Basit yargılama usulü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/10670 E. 2016/4851 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
basit yargılama usulü↗ müdürün azli↗ ttk 630↗ limited şirket müdürü↗ yönetim kayyımı↗ kayyım tayini↗ sözlü yargılama↗ ön inceleme aşaması↗ delillerin toplanmaması↗ yemin teklifi↗ tahkikat↗ pay sahipliği↗ savunma hakkı↗ kayyım↗ ön inceleme duruşması↗ şirket müdürü↗ yemin↗ limited şirket↗ ek tasfiye↗ yönetim kurulu kararı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK'nın 630/2 ve 3 md yazılı müdürün azli için haklı sebeplerin gerçekleştiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalının ...'nin müdürlüğünden TTK'nın 630/2 md uyarınca azline, tedbir talebinin kabulü ile karar kesinleşinceye kadar şirkete ...'nın yönetim kayyımı olarak tayinine, davacı taraf 3 aylık kayyımlık ücreti 1.500,00x3=4.500,00 TL nin avansını 10 günlük süre içinde mahkememiz veznesine yatırdığında kayyımın görevine başlatılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, tarafların ortağı bulundukları limited şirket müdürü olan davalının müdürlükten azli, davacının şirkete müdür olarak atanması istemine ilişkin olup; 6102 Sayılı TTK'nın 1521. maddesinde yer alan “Ticaret şirketlerinde, ortakların veya pay sahiplerinin şirketle veya birbirleriyle şirket ortaklığından veya pay sahipliğinden kaynaklanan davalarda veya şirketin yönetim kurulu üyeleri, yöneticileri, müdürleri, tasfiye memurları ya da denetçilerine karşı açılacak davalarda basit yargılama usulü uygulanır” hükmü gereği, dava basit yargılama usulüne tabidir.
6100 sayılı HMK'nın basit yargılama usulüne ilişkin bulunan 321. maddesinde “Tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkeme tarafların son beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmez.” hükmü getirilmiş; aynı kanunun 322. maddesinde “Bu Kanun ve diğer kanunlarda basit yargılama usulü hakkında hüküm bulunmayan hâllerde, yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümlerin uygulanacağı” düzenlenmiştir. Adı geçen hükümler nazara alınarak değerlendirilmesi gereken 6100 sayılı Kanun'un 184 ve devamı maddeleri uyarınca da, yargıç tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan kanıtları inceledikten sonra duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir. Taraflar tahkikatın tamamı hakkında açıklamada bulunduktan sonra, yargıç yeniden araştırma yapılmasını gerektiren bir husus kalmadığı sonucuna varırsa tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder. Yine, anılan Kanunun 186. maddesi hükmüne göre, sözlü yargılama aşamasında taraflara son sözleri sorularak hüküm tefhim edilir. Sözlü yargılama safhasında taraflar kanıt sunmadan kendisi ve karşı tarafın iddia ve savunmaları ile kanıtlarıyla ilgili hukuki değerlendirme yaparak neden haklı olduklarını açıklama hakkı elde ederler, yargıç da gerektiğinde salt hukuki değerlendirmeye esas olmak üzere taraflara soru sorma ve tereddütlü noktaları son kez açıklığa kavuşturma imkanına sahip olur.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece, 22.04.2015 tarihli celsede tarafların yazılı beyan dilekçeleri okunduktan sonra taraf vekillerine söz hakkı verilmiş, davacı vekili davanın kabulüne karar verilmesini istemiş, davalı vekili ise bilirkişi raporunun davaya itirazlarını karşılamadığını, dosyanın ve delillerin eksik olduğunun bildirildiğini, davacı tarafın cezaya ilişkin delillerinin toplanmadığını, bu delillerin toplanmasını ve dosyanın yeniden bilirkişiye verilmesini talep ettiğini ifade etmiştir. Mahkemece, bu beyanların ardından, davalı vekilinin talepleri hakkında bir karar verilmeksizin, tahkikat aşamasının bittiği tefhim edilmeden ve yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde tarafların son beyanları da tespit edilmeksizin duruşmanın bittiği bildirilerek hükme geçilmiş; hükmün birinci bendinde “Davanın sonucuna etkili olmayacağı düşünüldüğünden cezaya ilişkin müzekkere yazılmasından ve buna ilişkin davalı delilinden vazgeçilmesine” ifadelerine, hükmün 6. bendinden sonra ise (Davalı vekillerinden Av.... hüküm fıkrasına başlandığı sırada davacıya cevap dilekçesideki savunmalarınız ile ilgili olarak yemin teklif edecektik bize bu husus hatırlatılmamıştır. Davanın bitirileceğini önceden bilemediğimizden bu hakkımızı kullanamadık. Zabta geçilmesini talep etti. Ve bu şekilde zabta geçildi.) ifadelerine yer verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu itibarla, mahkemece HMK'nın açıklanan maddelerinde belirtilen usullere uyulmadan, tarafların iddia ve savunma hakkını kısıtlar şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2171 E. 2016/653 K.
Ortak:sözlü yargılama · tahkikat · savunma hakkı · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaYine, anılan Kanunun 186. maddesi hükmüne göre, «sözlü yargılama» aşamasında taraflara «son» sözleri sorularak hüküm tefhim edilir.
Mahkemece, bu beyanların ardından, davalı vekilinin talepleri hakkında bir karar verilmeksizin, «tahkikat» aşamasının bittiği tefhim edilmeden ve yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde tarafların «son» beyanları da tespit edilmeksizin duruşmanın bittiği bildirilerek hükme geçilmiş; hükmün birinci bendinde “Davanın sonucuna etkili olmayacağı düşünüldüğünden cezaya ilişkin müzekkere yazılmasından ve buna ilişkin davalı delilinden vazgeçilmesine” ifadelerine, hükmün 6. bendinden sonra ise (Davalı vekillerinden Av.... hüküm fıkrasına başlandığı sırada davacıya cevap dilekçesideki savunmalarınız ile ilgili olarak «yemin teklif» edecektik bize bu husus hatırlatılmamıştır.
6100 sayılı HMK'nın basit yargılama usulüne ilişkin bulunan 321. maddesinde “Tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkeme tarafların «son» beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder.
Benzer bu karardaAnılan Kanunun 186. maddesi hükmüne göre, «tahkikatın» bitiminden sonra «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece «tahkikat» aşamasının bittiği taraflara tefhim edilmeden ve yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde «sözlü yargılama» için taraflara süre verilmeden ya da tarafların bu konuda süre istemediklerine ilişkin beyanları tespit edilmeden doğrudan davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «genel kredi sözleşmesine» dayalı olarak davalıya ödenen «erken ödeme komisyonunun» «istirdatı» istemine ilişkin olup, 6100 sayılı Kanun'un 184 ve devamı maddeleri uyarınca, yargıç tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan kanıtları inceledikten sonra duruşmada hazır bulunan taraflara «tahkikatın» tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken ödeme komisyonu · hukuki dinlenilme hakkı · adil yargılanma hakkı · savunma hakkının kısıtlanması · yokluk · ticari kredi · kısıtlılık · genel kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaAnılan hususlara uyulmadan mahkemece hüküm kurulması «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan «adil yargılanma hakkı» ve «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının kullandığı kredinin «ticari kredi» olduğu, ticari krediler için uygulanan ortalama % 2,82'lik «komisyon» oranının dahi tüketici mevzuatındaki sınırlamaya çok yakın düzeyde olduğu, davalı bankanın davacıdan tahsil ettiği «erken ödeme komisyonunun» yasal düzenlemelere ve akdi ilişkiye dayandığı, davalı bankaca haksız kazanç teminine yönelik olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «genel kredi sözleşmesine» dayalı olarak davalıya ödenen «erken ödeme komisyonunun» «istirdatı» istemine ilişkin olup, 6100 sayılı Kanun'un 184 ve devamı maddeleri uyarınca, yargıç tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan kanıtları inceledikten sonra duruşmada hazır bulunan taraflara «tahkikatın» tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir.
Taraflara çıkartılacak olan davetiyede belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde «yokluklarında» hüküm verileceği hususu bildirilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8022 E. 2014/9197 K.
Ortak:sözlü yargılama · tahkikat · savunma hakkı · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaYine, anılan Kanunun 186. maddesi hükmüne göre, «sözlü yargılama» aşamasında taraflara «son» sözleri sorularak hüküm tefhim edilir.
Mahkemece, bu beyanların ardından, davalı vekilinin talepleri hakkında bir karar verilmeksizin, «tahkikat» aşamasının bittiği tefhim edilmeden ve yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde tarafların «son» beyanları da tespit edilmeksizin duruşmanın bittiği bildirilerek hükme geçilmiş; hükmün birinci bendinde “Davanın sonucuna etkili olmayacağı düşünüldüğünden cezaya ilişkin müzekkere yazılmasından ve buna ilişkin davalı delilinden vazgeçilmesine” ifadelerine, hükmün 6. bendinden sonra ise (Davalı vekillerinden Av.... hüküm fıkrasına başlandığı sırada davacıya cevap dilekçesideki savunmalarınız ile ilgili olarak «yemin teklif» edecektik bize bu husus hatırlatılmamıştır.
6100 sayılı HMK'nın basit yargılama usulüne ilişkin bulunan 321. maddesinde “Tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkeme tarafların «son» beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder.
Benzer bu karardaAnılan Kanunun 186. maddesi hükmüne göre, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
6100 sayılı Kanunun 184 ve devamı maddeleri uyarınca, yargıç, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan kanıtları inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara «tahkikatın» tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir.
Taraflar, «tahkikatın» tamamı hakkında açıklamada bulunduktan sonra, yargıç yeniden araştırma yapılmasını gerektiren bir husus kalmadığı sonucuna varırsa, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yokluk · ayırt edicilik · ilan · haksız rekabet
Benzer bu kararda… planan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, uyuşmazlığa konu faydalı modelin davacı-karşı davalı adına tescilinin yapıldığı, anılan buluşun yenilik ve «ayırt edicilik» özelliklerine haiz olduğunun tespit edildiği, davalı-karşı davacının sunduğu ve kendisine ait ürünün, davacı-karşı davalının faydalı model belgesi ile korunan unsurlara tecavüz fiilini oluşturduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, «haksız rekabetin» önlenmesine, faydalı model başvurusundan doğan haklarına tecavüz fiillerinin durdurulmasına, hükmün «ilanına», karşı davanın reddine karar verilmiştir.
1-Asıl dava, faydalı modele tecavüzün durdurulması ve hükmün «ilanı», karşı dava ise, yeni ve ayırt edici olmadığı iddiasına dayalı, tescilli faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
Taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde «yokluklarında» hüküm verileceği hususu bildirilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15446 E. 2015/915 K.
Ortak:sözlü yargılama · tahkikat · savunma hakkı · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaYine, anılan Kanunun 186. maddesi hükmüne göre, «sözlü yargılama» aşamasında taraflara «son» sözleri sorularak hüküm tefhim edilir.
Mahkemece, bu beyanların ardından, davalı vekilinin talepleri hakkında bir karar verilmeksizin, «tahkikat» aşamasının bittiği tefhim edilmeden ve yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde tarafların «son» beyanları da tespit edilmeksizin duruşmanın bittiği bildirilerek hükme geçilmiş; hükmün birinci bendinde “Davanın sonucuna etkili olmayacağı düşünüldüğünden cezaya ilişkin müzekkere yazılmasından ve buna ilişkin davalı delilinden vazgeçilmesine” ifadelerine, hükmün 6. bendinden sonra ise (Davalı vekillerinden Av.... hüküm fıkrasına başlandığı sırada davacıya cevap dilekçesideki savunmalarınız ile ilgili olarak «yemin teklif» edecektik bize bu husus hatırlatılmamıştır.
6100 sayılı HMK'nın basit yargılama usulüne ilişkin bulunan 321. maddesinde “Tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkeme tarafların «son» beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder.
Benzer bu karardaAnılan Kanunun 186. maddesi hükmüne göre, «tahkikatın» bitiminden sonra «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece «tahkikat» aşamasının bittiği taraflara tefhim edilmeden ve yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde «sözlü yargılama» için taraflara süre verilmeden ya da tarafların bu konuda süre istemediklerine ilişkin beyanları tespit edilmeden doğrudan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. .1-6100 sayılı Kanun'un 184 ve devamı maddeleri uyarınca, yargıç tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan kanıtları inceledikten sonra duruşmada hazır bulunan taraflara «tahkikatın» tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yokluk
Benzer bu karardaTaraflara çıkartılacak olan davetiyede belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde «yokluklarında» hüküm verileceği hususu bildirilir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8811 E. 2016/3578 K.
Ortak:sözlü yargılama · tahkikat · savunma hakkı · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaYine, anılan Kanunun 186. maddesi hükmüne göre, «sözlü yargılama» aşamasında taraflara «son» sözleri sorularak hüküm tefhim edilir.
Mahkemece, bu beyanların ardından, davalı vekilinin talepleri hakkında bir karar verilmeksizin, «tahkikat» aşamasının bittiği tefhim edilmeden ve yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde tarafların «son» beyanları da tespit edilmeksizin duruşmanın bittiği bildirilerek hükme geçilmiş; hükmün birinci bendinde “Davanın sonucuna etkili olmayacağı düşünüldüğünden cezaya ilişkin müzekkere yazılmasından ve buna ilişkin davalı delilinden vazgeçilmesine” ifadelerine, hükmün 6. bendinden sonra ise (Davalı vekillerinden Av.... hüküm fıkrasına başlandığı sırada davacıya cevap dilekçesideki savunmalarınız ile ilgili olarak «yemin teklif» edecektik bize bu husus hatırlatılmamıştır.
6100 sayılı HMK'nın basit yargılama usulüne ilişkin bulunan 321. maddesinde “Tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkeme tarafların «son» beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder.
Benzer bu karardaAnılan Kanunun 186. maddesi hükmüne göre, «tahkikatın» bitiminden sonra «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece, 09.12.2014 tarihli celsede tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçelerini sunduğu belirtildikten ve tarafların beyanları alındıktan sonra «tahkikat» aşamasının bittiği tefhim edilmeden ve yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde «sözlü yargılama» için taraflara süre verilmeden ya da tarafların bu konuda süre istemediklerine ilişkin beyanları tespit edilmeden davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı Kanun'un 184 ve devamı maddeleri uyarınca, yargıç tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan kanıtları inceledikten sonra duruşmada hazır bulunan taraflara «tahkikatın» tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yokluk
Benzer bu karardaTaraflara çıkartılacak olan davetiyede belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde «yokluklarında» hüküm verileceği hususu bildirilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/966 E. 2016/9441 K.
Ortak:sözlü yargılama · tahkikat · yemin · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, bu beyanların ardından, davalı vekilinin talepleri hakkında bir karar verilmeksizin, «tahkikat» aşamasının bittiği tefhim edilmeden ve yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde tarafların «son» beyanları da tespit edilmeksizin duruşmanın bittiği bildirilerek hükme geçilmiş; hükmün birinci bendinde “Davanın sonucuna etkili olmayacağı düşünüldüğünden cezaya ilişkin müzekkere yazılmasından ve buna ilişkin davalı delilinden vazgeçilmesine” ifadelerine, hükmün 6. bendinden sonra ise (Davalı vekillerinden Av.... hüküm fıkrasına başlandığı sırada davacıya cevap dilekçesideki savunmalarınız ile ilgili olarak «yemin teklif» edecektik bize bu husus hatırlatılmamıştır.
Yine, anılan Kanunun 186. maddesi hükmüne göre, «sözlü yargılama» aşamasında taraflara «son» sözleri sorularak hüküm tefhim edilir.
6100 sayılı HMK'nın basit yargılama usulüne ilişkin bulunan 321. maddesinde “Tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkeme tarafların «son» beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, 14.05.2015 tarihli celsede «tahkikatın» bittiği belirtilerek «sözlü yargılama» aşamasına geçilmiş ve taraf vekillerinden «son» beyanları sorulması üzerine davacı vekili söz alarak “Sözlü yargılamada bulunmak için HMK'nın ilgili maddesi uyarınca süre istiyoruz” demiş olmasına rağmen mahkeme …
Anılan Kanunun 186. maddesi hükmüne göre, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dayandığı «hisse senedi» alım «satım sözleşmesindeki» bedelin takibe konu edilmediği, davacı tarafından davalıya gönderilen «ihtarnamede» davacının iddialarında ileri sürdüğü gibi yazılı sözleşmeden önce davacının davalı ile sözlü anlaşmaya vararak elden nakit olarak ödemeler yaptığının belgelendirilemediği, davalı tarafın icra takibine konu edilen alacağın davacı şirket adına yurt dışında yapmış olduğu uluslararası proje kapsamında iş avansları ve «komisyon» ücretleri olduğu yönündeki savunmasının incelenmesi sonucunda ise bilirkişi raporunda ayrıntılı şekilde belirtildiği gibi davalı savunmasının yerinde olduğu, davacının takip konusu yaptığı bedelden çok daha fazla bedelin davalının davacı şirket tarafından yetkilendirilerek gittiği yurt dışındaki işlemler için kullanıldığı, davacının iddiasını davalıya yöneltilen «yemin» «dahil» olmak üzere hiç bir delil ile ispatlayamadığı, aksine usul ve yasaya uygun olarak düzenlenen davacı «ticari defterlerinin» ve davacı ile davalı arasında yapılan yazışmaların davalı tarafın savunmalarını doğruladığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki dinlenilme hakkı · yokluk · hisse senedi · satım sözleşmesi · komisyon · ticari defter · ihtarname · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dayandığı «hisse senedi» alım «satım sözleşmesindeki» bedelin takibe konu edilmediği, davacı tarafından davalıya gönderilen «ihtarnamede» davacının iddialarında ileri sürdüğü gibi yazılı sözleşmeden önce davacının davalı ile sözlü anlaşmaya vararak elden nakit olarak ödemeler yaptığının belgelendirilemediği, davalı tarafın icra takibine konu edilen alacağın davacı şirket adına yurt dışında yapmış olduğu uluslararası proje kapsamında iş avansları ve «komisyon» ücretleri olduğu yönündeki savunmasının incelenmesi sonucunda ise bilirkişi raporunda ayrıntılı şekilde belirtildiği gibi davalı savunmasının yerinde olduğu, davacının takip konusu yaptığı bedelden çok daha fazla bedelin davalının davacı şirket tarafından yetkilendirilerek gittiği yurt dışındaki işlemler için kullanıldığı, davacının iddiasını davalıya yöneltilen «yemin» «dahil» olmak üzere hiç bir delil ile ispatlayamadığı, aksine usul ve yasaya uygun olarak düzenlenen davacı «ticari defterlerinin» ve davacı ile davalı arasında yapılan yazışmaların davalı tarafın savunmalarını doğruladığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde «yokluklarında» hüküm verileceği hususu bildirilir.
Bu itibarla mahkemece, HMK'nın 184 ve devamı maddelerinde belirtilen usullere uyulmadan, tarafların iddia, savunma ve «hukuki dinlenilme hakkını» kısıtlar şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4951 E. 2015/12065 K.
Ortak:sözlü yargılama · tahkikat · savunma hakkı · ön inceleme duruşması · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaYine, anılan Kanunun 186. maddesi hükmüne göre, «sözlü yargılama» aşamasında taraflara «son» sözleri sorularak hüküm tefhim edilir.
Mahkemece, bu beyanların ardından, davalı vekilinin talepleri hakkında bir karar verilmeksizin, «tahkikat» aşamasının bittiği tefhim edilmeden ve yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde tarafların «son» beyanları da tespit edilmeksizin duruşmanın bittiği bildirilerek hükme geçilmiş; hükmün birinci bendinde “Davanın sonucuna etkili olmayacağı düşünüldüğünden cezaya ilişkin müzekkere yazılmasından ve buna ilişkin davalı delilinden vazgeçilmesine” ifadelerine, hükmün 6. bendinden sonra ise (Davalı vekillerinden Av.... hüküm fıkrasına başlandığı sırada davacıya cevap dilekçesideki savunmalarınız ile ilgili olarak «yemin teklif» edecektik bize bu husus hatırlatılmamıştır.
6100 sayılı HMK'nın basit yargılama usulüne ilişkin bulunan 321. maddesinde “Tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkeme tarafların «son» beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, 24.12.2014 tarihinde ön «inceleme duruşması» yapılmış, aynı duruşmada ön incelemenin bittiği belirtilerek «tahkikat» aşamasına geçilmesine dair «ara» karar tesis edilmiş, yine aynı celsede tahkikatın bittiği de belirtilerek «sözlü yargılama» aşamasına geçilmiş, tahkikatın bittiği tefhim edildikten sonra davacı vekili "bu celse sözlü yargılama yapılmasına «muvafakat» etmediklerini" beyan etmiş, mahkemece, yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde 6100 sayılı HMK'nın 186. maddesi uyarınca sözlü yargılama için gün tayin edilmeden …
Anılan Kanun'un 186. maddesi hükmüne göre, «tahkikatın» bitiminden sonra «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
1-6100 sayılı Kanun'un 184. ve devamı maddeleri uyarınca, yargıç tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan kanıtları inceledikten sonra duruşmada hazır bulunan taraflara «tahkikatın» tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yokluk · ara karar · muvafakat · hukuki yarar
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, 24.12.2014 tarihinde ön «inceleme duruşması» yapılmış, aynı duruşmada ön incelemenin bittiği belirtilerek «tahkikat» aşamasına geçilmesine dair «ara» karar tesis edilmiş, yine aynı celsede tahkikatın bittiği de belirtilerek «sözlü yargılama» aşamasına geçilmiş, tahkikatın bittiği tefhim edildikten sonra davacı vekili "bu celse sözlü yargılama yapılmasına «muvafakat» etmediklerini" beyan etmiş, mahkemece, yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde 6100 sayılı HMK'nın 186. maddesi uyarınca sözlü yargılama için gün tayin edilmeden …
… ve bu amaçla yapılan test ve deneylerin deneme amaçlı fiiller kapsamında kaldığı, ilaçların ruhsatlandırılmasının da madde kapsamında bulunduğu, davacıların davada «hukuki yararlarının» olmadığı, davalı eylemlerinin hukuka aykırılık oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflara çıkartılacak olan davetiyede belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde «yokluklarında» hüküm verileceği hususu bildirilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5051 E. 2015/12086 K.
Ortak:sözlü yargılama · tahkikat · savunma hakkı · ön inceleme duruşması · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaYine, anılan Kanunun 186. maddesi hükmüne göre, «sözlü yargılama» aşamasında taraflara «son» sözleri sorularak hüküm tefhim edilir.
Mahkemece, bu beyanların ardından, davalı vekilinin talepleri hakkında bir karar verilmeksizin, «tahkikat» aşamasının bittiği tefhim edilmeden ve yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde tarafların «son» beyanları da tespit edilmeksizin duruşmanın bittiği bildirilerek hükme geçilmiş; hükmün birinci bendinde “Davanın sonucuna etkili olmayacağı düşünüldüğünden cezaya ilişkin müzekkere yazılmasından ve buna ilişkin davalı delilinden vazgeçilmesine” ifadelerine, hükmün 6. bendinden sonra ise (Davalı vekillerinden Av.... hüküm fıkrasına başlandığı sırada davacıya cevap dilekçesideki savunmalarınız ile ilgili olarak «yemin teklif» edecektik bize bu husus hatırlatılmamıştır.
6100 sayılı HMK'nın basit yargılama usulüne ilişkin bulunan 321. maddesinde “Tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkeme tarafların «son» beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, 24.12.2014 tarihinde ön «inceleme duruşması» yapılmış, aynı duruşmada ön incelemenin bittiği belirtilerek «tahkikat» aşamasına geçilmesine dair «ara» karar tesis edilmiş, yine aynı celsede tahkikatın bittiği de belirtilerek «sözlü yargılama» aşamasına geçilmiş, tahkikatın bittiği tefhim edildikten sonra davacı vekili "bu celse sözlü yargılama yapılmasına «muvafakat» etmediklerini" beyan etmiş, mahkemece, yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde 6100 sayılı HMK'nın 186. maddesi uyarınca sözlü yargılama için gün tayin edilmeden …
Anılan Kanun'un 186. maddesi hükmüne göre, «tahkikatın» bitiminden sonra «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
1-6100 sayılı Kanun'un 184. ve devamı maddeleri uyarınca, yargıç tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan kanıtları inceledikten sonra duruşmada hazır bulunan taraflara «tahkikatın» tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yokluk · ara karar · muvafakat · hukuki yarar
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, 24.12.2014 tarihinde ön «inceleme duruşması» yapılmış, aynı duruşmada ön incelemenin bittiği belirtilerek «tahkikat» aşamasına geçilmesine dair «ara» karar tesis edilmiş, yine aynı celsede tahkikatın bittiği de belirtilerek «sözlü yargılama» aşamasına geçilmiş, tahkikatın bittiği tefhim edildikten sonra davacı vekili "bu celse sözlü yargılama yapılmasına «muvafakat» etmediklerini" beyan etmiş, mahkemece, yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde 6100 sayılı HMK'nın 186. maddesi uyarınca sözlü yargılama için gün tayin edilmeden …
… ve bu amaçla yapılan test ve deneylerin deneme amaçlı fiiller kapsamında kaldığı, ilaçların ruhsatlandırılmasının da madde kapsamında bulunduğu, davacıların davada «hukuki yararlarının» olmadığı, davalı eylemlerinin hukuka aykırılık oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflara çıkartılacak olan davetiyede belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde «yokluklarında» hüküm verileceği hususu bildirilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/10670 E. , 2016/4851 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/04/2015 tarih ve 2013/414-2015/357 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26/04/2016 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların ...'nin ortağı olduklarını, davalının şirketin müdürü ve yetkili temsilcisi olduğunu, davalının şirketi basiretli şekilde yönetmediğini ve zarara uğrattığını, şirketin ... ile yaptığı sözleşme ile ...'de bulunan ve ... olarak bilinen tarihi binayı cafe olarak işletmek amacıyla kiraladığını, bu binanın şirket tarafından tadil edildiğini ve bu tadilat için 2 milyon TL para harcandığını, bu sırada yanlış projeler uygulandığını, şirketin bir çok dava ile karşı karşıya geldiğini, binanın kullanmaya hazır hale gelmesinden sonra davalının burayı başkalarına kiraya verdiğini, bu süre içerisinde ...ne kira ödemediği için tahliye kararı aldığını, bu süreçlerin müvekkiline bildirilmediğini, TTK'nın 630.
maddesinde yazılı haklı sebeplerin gerçekleştiğini ileri sürerek davalı müdürün müdürlükten azline ve şirkete davacının müdür olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin şirket müdürlüğünden azlini gerektirir bir sebebin bulunmadığını, şirket işlerinden ve yaşanan süreçten davacının haberdar olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK'nın 630/2 ve 3 md yazılı müdürün azli için haklı sebeplerin gerçekleştiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalının ...'nin müdürlüğünden TTK'nın 630/2 md uyarınca azline, tedbir talebinin kabulü ile karar kesinleşinceye kadar şirkete ...'nın yönetim kayyımı olarak tayinine, davacı taraf 3 aylık kayyımlık ücreti 1.500,00x3=4.500,00 TL nin avansını 10 günlük süre içinde mahkememiz veznesine yatırdığında kayyımın görevine başlatılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, tarafların ortağı bulundukları limited şirket müdürü olan davalının müdürlükten azli, davacının şirkete müdür olarak atanması istemine ilişkin olup; 6102 Sayılı TTK'nın 1521. maddesinde yer alan “Ticaret şirketlerinde, ortakların veya pay sahiplerinin şirketle veya birbirleriyle şirket ortaklığından veya pay sahipliğinden kaynaklanan davalarda veya şirketin yönetim kurulu üyeleri, yöneticileri, müdürleri, tasfiye memurları ya da denetçilerine karşı açılacak davalarda basit yargılama usulü uygulanır” hükmü gereği, dava basit yargılama usulüne tabidir.
6100 sayılı HMK'nın basit yargılama usulüne ilişkin bulunan 321. maddesinde “Tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkeme tarafların son beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmez.” hükmü getirilmiş; aynı kanunun 322. maddesinde “Bu Kanun ve diğer kanunlarda basit yargılama usulü hakkında hüküm bulunmayan hâllerde, yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümlerin uygulanacağı” düzenlenmiştir. Adı geçen hükümler nazara alınarak değerlendirilmesi gereken 6100 sayılı Kanun'un 184 ve devamı maddeleri uyarınca da, yargıç tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan kanıtları inceledikten sonra duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir.
Taraflar tahkikatın tamamı hakkında açıklamada bulunduktan sonra, yargıç yeniden araştırma yapılmasını gerektiren bir husus kalmadığı sonucuna varırsa tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder. Yine, anılan Kanunun 186. maddesi hükmüne göre, sözlü yargılama aşamasında taraflara son sözleri sorularak hüküm tefhim edilir. Sözlü yargılama safhasında taraflar kanıt sunmadan kendisi ve karşı tarafın iddia ve savunmaları ile kanıtlarıyla ilgili hukuki değerlendirme yaparak neden haklı olduklarını açıklama hakkı elde ederler, yargıç da gerektiğinde salt hukuki değerlendirmeye esas olmak üzere taraflara soru sorma ve tereddütlü noktaları son kez açıklığa kavuşturma imkanına sahip olur.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece, 22.04.2015 tarihli celsede tarafların yazılı beyan dilekçeleri okunduktan sonra taraf vekillerine söz hakkı verilmiş, davacı vekili davanın kabulüne karar verilmesini istemiş, davalı vekili ise bilirkişi raporunun davaya itirazlarını karşılamadığını, dosyanın ve delillerin eksik olduğunun bildirildiğini, davacı tarafın cezaya ilişkin delillerinin toplanmadığını, bu delillerin toplanmasını ve dosyanın yeniden bilirkişiye verilmesini talep ettiğini ifade etmiştir. Mahkemece, bu beyanların ardından, davalı vekilinin talepleri hakkında bir karar verilmeksizin, tahkikat aşamasının bittiği tefhim edilmeden ve yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde tarafların son beyanları da tespit edilmeksizin duruşmanın bittiği bildirilerek hükme geçilmiş;
hükmün birinci bendinde “Davanın sonucuna etkili olmayacağı düşünüldüğünden cezaya ilişkin müzekkere yazılmasından ve buna ilişkin davalı delilinden vazgeçilmesine” ifadelerine, hükmün 6. bendinden sonra ise (Davalı vekillerinden Av.... hüküm fıkrasına başlandığı sırada davacıya cevap dilekçesideki savunmalarınız ile ilgili olarak yemin teklif edecektik bize bu husus hatırlatılmamıştır. Davanın bitirileceğini önceden bilemediğimizden bu hakkımızı kullanamadık. Zabta geçilmesini talep etti. Ve bu şekilde zabta geçildi.) ifadelerine yer verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu itibarla, mahkemece HMK'nın açıklanan maddelerinde belirtilen usullere uyulmadan, tarafların iddia ve savunma hakkını kısıtlar şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/221641000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz