Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/7868 E. 2011/993 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
güven ilişkisi↗ müterafik kusur↗ vekalet ücreti takdiri↗ basiretli tacir↗ dolandırıcılık↗ hamil↗ husumet yokluğu↗ tacir↗ kusur↗ eksik inceleme↗ vekalet ücreti↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, aynı gün farklı yerlerdeki ATM cihazlarına kurulan düzenek sonucunda banka kartlarının sıkışmasının sağlanarak dolandırıcılık yapıldığı, davalı bankanın sıkışmayı önleyici cihaz hizmeti sunmadığı, işlem yapılamadığı bilgisinin merkezden izlenebilmesine karşın, teknik müdahalenin geciktiği, bankanın güven ilişkisi içinde basiretli bir tacir gibi davranmadığı ve kusurlu olduğu gerekçesiyle davacı ... tarafından açılan davanın kabulüne, davacı ... tarafından açılan davanın ise husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacılar, davacı ... adına düzenlenmiş banka kartının, diğer davacı ... tarafından, para çekmek amacıyla ATM cihazında kullanımı sırasında sıkıştığını, kartın iptal edilmesine karşın hesapta bulunan 3.180 TL'nın dolandırıcılık yöntemi ile başka hesaba aktarılarak çekildiğini iddia ederek, davalı bankanın kusuru nedeniyle oluşan zararın tazminini talep etmişler, davalı ise davacılardan ... adına düzenlenen banka kartının, diğer davacı tarafından kullanılmasının, banka kartı sözleşmesine aykırı olduğunu, zararın oluşumunun,
kartın geç iptal edilmesinden kaynaklandığını savunmuştur. Her ne kadar mahkemece, davalı bankanın kusurlu olduğu gerekçesiyle sorumluluğu cihetine gidilmişse de, dosya içeriğinden, söz konusu banka kartının, davacı ... tarafından, olay günü saat 14.30 sıralarında kullanıldığı, kartın iptal başvurusunun ise aynı gün saat 21.24'de yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, ilgili kartın, davacılardan ... ile davalı banka arasında akdedilen sözleşme gereğince düzenlendiği ve diğer davacı tarafından kullanıldığı hususları da göz önüne alındığında, davalı banka ile davacı ... arasındaki sözleşme örneği dosyaya getirtilerek, söz konusu para çekme işleminin, davacı ... tarafından yapılması ile kartın iptalindeki gecikmenin, davacı ... yönünden müterafik kusur niteliğinde olup olmadığı hususları tartışılarak, oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Kabule göre de, davacı ... tarafından açılan davada, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildikten sonra, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, adı geçenin kartla işlem yapmak isteyen hamil konumunda olup dava açmakta haksız sayılamayacağı gerekçesi ile davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına hükmedilmesi dahi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15762 E. 2013/335 K.
Ortak:müterafik kusur · kusur
İncelediğiniz kararda… ındaki sözleşme örneği dosyaya getirtilerek, söz konusu para çekme işleminin, davacı ... tarafından yapılması ile kartın iptalindeki gecikmenin, davacı ... yönünden «müterafik kusur» niteliğinde olup olmadığı hususları tartışılarak, oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
… rtının, diğer davacı ... tarafından, para çekmek amacıyla ATM cihazında kullanımı sırasında sıkıştığını, kartın iptal edilmesine karşın hesapta bulunan 3.180 TL'nın «dolandırıcılık» yöntemi ile başka hesaba aktarılarak çekildiğini iddia ederek, davalı bankanın «kusuru» nedeniyle oluşan zararın tazminini talep etmişler, davalı ise davacılardan ... adına düzenlenen banka kartının, diğer davacı tarafından kullanılmasının, banka kart …
Benzer bu kararda… avacı bankanın müşterilerinin kullanımına sunduğu ATM cihazına dışarıdan yapılacak müdahalelere karşı müşterilerini koruyucu veya onları uyarıcı önlemleri sistemine «dahil» etmesi veya ATM cihazına kamera vs. gibi görüntü kaydedici cihazları yerleştirmesi ve buna ilişkin etkili güvenlik önlemlerini alması gerekmekte olup, bunları yerine getirmeyen davacı banka davalıların murisinin hesabından çekilen paradan asıl sorumlu olup, davalıların murisinin olaydan hemen sonra davacı bankayı uyarması gerekirken geç haber vermesi nedeniyle zararın oluşmasında ancak «müterafik kusuru» sözkonusu olmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece, tüm «kusurun» davalıların murisinde olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dahili dava
Benzer bu kararda… avacı bankanın müşterilerinin kullanımına sunduğu ATM cihazına dışarıdan yapılacak müdahalelere karşı müşterilerini koruyucu veya onları uyarıcı önlemleri sistemine «dahil» etmesi veya ATM cihazına kamera vs. gibi görüntü kaydedici cihazları yerleştirmesi ve buna ilişkin etkili güvenlik önlemlerini alması gerekmekte olup, bunları yerine getirmeyen davacı banka davalıların murisinin hesabından çekilen paradan asıl sorumlu olup, davalıların murisinin olaydan hemen sonra davacı bankayı uyarması gerekirken geç haber vermesi nedeniyle zararın oluşmasında ancak «müterafik kusuru» sözkonusu olmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2772 E. 2011/14316 K.
Ortak:hamil
İncelediğiniz kararda2- Kabule göre de, davacı ... tarafından açılan davada, «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verildikten sonra, davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, adı geçenin kartla işlem yapmak isteyen «hamil» konumunda olup dava açmakta haksız sayılamayacağı gerekçesi ile davalı lehine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına hükmedilmesi dahi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… en bakiye sorgulaması yapıldığı, iptal edilen kartın 04/03/2007 tarihinde Adana ATM'de alıkonulduğu, davalı bankanın ATM cihazına kartın sıkışmaması, sıkışan kartın «bloke» edilerek alıkonulmasının sağlanmaması, ATM cihazlarının bulunduğu yerleri kamera-kayıt sistemi ile donatmaması gibi tedbirleri almadığı için sorumlu olduğu, davacının «müşteri temsilcisine» ulaşmak için büyük bir gayret sarf etmiş olduğunun telefon görüşmelerinden anlaşıldığı, ancak davacının ATM arızasını fark etmeden kartı ATM'ye yerleştirmiş olduğundan kartın sıkıştığı ve "sistem arızası modunda" bulunan ATM'nin kart şifresi istememesi nedeniyle kartın ve şifrenin başkalarının eline geçmesinde kısmen kusurlu olduğu, 5464 Sayılı Banka Kartları Kredi Kartları Kanununun 12. maddesinde kart «hamilinin», yapacağı bildirimden önceki 24 saat içinde gerçekleşen hukuka aykırı kullanımdan doğan zararlardan 150 YTL ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu gerekçesiyle, 3. …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşterek temsilci · tüketici işlemi · bloke · görevsizlik kararı · dava sebebi · temsil
Benzer bu kararda… en bakiye sorgulaması yapıldığı, iptal edilen kartın 04/03/2007 tarihinde Adana ATM'de alıkonulduğu, davalı bankanın ATM cihazına kartın sıkışmaması, sıkışan kartın «bloke» edilerek alıkonulmasının sağlanmaması, ATM cihazlarının bulunduğu yerleri kamera-kayıt sistemi ile donatmaması gibi tedbirleri almadığı için sorumlu olduğu, davacının «müşteri temsilcisine» ulaşmak için büyük bir gayret sarf etmiş olduğunun telefon görüşmelerinden anlaşıldığı, ancak davacının ATM arızasını fark etmeden kartı ATM'ye yerleştirmiş olduğundan kartın sıkıştığı ve "sistem arızası modunda" bulunan ATM'nin kart şifresi istememesi nedeniyle kartın ve şifrenin başkalarının eline geçmesinde kısmen kusurlu olduğu, 5464 Sayılı Banka Kartları Kredi Kartları Kanununun 12. maddesinde kart «hamilinin», yapacağı bildirimden önceki 24 saat içinde gerçekleşen hukuka aykırı kullanımdan doğan zararlardan 150 YTL ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu gerekçesiyle, 3. …
Uyuşmazlığa konu paranın çekildiği hesap maaş hesabı olup, olayda «tüketici işlemi» bulunmadığından 5464 sayılı Kanun’un 44/1. maddesinin uygulama alanı da bulunmamaktadır.
Maddesi uyarınca bankalar ve ödünç para verme işleri kanunlarında tanzim olunan hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.O halde, mahkemece uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklanmaması nedeniyle davanın genel mahkemelerce çözümlenmesi gerektiği göz önünde bulundurularak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
2) Bozma «sebebine» göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şu aşamada gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8029 E. 2011/544 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz kararda… rtının, diğer davacı ... tarafından, para çekmek amacıyla ATM cihazında kullanımı sırasında sıkıştığını, kartın iptal edilmesine karşın hesapta bulunan 3.180 TL'nın «dolandırıcılık» yöntemi ile başka hesaba aktarılarak çekildiğini iddia ederek, davalı bankanın «kusuru» nedeniyle oluşan zararın tazminini talep etmişler, davalı ise davacılardan ... adına düzenlenen banka kartının, diğer davacı tarafından kullanılmasının, banka kart …
… ındaki sözleşme örneği dosyaya getirtilerek, söz konusu para çekme işleminin, davacı ... tarafından yapılması ile kartın iptalindeki gecikmenin, davacı ... yönünden «müterafik kusur» niteliğinde olup olmadığı hususları tartışılarak, oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda… hkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının ATM cihazından maaş hesabını kontrol ederken ATM cihazında alıkonulan kartın «üçüncü kişiler» tarafından ele geçirilerek kullanılmasında davacının «kusuru» bulunmadığı, sorumluluğun gerekli önlemleri almayan davalıda olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3,155 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici işlemi · üçüncü kişi · görevsizlik kararı · yasal faiz · dava sebebi
Benzer bu kararda… hkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının ATM cihazından maaş hesabını kontrol ederken ATM cihazında alıkonulan kartın «üçüncü kişiler» tarafından ele geçirilerek kullanılmasında davacının «kusuru» bulunmadığı, sorumluluğun gerekli önlemleri almayan davalıda olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3,155 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa konu paranın çekildiği hesap maaş hesabı olup, olayda «tüketici işlemi» bulunmadığından 5464 sayılı Kanun’un 44/1. maddesinin uygulama alanı da bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklanmaması nedeniyle davanın genel mahkemelerce çözümlenmesi gerektiği göz önünde bulundurularak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma «sebebine» göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şu aşamada gerek görülmemiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1934 E. 2011/11675 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici kredisi · tüketici işlemi · görevsizlik kararı
Benzer bu kararda4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun amaç başlıklı 1. maddesinde Yasa'nın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu kanunun 1. maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında, tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü «tüketici işlemini» kapsar." hükmüne yer verilmiştir.
Yasa'nın 10. maddesinde, «tüketici kredisi» tüketicinin bir mal ve hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldığı kredidir, 10/A maddesinde ise, kredi kartı ile mal veya hizmet alımı sonucu nakdi krediye dönüşen veya kredi kartı ile nakit çekim suretiyle kullanılan kredilerin 10. maddesi hükmüne tabi olduğu düzenlemesi getirilmiştir.
Bu durumda, «görevsizlik» kararı verilmesi veya davaya genel mahkeme sıfatıyla bakılması gerekirken mahkemece davaya Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla bakılmış olması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1093 E. 2014/8165 K.
Ortak:müterafik kusur · kusur · Tazminat
İncelediğiniz kararda… ındaki sözleşme örneği dosyaya getirtilerek, söz konusu para çekme işleminin, davacı ... tarafından yapılması ile kartın iptalindeki gecikmenin, davacı ... yönünden «müterafik kusur» niteliğinde olup olmadığı hususları tartışılarak, oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
… rtının, diğer davacı ... tarafından, para çekmek amacıyla ATM cihazında kullanımı sırasında sıkıştığını, kartın iptal edilmesine karşın hesapta bulunan 3.180 TL'nın «dolandırıcılık» yöntemi ile başka hesaba aktarılarak çekildiğini iddia ederek, davalı bankanın «kusuru» nedeniyle oluşan zararın tazminini talep etmişler, davalı ise davacılardan ... adına düzenlenen banka kartının, diğer davacı tarafından kullanılmasının, banka kart …
Benzer bu kararda… müşteri hizmetlerinin aranmasından önce hesaptan 2.285 TL çekildiği, davacının yukarıda anlatıldığı üzere şifresini korumakta yeterle özeni göstermediği, bu nedenle «müterafik kusuru» bulunduğu açıklandığı halde, mahkemece davacının somut olayda müterafik kusuru olduğu nazara alınmadan, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi do …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üçüncü kişi · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bankanın özen borcunu yerine getirmediği, zararın oluşmasından tamamen sorumlu olduğu, «kötüniyetli» «üçüncü kişinin» eyleminin sonucunun davacıya yükletilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2.285 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Ancak; dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece bankanın özen borcunu yerine getirmediği, «kötüniyetli» «üçüncü kişinin» eyleminin sonucunun davacıya yükletilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/7868 E. , 2011/993 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.04.2009 tarih ve 2008/1648-2009/781 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılardan ..., eşi olan diğer davacının banka kartıyla davalı bankanın Aydınlıkevler şubesinde bulunan ATM makinesinden para çekmek isterken kartın makine içinde sıkıştığını, bunun üzerine kartı iptal ettirdiklerini ancak aynı gün hesaptaki toplam 3.180 TL'nın bir başka hesaba aktarılarak çekildiğini öğrendiklerini ileri sürerek, 3.180 TL nın davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, aynı gün farklı yerlerdeki ATM cihazlarına kurulan düzenek sonucunda banka kartlarının sıkışmasının sağlanarak dolandırıcılık yapıldığı, davalı bankanın sıkışmayı önleyici cihaz hizmeti sunmadığı, işlem yapılamadığı bilgisinin merkezden izlenebilmesine karşın, teknik müdahalenin geciktiği, bankanın güven ilişkisi içinde basiretli bir tacir gibi davranmadığı ve kusurlu olduğu gerekçesiyle davacı ... tarafından açılan davanın kabulüne, davacı ... tarafından açılan davanın ise husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacılar, davacı ... adına düzenlenmiş banka kartının, diğer davacı ... tarafından, para çekmek amacıyla ATM cihazında kullanımı sırasında sıkıştığını, kartın iptal edilmesine karşın hesapta bulunan 3.180 TL'nın dolandırıcılık yöntemi ile başka hesaba aktarılarak çekildiğini iddia ederek, davalı bankanın kusuru nedeniyle oluşan zararın tazminini talep etmişler, davalı ise davacılardan ... adına düzenlenen banka kartının, diğer davacı tarafından kullanılmasının, banka kartı sözleşmesine aykırı olduğunu, zararın oluşumunun,
kartın geç iptal edilmesinden kaynaklandığını savunmuştur. Her ne kadar mahkemece, davalı bankanın kusurlu olduğu gerekçesiyle sorumluluğu cihetine gidilmişse de, dosya içeriğinden, söz konusu banka kartının, davacı ... tarafından, olay günü saat 14.30 sıralarında kullanıldığı, kartın iptal başvurusunun ise aynı gün saat 21.24'de yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, ilgili kartın, davacılardan ... ile davalı banka arasında akdedilen sözleşme gereğince düzenlendiği ve diğer davacı tarafından kullanıldığı hususları da göz önüne alındığında, davalı banka ile davacı ... arasındaki sözleşme örneği dosyaya getirtilerek, söz konusu para çekme işleminin, davacı ... tarafından yapılması ile kartın iptalindeki gecikmenin, davacı ...
yönünden müterafik kusur niteliğinde olup olmadığı hususları tartışılarak, oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Kabule göre de, davacı ... tarafından açılan davada, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildikten sonra, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, adı geçenin kartla işlem yapmak isteyen hamil konumunda olup dava açmakta haksız sayılamayacağı gerekçesi ile davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına hükmedilmesi dahi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009600500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz