İbra kararının iptali reddi; özel denetçi talebine istinaf yolu kapalı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/343 E. 2021/327 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Genel kurul kararının iptalidiğerTemyiz yolu açık
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Özel Denetçi Tayini mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
İlgili mesele: ◆ Özel denetçi atama (azlık nisabı + kesinlik)
Gerekçe özeti
Yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında ve birbirlerinin ibrasında TTK 436/2 gereği oy kullanmamaları koşuluyla alınan ibra kararı, kabul oylarının red oylarından fazla olması halinde kanuna ve esas sözleşmeye uygundur; yönetim kurulu üyelerinin seçiminde kullanılan hakim ortak oyu, ayrı bir işlem olan ibra oylamasının geçerliliğini etkilemez. Ayrıca, TTK 440/2 uyarınca özel denetçi atanması talebinin kabulü veya reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları kesin olduğundan, bu kararlara karşı istinaf yoluna başvurulması mümkün değildir; bu yöndeki istinaf başvurusu HMK 346/1 gereği usulden reddedilir.
Ele alınan sorunlar
İbraya ilişkin genel kurul kararının iptali talebi → ret
İddia: Davacı, ibra oylamasında sadece yönetim kurulu üyelerinin değil, imza yetkisini haiz yönetici konumundaki kişilerin de oylama dışında tutulması gerektiğini, yönetim kurulunun hakim ortağın oylarıyla seçildiğini ve bu nedenle TTK 436/2 maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Yönetim kurulu üyeleri, gerek kendi gerekse diğer üyelerin ibrasında TTK 436/2 maddesi gereği oy kullanmamıştır; ibra edilenler oylama dışında tutulmuş, kabul oyları red oylarından fazla çıkmıştır. Bu nedenle ibrada kanuna ve esas sözleşmeye aykırılık bulunmamaktadır. Yönetim kurulunun seçiminde kullanılan oy, ibra oylamasına teşmil edilemeyeceğinden, yönetim kurulunun hakim ortağın oylarıyla seçildiği yönündeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Özel denetçi atanması talebinin reddine ilişkin karara karşı istinaf yolunun kapalı olması → ret
İddia: Davacı, alınan krediler ve yapılan harcamaların usulsüzlüğünün özel denetçi tayini ile tespit edilebileceğini belirterek, özel denetçi tayini talebinin reddine dair mahkeme kararının yerinde olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 440/2 maddesi uyarınca, mahkemece şirkete özel denetçi atanması talepleri hakkında verilen davanın kabulüne veya reddine ilişkin kararlar kesindir. HMK 341/5'te ilk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtay'a başvurulabileceği belirtilen kararlar dışında, Bölge Adliye Mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı temyize başvurulabileceği düzenlenmiştir; ancak istinafa getirilen bu karara karşı kanun yolu bulunmadığından, özel denetçi atanması talebinin reddine dair karara yönelik istinaf başvurusunun HMK 346/1 maddesi gereğince usulden reddi gerekmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
TTK 440/2 uyarınca özel denetçi atanması talebinin kabul veya reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararlarının kesin olduğu ve bu kararlara karşı istinaf yolunun kapalı olduğu tespiti; ayrıca ibra oylamasında oydan yoksunluk kuralının kapsamı ve yönetim kurulu seçimindeki oyun ibra oylamasına teşmil edilemeyeceği yönündeki değerlendirme, benzer uyuşmazlıklarda yol gösterici niteliktedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- TTK 440/2 uyarınca özel denetçi atanması talebinin kabulüne veya reddine ilişkin kararların kesin olması nedeniyle bu husustaki istinaf başvurusunun kanun yolu bakımından incelenemeyeceği
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ ibra↗ TTK 436/2↗ özel denetçi tayini↗ TTK 440/2↗ kesin karar↗ oydan yoksunluk↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/343
KARAR NO 2021/327
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 05/12/2018
NUMARASI 2017/945 Esas 2018/1256 Karar
DAVA
Genel Kurul Kararının İptali-Özel Denetçi Tayini
İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/03/2021
Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili ,davacının davalı şirkette %49,4 oranında hissesi bulunduğunu, 2016 yılı olağan genel kurul toplantısının 29.05.2017 tarihinde yapıldığını, davacının muhalefeti ile ...'nun YK başkanı, ...'in başkan yardımcısı, ... da üye olarak seçildiğini,faaliyet raporunun kanuna aykırı düzenlendiğini, faaliyet raporunda karın dağıtılmaması önerisinin yer aldığını ve gelecek ile ilgili ekonomik endişelerden söz edildiğini,finansal tabloların gerçeği yansıtmadığını,uzun vadeli kredilere karşılık şirketin bankada 19.890.256,56-TL nakit mevduatı göründüğünü, denetçi raporu okunmadan bilançoların okunduğunu,küçük paya sahip ortakların, hakim ortağın oyu seçildiğini, ibra edildiklerini,kararın TTK 436/2 ye aykırı olduğunu, ibra yönünde oy kullanan ...'ın YK üyeleri ile menfaat ilişkisi içinde olduğunu ve şirket yönetiminde görev aldığını, bu kararın iptali gerektiğini,TTK 395-396 maddeleri çerçevesinde verilen iznin de TTK 436/1 maddesine aykırı olduğunu, menfaat birliği içinde olanların oylamaya katıldığını, bu kararın da iptali gerektiğini, ibraya ilişkin 6 nolu , izin verilmesine ilişkin 10 nolu kararın iptaline, gündemde bulunmayan 11.
maddenin butlanına, davalı şirkete TTK 439.maddesi uyarınca özel denetçi atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili,genel kurulda davacıya tüm bilgilerin verildiğini, özel denetçi atanacak bir durumun olmadığını, davacının 2010 yılı sonuna kadar 7 sene süre ile davalı şirketin YK başkanlığını yaptığını, yetersiz yönetim nedeni ile yönetime profesyonel yöneticiler getirildiğini, bu yöneticilerin 6 yılda 1 olan fabrika sayısını 3'e çıkardığını, çalışan sayısının 132 den 334 kişiye yükseldiğini, şirket cirosu 4 kat, karlılığın 17.56 kat arttığını, 2016 yılında ülkenin en büyük 894'üncü şirketi yaptığını, davacının görevden alınma nedeni ile husumeti bulunduğunu,YK nun faaliyet raporu hazırlarken ihtiyatlı davranıp kar dağıtılmaması yönünde görüş bildirdiğini, daha sonra görüşünü revize ederek 1.000.000-TL kar dağıtımı önerisinde bulunduğunu, davacının dahi kar dağıtımı önerisine olumsuz oy verdiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacının 6 nolu karar ile ilgili olarak ibra oylamasında TTK 436/2 deki şarta uyularak karar verildiğinden iptal telebinin reddine, 11 nolu maddede alınan karar bulunmadığından reddine, 10 nolu kararda YK üyelerinin TTK 395 ve 396 maddelerindeki işlem yasağının kaldırılmasına ilişkin oylamada oydan yoksunluk şartına uyulmadığından ve şirketle ilgili işlem yasağı için alakasız kişilere izin verildiğinden kararın iptaline, özel denetçi tayinine ilişkin olarak davacının TTK 437 maddesindeki hakkını kullanmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili,ibra oylamasında, sadece YK üyelerinin değil yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişilerinde ibra oylamasının dışında tutulması gerektiğini,YK nun hakim ortağın %49,4 payı ile seçildiğini, seçim karşılığında ...'a yüksek tutarlı danışmanlık ve yöneticilik yetkisi verdiği,TTK 436/2 maddesinin ihlal edildiğini, mahkemece özel denetçi tayini talebinin reddine ilişkin kararın yerinde olmadığını, alınan krediler, yapılan harcamaların usulsüz olduğunun özel denetçi tayini ile tespit edilebileceğinden bu konudaki talebin reddine dair mahkeme kararın yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talebi doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
29.05.2017 tarihli genel kurul, TTK 420 maddesine istinaden hesapların görüşülmesi için ertelenen 26.04.2017 tarihli genel kurulun devamı niteliğindedir.
6. Nolu karar; ibraya ilişkin olup, YK üyelerin gerek kendi gerekse diğer üyelerin ibrasında TTK 436/2 maddesi gereği oy kullanmamıştır. ... ve ...'in 907.356 kabul oyuna karşılık, ... ve ...'nun 900.068 red oyu ile ibra edilmişlerdir. Kabul oyları red oylarından fazla olduğundan , ibrada kanuna ve esas sözleşmeye aykırılık bulunmadığından iptal isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı vekili yönetim kurulunun hakim ortağın oylarıyla seçildiğini ileri sürmekte ise de ,yönetim kurulunun seçiminde kullanılan oy ibra oylamasına teşmil edilemeyeceğinden davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.6102 sayılı TTK'nın 440/2 maddesi uyarınca, mahkemece şirkete özel denetçi atanması talepleri hakkında verilen davanın kabulüne veya reddine ilişkin kararlar kesindir.
HMK 341/5'de de ilk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceğine veya haklarında Yargıtay'a başvurulabileceği belirtilmiş olup da Bölge Adliye Mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, başvurulabileceği düzenlenmiş, istinafa getirilen karara karşı kanun yolu bulunmadığından davacı vekilinin özel denetçi atanması talebinin reddine dair karara yönelik istinaf başvurusunun HMK 346/1 maddesi gereğince usulden reddine,ibra kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1- Davacı vekilinin özel denetçi atanmasına yönelik istinaf başvurusunun HMK 346/1 gereği USULDEN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin karara yönelik istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 44,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 14,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalının 70-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.
09/03/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/238075 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi