelli bonoyu davacı ...'ın şirket «temsilcisi» olarak düzenlediği, senette Özel Bödes Eğitim Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi kaşesinin bulunduğu ve senet borçlusunun bu şirket olduğu, ortakların şirkete ve şirketin alacaklarına karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, kişisel yönden dava ve takibe konu olamayacakları gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 8000 TL bedelli «bono» sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · menfi tespit · vekalet ücreti
Benzer bu kararda1- Dava, bonodan kaynaklanan «menfi tespit» istemine ilişkin olup, davacı davaya konu bonoyu, dava dışı şirket «temsilcisi» olarak imzaladığını bu nedenle «şahsi sorumluluğunun» bulunmadığını ileri sürmüş mahkemece de dava konusu «bononun» davacı tarafından dava dışı şirket temsilcisi sıfatıyla düzenlendiği, bu nedenle borçtan sorumluluğunun bulunmadığı kabul edilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
6762 Sayılı TTK'nın 690. maddesi göndermesiyle «bonolar» hakkında uygulanması gereken aynı Kanunun 590'ncı maddesi uyarınca davalının bonodan dolayı «şahsi sorumluluğu» söz konusu olduğu gibi şirket kaşesi dışında senet üzerine atmış olduğu ikinci imza, aynı Yasa'nın 612'nci maddesi uyarınca «aval» olarak kabul edilir ve bu imza sahibi borçtan «avalist» sıfatıyla da şahsen sorumlu olur.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11612 E. 2013/15914 K.
Ortak:avalist · aval · ihtiyati haciz · keşideci · bono · haciz · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, alacaklının talebinin, İcra ve İflas Kanunu'nun «257». maddesinin l. fıkrasına uygun olduğu gerekçesiyle, aleyhine «ihtiyati haciz» istenilen .... yönünden kabulü ile, borçlu şirketin menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının, 27.000,00 TL borç tutarı ile sınırlı olmak kaydıyla ihtiyaten haczine, borçlu ...'in ise senet metninde «avalist» olarak isim, adres ve imzası bulunmadığı gerekçesiyle, borçlu ... yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «ihtiyati haciz» isteyen-alacaklı vekilinin talebinin borçlu .... yönünden kabulüne, borçlu ... yönünden ise, anılan borçlunun senet metninde «avalist» olarak isim, adres, ve imzası bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Mülga TTK'nun 690. maddesi göndermesiyle «bonolar» hakkında uygulanması gereken aynı kanunun 589. maddesi gereğince, şirket «temsilcisinin» şirket kaşesi dışında senet üzerine atmış olduğu ikinci imza, burada «keşideci» sıfatı söz konusu olmayacağından, «aval» olarak kabul edilir ve bu imza sahibi borçtan ovalist sıfatıyla sorumlu olur.
Benzer bu karardaMahkemece, borçlu ... yönünden «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne, «avalist» olduğu iddia edilen diğer borçlu ...'in adının «bono» metninde yer almadığı gerekçesiyle, bu borçlu yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece, «avalist» ...'in adının «bono» metninde yer almadığı gerekçesiyle, ... yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Oysa 6102 Sayılı TTK'nın 701/2. maddesi uyarınca, muhatap ve «keşidecinin» imzaları müstesna olmak üzere poliçenin yüzüne atılan her imzanın «aval» «şerhi» sayılacağı belirtilmiş olmakla, «bono» üzerinde tek başına imzanın bulunmasıyla avalin gerçekleşeceği tartışmasıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy şerhi
Benzer bu karardaOysa 6102 Sayılı TTK'nın 701/2. maddesi uyarınca, muhatap ve «keşidecinin» imzaları müstesna olmak üzere poliçenin yüzüne atılan her imzanın «aval» «şerhi» sayılacağı belirtilmiş olmakla, «bono» üzerinde tek başına imzanın bulunmasıyla avalin gerçekleşeceği tartışmasıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9398 E. 2014/11813 K.
Ortak:avalist · aval · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · haciz · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, alacaklının talebinin, İcra ve İflas Kanunu'nun «257». maddesinin l. fıkrasına uygun olduğu gerekçesiyle, aleyhine «ihtiyati haciz» istenilen .... yönünden kabulü ile, borçlu şirketin menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının, 27.000,00 TL borç tutarı ile sınırlı olmak kaydıyla ihtiyaten haczine, borçlu ...'in ise senet metninde «avalist» olarak isim, adres ve imzası bulunmadığı gerekçesiyle, borçlu ... yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «ihtiyati haciz» isteyen-alacaklı vekilinin talebinin borçlu .... yönünden kabulüne, borçlu ... yönünden ise, anılan borçlunun senet metninde «avalist» olarak isim, adres, ve imzası bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen-alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaK..'ın «aval» verdiğini iddia etmiş, aval veren yönünden de «ihtiyati haciz» kararı verilmesini istemiş, mahkemece bu hususta bir gerekçeye yer verilmeden istemin reddine karar verilmiştir.
K.. yönünden «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kambiyo senedi
Benzer bu karardaAncak, «kambiyo senedine» hiçbir açıklama yapmadan imza atan kişi «avalist» sayılır.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3529 E. 2022/7567 K.
Ortak:bono
İncelediğiniz karardaİhtiyati «haciz» talebine konu «bononun», borçlu şirket «temsilcisi» ... tarafından şirket kaşesi üzerine ve «açığa imza» atılmak suretiyle düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Mülga TTK'nun 690. maddesi göndermesiyle «bonolar» hakkında uygulanması gereken aynı kanunun 589. maddesi gereğince, şirket «temsilcisinin» şirket kaşesi dışında senet üzerine atmış olduğu ikinci imza, burada «keşideci» sıfatı söz konusu olmayacağından, «aval» olarak kabul edilir ve bu imza sahibi borçtan ovalist sıfatıyla sorumlu olur.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, Takibe konu yapılan senedin («bononun») metninden «bedelsiz» olduğu anlaşılamadığı gibi, davacı bu iddiasını yasal olarak ispatlayacak yazılı bir delil dosyaya sunmadığı, dinlenilen «tanık beyanlarının» dava değeri ve niteliği itibariyle ispata yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tanık beyanı · bedelsizlik
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, Takibe konu yapılan senedin («bononun») metninden «bedelsiz» olduğu anlaşılamadığı gibi, davacı bu iddiasını yasal olarak ispatlayacak yazılı bir delil dosyaya sunmadığı, dinlenilen «tanık beyanlarının» dava değeri ve niteliği itibariyle ispata yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/38 E. 2017/444 K.
Ortak:aval · ihtiyati haciz · bono · haciz · temsil
İncelediğiniz karardaİhtiyati «haciz» talebine konu «bononun», borçlu şirket «temsilcisi» ... tarafından şirket kaşesi üzerine ve «açığa imza» atılmak suretiyle düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Mülga TTK'nun 690. maddesi göndermesiyle «bonolar» hakkında uygulanması gereken aynı kanunun 589. maddesi gereğince, şirket «temsilcisinin» şirket kaşesi dışında senet üzerine atmış olduğu ikinci imza, burada «keşideci» sıfatı söz konusu olmayacağından, «aval» olarak kabul edilir ve bu imza sahibi borçtan ovalist sıfatıyla sorumlu olur.
Mahkemece, alacaklının talebinin, İcra ve İflas Kanunu'nun «257». maddesinin l. fıkrasına uygun olduğu gerekçesiyle, aleyhine «ihtiyati haciz» istenilen .... yönünden kabulü ile, borçlu şirketin menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının, 27.000,00 TL borç tutarı ile sınırlı olmak kaydıyla ihtiyaten haczine, borçlu ...'in ise senet metninde «avalist» olarak isim, adres ve imzası bulunmadığı gerekçesiyle, borçlu ... yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAlacaklı «bonoya» dayalı olarak «ihtiyati haciz» istemiş olup, borçlulardan gerçek kişinin itirazı üzerine mahkemece itirazın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» kararına itiraza ilişkindir.
İhtiyati «haciz» istemine konu olan «bonoda» ödeyecek kişi (asıl borçlu) olarak ... ismi olup, bono üzerine iki adet aynı «limited şirket» kaşesinin basıldığı ve kaşelerden birinin üzerinde aynı kişiye ait iki adet imza bulunduğu görülmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · ihtiyati hacze itiraz · limited şirket
Benzer bu karardaMahkemece her iki imzanın da şirket kaşesi üzerinde bulunduğu belirtilerek «ihtiyati hacze itirazın» kabulüne karar verilmiştir.
İhtiyati «haciz» istemine konu olan «bonoda» ödeyecek kişi (asıl borçlu) olarak ... ismi olup, bono üzerine iki adet aynı «limited şirket» kaşesinin basıldığı ve kaşelerden birinin üzerinde aynı kişiye ait iki adet imza bulunduğu görülmektedir.
İtiraz eden, her iki imzanın da şirketi «temsilen» kendisi tarafından atıldığını bu nedenle «bono» nedeniyle «şahsi sorumluluğunun» bulunmadığını ileri sürmüştür.
Bu durum karşısında, asıl borçlu durumunda bulunan «ihtiyati hacize» itiraz eden gerçek kişinin itirazının reddedilmesi gerekirken mahkemece imzaların kaşe üzerinde bulunması hususu yanlış değerlendirilerek «ihtiyati hacze itirazın» kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/18977 E. , 2013/610 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.02.2012 tarih ve 2012/126-2012/126 D.iş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi İhtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen-alacaklı vekili, borçlulardan ...'nin, müvekkili şirkete olan borcuna karşılık olarak 24.09.2011 keşide tarihli, 24.10.2011 vade tarihli, 14.000,00 TL bedelli ve 24.09.2011 keşide tarihli, 24.12.2011 vade tarihli ve 13.000,00 TL bedelli bonoları keşide ettiğini, diğer borçlu ...'in ise belirtilen bonolara aval verdiğini, bonoların vadesinde ödenmediğini, alacaklarının herhangi bir teminata bağlı olmadığını, borçluların mal kaçırma ihtimallerinin kuvvetle muhtemel olduğunu ileri sürerek, muaccel ve rehinle temin edilmemiş alacaklarının tahsilini temin için, borçuların menkul, gayrimenkul ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine ve muhafaza altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, alacaklının talebinin, İcra ve İflas Kanunu'nun 257. maddesinin l. fıkrasına uygun olduğu gerekçesiyle, aleyhine ihtiyati haciz istenilen .... yönünden kabulü ile, borçlu şirketin menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının, 27.000,00 TL borç tutarı ile sınırlı olmak kaydıyla ihtiyaten haczine, borçlu ...'in ise senet metninde avalist olarak isim, adres ve imzası bulunmadığı gerekçesiyle, borçlu ... yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen-alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihtiyati haciz talebine ilişkindir.
Mahkemece, ihtiyati haciz isteyen-alacaklı vekilinin talebinin borçlu .... yönünden kabulüne, borçlu ... yönünden ise, anılan borçlunun senet metninde avalist olarak isim, adres, ve imzası bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. İhtiyati haciz talebine konu bononun, borçlu şirket temsilcisi ... tarafından şirket kaşesi üzerine ve açığa imza atılmak suretiyle düzenlendiği anlaşılmaktadır. Mülga TTK'nun 690. maddesi göndermesiyle bonolar hakkında uygulanması gereken aynı kanunun 589. maddesi gereğince, şirket temsilcisinin şirket kaşesi dışında senet üzerine atmış olduğu ikinci imza, burada keşideci sıfatı söz konusu olmayacağından, aval olarak kabul edilir ve bu imza sahibi borçtan ovalist sıfatıyla sorumlu olur.
Bu nedenle talebin, borçlu ... bakımından da kabulü gerekirken, reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın haciz tedbir isteyen yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ihtiyati haciz isteyen vekili yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/252183400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz