Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/4951 E. 2015/12065 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözlü yargılama↗ tahkikat↗ yokluk↗ savunma hakkı↗ ön inceleme duruşması↗ ara karar↗ muvafakat↗ hukuki yarar↗ i̇i̇k 72/son↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının ürününü henüz kullanmadığı, piyasaya sürmediği, ticaret alanına çıkarmadığı, jenerik firmanın ruhsatlandırma amacıyla patent koruma süresi sona ermeden buna ilişkin her tür hazırlık test ve deneyleri yapmasının mümkün olduğu, 551 sayılı KHK'nın 75. maddesinde 22.06.2004 tarihinde yapılan değişiklikle "Bolar İstisnasının" düzenlendiği, buna göre ruhsat başvurusu ve bu amaçla yapılan test ve deneylerin deneme amaçlı fiiller kapsamında kaldığı, ilaçların ruhsatlandırılmasının da madde kapsamında bulunduğu, davacıların davada hukuki yararlarının olmadığı, davalı eylemlerinin hukuka aykırılık oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-6100 sayılı Kanun'un 184. ve devamı maddeleri uyarınca, yargıç tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan kanıtları inceledikten sonra duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir. Taraflar tahkikatın tamamı hakkında açıklamada bulunduktan sonra, yargıç yeniden araştırma yapılmasını gerektiren bir husus kalmadığı sonucuna varırsa tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder. Anılan Kanun'un 186. maddesi hükmüne göre, tahkikatın bitiminden sonra sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder. Taraflara çıkartılacak olan davetiyede belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilir. Ancak, taraflar duruşmada hazırsa bu bildirim sözlü olarak yapılır, tutanağa geçirilir ve taraflara imzalatılır. Sözlü yargılama aşamasında taraflara son sözleri sorularak hüküm tefhim edilir. Sözlü yargılama safhasında taraflar kanıt sunmadan kendisi ve karşı tarafın iddia ve savunmaları ile kanıtlarıyla ilgili hukuki değerlendirme yaparak neden haklı olduklarını açıklama hakkı elde ederler, yargıç da gerektiğinde salt hukuki değerlendirmeye esas olmak üzere taraflara soru sorma ve tereddütlü noktaları son kez açıklığa kavuşturma imkanına sahip olur.
Somut uyuşmazlıkta, 24.12.2014 tarihinde ön inceleme duruşması yapılmış, aynı duruşmada ön incelemenin bittiği belirtilerek tahkikat aşamasına geçilmesine dair ara karar tesis edilmiş, yine aynı celsede tahkikatın bittiği de belirtilerek sözlü yargılama aşamasına geçilmiş, tahkikatın bittiği tefhim edildikten sonra davacı vekili "bu celse sözlü yargılama yapılmasına muvafakat etmediklerini" beyan etmiş, mahkemece, yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde 6100 sayılı HMK'nın 186. maddesi uyarınca sözlü yargılama için gün tayin edilmeden ve taraflara süre verilmeden doğrudan davanın reddine karar verilmiştir. Bu itibarla, mahkemece HMK'nın 184 ve devamı maddelerinde belirtilen usullere uyulmadan, tarafların iddia ve savunma hakkını kısıtlar şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Sözlü yargılama 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5051 E. 2015/12086 K.
Ortak:sözlü yargılama · tahkikat · yokluk · savunma hakkı · ön inceleme duruşması · ara karar · muvafakat · hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta, 24.12.2014 tarihinde ön «inceleme duruşması» yapılmış, aynı duruşmada ön incelemenin bittiği belirtilerek «tahkikat» aşamasına geçilmesine dair «ara» karar tesis edilmiş, yine aynı celsede tahkikatın bittiği de belirtilerek «sözlü yargılama» aşamasına geçilmiş, tahkikatın bittiği tefhim edildikten sonra davacı vekili "bu celse sözlü yargılama yapılmasına «muvafakat» etmediklerini" beyan etmiş, mahkemece, yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde 6100 sayılı HMK'nın 186. maddesi uyarınca sözlü yargılama için gün tayin edilmeden …
Anılan Kanun'un 186. maddesi hükmüne göre, «tahkikatın» bitiminden sonra «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
… ve bu amaçla yapılan test ve deneylerin deneme amaçlı fiiller kapsamında kaldığı, ilaçların ruhsatlandırılmasının da madde kapsamında bulunduğu, davacıların davada «hukuki yararlarının» olmadığı, davalı eylemlerinin hukuka aykırılık oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, 24.12.2014 tarihinde ön «inceleme duruşması» yapılmış, aynı duruşmada ön incelemenin bittiği belirtilerek «tahkikat» aşamasına geçilmesine dair «ara» karar tesis edilmiş, yine aynı celsede tahkikatın bittiği de belirtilerek «sözlü yargılama» aşamasına geçilmiş, tahkikatın bittiği tefhim edildikten sonra davacı vekili "bu celse sözlü yargılama yapılmasına «muvafakat» etmediklerini" beyan etmiş, mahkemece, yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde 6100 sayılı HMK'nın 186. maddesi uyarınca sözlü yargılama için gün tayin edilmeden …
Anılan Kanun'un 186. maddesi hükmüne göre, «tahkikatın» bitiminden sonra «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
… ve bu amaçla yapılan test ve deneylerin deneme amaçlı fiiller kapsamında kaldığı, ilaçların ruhsatlandırılmasının da madde kapsamında bulunduğu, davacıların davada «hukuki yararlarının» olmadığı, davalı eylemlerinin hukuka aykırılık oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2171 E. 2016/653 K.
Ortak:sözlü yargılama · tahkikat · yokluk · savunma hakkı · ön inceleme duruşması · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta, 24.12.2014 tarihinde ön «inceleme duruşması» yapılmış, aynı duruşmada ön incelemenin bittiği belirtilerek «tahkikat» aşamasına geçilmesine dair «ara» karar tesis edilmiş, yine aynı celsede tahkikatın bittiği de belirtilerek «sözlü yargılama» aşamasına geçilmiş, tahkikatın bittiği tefhim edildikten sonra davacı vekili "bu celse sözlü yargılama yapılmasına «muvafakat» etmediklerini" beyan etmiş, mahkemece, yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde 6100 sayılı HMK'nın 186. maddesi uyarınca sözlü yargılama için gün tayin edilmeden …
Anılan Kanun'un 186. maddesi hükmüne göre, «tahkikatın» bitiminden sonra «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
1-6100 sayılı Kanun'un 184. ve devamı maddeleri uyarınca, yargıç tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan kanıtları inceledikten sonra duruşmada hazır bulunan taraflara «tahkikatın» tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir.
Benzer bu karardaAnılan Kanunun 186. maddesi hükmüne göre, «tahkikatın» bitiminden sonra «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece «tahkikat» aşamasının bittiği taraflara tefhim edilmeden ve yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde «sözlü yargılama» için taraflara süre verilmeden ya da tarafların bu konuda süre istemediklerine ilişkin beyanları tespit edilmeden doğrudan davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «genel kredi sözleşmesine» dayalı olarak davalıya ödenen «erken ödeme komisyonunun» «istirdatı» istemine ilişkin olup, 6100 sayılı Kanun'un 184 ve devamı maddeleri uyarınca, yargıç tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan kanıtları inceledikten sonra duruşmada hazır bulunan taraflara «tahkikatın» tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken ödeme komisyonu · hukuki dinlenilme hakkı · adil yargılanma hakkı · savunma hakkının kısıtlanması · ticari kredi · kısıtlılık · genel kredi sözleşmesi · komisyon
Benzer bu karardaAnılan hususlara uyulmadan mahkemece hüküm kurulması «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan «adil yargılanma hakkı» ve «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının kullandığı kredinin «ticari kredi» olduğu, ticari krediler için uygulanan ortalama % 2,82'lik «komisyon» oranının dahi tüketici mevzuatındaki sınırlamaya çok yakın düzeyde olduğu, davalı bankanın davacıdan tahsil ettiği «erken ödeme komisyonunun» yasal düzenlemelere ve akdi ilişkiye dayandığı, davalı bankaca haksız kazanç teminine yönelik olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «genel kredi sözleşmesine» dayalı olarak davalıya ödenen «erken ödeme komisyonunun» «istirdatı» istemine ilişkin olup, 6100 sayılı Kanun'un 184 ve devamı maddeleri uyarınca, yargıç tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan kanıtları inceledikten sonra duruşmada hazır bulunan taraflara «tahkikatın» tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8022 E. 2014/9197 K.
Ortak:sözlü yargılama · tahkikat · yokluk · savunma hakkı · ön inceleme duruşması · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta, 24.12.2014 tarihinde ön «inceleme duruşması» yapılmış, aynı duruşmada ön incelemenin bittiği belirtilerek «tahkikat» aşamasına geçilmesine dair «ara» karar tesis edilmiş, yine aynı celsede tahkikatın bittiği de belirtilerek «sözlü yargılama» aşamasına geçilmiş, tahkikatın bittiği tefhim edildikten sonra davacı vekili "bu celse sözlü yargılama yapılmasına «muvafakat» etmediklerini" beyan etmiş, mahkemece, yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde 6100 sayılı HMK'nın 186. maddesi uyarınca sözlü yargılama için gün tayin edilmeden …
Anılan Kanun'un 186. maddesi hükmüne göre, «tahkikatın» bitiminden sonra «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
1-6100 sayılı Kanun'un 184. ve devamı maddeleri uyarınca, yargıç tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan kanıtları inceledikten sonra duruşmada hazır bulunan taraflara «tahkikatın» tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir.
Benzer bu karardaAnılan Kanunun 186. maddesi hükmüne göre, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
6100 sayılı Kanunun 184 ve devamı maddeleri uyarınca, yargıç, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan kanıtları inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara «tahkikatın» tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir.
Taraflar, «tahkikatın» tamamı hakkında açıklamada bulunduktan sonra, yargıç yeniden araştırma yapılmasını gerektiren bir husus kalmadığı sonucuna varırsa, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik · ilan · haksız rekabet
Benzer bu kararda… planan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, uyuşmazlığa konu faydalı modelin davacı-karşı davalı adına tescilinin yapıldığı, anılan buluşun yenilik ve «ayırt edicilik» özelliklerine haiz olduğunun tespit edildiği, davalı-karşı davacının sunduğu ve kendisine ait ürünün, davacı-karşı davalının faydalı model belgesi ile korunan unsurlara tecavüz fiilini oluşturduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, «haksız rekabetin» önlenmesine, faydalı model başvurusundan doğan haklarına tecavüz fiillerinin durdurulmasına, hükmün «ilanına», karşı davanın reddine karar verilmiştir.
1-Asıl dava, faydalı modele tecavüzün durdurulması ve hükmün «ilanı», karşı dava ise, yeni ve ayırt edici olmadığı iddiasına dayalı, tescilli faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15446 E. 2015/915 K.
Ortak:sözlü yargılama · tahkikat · yokluk · savunma hakkı · ön inceleme duruşması · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta, 24.12.2014 tarihinde ön «inceleme duruşması» yapılmış, aynı duruşmada ön incelemenin bittiği belirtilerek «tahkikat» aşamasına geçilmesine dair «ara» karar tesis edilmiş, yine aynı celsede tahkikatın bittiği de belirtilerek «sözlü yargılama» aşamasına geçilmiş, tahkikatın bittiği tefhim edildikten sonra davacı vekili "bu celse sözlü yargılama yapılmasına «muvafakat» etmediklerini" beyan etmiş, mahkemece, yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde 6100 sayılı HMK'nın 186. maddesi uyarınca sözlü yargılama için gün tayin edilmeden …
Anılan Kanun'un 186. maddesi hükmüne göre, «tahkikatın» bitiminden sonra «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
1-6100 sayılı Kanun'un 184. ve devamı maddeleri uyarınca, yargıç tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan kanıtları inceledikten sonra duruşmada hazır bulunan taraflara «tahkikatın» tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir.
Benzer bu karardaAnılan Kanunun 186. maddesi hükmüne göre, «tahkikatın» bitiminden sonra «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece «tahkikat» aşamasının bittiği taraflara tefhim edilmeden ve yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde «sözlü yargılama» için taraflara süre verilmeden ya da tarafların bu konuda süre istemediklerine ilişkin beyanları tespit edilmeden doğrudan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. .1-6100 sayılı Kanun'un 184 ve devamı maddeleri uyarınca, yargıç tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan kanıtları inceledikten sonra duruşmada hazır bulunan taraflara «tahkikatın» tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/966 E. 2016/9441 K.
Ortak:sözlü yargılama · tahkikat · yokluk · ön inceleme duruşması · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta, 24.12.2014 tarihinde ön «inceleme duruşması» yapılmış, aynı duruşmada ön incelemenin bittiği belirtilerek «tahkikat» aşamasına geçilmesine dair «ara» karar tesis edilmiş, yine aynı celsede tahkikatın bittiği de belirtilerek «sözlü yargılama» aşamasına geçilmiş, tahkikatın bittiği tefhim edildikten sonra davacı vekili "bu celse sözlü yargılama yapılmasına «muvafakat» etmediklerini" beyan etmiş, mahkemece, yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde 6100 sayılı HMK'nın 186. maddesi uyarınca sözlü yargılama için gün tayin edilmeden …
Anılan Kanun'un 186. maddesi hükmüne göre, «tahkikatın» bitiminden sonra «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
1-6100 sayılı Kanun'un 184. ve devamı maddeleri uyarınca, yargıç tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan kanıtları inceledikten sonra duruşmada hazır bulunan taraflara «tahkikatın» tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, 14.05.2015 tarihli celsede «tahkikatın» bittiği belirtilerek «sözlü yargılama» aşamasına geçilmiş ve taraf vekillerinden «son» beyanları sorulması üzerine davacı vekili söz alarak “Sözlü yargılamada bulunmak için HMK'nın ilgili maddesi uyarınca süre istiyoruz” demiş olmasına rağmen mahkeme …
Anılan Kanunun 186. maddesi hükmüne göre, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
6100 sayılı Kanunun 184 ve devamı maddeleri uyarınca, yargıç, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan kanıtları inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara «tahkikatın» tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki dinlenilme hakkı · yemin · hisse senedi · satım sözleşmesi · komisyon · ticari defter · ihtarname · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dayandığı «hisse senedi» alım «satım sözleşmesindeki» bedelin takibe konu edilmediği, davacı tarafından davalıya gönderilen «ihtarnamede» davacının iddialarında ileri sürdüğü gibi yazılı sözleşmeden önce davacının davalı ile sözlü anlaşmaya vararak elden nakit olarak ödemeler yaptığının belgelendirilemediği, davalı tarafın icra takibine konu edilen alacağın davacı şirket adına yurt dışında yapmış olduğu uluslararası proje kapsamında iş avansları ve «komisyon» ücretleri olduğu yönündeki savunmasının incelenmesi sonucunda ise bilirkişi raporunda ayrıntılı şekilde belirtildiği gibi davalı savunmasının yerinde olduğu, davacının takip konusu yaptığı bedelden çok daha fazla bedelin davalının davacı şirket tarafından yetkilendirilerek gittiği yurt dışındaki işlemler için kullanıldığı, davacının iddiasını davalıya yöneltilen «yemin» «dahil» olmak üzere hiç bir delil ile ispatlayamadığı, aksine usul ve yasaya uygun olarak düzenlenen davacı «ticari defterlerinin» ve davacı ile davalı arasında yapılan yazışmaların davalı tarafın savunmalarını doğruladığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, HMK'nın 184 ve devamı maddelerinde belirtilen usullere uyulmadan, tarafların iddia, savunma ve «hukuki dinlenilme hakkını» kısıtlar şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13888 E. 2016/9515 K.
Ortak:sözlü yargılama · tahkikat · yokluk · savunma hakkı · ön inceleme duruşması · i̇i̇k 72/son · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta, 24.12.2014 tarihinde ön «inceleme duruşması» yapılmış, aynı duruşmada ön incelemenin bittiği belirtilerek «tahkikat» aşamasına geçilmesine dair «ara» karar tesis edilmiş, yine aynı celsede tahkikatın bittiği de belirtilerek «sözlü yargılama» aşamasına geçilmiş, tahkikatın bittiği tefhim edildikten sonra davacı vekili "bu celse sözlü yargılama yapılmasına «muvafakat» etmediklerini" beyan etmiş, mahkemece, yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde 6100 sayılı HMK'nın 186. maddesi uyarınca sözlü yargılama için gün tayin edilmeden …
Anılan Kanun'un 186. maddesi hükmüne göre, «tahkikatın» bitiminden sonra «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
1-6100 sayılı Kanun'un 184. ve devamı maddeleri uyarınca, yargıç tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan kanıtları inceledikten sonra duruşmada hazır bulunan taraflara «tahkikatın» tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «maddi tazminat» talebinin 1.000 TL olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 177/1 maddesi gereğince «ıslahın» ancak «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabileceği, 16/01/2014 tarihli duruşmada tahkikatın bitirilebileceği yönünde tarafların uyarıldığı ve 27/02/2014 tarihinde tahkikatın bitirildiği ve bu tarih itibariyle «sözlü yargılama» aşamasına geçildiği, bu tarihten itibaren ıslah imkanının ortadan kalktığı, dolayısıyla her ne kadar davacı taraf yargılamanın «son» duruşmasında ıslah dilekçesi vermiş ve 21.326,88 TL üzerinden «ıslah harcı» yatırmış ise de, bu ıslah talebinin dikkate alınmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile taleple bağlı kalınmak suretiyle 1.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın d …
Anılan Kanunun 186. maddesi hükmüne göre, «tahkikatın» bitiminden sonra «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece, taraf vekillerinin hazır bulunduğu 27/02/2014 tarihli 9 nolu celsede HMK'nın 184. maddesi gereğince taraflara «tahkikatın» tümü hakkında açıklama yapmak için söz hakkı tanınmaksızın "tahkikat aşamasının bitirilmesine, «sözlü yargılama» aşamasına geçilmesine, sözlü yargılama oturumunun gelecek celse yapılmasına ve duruşmanın 03.04.2014 tarihine bırakılmasına" karar verilmiş ve anılan celse davacı tarafça sunulan «ıslah» dilekçesi tahkikat aşamasının bitirildiği gerekçesi ile dikkate alınmayarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ıslah harcı · ihtiyati tedbir · ıslah · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «maddi tazminat» talebinin 1.000 TL olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 177/1 maddesi gereğince «ıslahın» ancak «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabileceği, 16/01/2014 tarihli duruşmada tahkikatın bitirilebileceği yönünde tarafların uyarıldığı ve 27/02/2014 tarihinde tahkikatın bitirildiği ve bu tarih itibariyle «sözlü yargılama» aşamasına geçildiği, bu tarihten itibaren ıslah imkanının ortadan kalktığı, dolayısıyla her ne kadar davacı taraf yargılamanın «son» duruşmasında ıslah dilekçesi vermiş ve 21.326,88 TL üzerinden «ıslah harcı» yatırmış ise de, bu ıslah talebinin dikkate alınmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile taleple bağlı kalınmak suretiyle 1.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın d …
1- Dava konusu uyuşmazlık, haksız «ihtiyati tedbir» sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece, taraf vekillerinin hazır bulunduğu 27/02/2014 tarihli 9 nolu celsede HMK'nın 184. maddesi gereğince taraflara «tahkikatın» tümü hakkında açıklama yapmak için söz hakkı tanınmaksızın "tahkikat aşamasının bitirilmesine, «sözlü yargılama» aşamasına geçilmesine, sözlü yargılama oturumunun gelecek celse yapılmasına ve duruşmanın 03.04.2014 tarihine bırakılmasına" karar verilmiş ve anılan celse davacı tarafça sunulan «ıslah» dilekçesi tahkikat aşamasının bitirildiği gerekçesi ile dikkate alınmayarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8811 E. 2016/3578 K.
Ortak:sözlü yargılama · tahkikat · yokluk · savunma hakkı · ön inceleme duruşması · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta, 24.12.2014 tarihinde ön «inceleme duruşması» yapılmış, aynı duruşmada ön incelemenin bittiği belirtilerek «tahkikat» aşamasına geçilmesine dair «ara» karar tesis edilmiş, yine aynı celsede tahkikatın bittiği de belirtilerek «sözlü yargılama» aşamasına geçilmiş, tahkikatın bittiği tefhim edildikten sonra davacı vekili "bu celse sözlü yargılama yapılmasına «muvafakat» etmediklerini" beyan etmiş, mahkemece, yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde 6100 sayılı HMK'nın 186. maddesi uyarınca sözlü yargılama için gün tayin edilmeden …
Anılan Kanun'un 186. maddesi hükmüne göre, «tahkikatın» bitiminden sonra «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
1-6100 sayılı Kanun'un 184. ve devamı maddeleri uyarınca, yargıç tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan kanıtları inceledikten sonra duruşmada hazır bulunan taraflara «tahkikatın» tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir.
Benzer bu karardaAnılan Kanunun 186. maddesi hükmüne göre, «tahkikatın» bitiminden sonra «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece, 09.12.2014 tarihli celsede tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçelerini sunduğu belirtildikten ve tarafların beyanları alındıktan sonra «tahkikat» aşamasının bittiği tefhim edilmeden ve yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde «sözlü yargılama» için taraflara süre verilmeden ya da tarafların bu konuda süre istemediklerine ilişkin beyanları tespit edilmeden davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı Kanun'un 184 ve devamı maddeleri uyarınca, yargıç tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan kanıtları inceledikten sonra duruşmada hazır bulunan taraflara «tahkikatın» tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/4951 E. , 2015/12065 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 24/12/2014
NUMARASI 2014/185-2014/335
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/12/2014 tarih ve 2014/185-2014/335 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yıllarca süren araştırmaları sonucunda emek ve masraf sarfederek Tigesiklin kompozisyonları ve prepasyon yöntemleri ile Tigeksiklinin kristalli katı formları ve bunları hazırlama yöntemlerine ilişkin "Tygacil" ilacını geliştirdiğini, "Tygacil" ürünü ile ilgili olarak incelemeli patentlerin bulunduğunu ve bu patentlerin 2026 yılına kadar koruma altına alındığını, davalının, müvekkilinin TR 2013/13011 ve TR 2013/06107 sayılı patentlerine konu "Tygacil" adlı ilacının tamamen aynısı/temelde benzeri olan "Tigecid 50 Mg I.V. İnfüzyonluk Çözeti İçin Liyofilize Toz İçeren Flakon" adlı ürünü için 13.08.2014 tarihinde kısaltılmış ruhsat almak suretiyle müvekkilinin patent haklarına tecavüz edildiğini, davalı ürününün müvekkilinin patentlerini ihlal etmesinin kuvvetle muhtemel ve kaçınılmaz olduğunu, davalının bu ürün için ilaç fiyat onayı da aldığını ileri sürerek davalının kısaltılmış ruhsat başvurusu yolu ile almış olduğu ilacın müvekkillerin TR 2013/13011 ve TR 2013/06107 sayılı patentleri kapsamında olduğunun ve patent hakkına tecavüz teşkil ettiğinin ve/veya edeceğinin tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 551 sayılı KHK'nın 75/f maddesine göre ruhsat başvurusunda bulunmanın ve bu başvuru için gereken analiz ve testleri yapmanın "Bolar İstisnası" diye anılan serbesti sebebiyle patent ihlali oluşturamayacağını, salt kısaltılmış ruhsat başvurusunda bulunulmasının, ilaç henüz fiilen piyasaya çıkmadıkça, buna dair duyuru, depolara sevk yapılmadıkça patente tecavüze veya tecavüz tehlikesine sebep vermeyeceğini, bunun yasal bir hakkın kullanılması olduğunu, müvekkilinin davacının patentten doğan hakları dahil hiçbir firmanın patent hakkına tecavüz etmeyecek bir formülasyonla ruhsat başvurusunda bulunabilmek için gerekli tüm teknik araştırma ve hazırlıkları yaptırdığını, böylece farklı bir hammadde ve bitmiş ürün formülasyonu için kısaltılmış ruhsat başvurusunda bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının ürününü henüz kullanmadığı, piyasaya sürmediği, ticaret alanına çıkarmadığı, jenerik firmanın ruhsatlandırma amacıyla patent koruma süresi sona ermeden buna ilişkin her tür hazırlık test ve deneyleri yapmasının mümkün olduğu, 551 sayılı KHK'nın 75. maddesinde 22.06.2004 tarihinde yapılan değişiklikle "Bolar İstisnasının" düzenlendiği, buna göre ruhsat başvurusu ve bu amaçla yapılan test ve deneylerin deneme amaçlı fiiller kapsamında kaldığı, ilaçların ruhsatlandırılmasının da madde kapsamında bulunduğu, davacıların davada hukuki yararlarının olmadığı, davalı eylemlerinin hukuka aykırılık oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-6100 sayılı Kanun'un 184. ve devamı maddeleri uyarınca, yargıç tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan kanıtları inceledikten sonra duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir. Taraflar tahkikatın tamamı hakkında açıklamada bulunduktan sonra, yargıç yeniden araştırma yapılmasını gerektiren bir husus kalmadığı sonucuna varırsa tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder. Anılan Kanun'un 186. maddesi hükmüne göre, tahkikatın bitiminden sonra sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder. Taraflara çıkartılacak olan davetiyede belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilir.
Ancak, taraflar duruşmada hazırsa bu bildirim sözlü olarak yapılır, tutanağa geçirilir ve taraflara imzalatılır. Sözlü yargılama aşamasında taraflara son sözleri sorularak hüküm tefhim edilir. Sözlü yargılama safhasında taraflar kanıt sunmadan kendisi ve karşı tarafın iddia ve savunmaları ile kanıtlarıyla ilgili hukuki değerlendirme yaparak neden haklı olduklarını açıklama hakkı elde ederler, yargıç da gerektiğinde salt hukuki değerlendirmeye esas olmak üzere taraflara soru sorma ve tereddütlü noktaları son kez açıklığa kavuşturma imkanına sahip olur.
Somut uyuşmazlıkta, 24.12.2014 tarihinde ön inceleme duruşması yapılmış, aynı duruşmada ön incelemenin bittiği belirtilerek tahkikat aşamasına geçilmesine dair ara karar tesis edilmiş, yine aynı celsede tahkikatın bittiği de belirtilerek sözlü yargılama aşamasına geçilmiş, tahkikatın bittiği tefhim edildikten sonra davacı vekili "bu celse sözlü yargılama yapılmasına muvafakat etmediklerini" beyan etmiş, mahkemece, yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde 6100 sayılı HMK'nın 186. maddesi uyarınca sözlü yargılama için gün tayin edilmeden ve taraflara süre verilmeden doğrudan davanın reddine karar verilmiştir. Bu itibarla, mahkemece HMK'nın 184 ve devamı maddelerinde belirtilen usullere uyulmadan, tarafların iddia ve savunma hakkını kısıtlar şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/125375800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz