6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2171 E. 2016/653 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
erken ödeme komisyonu hukuki dinlenilme hakkı adil yargılanma hakkı sözlü yargılama savunma hakkının kısıtlanması tahkikat yokluk ticari kredi savunma hakkı ön inceleme duruşması kısıtlılık genel kredi sözleşmesi komisyon istirdat kredi sözleşmesi i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 184

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının kullandığı kredinin ticari kredi olduğu, ticari krediler için uygulanan ortalama % 2,82'lik komisyon oranının dahi tüketici mevzuatındaki sınırlamaya çok yakın düzeyde olduğu, davalı bankanın davacıdan tahsil ettiği erken ödeme komisyonunun yasal düzenlemelere ve akdi ilişkiye dayandığı, davalı bankaca haksız kazanç teminine yönelik olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak davalıya ödenen erken ödeme komisyonunun istirdatı istemine ilişkin olup, 6100 sayılı Kanun'un 184 ve devamı maddeleri uyarınca, yargıç tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan kanıtları inceledikten sonra duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir. Taraflar tahkikatın tamamı hakkında açıklamada bulunduktan sonra, yargıç yeniden

araştırma yapılmasını gerektiren bir husus kalmadığı sonucuna varırsa tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder. Anılan Kanunun 186. maddesi hükmüne göre, tahkikatın bitiminden sonra sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder. Taraflara çıkartılacak olan davetiyede belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilir. Ancak, taraflar duruşmada hazırsa bu bildirim sözlü olarak yapılır. Sözlü yargılama aşamasında taraflara son sözleri sorularak hüküm tefhim edilir. Sözlü yargılama safhasında taraflar kanıt sunmadan kendisi ve karşı tarafın iddia ve savunmaları ile kanıtlarıyla ilgili hukuki değerlendirme yaparak neden haklı olduklarını açıklama hakkı elde ederler, yargıç da gerektiğinde salt hukuki değerlendirmeye esas olmak üzere taraflara soru sorma ve tereddütlü noktaları son kez açıklığa kavuşturma imkanına sahip olur. Anılan hususlara uyulmadan mahkemece hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğundan adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkına aykırıdır.

Somut uyuşmazlıkta, mahkemece tahkikat aşamasının bittiği taraflara tefhim edilmeden ve yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde sözlü yargılama için taraflara süre verilmeden ya da tarafların bu konuda süre istemediklerine ilişkin beyanları tespit edilmeden doğrudan davanın reddine karar verilmiştir.

Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda HMK'nın 184 ve devamı maddelerinde belirtilen yargılama usullerine uyulmadan, tarafların iddia ve savunma hakkını kısıtlar şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8022 E. 2014/9197 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel Kurul Kararının İptali 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15446 E. 2015/915 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Sözlü yargılama 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8811 E. 2016/3578 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

2 benzer karar daha
  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/966 E. 2016/9441 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13888 E. 2016/9515 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/2171 E.  ,  2016/653 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/12/2014 tarih ve 2014/2-2014/510 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19/01/2016 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı banka arasında 16/08/2010 tarihli ve 2.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davacının kullandığı kredileri vadelerinden önce kapattığını, davalının müvekkilinden haksız yere toplam 73.307,00 TL tutarında erken ödeme ücreti tahsil ettiğini, erken ödeme komisyonu tahsil edilmesinin mevzuata ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL'lik temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilince davacı şirketten erken ödeme komisyonu tahsil edilmesinin mevzuata ve taraflar arasındaki akdi ilişkiye dayandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının kullandığı kredinin ticari kredi olduğu, ticari krediler için uygulanan ortalama % 2,82'lik komisyon oranının dahi tüketici mevzuatındaki sınırlamaya çok yakın düzeyde olduğu, davalı bankanın davacıdan tahsil ettiği erken ödeme komisyonunun yasal düzenlemelere ve akdi ilişkiye dayandığı, davalı bankaca haksız kazanç teminine yönelik olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak davalıya ödenen erken ödeme komisyonunun istirdatı istemine ilişkin olup, 6100 sayılı Kanun'un 184 ve devamı maddeleri uyarınca, yargıç tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan kanıtları inceledikten sonra duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir. Taraflar tahkikatın tamamı hakkında açıklamada bulunduktan sonra, yargıç yeniden

araştırma yapılmasını gerektiren bir husus kalmadığı sonucuna varırsa tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder. Anılan Kanunun 186. maddesi hükmüne göre, tahkikatın bitiminden sonra sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder. Taraflara çıkartılacak olan davetiyede belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilir. Ancak, taraflar duruşmada hazırsa bu bildirim sözlü olarak yapılır. Sözlü yargılama aşamasında taraflara son sözleri sorularak hüküm tefhim edilir. Sözlü yargılama safhasında taraflar kanıt sunmadan kendisi ve karşı tarafın iddia ve savunmaları ile kanıtlarıyla ilgili hukuki değerlendirme yaparak neden haklı olduklarını açıklama hakkı elde ederler, yargıç da gerektiğinde salt hukuki değerlendirmeye esas olmak üzere taraflara soru sorma ve tereddütlü noktaları son kez açıklığa kavuşturma imkanına sahip olur.

Anılan hususlara uyulmadan mahkemece hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğundan adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkına aykırıdır.

Somut uyuşmazlıkta, mahkemece tahkikat aşamasının bittiği taraflara tefhim edilmeden ve yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde sözlü yargılama için taraflara süre verilmeden ya da tarafların bu konuda süre istemediklerine ilişkin beyanları tespit edilmeden doğrudan davanın reddine karar verilmiştir.

Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda HMK'nın 184 ve devamı maddelerinde belirtilen yargılama usullerine uyulmadan, tarafların iddia ve savunma hakkını kısıtlar şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/224673400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.