Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8029 E. 2011/544 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
5464 sayılı kanun↗ tüketici işlemi↗ ön inceleme aşaması↗ üçüncü kişi↗ görevsizlik kararı↗ yasal faiz↗ kusur↗ dava sebebi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının ATM cihazından maaş hesabını kontrol ederken ATM cihazında alıkonulan kartın üçüncü kişiler tarafından ele geçirilerek kullanılmasında davacının kusuru bulunmadığı, sorumluluğun gerekli önlemleri almayan davalıda olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3,155 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, davacının maaş hesabından, ATM cihazına yerleştirilen düzenekle elde edilen banka kartı ve bilgileri ile üçüncü kişilerce çekilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlığa konu paranın çekildiği hesap maaş hesabı olup, olayda tüketici işlemi bulunmadığından 5464 sayılı Kanun’un 44/1. maddesinin uygulama alanı da bulunmamaktadır. T.T.K.'nun 4/6. Maddesi uyarınca bankalar ve ödünç para verme işleri kanunlarında tanzim olunan hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. O halde, mahkemece uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklanmaması nedeniyle davanın genel mahkemelerce çözümlenmesi gerektiği göz önünde bulundurularak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2772 E. 2011/14316 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · dava sebebi · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaUyuşmazlığa konu paranın çekildiği hesap maaş hesabı olup, olayda «tüketici işlemi» bulunmadığından 5464 sayılı Kanun’un 44/1. maddesinin uygulama alanı da bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklanmaması nedeniyle davanın genel mahkemelerce çözümlenmesi gerektiği göz önünde bulundurularak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma «sebebine» göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlığa konu paranın çekildiği hesap maaş hesabı olup, olayda «tüketici işlemi» bulunmadığından 5464 sayılı Kanun’un 44/1. maddesinin uygulama alanı da bulunmamaktadır.
Maddesi uyarınca bankalar ve ödünç para verme işleri kanunlarında tanzim olunan hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.O halde, mahkemece uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklanmaması nedeniyle davanın genel mahkemelerce çözümlenmesi gerektiği göz önünde bulundurularak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
2) Bozma «sebebine» göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şu aşamada gerek görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşterek temsilci · bloke · hamil · temsil
Benzer bu kararda… en bakiye sorgulaması yapıldığı, iptal edilen kartın 04/03/2007 tarihinde Adana ATM'de alıkonulduğu, davalı bankanın ATM cihazına kartın sıkışmaması, sıkışan kartın «bloke» edilerek alıkonulmasının sağlanmaması, ATM cihazlarının bulunduğu yerleri kamera-kayıt sistemi ile donatmaması gibi tedbirleri almadığı için sorumlu olduğu, davacının «müşteri temsilcisine» ulaşmak için büyük bir gayret sarf etmiş olduğunun telefon görüşmelerinden anlaşıldığı, ancak davacının ATM arızasını fark etmeden kartı ATM'ye yerleştirmiş olduğundan kartın sıkıştığı ve "sistem arızası modunda" bulunan ATM'nin kart şifresi istememesi nedeniyle kartın ve şifrenin başkalarının eline geçmesinde kısmen kusurlu olduğu, 5464 Sayılı Banka Kartları Kredi Kartları Kanununun 12. maddesinde kart «hamilinin», yapacağı bildirimden önceki 24 saat içinde gerçekleşen hukuka aykırı kullanımdan doğan zararlardan 150 YTL ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu gerekçesiyle, 3. …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15762 E. 2013/335 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz kararda… hkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının ATM cihazından maaş hesabını kontrol ederken ATM cihazında alıkonulan kartın «üçüncü kişiler» tarafından ele geçirilerek kullanılmasında davacının «kusuru» bulunmadığı, sorumluluğun gerekli önlemleri almayan davalıda olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3,155 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… avacı bankanın müşterilerinin kullanımına sunduğu ATM cihazına dışarıdan yapılacak müdahalelere karşı müşterilerini koruyucu veya onları uyarıcı önlemleri sistemine «dahil» etmesi veya ATM cihazına kamera vs. gibi görüntü kaydedici cihazları yerleştirmesi ve buna ilişkin etkili güvenlik önlemlerini alması gerekmekte olup, bunları yerine getirmeyen davacı banka davalıların murisinin hesabından çekilen paradan asıl sorumlu olup, davalıların murisinin olaydan hemen sonra davacı bankayı uyarması gerekirken geç haber vermesi nedeniyle zararın oluşmasında ancak «müterafik kusuru» sözkonusu olmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece, tüm «kusurun» davalıların murisinde olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · dahili dava
Benzer bu kararda… avacı bankanın müşterilerinin kullanımına sunduğu ATM cihazına dışarıdan yapılacak müdahalelere karşı müşterilerini koruyucu veya onları uyarıcı önlemleri sistemine «dahil» etmesi veya ATM cihazına kamera vs. gibi görüntü kaydedici cihazları yerleştirmesi ve buna ilişkin etkili güvenlik önlemlerini alması gerekmekte olup, bunları yerine getirmeyen davacı banka davalıların murisinin hesabından çekilen paradan asıl sorumlu olup, davalıların murisinin olaydan hemen sonra davacı bankayı uyarması gerekirken geç haber vermesi nedeniyle zararın oluşmasında ancak «müterafik kusuru» sözkonusu olmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3364 E. 2012/9282 K.
Ortak:yasal faiz · kusur
İncelediğiniz kararda… hkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının ATM cihazından maaş hesabını kontrol ederken ATM cihazında alıkonulan kartın «üçüncü kişiler» tarafından ele geçirilerek kullanılmasında davacının «kusuru» bulunmadığı, sorumluluğun gerekli önlemleri almayan davalıda olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3,155 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, otomatik para ödeme cihazıyla yapılan maaş ödemelerinde davalı bankanın «kimlik tespiti» yapma imkânının olmadığı ve taraflar arasındaki «protokolün» 5. ve 9. maddeleri uyarınca zarardan bankanın sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar mahkemenin hükmüne dayanak yaptığı 07.09.1998 tarihli sözleşme dışında, taraflar arasında imzalanan başka sözleşmelerin de olduğunun anlaşıldığı, bu durumda bahsi geçen sözleşmelerin varlığı halinde dosyaya celbi sağlanarak, sözleşmelerdeki davalı yükümlülüklerinin neler olduğunun ve otomatik ödeme cihazıyla ödeme yapılmasının bu yükümlülüklere etkisinin yorumlanması için gerektiğinde bankacılık uygulamaları konusunda uzman bilirkişiden de rapor alınmak suretiyle davalının sorumluğunun belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş mahkemece bozmaya uyularak benimsenen bilirkişi raporuna göre taraflar arasında imzalanan 07/02/2003 ve 12/07/2004 tarihli protokollere göre ATM ile yapılacak ödemlerde sorumluluğun bankaya ait olduğu, kart kullanımının süresinin sınırlanmaması sebebiyle haksız maaş ödemelerinden sorumlu olduğu, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda davacı tarafın müterafik kusurundan bahsedilmediği, kendi emeklisinin ölü yada sağ olduğunu neredeyse 5 yıl boyunca hiç denetlemeden hesabına maaş yatırmanın «müterafik kusur» oluşturacağı, ATM kartlarına 1 yıllık süre ile sınırlı kullanım öngörüldüğüne göre en azından ölümden sonraki bir yıl için bankanın mesuliyetinin «kısıtlanması» düşünülmüş ise de konusunda uzman bilirkişilerin bu hususu nazara aldıkları gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile, 15.869,95.TL'nın 06/09/2010 günlü bilirkişiler kurulu raporunda ayrıntılı olarak gösterildiği şekilde haksız ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… n davalının sorumlu tutulması yönünde karar verilmişse de rapor sunan bilirkişilerden ek rapor alınmak suretiyle davacının müterafik kusurunun olup olmadığı var ise «kusur oranının» belirlenmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kimlik tespiti · faiz başlangıç tarihi · müterafik kusur · kusur oranı · kısıtlılık · infaz · protokol
Benzer bu karardaMahkemece, otomatik para ödeme cihazıyla yapılan maaş ödemelerinde davalı bankanın «kimlik tespiti» yapma imkânının olmadığı ve taraflar arasındaki «protokolün» 5. ve 9. maddeleri uyarınca zarardan bankanın sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar mahkemenin hükmüne dayanak yaptığı 07.09.1998 tarihli sözleşme dışında, taraflar arasında imzalanan başka sözleşmelerin de olduğunun anlaşıldığı, bu durumda bahsi geçen sözleşmelerin varlığı halinde dosyaya celbi sağlanarak, sözleşmelerdeki davalı yükümlülüklerinin neler olduğunun ve otomatik ödeme cihazıyla ödeme yapılmasının bu yükümlülüklere etkisinin yorumlanması için gerektiğinde bankacılık uygulamaları konusunda uzman bilirkişiden de rapor alınmak suretiyle davalının sorumluğunun belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş mahkemece bozmaya uyularak benimsenen bilirkişi raporuna göre taraflar arasında imzalanan 07/02/2003 ve 12/07/2004 tarihli protokollere göre ATM ile yapılacak ödemlerde sorumluluğun bankaya ait olduğu, kart kullanımının süresinin sınırlanmaması sebebiyle haksız maaş ödemelerinden sorumlu olduğu, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda davacı tarafın müterafik kusurundan bahsedilmediği, kendi emeklisinin ölü yada sağ olduğunu neredeyse 5 yıl boyunca hiç denetlemeden hesabına maaş yatırmanın «müterafik kusur» oluşturacağı, ATM kartlarına 1 yıllık süre ile sınırlı kullanım öngörüldüğüne göre en azından ölümden sonraki bir yıl için bankanın mesuliyetinin «kısıtlanması» düşünülmüş ise de konusunda uzman bilirkişilerin bu hususu nazara aldıkları gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile, 15.869,95.TL'nın 06/09/2010 günlü bilirkişiler kurulu raporunda ayrıntılı olarak gösterildiği şekilde haksız ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Öte yandan, mahkemece hüküm kısmında «faiz başlangıç tarihi» yönünden bilirkişi raporuna atıf yapılmışsa da,hükmün «infaza» elverişli ve açık olması gerekir.
Bozma ilamı gereği, taraflar arasındaki diğer sözleşmeler getirtilerek bilirkişi raporu alınmış isede, bilirkişi raporunda 07/02/2003 ve 12/07/2004 tarihli «protokollerin» ilgili maddeleri değerlendirilerek davalının sorumlu olduğu belirtilmiş ancak anılan protokollerdeki davalı yükümlülüklerinin hangi tarihten itibaren geçerli olduğu ve oluşan zararın hangi dönemindeki ne kadar miktardan davalının sorumlu olduğu irdelenmemiştir.
Bu nedenle gerektiğinde rapor sunan bilirkişilerden ek rapor alınmak suretiyle, «protokollerin» yürürlükte olduğu dönemler değerlendirilmek suretiyle davalının sorumlu olduğu döneme ilişkin miktarın belirlenmesi ve sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3364 E. 2012/9282 K.
Ortak:yasal faiz · kusur
İncelediğiniz kararda… hkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının ATM cihazından maaş hesabını kontrol ederken ATM cihazında alıkonulan kartın «üçüncü kişiler» tarafından ele geçirilerek kullanılmasında davacının «kusuru» bulunmadığı, sorumluluğun gerekli önlemleri almayan davalıda olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3,155 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, otomatik para ödeme cihazıyla yapılan maaş ödemelerinde davalı bankanın «kimlik tespiti» yapma imkânının olmadığı ve taraflar arasındaki «protokolün» 5. ve 9. maddeleri uyarınca zarardan bankanın sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar mahkemenin hükmüne dayanak yaptığı 07.09.1998 tarihli sözleşme dışında, taraflar arasında imzalanan başka sözleşmelerin de olduğunun anlaşıldığı, bu durumda bahsi geçen sözleşmelerin varlığı halinde dosyaya celbi sağlanarak, sözleşmelerdeki davalı yükümlülüklerinin neler olduğunun ve otomatik ödeme cihazıyla ödeme yapılmasının bu yükümlülüklere etkisinin yorumlanması için gerektiğinde bankacılık uygulamaları konusunda uzman bilirkişiden de rapor alınmak suretiyle davalının sorumluğunun belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş mahkemece bozmaya uyularak benimsenen bilirkişi raporuna göre taraflar arasında imzalanan 07/02/2003 ve 12/07/2004 tarihli protokollere göre ATM ile yapılacak ödemlerde sorumluluğun bankaya ait olduğu, kart kullanımının süresinin sınırlanmaması sebebiyle haksız maaş ödemelerinden sorumlu olduğu, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda davacı tarafın müterafik kusurundan bahsedilmediği, kendi emeklisinin ölü yada sağ olduğunu neredeyse 5 yıl boyunca hiç denetlemeden hesabına maaş yatırmanın «müterafik kusur» oluşturacağı, ATM kartlarına 1 yıllık süre ile sınırlı kullanım öngörüldüğüne göre en azından ölümden sonraki bir yıl için bankanın mesuliyetinin «kısıtlanması» düşünülmüş ise de konusunda uzman bilirkişilerin bu hususu nazara aldıkları gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile, 15.869,95.TL'nın 06/09/2010 günlü bilirkişiler kurulu raporunda ayrıntılı olarak gösterildiği şekilde haksız ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… n davalının sorumlu tutulması yönünde karar verilmişse de rapor sunan bilirkişilerden ek rapor alınmak suretiyle davacının müterafik kusurunun olup olmadığı var ise «kusur oranının» belirlenmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kimlik tespiti · faiz başlangıç tarihi · müterafik kusur · kusur oranı · kısıtlılık · infaz · protokol
Benzer bu karardaMahkemece, otomatik para ödeme cihazıyla yapılan maaş ödemelerinde davalı bankanın «kimlik tespiti» yapma imkânının olmadığı ve taraflar arasındaki «protokolün» 5. ve 9. maddeleri uyarınca zarardan bankanın sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar mahkemenin hükmüne dayanak yaptığı 07.09.1998 tarihli sözleşme dışında, taraflar arasında imzalanan başka sözleşmelerin de olduğunun anlaşıldığı, bu durumda bahsi geçen sözleşmelerin varlığı halinde dosyaya celbi sağlanarak, sözleşmelerdeki davalı yükümlülüklerinin neler olduğunun ve otomatik ödeme cihazıyla ödeme yapılmasının bu yükümlülüklere etkisinin yorumlanması için gerektiğinde bankacılık uygulamaları konusunda uzman bilirkişiden de rapor alınmak suretiyle davalının sorumluğunun belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş mahkemece bozmaya uyularak benimsenen bilirkişi raporuna göre taraflar arasında imzalanan 07/02/2003 ve 12/07/2004 tarihli protokollere göre ATM ile yapılacak ödemlerde sorumluluğun bankaya ait olduğu, kart kullanımının süresinin sınırlanmaması sebebiyle haksız maaş ödemelerinden sorumlu olduğu, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda davacı tarafın müterafik kusurundan bahsedilmediği, kendi emeklisinin ölü yada sağ olduğunu neredeyse 5 yıl boyunca hiç denetlemeden hesabına maaş yatırmanın «müterafik kusur» oluşturacağı, ATM kartlarına 1 yıllık süre ile sınırlı kullanım öngörüldüğüne göre en azından ölümden sonraki bir yıl için bankanın mesuliyetinin «kısıtlanması» düşünülmüş ise de konusunda uzman bilirkişilerin bu hususu nazara aldıkları gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile, 15.869,95.TL'nın 06/09/2010 günlü bilirkişiler kurulu raporunda ayrıntılı olarak gösterildiği şekilde haksız ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Öte yandan, mahkemece hüküm kısmında «faiz başlangıç tarihi» yönünden bilirkişi raporuna atıf yapılmışsa da,hükmün «infaza» elverişli ve açık olması gerekir.
Bozma ilamı gereği, taraflar arasındaki diğer sözleşmeler getirtilerek bilirkişi raporu alınmış isede, bilirkişi raporunda 07/02/2003 ve 12/07/2004 tarihli «protokollerin» ilgili maddeleri değerlendirilerek davalının sorumlu olduğu belirtilmiş ancak anılan protokollerdeki davalı yükümlülüklerinin hangi tarihten itibaren geçerli olduğu ve oluşan zararın hangi dönemindeki ne kadar miktardan davalının sorumlu olduğu irdelenmemiştir.
Bu nedenle gerektiğinde rapor sunan bilirkişilerden ek rapor alınmak suretiyle, «protokollerin» yürürlükte olduğu dönemler değerlendirilmek suretiyle davalının sorumlu olduğu döneme ilişkin miktarın belirlenmesi ve sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1934 E. 2011/11675 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaUyuşmazlığa konu paranın çekildiği hesap maaş hesabı olup, olayda «tüketici işlemi» bulunmadığından 5464 sayılı Kanun’un 44/1. maddesinin uygulama alanı da bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklanmaması nedeniyle davanın genel mahkemelerce çözümlenmesi gerektiği göz önünde bulundurularak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun amaç başlıklı 1. maddesinde Yasa'nın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu kanunun 1. maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında, tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü «tüketici işlemini» kapsar." hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda, «görevsizlik» kararı verilmesi veya davaya genel mahkeme sıfatıyla bakılması gerekirken mahkemece davaya Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla bakılmış olması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici kredisi
Benzer bu karardaYasa'nın 10. maddesinde, «tüketici kredisi» tüketicinin bir mal ve hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldığı kredidir, 10/A maddesinde ise, kredi kartı ile mal veya hizmet alımı sonucu nakdi krediye dönüşen veya kredi kartı ile nakit çekim suretiyle kullanılan kredilerin 10. maddesi hükmüne tabi olduğu düzenlemesi getirilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/8029 E. , 2011/544 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Adana Tüketici Mahkemesi’nce verilen 2.02.2009 tarih ve 2008/280-2009/42 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan emekli maaşı hesabından 06.10.2007 tarihinde bankamatik kartı ile ATM cihazından maaşını çekmek isterken kartın cihaz tarafından alıkonulduğunu, ekranda kartın bloke olduğu ve bildirilen numaranın aranması için uyarı yazısı çıktığını, bildirilen telefonu aradığında hesaptaki paranın tanımadığı kişilerce kısa süre içinde çekildiğini öğrendiğini, gerekli önlemleri almayan davalı bankanın sorumlu olmasına rağmen zararını tazmin etmediğini ileri sürerek, 3.155,00 TL maddi, 3.000,00 TL manevi tazminatın en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının banka kartına ait şifreyi korumaması nedeniyle olayın meydana geldiğini, üçüncü kişilerce davacı şifresinin öğrenilmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının ATM cihazından maaş hesabını kontrol ederken ATM cihazında alıkonulan kartın üçüncü kişiler tarafından ele geçirilerek kullanılmasında davacının kusuru bulunmadığı, sorumluluğun gerekli önlemleri almayan davalıda olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3,155 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, davacının maaş hesabından, ATM cihazına yerleştirilen düzenekle elde edilen banka kartı ve bilgileri ile üçüncü kişilerce çekilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlığa konu paranın çekildiği hesap maaş hesabı olup, olayda tüketici işlemi bulunmadığından 5464 sayılı Kanun’un 44/1. maddesinin uygulama alanı da bulunmamaktadır. T.T.K.'nun 4/6. Maddesi uyarınca bankalar ve ödünç para verme işleri kanunlarında tanzim olunan hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. O halde, mahkemece uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklanmaması nedeniyle davanın genel mahkemelerce çözümlenmesi gerektiği göz önünde bulundurularak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009724200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz