Donatanın sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/7603 E. 2016/4854 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
donatanın sorumluluğu↗ deniz alacağı↗ ttk 1472↗ gemi adamı↗ sorumluluk sınırı↗ sorumluluk sınırlaması↗ sınırlı sorumluluk↗ donatan↗ şahsi sorumluluk↗ i̇i̇k 257↗ sözleşmeden doğan dava↗ ziya↗ rücuen tazminat↗ zayi↗ icra takibine itiraz↗ uyuşmazlık konusu↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne; davacı-sigorta şirketinin sigortalısının teknesinin tam zayi olmasında davalı donatana ait ... isimli teknenin gemi adamlarının kusurlu olduğu tespit edilmekle; davacının sigortalıya ödediği ve TTK m. 1472’ye göre halef sıfatına sahip olduğu ve kalan alacağının tahsili için .... İcra Müdürlüğü’nün 2013/11555 Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu takibe itirazın kısmen iptali ile; donatanın 1976 tarihli Londra Sözleşmesi m. 6 uyarınca sorumlu olduğu 83.500-ÖÇH den payına düşen 9.126,55 ÖÇH asıl alacağının takip tarihindeki karşılığı olan (1 ÖÇH=3.0773 TL) 28.085,13 TL ve sigortalıya yapılan ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 3.200,00 TL (taleple bağlı kalınarak) faiz toplamı olan 31.285,13 TL üzerinden takibin devamına, bunlardan asıl alacak olan 9.126,55 ÖÇH'nin Merkez Bankası’nca belirlenen karşılığı 28.085,13 TL ye takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi uygulanmasına, asıl alacak likit olup itiraz haksız olmakla %20 icra inkar tazminatı tutarı olan 6.257,03 TL'nin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, ödemelerin, icra giderlerinin ihtarname giderlerinin icra müdürlüğünce nazara alınmasına fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava; tekne sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminatın tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı ...’in donatanı olduğu ... adlı teknenin .... 'nda demirlediği sırada 01.11.2012 tarihinde yangın çıktığı, yangının barınakta demirlemiş 22 adet tekneye sirayet ettiği ve zarara sebebiyet verdiği uyuşmalık konusu değildir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, 26.12.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak mahkemece hükme esas alınan 26.12.2014 tarihli bilirkişi heyet raporunda haklı olarak somut uyuşmazlığa neden olan yangın olayının 01.11.2012 tarihinde meydana gelmesinden dolayı 01.07.2012 tarihinde yürürlüğü giren 6102 sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, buna bağlı olarak 6102 sayılı TTK'nın “Gemi adamlarının kusurlarından doğan sorumluluğu” başlıklı 1062. maddesinin 2. fıkrasında “Donatanın, Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu sorumluluğun sınırlandırılmasına ilişkin milletlerarası sözleşmelerden doğan sorumluluğunu sınırlandırma hakkı saklıdır” hükmü ile yapılan atıf uyarınca 6102 sayılı TTK'nın 1328. maddesi ve 1329 maddesi hükümleri nazara alındığında donatanın sorumluluğunun sınırlandırılması hakkında sınırlı şahsi sorumluluk sistemini kabul eden ve kısaca 1976 tarihli Londra Konvansiyonu” olarak anılan sözleşme hükümlerinin somut olaya uygulanması gerektiği kabul edilmiştir. Hükme esas alınan 26.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda “1976 tarihli Londra Konvansiyonu”nun 2/1,b.a maddesi uyarınca sorumluluğun temeli ne olursa olsun “gemide veya geminin işletilmesi “....” ile doğrudan doğruya ilgili olarak vukubulan “...” her türlü eşya ziya ve hasarı ve sair bütün zararlardan doğan alacakların...” sınırlamaya tabi deniz alacağı niteliğinde olduğu, somut olaya dayalı donatanın sorumluluğu ve deniz alacağının da 1976 tarihli Londra Konvansiyonu uyarınca sınırlı sorumluluğun kapsamında bulunduğu, aynı olay sebebiyle ve 1976 tarihli Londra Konvansiyonu'nun 6. maddesi uyarınca birden fazla deniz alacağı doğduğu taktirde belirlenen sınırlamanın “bütün” deniz alacakları için “garame esasına” göre uygulanacağı (1976 tarihli Londra Konvansiyonu m.9), bu sebeple fon kurulmadan sınırlı sorumluluk ileri sürülse dahi, konvansiyonun 12. maddesi hükmünün uygulanması suretiyle alacaklılara karşı sınırlı sorumluluğun ileri sürülebileceği, Konvansiyonun 10/2. maddesi uyarınca, fonun paylaştırılması hakkındaki 12. madde, 9. maddede yer alan garameten sınırlama için esas alınacağı, buna göre aynı olay çerçevesinde farklı dosyalar üzerinden bilirkişi tayin edildikleri için davalı donatana karşı ileri sürülen diğer deniz alacaklarını tespit edebildiklerini, usul hukuku açısından sınırlı sorumluluğun ileri sürülmesi ve paylaştırmanın yapılması ve devamında icra açısından ilgili dosyaların birleştirilmesinin uygun olacağı, somut olayda da deniz alacağının kaynağının teknelerde meydana gelen eşya zararı olduğu ve bu alacakların hepsi 1976 tarihli Londra Konvansiyonu'nun 6. maddesinden kaynaklandığı için TTK'nın 1332. maddesinde yer alan 83.500 TL'lik ÖÇH sınırı tayin edilirken, davalıların aynı yangın sebebiyle doğan “bütün” ödemelerinin de tespit edilmesi gerektiği, dosya içerisinde davalının sigortacısı tarafından kısmi ödemelerde bulunduğunun görüldüğü, ancak dosyalar birleştirilmeden ve bütün ödemeler tespit edilmeden her bir deniz alacağı için sınır tespit etmenin afaki olabileceği, hesap tarzının somutlaştırılması adına kendilerine rapor tanzimi için tevdi edilen 3 dosyadan bilgi sahibi oldukları alacak ve ödeme miktarı dikkate alınarak yapacakları oranlama ile işbu dosyadaki sorumluluk sınırının tespit edilebileceğini bildirerek, 43.000,00 TL için geçerli olacak sınırın 9.126,55 ÖÇH olacağı....” bildirilmiş ise de anılan rapora davalı ... vekili itiraz etmiştir.
Bu durumda mahkemece, anılan bilirkişi raporu benimsendiği halde raporda işaret edilen ve gerekliliği bildirilen dava konusu yangında zarar gören tüm teknelerle ilgili zarar miktarı ve yapılan ödemeler tespit edilip, bu tespitin yapılması için gerektiğinde dosyaların birleştirilmesi yoluna gidilerek bilirkişi raporunda işaret edilen eksiklikler giderilmeden “sadece” bilirkişilerin bilgi sahibi olduğu 3 dosyaya ilişkin rakamların ortalaması esas alınarak yapılan garame hesabına itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7292 E. 2016/4818 K.
Ortak:donatanın sorumluluğu · deniz alacağı · gemi adamı · sorumluluk sınırı · sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · donatan · şahsi sorumluluk
İncelediğiniz kararda… 1,b.a maddesi uyarınca sorumluluğun temeli ne olursa olsun “gemide veya geminin işletilmesi “....” ile doğrudan doğruya ilgili olarak vukubulan “...” her türlü eşya «ziya» ve «hasarı» ve sair bütün zararlardan doğan alacakların...” sınırlamaya tabi «deniz alacağı» niteliğinde olduğu, somut olaya dayalı «donatanın sorumluluğu» ve deniz alacağının da 1976 tarihli Londra Konvansiyonu uyarınca «sınırlı sorumluluğun» kapsamında bulunduğu, aynı olay sebebiyle ve 1976 tarihli Londra Konvansiyonu'nun 6. maddesi uyarınca birden fazla deniz alacağı doğduğu taktirde belirlenen sınırlamanın “bütün” deniz alacakları için “garame esasına” göre uygulanacağı (1976 tarihli Londra Konvansiyonu m.9), bu sebeple fon kurulmadan sınırlı sorumluluk ileri sürülse dahi, konvansiyonun 12. maddesi hükmünün uygulanması suretiyle alacaklılara karşı sınırlı sorumluluğun ileri sürülebileceği, Konvansiyonun 10/2. maddesi uyarınca, fonun paylaştırılması hakkındaki 12. madde, 9. maddede yer alan garameten sınırlama için esas alınacağı, buna göre aynı olay çerçevesinde farklı dosyalar üzerinden bilirkişi tayin edildikleri için davalı donatana karşı ileri sürülen diğer deniz alacaklarını tespit edebildiklerini, usul hukuku açısından sınırlı sorumluluğun ileri sürülmesi ve paylaştırmanın yapılması ve devamında icra açısından ilgili dosyaların birleştirilmesinin uygun olacağı, somut olayda da deniz alacağının kaynağının teknelerde meydana gelen eşya zararı olduğu ve bu alacakların hepsi 1976 tarihli Londra Konvansiyonu'nun 6. maddesinden kaynaklandığı için TTK'nın 1332. maddesinde yer alan 83.500 TL'lik ÖÇH sınırı tayin edilirken, davalıların aynı yangın sebebiyle doğan “bütün” ödemelerinin de tespit edilmesi gerektiği, dosya içerisinde davalının sigortacısı tarafından kısmi ödemelerde bulunduğunun görüldüğü, ancak dosyalar birleştirilmeden ve bütün ödemeler tespit edilmeden her bir deniz alacağı için sınır tespit etmenin afaki olabileceği, hesap tarzının somutlaştırılması adına kendilerine rapor tanzimi için tevdi edilen 3 dosyadan bilgi sahibi oldukları alacak ve ödeme miktarı dikkate alınarak yapacakları oranlama ile işbu dosyadaki «sorumluluk sınırının» tespit edilebileceğini bildirerek, 43.000,00 TL için geçerli olacak sınırın 9.126,55 ÖÇH olacağı....” bildirilmiş ise de anılan rapora davalı ... vekili itiraz etm …
… larak 6102 sayılı TTK'nın “Gemi adamlarının kusurlarından doğan sorumluluğu” başlıklı 1062. maddesinin 2. fıkrasında “Donatanın, Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu «sorumluluğun sınırlandırılmasına» ilişkin milletlerarası «sözleşmelerden doğan» sorumluluğunu sınırlandırma hakkı saklıdır” hükmü ile yapılan atıf uyarınca 6102 sayılı TTK'nın 1328. maddesi ve 1329 maddesi hükümleri nazara alındığında «donatanın sorumluluğunun» sınırlandırılması hakkında sınırlı «şahsi sorumluluk» sistemini kabul eden ve kısaca 1976 tarihli Londra Konvansiyonu” olarak anılan sözleşme hükümlerinin somut olaya uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne; davacı-sigorta şirketinin sigortalısının teknesinin tam «zayi» olmasında davalı «donatana» ait ... isimli teknenin «gemi adamlarının» kusurlu olduğu tespit edilmekle; davacının sigortalıya ödediği ve TTK m.
Benzer bu kararda… maddesi uyarınca sorumluluğun temeli ./.. ne olursa olsun “gemide veya geminin işletilmesi “....” ile doğrudan doğruya ilgili olarak vukubulan “...” her türlü eşya «ziya» ve «hasarı» ve sair bütün zararlardan doğan alacakların...” sınırlamaya tabi «deniz alacağı» niteliğinde olduğu, somut olaya dayalı «donatanın sorumluluğu» ve deniz alacağının da 1976 tarihli Londra Konvansiyonu uyarınca «sınırlı sorumluluğun» kapsamında bulunduğu, aynı olay sebebiyle ve 1976 tarihli Londra Konvansiyonu'nun 6. maddesi uyarınca birden fazla deniz alacağı doğduğu taktirde belirlenen sınırlamanın “bütün” deniz alacakları için “garame esasına” göre uygulanacağı( 1976 tarihli Londra Konvansiyonu m.9), bu sebeple fon kurulmadan sınırlı sorumluluk ileri sürülse dahi, konvansiyonun 12. maddesi hükmünün uygulanması suretiyle alacaklılara karşı sınırlı sorumluluğun ileri sürülebileceği, Konvansiyonun 10/2. maddesi uyarınca, fonun paylaştırılması hakkındaki 12. madde, 9. maddede yer alan garameten sınırlama için esas alınacağı, buna göre aynı olay çerçevesinde farklı dosyalar üzerinden bilirkişi tayin edildikleri için davalı donatana karşı ileri sürülen diğer deniz alacaklarını tespit edebildiklerini, usul hukuku açısından sınırlı sorumluluğun ileri sürülmesi ve paylaştırmanın yapılması ve devamında icra açısından ilgili dosyaların birleştirilmesinin uygun olacağı, somut olayda da deniz alacağının kaynağının teknelerde meydana gelen eşya zararı olduğu ve bu alacakların hepsi 1976 tarihli Londra Konvansiyonu'nun 6. maddesinden kaynaklandığı için TTK'nun 1332. maddesinde yer alan 83.500 TL'lik ÖÇH sınırı tayin edilirken, davalıların aynı yangın sebebiyle doğan “bütün” ödemelerinin de tespit edilmesi gerektiği, dosya içerisinde davalı ... şirketinin kısmi ödelerde bulunduğunun görüldüğü, ancak dosyalar birleştirilmeden ve bütün ödemeler tespit edilmeden her bir deniz alacağı için sınır tespit etmenin afaki olabileceği, hesap tarzının somutlaştırılması adına kendilerine rapor tanzimi için tevdi edilen 3 dosyadan bilgi sahibi oldukları alacak ve ödeme miktarı dikkate alınarak yapacakları oranlama ile işbu dosyadaki «sorumluluk sınırının» tespit edilebileceğini bildirerek, 216.670 TL için geçerli olacak sınırın 45.958,ÖÇH olacağı....” bildirilmiş ise de anılan rapora davalı ... vekili itiraz etmişti …
… larak 6102 sayılı TTK'nun “Gemi adamlarının kusurlarından doğan sorumluluğu” başlıklı 1062. maddesinin 2. fıkrasında “Donatanın, Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu «sorumluluğun sınırlandırılmasına» ilişkin milletlerarası «sözleşmelerden doğan» sorumluluğunu sınırlandırma hakkı saklıdır” hükmü ile yapılan atıf uyarınca 6102 sayılı TTK'nun 1328. maddesi ve 1329 maddesi hükümleri nazara alındığında «donatanın sorumluluğunun» sınırlandırılması hakkında sınırlı «şahsi sorumluluk» sistemini kabul eden ve kısaca 1976 tarihli Londra Konvansiyonu” olarak anılan sözleşme hükümlerinin somut olaya uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, yangın olayında «donatanın sorumluluğunun» sadece bu dosyada değil, ceza dosyasında da belirlendiği, ... isimli teknenin personelinin teknede yatılı olarak kaldığı, yemek pişirdiği, limandan çekilen elektrik kablosu ile elektrik kullanıldığı, ...'nın 01.11.2012 tarihli yazısında da makine dairesinde bulunan akü ve enerji sistemi kablolarının kısa devre yapması nedeniyle yangın çıktığının belirtildiği, «tanık beyanlarının» da bu kanaati güçlendirici nitelikte olduğu, «gemi adamlarının» kusurunun olayda gerçekleştiği, TTK'nun 1062. maddesine göre donatanın sorumluluğunun doğduğu, davalı-donatanın sorumluluğunun 1976 tarihli Londra Sözleşmesi'nin 6. maddesi uyarınca toplam 83.500-ÖÇH ile sınırlı olduğu, davalı ...’ye karşı açılan davada, bu sigortacının 22.02.2013 tarihinde proporsiyonel ödeme yoluyla sigortacıya ödeme yaptığı, davalı ... «şirketi zarar» gören 18 adet tekneye belli bir hesaplama tablosu sonucunda ödeme yaptığından dava tarihi itibarı ile henüz ödeme yapılmamış olmakla birlikte davacıya da ödeme yapıldığı belirlenmekle bu davalının dava açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı-sigorta şirketinin sigortalısının teknesinin tam «zayi» olmasında davalı donatana ait ... isimli teknenin gemi adamlarının kusurlu olduğu tespit edilmekle davacının sigortalısına ödediği ve TTK'nun 1472. maddesine göre halef sıfatına sahip olduğu ve kalan alacağı olan donatanın 1976 tarihli Londra Sözleşmesi'nin 6. maddesi uyarınca sorumlu olduğu 83.500-ÖÇH’den payına düşen 45.958,40-ÖÇH alacağın tahsili anındaki karşılığı .-TL’nin (talep miktarı olan 216.670,00.-TL‘yi geçmemek kaydıyla) taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile davalı donatan ...’den tahsiline, davalı ...’ye karşı açılan davada 22.02.2013 tarihinde sigortalının hissesine düşen 17.000,00TL ödeme yaptığından bu davalı yönünden «davanın konusu» kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına», davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden davalı ... aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ön inceleme tutanağı · davanın konusuz kalması · tanık beyanı · davanın konusu · şirket zararı · reeskont faizi · feragat · yargılama gideri
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, yangın olayında «donatanın sorumluluğunun» sadece bu dosyada değil, ceza dosyasında da belirlendiği, ... isimli teknenin personelinin teknede yatılı olarak kaldığı, yemek pişirdiği, limandan çekilen elektrik kablosu ile elektrik kullanıldığı, ...'nın 01.11.2012 tarihli yazısında da makine dairesinde bulunan akü ve enerji sistemi kablolarının kısa devre yapması nedeniyle yangın çıktığının belirtildiği, «tanık beyanlarının» da bu kanaati güçlendirici nitelikte olduğu, «gemi adamlarının» kusurunun olayda gerçekleştiği, TTK'nun 1062. maddesine göre donatanın sorumluluğunun doğduğu, davalı-donatanın sorumluluğunun 1976 tarihli Londra Sözleşmesi'nin 6. maddesi uyarınca toplam 83.500-ÖÇH ile sınırlı olduğu, davalı ...’ye karşı açılan davada, bu sigortacının 22.02.2013 tarihinde proporsiyonel ödeme yoluyla sigortacıya ödeme yaptığı, davalı ... «şirketi zarar» gören 18 adet tekneye belli bir hesaplama tablosu sonucunda ödeme yaptığından dava tarihi itibarı ile henüz ödeme yapılmamış olmakla birlikte davacıya da ödeme yapıldığı belirlenmekle bu davalının dava açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı-sigorta şirketinin sigortalısının teknesinin tam «zayi» olmasında davalı donatana ait ... isimli teknenin gemi adamlarının kusurlu olduğu tespit edilmekle davacının sigortalısına ödediği ve TTK'nun 1472. maddesine göre halef sıfatına sahip olduğu ve kalan alacağı olan donatanın 1976 tarihli Londra Sözleşmesi'nin 6. maddesi uyarınca sorumlu olduğu 83.500-ÖÇH’den payına düşen 45.958,40-ÖÇH alacağın tahsili anındaki karşılığı .-TL’nin (talep miktarı olan 216.670,00.-TL‘yi geçmemek kaydıyla) taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile davalı donatan ...’den tahsiline, davalı ...’ye karşı açılan davada 22.02.2013 tarihinde sigortalının hissesine düşen 17.000,00TL ödeme yaptığından bu davalı yönünden «davanın konusu» kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına», davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden davalı ... aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
3-Mahkemece, “davalı ...’ye karşı açılan davada 22.02.2013 tarihinde sigortalının hissesine düşen 17.000,00TL ödeme yaptığından bu davalı yönünden «davanın konusu» kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına», davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden davalı ... aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» hükmedilmesine yer olmadığına” karar verilmiş ise de davalı ...'nin yaptığı 17.000 TL ödemenin dava tarihi olan 14.12.2012 tarihinden sonra ödendiği sabit olup mahkemece AAÜT’nin “...Anlaşmazlık, «davanın konusuz kalması», «feragat», kabul, «sulh» veya herhangi bir nedenle; ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.
Bu durumda mahkemece, anılan bilirkişi raporu ve hukuki mütala benimsendiği halde raporda ve mütalada işaret edilen ve gerekliliği bildirilen «dava konusu» yangında zarar gören tüm teknelerle ilgili zarar miktarı ve yapılan ödemeler tespit edilip, bu tespitin yapılması için gerektiğinde dosyaların birleştirilmesi yolu …
Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz” hükmünü içeren 6. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak yargılama «masrafı» ve «vekalet ücretine» hükmedilmek gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu davalı ...'nin «yargılama gideri» ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmaması yönündeki kararı doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
İtirazın İptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12974 E. 2018/5767 K.
Ortak:gemi adamı · donatan · i̇i̇k 257 · zayi · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · avans faizi
İncelediğiniz kararda… ıya yapılan ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 3.200,00 TL (taleple bağlı kalınarak) faiz toplamı olan 31.285,13 TL üzerinden takibin devamına, bunlardan «asıl alacak» olan 9.126,55 ÖÇH'nin Merkez Bankası’nca belirlenen karşılığı 28.085,13 TL ye takip tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» uygulanmasına, asıl alacak likit olup itiraz haksız olmakla %20 «icra inkar tazminatı» tutarı olan 6.«257»,03 TL'nin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, ödemelerin, icra giderlerinin «ihtarname» giderlerinin icra müdürlüğünce nazara alınmasına fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne; davacı-sigorta şirketinin sigortalısının teknesinin tam «zayi» olmasında davalı «donatana» ait ... isimli teknenin «gemi adamlarının» kusurlu olduğu tespit edilmekle; davacının sigortalıya ödediği ve TTK m.
İcra Müdürlüğü’nün 2013/11555 Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu takibe itirazın kısmen iptali ile; «donatanın» 1976 tarihli Londra Sözleşmesi m.
Benzer bu karardaTL'ye takip tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» uygulanmasına, «asıl alacak» likit olup itiraz haksız olmakla %20 «icra inkar tazminatı» tutarı olan 6.«257»,03 TL'nin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne; davacı-sigorta şirketinin sigortalısının teknesinin tam «zayi» olmasında davalı «donatana» ait ... ... isimli teknenin «gemi adamlarının» kusurlu olduğu tespit edilmekle; davacının sigortalıya ödediği ve ... m.
İcra Müdürlüğü’nün 2013/11555 Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu takibe itirazın kısmen iptali ile; «donatanın» 1976 tarihli Londra Sözleşmesi m.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15084 E. 2016/6669 K.
Ortak:donatanın sorumluluğu · deniz alacağı · gemi adamı · sorumluluk sınırı · sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · donatan · şahsi sorumluluk
İncelediğiniz kararda… 1,b.a maddesi uyarınca sorumluluğun temeli ne olursa olsun “gemide veya geminin işletilmesi “....” ile doğrudan doğruya ilgili olarak vukubulan “...” her türlü eşya «ziya» ve «hasarı» ve sair bütün zararlardan doğan alacakların...” sınırlamaya tabi «deniz alacağı» niteliğinde olduğu, somut olaya dayalı «donatanın sorumluluğu» ve deniz alacağının da 1976 tarihli Londra Konvansiyonu uyarınca «sınırlı sorumluluğun» kapsamında bulunduğu, aynı olay sebebiyle ve 1976 tarihli Londra Konvansiyonu'nun 6. maddesi uyarınca birden fazla deniz alacağı doğduğu taktirde belirlenen sınırlamanın “bütün” deniz alacakları için “garame esasına” göre uygulanacağı (1976 tarihli Londra Konvansiyonu m.9), bu sebeple fon kurulmadan sınırlı sorumluluk ileri sürülse dahi, konvansiyonun 12. maddesi hükmünün uygulanması suretiyle alacaklılara karşı sınırlı sorumluluğun ileri sürülebileceği, Konvansiyonun 10/2. maddesi uyarınca, fonun paylaştırılması hakkındaki 12. madde, 9. maddede yer alan garameten sınırlama için esas alınacağı, buna göre aynı olay çerçevesinde farklı dosyalar üzerinden bilirkişi tayin edildikleri için davalı donatana karşı ileri sürülen diğer deniz alacaklarını tespit edebildiklerini, usul hukuku açısından sınırlı sorumluluğun ileri sürülmesi ve paylaştırmanın yapılması ve devamında icra açısından ilgili dosyaların birleştirilmesinin uygun olacağı, somut olayda da deniz alacağının kaynağının teknelerde meydana gelen eşya zararı olduğu ve bu alacakların hepsi 1976 tarihli Londra Konvansiyonu'nun 6. maddesinden kaynaklandığı için TTK'nın 1332. maddesinde yer alan 83.500 TL'lik ÖÇH sınırı tayin edilirken, davalıların aynı yangın sebebiyle doğan “bütün” ödemelerinin de tespit edilmesi gerektiği, dosya içerisinde davalının sigortacısı tarafından kısmi ödemelerde bulunduğunun görüldüğü, ancak dosyalar birleştirilmeden ve bütün ödemeler tespit edilmeden her bir deniz alacağı için sınır tespit etmenin afaki olabileceği, hesap tarzının somutlaştırılması adına kendilerine rapor tanzimi için tevdi edilen 3 dosyadan bilgi sahibi oldukları alacak ve ödeme miktarı dikkate alınarak yapacakları oranlama ile işbu dosyadaki «sorumluluk sınırının» tespit edilebileceğini bildirerek, 43.000,00 TL için geçerli olacak sınırın 9.126,55 ÖÇH olacağı....” bildirilmiş ise de anılan rapora davalı ... vekili itiraz etm …
… larak 6102 sayılı TTK'nın “Gemi adamlarının kusurlarından doğan sorumluluğu” başlıklı 1062. maddesinin 2. fıkrasında “Donatanın, Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu «sorumluluğun sınırlandırılmasına» ilişkin milletlerarası «sözleşmelerden doğan» sorumluluğunu sınırlandırma hakkı saklıdır” hükmü ile yapılan atıf uyarınca 6102 sayılı TTK'nın 1328. maddesi ve 1329 maddesi hükümleri nazara alındığında «donatanın sorumluluğunun» sınırlandırılması hakkında sınırlı «şahsi sorumluluk» sistemini kabul eden ve kısaca 1976 tarihli Londra Konvansiyonu” olarak anılan sözleşme hükümlerinin somut olaya uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne; davacı-sigorta şirketinin sigortalısının teknesinin tam «zayi» olmasında davalı «donatana» ait ... isimli teknenin «gemi adamlarının» kusurlu olduğu tespit edilmekle; davacının sigortalıya ödediği ve TTK m.
Benzer bu kararda… lar...6102 sayılı TTK'nın “Gemi adamlarının kusurlarından doğan sorumluluğu” başlıklı 1062. maddesinin 2. fıkrasında “Donatanın, Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu «sorumluluğun sınırlandırılmasına» ilişkin milletlerarası «sözleşmelerden doğan» sorumluluğunu sınırlandırma hakkı saklıdır” hükmü ile yapılan atıf uyarınca 6102 sayılı TTK'nun 1328. maddesi ve 1329 maddesi hükümleri nazara alındığında «donatanın sorumluluğunun» sınırlandırılması hakkında sınırlı «şahsi sorumluluk» sistemini kabul eden ve kısaca 1976 tarihli ...
Daire Başkanlığı'nın 01.11.2012 tarihli yazısında da makine dairesinde bulunan akü ve enerji sistemi kablolarının kısa devre yapması nedeniyle yangın çıktığının belirtildiği, «tanık beyanlarının» da bu kanaati güçlendirici nitelikte olduğu, «gemi adamlarının» kusurunun olayda gerçekleştiği, TTK'nun 1062. maddesine göre «donatanın sorumluluğunun» doğduğu, davalı-donatanın sorumluluğunun 1976 tarihli ...
Konvansiyonu”nun 2/1,b.a maddesi uyarınca sorumluluğun temeli ne olursa olsun “gemide veya geminin işletilmesi “....” ile doğrudan doğruya ilgili olar...vukubulan “...” her türlü eşya «ziya» ve «hasarı» ve sair bütün zararlardan doğan alacakların...” sınırlamaya tabi «deniz alacağı» niteliğinde olduğu, somut olaya dayalı «donatanın sorumluluğu» ve deniz alacağının da 1976 tarihli ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanık beyanı · mirasçılık · ibraz
Benzer bu karardaDaire Başkanlığı'nın 01.11.2012 tarihli yazısında da makine dairesinde bulunan akü ve enerji sistemi kablolarının kısa devre yapması nedeniyle yangın çıktığının belirtildiği, «tanık beyanlarının» da bu kanaati güçlendirici nitelikte olduğu, «gemi adamlarının» kusurunun olayda gerçekleştiği, TTK'nun 1062. maddesine göre «donatanın sorumluluğunun» doğduğu, davalı-donatanın sorumluluğunun 1976 tarihli ...
Sözleşmesi'nin 6. maddesi uyarınca toplam 83.500-ÖÇH ile sınırlı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının sigortalının «mirasçılarına» ödediği ve TTK'nun 1472. maddesine göre halef sıfatına sahip olduğu ve kalan alacağının «donatanın» 1976 tarihli ...
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, 26.12.2014 tarihli bilirkişi raporu ve davalı tarafça dosyaya «ibraz» edilen 14.04.2014 tarihli hukuki mütalaya göre yazılı şekilde karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5315 E. 2021/5315 K.
Ortak:deniz alacağı · gemi adamı · donatan · rücuen tazminat · zayi · icra takibine itiraz · ihtarname · asıl alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne; davacı-sigorta şirketinin sigortalısının teknesinin tam «zayi» olmasında davalı «donatana» ait ... isimli teknenin «gemi adamlarının» kusurlu olduğu tespit edilmekle; davacının sigortalıya ödediği ve TTK m.
… ıya yapılan ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 3.200,00 TL (taleple bağlı kalınarak) faiz toplamı olan 31.285,13 TL üzerinden takibin devamına, bunlardan «asıl alacak» olan 9.126,55 ÖÇH'nin Merkez Bankası’nca belirlenen karşılığı 28.085,13 TL ye takip tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» uygulanmasına, asıl alacak likit olup itiraz haksız olmakla %20 «icra inkar tazminatı» tutarı olan 6.«257»,03 TL'nin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, ödemelerin, icra giderlerinin «ihtarname» giderlerinin icra müdürlüğünce nazara alınmasına fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
2- Dava; tekne «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminatın» tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak, uyuşmalığa dair yargılaması devam eden dosyalar birleştirilmiş, yargılamaya devam olunmuş ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile davacı-sigorta şirketinin sigortalısının teknesinin tam «zayi» olmasında davalı «donatana» ait Gözbebeğim 3 isimli teknenin «gemi adamlarının» kusurlu olduğu tespit edilmekle; davacının sigortalı «mirasçılarına» ödediği ve TTK m.
1472’ye göre halef sıfatına sahip olduğu ve kalan alacağının «donatanın» 1976 tarihli Londra Sözleşmesi m.6 uyarınca sorumlu olduğu 83.500-ÖÇH’den payına düşen 13.986,25-ÖÇH ile sınırlı ödeme anındaki karşılığı TL’nin (talep miktarı olan 83.000,00.-TL geçmemek üzere) 22.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; Birleşen 2017/274 esas sayılı davada, davanın kısmen kabulü ile davacı-sigorta şirketinin sigortalısının teknesinin tam «zayi» olmasında davalı donatana ait Gözbebeği 3 isimli teknenin «gemi adamlarının» kusurlu olduğu tespit edilmekle; davacının sigortalısına ödediği ve TTK m.
1472’ye göre halef sıfatına sahip olduğu ve kalan alacağı olan «donatanın» 1976 tarihli Londra Sözleşmesi m.6 uyarınca sorumlu olduğu 83.500- ÖÇH’den payına düşen 36.522,90 ÖÇH alacağın tahsili anındaki karşılığı TL’nin (talep miktarı olan 216.670,00.-TL ‘yi geçmemek kaydıyla) taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile davalı donatan Süha Eren’den tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, diğer davalı ...Ş’ye karşı açılan davada bu sigortacının poliçe kapsamında 22.02.2013 tarihinde sigortalıya hissesine düşen 17.000,00 TL ödeme yapmış olduğundan; bu davalı yönünden «davanın konusu» kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına»; Birleşen 2018/1257 Esas sayılı davada; davanın kısmen kabulü ile davacı-sigorta şirketinin sigortalısının teknesinin tam «zayi» olmasında davalı donatana ait Gözbebeğim 3 isimli teknenin «gemi adamlarının» kusurlu olduğu tespit edilmekle; davacının sigortalıya ödediği ve TTK m.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · mirasçılık · reeskont faizi · protokol · feragat · kusur · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda1472’ye göre halef sıfatına sahip olduğu ve kalan alacağı olan «donatanın» 1976 tarihli Londra Sözleşmesi m.6 uyarınca sorumlu olduğu 83.500- ÖÇH’den payına düşen 36.522,90 ÖÇH alacağın tahsili anındaki karşılığı TL’nin (talep miktarı olan 216.670,00.-TL ‘yi geçmemek kaydıyla) taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile davalı donatan Süha Eren’den tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, diğer davalı ...Ş’ye karşı açılan davada bu sigortacının poliçe kapsamında 22.02.2013 tarihinde sigortalıya hissesine düşen 17.000,00 TL ödeme yapmış olduğundan; bu davalı yönünden «davanın konusu» kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına»; Birleşen 2018/1257 Esas sayılı davada; davanın kısmen kabulü ile davacı-sigorta şirketinin sigortalısının teknesinin tam «zayi» olmasında davalı donatana ait Gözbebeğim 3 isimli teknenin «gemi adamlarının» kusurlu olduğu tespit edilmekle; davacının sigortalıya ödediği ve TTK m.
… zma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı ...Ş. vekilince dosyaya sunulmuş olan 21.001.2021 tarihli «protokolde» davalı ...'in temyizden «feragat» ettiğine dair ifadeler yer alsa da, Dairemizin 31.05.2021 tarihli yazısına verilen cevaba göre, davalı tarafça mahkemeye temyizden feragat edildiğine dair herhangi …
Mahkemece bozma ilamına uyularak, uyuşmalığa dair yargılaması devam eden dosyalar birleştirilmiş, yargılamaya devam olunmuş ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile davacı-sigorta şirketinin sigortalısının teknesinin tam «zayi» olmasında davalı «donatana» ait Gözbebeğim 3 isimli teknenin «gemi adamlarının» kusurlu olduğu tespit edilmekle; davacının sigortalı «mirasçılarına» ödediği ve TTK m.
… lı dosyasında mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekilince karar süresinde katılma yoluyla temyiz edilmiş ise, dosyada bulunan vekaletname ile «feragate» yetkili olduğu anlaşılan davacı vekilinin 06.05.2021 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden feragat ettiği anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz isteminin usul …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/7603 E. , 2016/4854 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.03.2015 tarih ve 2014/430-2015/122 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 29.03.2016 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacıya sigortalı ...’e ait ... isimli teknenin davalıya ait ... isimli tur teknesinde çıkan yangının sirayeti sebebiyle hasarlandığını, yapılan ekspertiz incelenmesinde teknenin tamamen yanmasıyla “tam ziya” olduğu ve hasar bedelinin 60.000,00 TL olarak tespit edildiğini, 14.01.2013 tarihinde bu bedelin sigortalı ...’e ödendiğini, davalıya ait teknenin sigortacısı olan ....’den 17.000,00 TL'nin tahsil edildiğini, bakiye 43.000,00 TL üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ödeme emrine davalının itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, eTTK m. 947 ve devamına yTTK m. 1061, 1062 ve devamına göre donatının sorumluğunun gemi ve navlunla sınırlı olup, kusura bağlı bir sorumluluk olduğunu, buna göre donatanın gemi adamlarının hizmet akitlerinden dolayı meydana gelen zarardan şahsi mal varlığıyla sorumlu olduğunu, donatanın üçüncü kişilere karşı sorumluluğunun TTK'da yer almadığını ve haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olabileceğini, somut olayda da gemi adamlarının veya donatanın herhangi bir kusuru olmadığını, geminin elektrik aksamının olaydan bir yıl önce sigortadan ödenen bedel karşılığında tamir ettirdiğini, ayrıca ... isimli teknenin de yangının artmasına sebebiyet verdiğinden müterafik kusurlu olduğunu, balıkçı barınağında yangın söndürme tertibatının olmadığını, bekçinin bulunmadığını, hasar bedeli ödenen teknenin hurda bedeli hesaplanmadan sigortalıya tam ödeme yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne; davacı-sigorta şirketinin sigortalısının teknesinin tam zayi olmasında davalı donatana ait ... isimli teknenin gemi adamlarının kusurlu olduğu tespit edilmekle; davacının sigortalıya ödediği ve TTK m. 1472’ye göre halef sıfatına sahip olduğu ve kalan alacağının tahsili için .... İcra Müdürlüğü’nün 2013/11555 Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu takibe itirazın kısmen iptali ile; donatanın 1976 tarihli Londra Sözleşmesi m. 6 uyarınca sorumlu olduğu 83.500-ÖÇH den payına düşen 9.126,55 ÖÇH asıl alacağının takip tarihindeki karşılığı olan (1 ÖÇH=3.0773 TL) 28.085,13 TL ve sigortalıya yapılan ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 3.200,00 TL (taleple bağlı kalınarak) faiz toplamı olan 31.285,13 TL üzerinden takibin devamına, bunlardan asıl alacak olan 9.126,55 ÖÇH'nin Merkez Bankası’nca belirlenen karşılığı 28.085,13 TL ye takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi uygulanmasına, asıl alacak likit olup itiraz haksız olmakla %20 icra inkar tazminatı tutarı olan 6.257,03 TL'nin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, ödemelerin, icra giderlerinin ihtarname giderlerinin icra müdürlüğünce nazara alınmasına fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava; tekne sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminatın tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı ...’in donatanı olduğu ... adlı teknenin .... 'nda demirlediği sırada 01.11.2012 tarihinde yangın çıktığı, yangının barınakta demirlemiş 22 adet tekneye sirayet ettiği ve zarara sebebiyet verdiği uyuşmalık konusu değildir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, 26.12.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak mahkemece hükme esas alınan 26.12.2014 tarihli bilirkişi heyet raporunda haklı olarak somut uyuşmazlığa neden olan yangın olayının 01.11.2012 tarihinde meydana gelmesinden dolayı 01.07.2012 tarihinde yürürlüğü giren 6102 sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, buna bağlı olarak 6102 sayılı TTK'nın “Gemi adamlarının kusurlarından doğan sorumluluğu” başlıklı 1062. maddesinin 2. fıkrasında “Donatanın, Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu sorumluluğun sınırlandırılmasına ilişkin milletlerarası sözleşmelerden doğan sorumluluğunu sınırlandırma hakkı saklıdır” hükmü ile yapılan atıf uyarınca 6102 sayılı TTK'nın 1328.
maddesi ve 1329 maddesi hükümleri nazara alındığında donatanın sorumluluğunun sınırlandırılması hakkında sınırlı şahsi sorumluluk sistemini kabul eden ve kısaca 1976 tarihli Londra Konvansiyonu” olarak anılan sözleşme hükümlerinin somut olaya uygulanması gerektiği kabul edilmiştir. Hükme esas alınan 26.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda “1976 tarihli Londra Konvansiyonu”nun 2/1,b.a maddesi uyarınca sorumluluğun temeli ne olursa olsun “gemide veya geminin işletilmesi “....” ile doğrudan doğruya ilgili olarak vukubulan “...” her türlü eşya ziya ve hasarı ve sair bütün zararlardan doğan alacakların...” sınırlamaya tabi deniz alacağı niteliğinde olduğu, somut olaya dayalı donatanın sorumluluğu ve deniz alacağının da 1976 tarihli Londra Konvansiyonu uyarınca sınırlı sorumluluğun kapsamında bulunduğu, aynı olay sebebiyle ve 1976 tarihli Londra Konvansiyonu'nun 6.
maddesi uyarınca birden fazla deniz alacağı doğduğu taktirde belirlenen sınırlamanın “bütün” deniz alacakları için “garame esasına” göre uygulanacağı (1976 tarihli Londra Konvansiyonu m.9), bu sebeple fon kurulmadan sınırlı sorumluluk ileri sürülse dahi, konvansiyonun 12. maddesi hükmünün uygulanması suretiyle alacaklılara karşı sınırlı sorumluluğun ileri sürülebileceği, Konvansiyonun 10/2. maddesi uyarınca, fonun paylaştırılması hakkındaki 12. madde, 9. maddede yer alan garameten sınırlama için esas alınacağı, buna göre aynı olay çerçevesinde farklı dosyalar üzerinden bilirkişi tayin edildikleri için davalı donatana karşı ileri sürülen diğer deniz alacaklarını tespit edebildiklerini, usul hukuku açısından sınırlı sorumluluğun ileri sürülmesi ve paylaştırmanın yapılması ve devamında icra açısından ilgili dosyaların birleştirilmesinin uygun olacağı, somut olayda da deniz alacağının kaynağının teknelerde meydana gelen eşya zararı olduğu ve bu alacakların hepsi 1976 tarihli Londra Konvansiyonu'nun 6.
maddesinden kaynaklandığı için TTK'nın 1332. maddesinde yer alan 83.500 TL'lik ÖÇH sınırı tayin edilirken, davalıların aynı yangın sebebiyle doğan “bütün” ödemelerinin de tespit edilmesi gerektiği, dosya içerisinde davalının sigortacısı tarafından kısmi ödemelerde bulunduğunun görüldüğü, ancak dosyalar birleştirilmeden ve bütün ödemeler tespit edilmeden her bir deniz alacağı için sınır tespit etmenin afaki olabileceği, hesap tarzının somutlaştırılması adına kendilerine rapor tanzimi için tevdi edilen 3 dosyadan bilgi sahibi oldukları alacak ve ödeme miktarı dikkate alınarak yapacakları oranlama ile işbu dosyadaki sorumluluk sınırının tespit edilebileceğini bildirerek, 43.000,00 TL için geçerli olacak sınırın 9.126,55 ÖÇH olacağı....” bildirilmiş ise de anılan rapora davalı ...
vekili itiraz etmiştir.
Bu durumda mahkemece, anılan bilirkişi raporu benimsendiği halde raporda işaret edilen ve gerekliliği bildirilen dava konusu yangında zarar gören tüm teknelerle ilgili zarar miktarı ve yapılan ödemeler tespit edilip, bu tespitin yapılması için gerektiğinde dosyaların birleştirilmesi yoluna gidilerek bilirkişi raporunda işaret edilen eksiklikler giderilmeden “sadece” bilirkişilerin bilgi sahibi olduğu 3 dosyaya ilişkin rakamların ortalaması esas alınarak yapılan garame hesabına itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/221476400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz