Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3529 E. 2022/7567 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanık beyanı↗ yazılı delil↗ bedelsizlik↗ bono↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, Takibe konu yapılan senedin (bononun) metninden bedelsiz olduğu anlaşılamadığı gibi, davacı bu iddiasını yasal olarak ispatlayacak yazılı bir delil dosyaya sunmadığı, dinlenilen tanık beyanlarının dava değeri ve niteliği itibariyle ispata yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9837 E. 2015/11353 K.
Ortak:bono
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, Takibe konu yapılan senedin («bononun») metninden «bedelsiz» olduğu anlaşılamadığı gibi, davacı bu iddiasını yasal olarak ispatlayacak yazılı bir delil dosyaya sunmadığı, dinlenilen «tanık beyanlarının» dava değeri ve niteliği itibariyle ispata yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; talep konusu «bononun» «teminat senedi» olduğu gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Talep , «bonoya» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Mahkemece, ihtiyati hacze dayanak teşkil eden «bononun» «teminat senedi» olduğu gerekçesiyle, istemin reddine karar verilmiş ise de, İsteme dayanak senet metninde bononun «kredi sözleşmesinin» teminatı olarak verildiğine dair herhangi bir ibare ve açıklık bulunmadığı ve dosyada bu yolda herhangi bir delil olmadığı gibi, bononun teminat senedi olarak düzenlenmesi de «kıymetli evrak vasfını» etkilemeyeceğinden istemin reddi doğru görülmemiş, «ihtiyati haciz» talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükümün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak vasfı · teminat senedi · kıymetli evrak · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, ihtiyati hacze dayanak teşkil eden «bononun» «teminat senedi» olduğu gerekçesiyle, istemin reddine karar verilmiş ise de, İsteme dayanak senet metninde bononun «kredi sözleşmesinin» teminatı olarak verildiğine dair herhangi bir ibare ve açıklık bulunmadığı ve dosyada bu yolda herhangi bir delil olmadığı gibi, bononun teminat senedi olarak düzenlenmesi de «kıymetli evrak vasfını» etkilemeyeceğinden istemin reddi doğru görülmemiş, «ihtiyati haciz» talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükümün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; talep konusu «bononun» «teminat senedi» olduğu gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Talep , «bonoya» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3493 E. 2015/5450 K.
Ortak:bono
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, Takibe konu yapılan senedin («bononun») metninden «bedelsiz» olduğu anlaşılamadığı gibi, davacı bu iddiasını yasal olarak ispatlayacak yazılı bir delil dosyaya sunmadığı, dinlenilen «tanık beyanlarının» dava değeri ve niteliği itibariyle ispata yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davaya konu «bononun» «lehtarının» ve aynı zamanda «meşru hamilinin» banka olduğu, bankalarca bononun «kredi sözleşmesi» dışında alınmasının söz konusu olmayacağı, bu nedenle bononun kredi sözleşmesinin «teminatı» nedeniyle alınmış olduğunun kabulü gerektiği, teminat olarak alınan senedin «ciro» yoluyla «üçüncü kişiye» devredilmediği sürece «kambiyo senedi vasfını» taşımayacağı, teminat koşullarının yerine getirilip getirilmediğinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece ihtiyati hacze dayanak teşkil eden «bononun» «kredi sözleşmesinin» «teminatı» olduğu gerekçesiyle, istemin reddine karar verilmiştir.
İsteme dayanak «bono» metninde bononun «kredi sözleşmesinin» «teminatı» olduğuna dair herhangi bir ibare ve açıklık bulunmadığı ve dosyada bu yolda herhangi bir delil olmadığı gibi, bononun «teminat senedi» olarak düzenlenmesi de «kıymetli evrak vasfını» etkilemeyeceğinden istemin reddi doğru görülmemiş, «ihtiyati haciz» talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükümün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak vasfı · kambiyo senedi vasfı · meşru hamil · teminat senedi · kıymetli evrak · lehtar · kambiyo senedi · ciro
Benzer bu karardaMahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davaya konu «bononun» «lehtarının» ve aynı zamanda «meşru hamilinin» banka olduğu, bankalarca bononun «kredi sözleşmesi» dışında alınmasının söz konusu olmayacağı, bu nedenle bononun kredi sözleşmesinin «teminatı» nedeniyle alınmış olduğunun kabulü gerektiği, teminat olarak alınan senedin «ciro» yoluyla «üçüncü kişiye» devredilmediği sürece «kambiyo senedi vasfını» taşımayacağı, teminat koşullarının yerine getirilip getirilmediğinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
İsteme dayanak «bono» metninde bononun «kredi sözleşmesinin» «teminatı» olduğuna dair herhangi bir ibare ve açıklık bulunmadığı ve dosyada bu yolda herhangi bir delil olmadığı gibi, bononun «teminat senedi» olarak düzenlenmesi de «kıymetli evrak vasfını» etkilemeyeceğinden istemin reddi doğru görülmemiş, «ihtiyati haciz» talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükümün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12727 E. 2010/11612 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:teminat senedi · def'i · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, ihtiyati hacze konu senet üzerinde «teminat senedi» olduğu açıklamasına yer verildiği ve neyin teminatı olduğuna dair ayrı bir sözleşme bulunduğu, teminata konu hukuki işlemin gerçekleşip gerçekleşmediğinin yargılamayı gerektirdiği, senet metninden anlaşılan «def»’ilerin mutlak olduğu, herkese karşı ileri sürülebileceği gerekçesiyle istemin reddine dair verilen kararın alacaklı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemi …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3529 E. , 2022/7567 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kozaklı Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 12.11.2020 tarih ve 2019/44 E- 2020/109 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.02.2021 tarih ve 2021/61 E- 2021/380 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından davacıya yönelik 15.07.2018 vade tarihli 13.714.-Euro bedelli bononun tahsili amacıyla Kozaklı İcra Müdürlüğü'nün 2018/201 esas sayılı dosyasıyla kambiyo senedine özgü takip başlatıldığını, tarafların yakın akraba olması dolayısıyla, uyuşmazlığın aralarında çözülmesi ihtimaline dayanılarak ödeme emrine itiraz edilmediğini, ancak çözüme ulaşılamadığını, bonoya dayalı borcun davacının borcu olmadığını, davalının bacanağı ve aynı zamanda dava dışı Yapı-Sel İnş. Tur. San. Tic. A.Ş.'nin ortağı olan ... 'in bu şirket adına yaptığı borç ilişkisine dayalı bir borç olduğunu, davacının da bu şirketin yönetim kurulu başkanı olan Kemal Yüksel'in oğlu olduğunu, şirket ortakları ve ortakların şirketle olan bir çok davasının bulunduğunu, yine Kozaklı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/14 esas sayılı davasında da tanık olarak dinlenen davalının beyanıyla da iddialarının ispatlandığını, bunun davalının mahkeme içi ikrarı olduğunu belirterek bonodan ve Kozaklı İcra Müdürlüğü'nün 2018/201 esas sayılı icra takip dosyasından dolayı sorumluluğunun bulunmadığına ve %20 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarını yazılı delillerle ispatlayamadığını, icra dosyasına verdiği beyanında borcunu ödeyeceğini belirterek borcunu kabul ettiğini, Kozaklı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/14 esas sayılı davada tanık olarak verilen ifadede dava konusu bonoya ilişkin bir açıklama yapılmadığını, borcun davacının şahsi borcu olduğunu belirterek davanın reddi ve %20 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, Takibe konu yapılan senedin (bononun) metninden bedelsiz olduğu anlaşılamadığı gibi, davacı bu iddiasını yasal olarak ispatlayacak yazılı bir delil dosyaya sunmadığı, dinlenilen tanık beyanlarının dava değeri ve niteliği itibariyle ispata yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 31/10/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 7155 sayılı Yasa'nın 20. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK 5/A maddesinde, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu,
Dava şartlarının sayıldığı 6100 sayılı HMK 114/2 maddesinde diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı tutulduğu,
6100 sayılı HMK 115/2 maddesinde, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi durumunda davanın usulden reddine karar vereceği, düzenlenmiştir.
Dava, icra takibine konu bono nedeniyle İİK 72. maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Menfi tespit davasının konusu TTK 5/A maddesinde ifade edildiği şekilde para alacağına ilişkindir.
Maddede düzenlenen alacak ve tazminat talepleri davanın konusu olup, davanın niteliği (çeşidi)ne ilişkin değildir.
Maddede düzenlenen alacak ve tazminat taleplerinin, salt alacak ve tazminat davası olarak kabulü maddenin konuluş amacına aykırı olduğu gibi lafzına da aykırıdır.
Menfi tespit davasının konusunun, para alacağına ilişkin olması nedeniyle TTK 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi olduğundan, HMK 115 ve 6325 sayılı Yasa'nın 18/A-2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile kararın onanması isabetli olmamıştır.Açıklanan nedenle çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/859465200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz