Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/15762 E. 2013/335 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müterafik kusur↗ kusur↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, 3. kişiler tarafından ATM cihazına yapılan düzenek sonucu ATM kartının sıkışması ve 3. kişilerce para çekilmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalıların murisi tarafından kendisine ait kart ile davacı bankaya ait ATM cihazından mesai saati dışında para çekmek istediği sırada kimliği belirsiz 3. kişilerce ATM cihazı üzerinde hazırlanan düzenek nedeniyle kartın sıkıştığı, davalıların murisinin kartın sıkışmasından hemen sonra davacı bankaya olayı bildirmediği, ertesi gün bildirdiği, aradan geçen süre içinde murisin hesabından 3. kişilerce toplam 2.708,50 TL para çekildiği, davalılarca hesaptan çekilen paranın icra takibi sonucu davacı bankadan tahsil edildiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ATM kartının sıkışmasından ve murisin hesabından paranın çekilmesi nedeniyle doğan zarardan kimin sorumlu olduğu noktasında toplanmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalıların murisi tarafından kartın sıkışmasından dolayı bankanın haberdar edilmediği gerekçesiyle muris tam kusurlu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davalıların murisinin hesabındaki para, davalı bankaya ait ATM cihazına konulan düzenekle kart ele geçirilmek suretiyle çekilmiş olması nedeniyle, davacı bankanın müşterilerinin kullanımına sunduğu ATM cihazına dışarıdan yapılacak müdahalelere karşı müşterilerini koruyucu veya onları uyarıcı önlemleri sistemine dahil etmesi veya ATM cihazına kamera vs. gibi görüntü kaydedici cihazları yerleştirmesi ve buna ilişkin etkili güvenlik önlemlerini alması gerekmekte olup, bunları yerine getirmeyen davacı banka davalıların murisinin hesabından çekilen paradan asıl sorumlu olup, davalıların murisinin olaydan hemen sonra davacı bankayı uyarması gerekirken geç haber vermesi nedeniyle zararın oluşmasında ancak müterafik kusuru sözkonusu olmaktadır. Bu itibarla, mahkemece, tüm kusurun davalıların murisinde olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7868 E. 2011/993 K.
Ortak:müterafik kusur · kusur
İncelediğiniz kararda… avacı bankanın müşterilerinin kullanımına sunduğu ATM cihazına dışarıdan yapılacak müdahalelere karşı müşterilerini koruyucu veya onları uyarıcı önlemleri sistemine «dahil» etmesi veya ATM cihazına kamera vs. gibi görüntü kaydedici cihazları yerleştirmesi ve buna ilişkin etkili güvenlik önlemlerini alması gerekmekte olup, bunları yerine getirmeyen davacı banka davalıların murisinin hesabından çekilen paradan asıl sorumlu olup, davalıların murisinin olaydan hemen sonra davacı bankayı uyarması gerekirken geç haber vermesi nedeniyle zararın oluşmasında ancak «müterafik kusuru» sözkonusu olmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece, tüm «kusurun» davalıların murisinde olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ındaki sözleşme örneği dosyaya getirtilerek, söz konusu para çekme işleminin, davacı ... tarafından yapılması ile kartın iptalindeki gecikmenin, davacı ... yönünden «müterafik kusur» niteliğinde olup olmadığı hususları tartışılarak, oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
… rtının, diğer davacı ... tarafından, para çekmek amacıyla ATM cihazında kullanımı sırasında sıkıştığını, kartın iptal edilmesine karşın hesapta bulunan 3.180 TL'nın «dolandırıcılık» yöntemi ile başka hesaba aktarılarak çekildiğini iddia ederek, davalı bankanın «kusuru» nedeniyle oluşan zararın tazminini talep etmişler, davalı ise davacılardan ... adına düzenlenen banka kartının, diğer davacı tarafından kullanılmasının, banka kart …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:güven ilişkisi · vekalet ücreti takdiri · dolandırıcılık · hamil · husumet yokluğu · tacir · eksik inceleme · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2- Kabule göre de, davacı ... tarafından açılan davada, «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verildikten sonra, davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, adı geçenin kartla işlem yapmak isteyen «hamil» konumunda olup dava açmakta haksız sayılamayacağı gerekçesi ile davalı lehine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına hükmedilmesi dahi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
… nıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, aynı gün farklı yerlerdeki ATM cihazlarına kurulan düzenek sonucunda banka kartlarının sıkışmasının sağlanarak «dolandırıcılık» yapıldığı, davalı bankanın sıkışmayı önleyici cihaz hizmeti sunmadığı, işlem yapılamadığı bilgisinin merkezden izlenebilmesine karşın, teknik müdahalenin geciktiği, bankanın «güven ilişkisi» içinde basiretli bir «tacir» gibi davranmadığı ve kusurlu olduğu gerekçesiyle davacı ... tarafından açılan davanın kabulüne, davacı ... tarafından açılan davanın ise «husumetten» reddine karar verilmiştir.
… rtının, diğer davacı ... tarafından, para çekmek amacıyla ATM cihazında kullanımı sırasında sıkıştığını, kartın iptal edilmesine karşın hesapta bulunan 3.180 TL'nın «dolandırıcılık» yöntemi ile başka hesaba aktarılarak çekildiğini iddia ederek, davalı bankanın «kusuru» nedeniyle oluşan zararın tazminini talep etmişler, davalı ise davacılardan ... adına düzenlenen banka kartının, diğer davacı tarafından kullanılmasının, banka kart …
… ındaki sözleşme örneği dosyaya getirtilerek, söz konusu para çekme işleminin, davacı ... tarafından yapılması ile kartın iptalindeki gecikmenin, davacı ... yönünden «müterafik kusur» niteliğinde olup olmadığı hususları tartışılarak, oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8029 E. 2011/544 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz kararda… avacı bankanın müşterilerinin kullanımına sunduğu ATM cihazına dışarıdan yapılacak müdahalelere karşı müşterilerini koruyucu veya onları uyarıcı önlemleri sistemine «dahil» etmesi veya ATM cihazına kamera vs. gibi görüntü kaydedici cihazları yerleştirmesi ve buna ilişkin etkili güvenlik önlemlerini alması gerekmekte olup, bunları yerine getirmeyen davacı banka davalıların murisinin hesabından çekilen paradan asıl sorumlu olup, davalıların murisinin olaydan hemen sonra davacı bankayı uyarması gerekirken geç haber vermesi nedeniyle zararın oluşmasında ancak «müterafik kusuru» sözkonusu olmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece, tüm «kusurun» davalıların murisinde olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… hkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının ATM cihazından maaş hesabını kontrol ederken ATM cihazında alıkonulan kartın «üçüncü kişiler» tarafından ele geçirilerek kullanılmasında davacının «kusuru» bulunmadığı, sorumluluğun gerekli önlemleri almayan davalıda olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3,155 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici işlemi · üçüncü kişi · görevsizlik kararı · yasal faiz · dava sebebi
Benzer bu kararda… hkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının ATM cihazından maaş hesabını kontrol ederken ATM cihazında alıkonulan kartın «üçüncü kişiler» tarafından ele geçirilerek kullanılmasında davacının «kusuru» bulunmadığı, sorumluluğun gerekli önlemleri almayan davalıda olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3,155 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa konu paranın çekildiği hesap maaş hesabı olup, olayda «tüketici işlemi» bulunmadığından 5464 sayılı Kanun’un 44/1. maddesinin uygulama alanı da bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklanmaması nedeniyle davanın genel mahkemelerce çözümlenmesi gerektiği göz önünde bulundurularak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma «sebebine» göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şu aşamada gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2772 E. 2011/14316 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşterek temsilci · tüketici işlemi · bloke · hamil · görevsizlik kararı · dava sebebi · temsil
Benzer bu kararda… en bakiye sorgulaması yapıldığı, iptal edilen kartın 04/03/2007 tarihinde Adana ATM'de alıkonulduğu, davalı bankanın ATM cihazına kartın sıkışmaması, sıkışan kartın «bloke» edilerek alıkonulmasının sağlanmaması, ATM cihazlarının bulunduğu yerleri kamera-kayıt sistemi ile donatmaması gibi tedbirleri almadığı için sorumlu olduğu, davacının «müşteri temsilcisine» ulaşmak için büyük bir gayret sarf etmiş olduğunun telefon görüşmelerinden anlaşıldığı, ancak davacının ATM arızasını fark etmeden kartı ATM'ye yerleştirmiş olduğundan kartın sıkıştığı ve "sistem arızası modunda" bulunan ATM'nin kart şifresi istememesi nedeniyle kartın ve şifrenin başkalarının eline geçmesinde kısmen kusurlu olduğu, 5464 Sayılı Banka Kartları Kredi Kartları Kanununun 12. maddesinde kart «hamilinin», yapacağı bildirimden önceki 24 saat içinde gerçekleşen hukuka aykırı kullanımdan doğan zararlardan 150 YTL ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu gerekçesiyle, 3. …
Uyuşmazlığa konu paranın çekildiği hesap maaş hesabı olup, olayda «tüketici işlemi» bulunmadığından 5464 sayılı Kanun’un 44/1. maddesinin uygulama alanı da bulunmamaktadır.
Maddesi uyarınca bankalar ve ödünç para verme işleri kanunlarında tanzim olunan hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.O halde, mahkemece uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklanmaması nedeniyle davanın genel mahkemelerce çözümlenmesi gerektiği göz önünde bulundurularak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
2) Bozma «sebebine» göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şu aşamada gerek görülmemiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7416 E. 2013/6817 K.
Ortak:müterafik kusur · kusur
İncelediğiniz kararda… avacı bankanın müşterilerinin kullanımına sunduğu ATM cihazına dışarıdan yapılacak müdahalelere karşı müşterilerini koruyucu veya onları uyarıcı önlemleri sistemine «dahil» etmesi veya ATM cihazına kamera vs. gibi görüntü kaydedici cihazları yerleştirmesi ve buna ilişkin etkili güvenlik önlemlerini alması gerekmekte olup, bunları yerine getirmeyen davacı banka davalıların murisinin hesabından çekilen paradan asıl sorumlu olup, davalıların murisinin olaydan hemen sonra davacı bankayı uyarması gerekirken geç haber vermesi nedeniyle zararın oluşmasında ancak «müterafik kusuru» sözkonusu olmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece, tüm «kusurun» davalıların murisinde olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… rini koruyamadığı, olaydan hemen sonra telefonla durumu davacı bankaya haber vermediği, olayın meydana gelmesinde davalı bankanın ATM cihazlarındaki kart yuvalarını «kötüniyetli» .... kişilerin müdahalelerine açık bırakması ve bu cihazlara düzeneğin yerleştirilmesini engelleyecek tedbirleri almaması nedeni ile kusurlu oldukları” açıklanarak «müterafık kusur tespiti» yapılmasına rağmen, davacının vazgeçtiği ....000,00 TL düşüldükten sonra tarafların kusur oranları belirlenmeden bakiye 1.200,00 TL’nin dava tarihinden itibaren «gecikme faizi» ile birlikte ve ayrıca bu alacağın olayın meydana geldiği tarihten dava tarihine kadar işlemiş 516,00 TL faizinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, dava dosyasında yer alan kanıtlar, «bankacılık işlemlerinin» gerekleri ve somut olayın özellikleri gözetilerek tarafların olaydaki «kusur oranlarının» belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur tespiti · gecikme faizi · bankacılık işlemi · kusur oranı · kötüniyet
Benzer bu kararda… rini koruyamadığı, olaydan hemen sonra telefonla durumu davacı bankaya haber vermediği, olayın meydana gelmesinde davalı bankanın ATM cihazlarındaki kart yuvalarını «kötüniyetli» .... kişilerin müdahalelerine açık bırakması ve bu cihazlara düzeneğin yerleştirilmesini engelleyecek tedbirleri almaması nedeni ile kusurlu oldukları” açıklanarak «müterafık kusur tespiti» yapılmasına rağmen, davacının vazgeçtiği ....000,00 TL düşüldükten sonra tarafların kusur oranları belirlenmeden bakiye 1.200,00 TL’nin dava tarihinden itibaren «gecikme faizi» ile birlikte ve ayrıca bu alacağın olayın meydana geldiği tarihten dava tarihine kadar işlemiş 516,00 TL faizinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… rini koruyamadığı, olaydan hemen sonra telefonla durumu davacı bankaya haber vermediği, olayın meydana gelmesinde davalı bankanın ATM cihazlarındaki kart yuvalarını «kötüniyetli» .... kişilerin müdahalelerine açık bırakması ve bu cihazlara düzeneğin yerleştirilmesini engelleyecek tedbirleri almaması nedeni ile kusurlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.200,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren «gecikme faizi» ile birlikte ve ayrıca bu alacağın olayın meydana geldiği tarihten dava tarihine kadar işlemiş 516,00 TL faizin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddin …
Bu durum karşısında, dava dosyasında yer alan kanıtlar, «bankacılık işlemlerinin» gerekleri ve somut olayın özellikleri gözetilerek tarafların olaydaki «kusur oranlarının» belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1093 E. 2014/8165 K.
Ortak:müterafik kusur · kusur
İncelediğiniz kararda… avacı bankanın müşterilerinin kullanımına sunduğu ATM cihazına dışarıdan yapılacak müdahalelere karşı müşterilerini koruyucu veya onları uyarıcı önlemleri sistemine «dahil» etmesi veya ATM cihazına kamera vs. gibi görüntü kaydedici cihazları yerleştirmesi ve buna ilişkin etkili güvenlik önlemlerini alması gerekmekte olup, bunları yerine getirmeyen davacı banka davalıların murisinin hesabından çekilen paradan asıl sorumlu olup, davalıların murisinin olaydan hemen sonra davacı bankayı uyarması gerekirken geç haber vermesi nedeniyle zararın oluşmasında ancak «müterafik kusuru» sözkonusu olmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece, tüm «kusurun» davalıların murisinde olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… müşteri hizmetlerinin aranmasından önce hesaptan 2.285 TL çekildiği, davacının yukarıda anlatıldığı üzere şifresini korumakta yeterle özeni göstermediği, bu nedenle «müterafik kusuru» bulunduğu açıklandığı halde, mahkemece davacının somut olayda müterafik kusuru olduğu nazara alınmadan, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi do …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üçüncü kişi · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bankanın özen borcunu yerine getirmediği, zararın oluşmasından tamamen sorumlu olduğu, «kötüniyetli» «üçüncü kişinin» eyleminin sonucunun davacıya yükletilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2.285 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Ancak; dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece bankanın özen borcunu yerine getirmediği, «kötüniyetli» «üçüncü kişinin» eyleminin sonucunun davacıya yükletilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/15762 E. , 2013/335 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.11.2010 tarih ve 2008/637-2010/1265 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların murisinin müvekkili bankanın müşterisi olduğunu, murisin ATM’den para çekme için kullandığı kartı ATM cihazına sıkıştırdığı halde bankayı arayıp hesabın bloke edilmesini sağlamadığı, bu nedenle kartı ele geçiren 3. kişilerin hesaptan para çektiğini, davalıların çekilen bu paranın tahsili için müvekkili hakkında icra takibi yaptıklarını ve takip sonucu müvekkilinden 4.639,14 TL tahsil edildiğini, oysa hesaptan paranın çekilmesinde davalıların murislerinin kusur ve sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını ileri sürerek, 4.639,14 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı bankanın ATM cihazında gerekli güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle müvekkillerinin murisinin hesabından para çekildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, 3. kişiler tarafından ATM cihazına yapılan düzenek sonucu ATM kartının sıkışması ve 3. kişilerce para çekilmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalıların murisi tarafından kendisine ait kart ile davacı bankaya ait ATM cihazından mesai saati dışında para çekmek istediği sırada kimliği belirsiz 3. kişilerce ATM cihazı üzerinde hazırlanan düzenek nedeniyle kartın sıkıştığı, davalıların murisinin kartın sıkışmasından hemen sonra davacı bankaya olayı bildirmediği, ertesi gün bildirdiği, aradan geçen süre içinde murisin hesabından 3. kişilerce toplam 2.708,50 TL para çekildiği, davalılarca hesaptan çekilen paranın icra takibi sonucu davacı bankadan tahsil edildiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ATM kartının sıkışmasından ve murisin hesabından paranın çekilmesi nedeniyle doğan zarardan kimin sorumlu olduğu noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalıların murisi tarafından kartın sıkışmasından dolayı bankanın haberdar edilmediği gerekçesiyle muris tam kusurlu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davalıların murisinin hesabındaki para, davalı bankaya ait ATM cihazına konulan düzenekle kart ele geçirilmek suretiyle çekilmiş olması nedeniyle, davacı bankanın müşterilerinin kullanımına sunduğu ATM cihazına dışarıdan yapılacak müdahalelere karşı müşterilerini koruyucu veya onları uyarıcı önlemleri sistemine dahil etmesi veya ATM cihazına kamera vs. gibi görüntü kaydedici cihazları yerleştirmesi ve buna ilişkin etkili güvenlik önlemlerini alması gerekmekte olup, bunları yerine getirmeyen davacı banka davalıların murisinin hesabından çekilen paradan asıl sorumlu olup, davalıların murisinin olaydan hemen sonra davacı bankayı uyarması gerekirken geç haber vermesi nedeniyle zararın oluşmasında ancak müterafik kusuru sözkonusu olmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece, tüm kusurun davalıların murisinde olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/246126700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz