İhtiyati Hacze İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/38 E. 2017/444 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aval↗ şahsi sorumluluk↗ ihtiyati hacze itiraz↗ ihtiyati haciz↗ bono↗ limited şirket↗ haciz↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece her iki imzanın da şirket kaşesi üzerinde bulunduğu belirtilerek ihtiyati hacze itirazın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararını alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir. Alacaklı bonoya dayalı olarak ihtiyati haciz istemiş olup, borçlulardan gerçek kişinin itirazı üzerine mahkemece itirazın kabulüne karar verilmiştir. İhtiyati haciz istemine konu olan bonoda ödeyecek kişi (asıl borçlu) olarak ... ismi olup, bono üzerine iki adet aynı limited şirket kaşesinin basıldığı ve kaşelerden birinin üzerinde aynı kişiye ait iki adet imza bulunduğu görülmektedir. İtiraz eden, her iki imzanın da şirketi temsilen kendisi tarafından atıldığını bu nedenle bono nedeniyle şahsi sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürmüştür. Bono üzerinde ...’nün asıl borçlu olarak ismi yazılı bulunduğundan bonodan kaynaklanan borç nedeniyle sorumluluğu söz konusudur. Bono metninde yer alan Limited Şirket ise asıl borçluya aval veren durumunda olup bono üzerindeki her iki imza asıl borçlu ile aval veren yönünden atılmış bulunmaktadır. Bu durum karşısında, asıl borçlu durumunda bulunan ihtiyati hacize itiraz eden gerçek kişinin itirazının reddedilmesi gerekirken mahkemece imzaların kaşe üzerinde bulunması hususu yanlış değerlendirilerek ihtiyati hacze itirazın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5614 E. 2023/81 K.
Ortak:bono
İncelediğiniz karardaAlacaklı «bonoya» dayalı olarak «ihtiyati haciz» istemiş olup, borçlulardan gerçek kişinin itirazı üzerine mahkemece itirazın kabulüne karar verilmiştir.
İhtiyati «haciz» istemine konu olan «bonoda» ödeyecek kişi (asıl borçlu) olarak ... ismi olup, bono üzerine iki adet aynı «limited şirket» kaşesinin basıldığı ve kaşelerden birinin üzerinde aynı kişiye ait iki adet imza bulunduğu görülmektedir.
İtiraz eden, her iki imzanın da şirketi «temsilen» kendisi tarafından atıldığını bu nedenle «bono» nedeniyle «şahsi sorumluluğunun» bulunmadığını ileri sürmüştür.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «bono» bir ödeme aracı olup mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerekeceği, sebepten bağımsız olarak soyut bir hukuki işlem şeklinde olan bonodan dolayı borç altına giren kişilerin bu senedin «bedelsiz» olduğu konusundaki iddiasında «ispat külfetinin» borçluya ait olduğu, diğer «menfi tespit» davalarından farklı olarak «kıymetli evrak» ilişkisinden kaynaklanan menfi tespit davalarında «borç ikrarı» anlamı «taşıyan» bonodan dolayı alacaklının alacağını ispat etmesi zorunluluğu bulunmadığı, davacı taraf senet altındaki kaşenin şirketlerine ait olmadığını iddia etmiş ise de kaşe senedin zorunlu unsuru sayılmayacağından takibe konu senedin «kambiyo senedi vasfını» etkilemeyeceği, «ispat yükü» üzerinde olan davacının borçlu olmadığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Şti.'nin senetten sorumlu olduğunun kabulü gerekeceği, şirket kaşesi «bononun» zorunlu unsurlarından olmayıp kaşenin bulunması ya da bulunmamasının senedin geçerliliğini etkileyemeyeceği, dava konusu senedin davacı şirketin kayıtlarında yer a …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kambiyo senedi vasfı · borç ikrarı · kıymetli evrak · ispat külfeti · bedelsizlik · kambiyo senedi · ikrar · ispat yükü
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «bono» bir ödeme aracı olup mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerekeceği, sebepten bağımsız olarak soyut bir hukuki işlem şeklinde olan bonodan dolayı borç altına giren kişilerin bu senedin «bedelsiz» olduğu konusundaki iddiasında «ispat külfetinin» borçluya ait olduğu, diğer «menfi tespit» davalarından farklı olarak «kıymetli evrak» ilişkisinden kaynaklanan menfi tespit davalarında «borç ikrarı» anlamı «taşıyan» bonodan dolayı alacaklının alacağını ispat etmesi zorunluluğu bulunmadığı, davacı taraf senet altındaki kaşenin şirketlerine ait olmadığını iddia etmiş ise de kaşe senedin zorunlu unsuru sayılmayacağından takibe konu senedin «kambiyo senedi vasfını» etkilemeyeceği, «ispat yükü» üzerinde olan davacının borçlu olmadığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/38 E. , 2017/444 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.06.2016 tarih ve 2016/75-2016/75 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden borçlu, 290.000,- TL nedeniyle verilen ihtiyati haciz kararı yönünden şahsi sorumluluğu bulunmadığını, diğer borçlu Limited Şirket temsilcisi olarak senet imzaladığını ileri sürmüştür.
Alacaklı, senette iki adet imza bulunması nedeniyle şahsi sorumluluk bulunduğunu ileri sürmüştür.
Mahkemece her iki imzanın da şirket kaşesi üzerinde bulunduğu belirtilerek ihtiyati hacze itirazın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararını alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir. Alacaklı bonoya dayalı olarak ihtiyati haciz istemiş olup, borçlulardan gerçek kişinin itirazı üzerine mahkemece itirazın kabulüne karar verilmiştir. İhtiyati haciz istemine konu olan bonoda ödeyecek kişi (asıl borçlu) olarak ... ismi olup, bono üzerine iki adet aynı limited şirket kaşesinin basıldığı ve kaşelerden birinin üzerinde aynı kişiye ait iki adet imza bulunduğu görülmektedir. İtiraz eden, her iki imzanın da şirketi temsilen kendisi tarafından atıldığını bu nedenle bono nedeniyle şahsi sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürmüştür. Bono üzerinde ...’nün asıl borçlu olarak ismi yazılı bulunduğundan bonodan kaynaklanan borç nedeniyle sorumluluğu söz konusudur.
Bono metninde yer alan Limited Şirket ise asıl borçluya aval veren durumunda olup bono üzerindeki her iki imza asıl borçlu ile aval veren yönünden atılmış bulunmaktadır. Bu durum karşısında, asıl borçlu durumunda bulunan ihtiyati hacize itiraz eden gerçek kişinin itirazının reddedilmesi gerekirken mahkemece imzaların kaşe üzerinde bulunması hususu yanlış değerlendirilerek ihtiyati hacze itirazın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden alacaklıya iadesine, 23.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/295982000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz